Ramallah Filistin’de bölünmeyi sonlandırmada kararlı

Gazzeli balıkçılar, İsrail'in balıkçılık alanını daraltmasını dün protesto etti (AFP)
Gazzeli balıkçılar, İsrail'in balıkçılık alanını daraltmasını dün protesto etti (AFP)
TT

Ramallah Filistin’de bölünmeyi sonlandırmada kararlı

Gazzeli balıkçılar, İsrail'in balıkçılık alanını daraltmasını dün protesto etti (AFP)
Gazzeli balıkçılar, İsrail'in balıkçılık alanını daraltmasını dün protesto etti (AFP)

Filistin kaynakları, Filistin Otoritesi’nin Filistinlilerin ve Filistin'le ilgili her şeyin meşru adresi Gazze Şeridi'nin yeniden inşasını üstlenmekte ısrar ettiğini, bu meseleye herhangi bir taraftan önem verilmemesini eleştirdiğini aktardı.
Şarku’l Avsat’a konuşan yerel kaynaklar, yetkililerin son savaşın ardından Gazze dosyasının ele alınış biçiminden memnun olmadığını belirterek “Tarafları bölünme konusunda ilerlemeye ve bunu pekiştirmeye teşvik etmek olarak anlaşılabilecek adımlar var” ifadelerini kullandı. Aralarında Filistin Başbakan Yardımcısı Ziyad Ebu Amr, Ekonomi Bakanı Halid el-Useyli, Filistin Bayındırlık ve İskan Bakanı Muhammed Ziyara, Filistin Tarım Bakanı Riyad Atari, Yerel Yönetim Bakanı Mecdi es-Salih, Sivil İşler Kurumu vekili Eymen Kandil ve Başbakanlık Ofisi Müsteşarı İstifan Selame’nin de bulunduğu bir bakanlar heyeti, Gazze Şeridi'nin yeniden inşası dosyasını bu konudan sorumlu Mısırlı yetkililerle görüşmek üzere dün Kahire'ye yöneldi.
Mısır'ın Filistinli grupların bu süreci denetlemek için bir komite oluşturma talebini kabul etmesi, ancak Otorite’nin bunu reddetmesi ve bu süreci devralacağı yönünde ısrar etmesi ardından söz konusu dosya üzerinde anlaşmazlıklar patlak vermiş, tarafların geçtiğimiz Cumartesi günü Kahire’de yapılması planlanan toplantıları ertelenmişti.
Başbakan Muhammed İştiyye, son bakanlar toplantısında yaptığı açıklamada hükümetinin ‘Gazze Şeridi’ni yeniden inşa etme sürecini uygulayacağını, sağlık, elektrik, ekonomi, tarım ve yerel yönetim kurumları başta olmak üzere tüm sektörlere verilen zararın belirlenmesinin yanı sıra altyapı, konutlar ve kulelerin maruz kaldığı hasarı belirlemeye başladığını’ ifade etmişti. Filistin Başbakanı, “Yeniden yapılanma sürecini takip etmek üzere bakanlar, sivil toplum ve özel sektörden oluşan bir ekip oluşturulacaktır. Yeniden yapılanmanın Filistin hükümeti aracılığıyla gerçekleştirilmesi konusunda tüm dünya ülkeleri ile mutabık kalınmıştır” ifadelerini kullanmıştı. 
Filistin Maliye Bakanı Şükri Beşşara, dün, Dünya Bankası Orta Doğu ve Kuzey Afrika Başkan Yardımcısı Ferid Belhac başkanlığında Dünya Bankası Grubu'ndan üst düzey bir heyet ile bir araya geldi. Taraflar, iki taraf arasındaki işbirliğini geliştirmenin yollarını, Dünya Bankası'nın Filistin'e sağladığı desteği, İsrail'in Gazze Şeridi'ne yönelik son saldırısında tüm hayati ve ekonomik sektörlere verdiği zararlar hakkında bir rapor hazırlama çabaları, aynı zamanda ekonomiyi yeniden inşa etme ve canlandırma yollarını ele aldı. Dünya Bankası heyetinde Dünya Bankası İcra Direktörü Mirza Hassan ve Dünya Bankası Grubu kuruluşlarından Uluslararası Finans Kurumu (IFC) Direktörü Yusuf Habeş de yer aldı. Maliye Bakanı ile görüşmelerin iyi geçtiğini belirten Belhac, Dünya Bankası'nın Birleşmiş Milletler (BM) ve Avrupa Birliği'ndeki (AB) ortaklarıyla birlikte Gazze Şeridi'nin tahribatını ve gerekli ihtiyaçlarını değerlendirmek için çalışacağını vurguladı.
Filistin Otoritesi ile gruplar ve bölge ülkeleri arasındaki mevcut anlaşmazlıklar, Kahire'nin bölünmeyi sona erdirme sürecini tamamlama, Gazze Şeridi'nin yeniden inşasına yardımcı olma ve yeni bir siyasi süreç başlatma yönündeki planlarını karmaşıklaştırıyor. Diğer yandan Hamas bir kurtuluş örgütü kurulması yönünde ısrar ederken Fetih Hareketi ise her şeyden önce bir uyum hükümeti kurulmasını istiyor.
Ekonomik egemenlik konusunda dün Gazze’de yeni bir tartışma patlak verdi. Gazze'deki Yüksek İdari Komite, otomobil ithalatçılarının Mısır'dan yeni ve 2015 yılı sonrasında kullanılmış eski otomobil ithalatına izin veren bir karar yayınladı. Karar sayesinde Gazze'deki Hükümet Komisyonu gelirleri artabilir.
Resmi bir kaynağın bildirdiğine göre Filistin Otoritesi, araç ithalatının kuzey Gazze Şeridi'ndeki Beyt Hanun Kapısı'ndan Refah Kapısı'na yönlendirilmesini bir bölünme planının parçası olarak değerlendirdi. Gazze’ye araba ithalatına geçmişte birkaç kez izin veren Mısır makamları, aynı zamanda inşaat çimentosu, ilaç ve mal miktarlarına ek olarak, büyük miktarlarda gaz, benzin ve dizelin özel kullanım için girişine neredeyse günlük olarak imkan sağlamıştı.



İsrail ordusu, Gazze'de kendi adına çalışan 5 milis gücüne sahip olmakla övünüyor

 Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)
Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)
TT

İsrail ordusu, Gazze'de kendi adına çalışan 5 milis gücüne sahip olmakla övünüyor

 Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)
Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)

İsrail ordusu, Gazze Şeridi’nde Hamas’a karşı faaliyet gösteren 5 Filistinli milis grubun oluşturulmasıyla övünürken, iktidardaki sağ çevreler bu grupların rolü konusunda uyarılarda bulunuyor. Sağcı çevreler, bu tür yapılanmaların en iyi ihtimalle para hırsıyla hareket ettiğini, daha fazla ödeme yapan bir taraf bulmaları hâlinde İsrail’e karşı da dönebilecekleri görüşünü dile getiriyor.

Ordu bu eleştirilere verdiği yanıtta, söz konusu güçlerin yakından izlendiğini ve dikkatli davranıldığını vurguladı. Açıklamada, bu milislerin bugün “sarı hat” olarak adlandırılan bölgede Hamas hücrelerine karşı görevler yürüttüğü, bu görevlerin İsrail ordusu tarafından yapılması hâlinde askerlerin hayatının ciddi risk altına gireceği ifade edildi.

Ordu, bu grupların Hamas’a yönelik suikastlar gerçekleştirdiğini ve onları kamuoyu önünde küçük düşürdüğünü ileri sürdü.

Ancak sağ kanat bu değerlendirmelere temkinli yaklaşıyor. Bu milislerin kişisel çıkarlara, aşiretler arası çatışmalara ve suç çeteleri arasındaki rekabete dayandığını savunan sağcılar, bu yapılarla güvenli ilişkiler kurulamayacağını belirtiyor.

Gazze’de silahlı bir milis gruba liderlik eden ve yakın zamanda öldürülen Yasir Ebu Şebab (Yediot Aharonot)

Gazze’de silahlı bir milis gruba liderlik eden ve yakın zamanda öldürülen Yasir Ebu Şebab (Yediot Aharonot)

İsrailli kaynaklara göre Gazze’de hâlihazırda faaliyet gösteren 5 silahlı milis grubu bulunuyor: İlki kuzeyde Beyt Lahiya bölgesinde ve Eşref el-Mansi tarafından yönetiliyor. İkincisi Gazze kentinin kuzeyindeki Şucaiyye Mahallesi yakınlarında, lideri Rami Adnan Halis. Üçüncüsü orta kesimde Deyr el-Belah civarında ve Şevki Ebu Nasira tarafından yönetiliyor. Dördüncüsü Han Yunus’ta, lideri Husam el-Esdal. Beşinci milis ise Refah’ta faaliyet gösteriyordu ve Yasir Ebu Şebab tarafından yönetiliyordu; Şebab’ın öldürülmesinin ardından yerini Gassan ed-Dehini aldı. Gazze’de son dönemde ed-Dehini’nin bir suikast girişiminde yaralandığına dair söylentiler yayıldı.

Yediot Aharonot gazetesine konuşan güvenlik kaynakları, kuzey ve güneyde faaliyet gösteren milislerin aşiretlere dayandığını ve suç geçmişi olan kişiler tarafından kontrol edildiğini belirtirken, orta kesimdeki iki grubun liderlerinin geçmişte Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) ile bağlantılı isimler olduğunu belirtti. Bu nedenle söz konusu iki grubun ulusal saiklerle hareket ediyor olabileceği ve İsrail ordusunun aslında Filistin çıkarları doğrultusunda kullanılıyor olabileceği ihtimali dile getirildi.

Gazete, İsrail çevrelerinde bu silahların kontrolden çıkabileceği ve ister milis liderlerinin elinden çıksın isterse bölgedeki diğer tarafların eline geçsinler, işgal ordusuna karşı kullanılmaları olasılığı konusunda endişeler olduğunu belirtti.

Han Yunus’ta İsrail yanlısı bir milis grubuna liderlik eden Husam el-Esdal (Filistin Basın Ağı sayfası)Han Yunus’ta İsrail yanlısı bir milis grubuna liderlik eden Husam el-Esdal (Filistin Basın Ağı sayfası)

Gazete ayrıca, işgal ile iş birliği yapan Gassan ed-Dehini’nin yayımladığı ve Hamas ile direniş güçlerini tehdit ettiği videoya da değindi. Videoda ed-Dehini’nin, Refah’ta İsrail hava desteği altında esir alınan Kassam Tugayları saha komutanı Edhem el-Aker’e hakaret ettiği görülüyor. Videoda ed-Dehini’nin, Gazze’de daha önce bulunmayan kamuflajlı askeri üniforma ve kurşun geçirmez yelek giydiği, nadir ve pahalı bir sigara içtiği, arka planda ise modern “pick-up” araçların ve yakın mesafede İsrail askeri mevzisi olduğu tahmin edilen bir binanın yer aldığı ifade edildi.

Öte yandan, CNN ve Wall Street Journal, İsrail kaynaklarına atıfta bulunarak, İsrail’in bu milisleri çok sayıda tüfek ve mühimmatla silahlandırdığını yazdı. Bu durum, Oslo Anlaşmaları döneminde İsrail’in Filistin Yönetimi’ne silah edinme izni vermesini ve sağ kesimin o dönemde dile getirdiği “Onlara silah vermeyin” sloganını hatırlattı.

Wall Street Journal, yedek subaylara dayandırdığı haberinde, İsrail’in Hamas’a karşı faaliyet gösteren bu milislere yaptığı yatırımları artırdığını, askeri teçhizat sağladığını, üyelerini İsrail’deki hastanelerde tedavi ettirdiğini ve ailelerine destek verdiğini belirtti. Gazete, bu kişilerin bazılarının Filistin Yönetimi ile bağlantılı olduğunu, özellikle Refah’taki bazı unsurların ise suç kayıtlarının bulunduğunu yazdı.

Gazze’deki Cibaliye Mülteci Kampı’nda Hamas’a bağlı Kassam Tugayları mensuplarının önünde duran Filistinli bir çocuk (Arşiv – EPA)Gazze’deki Cibaliye Mülteci Kampı’nda Hamas’a bağlı Kassam Tugayları mensuplarının önünde duran Filistinli bir çocuk (Arşiv – EPA)

Haberde, İsrail’in bu gruplara yakıt, gıda, araç, hatta sigara sağladığı; onları İsrail askerlerine yakın “sarı hat” bölgesinde konuşlandırmaya yardımcı olduğu ve bu desteğin maliyetinin İsrail güvenlik bütçesinden on milyonlarca şekele ulaşabileceği ifade edildi.

Şarku’l Avsat’ın Yediot Aharonot'tan aktardığına göre İsrail güvenlik kurumları içinde bu milislerin desteklenmesi konusunda görüş ayrılığı bulunuyor. Destekleyenler, bu yaklaşımın Hamas’a karşı taktiksel fayda sağladığını ve askerler üzerindeki riski azalttığını savunurken; karşı çıkanlar, silahların başka ellere geçmesi ya da bazı unsurların Filistin toplumuna yeniden entegre olabilmek için İsrail’e karşı dönmesi ihtimaline dikkat çekiyorlar.

Gazete, bu milislerin Hamas ve askeri kanadıyla baş edebilecek birleşik örgütsel yapıya sahip olmadığını, fiilen sadece İsrail ordusu ve Şin Bet’in denetimi altında hareket ettiklerini vurguladı.

Sonuç bölümünde Yediot Aharonot, bu grupların kısa vadeli taktik çözüm sunabileceğini, özellikle geniş çaplı yıkım operasyonları öncesinde Hamas mensuplarını tünellerde veya enkaz altında aramak için kullanılabileceğini belirtti. Ancak, örgütsel çatıdan yoksun bu yapıların Hamas’ın yerine geçme şansının bulunmadığını, Hamas’ın ateşkes sürecinde gücünü yeniden toparladığını ve kontrolünü pekiştirdiğini kaydetti.

Gazeteye konuşan sağcı bir siyasi kaynak, bu milislerin İsrail’e Lübnan Savaşı’nı hatırlattığını belirtti. O dönemde İsrail’in Filistin Kurtuluş Örgütü’ne ve daha sonra Hizbullah’a karşı Lübnanlı milisleri devreye soktuğunu hatırlatan kaynak, bu milislerin Sabra ve Şatilla mülteci kamplarında katliamlar gerçekleştirdiğini ve bunun sorumluluğunun İsrail’e yüklendiğini belirtti. Bu nedenle aşırıya kaçılmaması ve bu tür gruplara bel bağlanmaması gerektiğini vurguladı.


Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı: Silahlarını bırakıp barış yolunu seçen herkesi memnuniyetle karşılıyoruz

Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)
Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)
TT

Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı: Silahlarını bırakıp barış yolunu seçen herkesi memnuniyetle karşılıyoruz

Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)
Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)

Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Abdulfettah el-Burhan yaptığı açıklamada, devletin barışı veya ateşkesi reddetmediğini, ancak ateşkesin "düşmanı yeniden güçlendirmek için bir fırsat" olmaması gerektiğini söyleyerek, Hızlı Destek Kuvvetleri'ne (HDK) atıfta bulundu.

Egemenlik Konseyi tarafından dün yayınlanan açıklamada belirtildiği üzere, Burhan Cezire Eyaleti'ne yaptığı ziyarette, "silahlarını bırakıp barış yolunu benimseyen herkesi memnuniyetle karşıladığını" ifade etti. Ayrıca, "ülkeye ve orduya karşı kışkırtıcılık yapanların hesap vereceğini" vurguladı.

ABD Başkanı Donald Trump perşembe günü yaptığı açıklamada, ülkesinin Sudan'daki savaşı sona erdirmek için yoğun çaba sarf ettiğini ve buna çok yaklaştığını söyledi.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Sudan ordusu ile HDK arasındaki savaş, sivil yönetime geçiş için seçimlere yol açması beklenen geçiş döneminde yaşanan iktidar mücadelesinin ardından 2023 Nisan ayının ortalarında patlak verdi.


Sudanlı doktorlar, Kuzey Kordofan'da HDK saldırısında 24 kişinin öldüğünü bildirdi

Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)
Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)
TT

Sudanlı doktorlar, Kuzey Kordofan'da HDK saldırısında 24 kişinin öldüğünü bildirdi

Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)
Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)

Sudan Doktorlar Ağı'na göre Hızlı Destek Kuvvetlerinin (HDK yerinden edilmiş insanları taşıyan bir araca saldırısı sonucu, aralarında sekiz 8 çocuğun ve birkaç kadının da bulunduğu 24 kişi hayatını kaybetti.

Ağ, aracın Güney Kurdufan eyaletinden kaçan yerinden edilmiş insanları taşıdığını ve el-Rahad şehrine geldiğinde hedef alındığını, bunun sonucunda ikisi bebek olmak üzere 24 kişinin öldüğünü ve çok sayıda kişinin de tedavi için şehrin hastanelerine kaldırıldığını belirtti.

Doktorlar Ağı, bölgenin ciddi tıbbi kaynak sıkıntısı çektiği, bu durumun yaralı ve yerinden edilmiş kişilerin acılarını daha da artırdığı son derece karmaşık sağlık ve insani koşullar altında saldırının gerçekleştiğini ifade etti.