EURO 2020 finalleri için geri sayım başladı: 24 takımın kadro değeri 10 milyar euroyu aşıyor

Almanya forvet oyuncusu Muller, Letonya'ya karşı oynanan maçta gol attı (AP)
Almanya forvet oyuncusu Muller, Letonya'ya karşı oynanan maçta gol attı (AP)
TT

EURO 2020 finalleri için geri sayım başladı: 24 takımın kadro değeri 10 milyar euroyu aşıyor

Almanya forvet oyuncusu Muller, Letonya'ya karşı oynanan maçta gol attı (AP)
Almanya forvet oyuncusu Muller, Letonya'ya karşı oynanan maçta gol attı (AP)

Çin'in Wuhan şehrinden dünyaya yayılan yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını nedeniyle bu yıla ertelenen 2020 Avrupa Futbol Şampiyonası için (EURO 2020) geri sayım başladı.
Bu yıl 16. kez düzenlenecek ve 11 Haziran-11 Temmuz 2021 tarihleri arasında gerçekleştirilmesi planlanan organizasyona 12 şehir ev sahipliği yapacak.
Turnuvanın açılış maçı, cuma akşamı Roma Olimpiyat Stadı'nda İtalya ile Türkiye arasında oynanacak.
EURO 2020'de Avrupa kıtasından 24 takım, 4'erli 6 grupta mücadele edecek.
Gruplarında ilk iki sırayı alan takımlar bir üst tura yükselecek.
Almanya, organizasyona toplamda 13 kez katılarak en çok katılan olurken, Kuzey Makedonya ve Finlandiya, tarihlerinde ilk kez bu sene arenada boy gösterecek. 
Turnuvada mücadele edecek 24 takımın toplam kadro değerleri ise 10 milyar euroyu aşmış durumda.
Transfermarkt verilerine göre toplam 10 milyar 490 milyon euro kadro değerine sahip takımlardan Birleşik Krallık, 1 milyar 270 milyon euro ile turnuvanın en değerli takımı konumunda. 
Avrupa Şampiyonası'nda bu yıl 10'uncu kez mücadele edecek Birleşik Krallık'ın 26 kişilik kadrosundaki en değerli oyuncu ise 120 milyon euro ile Tottenham'ın yıldızı Harry Kane oldu. 
Öte yandan Borussia Dortmund'da forma giyen Jadon Sancho (100 milyon euro), Manchester Cityli Raheem Sterling (90 milyon euro) ile Phil Foden (80 milyon euro), Manchester United'lı Marcus Rashford (85 milyon euro) ve Chelsea'den Mason Mount (75 milyon euro) takımdaki en pahalı oyunculardan bazıları.
Turnuvada D Grubu'nda Hırvatistan, İskoçya ve Çekya ile mücadele edecek Birleşik Krallık, elemelerde oynadığı 8 maçta 7 galibiyet ve 1 mağlubiyetle grubunu lider tamamlamıştı.

Favorilerden Fransa, 1 milyar euro barajını geçti
16. Avrupa Şampiyonası'nın en değerli ikinci ekibi son dünya şampiyonu Fransa oldu.
1 milyar 30 milyon euro kadro değerine sahip Fransa'nın 26 kişilik oyuncu havuzundaki en değerli isim ise Paris Saint-Germain'in yıldız oyuncusu Kylian Mbappe oldu. 
Kadrosunda Avrupa'nın önde gelen kulüplerinden birçok oyuncuyu barındıran Fransa'da 160 milyon euro değeri bulunan 22 yaşındaki Mbappe'nin ardından gelen en pahalı oyuncu Raphael Varane (70 milyon euro) oldu.
Öte yandan Bayern Münihli Kinsley Coman (65 milyon euro), Manchester Unitedlı Paul Pogba (60 milyon euro), Barcelonalı Antoine Griezmann (60 milyon euro), Sevillalı Jules Kounde (60 milyon euro), Chelsea'den N'Golo Kante (55 milyon euro) ve Barcelona'dan Ousmane Dembele (50 milyon euro) takımdaki en değerli oyunculardan birkaçı.
Didier Deschamps'ın teknik direktörlüğünü yaptığı Fransa, elemelerde Türkiye ile yer aldığı grupta oynadığı 10 maçta 8 galibiyet, 1 beraberlik ve 1 mağlubiyet alarak finallere katılmaya hak kazanmıştı.
Fransa, finallerde F Grubu'nda Almanya, Portekiz ve Macaristan ile karşılaşacak.

Turnuvanın gediklisi Almanya, en değerli üçüncü takım
Avrupa Şampiyonası tarihinde toplam 13 kez finallerde yer alarak bu alanda en gedikli takım konumundaki Almanya, son 15 yılda elde ettiği çıkışı sürdürme ve 2018'deki hayal kırıklığını unutturma peşinde.
Toplam 936 milyon 500 bin euro kadro değerine sahip "Panzerler", 2008'de Avrupa ikinciliği, 2010'da dünya üçüncülüğü, 2014'te dünya şampiyonluğu ve 2017'de FIFA Konfederasyon Kupası zaferlerine Avrupa Şampiyonluğu'nu da eklemek istiyor.
Bu hedef doğrultusunda yola çıkan Joachim Löw'ün öğrencileri arasındaki en pahalı isim ise 90 milyon euro ile Bayern Münihli Joshua Kimmich oldu.
Öte yandan Leon Goretzka, Serge Gnabry ve Kai Havertz (70'er milyon euro), Timo Werner (65 milyon euro), Leroy Sane (60 milyon euro), Toni Kroos ve İlkay Gündaoğan (40'ar milyon euro) takımda en çok dikkat çeken futbolcular.
Elemelerde oynadığı 8 maçta 7 galibiyet ve 1 mağlubiyet elde eden Almanya, finallerde ise Fransa ile aynı grupta yer alıyor.
Almanya, Avrupa Şampiyonası tarihinde (1996, 1980 ve 1972) üç kez şampiyon olurken, üç kez de finalde kaybederek ikinci olmuştu. EURO 2016'ya ise yarı finalde veda eden Panzerler, 2018'de Rusya'da düzenlenen Dünya Kupası'na gruplarda elenerek taraftarlarını hayal kırıklığına uğratmıştı.

Tarihinde beşinci kez finallere kalan Türkiye, en pahalı 10. takım oldu
1996, 2000, 2008 ve 2016'da Avrupa Şampiyonası finallerinde boy gösteren Türkiye A Milli Futbol Takımı, bu yıl tarihinde beşinci kez bu sahneye çıkmaya hazırlanıyor.
EURO 2020 finallerinin en genç takımı olan Türkiye, 325 milyon euro kadro değeriyle organizasyonun en pahalı 10.takımı oldu.
Türkiye Milli Takım'ın en değerli oyuncusu ise Premier Lig ekiplerinden Leicester City'de forma giyen Çağlar Söyüncü (45 milyon euro). 
25 yaşındaki stoperin ardından en pahalı milli futbolcu ise Milanlı Hakan Çalhanoğlu (35 milyon euro) oldu. 
Juventuslu Merih Demiral (28 milyon euro), geçen sezonu Liverpool'da kiralık geçiren Ozan Kabak (25 milyon euro), Lille ile Fransa'da şampiyonluğa uzanan Zeki Çelik ile Yusuf Yazıcı (20'şer milyon euro), Trabzonsporlu Uğurcan Çakır (19 milyon euro) ve Leicester City'de kiralık olarak forma giyen Cengiz Ünder (18 milyon euro) takımdaki en pahalı isimler olarak dikkat çekiyor.
Eleme gruplarında Fransa, İzlanda, Arnavutluk, Andorra ve Moldova ile yarışan Türkiye, oynadığı 10 maçta 7 galibiyet, 2 beraberlik, 1 mağlubiyet aldı ve ikinci olarak finallere katılmaya hak kazandı.
Ay-yıldızlılar, EURO 2020'de ev sahibi ekiplerden İtalya'nın yanı sıra İsviçre ve Galler ile gruptan çıkma mücadelesi verecek.

44 milyon euroluk Finlandiya, turnuvanın en mütevazi takımı
EURO 2020 finallerinin en mütevazi takımı kuşkusuz Finlandiya. 
Tarihinde ilk kez organizasyona katılma hakkı elde eden İskandinavya temsilcisinin toplam kadro değeri 44 milyon 600 bin euro. Takımın 26 oyuncusu arasındaki en değerli isim ise Norwich City'de forma giyen Teemu Pukki (7 milyon euro).
Pukki'nin ardından 6'şar milyon euro ile Bayer Leverkusen'de oynayan Lukas Hradecky ile Rangerslı Glen Kamara geliyor.
Öte yandan Championship ekiplerinden Brentford'da oynayan Marcus Porss (4 buçuk milyon euro) ile Minnesota United'da forma giyen Robin Lod (3 milyon euro) en dikkat çeken isimler oldu.
Elemelerde İtalya ile aynı grupta bulunan ve oynadığı 10 maçta 6 galibiyet ve 4 yenilgi alarak 18 puan toplayan Finlandiya, Yunanistan, Bosna Hersek ve Ermenistan'ı geride bırakarak finallere katılmaya hak kazandı.
Finlandiya, EURO 2020'de Belçika, Danimarka ve Rusya ile B Grubu'ndan çıkmak için yarışacak.
Independent Türkçe



Floyd Mayweather-Mike Tyson maçı iptal mi oldu?

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Floyd Mayweather-Mike Tyson maçı iptal mi oldu?

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

Floyd Mayweather'ın Mike Tyson'la yapması planlanan maç, farklı bir "Demir Mike"ın Mayweather'ın bir sonraki rakibi olacağını iddia etmesiyle belirsizliğe girdi.

Eylülde Mayweather'ın 2026 baharında Tyson'la ringe çıkacağı ve iki Amerikalı boks efsanesinin gösteri maçında karşı karşıya geleceği duyurulmuştu.

O zamanlar tarih veya yer teyit edilmemiş olsa da 59 yaşındaki Tyson daha sonra maçın martta Afrika'da yapılacağını iddia etmişti.

Şimdiyse eski kickboks şampiyonu Mike Zambidis'in sosyal medyada Mayweather'la bir maçın tanıtımını yapmasıyla durum karıştı.

Zambidis, Instagram'da maçın tarihini 27 Haziran ve mekanını memleketi Yunanistan'ın başkenti Atina'daki Oaka Arena olarak belirten bir poster paylaştı.

Poster ayrıca etkinliğin "dünya çapında canlı yayımlanacağını" da ima ediyordu ancak yayıncı açıklanmadı. Organizatörler Mayweather Promotions, Zambidis Club ve Front Row Fight Series olarak listelendi.

Zambidis gönderide "Tarih yazılmak üzere" ifadesini kullanırken, Mayweather henüz posteri veya böyle bir dövüşle ilgili herhangi bir detayı paylaşmadı.

dvfgt
Mike Zambidis (sağda), sosyal medyada Floyd Mayweather'la dövüşünün tanıtımını yaptı (@ironmikezambidisofficial/Instagram)

48 yaşındaki boksör, en son Ağustos 2024'te John Gotti III'le bir gösteri maçında karşı karşıya gelmişti. Bu maç, 5 sıkletteki eski dünya şampiyonunun 2017'de profesyonel boks kariyerini sonlandırdıktan sonra çıktığı çok sayıda gösteri maçından biriydi.

Öte yandan 45 yaşındaki Zambidis kickboksta birden fazla şampiyonluğa sahip. Son kickboks maçı, Mayweather'la olası karşılaşmasından tam 11 yıl önce, 27 Haziran 2015'teydi.

Zambidis'in bu paylaşımının Mayweather-Tyson karşılaşması için ne anlama geldiği belirsiz. Bu maçın Tyson'ın YouTuber Jake Paul tarafından profesyonel müsabakada puanla yenilmesinden yaklaşık 18 ay sonra gerçekleşmesi planlanıyordu.

Mayweather'ın adı ayrıca 2015'te tüm zamanların en kazançlı boks maçında puanla yendiği rakibi Manny Pacquiao'yla rövanş maçı için de geçiyor.

Independent Türkçe


Buzda strateji ve hassasiyet: Curling hakkında her şey

Curling, 1998'den beri kış olimpiyatlarında yer alıyor (Reuters)
Curling, 1998'den beri kış olimpiyatlarında yer alıyor (Reuters)
TT

Buzda strateji ve hassasiyet: Curling hakkında her şey

Curling, 1998'den beri kış olimpiyatlarında yer alıyor (Reuters)
Curling, 1998'den beri kış olimpiyatlarında yer alıyor (Reuters)

Adrenalin'den herkese merhaba. Kış sporları serimizde bu hafta buz üstünde milimetrik hesaplarla yapılan bir mücadele olan Curling'i inceliyoruz.

Curling, buz üzerinde oynanan takım sporları arasında en farklılarından biri. Bu sporda karşı karşıya gelen iki takım, yaklaşık 20 kilogram ağırlığındaki taşları, buz yüzeyinde belli bir hedefe en yakın olacak biçimde yerleştirmeye çalışıyor.

Her takımda 4 oyuncu var ve her oyuncu belirli bir sırayla taşı kaydırıyor. Amaç, bu taşları "ev" adı verilen çemberin merkezine ulaştırmak.

Oyun boyunca en yakın taşların sayısı kadar puan alınıyor ve toplamda en çok puanı toplayan takım maçı kazanıyor.

Curling, özel olarak hazırlanmış bir buz pistinde oynanıyor. Pistler genellikle 45 metre uzunluğunda ve 5 metre genişliğinde.

Ev, içi boyalı dairelerden oluşuyor ve puanlar, taşların merkeze olan uzaklığına göre hesaplanıyor. Buz, üzerine su püskürtülerek pürüzlü hale getiriliyor. Bu taşın pist üzerinde daha kontrollü kaymasını sağlıyor.

Oyun, her iki takımın da taşlarını sırayla gönderdiği "end"ler üzerinden ilerliyor. Bir end, her takımın belirlenmiş sayıda taşı hedefe göndermesiyle tamamlanıyor.

Karşılaşmalar genellikle 10 end sürüyor. Ancak bazı kulüp ve turnuva formatlarında 8 endlik maçlar da var. Her end sonunda en yakın taşı olan takım puan alıyor.

Kökeni 16. yüzyıla uzanan Curling, İskoçya'nın donmuş göletlerinde oynanan bir oyun olarak doğdu.

İskoç göçmenlerin Kuzey Amerika'ya taşıdığı bu oyun, zaman içinde standartlaşarak uluslararası bir spor haline geldi.

Günümüzde kış olimpiyatlarında ve dünya şampiyonlarında düzenli olarak müsabakalar gerçekleştiriliyor. 

Curling eşsiz bir strateji oyunu çünkü taşları hedefe yaklaştırırken rakibin taşlarını da engellemek veya dışarı atmak gerek. Bu nedenle spor bazen "buz üzerinde satranç" diye anılıyor.

Her oyuncunun nişan alması, taşın hızını ve yönünü doğru hesaplaması gerek çünkü pist üzerinde minik eğimler ve buz yüzeyinin pürüzlü yapısı taşın rotasını etkiliyor.

Taşlar hafifçe döndürülerek, yani "curl" yapılarak atılıyor, sporun adı da buradan geliyor.

Takımların her oyuncusu genellikle iki taş atıyor ve takım sırasıyla lead, second, third ve skip pozisyonlarına göre atış yapıyor. Takımın kaptanı olan skip, hem stratejiyi belirliyor hem de genellikle son taşları atıyor. Bir takımın her taşla yaptığı hamle, o endin sonucunu doğrudan etkiliyor.

Curling stratejisinin önemli bir parçası da "süpürme" tekniği. Taş buz üzerinde kayarken diğer oyuncular pistin yüzeyini süpürüyor. Bu süpürme, buz yüzeyinin pürüzlü tabakasını geçici olarak ısıtarak taşın daha uzun mesafe gitmesini sağlıyor. Ayrıca süpürme işlemi, taşın rotasını daha düz tutmak veya istenen eğriliği azaltmak için de kullanılıyor.

Bu kontrollü buz ısıtma ve temizleme, takımların taşın hedefe daha doğru ve hızlı ulaşmasını sağlıyor.

Süpürme ekipmanları da dikkatle düzenleniyor. Modern süpürge başlıkları sentetik malzemelerden yapılırken, sadece onaylı modeller yarışlarda kullanılabiliyor. 2010'ların ortalarında bu konuda bir tartışma yaşanmış ve yeni başlık teknolojilerinin oyunu fazla etkilemesi sonucu kurallarda standardizasyon getirilmişti.

Bu da süpürmenin sadece taktiksel değil aynı zamanda kurallar çerçevesinde yapılması gerektiğini gösteriyor.

Curling maçlarında kullanılan taşlar, özel granit türünden üretilir ve her biri yaklaşık 20 kilogram ağırlığında. Bu taşlara sap takılır; takımlar genellikle kırmızı ya da sarı sap renkleriyle kendi taşlarını ayırt eder. Buz üzerinde taşın bırakılma anı, kullanılan teknik ve rakip süpürme performansı taşın son konumunu belirler.

Oyunun içinde pek çok özel terim de var. Mesela "hog line" adı verilen çizgiyi geçmeden taş pistte kabul edilmiyor.

Bunun gibi kurallar oyunun stratejik yönünü güçlendiriyor. Aynı zamanda "blank end" denen, end sonunda hiç puan kazanmayan durum da var; bu durumda avantaj bir sonraki enddeki son taşı atma hakkıyla devam ediyor.

Bugün curling Kanada, İskoçya, İsveç gibi ülkelerde güçlü oyuncularıyla dikkat çekiyor ve bunun yanısıra dünya genelinde yaygınlaşma çabaları da sürüyor.

Curling'in farklı versiyonları da var. 4 kişilik takımların yanı sıra, iki oyunculu karışık çiftler gibi formatlar da yarış programlarında yer alıyor. Ayrıca tekerlekli sandalye curling gibi engelli sporcular için uyarlanmış formatlar da bulunuyor; burada süpürme yapılmıyor ve taşlar farklı yöntemlerle atılıyor.

Bu spor izleyenlere hem fiziksel beceri hem de stratejik derinlik sunuyor. Taşları hedefe yaklaştırmak için yapılan hesaplamalar, süpürme taktikleri ve takım koordinasyonu, curling'i buzun üzerinde farklı bir savaş haline getiriyor. Curling izlenebilirliği yüksek, düşünce ve beceri birleşimini sunan özgün bir kış sporu olarak her sezon heyecan yaratıyor.

Kaynaklar: World Curling, NBC, Olympics


Buzda ne kadar hızlı kayılabilir: Sürat pateni hakkında her şey

Sürat pateni, 1924’te ilk Kış Olimpiyat Oyunları programına girerek dünya sahnesine çıktı (Reuters)
Sürat pateni, 1924’te ilk Kış Olimpiyat Oyunları programına girerek dünya sahnesine çıktı (Reuters)
TT

Buzda ne kadar hızlı kayılabilir: Sürat pateni hakkında her şey

Sürat pateni, 1924’te ilk Kış Olimpiyat Oyunları programına girerek dünya sahnesine çıktı (Reuters)
Sürat pateni, 1924’te ilk Kış Olimpiyat Oyunları programına girerek dünya sahnesine çıktı (Reuters)

Adrenalin'den herkese merhaba. Kış sporları serimizde bu haftaki konumuz sürat pateni. 

Sürat pateninde amaç, buz üzerindeki en hızlı sporcu veya takım olmak. Patenleriyle oval pistte kayan sporcular, rakiplerinden çok kronometreyle yarışıyor.

Dışarıdan bakıldığında basit görünen bu spor, işin içine girildiğinde ciddi bir teknik bilgi, güçlü bacaklar ve yüksek konsantrasyon gerektiriyor. Küçük bir denge kaybı ya da geç bir hamle, saniyenin onda biriyle ölçülen kritik farklara yol açıyor.

Yarışlar genellikle 400 metrelik standart bir buz pistinde yapılıyor. Oval pistte iki düzlük ve iki dönüş var. Sporcular pistte ikili gruplar halinde start alıyor. Aynı anda piste çıkan iki patenci birbirine rakip gibi görünse de asıl mücadele zamana karşı veriliyor. Günün sonunda en iyi süreyi yapan sporcu kazanıyor.

Sürat pateninin kökleri epey eskiye dayanıyor. Donmuş göller ve kanallar üzerinde kayarak yol alan Kuzey Avrupa halkları, bu hareketi zamanla yarışa dönüştürüyor.

Özellikle Hollanda, sürat pateninin gelişiminde önemli rol oynuyor. 19. yüzyılın sonlarında kurallar netleşiyor, uluslararası yarışlar düzenlenmeye başlıyor. 

Bu sporda kullanılanlar, günlük buz patenlerinden son derece farklı. Bıçaklar daha uzun ve neredeyse tamamen düz bir yapıya sahip.

Bu sayede patenci buzla daha uzun süre temas ediyor ve her itişte daha fazla hız üretiyor. Modern sürat patenlerinde kullanılan "clap skate" sistemiyse bıçağın topuktan ayrılmasına izin veriyor. Bu mekanizma, itiş sırasında gücün daha verimli aktarılmasını sağlıyor.

Sporcular yarış boyunca alçak bir pozisyonda kayıyor. Dizler kırık, gövde öne eğik, kollar çoğu zaman sırtın arkasında kilitli. Bu duruş, hava direncini azaltıyor ve hızın korunmasını sağlıyor.

Ancak bu pozisyonu dakikalar boyunca koruyabilmek için ciddi bir bacak gücü ve kondisyon gerek.

Sürat pateninde farklı mesafeler var ve her mesafe ayrı bir yaklaşım gerektiriyor.

500 ve 1000 metre gibi kısa yarışlarda patlayıcı çıkış ve ilk saniyeler büyük önem taşıyor. 5 bin ve 10 bin metre gibi uzun mesafelerdeyse tempo kontrolü, nefes düzeni ve doğru çizgi seçimi öne çıkıyor. Sporcular yarış boyunca hızlarını bilinçli şekilde ayarlıyor ve son turlara enerjilerini saklıyor.

Kısa pist patencileri genellikle saatte yaklaşık 48 km hıza ulaşırlarken, uzun pist sporcuları ortalama 56 km'de seyrediyor.

Takım takip yarışları, sürat pateninin en dikkat çekici formatlarından biri. Bu yarışlarda üç patenciden oluşan takımlar piste birlikte çıkıyor. Amaç, takımın üçüncü sporcusunun bitiş çizgisini geçtiği anda elde edilen süreyi en iyi seviyeye taşımak. Sporcular dönüşümlü olarak öne geçiyor, rüzgar direncini paylaşıyor ve birlikte bir ritim yakalamaya çalışıyor.

Bir diğer ilgi çekici formatsa toplu start. Bu yarışta sporcular aynı anda start alıyor ve doğrudan birbirleriyle mücadele ediyor. Sprint puanları, pozisyon savaşları ve son turdaki ataklar, bu disiplini izleyici açısından epey heyecanlı hale getiriyor. Klasik sürat pateninden farklı olarak burada taktik ve anlık kararlar çok daha belirleyici oluyor.

Yarışlar sıkı kurallarla yönetiliyor. Sporcuların pist değişim noktalarında çizgilere uyması gerekiyor. İç hattaki patenci her zaman öncelikli sayılıyor ve dış hattan gelen sporcu geçiş sırasında dikkatli davranmak zorunda kalıyor. Kurallara aykırı bir hamle, zaman cezası ya da diskalifiyeyle sonuçlanabiliyor. Bu da sporcuları hem hızlı hem kontrollü olmaya zorluyor.

Uluslararası sürat pateni organizasyonlarını Uluslararası Buz Pateni Federasyonu düzenliyor. Dünya Kupası etapları sezon boyunca farklı ülkelerde yapılıyor ve sporcular genel klasman puanları için mücadele ediyor. Sezonun zirvesiyse 5 ayaktan oluşan Dünya Şampiyonası ve Olimpiyat Oyunları oluyor. Milano–Cortina 2026 Kış Olimpiyatları’nda sürat pateni, yine en fazla madalya dağıtan branşlardan biri olarak öne çıkıyor.

Sürat pateni iki ana başlık altında ele alınıyor. Uzun pist sürat pateni, 400 metrelik pistte yapılan klasik disiplinleri kapsıyor. Kısa pist sürat pateniyse daha küçük bir pistte, çok sayıda sporcunun aynı anda yarıştığı, temasın ve taktik savaşlarının daha yoğun olduğu bir format sunuyor. İki disiplin aynı temele dayansa da izleme deneyimi epey farklı oluyor.

Tarih boyunca bu spor unutulmaz anlara sahne oldu. Olimpiyatlarda üst üste kazanılan altın madalyalar, kırılan dünya rekorları ve teknolojik gelişmeler sürat pateninin sürekli evrilmesini sağlıyor. Bugün sporcular, geçmişe kıyasla çok daha hızlı kayıyor ancak hata payı da aynı ölçüde azalıyor.

Sürat pateni, izleyiciye sessiz ama yoğun bir gerilim sunuyor. Tribünlerde alkışlar kısa sürüyor, asıl heyecan bitiş çizgisinde kronometre durduğunda yaşanıyor. Çünkü bu sporda fark çoğu zaman gözle değil, ekranda beliren rakamlarla anlaşılıyor. Buzun üzerinde geçen her saniye, emeğin ve tekniğin net bir karşılığına dönüşüyor.

Kaynaklar: Red Bull, Olympics, ISU, USOPM