Biden ve Putin’in zirvede tartışacakları en önemli 5 konu

Siber saldırılardan askeri genişlemeye kadar iki ülke arasında pek çok anlaşmazlık bulunuyor.

Rusya Cumhurbaşkanı Vladimir Putin ve ABD Başkanı Joe Biden (AFP)
Rusya Cumhurbaşkanı Vladimir Putin ve ABD Başkanı Joe Biden (AFP)
TT

Biden ve Putin’in zirvede tartışacakları en önemli 5 konu

Rusya Cumhurbaşkanı Vladimir Putin ve ABD Başkanı Joe Biden (AFP)
Rusya Cumhurbaşkanı Vladimir Putin ve ABD Başkanı Joe Biden (AFP)

ABD Başkanı Joe Biden ile Rusya Cumhurbaşkanı Vladimir Putin, 16 Haziran’da Cenevre’de iki ülke arasındaki bir dizi anlaşmazlığı tartışmak üzere ilk defa bir zirvede bir araya gelecekler. Toplantının en önemli gündem maddeleri ise şu 5 madde olacak:

“Dezenformasyon ve siber saldırılar”
ABD'nin Moskova'ya yönelik bir dizi yaptırımının arkasında yer alan, özellikle 2016’da Donald Trump’ın başkan seçilmesiyle sonuçlanan seçimlere müdahale amaçlı dezenformasyonlar ve siber saldırılar, iki ülke arasındaki gerilimin merkezini oluşturuyor.
Kısa bir zaman önce büyük bir siber saldırı dalgası Washington’u alarma geçirmişti. Bu saldırılardan birçoğu Moskova’ya veya Solarwinds, Colonial Pipeline ve JBS gibi Rusya merkezli hacker gruplarına atfedildi.
Zirveye katılmayı uzun zamandır reddeden Rusya, Washington’u muhalefeti desteleyerek, Kremlin’i eleştiren çevreleri ve medya kuruluşlarını finanse ederek Rusya’nın iç işlerine karışmakla suçluyor.
Moskova ayrıca kendisinin ABD siber saldırılarının hedefi olduğunu düşünüyor ve bilgi silahlarının kullanımını sınırlamak için “küresel bir anlaşma” yapılmasını istiyor. Kremlin, bu öneriyi Eylül 2020’de de dile getirdi.

“İnsan Hakları”
Biden, Rusya’da yaşanan insan hakları ihlalleri hususunda elleri bağlı durmayacaklarını Putin’e ileteceğini belirtti. Kremlin ise bunu iç işlerine müdahale ve tahakküm olarak kabul ediyor. Dolayısıyla bu konu Rusların Amerikalılara olan güvensizliğini daha da körüklüyor.
Moskova’ya yöneltilen eleştiriler ise Kremlin’in en önde gelen rakibi Alexei Navalny’nin Ağustos 2020’de zehirlenmesi konusunda yoğunlaşmış durumda. Navalny, zehirlenmekten kurtulduktan sonra hapse atılmış, yakınları ve teşkilatı adli kovuşturmalara maruz kalmıştı.
Öte yandan Rusya, geçen Ocak ayında ABD Kongre binası (Capitol) baskınında tutuklanan Trump yanlısı göstericilerin haklarına saygıyı sorguluyor.
Rusya ayrıca Hollywood’da ve sosyal ağ devleri tarafından internette uygulanan “sansürü” eleştiriyor. Son olarak Moskova, ABD’deki “saçmalık derecesindeki siyasi baskıyı” da kınıyor.
(Siber saldırılar ve insan hakları gündemde ön planda olacak. The Independent Arabia-Alaa al-Rasm)

“Askeri genişleme”
İki ülke arasında askeri düzeyde birçok anlaşmazlık bulunuyor. Ukrayna, Suriye ve Kuzey Kutbu gibi anlaşmazlıklarda iki ülke de birbirini askeri genişleme ile suçluyor.
İki ülkenin birçok anlaşmayı sona erdirmesi, silahlanma yarışının hızlanmasına ilişkin korkuları artırıyor. Putin, 2018’den bu yana, mevcut uçaksavar savunmasını bile aşabilen bir “süpersonik” füze modelini geliştiriyor.
ABD ise Rusya’nın 2014’de Kırım’dan işgal ettiği toprakları ilhak edeceğine dair korkuları artıran, son zamanlarda yaklaşık 100 bin Rus askerinin Ukrayna sınırlarına konuşlandırılmasına dikkat çekiyor.
Moskova ise NATO’nun Doğu Avrupa’daki askeri tatbikatlarının ve konuşlandırılmasının en büyük bölgesel tehdidi oluşturduğunu iddia ediyor.
Bu nedenle Biden-Putin görüşmelerinin merkezinde “stratejik dengenin” olması muhtemel görünüyor.

“Diplomatik hat”
Her yaptırım ve karşı yaptırım dalgasında Ruslar ve Amerikalılar, diplomatların sınır dışı edilmesine yoğunlaşarak elçilikleri ve iletişim kanallarını boşaltıyorlar.
Bu yıl, Biden’ın bir röportajda Rus cumhurbaşkanını “katil” olarak tanımlamasının ardından Moskova ve Washington büyükelçilerini “istişare” için ülkelerine geri çağırdılar.
Rusya, ABD’yi Rus diplomatların ülkeye girişi için vize vermeyi durdurmakla suçluyor. Moskova da Şubat ayında ABD Ulusal Uzay Ajansı’nın (NASA) bir temsilcisine vize vermeyi reddetti.
Rusya’nın yerel personel almasını yasaklaması sebebiyle Moskova’daki ABD Konsolosluğu personel sıkıntısı yaşıyor ve vize veremiyor. Ayrıca Rusya’daki ABD vatandaşlarına yönelik hizmetler de tehdit altında.

“Mahkûmlar”
Son olarak, bazı mahkûmlar kaderleri konusunda Putin ve Biden’ın önümüzdeki haftalarda veya aylarda bir anlaşmaya varmalarını umuyor.
Casusluk suçlamasıyla Rusya’da tutuklanan Paul Whelan, Haziran ayı başında Biden’ı kendisini takas anlaşmasıyla kurtarmaya davet etti. ABD’de tutuklu bulunan silah kaçakçısı Victor Bout’un annesi iki ülkenin başkanlarına çağrıda bulundu.
Kokain kaçakçılığı suçlamasıyla Amerika’da tutuklanan Rus pilot Konstantin Yaroshenko’nun ailesi de çocuklarının serbest bırakılmasını talep etti.
Bu konuda yapılacak herhangi bir müzakere, alkollü halde iki Rus polisine saldırmak suçlamasıyla tutuklanan Amerikalı Trevor Reid’i de kapsayabilir.



Pentagon, İran'a saldırmadan önce 13 stratejik mineral talep etti

Pentagon'un genel görünümü, (Arşiv-Reuters)
Pentagon'un genel görünümü, (Arşiv-Reuters)
TT

Pentagon, İran'a saldırmadan önce 13 stratejik mineral talep etti

Pentagon'un genel görünümü, (Arşiv-Reuters)
Pentagon'un genel görünümü, (Arşiv-Reuters)

Reuters'ın gördüğü bir belgeye göre, ABD ordusu cuma günü madencilik şirketlerinden yarı iletkenlerde, silahlarda ve diğer ürünlerde kullanılan 13 stratejik mineralin yerli tedarikini artırmalarına yardımcı olmalarını istedi.

Bu talep, Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarından bir gün önce geldi ve Washington'un savaşta yaygın olarak kullanılan malzemelere erişiminin sınırlı olduğunun son örneği oldu.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre belgede, ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon), şirketler, üniversiteler ve diğer askeri tedarikçilerden oluşan Savunma Sanayi Üssü İttifakı (DIBC) üyelerinden, nikel, grafit, nadir toprak metalleri ve diğer minerallerin çıkarılması, işlenmesi veya geri dönüştürülmesine yönelik projeler için 20 Mart'a kadar teklif sunmalarını istedi.


Enerji Bakanı: ABD Donanması, mümkün olan en kısa sürede tankerlere refakat edecek

ABD Enerji Bakanı Chris Wright, Beyaz Saray'daki toplantı sırasında konuşuyor (EPA)
ABD Enerji Bakanı Chris Wright, Beyaz Saray'daki toplantı sırasında konuşuyor (EPA)
TT

Enerji Bakanı: ABD Donanması, mümkün olan en kısa sürede tankerlere refakat edecek

ABD Enerji Bakanı Chris Wright, Beyaz Saray'daki toplantı sırasında konuşuyor (EPA)
ABD Enerji Bakanı Chris Wright, Beyaz Saray'daki toplantı sırasında konuşuyor (EPA)

ABD Enerji Bakanı Chris Wright, dün Fox News'e verdiği röportajda, ABD Donanmasının şu anda İran'la olan savaşa odaklandığını ve Hürmüz Boğazı'ndan geçen petrol tankerlerine "mümkün olan en kısa sürede" refakat edeceğini söyledi.

Körfez'de herhangi bir ticari geminin ABD Donanmasından yardım isteyip istemediği sorulduğunda, "Hayır, henüz değil... Mümkün olur olmaz yapacağız. Şu anda Donanmamız ve elbette silahlı kuvvetlerimiz başka konulara, yani İran rejiminin silahsızlandırılmasına odaklanmış durumda" ifadelerini kullandı.


ABD Senatosu, Trump'ın İran'a yönelik saldırılarını destekledi

ABD Senatosu (AFP)
ABD Senatosu (AFP)
TT

ABD Senatosu, Trump'ın İran'a yönelik saldırılarını destekledi

ABD Senatosu (AFP)
ABD Senatosu (AFP)

Senato’da Cumhuriyetçiler dün, Başkan Donald Trump'ın İran'a karşı askeri harekat başlatma emrini destekleyerek, savaşı durduracak ve herhangi bir düşmanca eylemin başlatılmasından önce Kongre'nin onayını gerektirecek iki partili bir kararı engellemek için oy kullandı.

Senato, tasarının ilerletilmemesi yönünde 53'e 47 oyla karar verdi.

Demokratlar ve birkaç Cumhuriyetçinin Trump döneminde yurtdışına asker konuşlandırmalarını durdurma yönündeki son girişiminde, karar tasarısını destekleyenler, bu adımın Kongre'nin savaş ilan etme konusundaki anayasal yetkisini geri kazandırmayı amaçladığını belirtti.

Muhalifler ise bunu reddederek, Trump'ın eylemlerinin yasal olduğunu ve ABD'yi korumak için sınırlı askeri operasyonlar emri verme yetkisi dahilinde olduğunu savundu. Karar tasarısını destekleyenleri Amerikan askerlerinin güvenliğini tehlikeye atmakla suçladılar.

Senato Dış İlişkiler Komitesi Başkanı Cumhuriyetçi Senatör Jim Risch, karar tasarısına karşı yaptığı konuşmada, “Bu sonsuz bir savaş değil, hatta hiç değil. Bu çok çabuk bitecek” ifadesini kullandı.

Cumhuriyetçilerin hem Senato'da hem de Temsilciler Meclisi'nde az farkla çoğunluğa sahip olmaları ve daha önce savaş yetkilerini sınırlamayı amaçlayan karar tasarılarını engellemiş olmaları nedeniyle, bu önlemin başarılı olması beklenmiyordu.

Karar tasarısını destekleyenler çabalarından vazgeçmeyeceklerini söylerken, tasarıyı engellemek için oy kullanan bazı Cumhuriyetçiler ise özellikle Trump'ın tahmin ettiği gibi çatışma haftalarca sürerse, Trump'ın yardımcılarından yönetimin İran'a yönelik stratejisi hakkında kamuoyuna açıklama yapmaları için baskı yapacaklarını ifade etti.

Senato Demokrat Lideri Chuck Schumer, kararın önemli bir destekçisi olarak, “Kongre üyeleri bugün bir seçimle karşı karşıya: Ortadoğu'daki savaşlardan bıkmış Amerikan halkının yanında yer almak mı, yoksa Amerika'yı çoğu Amerikalının şiddetle karşı çıktığı bir başka savaşa sürükleyen Donald Trump'ın yanında yer almak mı?” dedi.

Kasım ayındaki ara seçimlerde Demokratların Kongre'nin kontrolünü ele geçirme olasılığı yüksek olduğundan, İran'la uzun sürecek bir savaş seçmenleri endişelendirebilir.