SOCAR Türkiye: Karadeniz'deki gaz sahasında, TPAO ile birlikte çalışabiliriz

Fotoğraf: socar.com.tr
Fotoğraf: socar.com.tr
TT

SOCAR Türkiye: Karadeniz'deki gaz sahasında, TPAO ile birlikte çalışabiliriz

Fotoğraf: socar.com.tr
Fotoğraf: socar.com.tr

SOCAR Türkiye Yönetim Kurulu Başkan Vekili Vagif Aliyev, Türkiye'nin Karadeniz'deki gaz keşiflerinin stratejik açıdan önemli olduğunu belirterek, "Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) ile saha geliştirme ve üretim faaliyetlerinde birlikte çalışmamız söz konusu olabilir" dedi.
Aliyev, SOCAR Türkiye Üst Yöneticisi Zaur Gahramanov aralarında Independent Türkçe genel yayın yönetmeni Nevzat Çiçek'in de bulunduğu basın mensuplarına Bakü'de yaptığı açıklamada, şirketinin en büyük yurt dışı yatırımının Türkiye'de olduğunu ve bu yatırımların 16,5 milyar doları bulduğunu söyledi.
SOCAR'ın denizlerde petrol ve doğal gaz arama ve sondaj konusunda çok tecrübeli olduğunu aktaran Aliyev, Karadeniz'in derinliği ve dalga şiddeti sebebiyle klasik bir platform kurmaya uygun olmayabileceğini, ancak insansız üretimi de içeren yeni teknolojilerle üretimin gerçekleştirilebileceğini ifade etti.
Aliyev, Türkiye'nin Karadeniz'deki gaz keşiflerinin stratejik açıdan önemine dikkati çekerek, "Teorik olarak TPAO ile saha geliştirme ve üretim faaliyetlerinde birlikte çalışmamız söz konusu olabilir. Profesyonel olarak ilgi alanımızda" diye konuştu.
TPAO ile 1994'ten beri çeşitli projelerde ortak çalıştıklarını anımsatan Aliyev, üçüncü ülkelerde bu tecrübeleri değerlendirme imkanları olduğunu dile getirdi.
Aliyev, ilk etapta çok uzak coğrafyaları düşünmenin doğru olmadığını, yakınlardaki enerji zengini bölgelerde çalışılabileceğini belirterek, "Cumhurbaşkanlarının bu konudaki ortak bakışı bizim için bir talimat özelliği taşıyor" dedi.

"İkinci petrokimya yatırımını finansman ortağıyla yapabiliriz"
Türkiye'deki ikinci petrokimya yatırımlarını içeren Mercury projesine ilişkin bilgi veren Aliyev, bu yatırımla ilgili kararın 2022'de kesinleştirileceğini ifade etti.
Aliyev, söz konusu projeyle ilgili daha önce BP ile görüştüklerini fakat BP'nin petrokimya sektöründen çıktığını anımsatarak şöyle konuştu:
"BP'nin petrokimya varlıklarını satın alan INEOS ve diğer yatırımcılarla görüşmelerimiz sürüyor. Türkiye'deki ikinci petrokimya yatırımımız olacak Mercury projemizin uzun vadeli olarak ertelenmesine kesinlikle sıcak bakmıyoruz. Bu yatırımı gerçekleştireceğiz. Bunu petrokimya alanında tecrübeli bir ortakla ya da finansman ortağıyla birlikte yapabiliriz. Son dönemde ikinci opsiyonu, yani finansman ortağıyla birlikte yapmayı da gündemimize aldık. Türkiye'nin gündemindeki diğer petrokimya yatırımlarını gerçekleştirmesi, bizim Mercury projesi konusundaki kararlılığımızı etkilemez."

Petrokimyada yatırım fırsatı büyük
Aliyev, SOCAR Türkiye'nin iştirakleri olan Petkim ve STAR Rafineri'nin entegre çalışması gereken bir sistem olduğunu dile getirerek, "Petkim 50 yıldan uzun süredir faaliyette olan bir tesis. Biz aldıktan sonra her yıl 100 milyon doların üzerinde yatırım yaptık. Burası nafta bazlı bir petrokimya tesisi ve rafineri bağlantısı zorunlu. Bu yüzden STAR Rafineri, hızla planlayıp gerçekleştirdiğimiz bir yatırım oldu. Rafineride üretilen ham maddenin yaklaşık 2,3 milyon tonluk kısmı doğrudan Petkim'de kullanılıyor." değerlendirmesinde bulundu.
Son dönemde yabancı yatırımcıların Türkiye'deki portföy yatırımlarının azalması nedeniyle Petkim hisselerinin değerinin çok altında performans sergilediğini belirten Aliyev, yabancı yatırımcıların Türkiye'ye kademeli olarak dönmeye başlayacağını düşündüğünü söyledi.
Aliyev, Türkiye'nin ihracat ve kendi ihtiyacı için kullanabileceği çok büyük miktarda petrokimya yatırımı fırsatı olduğunu aktardı.

"Uzun izin süreçlerinin fotoğrafını Tayyip Bey'e gösterdik"
STAR Rafineri ile ilgili yatırım kararı verildikten sonraki sürece ilişkin bir anekdot da paylaşan Aliyev, bu dönemde çok uzun süre gerekli izinleri almaya çalıştıklarını anlattı.
Aliyev, hatta bu süreçleri bir liste haline getirip büyük bir fotoğraf oluşturduklarını dile getirerek, "Rövnag Bey bu fotoğrafı o dönemde başbakan olan Tayyip Beye göstererek yatırım için ne kadar uğraşıldığını anlattı. Tabii uzun yıllar sonra yapılan ilk rafineri yatırımı olduğu için süreçler uzun sürdü. Ancak Türkiye bu konuda önemli adımlar attı. Yabancı yatırımcılar için daha iyi bir ortam oluştu. Şunu söyleyebiliriz, Türkiye çalıştığımız en zor ülke değil. Birçok ülkede çok daha zor süreçler var" ifadelerini kullandı.

Güney Gaz Koridoru'na hidrojen entegrasyonu yolda
Aliyev, SOCAR'ın bir petrol ve gaz şirketinden entegre bir enerji şirketine dönüşmek üzere kapsamlı çalışmalar yürüttüğünü aktardı.
Bu kapsamda, Güney Gaz Koridoru'nu oluşturan boru hatlarının yüzde 20 kapasitesinin hidrojen için ayrılabileceğini belirten Aliyev, "Bu konudaki çalışmalarımız hızla sürüyor." dedi.
Aliyev, Türkiye ve Azerbaycan'ın Avrupa Yeşil Mutabakat sürecine mutlaka uyum sağlaması gerektiğine dikkati çekerek, "Aksi halde ürünler için vergi uygulanacak. Bu dönüşümü doğru yürütmemiz gerekiyor." değerlendirmesinde bulundu.
Azerbaycan'ın da enerji sektöründe bağımlı bir ülke olmak istemediği için uzun süredir çeşitli alanlarda çalışmalar yürüttüğünü aktaran Aliyev, sözlerini şöyle tamamladı:
"Enerji kaynakları konusundaki zengin bazı diğer ülkeler gibi biz de farklı alanların gelişmesine özel önem veriyoruz. Özellikle son yıllarda enerji dışı sektörlerde yıllık yüzde 10-12 büyüme sağlandı. Ciddi yatırımlar yapılıyor. Ancak burası Türkiye gibi bir coğrafya değil. Birçok sektörü geliştirmemiz çok daha zor oluyor."
Independent Türkçe



Suudi Arabistan, hayati öneme sahip sektörleri geliştirmek için Suriye ile stratejik anlaşmalar imzaladı

Suudi Arabistan Yatırım Bakanı Halid el-Falih, Şam'da Suriye ile stratejik anlaşmaların imzalandığını duyururken (X)
Suudi Arabistan Yatırım Bakanı Halid el-Falih, Şam'da Suriye ile stratejik anlaşmaların imzalandığını duyururken (X)
TT

Suudi Arabistan, hayati öneme sahip sektörleri geliştirmek için Suriye ile stratejik anlaşmalar imzaladı

Suudi Arabistan Yatırım Bakanı Halid el-Falih, Şam'da Suriye ile stratejik anlaşmaların imzalandığını duyururken (X)
Suudi Arabistan Yatırım Bakanı Halid el-Falih, Şam'da Suriye ile stratejik anlaşmaların imzalandığını duyururken (X)

Suudi Arabistan Yatırım Bakanı Halid el-Falih bugün yaptığı açıklamada, krallığın Suriye'nin Halep kentindeki iki havaalanının geliştirilmesi için çeşitli aşamalarda 7,5 milyar riyal (2 milyar dolar) yatırım yapacağını söyledi.

Yatırım Bakanı Halid bin Abdulaziz el-Falih başkanlığındaki üst düzey Suudi heyeti, Suudi Arabistan Krallığı ile Suriye Arap Cumhuriyeti arasındaki ekonomik ve yatırım iş birliğini güçlendirmeyi ve ortak projelerin pratik uygulamasına yönelik ikili ortaklıkları ilerletmeyi amaçlayan resmi bir ziyaretin başlangıcı olarak bu sabah Suriye'nin başkenti Şam'a geldi.

El-Falih, "Nas" şirketinin ülke dışındaki ilk yatırımı olan "Nas Syria" adlı bir havayolu şirketinin kurulduğunu duyurdu.

El-Falih ayrıca, Suriye'deki büyük projelere yatırım yapmaya adanacak olan Elaf Yatırım Fonu'nu da başlattı.

Suriye Yatırım Otoritesi Başkanı Talal el-Hilali ise ülkesinin telekomünikasyon altyapısını geliştirmek, iletişim ağlarını ve internet kalitesini modernize etmek için Suudi Arabistan ile bir anlaşma imzalayacağını duyurdu.

Açıklamada, Suudi Arabistan ile vatandaşların yaşamlarını doğrudan etkileyen hayati sektörleri hedefleyen bir dizi stratejik anlaşmanın imzalanacağı da belirtildi.

Suudi Arabistan Yatırım Bakanlığı tarafından yayınlanan basın açıklamasında, Suudi heyetinin ziyaretinin "iki kardeş ülke arasındaki stratejik ortaklığı destekleme, kalkınma projelerini desteklemede özel sektörün rolünü güçlendirme ve ortak çıkarlara hizmet eden ve gelecek dönemdeki kalkınma eğilimlerine ayak uyduran sürdürülebilir bir ekonomik entegrasyon yolu oluşturma çerçevesinde gerçekleştiği" ifade edildi.

Açıklamada, bu ziyaretin "Krallık ile Suriye arasındaki ekonomik ortaklıkta ileri bir aşamayı temsil ettiği, geçen yıl düzenlenen bir dizi toplantı ve forumun devamı niteliğinde olduğu ve bu toplantılar ve forumlar sonucunda karşılıklı yatırımı teşvik etmek ve bir dizi hayati sektörde ortak çalışma mekanizmalarını etkinleştirmek amacıyla bir dizi anlaşmanın imzalandığı" belirtildi. Açıklamada ayrıca, "Bu sürekli çabalar, iki ülke arasındaki stratejik uyumu teyit ederek hem Suudi hem de Suriye özel sektörleri için ekonomik kalkınmayı destekleme ve yatırım fırsatlarını genişletme konusunda büyük bir hedef çerçevesinde ortak ekonomik entegrasyonu derinleştirme amacını ortaya koymaktadır." ifadelerine yer verildi.


Altın ve gümüş fiyatları niçin çok değişiyor?

Altın ve gümüş, ekonomik ve jeopolitik krizlere karşı yatırımcılar tarafından güvenli liman olarak görülüyor (Reuters)
Altın ve gümüş, ekonomik ve jeopolitik krizlere karşı yatırımcılar tarafından güvenli liman olarak görülüyor (Reuters)
TT

Altın ve gümüş fiyatları niçin çok değişiyor?

Altın ve gümüş, ekonomik ve jeopolitik krizlere karşı yatırımcılar tarafından güvenli liman olarak görülüyor (Reuters)
Altın ve gümüş, ekonomik ve jeopolitik krizlere karşı yatırımcılar tarafından güvenli liman olarak görülüyor (Reuters)

Altın ve gümüşte üst üste kırılan rekorların ardından gelen düşüş mercek altına alındı. 

Wall Street Journal'ın (WSJ) analizinde, ABD Başkanı Donald Trump'ın ABD Merkez Bankası (Fed) Başkanlığı'na Kevin Warsh'u aday göstermesinin ardından değerli metallerde sert düşüş yaşandığına dikkat çekiliyor. 

Analize göre yatırımcılar, Warsh'un enflasyona karşı "şahin bir politika" izleyeceğini ve Fed'in başına atanmasının doların güçlenmesini sağlayacağını düşünüyor. Financial Times'ın analizinde de benzer bir noktaya işaret ediliyor. 

Fed'in bağımsızlığıyla ilgili endişeler, mayıstan bu yana doların değerinin düşmesinde önemli rol oynadı. 

Trump ise doların seyrinde olumsuz bir durum olmadığını savunarak "Bence harika gidiyor" demişti. 

Analizde, Warsh'un adaylığının duyurulmasıyla altın ve gümüşte hızlı satışlar başladığı vurgulanıyor. Diğer yandan değerli metallerdeki düşüşün, "piyasa temellerinin öngördüğünün çok ötesine çıkan çılgın alımların sonucu olduğuna" da dikkat çekiliyor. 

Trump'ın cuma günkü açıklamasında "çok zeki, çok iyi ve güçlü" diye nitelediği Warsh'un adaylığını duyurmasıyla dolarda da toparlanma görüldü. 

Değerli metallerin değişken seyrinde spekülasyonların da önemli rol oynadığına işaret ediliyor. 

En uç spekülasyonların, "vatandaşların külçe gümüş almak için sıraya girdiği" Çin'den geldiği belirtiliyor. Çin sınır polisinin, Hong Kong'dan ülkeye yaklaşık 227 kilogram gümüş kaçırmaya çalışan iki kişiyi geçen hafta yakalaması da gündem olmuştu. 

Çin yönetimi, yatırım çılgınlığının risklerini azaltmak için UBS gümüş vadeli işlem fonu da dahil 5 emtia fonunun ticaretini cuma günü askıya almıştı. 

Öte yandan sert satışlara rağmen WSJ analistleri, özellikle altın ve bakırda yükselişin sürebileceği tahminini paylaşıyor. 

Fed-Beyaz Saray çekişmesi

Fed Başkanı Jerome Powell'la Trump arasındaki çekişme, ABD Merkez Bankası'nın bağımsızlığıyla ilgili endişeleri artırıyor. 

Tartışma Fed ofis binalarının yenilenmesini kapsayan çok yıllı projeyle ilgili. Beyaz Saray'ın proje için öngördüğü bütçe 1,9 milyar dolardı. Ancak işçilik ve malzeme fiyatlarındaki artış, tasarım değişiklikleri ve asbestle kurşun kirliliği gibi öngörülemeyen sorunlar nedeniyle maliyet 2,5 milyar dolara çıkmıştı.

ABD Başkanı, Powell'ın dolandırıcılık yaptığını ima ederek süreci kötü yönettiğini öne sürmüştü. Fed başkanı ise hakkındaki iddiaları reddederek, binaların renovasyon masraflarının uzun vadede kendini amorti edeceğini belirtmişti.

Independent Türkçe, Wall Street Journal, Financial Times


Altın, 2008’den bu yana en büyük günlük kazancını kaydetti: Tarihi kayıpların ardından dengelendi

Hong Kong’da bir altın mağazasının önünden geçen bir kadın (AFP)
Hong Kong’da bir altın mağazasının önünden geçen bir kadın (AFP)
TT

Altın, 2008’den bu yana en büyük günlük kazancını kaydetti: Tarihi kayıpların ardından dengelendi

Hong Kong’da bir altın mağazasının önünden geçen bir kadın (AFP)
Hong Kong’da bir altın mağazasının önünden geçen bir kadın (AFP)

Altın fiyatları, salı günü işlemlerinde yüzde 5’i aşan sert bir yükseliş kaydederek, Kasım 2008’den bu yana en büyük günlük kazancına yöneldi. Gümüşte de güçlü bir toparlanma görülürken, kıymetli metaller son on yılların en sert iki günlük düşüşünün ardından yeniden denge kazandı. Analistler, mevcut yükseliş eğiliminin sürebileceğini ve yılın ilerleyen dönemlerinde yeni rekor seviyelerin görülebileceğini belirtiyor.

Spot piyasada altının ons fiyatı yüzde 5,8 artışla 4.935,56 dolara yükseldi. Altın, pazartesi günü, yalnızca iki seans önce ulaştığı 5.594,82 dolarlık tarihi zirvenin ardından 4.403,24 dolara kadar gerilemişti. ABD vadeli altın kontratları ise yüzde 6,6 artarak 4.958,50 dolara çıktı.

Gümüş piyasasında da güçlü bir toparlanma yaşandı. Ons gümüş yüzde 10 yükselerek 87,40 dolara ulaştı. Gümüş, geçen cuma günü yüzde 27 ile tarihindeki en büyük günlük düşüşü yaşamış, bunu pazartesi günü yüzde 6’lık bir gerileme izlemişti.

Sert dalgalanmaların nedenleri

Capital.com Kıdemli Piyasa Analisti Kyle Rodda, mevcut fiyatların altın ve gümüşü Ocak ayının ikinci yarısının başındaki seviyelere geri taşıdığını belirterek, son haftalardaki piyasa davranışını “irrasyonel” olarak nitelendirdi.

Kıymetli metaller, ABD Başkanı Donald Trump’ın Kevin Warsh’ı ABD Merkez Bankası (Fed) başkanlığına aday göstermesinin ardından yoğun satış baskısıyla karşı karşıya kalmıştı. Piyasaların bu adaylığı yüksek olasılıklı görmesi, doların güçlenmesine ve kıymetli metallerdeki “balonun” geçici olarak patlamasına yol açtı. Ayrıca CME Group’un metal vadeli işlemlerinde teminat gerekliliklerini artırma kararı da geçen hafta düşüşü hızlandıran etkenler arasında yer aldı.

ABD verilerinde belirsizlik

Öte yandan ABD Çalışma İstatistikleri Bürosu, pazartesi günü yaptığı açıklamada, federal hükümetteki kısmi kapanma nedeniyle ocak ayına ilişkin istihdam raporunun cuma günü planlanan tarihte yayımlanmayacağını duyurdu. Bu durum, makroekonomik görünümdeki belirsizliği artırdı.

Diğer metallerin performansı

Diğer kıymetli metaller de yükselişe eşlik etti. Platin yüzde 5,7 artışla ons başına 2.242,55 dolara yükseldi. Platin, ocak ayının sonlarında 2.918,80 dolar ile rekor seviyeye ulaşmıştı. Paladyum da yükseldi…