Kudüs’teki Bayrak Yürüyüşü’nde çok sayıda Filistinli yaralandı

Gazze yerleşimcilerin yürüyüşüne tepki olarak ateş balonları fırlatarak ve sınırda gece protestoları düzenleyerek bölgedeki gerilimi artırdı.

TT

Kudüs’teki Bayrak Yürüyüşü’nde çok sayıda Filistinli yaralandı

İsrail bayrakları taşıyan binden fazla aşırı sağcı gösterici dün (Salı) işgal altındaki Doğu Kudüs’e bağlı Eski Şehir’in dışındaki Bab el-Amud’da Kudüs Günü için düzenlenen yürüyüşün ardından toplandı. Söz konusu durum güven oylamasıyla işbaşına gelen koalisyon hükümeti için bir sınav niteliğinde.
İsrail kaynaklarının Filistin Kızılay’ından aktardığına göre, tartışmalı yürüyüş öncesinde Kudüs’ün Eski Şehir yakınlarında polisle çıkan çatışmada yaklaşık 17 Filistinli yaralandı.
Yerel yetkililer güvenlik açısından 2 bin İsrail polisinin yürüyüş için görevlendirildiğini söyledi.
İsrail resmi yayın kuruluşu KAN, daha önce Kudüs bölgesinde Demir Kubbe sisteminin güçlendirildiğini ve şehirde binlerce polisin konuşlandırıldığını duyurduğu için İsrail’e inen uçakların kuzeye yönlendirildiğini bildirdi. İsrail’in diğer şehirlerinde de çatışmaların patlak verebileceği açıklandı.
Birleşmiş Milletler Orta Doğu Barış Süreci Özel Koordinatörü Tor Wennesland, yürüyüş kapsamında tüm tarafları sorumlu davranmaya ve yeni çatışmalara yol açabilecek provokasyonlardan kaçınmaya çağırdı.
ABD’nin Kudüs Büyükelçiliği yaptığı açıklamada, milliyetçi ve aşırı sağcı gruplar tarafından düzenlenen bayrak yürüyüşü ve karşıt protestolar ihtimali nedeniyle çalışanlarına Eski Kudüs şehrine gitmemeleri tavsiyesinde bulundu.
İsrail polisi, işgal altındaki Doğu Kudüs’te bulunan Eski Şehir ve Bab el-Amud’da barikat kurdu. Bölge sakinlerinin ve alışveriş yapanların dışarı çıkmasına izin verilmedi.
AFP muhabirlerinin aktardığına göre, sokakları neredeyse boş olan Eski Şehir’deki esnaf, İsrail polisinin giriş ve çıkışlara izin vermemesi sebebiyle dükkanlarını kapattı. Bir esnaf: “Yerleşimlerin yürüyüşü buradan geçerse polis bizi korur mu?” şeklinde bir soru yöneltti.
Bir kaynak, İsrail polisinin Eski Şehir dışında yürüyüşe karşı çıkan yaklaşık 150 Filistinli protestocuyu sopa ve atlı polis birlikleri kullanarak dağıttığını doğruladı. Birçok kişinin tutuklandığı belirtildi.
Filistin Kızılayı, İsrail polisinin Filistinli protestocuları dağıtırken plastik mermi, ses bombası ve şiddetle baş vurduğunu ve sonucunda 17 kişinin yaralandığını bildirdi.
Gazze’deki Filistinli örgütlere bağlı gruplar Kudüs’teki yerleşimcilerin  provokatif Bayrak Yürüyüşü’ne bir yanıt niteliğinde, dün (Salı) yerleşim yerlerine ateş balonları fırlattı.
Yürüyüşe saatler kala, Gazze Şeridi yakınlarındaki İsrailli yerleşimcilere ait bölgelerde yangın çıktı. İsrail resmi kanalı KAN, Gazze sınırındaki Sha’ar Hanegev bölge konseyindeki yerleşim birimlerinde iki yangın meydana geldiğini duyurdu.
Yangınlar Yıldırım Birimi’nin Mescid-i Aksa’yı desteklemek üzere genel alarma geçtiğini duyurmasının ardından başladı. Yıldırım Birimi yaptığı basın açılamasında, “Alevleri ve yangını bekleyin” diyerek, İsrailli yerleşimcileri ateş balonlarına ve uçak tehlikelerine karşı uyardı.
Balonların fırlatılması, Gazze Şeridi’ndeki Filistinli grupların, 30 Mart 2018’de Dönüş Yürüyüşü adı altında başlattıkları eylemleri harekete geçirdiklerini açıklamalarının ardından geldi. Gruplar Gece Eylem Birimlerini harekete geçirme ve sınır tellerini kesmenin yanı sıra ateş balonlarının fırlatıldığını duyurdular. Tüm bunlar İsrail’in geçtiğimiz yıl başlarında Mısır ara buluculuğunda Hamas ile ateşkese varmasının ardından durdu.
Gruplar İsrail’e Kudüs’teki gerilimi sona erdirmesi noktasında baskı yapmaya çalışıyor. Gazze’deki halk ayaklanmasına yanıt olarak Filistinliler Gazze’nin güneyindeki Han Yunus’un doğu sınırında gösteri yaparak İsrail güçleriyle çatıştılar. İsrail güçleri sınır çitlerine yaklaşan birkaç gence ateş açarak yaraladı. Filistinliler İsrail güçlerinin ateş açmasına ve göz yaşartıcı gaz bombaları kullanmasına rağmen, Han Yunus’un doğusunda bulunan doğu Huzaa’daki dikenli telin bir kısmını kesmeyi başardı.
Protestolar ve ateş balonlarının fırlatılması, Gazze Şeridi’nin doğusunda bulunan güvenlik çiti yakınındaki protesto faaliyetlerine katılmak üzere Gece Eylem Birimleri tarafından yapılan bir çağrı sonucunda geldi. Ayrıca yapılan çağrıda Bayrak Yürüyüşü kınandı.
Birim tarafından yapılan açıklamada, “Kaba aletler kullanılarak yapılan eylemler, işgal altındaki Kudüs ve Mescid-i Aksa’yı desteklemek ve onlara yönelik yapılan işgal uygulamalarını kınamak içindir” ifadeleri yer alırken, birim, söz konusu faaliyetlere devam edeceklerini doğruladı. Kaba aletlerle yapılan saldırılar kapsamında yanıcı ve patlayıcı ateş balonları ile ses bombalarının kullanıldığı, lastik yakıldığı, sınır çitlerinin kesildiği, çitin yakınlarında hoparlör çalıştırıldığı ve saldırılar düzenlendiği belirtildi.



İsrail ordusu, Gazze'de kendi adına çalışan 5 milis gücüne sahip olmakla övünüyor

 Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)
Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)
TT

İsrail ordusu, Gazze'de kendi adına çalışan 5 milis gücüne sahip olmakla övünüyor

 Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)
Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)

İsrail ordusu, Gazze Şeridi’nde Hamas’a karşı faaliyet gösteren 5 Filistinli milis grubun oluşturulmasıyla övünürken, iktidardaki sağ çevreler bu grupların rolü konusunda uyarılarda bulunuyor. Sağcı çevreler, bu tür yapılanmaların en iyi ihtimalle para hırsıyla hareket ettiğini, daha fazla ödeme yapan bir taraf bulmaları hâlinde İsrail’e karşı da dönebilecekleri görüşünü dile getiriyor.

Ordu bu eleştirilere verdiği yanıtta, söz konusu güçlerin yakından izlendiğini ve dikkatli davranıldığını vurguladı. Açıklamada, bu milislerin bugün “sarı hat” olarak adlandırılan bölgede Hamas hücrelerine karşı görevler yürüttüğü, bu görevlerin İsrail ordusu tarafından yapılması hâlinde askerlerin hayatının ciddi risk altına gireceği ifade edildi.

Ordu, bu grupların Hamas’a yönelik suikastlar gerçekleştirdiğini ve onları kamuoyu önünde küçük düşürdüğünü ileri sürdü.

Ancak sağ kanat bu değerlendirmelere temkinli yaklaşıyor. Bu milislerin kişisel çıkarlara, aşiretler arası çatışmalara ve suç çeteleri arasındaki rekabete dayandığını savunan sağcılar, bu yapılarla güvenli ilişkiler kurulamayacağını belirtiyor.

Gazze’de silahlı bir milis gruba liderlik eden ve yakın zamanda öldürülen Yasir Ebu Şebab (Yediot Aharonot)

Gazze’de silahlı bir milis gruba liderlik eden ve yakın zamanda öldürülen Yasir Ebu Şebab (Yediot Aharonot)

İsrailli kaynaklara göre Gazze’de hâlihazırda faaliyet gösteren 5 silahlı milis grubu bulunuyor: İlki kuzeyde Beyt Lahiya bölgesinde ve Eşref el-Mansi tarafından yönetiliyor. İkincisi Gazze kentinin kuzeyindeki Şucaiyye Mahallesi yakınlarında, lideri Rami Adnan Halis. Üçüncüsü orta kesimde Deyr el-Belah civarında ve Şevki Ebu Nasira tarafından yönetiliyor. Dördüncüsü Han Yunus’ta, lideri Husam el-Esdal. Beşinci milis ise Refah’ta faaliyet gösteriyordu ve Yasir Ebu Şebab tarafından yönetiliyordu; Şebab’ın öldürülmesinin ardından yerini Gassan ed-Dehini aldı. Gazze’de son dönemde ed-Dehini’nin bir suikast girişiminde yaralandığına dair söylentiler yayıldı.

Yediot Aharonot gazetesine konuşan güvenlik kaynakları, kuzey ve güneyde faaliyet gösteren milislerin aşiretlere dayandığını ve suç geçmişi olan kişiler tarafından kontrol edildiğini belirtirken, orta kesimdeki iki grubun liderlerinin geçmişte Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) ile bağlantılı isimler olduğunu belirtti. Bu nedenle söz konusu iki grubun ulusal saiklerle hareket ediyor olabileceği ve İsrail ordusunun aslında Filistin çıkarları doğrultusunda kullanılıyor olabileceği ihtimali dile getirildi.

Gazete, İsrail çevrelerinde bu silahların kontrolden çıkabileceği ve ister milis liderlerinin elinden çıksın isterse bölgedeki diğer tarafların eline geçsinler, işgal ordusuna karşı kullanılmaları olasılığı konusunda endişeler olduğunu belirtti.

Han Yunus’ta İsrail yanlısı bir milis grubuna liderlik eden Husam el-Esdal (Filistin Basın Ağı sayfası)Han Yunus’ta İsrail yanlısı bir milis grubuna liderlik eden Husam el-Esdal (Filistin Basın Ağı sayfası)

Gazete ayrıca, işgal ile iş birliği yapan Gassan ed-Dehini’nin yayımladığı ve Hamas ile direniş güçlerini tehdit ettiği videoya da değindi. Videoda ed-Dehini’nin, Refah’ta İsrail hava desteği altında esir alınan Kassam Tugayları saha komutanı Edhem el-Aker’e hakaret ettiği görülüyor. Videoda ed-Dehini’nin, Gazze’de daha önce bulunmayan kamuflajlı askeri üniforma ve kurşun geçirmez yelek giydiği, nadir ve pahalı bir sigara içtiği, arka planda ise modern “pick-up” araçların ve yakın mesafede İsrail askeri mevzisi olduğu tahmin edilen bir binanın yer aldığı ifade edildi.

Öte yandan, CNN ve Wall Street Journal, İsrail kaynaklarına atıfta bulunarak, İsrail’in bu milisleri çok sayıda tüfek ve mühimmatla silahlandırdığını yazdı. Bu durum, Oslo Anlaşmaları döneminde İsrail’in Filistin Yönetimi’ne silah edinme izni vermesini ve sağ kesimin o dönemde dile getirdiği “Onlara silah vermeyin” sloganını hatırlattı.

Wall Street Journal, yedek subaylara dayandırdığı haberinde, İsrail’in Hamas’a karşı faaliyet gösteren bu milislere yaptığı yatırımları artırdığını, askeri teçhizat sağladığını, üyelerini İsrail’deki hastanelerde tedavi ettirdiğini ve ailelerine destek verdiğini belirtti. Gazete, bu kişilerin bazılarının Filistin Yönetimi ile bağlantılı olduğunu, özellikle Refah’taki bazı unsurların ise suç kayıtlarının bulunduğunu yazdı.

Gazze’deki Cibaliye Mülteci Kampı’nda Hamas’a bağlı Kassam Tugayları mensuplarının önünde duran Filistinli bir çocuk (Arşiv – EPA)Gazze’deki Cibaliye Mülteci Kampı’nda Hamas’a bağlı Kassam Tugayları mensuplarının önünde duran Filistinli bir çocuk (Arşiv – EPA)

Haberde, İsrail’in bu gruplara yakıt, gıda, araç, hatta sigara sağladığı; onları İsrail askerlerine yakın “sarı hat” bölgesinde konuşlandırmaya yardımcı olduğu ve bu desteğin maliyetinin İsrail güvenlik bütçesinden on milyonlarca şekele ulaşabileceği ifade edildi.

Şarku’l Avsat’ın Yediot Aharonot'tan aktardığına göre İsrail güvenlik kurumları içinde bu milislerin desteklenmesi konusunda görüş ayrılığı bulunuyor. Destekleyenler, bu yaklaşımın Hamas’a karşı taktiksel fayda sağladığını ve askerler üzerindeki riski azalttığını savunurken; karşı çıkanlar, silahların başka ellere geçmesi ya da bazı unsurların Filistin toplumuna yeniden entegre olabilmek için İsrail’e karşı dönmesi ihtimaline dikkat çekiyorlar.

Gazete, bu milislerin Hamas ve askeri kanadıyla baş edebilecek birleşik örgütsel yapıya sahip olmadığını, fiilen sadece İsrail ordusu ve Şin Bet’in denetimi altında hareket ettiklerini vurguladı.

Sonuç bölümünde Yediot Aharonot, bu grupların kısa vadeli taktik çözüm sunabileceğini, özellikle geniş çaplı yıkım operasyonları öncesinde Hamas mensuplarını tünellerde veya enkaz altında aramak için kullanılabileceğini belirtti. Ancak, örgütsel çatıdan yoksun bu yapıların Hamas’ın yerine geçme şansının bulunmadığını, Hamas’ın ateşkes sürecinde gücünü yeniden toparladığını ve kontrolünü pekiştirdiğini kaydetti.

Gazeteye konuşan sağcı bir siyasi kaynak, bu milislerin İsrail’e Lübnan Savaşı’nı hatırlattığını belirtti. O dönemde İsrail’in Filistin Kurtuluş Örgütü’ne ve daha sonra Hizbullah’a karşı Lübnanlı milisleri devreye soktuğunu hatırlatan kaynak, bu milislerin Sabra ve Şatilla mülteci kamplarında katliamlar gerçekleştirdiğini ve bunun sorumluluğunun İsrail’e yüklendiğini belirtti. Bu nedenle aşırıya kaçılmaması ve bu tür gruplara bel bağlanmaması gerektiğini vurguladı.


Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı: Silahlarını bırakıp barış yolunu seçen herkesi memnuniyetle karşılıyoruz

Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)
Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)
TT

Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı: Silahlarını bırakıp barış yolunu seçen herkesi memnuniyetle karşılıyoruz

Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)
Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)

Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Abdulfettah el-Burhan yaptığı açıklamada, devletin barışı veya ateşkesi reddetmediğini, ancak ateşkesin "düşmanı yeniden güçlendirmek için bir fırsat" olmaması gerektiğini söyleyerek, Hızlı Destek Kuvvetleri'ne (HDK) atıfta bulundu.

Egemenlik Konseyi tarafından dün yayınlanan açıklamada belirtildiği üzere, Burhan Cezire Eyaleti'ne yaptığı ziyarette, "silahlarını bırakıp barış yolunu benimseyen herkesi memnuniyetle karşıladığını" ifade etti. Ayrıca, "ülkeye ve orduya karşı kışkırtıcılık yapanların hesap vereceğini" vurguladı.

ABD Başkanı Donald Trump perşembe günü yaptığı açıklamada, ülkesinin Sudan'daki savaşı sona erdirmek için yoğun çaba sarf ettiğini ve buna çok yaklaştığını söyledi.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Sudan ordusu ile HDK arasındaki savaş, sivil yönetime geçiş için seçimlere yol açması beklenen geçiş döneminde yaşanan iktidar mücadelesinin ardından 2023 Nisan ayının ortalarında patlak verdi.


Sudanlı doktorlar, Kuzey Kordofan'da HDK saldırısında 24 kişinin öldüğünü bildirdi

Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)
Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)
TT

Sudanlı doktorlar, Kuzey Kordofan'da HDK saldırısında 24 kişinin öldüğünü bildirdi

Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)
Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)

Sudan Doktorlar Ağı'na göre Hızlı Destek Kuvvetlerinin (HDK yerinden edilmiş insanları taşıyan bir araca saldırısı sonucu, aralarında sekiz 8 çocuğun ve birkaç kadının da bulunduğu 24 kişi hayatını kaybetti.

Ağ, aracın Güney Kurdufan eyaletinden kaçan yerinden edilmiş insanları taşıdığını ve el-Rahad şehrine geldiğinde hedef alındığını, bunun sonucunda ikisi bebek olmak üzere 24 kişinin öldüğünü ve çok sayıda kişinin de tedavi için şehrin hastanelerine kaldırıldığını belirtti.

Doktorlar Ağı, bölgenin ciddi tıbbi kaynak sıkıntısı çektiği, bu durumun yaralı ve yerinden edilmiş kişilerin acılarını daha da artırdığı son derece karmaşık sağlık ve insani koşullar altında saldırının gerçekleştiğini ifade etti.