Kovid-19 salgını dünyayı felç etti ancak ülkeleri nükleer silah harcamalarını artırmaktan caydırmadı

Dokuz ülkenin nükleer silah alandaki yatırımları 2020'de 1,4 milyar dolar arttı

Ocak 2021'de Berlin'deki nükleer silahlanma karşıtı bir gösteri sırasında ABD Başkanları Joe Biden ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin kılığındaki iki eylemci (AFP)
Ocak 2021'de Berlin'deki nükleer silahlanma karşıtı bir gösteri sırasında ABD Başkanları Joe Biden ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin kılığındaki iki eylemci (AFP)
TT

Kovid-19 salgını dünyayı felç etti ancak ülkeleri nükleer silah harcamalarını artırmaktan caydırmadı

Ocak 2021'de Berlin'deki nükleer silahlanma karşıtı bir gösteri sırasında ABD Başkanları Joe Biden ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin kılığındaki iki eylemci (AFP)
Ocak 2021'de Berlin'deki nükleer silahlanma karşıtı bir gösteri sırasında ABD Başkanları Joe Biden ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin kılığındaki iki eylemci (AFP)

Nükleer Silahların Tamamen Ortadan Kaldırılması için Uluslararası Kampanya tarafından (ICAN) 7 Haziran Pazartesi günü yapılan açıklamaya göre, Kovid-19 salgını ve dünya ekonomilerindeki yıkımına rağmen, nükleer silah sahibi ülkeler geçen yıl nükleer silah harcamalarını 1,4 milyar dolar artırdı.
ICAN yayınladığı yeni bir raporda, dokuz nükleer silahlı devletin 2020'de bu alandaki harcamalarını nasıl artırmaya devam ettiğini ayrıntılarıyla anlatıyor.
Raporda, hastaneler hastalarla doluyken, doktorlar ve hemşireler saatlerce çalışırken ve temel tıbbi malzemeler dahi yetersiz kalırken, dokuz ülkenin kitle imha silahları için 72 milyar dolardan fazla para ayırdıkları belirtildi.
2017'de Nobel Barış Ödülü'nü kazanan ICAN’a göre, bu 2019’daki harcamalara kıyasla 1,4 milyar dolarlık bir artışı olduğunu gösteriyor.

Harcamalar dakikada 137 bin dolardan fazla
Rapora göre, ABD toplam harcama miktarının yarısından fazlasını, yani 37,4 milyar doları harcadı ve bu ABD’nin geçen yılki toplam askeri harcamalarının kabaca yüzde beşini oluşturuyordu.
ICAN'ın tahminlerine göre Çin'in bu alandaki harcamaları yaklaşık 10 milyar dolar, Rusya'nın ki ise 8 milyar dolar.
Birleşik Krallık, Fransa, Hindistan, İsrail, Pakistan ve Kuzey Kore'yi de içeren nükleer silahlı devletlerin harcamaları dikkate alındığında, ülkeler 2020'de nükleer silahlara dakikada 137 bin dolardan fazla harcadı.

Nükleer silahları yasaklama çabaları
Harcamalardaki artış, hem dünyanın son yüzyıldaki en kötü salgınla boğuştuğu  hem de diğer birçok ülkenin nükleer silahları yasaklamak için bir araya geldiği döneme denk geldi.
Geçen Ekim ayında, Nükleer Silahların Tamamen Ortadan Kaldırılması için Uluslararası Kampanya (ICAN) tarafından silahların kaldırılmasını savunan bir anlaşma, Ocak 2021’de yürürlüğe girmesi hedefiyle 50 ülkenin onayını aldı.
Raporda, "Bu dokuz ülke milyarlarca doları kitle imha silahları için harcamaya devam ederken, dünyanın geri kalanı ise onları yasa dışı kılmakla meşguldü" denildi.

Harcamalardan yararlanan şirketler
Suç ortaklığı: 2020 Küresel Nükleer Harcamalar başlıklı raporda hükümetlerin vergileri nasıl giderek artan bir şekilde savunma şirketlerine aktardığı, artan harcamaları teşvik eden lobicilere giderek artan miktarda nasıl harcama yapıldığının altı çizildi.
Rapora göre geçen yıl nükleer silah üreten 20'den fazla şirket, mevcut veya yeni sözleşmeler yoluyla bu işten kâr elde etti ve 11 Batılı şirket tek başına yeni veya değiştirilmiş nükleer silah sözleşmeleri yoluyla 27.7 milyar dolar kazanç sağladı.
Bu tür sözleşmelerden en çok kazanç sağlayan şirketler Northrop Grumman, General Dynamics, Lockheed Martin, Raytheon Technologies ve Draper oldu.

Lobi faaliyetleri
Raporda, geçen yıl ABD harcamalarının neredeyse yarısının, yani 13.7 milyar doların tamamının, yeni bir nükleer silah sistemi inşa etmek için Northrop Grumman'a gittiği belirtildi.
Raporda, bu şirketin ABD politika yapıcılarına savunmaya daha fazla para harcamaları yönünde lobi yapmaları için 13,3 milyon dolar ve nükleer silahlar hakkında araştırma yapan ve yayınlar yapan büyük düşünce kuruluşlarını finanse etmek için 2 milyon dolar daha harcadığı belirtildi.
Raporda genel olarak, şirketlerin lobicilik çabalarının iyi sonuç verdiği söylendi.
Geçen yıl hükümetlerin savunmaya daha fazla harcama yapması için lobi çalışmalarına harcanan her bir doların, nükleer silah sözleşmelerinde şirketlere 236 dolar olarak geri döndüğü tespit edildi.



Pasifik Okyanusu'nda uyuşturucu kaçakçılığı şüphesiyle bir tekneye düzenlenen ABD saldırısında iki kişi öldü

Pasifik Okyanusu'nda ABD ordusu tarafından hedef alınan ve alevler içinde kalan bir tekne (Reuters, ABD ordusuna atıfla)
Pasifik Okyanusu'nda ABD ordusu tarafından hedef alınan ve alevler içinde kalan bir tekne (Reuters, ABD ordusuna atıfla)
TT

Pasifik Okyanusu'nda uyuşturucu kaçakçılığı şüphesiyle bir tekneye düzenlenen ABD saldırısında iki kişi öldü

Pasifik Okyanusu'nda ABD ordusu tarafından hedef alınan ve alevler içinde kalan bir tekne (Reuters, ABD ordusuna atıfla)
Pasifik Okyanusu'nda ABD ordusu tarafından hedef alınan ve alevler içinde kalan bir tekne (Reuters, ABD ordusuna atıfla)

ABD ordusu dün yaptığı açıklamada, Doğu Pasifik Okyanusu'nda uyuşturucu kaçakçılığı yaptığından şüphelenilen bir tekneye düzenlenen saldırıda iki kişinin öldüğünü duyurdu.

Trump yönetimi, eylül ayından bu yana Venezuela'dan Karayipler ve Pasifik bölgelerinde faaliyet gösteren ve "uyuşturucu teröristleri" olarak adlandırdığı gruplara karşı askeri operasyon yürütüyor.

ABD Ordusu Güney Komutanlığı, X platformunda yaptığı açıklamada, "İki uyuşturucu teröristi öldürüldü, biri saldırıdan sağ kurtuldu" ifadesini kullandı.

ABD Sahil Güvenlik Teşkilatı'na, "hayatta kalan için arama ve kurtarma sistemini harekete geçirme" talimatı verildiğini belirtti.

Trump yönetimi yetkilileri, teknelerin uyuşturucu kaçakçılığıyla ilgili olduğuna dair kesin bir kanıt sunmadı; bu da operasyonların yasallığı konusunda tartışmalara yol açarak, yargısız infaz teşkil edebilecekleri endişelerini artırıyor.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre ABD'nin bugüne kadar düzenlediği 38 hava saldırısında toplam ölü sayısı en az 130'a ulaştı.

Bu, ABD özel kuvvetlerinin ocak ayında Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'yu yakalamasından beri ABD ordusu tarafından açıklanan, uyuşturucu taşıyan bir tekneye yönelik üçüncü hava saldırısı.

Maduro, hapse girmeden önce Karayipler ve Pasifik'teki ABD askeri harekatının rejim değişikliğini hedeflediğini defalarca iddia etmişti.

Geçtiğimiz ay, saldırılardan birinde öldürülen iki Trinidadlının akrabaları, 14 Ekim'de gerçekleştirilen saldırıda haksız ölüm iddiasıyla ABD hükümetine karşı dava açtı.


Tahran, Maskat müzakerelerindeki son gelişmeler hakkında bölge ülkelerini bilgilendiriyor

Fidan ve Arakçi, İstanbul'da düzenlenen basın toplantısında (Arşiv-Reuters)
Fidan ve Arakçi, İstanbul'da düzenlenen basın toplantısında (Arşiv-Reuters)
TT

Tahran, Maskat müzakerelerindeki son gelişmeler hakkında bölge ülkelerini bilgilendiriyor

Fidan ve Arakçi, İstanbul'da düzenlenen basın toplantısında (Arşiv-Reuters)
Fidan ve Arakçi, İstanbul'da düzenlenen basın toplantısında (Arşiv-Reuters)

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Suudi Arabistan, Mısır ve Türkiye dışişleri bakanlarıyla ayrı ayrı telefon görüşmeleri yaparak, Maskat'ta yürütülen İran ve ABD arasındaki dolaylı müzakerelerdeki son gelişmeler hakkında bilgi verdi.

İran Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, Arakçi'nin Maskat görüşmelerini "iyi bir başlangıç" olarak nitelendirdiği, ancak Amerikan tarafının niyet ve hedeflerine ilişkin güven eksikliğinin giderilmesi gerektiğinin altını çizdiği belirtildi.

Açıklamaya göre, üç ülkenin dışişleri bakanları müzakerelerin başlamasını memnuniyetle karşıladı, siyasi ve diplomatik bir çözüme ulaşmak ve herhangi bir gerilimi önlemek için görüşmelerin devamının önemini vurguladı. Bu görüşmelerin başarısının bölgenin istikrarı ve güvenliği için hayati bir faktör olduğunu kaydettiler.

İlgili bir bağlamda, Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan dün bir televizyona verdiği röportajda, ABD ile İran arasında yakın bir savaş tehdidi görünmediğini belirterek, anlaşmaya varılması olasılığına "biraz ara verildiğini" ifade etti.

Anadolu Ajansı, bakanın, iki taraftan birinin zaman kazanmaya çalıştığına inanıp inanmadığı sorusuna verdiği cevabı aktardı: "İkisi de; bu stratejinin bir parçası." Fidan, "Bu tür görüşmelere girerken, diğer senaryoya da hazırlık yapılır" diyerek, İran'ın tecrübe sahibi olduğunu, daha önce müzakereler yürütürken saldırıya uğradığını belirterek, geçen haziran ayında İran'ın nükleer tesislerini hedef alan ABD saldırısına atıfta bulundu. Ancak Fidan, birkaç gün önce ABD ve İran arasında yapılan görüşmelerin olumlu yönünün, tarafların müzakerelere devam etme isteğini göstermeleri olduğunu ifade etti.

Fidan,"Nükleer meseleyle ilgili müzakerelere başlama kararı çok önemliydi; nükleer mesele en önemli meseledir," diye devam etti. Bölgenin başka bir savaşı kaldıramayacağı konusunda uyararak, "Olası herhangi bir savaşı önlemek için mevcut tüm araçları kullanmak istiyoruz," ifadesini kullandı.

Umman'ın başkenti Maskat, cuma günü İran ve Amerika Birleşik Devletleri arasında bir dizi müzakereye ev sahipliği yaptı. İki taraf, görüşmelere devam etme konusunda anlaştı; tarih ve yer ise daha sonra belirlenecek.


Anarşist grup, İtalya'da demiryollarını sabote etme eyleminin sorumluluğunu üstlendi

İtalyan polisi, Milano Kış Olimpiyatları'na karşı gösteri yapan protestoculara göz yaşartıcı gazla müdahale etti (EPA)
İtalyan polisi, Milano Kış Olimpiyatları'na karşı gösteri yapan protestoculara göz yaşartıcı gazla müdahale etti (EPA)
TT

Anarşist grup, İtalya'da demiryollarını sabote etme eyleminin sorumluluğunu üstlendi

İtalyan polisi, Milano Kış Olimpiyatları'na karşı gösteri yapan protestoculara göz yaşartıcı gazla müdahale etti (EPA)
İtalyan polisi, Milano Kış Olimpiyatları'na karşı gösteri yapan protestoculara göz yaşartıcı gazla müdahale etti (EPA)

Bir anarşist grup dün yaptığı açıklamada, cumartesi günü Kuzey İtalya'daki demiryolu altyapısına zarar vererek Kış Olimpiyatları'nın ilk gününde tren seferlerini aksattığını iddia etti.

Polis, cumartesi sabahı erken saatlerde farklı noktalarda üç ayrı olay yaşandığını ve özellikle Bologna çevresinde yüksek hızlı ve diğer tren seferlerinde iki buçuk saate varan gecikmelere neden olduğunu bildirdi. Olaylarda kimse yaralanmadı ve trenlerde hasar meydana gelmedi.

Anarşist grup, internette dolaşan açıklamada, Başbakan Georgia Meloni hükümetinin gösterilere yönelik baskısının sokak çatışmalarını "boşa" çıkardığını, bu nedenle başka protesto biçimleri bulmak zorunda kaldıklarını belirtti.

İtalyan polisi sabotaj ihtimalini araştırıyor (Reuters)İtalyan polisi sabotaj ihtimalini araştırıyor (Reuters)

Açıklamada şu ifadeler yer aldı: "Bu nedenle, sonraki aşamalarda hayatta kalabilmek için gizli ve merkezi olmayan çatışma yöntemleri benimsemek, cepheleri genişletmek ve öz savunma ile sabotaja başvurmak gerekli görünmektedir."

Polis henüz açıklamayla ilgili bir yorum yapmadı. Başbakan Yardımcısı Matteo Salvini, anarşist grubun peşine düşeceğine söz verdi. Aynı zamanda ulaştırma bakanı olan Salvini, X platformunda şunları yazdı: "Bu suçluları yakalamak ve nerede olurlarsa olsunlar ortadan kaldırmak, hapse atmak ve onları savunanlarla yüzleşmek için elimizden gelen her şeyi yapacağız."

Anarşist grup, Olimpiyatları "milliyetçiliğin yüceltilmesi" olarak kınadı ve etkinliğin kalabalık kontrolü ve gözetim yöntemleri için bir "test alanı" sağladığını belirtti. Meloni, pazar günü protestocuları ve vandalları kınayarak, onları "İtalya'nın düşmanları" olarak nitelendirdi.