AB nüfusunun yarısı aşı oldu

AB nüfusunun yarısı aşı oldu
TT

AB nüfusunun yarısı aşı oldu

AB nüfusunun yarısı aşı oldu

Avrupa Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezi (ECDC) yeni tip koronavirüse (Kovid-19) karşı bir doz aşı olan Avrupa Birliği (AB) nüfusunun yüzde 50,1’e, iki doz aşı olan kişilerin oranının ise yüzde 25,9’a ulaştığını bildirdi.
ECDC’nin dün (Cuma) yayınlanan raporunda, 80 yaş üstü Avrupa nüfusundan tam doz aşı olanların oranının yüzde 70,8’e ulaştığı bildirilirken, önümüzdeki üç ayın, aşı kampanyalarının yanı sıra Avrupa ülkelerinin yaz tatili ve turizm sezonunda kısıtlamaları hafifletmek üzere uygulamaya başladıkları planları için zor bir sınav olacağı belirtildi.
Bu rapor, Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) Avrupa Bölge Ofisi aracılığı ile Avrupa’daki aşılama oranının henüz salgını kontrol altına almak ve yayılmaya devam etmesini önlemek için yeterli olmadığı konusunda uyarıda bulunmasının ve Avrupa hükümetlerine, hareket ve kamu alanlarında toplanma kısıtlamalarını hafifletmede aşamalı ilerleme ve dikkatli olma çağrısında bulunmasının ertesi günü geldi.
Avusturya, Almanya ve Danimarka’dan halk sağlığı ve epidemiyoloji uzmanlarından oluşan bir ekip, Avrupa ülkelerinin seyahat, AB içi yolculuk ve eğlence etkinliklerine yönelik kısıtlamaları hafifletmelerini, “riskli bir acele” olarak değerlendirerek eleştiride bulundular.  Ekip Avusturya başkenti Viyana’da dün Kovid-19 pandemisinden alınan dersler ve bir sonraki pandemi ile mücadeleye hazırlık konulu bir sempozyumun sonundaki açıklamada, kısıtlamaları kaldırma planlarını uygulamaya başlamadan önce birkaç hafta beklenmesinin ve aşı kampanyalarında bugüne kadar sarf edilen çabaların ve ekonomik faaliyetlere getirilen sert kısıtlamaların boşa gitmesi riskinin alınmaması gerektiği belirtildi. Uzmanlar ayrıca, İtalya’nın başkenti Roma’da dün (Cuma) başlayan Avrupa Futbol Şampiyonası maçlarında görülen yoğun kalabalık konusunda uyarıda bulundular.

ECDC, verilerin incelenmesi için bir uzman ekip görevlendirdi
ECDC, Pfizer ve Moderna aşılarının ikinci dozunu aldıktan sonra gençlerde beklenen sayıyı aşan bir oranda görülen kalp zarlarında iltihaplanma vakaları olduğunu bildiren ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi’nden (​CDC) alınan en son verileri incelemek ve analiz etmek için bir uzman ekip görevlendirdiğini belirtti. CDC söz konusu vakaların sayısının, aşıyı kullanımı onay talebinde iki şirket tarafından sağlanan verilerde yer alan vaka sayısının iki katı olduğunu, ancak aşı ve kalp zarı iltihabı arasında nedensel bir ilişki olup olmadığının henüz kesin olarak bilinmediğini ve iltihapların yüzde 80’inin ikinci dozdan bir hafta sonra ortaya çıktığını bildirmişti. ECDC’nin bir hafta önceki raporunda, ikinci doz Pfizer aşısının alınmasının ardından semptomlarda bir artış olduğunu bildirmişti. Raporda, yüksek ateş, genel halsizlik, eklem ve kaslarda ağrı gibi bahsedilen semptomların yavaş yavaş azalarak üç veya dört gün sonra tamamen ortadan kalktığı ve sağlık için bir tehdit oluşturmadığı açıklanmıştı.
Birçok Avrupa ülkesinin 18 yaş altı gençleri aşılamaya hazırlandığı bir zamanda, Almanya Aşı Komitesi, aşıların 12-17 yaş arasındaki çocuklara uygulanmasının yaygın bir hale getirilmemesini ve sadece obezite, yüksek tansiyon, kalp ve böbrek hastalıkları gibi hastalıkları olanlara verilmesi tavsiyesinde bulundu. Komite sözcüsü “Bu yaş grubu için aşıların ne kadar güvenli olduğunu henüz bilmiyoruz. Elimizdeki veriler hala çok sınırlı ve bu kategori için aşıların faydalarının olası zarar veya komplikasyonlara ağır bastığından emin olmamızı sağlamıyor” dedi.  Diğer yandan, Alman hükümeti, aşı kampanyasını grup belirtmeden 12 yaş üstü tüm gençlere uygulanmasına karar vermişti.
Paris’te ise, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, büyük ilaç şirketlerine ürettikleri aşıların yüzde 10’unu yoksul ülkelere bağışlama çağrısında bulundu. Macron, G7 zirvesinde aşı patentlerinin geçici olarak askıya alınmasına yönelik bir öneri sunulması konusunda Güney Afrika ile anlaştığını söyledi ve Dünya Ticaret Örgütü’nün yakında bu adımı onaylayacağını umduğunu ifade etti. Aşı patentlerinin geçici olarak askıya alınması konusu, Almanya başta olmak üzere birçok ülkenin bu öneriye itiraz ederek, patentlerin askıya alınması yerine ilk aşamada aşı ihracatına izin verilmesi çağrısı yapması ile Avrupa Birliği içinde tartışmalara neden olmaya devam ediyor.

 


İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
TT

İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, bugün (pazar) yaptığı açıklamada, ABD’nin müzakereleri “aldatma, hile ve zaman kazanma aracı” olarak kullanmayı hedeflemesi halinde bunun bir “yanılsama” olacağını söyledi. Ejei, “Müzakerelere dair hiçbir umut ve güven yoktur” dedi.

Washington ile Tahran arasında ilk tur görüşmeler cuma günü Umman’da yapılmış, taraflar görüşmeleri “olumlu” olarak nitelemiş ve yakın zamanda sürdürme niyetlerini açıklamıştı.

Söz konusu görüşmeler, İran’da rejim karşıtı geniş çaplı protesto dalgasının zirveye ulaşmasından yaklaşık bir ay sonra gerçekleşti. Protestolar sırasında yürütülen ve insan hakları örgütlerinin “benzeri görülmemiş” olarak nitelediği güvenlik operasyonlarında binlerce kişinin hayatını kaybettiği belirtiliyor.

ABD Başkanı Donald Trump, başlangıçta protestoların bastırılması nedeniyle Tahran’a karşı askeri seçenekleri gündeme getirmiş, hatta göstericilere “yardım yolda” mesajı vermişti. Ancak Trump’ın son günlerdeki söylemi, İran’ın nükleer programını dizginlemeye odaklandı. Bu çerçevede ABD, başını “USS Abraham Lincoln” uçak gemisinin çektiği bir deniz görev grubunu bölgeye sevk etti. İran yönetimi ise Trump’ın İran’a saldırı tehditlerini hayata geçirme ihtimalinden ciddi endişe duyuyor. Tahran, olası bir saldırı halinde bölgedeki ABD üslerini hedef alacağı ve Hürmüz Boğazı’nı kapatabileceği uyarısında bulundu.

Yargı Erki Başkanı, müzakere çağrısı yapan taraflara dair “ne umut ne de güven” olduğunu vurgulayarak, ABD’ye bu yolda güvenilemeyeceğini söyledi. Mevcut diyalog çağrılarının, “şiddeti kışkırtan ve sabotajcıları silahlandıran aynı taraflardan” geldiğini ifade etti.

dfwfde
Gösterici kalabalıkları, geçen 8 Ocak’ta başkent Tahran’ın batısındaki bazı yolları kapattı (AP)

Yargı erkinin resmi ajansı Mizan’ın aktardığına göre Ejei, pazar günü yaptığı konuşmada İran’ın hiçbir zaman savaş isteyen taraf olmadığını, ancak her türlü saldırgana karşı tüm gücüyle duracağını belirtti. Bazı ülkelerin geçmişte İran’ın yanında yer alırken, “İslam Cumhuriyeti’nin sonunun geldiğini düşündüklerini” de sözlerine ekledi.

Ejei, geçen yıl haziran ayında yaşanan ve 12 gün süren savaşa atıfta bulunarak, müzakereler sürerken savaşı başlatan tarafların, İran’ın “direncini” gördükten sonra ateşkes talep etmek zorunda kaldıklarını söyledi.

“İsyan eylemlerini kim başlattı? Provokatörleri kim silahlandırdı?” diye soran Ejei, “Onları silahlandıranlar bugün ‘gelin müzakere edelim’ diyenlerin ta kendileridir” ifadelerini kullandı.

Orta İran’daki Arak kentinde yargı yetkililerine hitap eden Ejei, “aldatılmış bireyler” ile “asıl unsurların” hesabının ayrı olduğunu belirterek, davaların “yargı usullerine uygun ve her vakanın niteliğine göre” ele alınacağını söyledi.

Son protestolardaki şiddetin benzeri görülmemiş boyutlara ulaştığını savunan Ejei, “sokaklarda ve geçiş noktalarında en vahşi suçları işleyenlerin sıradan vatandaşlar değil; ABD ve Siyonist rejim unsurları tarafından eğitilmiş, kalpsiz teröristler olduğunu” ileri sürdü.

Buna karşılık “aldatılmış unsurların” varlığını kabul eden Ejei, bunların “teröristler ve ayaklanmaların ana unsurlarından ayrı değerlendirileceğini” ve suçlamalarının “her birinin koşullarına göre” inceleneceğini söyledi.

ABD merkezli insan hakları örgütü Hrana, protestolar sırasında çoğu gösterici olmak üzere 6 bin 971 kişinin öldüğünü ve 51 binden fazla kişinin gözaltına alındığını belgelediğini açıkladı.

Ejei ayrıca, protestolar sırasında reform çağrısı yapan ve baskıların araştırılması için ulusal bir gerçekleri araştırma komisyonu kurulmasını isteyen bazı iç aktörleri ve kişileri de eleştirdi.

Velayet-i Fakih’in yanında durmamanın, savaş sırasında Saddam Hüseyin’e sığınanların ve bugün suçlu Siyonistlere yaslananların akıbetiyle sonuçlanacağını savunan Ejei, “Bir zamanlar devrimle birlikte olan, bugün ise bildiri yayımlayan bu kişiler acınacak ve sefil insanlardır” dedi.


İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Ynet haber sitesi bugün, İsrail kabinesinin Batı Şeria’daki arazi tescili ve mülkiyet prosedürlerinde temel değişiklikleri onayladığını bildirdi. Yeni düzenlemeler, Filistinlilere ait bazı evlerin yıkılmasına izin veriyor.

Yedioth Ahronoth’un internet sitesi Ynet, yeni kararların İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria’nın A Bölgesi’nde Filistinlilere ait binaları yıkmasına izin vereceğini ve Batı Şeria genelinde yerleşim faaliyetlerinin önemli ölçüde genişlemesine yol açacağını doğruladı.

zsdcfgt
Batı Şeria’daki İsrail askerleri (Reuters)

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre İsrail kabinesinin aldığı kararlar, Oslo Barış Anlaşmaları kapsamında ilk asker çekilme dalgasında İsrail ordusunun çekilmediği tek şehir olan El Halil’de İsrail-Filistin çatışmasını çözmeye yönelik geçici bir adım olması amaçlanan 1997 El Halil Protokolü’nün ilkelerine aykırı.


Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
TT

Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)

Rusya'nın Başkurdistan Cumhuriyeti'nde cumartesi günü bir üniversite yurdunda bir gencin bıçaklı saldırı dizisi sonucu en az 6 kişi yaralandı. Yaralananlar arasında öğrenciler de var.

Haberlere göre bıçak taşıdığı belirtilen 15 yaşındaki çocuk, cumartesi günü Ufa'daki Devlet Tıp Üniversitesi'nin yurduna girip öğrencilere saldırmaya başladı. Gencin milliyetçi sloganlar attığı ve Nazi sembolü çizdiği bildirildi.

Rusya İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Tümgeneral Irina Volk, RTVI haber sitesine yaptığı açıklamada, "Saldırgan gözaltına alınmaya direndi ve bu sırada iki polis memuru bıçaklandı. Ayrıca şüpheli kendine de zarar verdi" dedi. Şüpheli, ağır yaralı halde yerel bir çocuk hastanesine kaldırıldı.

Moskova'nın yaklaşık 1200 km doğusundaki Ufa'daki yetkililer, olayla ilgili üst düzey soruşturma başlattı. Saldırıda yaralanan en az 4 kişi hastaneye kaldırıldı ve birinin durumunun kritik olduğu düşünülüyor. Yaralananlar arasında Hintli öğrenciler de bulunuyor.

Moskova'daki Hindistan Büyükelçiliği, "Ufa'da talihsiz bir saldırı yaşandı. Aralarında 4 Hintli öğrencinin de bulunduğu birçok kişi yaralandı" açıklamasını yaptı.

Büyükelçilik, yetkililerle temas halinde olduğunu ve "Kazan'daki konsolosluktan yetkililerin yaralı öğrencilere yardım etmek üzere Ufa'ya hareket ettiğini" belirtti.

Görgü tanıkları, kaotik anları "her yer kan içindeydi" diyerek anlattı. Ren TV, yaralıların ambulanslarla hastaneye taşındığını gösteren görüntüleri yayımladı.

Yerel Baza kanalına göre, şüpheli yasaklı bir neo-Nazi örgütüne mensuptu. Economic Times'a göre Rusya'daki üniversitelerde 30 binden fazla Hintli öğrencinin eğitim gördüğü tahmin ediliyor.

Independent Türkçe