WHO, Doğu Akdeniz ülkelerini kapanma önlemlerini hafifletme konusunda uyardı

WHO Programlar Bölüm Direktörü Dr. Rana Hajjeh dün basın konferansında konuşurken
WHO Programlar Bölüm Direktörü Dr. Rana Hajjeh dün basın konferansında konuşurken
TT

WHO, Doğu Akdeniz ülkelerini kapanma önlemlerini hafifletme konusunda uyardı

WHO Programlar Bölüm Direktörü Dr. Rana Hajjeh dün basın konferansında konuşurken
WHO Programlar Bölüm Direktörü Dr. Rana Hajjeh dün basın konferansında konuşurken

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) Doğu Akdeniz Bölgesi Ofisi yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını ile ilgili maske takma ve sosyal mesafeyi koruma gibi kısıtlamaların hafifletilmesinde, Avrupa’nın örnek alınıp takip edilmemesi konusunda uyarıda bulundu.
Doğu Akdeniz Programlar Bölüm Direktörü Dr. Rana Hajjeh dün düzenlenen sanal basın toplantısında, Avrupa’daki yoğun aşılama kampanyalarının bu adımları atmalarını sağladığını, ancak pandeminin başlangıcından 8 Haziran’a kadar 10 milyondan fazla vaka ve 206 binden fazla ölüm kaydedilen Doğu Akdeniz Bölgesi’nde, ülkelerinin benzer adımlar atması için henüz çok erken olduğunu belirtti. 22 ülkeden oluşan bölge şimdiye kadar, 13 milyonu COVAX programı ile gelen aşılar olmak üzere 70 milyon doz aşı aldı.  WHO, aşı yapılan nüfusu yüzde 30’a yükseltmek için 2021 yılı sonuna kadar bölgeye 300 milyon doz aşı ulaştırmayı hedefliyor.
Hajjeh “Şu anda tüm bölge nüfusunun yüzde 10’u en az bir doz aşı oldu. Bölge ülkelerinin yarısında aşılama oranı yüzde 5’in altında, bu oldukça düşük bir oran. Bölgede sadece iki ülke nüfusunun yüzde 50’sinden fazlasını aşıladı” dedi. Düşük aşılama oranlarının yanı sıra, sosyal mesafe ve maske kullanımı kurallarından vazgeçilmesi, virüsün yeni varyantlarının yayılması şansını artırıyor. Hajjeh bölgedeki 17 ülkenin endişe verici alfa varyantını (İngiliz varyantı), 10 ülkenin beta varyantını (Güney Afrika varyantı), 3 ülkenin Gamma varyantını (Brezilya varyantı) ve 6 ülkenin delta varyantını (Hindistan varyantı) kendi topraklarında gözlemlediğini açıkladı. WHO tarafından yayınlanan rakamlar, bölgede genel olarak son 6 hafta içinde vaka sayılarında azalma ve can kayıplarında bir istikrar olduğunu gösteriyor olmasına rağmen, WHO bazı ülkelerde kaydedilen rakamlardan endişe duymaya devam ediyor.

“Geçen hafta 9 ülkede vaka sayılarında artış yaşandı”
Hajjeh, “Geçen hafta 9 ülkede bir önceki haftaya göre vaka sayılarında artış yaşandı, bu ülkeler arasında en yüksek vaka artışını Somali, Sudan ve Afganistan kaydetti. Geçen hafta 11 ülkede can kayıplarında artış yaşandı, Sudan, Afganistan ve Fas bu ülkeler arasında en yüksek artışı kaydetti” dedi.
Hajjeh bölge genelinde dağıtılan aşıların yeni varyantlara karşı korumada etkili olduğunu vurguladı. Bununla birlikte insanların aşı olma konusundaki isteksizliği, yıl sonuna kadar bölgedeki tüm nüfusun yüzde 30’unu aşılama hedefine ulaşılmasını engelleyen büyük bir zorluk teşkil ediyor.
Hajjeh aşı dozları arasında farklı kombinasyonlar olduğuna dair şu anda veri bulunmadığına dikkati çekerek, “WHO’nun acil durumlarda kullanılacak aşılar listesindeki Kovid-19 aşıları tek ürün olarak değerlendirildi bu nedenle daha fazla veri sağlanana kadar aşı kombinasyonlarını onaylayamayız” ifadelerini kullandı.

Söylentilere yanıt
Öte yandan WHO basın toplantısında son dönemde ortaya çıkan, Nobel ödüllü bir kişinin Kovid-19 yaptıranların 5 yıl sonra öleceğine dair açıklaması da dahil olmak üzere, birçok söylentiye açıklık getirildi. Doğu Akdeniz Acil Durum Direktörü Richard Brennan bu söylentilerin pandemi ile mücadelede dünyanın karşı karşıya olduğu en belirgin zorluklardan biri olduğunu belirtti.
Brennan bu söylenti ile ilgili olarak alaycı bir şekilde gülümserken “Bu sözlerin bilimsel bir kanıtı yok, bu cevap soruya yeterli bir yanıt” dedi. Brennan aşılarla ilgili olarak, Şarku’l Avsat’ın bazı ülkelerin kendi topraklarına gelecek yolcuların belirli aşıları olan kişilerden olması şartı getirmesinin tehlikesine yönelik sorusuna cevap olarak “Her ülkenin uygun gördüğü kararları alma hakkını kabul etmekle birlikte, bu ülkelerle iletişime geçerek onları farklı bir pozisyon almaya ikna etmeye çalışıyoruz. Çünkü bu tür kararlar insanların aşı talebine ilişkin kararını etkileyebilir” dedi.
Basın toplantısında birçok soru mantar enfeksiyonu ve koronavirüs ile bağlantısına yönelikti. WHO Doğu Akdeniz Bölgesi Enfeksiyon Risk Yönetimi Ekip Lideri Abdülnasır Ebubekir bu konu ile ilgili olarak “Siyah, beyaz ve hatta sarı mantarlar son derece nadirlerdir ve bir kişiden diğerine bulaşmaz. Ayrıca Kovid-19 ile aralarında doğrudan bir bağlantı bulunmuyor” dedi. Ebubekir mantar enfeksiyonunun, bağışıklığın ciddi şekilde düşmesi, şeker hastalığı ve kortizon ilaçlarının yanlış kullanılması nedeniyle bazı Kovid-19 hastalarında ortaya çıktığına dikkati çekti.



İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
TT

İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, bugün (pazar) yaptığı açıklamada, ABD’nin müzakereleri “aldatma, hile ve zaman kazanma aracı” olarak kullanmayı hedeflemesi halinde bunun bir “yanılsama” olacağını söyledi. Ejei, “Müzakerelere dair hiçbir umut ve güven yoktur” dedi.

Washington ile Tahran arasında ilk tur görüşmeler cuma günü Umman’da yapılmış, taraflar görüşmeleri “olumlu” olarak nitelemiş ve yakın zamanda sürdürme niyetlerini açıklamıştı.

Söz konusu görüşmeler, İran’da rejim karşıtı geniş çaplı protesto dalgasının zirveye ulaşmasından yaklaşık bir ay sonra gerçekleşti. Protestolar sırasında yürütülen ve insan hakları örgütlerinin “benzeri görülmemiş” olarak nitelediği güvenlik operasyonlarında binlerce kişinin hayatını kaybettiği belirtiliyor.

ABD Başkanı Donald Trump, başlangıçta protestoların bastırılması nedeniyle Tahran’a karşı askeri seçenekleri gündeme getirmiş, hatta göstericilere “yardım yolda” mesajı vermişti. Ancak Trump’ın son günlerdeki söylemi, İran’ın nükleer programını dizginlemeye odaklandı. Bu çerçevede ABD, başını “USS Abraham Lincoln” uçak gemisinin çektiği bir deniz görev grubunu bölgeye sevk etti. İran yönetimi ise Trump’ın İran’a saldırı tehditlerini hayata geçirme ihtimalinden ciddi endişe duyuyor. Tahran, olası bir saldırı halinde bölgedeki ABD üslerini hedef alacağı ve Hürmüz Boğazı’nı kapatabileceği uyarısında bulundu.

Yargı Erki Başkanı, müzakere çağrısı yapan taraflara dair “ne umut ne de güven” olduğunu vurgulayarak, ABD’ye bu yolda güvenilemeyeceğini söyledi. Mevcut diyalog çağrılarının, “şiddeti kışkırtan ve sabotajcıları silahlandıran aynı taraflardan” geldiğini ifade etti.

dfwfde
Gösterici kalabalıkları, geçen 8 Ocak’ta başkent Tahran’ın batısındaki bazı yolları kapattı (AP)

Yargı erkinin resmi ajansı Mizan’ın aktardığına göre Ejei, pazar günü yaptığı konuşmada İran’ın hiçbir zaman savaş isteyen taraf olmadığını, ancak her türlü saldırgana karşı tüm gücüyle duracağını belirtti. Bazı ülkelerin geçmişte İran’ın yanında yer alırken, “İslam Cumhuriyeti’nin sonunun geldiğini düşündüklerini” de sözlerine ekledi.

Ejei, geçen yıl haziran ayında yaşanan ve 12 gün süren savaşa atıfta bulunarak, müzakereler sürerken savaşı başlatan tarafların, İran’ın “direncini” gördükten sonra ateşkes talep etmek zorunda kaldıklarını söyledi.

“İsyan eylemlerini kim başlattı? Provokatörleri kim silahlandırdı?” diye soran Ejei, “Onları silahlandıranlar bugün ‘gelin müzakere edelim’ diyenlerin ta kendileridir” ifadelerini kullandı.

Orta İran’daki Arak kentinde yargı yetkililerine hitap eden Ejei, “aldatılmış bireyler” ile “asıl unsurların” hesabının ayrı olduğunu belirterek, davaların “yargı usullerine uygun ve her vakanın niteliğine göre” ele alınacağını söyledi.

Son protestolardaki şiddetin benzeri görülmemiş boyutlara ulaştığını savunan Ejei, “sokaklarda ve geçiş noktalarında en vahşi suçları işleyenlerin sıradan vatandaşlar değil; ABD ve Siyonist rejim unsurları tarafından eğitilmiş, kalpsiz teröristler olduğunu” ileri sürdü.

Buna karşılık “aldatılmış unsurların” varlığını kabul eden Ejei, bunların “teröristler ve ayaklanmaların ana unsurlarından ayrı değerlendirileceğini” ve suçlamalarının “her birinin koşullarına göre” inceleneceğini söyledi.

ABD merkezli insan hakları örgütü Hrana, protestolar sırasında çoğu gösterici olmak üzere 6 bin 971 kişinin öldüğünü ve 51 binden fazla kişinin gözaltına alındığını belgelediğini açıkladı.

Ejei ayrıca, protestolar sırasında reform çağrısı yapan ve baskıların araştırılması için ulusal bir gerçekleri araştırma komisyonu kurulmasını isteyen bazı iç aktörleri ve kişileri de eleştirdi.

Velayet-i Fakih’in yanında durmamanın, savaş sırasında Saddam Hüseyin’e sığınanların ve bugün suçlu Siyonistlere yaslananların akıbetiyle sonuçlanacağını savunan Ejei, “Bir zamanlar devrimle birlikte olan, bugün ise bildiri yayımlayan bu kişiler acınacak ve sefil insanlardır” dedi.


İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Ynet haber sitesi bugün, İsrail kabinesinin Batı Şeria’daki arazi tescili ve mülkiyet prosedürlerinde temel değişiklikleri onayladığını bildirdi. Yeni düzenlemeler, Filistinlilere ait bazı evlerin yıkılmasına izin veriyor.

Yedioth Ahronoth’un internet sitesi Ynet, yeni kararların İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria’nın A Bölgesi’nde Filistinlilere ait binaları yıkmasına izin vereceğini ve Batı Şeria genelinde yerleşim faaliyetlerinin önemli ölçüde genişlemesine yol açacağını doğruladı.

zsdcfgt
Batı Şeria’daki İsrail askerleri (Reuters)

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre İsrail kabinesinin aldığı kararlar, Oslo Barış Anlaşmaları kapsamında ilk asker çekilme dalgasında İsrail ordusunun çekilmediği tek şehir olan El Halil’de İsrail-Filistin çatışmasını çözmeye yönelik geçici bir adım olması amaçlanan 1997 El Halil Protokolü’nün ilkelerine aykırı.


Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
TT

Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)

Rusya'nın Başkurdistan Cumhuriyeti'nde cumartesi günü bir üniversite yurdunda bir gencin bıçaklı saldırı dizisi sonucu en az 6 kişi yaralandı. Yaralananlar arasında öğrenciler de var.

Haberlere göre bıçak taşıdığı belirtilen 15 yaşındaki çocuk, cumartesi günü Ufa'daki Devlet Tıp Üniversitesi'nin yurduna girip öğrencilere saldırmaya başladı. Gencin milliyetçi sloganlar attığı ve Nazi sembolü çizdiği bildirildi.

Rusya İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Tümgeneral Irina Volk, RTVI haber sitesine yaptığı açıklamada, "Saldırgan gözaltına alınmaya direndi ve bu sırada iki polis memuru bıçaklandı. Ayrıca şüpheli kendine de zarar verdi" dedi. Şüpheli, ağır yaralı halde yerel bir çocuk hastanesine kaldırıldı.

Moskova'nın yaklaşık 1200 km doğusundaki Ufa'daki yetkililer, olayla ilgili üst düzey soruşturma başlattı. Saldırıda yaralanan en az 4 kişi hastaneye kaldırıldı ve birinin durumunun kritik olduğu düşünülüyor. Yaralananlar arasında Hintli öğrenciler de bulunuyor.

Moskova'daki Hindistan Büyükelçiliği, "Ufa'da talihsiz bir saldırı yaşandı. Aralarında 4 Hintli öğrencinin de bulunduğu birçok kişi yaralandı" açıklamasını yaptı.

Büyükelçilik, yetkililerle temas halinde olduğunu ve "Kazan'daki konsolosluktan yetkililerin yaralı öğrencilere yardım etmek üzere Ufa'ya hareket ettiğini" belirtti.

Görgü tanıkları, kaotik anları "her yer kan içindeydi" diyerek anlattı. Ren TV, yaralıların ambulanslarla hastaneye taşındığını gösteren görüntüleri yayımladı.

Yerel Baza kanalına göre, şüpheli yasaklı bir neo-Nazi örgütüne mensuptu. Economic Times'a göre Rusya'daki üniversitelerde 30 binden fazla Hintli öğrencinin eğitim gördüğü tahmin ediliyor.

Independent Türkçe