İsrail'de Mickey Levy meclis başkanı seçildi, Yahudi Kürtler merak konusu oldu... Ülkede ne kadar Kürt var, dillerini ve kültürlerini ne ölçüde yaşayabiliyorlar?

İsrail'de Nevruz kutlayan Yahudi Kürtler / Fotoğraf: Twitter
İsrail'de Nevruz kutlayan Yahudi Kürtler / Fotoğraf: Twitter
TT

İsrail'de Mickey Levy meclis başkanı seçildi, Yahudi Kürtler merak konusu oldu... Ülkede ne kadar Kürt var, dillerini ve kültürlerini ne ölçüde yaşayabiliyorlar?

İsrail'de Nevruz kutlayan Yahudi Kürtler / Fotoğraf: Twitter
İsrail'de Nevruz kutlayan Yahudi Kürtler / Fotoğraf: Twitter

İsrail Meclisi'ne (Knesset) aslen Şırnak'ın Cizre ilçesinden Yahudi Kürt Mickey Levy'nin başkan seçilmesi gözleri İsrail'deki Yahudi Kürtlere çevirdi.
1951 Kudüs doğumlu Mickey Levy'nin ailesi, Cizre'den İsrail'e göç etmiş.
Emniyet Genel Müdürlüğü görevinden emekliye ayrıldıktan sonra politikaya atılan Levy, üst üste birkaç dönemdir Knesset'te görev alıyor.
Levy, 2015'te Rudaw'a verdiği röportajda, "Kürt'üm ve Kürt olmaktan gurur duyuyorum. Annem ve babam Kürdistanlı. Atalarım Cizreli. Eskiden evde hep Kürtçe konuşurduk" ifadelerini kullanmıştı.
Yahudi Kürtler; Türkiye, İran ve Suriye'de var ama ağırlıklı olarak Irak'ın kuzeyinde yaşadı, yaşıyorlar.
İsrail'in kurulmasından sonra Irak'tan göç eden Yahudiler içinde Musevi Kürtlerin olduğu biliniyor.
Sayı tam olarak bilinmese de 150 bin civarında Yahudi Kürt'ün İsrail'e göç ettiği tahmin ediliyor.
Şimdiye kadar bakanlık dahil birçok üst düzey devlet kademeleri siyasi pozisyonlarda görev yapan Yahudi Kürtler konusu dönem dönem gündeme geldi.
Yahudi Kürtler hem kendi kültürleriyle hem de birbirleriyle bağlarını canlı tutmak için çeşitli isimler altında kurumlar oluşturmuş durumdalar.

Mickey Levy / Fotoğraf: Twitter
"İsrail'de 300 bin civarında Yahudi Kürt yaşıyor"
Peki İsrail'de ne kadar Yahudi Kürt var? Dillerini ve kültürlerini özgürce yaşıyorlar mı?
İsrail'de yaşayan Kürtlerin sayılarına konusunda farklı rakamlar dile getiriliyor. Bunlar da tahmini rakamlar. Çünkü, şimdiye kadar resmi olarak ifade edilmiş bir rakam yok.
İsrail medyasına göre, bu rakam 200 binin üzerinde. İsrailli akademisyen ve araştırmacı Dr. Edy Cohen'e göre ise Kürtlerin sayısı 300 bin civarında.

"Kültür ve geleneklerine çok bağlılar" 
Dr. Cohen, Yahudi Kürtlerin ülkenin hemen hemen her bölgesinde yaşadıklarını söyledi.
"İsrail'de yaşayanların hepsi Yahudi" diyen Dr. Cohen, "Dil, kültür ve geleneklerine çok bağlılar. Mesela evlerine gittiğinizde Irak ve Irak Kürdistan Bölgesi'ne (IKB) ait fotoğraflarına rastlarsınız. Hala çoğu nevruz gibi bayramlarını kutlarlar" dedi.
Ülkede birçoğunun yüksek mevkilerde görev yaptığını kaydeden Cohen, "Kürt mü değil mi bilmiyorum ama İçişleri Bakanı Irak asıllı. Ancak MOSSAD, Savunma Bakanlığı ve istihbarat kurumlarında çok sayıda Yahudi Kürt görevli bulunuyor ve vatanları Kürdistan'a bağlılar" diye konuştu.

Edy Cohen / Fotoğraf: Twitter
"Kürtler davalarını güçlendirmek için bir girişimde bulunmuyor"
IKB yöneticilerin İsrail'de yaşayan Yahudi Kürtler ile iletişim kurmayı ve onlardan yararlanmayı bilmediklerini aktaran Cohen, şunları kaydetti:
"Rus asıllı Avigdor Lieberman'ın liderliğini yaptığı İsrael Beiteinu (Evimiz İsrail) partisinin Knesset'te 7 milletvekili var. Ancak Kürtlere ait hiçbir parti yok. Kürtlere ait bir lobi yok. Maalesef Kürtler davalarını güçlendirmek için herhangi bir girişimde bulunmadıkları gibi herhangi bir faaliyette de bulunmuyorlar."

"Kürt Yahudiler, kültürlerini özgürce yaşamaktalar"
Bir süre Türkiye'de yaşadıktan sonra İsrail'e dönen gazeteci yazar Rafael Sadi de Yahudi Kürtlerin sıcak kanlı, samimi ve dostluk dolu olduklarını belirtti.
Eski İsrail Yahudi Kürtleri Birliği Başkanı Mordechai Zaken'in araştırmasına dayanan rakamları paylaşan Sadi, "İsrail'de 150 bin kadar Kürt kökenli Yahudi yaşamakta. 150 bin rakamına ikinci ve üçüncü kuşak Yahudileri kapsayıp kapsamadığı bilinmiyor" dedi.

Rafael Sadi / Fotoğraf: Twitter
Aile içinde kullandıkları Kurmanci, Zazaki ve Aramice'nin hangi bölgeden geldiklerini belirlemeye yaradığını kaydeden Sadi, "İsrail'de yaşayan her türlü azınlık nereden gelirse gelsin serbestçe dillerini, kültürlerini ve geleneklerini istedikleri gibi yaşarlar. Bu ister Kürt, Türk, Yunan, Alman Ermeni veya Etiyopyalı olsun fark etmiyor. Herkes kültürünü özgürce yaşamakta ve yazmakta" ifadelerini kullandı.

"Kürt ve Türk Yahudilerin birçok ortak noktası var" 
Yahudi Kürtlerin müziklerinin de Türk Yahudilerinin müziğine yakın olduğunu dile getiren Sadi, Kürt ve Türk Yahudilerinin birçok ortak noktasının varlığına işaret etti.
İsrail'de devletin yüksek makamlarına gelenlere ilişkin bir istatistik kaydın mevcut olmadığını aktaran Sadi, sözlerini şöyle tamamladı:
"Ülkede üst düzey görevlere gelenlerin kökenine bakılmaz. Zaten demokratik bir ülkede olmaması gereken bir şey. Herkes İsrail vatandaşıdır ve hangi ülkeden gelirse gelsin. Bu aslında bizim basının yanlış tutumundan kaynaklanıyor. Örneğin biri vergi kaçırmaktan yakalansa hemen ‘Yahudi iş adamı vergi kaçırmaktan tutuklandı' diye haber yapılır. Veya bilimsel bir ödül alsa Yahudiliğinden söz edilmez ve ‘Türk asıllı Mişon Efendi tıp ödülünü aldı' denir. Suçlu ise Yahudi ödül getirmişse Türk oluverir. Dolayısıyla İsrail'de kimin ne olduğunun önemi yoktur. İnsan olması yeterlidir."
Independent Türkçe



İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
TT

İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, bugün (pazar) yaptığı açıklamada, ABD’nin müzakereleri “aldatma, hile ve zaman kazanma aracı” olarak kullanmayı hedeflemesi halinde bunun bir “yanılsama” olacağını söyledi. Ejei, “Müzakerelere dair hiçbir umut ve güven yoktur” dedi.

Washington ile Tahran arasında ilk tur görüşmeler cuma günü Umman’da yapılmış, taraflar görüşmeleri “olumlu” olarak nitelemiş ve yakın zamanda sürdürme niyetlerini açıklamıştı.

Söz konusu görüşmeler, İran’da rejim karşıtı geniş çaplı protesto dalgasının zirveye ulaşmasından yaklaşık bir ay sonra gerçekleşti. Protestolar sırasında yürütülen ve insan hakları örgütlerinin “benzeri görülmemiş” olarak nitelediği güvenlik operasyonlarında binlerce kişinin hayatını kaybettiği belirtiliyor.

ABD Başkanı Donald Trump, başlangıçta protestoların bastırılması nedeniyle Tahran’a karşı askeri seçenekleri gündeme getirmiş, hatta göstericilere “yardım yolda” mesajı vermişti. Ancak Trump’ın son günlerdeki söylemi, İran’ın nükleer programını dizginlemeye odaklandı. Bu çerçevede ABD, başını “USS Abraham Lincoln” uçak gemisinin çektiği bir deniz görev grubunu bölgeye sevk etti. İran yönetimi ise Trump’ın İran’a saldırı tehditlerini hayata geçirme ihtimalinden ciddi endişe duyuyor. Tahran, olası bir saldırı halinde bölgedeki ABD üslerini hedef alacağı ve Hürmüz Boğazı’nı kapatabileceği uyarısında bulundu.

Yargı Erki Başkanı, müzakere çağrısı yapan taraflara dair “ne umut ne de güven” olduğunu vurgulayarak, ABD’ye bu yolda güvenilemeyeceğini söyledi. Mevcut diyalog çağrılarının, “şiddeti kışkırtan ve sabotajcıları silahlandıran aynı taraflardan” geldiğini ifade etti.

dfwfde
Gösterici kalabalıkları, geçen 8 Ocak’ta başkent Tahran’ın batısındaki bazı yolları kapattı (AP)

Yargı erkinin resmi ajansı Mizan’ın aktardığına göre Ejei, pazar günü yaptığı konuşmada İran’ın hiçbir zaman savaş isteyen taraf olmadığını, ancak her türlü saldırgana karşı tüm gücüyle duracağını belirtti. Bazı ülkelerin geçmişte İran’ın yanında yer alırken, “İslam Cumhuriyeti’nin sonunun geldiğini düşündüklerini” de sözlerine ekledi.

Ejei, geçen yıl haziran ayında yaşanan ve 12 gün süren savaşa atıfta bulunarak, müzakereler sürerken savaşı başlatan tarafların, İran’ın “direncini” gördükten sonra ateşkes talep etmek zorunda kaldıklarını söyledi.

“İsyan eylemlerini kim başlattı? Provokatörleri kim silahlandırdı?” diye soran Ejei, “Onları silahlandıranlar bugün ‘gelin müzakere edelim’ diyenlerin ta kendileridir” ifadelerini kullandı.

Orta İran’daki Arak kentinde yargı yetkililerine hitap eden Ejei, “aldatılmış bireyler” ile “asıl unsurların” hesabının ayrı olduğunu belirterek, davaların “yargı usullerine uygun ve her vakanın niteliğine göre” ele alınacağını söyledi.

Son protestolardaki şiddetin benzeri görülmemiş boyutlara ulaştığını savunan Ejei, “sokaklarda ve geçiş noktalarında en vahşi suçları işleyenlerin sıradan vatandaşlar değil; ABD ve Siyonist rejim unsurları tarafından eğitilmiş, kalpsiz teröristler olduğunu” ileri sürdü.

Buna karşılık “aldatılmış unsurların” varlığını kabul eden Ejei, bunların “teröristler ve ayaklanmaların ana unsurlarından ayrı değerlendirileceğini” ve suçlamalarının “her birinin koşullarına göre” inceleneceğini söyledi.

ABD merkezli insan hakları örgütü Hrana, protestolar sırasında çoğu gösterici olmak üzere 6 bin 971 kişinin öldüğünü ve 51 binden fazla kişinin gözaltına alındığını belgelediğini açıkladı.

Ejei ayrıca, protestolar sırasında reform çağrısı yapan ve baskıların araştırılması için ulusal bir gerçekleri araştırma komisyonu kurulmasını isteyen bazı iç aktörleri ve kişileri de eleştirdi.

Velayet-i Fakih’in yanında durmamanın, savaş sırasında Saddam Hüseyin’e sığınanların ve bugün suçlu Siyonistlere yaslananların akıbetiyle sonuçlanacağını savunan Ejei, “Bir zamanlar devrimle birlikte olan, bugün ise bildiri yayımlayan bu kişiler acınacak ve sefil insanlardır” dedi.


İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Ynet haber sitesi bugün, İsrail kabinesinin Batı Şeria’daki arazi tescili ve mülkiyet prosedürlerinde temel değişiklikleri onayladığını bildirdi. Yeni düzenlemeler, Filistinlilere ait bazı evlerin yıkılmasına izin veriyor.

Yedioth Ahronoth’un internet sitesi Ynet, yeni kararların İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria’nın A Bölgesi’nde Filistinlilere ait binaları yıkmasına izin vereceğini ve Batı Şeria genelinde yerleşim faaliyetlerinin önemli ölçüde genişlemesine yol açacağını doğruladı.

zsdcfgt
Batı Şeria’daki İsrail askerleri (Reuters)

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre İsrail kabinesinin aldığı kararlar, Oslo Barış Anlaşmaları kapsamında ilk asker çekilme dalgasında İsrail ordusunun çekilmediği tek şehir olan El Halil’de İsrail-Filistin çatışmasını çözmeye yönelik geçici bir adım olması amaçlanan 1997 El Halil Protokolü’nün ilkelerine aykırı.


Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
TT

Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)

Rusya'nın Başkurdistan Cumhuriyeti'nde cumartesi günü bir üniversite yurdunda bir gencin bıçaklı saldırı dizisi sonucu en az 6 kişi yaralandı. Yaralananlar arasında öğrenciler de var.

Haberlere göre bıçak taşıdığı belirtilen 15 yaşındaki çocuk, cumartesi günü Ufa'daki Devlet Tıp Üniversitesi'nin yurduna girip öğrencilere saldırmaya başladı. Gencin milliyetçi sloganlar attığı ve Nazi sembolü çizdiği bildirildi.

Rusya İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Tümgeneral Irina Volk, RTVI haber sitesine yaptığı açıklamada, "Saldırgan gözaltına alınmaya direndi ve bu sırada iki polis memuru bıçaklandı. Ayrıca şüpheli kendine de zarar verdi" dedi. Şüpheli, ağır yaralı halde yerel bir çocuk hastanesine kaldırıldı.

Moskova'nın yaklaşık 1200 km doğusundaki Ufa'daki yetkililer, olayla ilgili üst düzey soruşturma başlattı. Saldırıda yaralanan en az 4 kişi hastaneye kaldırıldı ve birinin durumunun kritik olduğu düşünülüyor. Yaralananlar arasında Hintli öğrenciler de bulunuyor.

Moskova'daki Hindistan Büyükelçiliği, "Ufa'da talihsiz bir saldırı yaşandı. Aralarında 4 Hintli öğrencinin de bulunduğu birçok kişi yaralandı" açıklamasını yaptı.

Büyükelçilik, yetkililerle temas halinde olduğunu ve "Kazan'daki konsolosluktan yetkililerin yaralı öğrencilere yardım etmek üzere Ufa'ya hareket ettiğini" belirtti.

Görgü tanıkları, kaotik anları "her yer kan içindeydi" diyerek anlattı. Ren TV, yaralıların ambulanslarla hastaneye taşındığını gösteren görüntüleri yayımladı.

Yerel Baza kanalına göre, şüpheli yasaklı bir neo-Nazi örgütüne mensuptu. Economic Times'a göre Rusya'daki üniversitelerde 30 binden fazla Hintli öğrencinin eğitim gördüğü tahmin ediliyor.

Independent Türkçe