İsrail’de ‘Filistinli aileleri ayırma’ tasarısı tartışma konusu

İsrail’de İslamcı milletvekili Mansur Abbas bir parçası olduğu hükümetle çatışmaktan kaçınıyor. (AFP)
İsrail’de İslamcı milletvekili Mansur Abbas bir parçası olduğu hükümetle çatışmaktan kaçınıyor. (AFP)
TT

İsrail’de ‘Filistinli aileleri ayırma’ tasarısı tartışma konusu

İsrail’de İslamcı milletvekili Mansur Abbas bir parçası olduğu hükümetle çatışmaktan kaçınıyor. (AFP)
İsrail’de İslamcı milletvekili Mansur Abbas bir parçası olduğu hükümetle çatışmaktan kaçınıyor. (AFP)

İsrail İçişleri Bakanı Ayelet Shaked, İsrail vatandaşı Filistinliler ile Batı Şeria’daki Filistinlilerin evlenmelerini engelleyen yeni yasa tasarısını İsrail Meclisi Knesset’e sundu.
Söz konusu yasa yeni hükümeti muhalefet karşısında zayıflatacak etkiye sahip. Tasarıya Arap ve solcu milletveklleri de karşı çıkıyor.
Knesset üyesi Mossi Raz, tasarıyla gerçekleşecek Vatandaşlık Yasası’ndaki madde değişikliğine karşı olduğunu ifade ederken Ortak Liste Bloku Raz’ı eleştirdi. Seküler Arap siyasetini temsil eden Ortak Liste’nin lideri Eymen Avde, bundan sonra hükümeti devirmeye çalışacağını belirtti. Netanyahu liderliğindeki muhalefet ise tasarının içeriğine katılmakla beraber onayına destek vermeyeceğini açıkladı.
Söz konusu yasa 2003 yılında Batı Şeria ve Gazze Şeridi’ndeki Filistinlilerin İsrail vatandaşı bir Filistinliyle evlendikten sonra İsrail’de vatandaşlık veya ikamet almalarını engellemek amacıyla değiştirildi. Bu değişiklik sebebiyle binlerce aile birbirinden ayrılmak zorunda kaldı. Söz konusu değişiklik, her yıl yenilenen bir tedbir kararı olarak kabul edildi.
Bakan Shaked dün (Perşembe) Vatandaşlık Yasası’nı önümüzdeki hafta oylamaya sunacağını belirterek, “Muhalefetin (sağ partiler ve Harediler) siyasi oyunlar için devletin güvenliğine zarar vereceğini düşünmüyorum. Bu noktada gerekli olgunluğu göstereceklerine ve hukuku destekleyeceklerine eminim. Muhalefet lideri Binyamin Netanyahu’nun İsrail’in güvenliği konusunda ‘Muhalefet ve Koalisyon yoktur. Bu konuda hepimiz aynı taraftayız’ sözünü yerine getireceğinden şüphem yok” ifadelerini kullandı.
Knesset tarafından yapılan bir incelemede, parlamentoda yasayı destekleyen bir çoğunluğun bulunmadığı ve muhalefetin yasayı engelleyerek yeni hükümeti sıkıştırmak niyetinde olduğu ortaya çıktı.
Likud Partisi Meclis Grup Başkanı Miki Zohar, koalisyonun Batı Şeria’daki yerleşim yerlerindeki askeri noktaları yasallaştıran tasarıya verdiği destek karşılığında, muhalefete “Filistinlilerin aile birliğini yasaklayan” söz konusu yasayı desteklemesi önerisinde bulundu. Bu önerisiyle koalisyonu tekrar sıkıştırdı.
Mansur Abbas liderliğindeki İslam Hareket Bloku ise bu konuda sıkıntı yaşıyor. Hareket bir taraftan yasayı reddedip aile birleşimini desteklerken diğer taraftan koalisyona karşı çıkmak istemiyor.
Öte yandan Başbakan Bennet’in dün (Perşembe) Abbas’a “bloğunun söz konusu yasaya oy vermekten kaçınmasını anlayacağını ancak bu yasaya karşı oy kullanması durumunu asla anlamayacağını” bildirdiği belirtildi. Abbas, “Vatandaşlık Yasası’na uygun bir çözüm bulmak için çalışıyoruz. Herkesi memnun edecek bir anlaşmaya varmak için çalışıyoruz. Bu sorunu çözmek için muhalefete ihtiyacımız yok” ifadelerini kullandı.
İsrail resmi televizyon kanalı KAN 11, Koalisyon bloklarının Bennet’in talebini karşılamasını kolaylaştırma noktasında, Ortak Liste’ye söz konusu yasanın tıbbi tedaviye ihtiyacı olan Filistinlileri kapsamadığını belirten bir madde ekleyerek, yasada bir değişiklik teklif ettiğini aktardı. Ancak muhalefetteki sol eğimli milletvekili Raz bu yaklaşımı reddederek şu ifadeleri kullandı:
“Bu gereksiz ve ihtiyaç olmayan bir yasa. Bireyleri oldukça kişisel olarak hedef alan sert bir yasa. Uygulamada İsrail vatandaşlarının kimi sevip ve kimi sevemeyeceklerine olabileceklerden korkma bahanesiyle karar veriyor.”
Raz sözlerine şöyle devam etti:
“Denge büyük bir hızla değişmiyor. Herhangi bir çocuğu demografik bir tehdit olarak görmeyi kabul etmiyorum. Bir çocuğu tehdit olarak görmek çok üzücü.”
Ayrıca Raz, Meretz Partisi’ndeki diğer vekillerin de yasaya karşı çıkabileceğini belirtti.



Kolombiya'da şiddetli yağmurlar nedeniyle 13 kişi hayatını kaybetti

Güneybatı Nariño bölgesinde meydana gelen toprak kaymasının ardından, ağır iş makineleri ceset bulmak için çamurda arama yapıyor (AFP)
Güneybatı Nariño bölgesinde meydana gelen toprak kaymasının ardından, ağır iş makineleri ceset bulmak için çamurda arama yapıyor (AFP)
TT

Kolombiya'da şiddetli yağmurlar nedeniyle 13 kişi hayatını kaybetti

Güneybatı Nariño bölgesinde meydana gelen toprak kaymasının ardından, ağır iş makineleri ceset bulmak için çamurda arama yapıyor (AFP)
Güneybatı Nariño bölgesinde meydana gelen toprak kaymasının ardından, ağır iş makineleri ceset bulmak için çamurda arama yapıyor (AFP)

Yetkililerin yaptığı açıklamaya göre Kolombiya'da bu hafta, yılın bu zamanı için alışılmadık derecede yoğun yağışlar olması nedeniyle 13 kişi hayatını kaybetti.

Ulusal Meteoroloji Ajansı EDIAM, Kuzey Amerika'dan Kolombiya'nın Karayip kıyılarına kadar uzanan soğuk cephenin, geçen ay yağış miktarını tarihi ortalamaya göre yüzde 64 oranında artırdığını bildirdi.

Bu hafta hayatını kaybedenler arasında, cuma gecesi geç saatlerde güneybatı Nariño bölgesinde meydana gelen toprak kaymasında ölen yedi kişi de bulunuyor. İl yetkililerine göre, şiddetli yağmurlar nedeniyle bir derenin taşması sonucu evler çamur altında kaldı. Yerel yetkililer, kurtarma ekipleri ve eğitimli köpekler ceset ararken, ağır iş makinelerinin çamurda ceset bulmak için kazı yaptığı görüntüler yayınladı.

Ulusal Afet Yönetim Birimi (UNGRD) perşembe günü yaptığı açıklamada, şiddetli hava koşullarının ülke genelinde altı kişinin ölümüne yol açtığını duyurdu. Tropikal iklime sahip Kolombiya'da, iklim değişikliği kuraklık ve yüksek nem dönemlerinde önemli aksamalara neden oluyor.


İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
TT

İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, bugün (pazar) yaptığı açıklamada, ABD’nin müzakereleri “aldatma, hile ve zaman kazanma aracı” olarak kullanmayı hedeflemesi halinde bunun bir “yanılsama” olacağını söyledi. Ejei, “Müzakerelere dair hiçbir umut ve güven yoktur” dedi.

Washington ile Tahran arasında ilk tur görüşmeler cuma günü Umman’da yapılmış, taraflar görüşmeleri “olumlu” olarak nitelemiş ve yakın zamanda sürdürme niyetlerini açıklamıştı.

Söz konusu görüşmeler, İran’da rejim karşıtı geniş çaplı protesto dalgasının zirveye ulaşmasından yaklaşık bir ay sonra gerçekleşti. Protestolar sırasında yürütülen ve insan hakları örgütlerinin “benzeri görülmemiş” olarak nitelediği güvenlik operasyonlarında binlerce kişinin hayatını kaybettiği belirtiliyor.

ABD Başkanı Donald Trump, başlangıçta protestoların bastırılması nedeniyle Tahran’a karşı askeri seçenekleri gündeme getirmiş, hatta göstericilere “yardım yolda” mesajı vermişti. Ancak Trump’ın son günlerdeki söylemi, İran’ın nükleer programını dizginlemeye odaklandı. Bu çerçevede ABD, başını “USS Abraham Lincoln” uçak gemisinin çektiği bir deniz görev grubunu bölgeye sevk etti. İran yönetimi ise Trump’ın İran’a saldırı tehditlerini hayata geçirme ihtimalinden ciddi endişe duyuyor. Tahran, olası bir saldırı halinde bölgedeki ABD üslerini hedef alacağı ve Hürmüz Boğazı’nı kapatabileceği uyarısında bulundu.

Yargı Erki Başkanı, müzakere çağrısı yapan taraflara dair “ne umut ne de güven” olduğunu vurgulayarak, ABD’ye bu yolda güvenilemeyeceğini söyledi. Mevcut diyalog çağrılarının, “şiddeti kışkırtan ve sabotajcıları silahlandıran aynı taraflardan” geldiğini ifade etti.

dfwfde
Gösterici kalabalıkları, geçen 8 Ocak’ta başkent Tahran’ın batısındaki bazı yolları kapattı (AP)

Yargı erkinin resmi ajansı Mizan’ın aktardığına göre Ejei, pazar günü yaptığı konuşmada İran’ın hiçbir zaman savaş isteyen taraf olmadığını, ancak her türlü saldırgana karşı tüm gücüyle duracağını belirtti. Bazı ülkelerin geçmişte İran’ın yanında yer alırken, “İslam Cumhuriyeti’nin sonunun geldiğini düşündüklerini” de sözlerine ekledi.

Ejei, geçen yıl haziran ayında yaşanan ve 12 gün süren savaşa atıfta bulunarak, müzakereler sürerken savaşı başlatan tarafların, İran’ın “direncini” gördükten sonra ateşkes talep etmek zorunda kaldıklarını söyledi.

“İsyan eylemlerini kim başlattı? Provokatörleri kim silahlandırdı?” diye soran Ejei, “Onları silahlandıranlar bugün ‘gelin müzakere edelim’ diyenlerin ta kendileridir” ifadelerini kullandı.

Orta İran’daki Arak kentinde yargı yetkililerine hitap eden Ejei, “aldatılmış bireyler” ile “asıl unsurların” hesabının ayrı olduğunu belirterek, davaların “yargı usullerine uygun ve her vakanın niteliğine göre” ele alınacağını söyledi.

Son protestolardaki şiddetin benzeri görülmemiş boyutlara ulaştığını savunan Ejei, “sokaklarda ve geçiş noktalarında en vahşi suçları işleyenlerin sıradan vatandaşlar değil; ABD ve Siyonist rejim unsurları tarafından eğitilmiş, kalpsiz teröristler olduğunu” ileri sürdü.

Buna karşılık “aldatılmış unsurların” varlığını kabul eden Ejei, bunların “teröristler ve ayaklanmaların ana unsurlarından ayrı değerlendirileceğini” ve suçlamalarının “her birinin koşullarına göre” inceleneceğini söyledi.

ABD merkezli insan hakları örgütü Hrana, protestolar sırasında çoğu gösterici olmak üzere 6 bin 971 kişinin öldüğünü ve 51 binden fazla kişinin gözaltına alındığını belgelediğini açıkladı.

Ejei ayrıca, protestolar sırasında reform çağrısı yapan ve baskıların araştırılması için ulusal bir gerçekleri araştırma komisyonu kurulmasını isteyen bazı iç aktörleri ve kişileri de eleştirdi.

Velayet-i Fakih’in yanında durmamanın, savaş sırasında Saddam Hüseyin’e sığınanların ve bugün suçlu Siyonistlere yaslananların akıbetiyle sonuçlanacağını savunan Ejei, “Bir zamanlar devrimle birlikte olan, bugün ise bildiri yayımlayan bu kişiler acınacak ve sefil insanlardır” dedi.


İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Ynet haber sitesi bugün, İsrail kabinesinin Batı Şeria’daki arazi tescili ve mülkiyet prosedürlerinde temel değişiklikleri onayladığını bildirdi. Yeni düzenlemeler, Filistinlilere ait bazı evlerin yıkılmasına izin veriyor.

Yedioth Ahronoth’un internet sitesi Ynet, yeni kararların İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria’nın A Bölgesi’nde Filistinlilere ait binaları yıkmasına izin vereceğini ve Batı Şeria genelinde yerleşim faaliyetlerinin önemli ölçüde genişlemesine yol açacağını doğruladı.

zsdcfgt
Batı Şeria’daki İsrail askerleri (Reuters)

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre İsrail kabinesinin aldığı kararlar, Oslo Barış Anlaşmaları kapsamında ilk asker çekilme dalgasında İsrail ordusunun çekilmediği tek şehir olan El Halil’de İsrail-Filistin çatışmasını çözmeye yönelik geçici bir adım olması amaçlanan 1997 El Halil Protokolü’nün ilkelerine aykırı.