Almanya nükleer müzakerelerde taraflara esneklik çağrısında bulundu

Avrupalı bir yetkili, çözüm bekleyen çetin meseleler olduğunu ve çözüm bulmak için çabaladıklarını aktardı.

Avrupa Birliği Elçisi ve müzakerelerin ana koordinatörü Enrique Mora dün Viyana’daki müzakere merkezine geldi (AP)
Avrupa Birliği Elçisi ve müzakerelerin ana koordinatörü Enrique Mora dün Viyana’daki müzakere merkezine geldi (AP)
TT

Almanya nükleer müzakerelerde taraflara esneklik çağrısında bulundu

Avrupa Birliği Elçisi ve müzakerelerin ana koordinatörü Enrique Mora dün Viyana’daki müzakere merkezine geldi (AP)
Avrupa Birliği Elçisi ve müzakerelerin ana koordinatörü Enrique Mora dün Viyana’daki müzakere merkezine geldi (AP)

Nükleer anlaşmanın tarafları, eski Başkan Donald Trump’ın geri çekilmesiyle 3 yıldır yoğun bakım odasına mahkûm ettiği nükleer anlaşmayı Mayıs 2018 yaptırımlarına geri döndürerek yeniden canlandırmak için Viyana’nın merkezindeki lüks bir otelde müzakerelerin altıncı turuna başladılar. İran, Joe Biden yönetiminin müzakere masasına dönmesine, nükleer taahhütleri kademeli olarak askıya aldığı ve uranyum zenginleştirmesinde %60’a ulaştığı bir hamle ile karşılık verdi.
Müzakerelerin altıncı turu, her zamanki gibi anlaşmanın tarafları olan İran, Rusya, Çin, Fransa, İlgiltere, Almanya ve Avrupa Birliği’nin bir araya gelmesiyle başladı. Kapsamlı Ortaklık Eylem Planı Komitesi olarak bilinen görüşmelere katılan ABD heyeti, İran’ın yüzyüze görüşmeyi reddetmesi nedeniyle caddenin karşısındaki başka bir otelde kalıyor.
İran ile ABD arasında mekik diplomasisini yöneten Avrupa Birliği elçisi ve müzakerelerin baş koordinatörü Enrique Mora, müzakerelerin bu turunda bir anlaşmaya varılmasını beklediğini söyledi. Ancak diğer elçiler daha temkinli davranarak hala çözülmemiş pek çok zor sorunun olduğunu ifade ettiler.
Reuters’ın haberine göre, Avrupa Birliği’nden bir sözcünün gazetecilere: “İlerleme kaydediyoruz ancak müzakereler hala çetin geçiyor ve üzerinde anlaşmaya varılan adımların nasıl uygulanacağı da dahil olmak üzere daha görüşülmesi gereken birçok konu var. Hedefimiz, önümüzdeki günlerde nihai bir anlaşmaya varmanın yollarını bulmak” şeklinde konuştu.
Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Maas, tüm tarafları İran nükleer anlaşmasıyla ilgili müzakerelerde esneklik göstermeye çağırdı. Maas Reuters’a verdiği demeçte, “Bu, ilgili tüm tarafların esnekliği ve pragmatizmi ile ilgili. Erteleme, kimsenin çıkarına olmayacaktır” dedi.
Çin’in görüşmelerdeki elçisi, ABD yaptırımlarının çözümü zorlaştıran asıl nokta olduğunu belirtti. Çin’in Birleşmiş Milletler Uluslararası Atom Enerjisi Büyükelçisi Wang Chun, gazetecilere verdiği demeçte, “Onlara (ABD) mesajımız, yaptırımları kaldırmak için harekete geçmekten çekinmemeleridir” dedi. İran’ın anlaşmaya uyum sağlamak için atması gereken adımlarla ilgili olarak ise Wang, “Ana konular prensipte büyük ölçüde tamamlandı. Ancak hala çözülmesi gereken şeyler var” ifadesini kullandı.
Rusya’nın kıdemli temsilcisi Mihail Ulyanov, Twitter’dan yaptığı açıklamada, görüşmelerin katılımcılara, müzakereleri başarılı ve hızlı bir şekilde tamamlamak için daha fazla çalışmanın nasıl düzenleneceği konusunda görüş alışverişinde bulunmaları hususunda olanak sağlayacağını ifade etti.
Başkan Joe Biden yönetimi, yaptırımların genel olarak azaltılmasını ve İran’ın nükleer faaliyeti üzerinde, 2015 anlaşmasında yer alan kısıtlamalara geri dönmesini öngören şartlar altında anlaşmaya geri dönmek istiyor.
Diplomatlar, önerilen eylem dizisini karmaşıklaştıran, ABD’nin çekilmesinden bu yana İran’ın nükleer işleme kapasitesindeki ilerleme ve önümüzdeki hafta İran’da yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimleri gibi birçok faktörün bulunduğunu belirtiyor.
ABD, Perşembe günü, üç İranlı eski yetkiliye ve İran’la petrokimya ticareti yapan iki şirkete yönelik yaptırımları kaldırdı. Her ne kadar bir ABD’li yetkili bunu rutin bir adım olarak nitelendirse de bu, Washington’un, kendisini haklı çıkaran sebepler olduğunda yaptırımları hafifletmeye istekli olduğunu gösteriyor.
Cuma günü geç saatlerde açıklama yapan İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Said Hatibzade, “ABD’nin, seçtiği kimselerden yaptırımları kaldırması, nükleer müzakerelerle ilgili değildir. Özellikle de yenilenen ekonomik terörizm ile kıyaslandığında bunun bir iyi niyet göstergesi olduğu da söylenemez” değerlendirmesinde bulundu. Görünüşe göre Hatibzade, İran Devrim Muhafızlarına bağlı olan Kudüs Gücü’ne ve İran yanlısı Husi milislere fon sağladığı iddia edilen bir ağa Perşembe günü uygulanan yeni ABD yaptırımlarından bahsediyordu.
Hatibzade, Washington’a yaptırımları “etkili ve doğrulanabilir” bir şekilde kaldırması çağrısında bulunarak, İran’ın, Viyana görüşmelerinde 2015 nükleer anlaşmasının yeniden uygulamaya koyulması yönündeki ana taleplerinden birini yineledi.  
Amerikan ve İran elçileri, altıncı tura katılmak için Viyana’ya gelmelerinden saatler önce, Twitter üzerinden birbirlerini eleştirdiler.
ABD’nin İran özel elçisi Rob Malley cuma akşamı twitter hesabından, siyasi tutuklu Sasan Nik Nafs’ın ölümüyle ilgili üzüntüsünü dile getirerek, onun, sosyal medyada görüşlerini ifade ettiği için tutuklanan 36 yaşında iki çocuk babası biri olduğunu ve sağlık izninden mahrum bırakıldığını belirtti. Tweet’inin sonunda ise insan haklarının gerekliliği çağrısında bulundu.
İran’ın başmüzakerecisi Abbas Arakçi, Malley’in tweetine üstü kapalı bir gönderme de bulunarak “Timsah gözyaşlarına gerek yok. Trump gitti ancak yasadışı ve cezai yaptırımlar devam ediyor. Korona salgınının ortasında ekonomik terörizm bir insanlık suçudur” şeklinde bir tweet paylaştı.
Tahran Üniversitelerinde siyaset bilimi profesörü olan Sadık Ziba, Arakçi’nin yanıt verme şeklini eleştirdi ve Twitter’da şunları yazdı: “Malley, Sasan Nik Nafs’ın ölümünden pişmanlık duyuyor. Ancak Arakçi, Amerika’yı timsah gözyaşı dökmekle suçluyor. Nik Nafs’ın ailesine taziyelerini ileterek ve yetkililerin ölüm nedenlerini araştırdığını söyleyip başka bir şekilde cevap verebilirdi. Hangisi okuyanların daha çok saygısını kazanırdı?”
İran insan hakları merkezleri, Nik Nafs’ın “rejime karşı propaganda yapmak ve birinci ve ikinci liderlere (Humeyni ve Hamaney) hakaret etmek” suçlamasıyla hapis cezasını çekerken kaldığı Feşuya hapishanesinde öldüğünü açıkladılar.
İran’ın Birleşmiş Milletler Daimî Büyükelçisi Mecid Takht Ravançi, yaptığı açıklamada, mevcut ABD yönetiminin nükleer anlaşmaya yönelik politikasını değiştirme “iddialarının” sadece laf olduğunu, pratikte ABD’nin İran’a karşı maksimum baskı politikasının devam ettiğini belirtti.
Devrim Muhafızlarına bağlı Fars haber ajansının konuşan Ravançi, "ABD'nin nükleer anlaşmaya dönüşündeki gerçek siyasi yönetimi, yaptırımların pratik olarak kaldırılması doğrulanana kadar belirlenmeyecek" değerlendirmesinde bulundu.



İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
TT

İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, bugün (pazar) yaptığı açıklamada, ABD’nin müzakereleri “aldatma, hile ve zaman kazanma aracı” olarak kullanmayı hedeflemesi halinde bunun bir “yanılsama” olacağını söyledi. Ejei, “Müzakerelere dair hiçbir umut ve güven yoktur” dedi.

Washington ile Tahran arasında ilk tur görüşmeler cuma günü Umman’da yapılmış, taraflar görüşmeleri “olumlu” olarak nitelemiş ve yakın zamanda sürdürme niyetlerini açıklamıştı.

Söz konusu görüşmeler, İran’da rejim karşıtı geniş çaplı protesto dalgasının zirveye ulaşmasından yaklaşık bir ay sonra gerçekleşti. Protestolar sırasında yürütülen ve insan hakları örgütlerinin “benzeri görülmemiş” olarak nitelediği güvenlik operasyonlarında binlerce kişinin hayatını kaybettiği belirtiliyor.

ABD Başkanı Donald Trump, başlangıçta protestoların bastırılması nedeniyle Tahran’a karşı askeri seçenekleri gündeme getirmiş, hatta göstericilere “yardım yolda” mesajı vermişti. Ancak Trump’ın son günlerdeki söylemi, İran’ın nükleer programını dizginlemeye odaklandı. Bu çerçevede ABD, başını “USS Abraham Lincoln” uçak gemisinin çektiği bir deniz görev grubunu bölgeye sevk etti. İran yönetimi ise Trump’ın İran’a saldırı tehditlerini hayata geçirme ihtimalinden ciddi endişe duyuyor. Tahran, olası bir saldırı halinde bölgedeki ABD üslerini hedef alacağı ve Hürmüz Boğazı’nı kapatabileceği uyarısında bulundu.

Yargı Erki Başkanı, müzakere çağrısı yapan taraflara dair “ne umut ne de güven” olduğunu vurgulayarak, ABD’ye bu yolda güvenilemeyeceğini söyledi. Mevcut diyalog çağrılarının, “şiddeti kışkırtan ve sabotajcıları silahlandıran aynı taraflardan” geldiğini ifade etti.

dfwfde
Gösterici kalabalıkları, geçen 8 Ocak’ta başkent Tahran’ın batısındaki bazı yolları kapattı (AP)

Yargı erkinin resmi ajansı Mizan’ın aktardığına göre Ejei, pazar günü yaptığı konuşmada İran’ın hiçbir zaman savaş isteyen taraf olmadığını, ancak her türlü saldırgana karşı tüm gücüyle duracağını belirtti. Bazı ülkelerin geçmişte İran’ın yanında yer alırken, “İslam Cumhuriyeti’nin sonunun geldiğini düşündüklerini” de sözlerine ekledi.

Ejei, geçen yıl haziran ayında yaşanan ve 12 gün süren savaşa atıfta bulunarak, müzakereler sürerken savaşı başlatan tarafların, İran’ın “direncini” gördükten sonra ateşkes talep etmek zorunda kaldıklarını söyledi.

“İsyan eylemlerini kim başlattı? Provokatörleri kim silahlandırdı?” diye soran Ejei, “Onları silahlandıranlar bugün ‘gelin müzakere edelim’ diyenlerin ta kendileridir” ifadelerini kullandı.

Orta İran’daki Arak kentinde yargı yetkililerine hitap eden Ejei, “aldatılmış bireyler” ile “asıl unsurların” hesabının ayrı olduğunu belirterek, davaların “yargı usullerine uygun ve her vakanın niteliğine göre” ele alınacağını söyledi.

Son protestolardaki şiddetin benzeri görülmemiş boyutlara ulaştığını savunan Ejei, “sokaklarda ve geçiş noktalarında en vahşi suçları işleyenlerin sıradan vatandaşlar değil; ABD ve Siyonist rejim unsurları tarafından eğitilmiş, kalpsiz teröristler olduğunu” ileri sürdü.

Buna karşılık “aldatılmış unsurların” varlığını kabul eden Ejei, bunların “teröristler ve ayaklanmaların ana unsurlarından ayrı değerlendirileceğini” ve suçlamalarının “her birinin koşullarına göre” inceleneceğini söyledi.

ABD merkezli insan hakları örgütü Hrana, protestolar sırasında çoğu gösterici olmak üzere 6 bin 971 kişinin öldüğünü ve 51 binden fazla kişinin gözaltına alındığını belgelediğini açıkladı.

Ejei ayrıca, protestolar sırasında reform çağrısı yapan ve baskıların araştırılması için ulusal bir gerçekleri araştırma komisyonu kurulmasını isteyen bazı iç aktörleri ve kişileri de eleştirdi.

Velayet-i Fakih’in yanında durmamanın, savaş sırasında Saddam Hüseyin’e sığınanların ve bugün suçlu Siyonistlere yaslananların akıbetiyle sonuçlanacağını savunan Ejei, “Bir zamanlar devrimle birlikte olan, bugün ise bildiri yayımlayan bu kişiler acınacak ve sefil insanlardır” dedi.


İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Ynet haber sitesi bugün, İsrail kabinesinin Batı Şeria’daki arazi tescili ve mülkiyet prosedürlerinde temel değişiklikleri onayladığını bildirdi. Yeni düzenlemeler, Filistinlilere ait bazı evlerin yıkılmasına izin veriyor.

Yedioth Ahronoth’un internet sitesi Ynet, yeni kararların İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria’nın A Bölgesi’nde Filistinlilere ait binaları yıkmasına izin vereceğini ve Batı Şeria genelinde yerleşim faaliyetlerinin önemli ölçüde genişlemesine yol açacağını doğruladı.

zsdcfgt
Batı Şeria’daki İsrail askerleri (Reuters)

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre İsrail kabinesinin aldığı kararlar, Oslo Barış Anlaşmaları kapsamında ilk asker çekilme dalgasında İsrail ordusunun çekilmediği tek şehir olan El Halil’de İsrail-Filistin çatışmasını çözmeye yönelik geçici bir adım olması amaçlanan 1997 El Halil Protokolü’nün ilkelerine aykırı.


Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
TT

Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)

Rusya'nın Başkurdistan Cumhuriyeti'nde cumartesi günü bir üniversite yurdunda bir gencin bıçaklı saldırı dizisi sonucu en az 6 kişi yaralandı. Yaralananlar arasında öğrenciler de var.

Haberlere göre bıçak taşıdığı belirtilen 15 yaşındaki çocuk, cumartesi günü Ufa'daki Devlet Tıp Üniversitesi'nin yurduna girip öğrencilere saldırmaya başladı. Gencin milliyetçi sloganlar attığı ve Nazi sembolü çizdiği bildirildi.

Rusya İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Tümgeneral Irina Volk, RTVI haber sitesine yaptığı açıklamada, "Saldırgan gözaltına alınmaya direndi ve bu sırada iki polis memuru bıçaklandı. Ayrıca şüpheli kendine de zarar verdi" dedi. Şüpheli, ağır yaralı halde yerel bir çocuk hastanesine kaldırıldı.

Moskova'nın yaklaşık 1200 km doğusundaki Ufa'daki yetkililer, olayla ilgili üst düzey soruşturma başlattı. Saldırıda yaralanan en az 4 kişi hastaneye kaldırıldı ve birinin durumunun kritik olduğu düşünülüyor. Yaralananlar arasında Hintli öğrenciler de bulunuyor.

Moskova'daki Hindistan Büyükelçiliği, "Ufa'da talihsiz bir saldırı yaşandı. Aralarında 4 Hintli öğrencinin de bulunduğu birçok kişi yaralandı" açıklamasını yaptı.

Büyükelçilik, yetkililerle temas halinde olduğunu ve "Kazan'daki konsolosluktan yetkililerin yaralı öğrencilere yardım etmek üzere Ufa'ya hareket ettiğini" belirtti.

Görgü tanıkları, kaotik anları "her yer kan içindeydi" diyerek anlattı. Ren TV, yaralıların ambulanslarla hastaneye taşındığını gösteren görüntüleri yayımladı.

Yerel Baza kanalına göre, şüpheli yasaklı bir neo-Nazi örgütüne mensuptu. Economic Times'a göre Rusya'daki üniversitelerde 30 binden fazla Hintli öğrencinin eğitim gördüğü tahmin ediliyor.

Independent Türkçe