UAEA, İran'ın gizli tesislerde uranyum parçacıkları keşfine ilişkin sorulara yanıt vermeyeceğinden endişeli

Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Başkanı Rafael Grossi, dün Viyana’da UAEA Yönetim Kurulu'nun üç aylık toplantısını başlattı (UAEA)
Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Başkanı Rafael Grossi, dün Viyana’da UAEA Yönetim Kurulu'nun üç aylık toplantısını başlattı (UAEA)
TT

UAEA, İran'ın gizli tesislerde uranyum parçacıkları keşfine ilişkin sorulara yanıt vermeyeceğinden endişeli

Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Başkanı Rafael Grossi, dün Viyana’da UAEA Yönetim Kurulu'nun üç aylık toplantısını başlattı (UAEA)
Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Başkanı Rafael Grossi, dün Viyana’da UAEA Yönetim Kurulu'nun üç aylık toplantısını başlattı (UAEA)

İran'ın açıklanmayan bölgelerde uranyum parçacıkları keşfine ilişkin sorulara yanıt vermeyeceğinden son derece endişelendiğini dile getiren Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Başkanı Rafael Grossi, Tahran'ı ‘daha fazla gecikmeden’ istenen sorulara yanıt vermeye çağırdı. Diğer yandan Tahran ve büyük güçler nükleer anlaşmayı kurtarmaya çalışırken ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken ise Washington'un Tahran'ın 2015 nükleer anlaşmasına uymaya hazır olup olmadığından hala emin olmadığını vurguladı. Aynı zamanda Tahran'ın tek bir nükleer silah için yeterli miktarda malzeme üretmesi için gereken sürenin, anlaşmayı ihlal etmeye devam etmesi halinde haftalara düşeceği uyarısında bulundu.
UAEA Yönetim Kurulu'nda konuşan Grossi, İran’ın UAEA’nın tamamlayıcı erişim sağladığı üç bölgeden herhangi birinde nükleer madde parçacıklarının varlığına dair gerekli açıklamayı aylar geçtiği halde sağlamadığını, açıklanmayan başka bir tesisle ilgili soruları da yanıtlamadığını bildirdi. Grossi aynı zamanda, bu gecikmenin UAEA’nın İran'ın nükleer programının barışçıl doğası hakkında güvence sağlama yeteneğini ciddi şekilde etkilediği uyarısında bulundu.
İran'daki durumun ‘tehlikeli’ olduğu konusundaki endişelerini yineleyen Grossi, “Oldukça gelişmiş ve iddialı bir nükleer programa sahip, uranyumu çok yüksek seviyelerde zenginleştiren, silah yapmak için gereken seviyeye çok yakın bir ülke ile karşı karşıyayız” ifadelerini kullandı.
Nisan ayında UAEA, nükleer anlaşma müzakerelerinde Tahran'ın buradaki faaliyetler hakkında bilgilendirmediği tesisler üzerindeki ‘çıkmazı kırmak’ amacıyla İran ile yeni bir teknik müzakere süreci başlatmıştı. Ancak geçen hafta yayınlanan bir rapor, UAEA’nın yürüttüğü soruşturmaların hala netlik kazanmadığını açıkça ortaya koydu.
Gazetecilere konuşan Grossi, beklentilerinin gerçekleşmediğini, İranlı yetkililerin işbirliği yapma istekliliğine rağmen konuyla ilgili ‘somut bir ilerleme’ olmadığını söyledi. “Müzakereler sonuç vermedi” ifadelerini kullanan Grossi, açıklanmayan tesisler meselesinin nükleer anlaşmayı canlandırma yönündeki müzakereler ile doğrudan bağlantılı olmadığını, ancak ‘güvenin’ önemli olduğunu vurguladı. Grossi, “Burada herhangi bir ülkeyle yaptığınız her şey birbiriyle bağlantılıdır. Benim için güvenin yolu bilgilendirme, açık olma, teftiş ve tam şeffaflıktan geçer” dedi.

İran ile yapılan geçici anlaşma
Diğer yandan Grossi, Tahran’ın ABD Başkanı Joe Biden'ı yaptırımları kaldırmaya ve nükleer anlaşmayı yeniden hayata geçirmeye zorlamak amacıyla Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması (NPT) kapsamındaki Ek Protokol’den vazgeçmesinin ardından hassas faaliyetleri doğrulamak için İran ile yapılan geçici anlaşmayı uzatma fırsatının azaldığını kaydetti.
İran’ın Şubat ayında UAEA’nın bazı denetimlerini askıya alması üzerine kurumun söz konusu tesislere erişim seviyesinin azalmasına rağmen faaliyetlerine devam etmesine izin veren üç aylık bir geçici anlaşma imzalanmıştı. Bu süre Mayıs ayı sonlarında 24 Haziran'a kadar uzatılmış, ancak Grossi kalan süreyi ‘çok kısa’ olarak değerlendirmişti.
“Mesafenin daraldığını görebiliyorum” ifadelerini kullanan Grossi, nükleer anlaşmanın yeniden hayata geçirilmesi yönünde Viyana'da dünya güçleri ile Tahran arasında devam eden müzakerelere atıfta bulunarak, “Şehir merkezinde (Viyana’da) veya başka yollarla üzerinde çalışılan daha geniş bir anlaşmayla, teftiş yeteneklerinin tekrar azaldığını görmeyeceğimizi umuyorum. Müfettişlerin teftiş etme kabiliyetini sınırlayamayız, güven varmış gibi davranarak sınırlamaya devam edemeyiz” dedi.
Diplomatlar, söz konusu müzakereleri İran'da 18 Haziran’da düzenlenecek cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde sonuçlandırmayı umuyor.
Nitekim söz konusu anlaşma, eski ABD Başkanı Donald Trump'ın 2018'de anlaşmadan çekilerek İran'ı yeniden ağır yaptırımlara tabi tutması sonrasında ciddi şekilde tehdit ediliyor. Buna karşılık İran ise anlaşma kapsamında nükleer faaliyetlerine ilişkin bazı taahhütlerini askıya almıştı.

ABD’den İran açıklaması
Öte yandan ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, İran’ın Viyana'da bir süredir devam eden müzakerelere rağmen nükleer anlaşmadaki taahhütlerine geri dönme aşamasına girmediğini söyledi.
Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komisyonu huzurunda konuşan Blinken, “Nükleer anlaşmadaki yükümlülükleri yerine getirme aşamasında değiliz. Aslında bunun gerçekleşip gerçekleşmeyeceğini bilmiyoruz. İran'ın anlaşmaya dönme yönünde ne gerekiyorsa yapmaya hazır olup olmadığı henüz belli değil” dedi.
Blinken’in bu açıklaması, komisyonun Demokrat ve Cumhuriyetçi üyelerinin Tahran ile yapılacak nükleer anlaşmaya bölgeye yönelik istikrar bozucu faaliyetleri ve balistik füze programının da dahil edilmesi taleplerine yanıt olarak geldi. Üyeler, yaptırımların kaldırılmasının İran'ın teröre verdiği desteği geri çekmesine ilişkin baskılara yanıt vermemesine yol açacağını da vurguladı.
İran'ın nükleer silah elde etmesini engellemenin ABD Başkanı Joe Biden yönetiminin bölgede bu yöndeki tehdidi kontrol altına alma önceliği olduğunu vurgulayan Blinken, ardından İran’ın istikrarsızlaştırıcı faaliyetlerinin, terörizme verdiği desteğin ve balistik füze programının geldiğini belirtti. Aynı zamanda Tahran'ın nükleer silah edinmesinin bölgedeki yansımaları konusunda uyarıda bulundu.
Blinken, “Nükleer anlaşmayı yinelersek, anlaşmanın gerekirse desteklenip uzatılamayacağını değerlendirmek için bunu temel alacağız. İran’ın yürüttüğü istikrarsızlaştırıcı pek çok faaliyet var. İran nükleer silah elde etmeye başlarsa veya buna yaklaşırsa durum daha da kötüleşecek” dedi.
Ayrıca İran'ın nükleer programını mevcut hızıyla sürdürmesinin nükleer silahlardan kaçışı önemli ölçüde kısıtlayacağı, Tahran'ın nükleer silah edinmesinin haftalar alacağı uyarısında bulundu.
2022 bütçesinin tartışıldığı oturumda konuşan Blinken, İran'daki tüm ABD’li tutukluların geri alınacağına, 2007’de İran’da kaybolan FBI ajanı Robert Levinson davasıyla ilgili cevaplar alınacağına söz verdi.



Ukrayna: Rusya'dan elektrik şebekesine büyük saldırı

Rus İHA’ları ve füze saldırıları Kiev'deki hayati öneme sahip sivil altyapıya ciddi hasar verdikten sonra, bir enerji şirketinin çalışanı bir elektrik trafosunu inceliyor, (Reuters)
Rus İHA’ları ve füze saldırıları Kiev'deki hayati öneme sahip sivil altyapıya ciddi hasar verdikten sonra, bir enerji şirketinin çalışanı bir elektrik trafosunu inceliyor, (Reuters)
TT

Ukrayna: Rusya'dan elektrik şebekesine büyük saldırı

Rus İHA’ları ve füze saldırıları Kiev'deki hayati öneme sahip sivil altyapıya ciddi hasar verdikten sonra, bir enerji şirketinin çalışanı bir elektrik trafosunu inceliyor, (Reuters)
Rus İHA’ları ve füze saldırıları Kiev'deki hayati öneme sahip sivil altyapıya ciddi hasar verdikten sonra, bir enerji şirketinin çalışanı bir elektrik trafosunu inceliyor, (Reuters)

Ukrayna elektrik şebekesi işletmecisi bugün yaptığı açıklamada, Rus güçlerinin Ukrayna'nın enerji altyapısına "geniş çaplı bir saldırı" başlattığını, bunun da ülke genelinde yaygın elektrik kesintilerine yol açtığını duyurdu.

Ukrinergo Telegram üzerinden yaptığı açıklamada, "Düşmanın verdiği hasar nedeniyle çoğu bölgede acil elektrik kesintileri uygulanmıştır" ifadesini kullandı.

Bu arada, ABD Başkanı Donald Trump, Rusya'nın Ukrayna'daki savaşıyla ilgili "çok iyi görüşmelerin" devam ettiğini söyledi ve ayrıntılara girmeden, bu görüşmelerin sonucunda "bir şeyler olabileceğini" ifade etti.


ABD ve Rusya nükleer müzakerelere başlıyor... Çin, Fransa ve Birleşik Krallık’ın da dahil edilmesi yönünde baskı var

(foto altı) ABD Başkanı Donald Trump ve Çinli mevkidaşı Şi Cinping (AFP)
(foto altı) ABD Başkanı Donald Trump ve Çinli mevkidaşı Şi Cinping (AFP)
TT

ABD ve Rusya nükleer müzakerelere başlıyor... Çin, Fransa ve Birleşik Krallık’ın da dahil edilmesi yönünde baskı var

(foto altı) ABD Başkanı Donald Trump ve Çinli mevkidaşı Şi Cinping (AFP)
(foto altı) ABD Başkanı Donald Trump ve Çinli mevkidaşı Şi Cinping (AFP)

ABD ile Rusya, Yeni Stratejik Silahların Azaltılması Anlaşması’nın (New START) süresinin dolmasının ardından görüşmeler yapmaya hazır olduklarını açıkladı. ABD Başkanı Donald Trump, nükleer silahlanma yarışında tehlikeli bir aşamaya girilmesini önleyecek yeni kısıtlamalar getirilmesi için Çin’in de sürece dahil edilmesi konusunda ısrarcı olurken, Rusya’nın Fransa ve Birleşik Krallık’ın da kapsama alınmasına yönelik çağrıları karşılık bulmadı.

Trump, sosyal medya platformu Truth Social üzerinden yaptığı paylaşımda, “ABD açısından kötü müzakere edilmiş ve açıkça ihlal edilen New START Anlaşması’nı uzatmak yerine, nükleer uzmanlarımız gelecekte uzun süre geçerli olacak, yeni, daha iyi ve modern bir anlaşma üzerinde çalışmalı” ifadesini kullandı. Trump, herhangi bir görüşmeden söz etmezken, yeni bir anlaşmanın Çin’i de içermesi gerektiğini vurguladı.

Trump ayrıca, “ABD dünyanın en güçlü ülkesidir” değerlendirmesinde bulunarak, ilk başkanlık döneminde nükleer silahlar da dahil olmak üzere orduyu tamamen yeniden inşa ettiğini belirtti. Donanmanın yeni savaş gemileriyle güçlendirildiğini ve Uzay Kuvvetleri’nin kurulduğunu hatırlatan Trump, “Pakistan ile Hindistan, İran ile İsrail, Rusya ile Ukrayna arasında nükleer savaşların önüne geçtim” dedi.

ABD Başkanı Donald Trump (EPA)ABD Başkanı Donald Trump (EPA)

ABD ile Rusya arasında nükleer silahların sınırlandırılmasına yönelik son anlaşma olan New START’ın süresi, her iki ülkenin de yeni silah nesilleri geliştirdiği bir dönemde sona erdi. Bu süreçte Çin’in de nükleer başlıkların taşınmasına yönelik yeni yöntemler denediği biliniyor. Ukrayna’daki savaş nedeniyle yeni bir anlaşmaya ilişkin ABD-Rusya görüşmeleri askıya alınırken, 2010 tarihli New START Anlaşması, ABD ve Rusya’nın sahip olabileceği stratejik nükleer başlık sayısını taraf başına bin 550 ile, fırlatma platformu sayısını ise 700 ile sınırlamıştı.

Kusurları giderme

ABD Dışişleri Bakanlığı Silahların Kontrolü ve Uluslararası Güvenlik Müsteşarı Thomas G. DiNanno, Cenevre’de düzenlenen Birleşmiş Milletler (BM) Silahsızlanma Konferansı’nda yaptığı konuşmada, Başkan Donald Trump’ın yeni bir anlaşmaya yönelik tutumunu destekleyerek New START Anlaşması’nın ‘temel kusurlar’ barındırdığını söyledi. DiNanno, Rusya’nın tekrarlanan ihlalleri, küresel nükleer stokların artması ve New START Anlaşması’nın tasarım ve uygulanmasındaki eksikliklerin, ABD’ye ‘geçmiş bir dönemin değil, günümüz tehditlerinin ele alındığı yeni bir yapının oluşturulması için acil bir gereklilik’ yüklediğini ifade etti. Çin’in nükleer kapasitesine de dikkat çeken DiNanno, “Bugün geldiğimiz noktada Çin’in nükleer cephaneliği tamamen sınırsız, şeffaflıktan yoksun, bildirimsiz ve denetimsiz durumda” dedi. DiNanno, silahların kontrolünde yeni dönemin net bir odakla devam edebileceğini ancak bunun ‘müzakere masasında yalnızca Rusya’nın değil, daha fazla ülkenin yer almasını gerektirdiğini’ vurguladı.

Pentagon... ABD Savunma Bakanlığı (Reuters)Pentagon... ABD Savunma Bakanlığı (Reuters)

DiNanno, Pekin’i gizli nükleer denemeler yapmakla da suçladı. “ABD hükümetinin, Çin’in yüzlerce tonluk patlayıcı güce sahip denemelere yönelik hazırlıklar da dahil olmak üzere nükleer patlama testleri gerçekleştirdiğinden haberdar olduğunu açıklayabilirim” dedi. Çin ordusunun bu denemeleri, nükleer patlamaların üzerini örterek gizlemeye çalıştığını öne süren DiNanno, bunun söz konusu testlerin nükleer denemelerin yasaklanmasına ilişkin yükümlülükleri ihlal ettiğinin bilincinde olunduğunu gösterdiğini ifade etti.

Rusya'nın istekleri

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin (AP)Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin (AP)

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, geçen yıldan bu yana Washington’un da aynı yönde adım atması halinde anlaşmada öngörülen sınırlara bir yıl daha uymaya hazır olduğunu açıklamıştı. Ancak Trump bu Rus talebine yanıt vermedi. Kremlin Dış Politika Danışmanı Yuri Uşakov, perşembe günü yaptığı açıklamada, Putin’in anlaşmanın süresinin dolmasını çarşamba günü Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile gerçekleştirdiği görüşmelerde ele aldığını belirterek, Moskova’nın ‘güvenlik durumunun dikkatli bir analizine dayanarak dengeli ve sorumlu bir şekilde hareket edeceğini’ söyledi.

Rusya Dışişleri Bakanlığı da yaptığı yazılı açıklamada, ‘mevcut koşullar altında New START Anlaşması taraflarının, anlaşma kapsamındaki temel hükümler de dahil olmak üzere, herhangi bir karşılıklı yükümlülük veya bildirimle bağlı olmadıklarının varsayıldığını ve atacakları bir sonraki adımları tamamen serbestçe belirleyebileceklerini’ bildirdi.

Yeni bir gelişme olarak Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Rus ve ABD’li müzakerecilerin son Rusya-Ukrayna görüşmeleri kapsamında silahlanma konusunu da ele aldığını açıkladı. Peskov, “Tarafların sorumlu tutumlar benimsemesi ve bu meseleye ilişkin görüşmelere en kısa sürede başlanmasının gerekliliği konusunda bir anlayış var. Bu konu Abu Dabi’de de gündeme geldi” şeklinde konuştu.

Peskov, anlaşma sınırlarına en az altı ay süreyle uyulmasına yönelik gayriresmi bir mutabakat ihtimaline ilişkin raporun sorulması üzerine, “Bu tür hükümler yalnızca resmi olarak uzatılabilir. Bu alanda gayriresmi bir uzatmayı hayal etmek zor” yanıtını verdi. Peskov, Moskova’nın anlaşmanın perşembe günü sona ermesinden üzüntü duyduğunu ve bunu ‘olumsuz’ değerlendirdiğini de yineledi.

Çin’in reddi

Bu arada Çinli diplomat Chen Jian, ülkesinin silahsızlanma müzakerelerine katılması yönündeki ABD taleplerini açıkça reddetti. Çin’in nükleer cephaneliğinin hızlı büyümesine rağmen, ABD ve Rusya’ya kıyasla çok daha küçük olduğunu savunan Jian, konferansta yaptığı konuşmada şu ifadeleri kullandı: “Çin’in nükleer kapasitesi hiçbir şekilde ABD ya da Rusya’nın seviyesine yaklaşmamakta. Çin bu aşamada nükleer silahsızlanma müzakerelerine katılmayacak.”

Rusya'nın BM Cenevre Ofisi Daimî Temsilcisi Gennady Gatilov ise yeni nükleer görüşmelerin Fransa ve Birleşik Krallık gibi nükleer silaha sahip diğer ülkeleri de kapsaması gerektiğinde ısrar etti. Gatilov, “Bir nükleer ittifak olduğunu ilan eden NATO’da ABD’nin askeri müttefikleri olan Birleşik Krallık ve Fransa’nın da sürece katılması halinde Rusya bu süreçte yer alacaktır” dedi.

Öte yandan Avrupalı liderler, uzun süredir müttefik ülkelere ABD tarafından sağlanan nükleer şemsiye yerine, Washington’dan bağımsız nükleer güçler oluşturulmasını tartışıyor. Japonya, Güney Kore ve Türkiye de nükleer silaha sahip olmayan ancak bu yönde politika değişikliğini gündemine alan diğer ülkeler arasında yer alıyor.

Ayrıca Hindistan, Pakistan ve Kuzey Kore resmi olarak nükleer silaha sahip ülkeler olarak bilinirken, İsrail’in de geniş bir nükleer cephaneliğe sahip olduğuna yaygın biçimde inanılıyor.


Trump, Hindistan’ın Rus petrolü alımını durdurma sözü vermesinin ardından Hindistan’a uyguladığı ‘cezai’ gümrük vergilerini iptal etti

Beyaz Saray’da düzenlenen ortak basın toplantısında ABD Başkanı Donald Trump ve Hindistan Başbakanı Narendra Modi (Arşiv – Reuters)
Beyaz Saray’da düzenlenen ortak basın toplantısında ABD Başkanı Donald Trump ve Hindistan Başbakanı Narendra Modi (Arşiv – Reuters)
TT

Trump, Hindistan’ın Rus petrolü alımını durdurma sözü vermesinin ardından Hindistan’a uyguladığı ‘cezai’ gümrük vergilerini iptal etti

Beyaz Saray’da düzenlenen ortak basın toplantısında ABD Başkanı Donald Trump ve Hindistan Başbakanı Narendra Modi (Arşiv – Reuters)
Beyaz Saray’da düzenlenen ortak basın toplantısında ABD Başkanı Donald Trump ve Hindistan Başbakanı Narendra Modi (Arşiv – Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump dün, Yeni Delhi’nin Rusya’dan petrol almaya devam etmesi nedeniyle daha önce Hindistan menşeli ürünlere uygulanan yüzde 25’lik ek gümrük vergilerini kaldırma kararı aldı. Karar, iki ülke arasında bu hafta varılan ticaret anlaşmasının yürürlüğe girmesiyle birlikte alındı.

Trump’ın imzaladığı başkanlık kararnamesine göre Hindistan, Rus petrolünü doğrudan ya da dolaylı yollarla ithal etmeyi durdurmayı taahhüt etti.

Kararnamede ayrıca, Yeni Delhi’nin ABD’den enerji ürünleri satın almayı ve ‘önümüzdeki on yıl boyunca savunma iş birliğinin genişletilmesine yönelik ABD ile bir çerçeveye bağlı kalmayı’ kabul ettiği belirtildi.

Yüzde 25 oranındaki ek ABD gümrük vergilerinin, bugün ABD doğu saatiyle sabah 12.01 itibarıyla kaldırılacağı bildirildi.

Karar, Trump’ın birkaç gün önce Hindistan ile bir ticaret anlaşmasına varıldığını açıklamasının ardından geldi. Anlaşma, Hindistan ürünlerine uygulanan gümrük vergilerinin düşürülmesini, buna karşılık Başbakan Narendra Modi’nin Ukrayna savaşı nedeniyle Rusya’dan petrol alımını durdurma taahhüdünü içeriyor.

Anlaşma kapsamında Washington, Hindistan ürünlerine uygulanan gümrük vergilerini yüzde 25’ten yüzde 18’e indirmeyi kabul etti.

Beyaz Saray tarafından yayımlanan ortak açıklamada, Hindistan’ın önümüzdeki beş yıl içinde ABD’den enerji ürünleri, uçaklar, değerli metaller, teknoloji ürünleri ve kömür olmak üzere toplam 500 milyar dolar tutarında alım yapmayı planladığı ifade edildi.

Söz konusu anlaşma, Trump’ın Rus petrolü alımlarının sona erdirilmesini Ukrayna’daki savaşı finanse eden bir unsur olarak görmesi nedeniyle, Washington ile Yeni Delhi arasında aylardır süren gerilimi de azaltıyor.

Anlaşmayla birlikte Trump ile Modi arasındaki yakın ilişkilerin yeniden canlandığına dikkat çekilirken, ABD Başkanı daha önce Modi’yi ‘en yakın dostlarından biri’ olarak nitelendirmişti.