Uzmanlar, Eriksen'in rahatsızlığını değerlendirdi... Prof. Başer: Futbol geleceğine ileri tetkiklerle devam kararı verilmeli; Prof. Atar: İki kez Kovid-19'a yakalanan yakın takipte kalmalı

Danimarkalı futbolcular, Eriksen'e müdahale esnasında görüntü alınmasını önlemek için etrafında çember oluşturdu / Fotoğraf: AFP
Danimarkalı futbolcular, Eriksen'e müdahale esnasında görüntü alınmasını önlemek için etrafında çember oluşturdu / Fotoğraf: AFP
TT

Uzmanlar, Eriksen'in rahatsızlığını değerlendirdi... Prof. Başer: Futbol geleceğine ileri tetkiklerle devam kararı verilmeli; Prof. Atar: İki kez Kovid-19'a yakalanan yakın takipte kalmalı

Danimarkalı futbolcular, Eriksen'e müdahale esnasında görüntü alınmasını önlemek için etrafında çember oluşturdu / Fotoğraf: AFP
Danimarkalı futbolcular, Eriksen'e müdahale esnasında görüntü alınmasını önlemek için etrafında çember oluşturdu / Fotoğraf: AFP

2020 Avrupa Futbol Şampiyonası'nda (EURO 2020) cumartesi günü oynanan Danimarka-Finlandiya maçında Christian Eriksen'in kalbinden rahatsızlanarak yerde kalmasının yankıları sürüyor.
B Grubu'ndaki ilk maçında Finlandiya ile karşılaşan Danimarka'da Eriksen, müsabakanın 41. dakikasında aniden yere yığılmıştı. Olay sonrası sahaya giren sağlık ekipleri, 29 yaşındaki futbolcuya kalp masajı yapmış ve ardından oyuncu hayata tutunmayı başarmıştı.
Tüm bunlar yaşanırken Danimarkalı oyuncuların tedavi sırasında görüntü alınmaması için Eriksen'in etrafında bir çember oluşturması ise akıllara kazınmıştı.
Yaşananların ardından hayata döndürülen ve hastaneye götürülen Eriksen'in durumunun stabil olduğu, ileri tetkikleri için hastanede tedavisine devam edeceği bildirilmişti.
Yıldız futbolcunun ani rahatsızlığı tüm dünyayı etkilerken birçok federasyon, kulüp ve sporcu, Eriksen için geçmiş olsun mesajı yayınladı.
Futbolcu da yayımladığı mesajıyla iyi olduğunu belirtti ancak bu ani rahatsızlığının sebebinin ortaya çıkartılması gerektiğini ifade etti. 
Eriksen'in sahada aniden rahatsızlanması akıllara "futbola devam edebilecek mi" sorusunu getirdi.
Kadıköy Medicana Hastanesi'nden Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Bengi Başer ile Türk Kardiyoloji Derneği, Aritmi Çalışma Grubu Başkanı Prof. Dr. İlyas Atar, Danimarkalı oyuncunun rahatsızlığına neden olabilecek koşulları, oyuncunun futbol kariyeri ve bundan sonra yapılması gerekenlerle ilgili Independent Türkçe'ye açıklamalarda bulundu.

"Yapılacak ileri tetkiklerle karar verilmelidir" 
Danimarka-Finlandiya maçında Christian Eriksen'in sahada yere düşmesini "ani kalp durması" olarak nitelendiren Prof. Dr. Bengi Başer, yaşanan olayın bir çok nedene bağlı olabileceğini söyledi.
"Nedeni kalp krizi de olabilir ciddi bir ritim bozukluğu da" diyen Prof. Başer, "Kovid-19 sonrası gelişmiş miyokardit nedeniyle ya da kalbin elektriksel yollarında oluşan sebebi belirsiz bir kısır döngü olabilir veya ilaç yan etkisi, elektrolit bozukluğu, altta yatan doğumsal bir patoloji de olabilir. Bunu bilmiyoruz. Öncelikle tüm bunların incelenmesi gerekir. Ancak dışarıdan söyleyebileceğimiz tek şey ani kalp durmasıdır. O nedenle yapılan masaj ve orada verilmiş muhtemel ilaçlar, elektroşok yapılmış olması geri döndürülmesini sağlamada önemlidir" diye konuştu. 

"OED cihazı bulundurmak hayat kurtarır"
Eriksen'e müdahale esnasında kameralara yansıyan Otomatik Eksternal Defibrilatör (OED) cihazının hayati önem taşıdığına değinen Başer, şöyle devam etti: 
"Burada en önemlisi kalp masajı ve sonrasında OED cihazıyla şoklayarak ritim bozukluğunu düzeltmek oldu. Mesela Ventriküler fibrilasyon dediğimiz ciddi ritim bozukluğu gelişmiş olabilir ki bu durumda saniyeler içinde müdahale gerekir. Bu cihaz sayesinde Eriksen'i hayata döndürmüş olabilirler. Bu durum pek çok mekanda insanların başına gelebilir. O nedenle alışveriş merkezleri, hava alanları, spor salonları gibi mekanlarda, bu cihazların bulunması ve çalışanlara verilecek ilk yardım eğitimleri ile burada olduğu gibi can kurtarmak mümkün olacaktır." 
Oyun esnasında ambulansın olay yerine gelmesinin beklenmemesi ile ilgili yapılan eleştirilerin yersiz olduğunu dile getiren Başer, "Bu durumda saniyeler önemlidir. Dolayısıyla ambulansı bekleyene kadar olabildiğince hızlı ve ellerinin altında olan taşınabilir sistemle müdahale edilir. Benim de başıma geldi. Uçakta stent takılı, diyabeti olan Amerikalı bir iş insanını hayata döndürmüştüm. Ancak buna her zaman şansınız olmayabilir. Çünkü uçakta benzer bir OED cihazı vardı. Her havayolu bunu bulundurmasa da olduğunda saniyeler önemli oluyor. Masaj ve elektroşok cihazı yardımıyla ambulans gelene kadar hastayı kurtarmış oluyorsunuz. Nitekim Eriksen'de de böyle oldu. Orada ambulansın beklenmesi gibi bir durum söz konusu olmaz çünkü zamanla yarışıyorsunuz" değerlendirmesinde bulundu. 

"Böyle ani bir rahatsızlığı aşıya bağlamak büyük bir ön yargı ve aşı karşıtlarının fırsatçılığı"
Eriksen'in ani rahatsızlığı sonrası aşı karşıtı çevrelerin durumu futbolcunun Kovid-19 aşısı olmasıyla bağdaştırmasına tepki gösteren Başer, "Bir de bu garip iddialar var. Bunlar anlamsız tepkilerdir. Böyle ani bir rahatsızlığı aşıya bağlamak son derece ön yargılı bir yaklaşımdır" dedi. 
Oyuncunun daha önce iki kez Kovid-19 geçirmesini de yorumlayan Başer, şunları kaydetti:
"Miyokardite bağlı olabilecek bir durum bu. Bununla ilgili birtakım çalışmalar yürütüyoruz. Kovid-19 geçirenlerde karşılaştığımız bir hastalık. Yapılan bir çalışmada Kovid-19 geçiren sporcularda yüzde 10'lar civarında izlendiği belirtildi. Hastalığın çoğu hafif geçse de miyokardit dediğimiz kalp kası iltihabı ritim bozukluklarına zemin hazırladığı için oldukça önemlidir. Pandemi sürecinde ABD'de yapılan çalışmalara göre Kovid-19 geçiren hastalarda ani ölümlerde iki-üç kat artmadan söz edilmişti. Ya da Kovid-19'a bağlı kalp krizi olabilir. Kovid-19 geçirenlerde damarlardaki plaklar damar iç yüzeyinin iltihabıyla birlikte ilerleyerek ciddi damar tıkanıklıklarına ya da kalp krizlerine zemin hazırlayabiliyor. Bu nedenle Kovid-19 kalp damar sistemi açısından oldukça önemlidir. Özellikle sporla uğraşanlar ve ek riskleri olanların Kovid-19 geçirdikten sonra mutlaka kalp muayenelerini yaptırmaları önemli."

Eriksen, yapılan müdahalenin ardından sedye ile saha kenarına alındı / Fotoğraf: AFP
"Eriksen'in böyle bir rahatsızlıktan sonra devam etmesi riskli olabilir"
ABD'de CDC'nin Kovid-19'u orta ve ağır şiddette geçiren çocuklar için genellikle 3 ay kadar spordan uzak durmalarını tavsiye ettiğini söyleyen Başer, "Çocuklar için olanlar büyükler için de sözkonusu olabilir. Miyorkardit geçirdiyse oldukça önemli. Eriksen'e Kovid-19 sonrası MR veya kardik inceleme yapılıp bir patoloji saptandı mı onu tam bilemiyorum. Olasılıkları değerlendirerek konuşuyorum. Ancak profesyonel sporcularda miyokardit varlığı önemle ve ileri tetkiklerle araştırılarak emin olduktan sonra spora devam kararı alınmalı" ifadelerini kullandı. 
Eriksen'in bundan sonraki yaşantısında futbola devam edip edemeyeceği ile ilgili de konuşan Başer, "Böyle bir rahatsızlıktan sonra ileri tetkiklerle devam kararı verilmelidir" diye konuştu.
Bu hastalıkta sadece sporcularda değil herkes için benzer risklerin söz konusu olduğunu dile getiren Başer, şu uyarıyı yaptı:
"Ağır efor kalbin ritmini arttırdığı için kat kat zorlamış oluyorsunuz, oksijen ihtiyacını artırıyorsunuz ve dolayısıyla damarda ciddi darlık varsa, bir kriz geçirebiliyorsunuz. Ya da eforla tetiklenen ritim bozuklukları varsa onlar ortaya çıkabiliyor. O yüzden böyle bir öyküde asla ağır spora izin vermemek gerekir. Sporcuların düzenli kardiyak kontrolleri oluyor ancak Kovid-19 geçirmiş ağır spor yapanlarda önce kardiyak muayene, en ufak bir şüphe varsa kardiyak MR'larının çekilmesini doğru buluyorum. Kovid-19 geçirenler risk grubundaysa, ağır spor yapıyorsa, ileri yaş grubunda ve ek hastalıkları varsa mutlaka kardiyak muayenelerini yaptırmaları riskleri bertaraf etmek adına çok önemlidir."

"İki kez Kovid-19'a yakalanan sporcunun yakın takipte kalması gerekiyor" 
Eriksen'in yerde kaldığı pozisyonla ilgili görüşlerini aktaran Prof. Dr. İlyas Atar, yaşananlarla ilgili şu değerlendirmeyi yaptı:
"Sporcu bayıldı ve ardından kalp masajına başlandı. Orada ne yapıldığını çok net değerlendiremiyoruz ancak sporcuya OED (Otomatik Eksternal Defibrilatör) ile şok verdiler gibi gözüküyor. Bu cihazı artık uçaklar, havaalanları, spor alanları, AVM-marketler gibi birçok alanda bulunduruyoruz. OED'ye bağlandığında otomatik olarak ritmi tanıyor. Bu ritim normal mi yoksa kalp durması hali mi? Durma (Ventriküler fibrilasyon-taşikardi) saptanırsa otomatik şok vererek futbolcunun kendine gelmesini sağlıyor. Muhtemelen öyle bir an yaşandı gibi görünüyor. Şok verildi, futbolcunun bilinci döndü, ritim düzeldi ve hastaneye kaldırıldı gibi görünüyor."

"Sporcularda bu tip rahatsızlıkların en sık görülme sebebi kalp-damar problemleri"
Atar, futbolcularda veya atletlerde ani kalp durması veya ani kalp ölümünün çok sık görünen bir durum olmadığını belirterek, "Futbolcularda olunca daha çok göz önünde oluyor ve biliniyor. En sık sebep nedir, bu neden olmuştur sorusunun cevabını kesin tanıyı koymadan bir şey söylemek mümkün değil. Ancak sporcularda bu tip rahatsızlıkların en sık görülme sebebi kalp-damar problemleri oluyor. Ya kalp-damar darlığı tıkanıklığı veya kalp damarlarının anomalileri dediğimiz tek damardan tüm damarlara çıkması gibi veya damarın akciğerden damarının arkasından geçmesi gibi durumlarda oluyor. Onun dışında sporcularda kardiyomiyopatiler dediğimiz kalp kası hastalıkları olabiliyor. Kalp kasının zayıfladığı, yerini yağ-fibröz dokusunun aldığı veya kalp kasının aşırı kalınlaşıp kalbin beslenmesini bozduğu genetik hastalıklar oluyor. O da sebep olmuş olabilir. Bir diğer grup ritim bozukluklarına sebep olan genetik aritmik sendromlar dediğimiz sporcularda ani ölümlere neden olan sendromlar var. En sık sebepler bunlar" görüşünü paylaştı.
Kovid-19 sonrası maç takviminin sıkışık olmasının sporcu sağlığını olumsuz etkilediği ve Eriksen'in de buna bağlı olarak kalp problemi yaşadığı iddia edilmişti.
Atar, Eriksen'in yaşadığı sorunu direkt takvim yoğunluğuna bağlamanın çok iddialı bir sonuç olacağını belirterek, şöyle konuştu:
"Kondisyonlu bir sporcu çok fazla maça çıktı diye ani kalp rahatsızlığı yaşar mı? Hayır, çok beklenen bir şey değil! Ama zeminde bir kalp hastalığı varsa çok maça çıkmak bu olasılığı artırır. Zeminde sağlam bir insan için çok fazla maça çıkmak, yoğun tempoda spor yapmak bu riski artırmaz."

Wembley Stadı'nda Eriksen için mesaj yayınlandı / Fotoğraf: AFP
"İki kez Kovid-19'a yakalanan sporcunun yakın takipte kalması gerekiyor"
Eriksen'in daha önce iki kez Kovid-19 geçirdiğini hatırlatan Atar, bu nedenle oyuncunun daha rölantide kalması ve daha iyi takip edilmesi gerektiğine vurgu yaparak, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Sporcularda veya futbolcularda çok nadiren Kovid-19 sonrası miyokardit dediğimiz kalp sorunu oluyor. Kovid-19'un bunları artırdığına yönelik elimizde şu anda çok fazla veri yok. Kimse bilerek çıkabilir veya çıkamaz diyecek kadar bilgi sahibi değil. Yorum yapacak olursam, sporcunun ayrıntılı değerlendirildiğini, kalp MR'ının yapıldığını ve bir şey bulunmadığını düşünüyorum. Böyle bir sporcuda EKG, kalp Ekokardiyografisi, kalp MR'ı çekip bir kalp kası iltihabı olmadığına emin olduktan sonra izin vermek gerekir ki spor hekimi bunu yapmıştır diye düşünüyorum. O yüzden Kovid-19'la ilgili midir dersem spekülasyon yapmış olurum. Çok net bir ilişki kurmanın çok iddialı olduğunu düşünüyorum ancak bir sporcu iki kez Kovid-19'a yakalanmışsa ciddi testlerin ardından spor yapmasına izin verilmeli diye düşünüyorum."

"Hasta ani kalp ölümü yaşayıp sonrasında canlandırıldıysa profesyonel spor yapmasına izin vermiyorum"
Mevcut durumda hemen hemen herkesin merak ettiği, "Eriksen bundan sonra futbol oynayabilecek mi?" sorusunu Atar, öncelikli olarak Eriksen'in neden bu hale geldiğine karar verilmesi gerektiğini dile getirerek, şu yanıtı verdi:
"Sporcular aslında nasıl davranmaları gerektiğini biliyor. Atletler ve sporcular için tıbbi kılavuzlarımız var. Bizler de Avrupa Kardiyoloji Derneği'nin kılavuzlarını kullanıyoruz. Yine ona bağlı kalarak kişi neden bu hale geldi, bu sebep geçici miydi yoksa kalıcı mıydı, tedavisi kesin yapıldı mı yoksa yapılmadı mı? Bunlar değerlendirildikten ve belli testlere tabi tutulduktan sonra karar vermek lazım. Ezbere konuşmak doğru olmaz. Ben kendi hekimlik pratiğimde eğer hasta ani kalp ölümü yaşadıysa ve sonrasında canlandırıldıysa profesyonel spor yapmasına izin vermiyorum. Ancak bir kalp kası iltihabı geçirdi ve 6 ay sonra testlere tabi tutuldu, her şey normal çıktı ve tamamen iyileştiyse o zaman yeniden değerlendirilebilir. Ama altta yatan bir sendrom varsa izin verilmez."

"Dünyada her yıl 3 milyon insan ani kardiyak ölümle kaybediliyor"
Ani kardiyak ölümün çok sık karşılaşılan bir durum olduğunu ancak sporcularda görüldüğünde daha çok farkındalık yapıldığına dikkat çeken Atar, şunları kaydetti:
Dünyada her yıl 3 milyon insan ani kardiyak ölümle kaybediliyor. Bunların sadece yüzde 1-3'ü Eriksen kadar şanslı olup kurtulabiliyor. Bayılma, ailede genç yaşta ani ölüm öyküsü, 40 yaş altı birden fazla ani ölüm öyküsü olması, sık bayılma ataklarının olması durumunda şüphelenip mutlaka doktora gitmek gerekiyor. Bu ailelerde genetik bir sendrom olabiliyor. Önceden tanı koymak, tedaviyi ve sorunları engelleyebiliyor. 

"İlkyardım eğitimi almak çok ciddi hayat kurtarabilir"
Eriksen'e sahada ilk müdahale eden ve arkadaşının dilini çıkartarak geri kaçmasına engel olan takım kaptanı Simon Kjaer'in yaptığı müdahalenin de önemine değinen Atar, ilk yardım eğitiminin önemine vurgu yaparak sözlerini noktaladı:
"İlkyardım eğitimini belli insanların mutlaka alması gerekiyor. Özellikle sporcu antrenörlerinin. Alışveriş merkezleri ve havaalanları gibi çok insanların olduğu yerlerdeki çalışanların mutlaka eğitim alması gerekiyor. Sağlık çalışanları bu eğitimi zaten alıyor. İlkyardım eğitimi almak çok ciddi hayat kurtarabiliyor. Kalabalıkla birlikte olan idareci, yönetici veya çalışan kesimin ilkyardım eğitimi alması çok büyük önem taşıyor. Hastaya biz ulaşıncaya kadar yapılan ilk müdahale hayat kurtarıcı olabiliyor ya da biz geldiğimizde hastanın en azından beyin hasarı görmemesini sağlıyor. O yüzden ilkyardım çok önemli."
Independent Türkçe



Floyd Mayweather-Mike Tyson maçı iptal mi oldu?

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Floyd Mayweather-Mike Tyson maçı iptal mi oldu?

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

Floyd Mayweather'ın Mike Tyson'la yapması planlanan maç, farklı bir "Demir Mike"ın Mayweather'ın bir sonraki rakibi olacağını iddia etmesiyle belirsizliğe girdi.

Eylülde Mayweather'ın 2026 baharında Tyson'la ringe çıkacağı ve iki Amerikalı boks efsanesinin gösteri maçında karşı karşıya geleceği duyurulmuştu.

O zamanlar tarih veya yer teyit edilmemiş olsa da 59 yaşındaki Tyson daha sonra maçın martta Afrika'da yapılacağını iddia etmişti.

Şimdiyse eski kickboks şampiyonu Mike Zambidis'in sosyal medyada Mayweather'la bir maçın tanıtımını yapmasıyla durum karıştı.

Zambidis, Instagram'da maçın tarihini 27 Haziran ve mekanını memleketi Yunanistan'ın başkenti Atina'daki Oaka Arena olarak belirten bir poster paylaştı.

Poster ayrıca etkinliğin "dünya çapında canlı yayımlanacağını" da ima ediyordu ancak yayıncı açıklanmadı. Organizatörler Mayweather Promotions, Zambidis Club ve Front Row Fight Series olarak listelendi.

Zambidis gönderide "Tarih yazılmak üzere" ifadesini kullanırken, Mayweather henüz posteri veya böyle bir dövüşle ilgili herhangi bir detayı paylaşmadı.

dvfgt
Mike Zambidis (sağda), sosyal medyada Floyd Mayweather'la dövüşünün tanıtımını yaptı (@ironmikezambidisofficial/Instagram)

48 yaşındaki boksör, en son Ağustos 2024'te John Gotti III'le bir gösteri maçında karşı karşıya gelmişti. Bu maç, 5 sıkletteki eski dünya şampiyonunun 2017'de profesyonel boks kariyerini sonlandırdıktan sonra çıktığı çok sayıda gösteri maçından biriydi.

Öte yandan 45 yaşındaki Zambidis kickboksta birden fazla şampiyonluğa sahip. Son kickboks maçı, Mayweather'la olası karşılaşmasından tam 11 yıl önce, 27 Haziran 2015'teydi.

Zambidis'in bu paylaşımının Mayweather-Tyson karşılaşması için ne anlama geldiği belirsiz. Bu maçın Tyson'ın YouTuber Jake Paul tarafından profesyonel müsabakada puanla yenilmesinden yaklaşık 18 ay sonra gerçekleşmesi planlanıyordu.

Mayweather'ın adı ayrıca 2015'te tüm zamanların en kazançlı boks maçında puanla yendiği rakibi Manny Pacquiao'yla rövanş maçı için de geçiyor.

Independent Türkçe


Buzda strateji ve hassasiyet: Curling hakkında her şey

Curling, 1998'den beri kış olimpiyatlarında yer alıyor (Reuters)
Curling, 1998'den beri kış olimpiyatlarında yer alıyor (Reuters)
TT

Buzda strateji ve hassasiyet: Curling hakkında her şey

Curling, 1998'den beri kış olimpiyatlarında yer alıyor (Reuters)
Curling, 1998'den beri kış olimpiyatlarında yer alıyor (Reuters)

Adrenalin'den herkese merhaba. Kış sporları serimizde bu hafta buz üstünde milimetrik hesaplarla yapılan bir mücadele olan Curling'i inceliyoruz.

Curling, buz üzerinde oynanan takım sporları arasında en farklılarından biri. Bu sporda karşı karşıya gelen iki takım, yaklaşık 20 kilogram ağırlığındaki taşları, buz yüzeyinde belli bir hedefe en yakın olacak biçimde yerleştirmeye çalışıyor.

Her takımda 4 oyuncu var ve her oyuncu belirli bir sırayla taşı kaydırıyor. Amaç, bu taşları "ev" adı verilen çemberin merkezine ulaştırmak.

Oyun boyunca en yakın taşların sayısı kadar puan alınıyor ve toplamda en çok puanı toplayan takım maçı kazanıyor.

Curling, özel olarak hazırlanmış bir buz pistinde oynanıyor. Pistler genellikle 45 metre uzunluğunda ve 5 metre genişliğinde.

Ev, içi boyalı dairelerden oluşuyor ve puanlar, taşların merkeze olan uzaklığına göre hesaplanıyor. Buz, üzerine su püskürtülerek pürüzlü hale getiriliyor. Bu taşın pist üzerinde daha kontrollü kaymasını sağlıyor.

Oyun, her iki takımın da taşlarını sırayla gönderdiği "end"ler üzerinden ilerliyor. Bir end, her takımın belirlenmiş sayıda taşı hedefe göndermesiyle tamamlanıyor.

Karşılaşmalar genellikle 10 end sürüyor. Ancak bazı kulüp ve turnuva formatlarında 8 endlik maçlar da var. Her end sonunda en yakın taşı olan takım puan alıyor.

Kökeni 16. yüzyıla uzanan Curling, İskoçya'nın donmuş göletlerinde oynanan bir oyun olarak doğdu.

İskoç göçmenlerin Kuzey Amerika'ya taşıdığı bu oyun, zaman içinde standartlaşarak uluslararası bir spor haline geldi.

Günümüzde kış olimpiyatlarında ve dünya şampiyonlarında düzenli olarak müsabakalar gerçekleştiriliyor. 

Curling eşsiz bir strateji oyunu çünkü taşları hedefe yaklaştırırken rakibin taşlarını da engellemek veya dışarı atmak gerek. Bu nedenle spor bazen "buz üzerinde satranç" diye anılıyor.

Her oyuncunun nişan alması, taşın hızını ve yönünü doğru hesaplaması gerek çünkü pist üzerinde minik eğimler ve buz yüzeyinin pürüzlü yapısı taşın rotasını etkiliyor.

Taşlar hafifçe döndürülerek, yani "curl" yapılarak atılıyor, sporun adı da buradan geliyor.

Takımların her oyuncusu genellikle iki taş atıyor ve takım sırasıyla lead, second, third ve skip pozisyonlarına göre atış yapıyor. Takımın kaptanı olan skip, hem stratejiyi belirliyor hem de genellikle son taşları atıyor. Bir takımın her taşla yaptığı hamle, o endin sonucunu doğrudan etkiliyor.

Curling stratejisinin önemli bir parçası da "süpürme" tekniği. Taş buz üzerinde kayarken diğer oyuncular pistin yüzeyini süpürüyor. Bu süpürme, buz yüzeyinin pürüzlü tabakasını geçici olarak ısıtarak taşın daha uzun mesafe gitmesini sağlıyor. Ayrıca süpürme işlemi, taşın rotasını daha düz tutmak veya istenen eğriliği azaltmak için de kullanılıyor.

Bu kontrollü buz ısıtma ve temizleme, takımların taşın hedefe daha doğru ve hızlı ulaşmasını sağlıyor.

Süpürme ekipmanları da dikkatle düzenleniyor. Modern süpürge başlıkları sentetik malzemelerden yapılırken, sadece onaylı modeller yarışlarda kullanılabiliyor. 2010'ların ortalarında bu konuda bir tartışma yaşanmış ve yeni başlık teknolojilerinin oyunu fazla etkilemesi sonucu kurallarda standardizasyon getirilmişti.

Bu da süpürmenin sadece taktiksel değil aynı zamanda kurallar çerçevesinde yapılması gerektiğini gösteriyor.

Curling maçlarında kullanılan taşlar, özel granit türünden üretilir ve her biri yaklaşık 20 kilogram ağırlığında. Bu taşlara sap takılır; takımlar genellikle kırmızı ya da sarı sap renkleriyle kendi taşlarını ayırt eder. Buz üzerinde taşın bırakılma anı, kullanılan teknik ve rakip süpürme performansı taşın son konumunu belirler.

Oyunun içinde pek çok özel terim de var. Mesela "hog line" adı verilen çizgiyi geçmeden taş pistte kabul edilmiyor.

Bunun gibi kurallar oyunun stratejik yönünü güçlendiriyor. Aynı zamanda "blank end" denen, end sonunda hiç puan kazanmayan durum da var; bu durumda avantaj bir sonraki enddeki son taşı atma hakkıyla devam ediyor.

Bugün curling Kanada, İskoçya, İsveç gibi ülkelerde güçlü oyuncularıyla dikkat çekiyor ve bunun yanısıra dünya genelinde yaygınlaşma çabaları da sürüyor.

Curling'in farklı versiyonları da var. 4 kişilik takımların yanı sıra, iki oyunculu karışık çiftler gibi formatlar da yarış programlarında yer alıyor. Ayrıca tekerlekli sandalye curling gibi engelli sporcular için uyarlanmış formatlar da bulunuyor; burada süpürme yapılmıyor ve taşlar farklı yöntemlerle atılıyor.

Bu spor izleyenlere hem fiziksel beceri hem de stratejik derinlik sunuyor. Taşları hedefe yaklaştırmak için yapılan hesaplamalar, süpürme taktikleri ve takım koordinasyonu, curling'i buzun üzerinde farklı bir savaş haline getiriyor. Curling izlenebilirliği yüksek, düşünce ve beceri birleşimini sunan özgün bir kış sporu olarak her sezon heyecan yaratıyor.

Kaynaklar: World Curling, NBC, Olympics


Buzda ne kadar hızlı kayılabilir: Sürat pateni hakkında her şey

Sürat pateni, 1924’te ilk Kış Olimpiyat Oyunları programına girerek dünya sahnesine çıktı (Reuters)
Sürat pateni, 1924’te ilk Kış Olimpiyat Oyunları programına girerek dünya sahnesine çıktı (Reuters)
TT

Buzda ne kadar hızlı kayılabilir: Sürat pateni hakkında her şey

Sürat pateni, 1924’te ilk Kış Olimpiyat Oyunları programına girerek dünya sahnesine çıktı (Reuters)
Sürat pateni, 1924’te ilk Kış Olimpiyat Oyunları programına girerek dünya sahnesine çıktı (Reuters)

Adrenalin'den herkese merhaba. Kış sporları serimizde bu haftaki konumuz sürat pateni. 

Sürat pateninde amaç, buz üzerindeki en hızlı sporcu veya takım olmak. Patenleriyle oval pistte kayan sporcular, rakiplerinden çok kronometreyle yarışıyor.

Dışarıdan bakıldığında basit görünen bu spor, işin içine girildiğinde ciddi bir teknik bilgi, güçlü bacaklar ve yüksek konsantrasyon gerektiriyor. Küçük bir denge kaybı ya da geç bir hamle, saniyenin onda biriyle ölçülen kritik farklara yol açıyor.

Yarışlar genellikle 400 metrelik standart bir buz pistinde yapılıyor. Oval pistte iki düzlük ve iki dönüş var. Sporcular pistte ikili gruplar halinde start alıyor. Aynı anda piste çıkan iki patenci birbirine rakip gibi görünse de asıl mücadele zamana karşı veriliyor. Günün sonunda en iyi süreyi yapan sporcu kazanıyor.

Sürat pateninin kökleri epey eskiye dayanıyor. Donmuş göller ve kanallar üzerinde kayarak yol alan Kuzey Avrupa halkları, bu hareketi zamanla yarışa dönüştürüyor.

Özellikle Hollanda, sürat pateninin gelişiminde önemli rol oynuyor. 19. yüzyılın sonlarında kurallar netleşiyor, uluslararası yarışlar düzenlenmeye başlıyor. 

Bu sporda kullanılanlar, günlük buz patenlerinden son derece farklı. Bıçaklar daha uzun ve neredeyse tamamen düz bir yapıya sahip.

Bu sayede patenci buzla daha uzun süre temas ediyor ve her itişte daha fazla hız üretiyor. Modern sürat patenlerinde kullanılan "clap skate" sistemiyse bıçağın topuktan ayrılmasına izin veriyor. Bu mekanizma, itiş sırasında gücün daha verimli aktarılmasını sağlıyor.

Sporcular yarış boyunca alçak bir pozisyonda kayıyor. Dizler kırık, gövde öne eğik, kollar çoğu zaman sırtın arkasında kilitli. Bu duruş, hava direncini azaltıyor ve hızın korunmasını sağlıyor.

Ancak bu pozisyonu dakikalar boyunca koruyabilmek için ciddi bir bacak gücü ve kondisyon gerek.

Sürat pateninde farklı mesafeler var ve her mesafe ayrı bir yaklaşım gerektiriyor.

500 ve 1000 metre gibi kısa yarışlarda patlayıcı çıkış ve ilk saniyeler büyük önem taşıyor. 5 bin ve 10 bin metre gibi uzun mesafelerdeyse tempo kontrolü, nefes düzeni ve doğru çizgi seçimi öne çıkıyor. Sporcular yarış boyunca hızlarını bilinçli şekilde ayarlıyor ve son turlara enerjilerini saklıyor.

Kısa pist patencileri genellikle saatte yaklaşık 48 km hıza ulaşırlarken, uzun pist sporcuları ortalama 56 km'de seyrediyor.

Takım takip yarışları, sürat pateninin en dikkat çekici formatlarından biri. Bu yarışlarda üç patenciden oluşan takımlar piste birlikte çıkıyor. Amaç, takımın üçüncü sporcusunun bitiş çizgisini geçtiği anda elde edilen süreyi en iyi seviyeye taşımak. Sporcular dönüşümlü olarak öne geçiyor, rüzgar direncini paylaşıyor ve birlikte bir ritim yakalamaya çalışıyor.

Bir diğer ilgi çekici formatsa toplu start. Bu yarışta sporcular aynı anda start alıyor ve doğrudan birbirleriyle mücadele ediyor. Sprint puanları, pozisyon savaşları ve son turdaki ataklar, bu disiplini izleyici açısından epey heyecanlı hale getiriyor. Klasik sürat pateninden farklı olarak burada taktik ve anlık kararlar çok daha belirleyici oluyor.

Yarışlar sıkı kurallarla yönetiliyor. Sporcuların pist değişim noktalarında çizgilere uyması gerekiyor. İç hattaki patenci her zaman öncelikli sayılıyor ve dış hattan gelen sporcu geçiş sırasında dikkatli davranmak zorunda kalıyor. Kurallara aykırı bir hamle, zaman cezası ya da diskalifiyeyle sonuçlanabiliyor. Bu da sporcuları hem hızlı hem kontrollü olmaya zorluyor.

Uluslararası sürat pateni organizasyonlarını Uluslararası Buz Pateni Federasyonu düzenliyor. Dünya Kupası etapları sezon boyunca farklı ülkelerde yapılıyor ve sporcular genel klasman puanları için mücadele ediyor. Sezonun zirvesiyse 5 ayaktan oluşan Dünya Şampiyonası ve Olimpiyat Oyunları oluyor. Milano–Cortina 2026 Kış Olimpiyatları’nda sürat pateni, yine en fazla madalya dağıtan branşlardan biri olarak öne çıkıyor.

Sürat pateni iki ana başlık altında ele alınıyor. Uzun pist sürat pateni, 400 metrelik pistte yapılan klasik disiplinleri kapsıyor. Kısa pist sürat pateniyse daha küçük bir pistte, çok sayıda sporcunun aynı anda yarıştığı, temasın ve taktik savaşlarının daha yoğun olduğu bir format sunuyor. İki disiplin aynı temele dayansa da izleme deneyimi epey farklı oluyor.

Tarih boyunca bu spor unutulmaz anlara sahne oldu. Olimpiyatlarda üst üste kazanılan altın madalyalar, kırılan dünya rekorları ve teknolojik gelişmeler sürat pateninin sürekli evrilmesini sağlıyor. Bugün sporcular, geçmişe kıyasla çok daha hızlı kayıyor ancak hata payı da aynı ölçüde azalıyor.

Sürat pateni, izleyiciye sessiz ama yoğun bir gerilim sunuyor. Tribünlerde alkışlar kısa sürüyor, asıl heyecan bitiş çizgisinde kronometre durduğunda yaşanıyor. Çünkü bu sporda fark çoğu zaman gözle değil, ekranda beliren rakamlarla anlaşılıyor. Buzun üzerinde geçen her saniye, emeğin ve tekniğin net bir karşılığına dönüşüyor.

Kaynaklar: Red Bull, Olympics, ISU, USOPM