Avrupa, Delta varyantı dalgası nedeniyle endişeli

Londra'da dün kapanma kararına karşı düzenlenen protestolar (Reuters)
Londra'da dün kapanma kararına karşı düzenlenen protestolar (Reuters)
TT

Avrupa, Delta varyantı dalgası nedeniyle endişeli

Londra'da dün kapanma kararına karşı düzenlenen protestolar (Reuters)
Londra'da dün kapanma kararına karşı düzenlenen protestolar (Reuters)

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) Avrupa Bölge Ofisi, şu ana kadar en az bir doz onaylanmış aşı alan Avrupa Birliği’ne (AB) üye ülkelerin nüfusunun yarısından fazlasını kapsayan aşı kampanyalarının ilerlemesiyle birlikte çoğu Avrupa ülkesi tarafından başlatılan kademeli açılma önlemlerinin olası sonuçları konusunda uyardı. 
Ofis tarafından yapılan açıklamada, ekonomik ve siyasi baskılar altında açılma kararlarında acele etmemek, kararları gerekçelere ve bilimsel delillere dayandırmak ve salgının yeniden kontrolden çıktığına dair işaretler göründüğünde bu tedbirlerden dönüş planları yaparken dikkatli olmak gerektiğini vurguladı. Ofis’ten uzmanlar, Delta (Hindistan) varyantının hızla yayılması nedeniyle Avrupa kıtasının sonbaharda yeni bir salgın dalgasına maruz kalabileceğine dair endişelerini dile getirdiler. Bu açıklamalar, ofisin uzmanları tarafından son dört hafta içinde Avrupa ülkelerindeki epidemiyolojik durumun gelişimi ve önümüzdeki aylardaki olası gelişmeleri üzerine yapılan bir araştırmaya dayanılarak hazırlanan bir raporda geldi.
Raporda İngiliz sağlık yetkililerine göre bu varyantın yakın zamanda yeni vakaların yüzde 91'inin nedeni olduğu ve günde ortalama 8 bin vaka ile artan bu mutasyonun, orijinal mutasyondan yüzde 50 daha hızlı yayılan İngiliz mutasyonundan yüzde 53 daha hızlı olduğu belirtiliyor. 
Son zamanlarda yapılan bazı araştırmalar, delta mutasyonunun çocuklarda ve gençlerde daha hızlı yayıldığını öne sürdüler. Ancak şu ana kadar diğer mutasyonlardan daha ciddi semptomlar gösterdiğine dair bir kanıt yok. WHO’nun son verilere göre bu mutasyonun öldürücü gücü yüzde 1'i geçmiyor. Ancak uzmanlar bu yüzdeyi bir tahmin olarak görüyor ve henüz sınırlı olan genetik dizilimin daha ileri sonuçlarını bekliyor. WHO Avrupa Bölge Ofisi'nin raporunda öne çıkan şey içerdiği endişeler oldu. Çünkü WHO uzmanlarının kanıtlar veya nihai veya yarı nihai sonuçlar elde edilene kadar herhangi bir endişe veya uyarı ifade etmemesi yaygın olarak bilinen bir durum.

İngiltere kısıtlamaların kaldırılmasını 4 hafta erteledi 
İngiltere hükümeti, İngiltere'deki kapatma kısıtlamalarını kaldırmaya yönelik ilk planı, tüm kısıtlamaları kaldırmak üzere son adım için planlanan 21 Haziran tarihinden itibaren 4 haftalığına erteleyeceğini duyurdu. Delta varyantının ülkede hızla yayılması sağlık yetkililerinin planları değiştirmesine neden oldu. Uzmanların endişelerini temel aldığı veriler arasında yer alan bilgiye göre, İngiltere'de yakın zamanda 12 kişinin aşının tam dozunu aldıktan sonra delta mutasyonu ile enfekte olmaları sonucu hayatını kaybetmesi, bu mutasyonun dolaşımdaki aşılara direnme kabiliyetini gösteriyor. İtalyan sağlık yetkilileri geçen hafta sonu bir spor kulübünde bu mutasyon ile enfekte olan bir kişinin iki doz aşı aldığı halde hayatını kaybettiğini bildirmişti.
İngiltere’de yakın zamanda yapılan bir araştırma, aşı alanlar arasında bu mutasyona karşı antikorların etkinliğinin İngiliz mutasyonuna göre yaklaşık 6 kat daha düşük olduğunu gösterdi. Şimdiye kadar yapılan çoğu çalışma, Pfizer aşısının ilk dozunun bu mutasyona karşı yeterli bağışıklık sağlamadığını ve viral mutasyonların ortaya çıkışından önce yapılan klinik deneylerde elde edilen yüzde 95'ten daha düşük olan yüzde 70'lik bir bağışıklığa ulaşmak için ikinci dozun gerekli olduğunu gösteriyor. Uzmanlar, nüfusun yüzde 62'sinin ilk aşı dozunu aldığı İngiltere gibi bir ülkede salgının tekrar yayılmaya başlamasının ülkedeki yetkililerin ikinci dozu almayı erteleme kararı konusunda ciddi şüpheler uyandırdığını söylüyorlar. Ülkede ilk dozu alanların üçte biri halen ikinci dozu almayı bekliyor.
Ancak Milano Üniversite Hastanesi’nden İtalyan uzmanlar, iki doz aşı alındığı halde delta mutasyonu sonucu meydana gelen ölümlerin, bu kişilerde daha önce bağışıklık sistemindeki bir sorundan veya kanser, diyaliz veya doğal bağışıklığı zayıflatan ilaçlar almalarından kaynaklanabileceğinden İngiltere’deki durumun daha fazla araştırılmaya ve derinlemesine analize ihtiyacı olduğunu düşünüyorlar. Ayrıca Avrupa Hastalıkların Önlenmesi ve Kontrol Merkezi'ne (ECDC) göre ülkedeki bu grup toplam nüfusun yaklaşık 1,7'sini temsil ediyor.
İngiltere’de yetkililer, Sağlık Bakanı Matt Hancock'un bir ay sonrası için hedeflediği tüm yetişkinlere ilk doz koronavirüs aşısının vurulması kararının bu ayın sonuna kadar uygulanmasını umuyor. Bloomberg haber ajansının dün aşı planıyla ilgili bir kaynaktan aktardığı habere göre geçen hafta 25 yaş üstü kişilere aşı yapılırken, 18 yaş üstünü kapsayacak yeni programa göre bu kişiler 30 Haziran'a kadar aşı olabilecekler. Ancak hükümetin hedefi tüm yetişkinlere ilk dozu vermek.



Trump, Japonya'nın Amerika Birleşik Devletleri'ne yapacağı ilk yatırım paketini açıkladı

Trump ve Takaichi, Tokyo'da nadir toprak minerallerinin "tedarikini güvence altına almak" amacıyla bir anlaşma imzaladıktan sonra (Arşiv- Reuters)
Trump ve Takaichi, Tokyo'da nadir toprak minerallerinin "tedarikini güvence altına almak" amacıyla bir anlaşma imzaladıktan sonra (Arşiv- Reuters)
TT

Trump, Japonya'nın Amerika Birleşik Devletleri'ne yapacağı ilk yatırım paketini açıkladı

Trump ve Takaichi, Tokyo'da nadir toprak minerallerinin "tedarikini güvence altına almak" amacıyla bir anlaşma imzaladıktan sonra (Arşiv- Reuters)
Trump ve Takaichi, Tokyo'da nadir toprak minerallerinin "tedarikini güvence altına almak" amacıyla bir anlaşma imzaladıktan sonra (Arşiv- Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump, dün Japonya'nın enerji ve temel madenler projelerine yaptığı ilk yatırımları duyurdu. Bu açıklama, Başbakan Sanae Takaichi'nin ABD ziyaretinden önce iki ülke arasında ticaret anlaşmasının ilerletilmesi kapsamında yapıldı.

Trump, Truth Social platformundaki paylaşımında, "Japonya, Amerika Birleşik Devletleri'ne yatırım yapma taahhüdü olan 550 milyar dolarlık yatırımların ilk aşamasına resmi ve mali olarak adım atıyor" dedi. Bu yatırımların üç projeyi kapsadığını açıkladı: biri Teksas'ta petrol ve doğalgaz, diğeri Ohio'da elektrik üretimi ve üçüncüsü Georgia'da nadir toprak mineralleriyle ilgili.

12 Şubat'ta Japon basını, toplamda yaklaşık 40 milyar dolarlık bir yatırım için üç proje hakkında ileri düzeyde görüşmeler yapıldığını bildirmişti.

Trump, projelerin gümrük vergileri olmadan hayata geçmeyeceğini savundu. "Bu, Amerika Birleşik Devletleri ve Japonya için çok heyecan verici ve tarihi bir dönem" ifadesini kullandı.

İki ülke, temmuz ayı sonunda, ABD'nin ithal Japon mallarına %15 gümrük vergisi uygulayacağı ve karşılığında Japon şirketlerinin toplam 550 milyar dolarlık yatırım yapacağı bir ticaret anlaşması imzaladıklarını duyurmuştu.

Protokol, Japonya'nın Amerika Birleşik Devletleri'ndeki yatırımlarının nereye yönlendirileceğine ilişkin kararın Washington'a ait olduğunu öngörüyor. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre ortak bir Japon-Amerikan komitesi önerilen projeleri inceleyecek, ancak nihai karar Trump'a ait olacak.

Projeler seçildikten sonra, Tokyo'dan 45 gün içinde gerekli fonu sağlaması istenecek. Protokole göre, Japonya yatırımının değerini geri kazanana kadar, Japonlar ve Amerikalılar her projenin karını eşit olarak paylaşacaklar.


Ukrayna barışına ilişkin kritik müzakereler

Cenevre görüşmelerindeki Amerikan ekibi (AP)
Cenevre görüşmelerindeki Amerikan ekibi (AP)
TT

Ukrayna barışına ilişkin kritik müzakereler

Cenevre görüşmelerindeki Amerikan ekibi (AP)
Cenevre görüşmelerindeki Amerikan ekibi (AP)

Ukrayna barış görüşmeleri dün Cenevre'de başladı ve gözlemciler bu görüşmelerin, ABD Başkanı Donald Trump tarafından başlatılan ve son dönemde üzerinde değişiklikler yapılan plana dayalı siyasi çözüm için temel bir çerçeve oluşturulması açısından çok önemli olacağını öngörüyor.

Bu, Rusya, Ukrayna ve Amerika Birleşik Devletleri'ni bir araya getiren üçüncü doğrudan müzakere turu. Daha önce Birleşik Arap Emirlikleri'nin başkenti Abu Dabi'de düzenlenen iki tur müzakere, çözümsüz kalan konularda görüşleri uzlaştırmada başarısız olmuştu.

Kremlin, erken tahminlerden kaçınılması gerektiğini belirterek, "Taraflar çarşamba günü (bugün) çalışmalarına devam edecekler" dedi.

Başkan Trump ise Kiev'i müzakereye ve "hızlı bir şekilde" anlaşmaya varmaya çağırdı.


85 ülke, İsrail'in Batı Şeria'da "genişleme" girişimlerini kınadı

İşgal altındaki Batı Şeria'da bulunan Hebron'da yerleşimcilere düzenlenen bir tur sırasında İsrail askerleri nöbet tutuyor (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria'da bulunan Hebron'da yerleşimcilere düzenlenen bir tur sırasında İsrail askerleri nöbet tutuyor (Reuters)
TT

85 ülke, İsrail'in Batı Şeria'da "genişleme" girişimlerini kınadı

İşgal altındaki Batı Şeria'da bulunan Hebron'da yerleşimcilere düzenlenen bir tur sırasında İsrail askerleri nöbet tutuyor (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria'da bulunan Hebron'da yerleşimcilere düzenlenen bir tur sırasında İsrail askerleri nöbet tutuyor (Reuters)

Birleşmiş Milletler'de 85 ülke, işgal altındaki Batı Şeria'da "yasadışı varlığını genişletmeyi" amaçlayan yeni önlemler aldığı gerekçesiyle dün İsrail'i ortak bir bildiriyle kınadı ve Filistin topraklarının ilhakının "demografik değişikliklere" yol açabileceği endişesini dile getirdi.

İsrail'in yerleşimcilerin arazi satın almasını kolaylaştıran önlemleri onaylamasından bir hafta sonra, İsrail hükümeti pazar günü, 1967'den beri işgal altında tuttuğu Batı Şeria'da arazi kayıt sürecini hızlandırmaya karar verdi.

Fransa, Çin, Suudi Arabistan ve Rusya da dahil olmak üzere Birleşmiş Milletler'in 85 üye ülkesi ve Avrupa Birliği ve Arap Birliği gibi çok sayıda kuruluş, "İsrail'in Batı Şeria'daki yasadışı varlığını genişletmeyi amaçlayan tek taraflı karar ve eylemlerini" kınadı.

New York'ta yayınlanan açıklamada ülkeler, "bu kararların İsrail'in uluslararası hukuk kapsamındaki yükümlülükleriyle bağdaşmadığını ve derhal geri alınması gerektiğini" belirterek, her türlü ilhak biçimine kesin olarak karşı olduklarını ifade ettiler.

 Ayrıca, "her türlü ilhak biçimine şiddetle karşı olduklarını" yinelediler.

Açıklama şöyle devam etti: “1967’den beri işgal altında olan Filistin topraklarının, Doğu Kudüs de dahil olmak üzere, demografik yapısını, karakterini ve yasal statüsünü değiştirmeyi amaçlayan tüm önlemleri reddettiğimizi yineliyoruz.”

“Bu politikalar uluslararası hukukun ihlalini teşkil etmekte, bölgede barış ve istikrarı sağlamaya yönelik devam eden çabaları baltalamakta ve çatışmayı sona erdirecek bir barış anlaşmasına ulaşma olasılığını tehdit etmektedir” uyarısında bulundu.

BM Genel Sekreteri António Guterres pazartesi günü İsrail'i "sadece istikrarsızlaştırıcı olmakla kalmayıp, Uluslararası Adalet Divanı'nın da teyit ettiği gibi yasadışı olan yeni önlemlerini derhal geri çekmeye" çağırdı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre yerleşim faaliyetleri 1967'den bu yana tüm İsrail hükümetleri altında devam etti, ancak özellikle 7 Ekim 2023'te başlayan Gazze savaşından bu yana, İsrail tarihinin en sağcı hükümetlerinden biri olan Binyamin Netanyahu'nun mevcut hükümeti altında hızı önemli ölçüde arttı.

İsrail'in işgal edip ilhak ettiği Doğu Kudüs dışında, Batı Şeria'da yaklaşık üç milyon Filistinlinin arasında 500 binden fazla İsrailli yaşıyor ve bu yerleşim yerleri Birleşmiş Milletler tarafından uluslararası hukuka göre yasadışı kabul ediliyor.