ABD’de koronavirüse bağlı ölü sayısı 600 bini aşı

Cumhuriyetçiler, ABD’lileri manipüle etme suçlaması ile Fauci’nin görevden alınmasını istiyor.

ABD’de koronavirüse bağlı ölü sayısı 600 bini aşı
TT

ABD’de koronavirüse bağlı ölü sayısı 600 bini aşı

ABD’de koronavirüse bağlı ölü sayısı 600 bini aşı

ABD’de Cumhuriyetçiler ve Demokratlar arasında birçok başlıkta gerilim artıyor. Bu konuların başında da koronavirüs ile mücadele süreci geliyor. Cumhuriyetçiler, Beyaz Saray Sağlık Danışmanı Dr. Anthony Fauci’nin görevden alınmasını talep ettiler.
ABD Hastalık Kontrol ve Korunma Merkezleri (CDC) vaka sayılarındaki düşüşün maske takma zorunluluğu ve aşılarla bağlantılı olduğunu vurguladı. Cumhuriyetçilerin egemen olduğu eyaletlere atıfta bulunarak yetkililerin ve yaşayanların aşı olmayı reddettiği eyaletlerde vaka sayılarının yükseldiğini kaydetti.
ABD’de 2020 yılı başında yayılmaya başlayan salgında ölenlerin sayısı 600 bin eşiğini aştı. Bu, tüm dünyada kayda geçen en yüksek ölü sayısı oldu.
Yeni kampanyaya, Cumhuriyetçi Temsilci Marjorie Taylor Greene liderlik ediyor. Greene, eski Başkan Donald Trump’a en sadık isimlerinden biriydi ve daha önce de CDC’nin direktiflerini Holokost uygulamalarına benzetmekten çekinmemişti. Greene bir dizi Cumhuriyetçi milletvekili ile Trump’ın büyük bir düşmanlık beslediği Fauci’nin görevden alınmasını isteyen bir yasa tasarısının sunumun yapıldığı toplantıda şu açıklamalarda bulundu:
 “Dr. Fauci, ABD halkı tarafından seçilmedi. Göreve, ekonomimize yön vermesi veya ebeveynlerin tavsiyesi olmadan çocukların eğitimine ilişkin karar alması için getirilmedi. Ancak buna rağmen Dr. Fauci bir yıl boyunca hayatımızı kontrol edebildi.”
Demokratların kontrolündeki Temsilciler Meclisi’nde bazı ılımlı Cumhuriyetçilerin de buna itiraz etti. Her ne kadar Cumhuriyetçilerin tasarıyı geçirmesi beklenmiyor olsa da gelecek yıl yapılacak olan ara seçimlere hazırlık için bu konuyu tartışmalı meselelerden biri haline getirmek istedikleri biliniyor.
Teksas eyaletinden Cumhuriyetçi Senatör Ted Cruz, eyaletin çoğu bölgesinde aşı olmayı ve sağlık yetkililerinin direktiflerine uymayı reddeden seçmenlerinin bakış açısını yansıtan suçlamaları tekrarlayarak Fauci aleyhine gerçekleştirilen kampanyaya katıldı.
Greene’in düzenlediği basın konferansında da “Fauci yalancı. İnsanlar öldü” yazan pankartlar kaldırıldı. Pankartlarda arasında, ABD’nin çoğunluğunun halen saygı duyduğu, her iki partiden de 7 başkanın yönetiminde görev yapan ancak geçen yıl koronavirüs ile mücadelede izlediği politikalara itiraz ederek Trump'ı kızdıran Fauci’nin fotoğrafları da yer aldı. Cumhuriyetçiler veya en azından bazıları, Fauci’nin ülkeyi kandırdığını iddia etme fırsatını kullanmakta ve kanunun çıkarılmasında ısrar ediyorlar. Fauci’nin görevden alınmasını isteyen 6 temsilci bu isteklerini geçtiğimiz günlerde Fauci’nin özel e-postasından sızdırılarak yayınlanan yazışmalara dayandırıyorlar.
Temsilci Paul Gosar yaptığı açıklamada “Fauci, Wuhan virüsünün kaynağı hakkında aylarca yalan söyledi” dedi. Wuhan, virüsün ilk kez ortaya çıktığı şehirdi. Trump yönetimi, Pekin’i salgının yayılmasından sorumlu tutmuştu. Gosar, Fauci’nin virüsün kaynağı ve bulaşma gücünün yanı sıra maskelerin, aşıların ve sosyal mesafenin etkinliğine yönelik çelişkili tavsiyeler verdiğini de sözlerine ekledi.
Fauci’nin sızdırılan maillerine rağmen, ABD Başkanı Joe Biden Fauci’ye olan güvenini vurguladı. Diğer yandan Cumhuriyetçi 6 temsilci, Fauci’yi ABD’lileri manipüle ettiğini belirttiler. Temsilciler ayrıca Wuhan Viroloji Enstitüsü’nün virüsün parçalarından birinin genetik kodunu değiştirmeye yönelik “işlev kazanımı” adı verilen araştırmasından Fauci’nin sorumlu tutulmasını istediler. Temsilci Marjorie Taylor Greene “Bunu tanımlayacak tek bir kelime var: Biyolojik silah” ifadelerini kullandı. “Hepimiz biyolojik bir silahın kurbanı mıydık? Cevap istiyoruz. Dr Fauci'nin bu cevapları vermesi gerekiyor” dedi. New York Times’da pazartesi günü yayınlanan bir röportajda açıklamalarda bulunan Wuhan Viroloji Enstitüsü Laboratuvarı Müdürü Dr. Shi Zhengli, tehlikeli bir genetik değişiklik yapılmadığını söyleyerek suçlamaları reddetti.



Netanyahu, İran ile müzakereleri görüşmek üzere çarşamba günü Washington'da Trump ile bir araya gelecek

Trump ve Netanyahu'nun Washington'da gerçekleşen daha önceki bir görüşmeden (Reuters)
Trump ve Netanyahu'nun Washington'da gerçekleşen daha önceki bir görüşmeden (Reuters)
TT

Netanyahu, İran ile müzakereleri görüşmek üzere çarşamba günü Washington'da Trump ile bir araya gelecek

Trump ve Netanyahu'nun Washington'da gerçekleşen daha önceki bir görüşmeden (Reuters)
Trump ve Netanyahu'nun Washington'da gerçekleşen daha önceki bir görüşmeden (Reuters)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ofisinden dün yapılan açıklamada, Netanyahu'nun çarşamba günü Washington'da ABD Başkanı Donald Trump ile bir araya gelerek İran ile müzakereleri görüşeceği bildirildi.

Reuters'ın aktardığı açıklamada, Netanyahu'nun ‘(İran ile) yapılacak herhangi bir müzakerede balistik füzelerin sınırlandırılması ve İran'ın bölgedeki vekillerine verilen desteğin durdurulmasının yer alması gerektiğine inandığı’ belirtildi.

Reuters'a göre çarşamba gün  yapılacak görüşme, ABD Başkanı Trump’ın geçtiğimiz yıl ocak ayında göreve dönmesinden bu yana Netanyahu ile Trump arasında yapılacak yedinci görüşme olacak. Öt yandan İsrail basınına göre Netanyahu, Trump'a İsrail'in İran'ın nükleer programını tamamen yok etme kararlılığını vurgulayacak.

İran ile ABD arasında geçtiğimiz cuma günü Umman'da nükleer dosyasına ilişkin görüşmeler gerçekleştirdi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, bu önemli müzakerelerin başarısızlığının Ortadoğu'da yeni bir savaşı tetikleyebileceği yönündeki endişelerin artması üzerine, görüşmelerin iyi bir başlangıç olduğunu ve devam edeceğini söyledi. Ancak Umman'ın başkenti Maskat'ta yapılan görüşmelerin ardından, ‘tehditlerin ve baskının kaldırılması herhangi bir diyalogun başlaması için şart’ olduğunu vurgulayan Arakçi, “(Tahran) sadece nükleer meselesini görüşecek... ABD ile başka hiçbir konuyu görüşmeyeceğiz” dedi.

Öte yandan her iki taraf da Tahran ile Batı arasında uzun süredir devam eden nükleer anlaşmazlığı çözmek için diplomasiye yeni bir şans vermeyi kabul ettiklerini belirtti. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, geçtiğimiz çarşamba günü yaptığı açıklamada, Washington'ın müzakerelerin İran'ın nükleer programı, balistik füze programı ve bölgedeki silahlı gruplara verdiği desteğin yanı sıra ‘kendi halkına davranış biçimini’ de kapsaması istediğini söyledi.

İranlı yetkililer, bölgedeki en büyük füze programlarından biri olan İran'ın füze programını tartışmayacaklarını defalarca kez belirtmiş ve Tahran'ın uranyum zenginleştirme hakkının tanınmasını istediğini söylemişlerdi.

Diğer taraftan Washington’a göre nükleer bombaya giden potansiyel bir yol olan İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetleri kırmızı çizgiyi oluşturuyor. Tahran ise uzun süredir nükleer yakıtı silah amaçlı kullanma niyetinde olmadığını vurguluyor.


Netanyahu, Trump'a İran nükleer projesinin tamamen ortadan kaldırılmasının gerekliliğini vurgulayacak

ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida'da düzenledikleri basın toplantısında (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida'da düzenledikleri basın toplantısında (Reuters)
TT

Netanyahu, Trump'a İran nükleer projesinin tamamen ortadan kaldırılmasının gerekliliğini vurgulayacak

ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida'da düzenledikleri basın toplantısında (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida'da düzenledikleri basın toplantısında (Reuters)

İsrail haber sitesi Ynet dün, Başbakan Binyamin Netanyahu'nun ABD Başkanı Donald Trump'a İsrail'in İran nükleer projesini tamamen ortadan kaldırma kararlılığını teyit edeceğini bildirdi.

İnternet sitesi, iyi bilgilendirilmiş bir kaynağa atıfta bulunarak, "İsrail'in tutumu, İran nükleer programının tamamen ortadan kaldırılması, uranyum zenginleştirmenin durdurulması, zenginleştirme kapasitesinin durdurulması ve zenginleştirilmiş uranyumun İran topraklarından çıkarılması konusunda ısrar etmek olacaktır" dedi.

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre kaynak, "İsrail, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı müfettişlerinin İran'a geri dönmesini ve şüpheli bölgelere sürpriz ziyaretler yapılmasını talep ediyor" ifadelerini kullandı.

Ynet haber sitesi, kaynağın şu sözlerini aktardı: "İran ile yapılacak herhangi bir anlaşma, İsrail'i tehdit edemeyeceklerinden emin olmak için füze menziline 300 kilometrelik bir sınır getirmelidir."

Ofisi dün yaptığı açıklamada, Netanyahu'nun önümüzdeki çarşamba günü Washington'da Trump ile görüşeceğini duyurdu.


Maskat’taki müzakereler uranyum zenginleştirme meselesi nedeniyle belirsizliğini koruyor

Arap Denizi'nde Nimitz sınıfı bir uçak gemisinin güvertesinde bulunan bir ABD askeri uçağı (AFP)
Arap Denizi'nde Nimitz sınıfı bir uçak gemisinin güvertesinde bulunan bir ABD askeri uçağı (AFP)
TT

Maskat’taki müzakereler uranyum zenginleştirme meselesi nedeniyle belirsizliğini koruyor

Arap Denizi'nde Nimitz sınıfı bir uçak gemisinin güvertesinde bulunan bir ABD askeri uçağı (AFP)
Arap Denizi'nde Nimitz sınıfı bir uçak gemisinin güvertesinde bulunan bir ABD askeri uçağı (AFP)

Maskat'ta Washington ve Tahran arasında yapılan ilk dolaylı müzakerelerin ertesi günü, ikinci turun kaderi uranyum zenginleştirme meselesinin çözülmesine bağlı gibi görünüyordu. ABD Başkanı Donald Trump dün yaptığı açıklamada, yeni bir müzakere turunun ‘önümüzdeki hafta’ yeniden başlayacağını duyurdu.

ABD yönetimi ‘sıfır zenginleştirme’ talep ederken, Tahran uranyum zenginleştirmeyi ‘egemenlik hakkı’ olarak nitelendirerek buna karşı çıkarak bunun yerine ‘güven verici’ bir zenginleştirme seviyesi önerdi.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, müzakerelerde ele alınan konuların genişletilmesine karşı çıktı. Füze programının ‘şimdi ve gelecekte müzakere edilemez’ olduğunu vurgulayan Arakçi, programı ‘tamamen savunma amaçlı’ olarak nitelendirdi.

İran’ın saldırıya uğraması halinde bölgedeki ABD üslerine saldıracağı yönünde yeni bir uyarıda bulunan İranlı bakan, ülkesinin ‘savaşı önlemeye olduğu kadar savaşa da hazır’ olduğunu vurguladı.

Öte yandan ABD'nin özel temsilcileri Steve Witkoff ve Jared Kushner, Arap (Umman) Denizi'ndeki Abraham Lincoln uçak gemisini ziyaret etti.

Diğer taraftan İsrail'de müzakerelerin sonuçlarına şüpheyle yaklaşılıyor. İsrailli yetkililer ‘anlaşmaya varılamayacağını’ söylerken Tel Aviv dün akşam, Başbakan Binyamin Netanyahu'nun çarşamba günü Washington'da Trump ile İran meselesini görüşmek üzere bir araya geleceğini duyurdu.