Galatasaray'da gündem seçim: 5 aday, sarı-kırmızılı kulübün 38. başkanlığı için yarışıyor

Galatasaray'da gündem seçim: 5 aday, sarı-kırmızılı kulübün 38. başkanlığı için yarışıyor
TT

Galatasaray'da gündem seçim: 5 aday, sarı-kırmızılı kulübün 38. başkanlığı için yarışıyor

Galatasaray'da gündem seçim: 5 aday, sarı-kırmızılı kulübün 38. başkanlığı için yarışıyor

Süper Lig ekiplerinden Galatasaray'da uzun süredir gündemi meşgul eden seçim sorunu 19 Haziran Cumartesi günü çözüme kavuşuyor.
Mevcut başkan Mustafa Cengiz'in aday olmayacağı seçimli genel kurul, Galatasaray Lisesi'nde yapılacak.
Saat 10.00'da başlayacak oy verme işlemi 15.00'te sona erecek.
Seçimde Burak Elmas, Metin Öztürk, Eşref Hamamcıoğlu, Yiğit Şardan ve İbrahim Özdemir, Galatasaray'ın 38. başkanı olabilmek için mücadele edecek.
Galatasaray'da yeni başkanı bekleyen en önemli sorunların başında teknik direktör konusu yer alıyor.
Fatih Terim, 31 Mayıs 2021'de sözleşmesinin tamamlanmasıyla tatile çıkmış, sarı-kırmızılı kulübün yeni sezon açılışını yardımcı antrenör Selçuk İnan başlatmıştı.
Sarı-kırmızılı ekibin önündeki bir diğer önemli husus ise yapılması gereken ödemeler.
Galatasaray Başkanı Mustafa Cengiz, GSTV'de katıldığı programda borç yapılandırma ve TFF ile UEFA'ya gönderilecek borçsuzluk kağıdı hakkında dikkat çeken açıklamalarda bulundu:
"Her şeyi 3 seneye sığdırmak mümkün değil. Mayıs ayındaki yapılandırma için 170 milyon lira gerek. Bizim ödemelerimiz var. Baskete var, voleybola var. Hala icra ve hacizleri bitiremedik. Öde, öde, öde bitiremedik... 31 Haziran'a kadar TFF ve UEFA'dan borçsuzluk kağıdı almak için çalışıyoruz. Gelecek yönetimi de sıkıntı içinde bırakmamak için. Hakikaten UEFA iyi ki var diyorum..."

Mustafa Cengiz dönemi sona eriyor
Galatasaray'ın mevcut başkanı Mustafa Cengiz'in yaklaşık 3,5 yıl süren görevi yarın sona eriyor.
20 Ocak 2018'deki olağanüstü seçimli genel kurulda Dursun Özbek ile yarışan Cengiz, bin 623'e karşı bin 703 oy alarak Galatasaray'ın 37. başkanı olmuştu.
Ocak ayındaki seçimlerden önce normal zamanında olağan genel kurula gitme sözü veren Cengiz, Mayıs 2018'de yapılan olağan seçimlerde 2 bin 525 oy alarak bir kez daha başkanlığa seçildi.
Cengiz başkanlığındaki Galatasaray, 2018 ve 2019'da futbolda üst üste 2. kez Süper Lig şampiyonluğu yaşadı. Öte yandan Türkiye Kupası ve TFF Süper Kupa zaferleri elde edildi.
Mustafa Cengiz'in, 2019'daki mali genel kurulda idari açıdan ibra edilmemesi Galatasaray'da gündeme damga vurmuş ve sarı-kırmızılı kulübün başkanı uzun süre davalarla uğraşmak zorunda kalmıştı.
2020 yılının başlarında rahatsızlanan Cengiz, beyninden ve midesinden bir dizi operasyon geçirdi. 
Söz konusu süreçte uzun süre tedavi gören Cengiz, kulübü seçimlere götürme kararı almıştı.

Metin Öztürk, Fatih Terim ile devam edecek, yerli bir 10 numarayla anlaştı
Yaklaşık iki aydır Galatasaray'da gündemi meşgul eden seçim konusunda adaylar da kendi vaatleriyle hazırlıklarını sürdürüyor.
Uzun süredir seçimlere hazırlandığı bilinen Metin Öztürk, bugüne kadar birçok mecrada projelerinden bahsetti.
Öztürk, sarı-kırmızılı kulübe bir iş adamı bakış açısı getirmek için aday olduğunu belirterek, şunları kaydetti:
"Denetim mekanizmaları iyi çalışmadığı, günlük hayat devam ederken borçlar ötelendiği için bugün artık kulübümüz yönetilemeyecek ya da zor yönetilecek, uzun vadeli kredilerle yönetilebilecek duruma geldi. Katma değeri kulübümüze getirip maliyetlerimizi azaltıp başarı seviyesini en tepede tutarak 6 yıllık bir süreçte borçları yok etmek ana hedefimiz. Umarım başarırız."
Öztürk ayrıca seçilmesi halinde Fatih Terim ile göreve devam etmek istediğini, 62 sponsorla ön protokol yaptıklarını ve yerli statüsünde çok iyi bir 10 numara ile anlaşma sağladığını deklare etmişti.

Öztürk'ün listesi şöyle:
Asil: Nasuhi Sezgin, Bora İsmail Bahçetepe, Rıza Tevfik Morova, Erol Erkuloğlu, Asena Yılmazkaya Dinçbaylı, İsmail Sarıkaya, Osman Aral, Emre Alkin, Dikran Gülmezgil, Nihat Kırmızı.
Yedek: Sencer Seren, Sinan Müderrisoğlu, Halil Cem Burnaz, Tanur Lara Yılmaz, Ethem Baturalp Pamukçu.

Burak Elmas,  "1481 Futbol Grubu" ile uluslararası yatırımcı getiriyor
Galatasaray'da dönem dönem yönetim kurullarında ve kulüpte farklı pozisyonlarda görev alan Burak Elmas da seçimin gündeme gelmesiyle adaylığını açıklayan ilk isimlerden oldu.
Elmas, yayıncı kuruluşa konuk olduğu programda vaatlerini sıralayan Elmas, şunları kaydetti:
"25-30 sene sonra Galatasaray'ın yeni Riva'sı olabilecek arazileri kulübümüzün bünyesine katacağız... Yıldız olarak gelip, sahada bu yıldızlığını göstermeyen oyunculara popülarite için gereksiz ücretler ödemeyeceğiz... City ve Redbull gibi gruplar tek bir ligde değil, birçok ligde mücadele ediyor. Biz yaklaşık 5 ay önce Galatasaray'ın sahip olduğu '1481 Futbol Grubu'nu kurarak buraya yatırımcı bulmak için bir uluslararası yatırımcı ile görüştük ve fonun yarısı hazır... Yönetime geldiğimizde Kemerburgaz'da inşaata başlayarak, Galatasaray'a Yeni Metin Oktay Tesisleri'ni kazandıracağız. Projenin finansmanını da hazır hale getirdik. Tevfik Fikret Basketbol Salonu, takımımıza uzun vadeli gelir getirecek bir proje olacak..."
Deneyimli yönetici teknik direktör konusunda ise Fatih Terim ile çalışmak istediğini dile getirmişti.

Elmas'ın listesi şöyle:
Asil: Ali Polat Bengiserp, Mehmet Remzi Sanver, Başak Karaca, Bikem Ardakoç Kanık, Turhan Özen, Burçak Emre Zorlu, Şükrü Köksal Ünlü, Mustafa Özgür Kalelioğlu, Rezan Epözdemir, Özgür Işıtan Gün.
Yedek: İbrahim Reha Keskin, Selim Sefada, Abdulvahap Gazi Tanrıverdi, Mehmet Polat Kalafatoğlu, Ahmet Ozan Şener.

İbrahim Özdemir, "Ralf Rangnick ile anlaştık" dedi
Galatasaray Kulübü'nde başkan adaylarından İbrahim Özdemir de projelerinden bahsetti.
Seçilmesi halinde öncelikli olarak Fatih Terim ile görüşeceklerini aktaran Özdemir, deneyimli teknik adamdan olumsuz yanıt alması halinde Ralf Rangnick ile prensipte anlaştıklarını ve koltuğu devralmasının ardından Alman çalıştırıcıyı göreve getireceklerini aktardı.
Özdemir ayrıca, Bayern Münih’teki görevinin sona ermesi beklenen bilim insanı ve fizik hazırlayıcı Prof.Dr. Holger Broich’i de kondisyoner olarak teknik ekibe dahil etme yönünde çalışmaları olduğunu kaydetti.

Özdemir'in listesi şöyle:
Asil: Mustafa Torok Tanrıyar, Mustafa Keten, Hilmi Develi, Volkan Vural, Cemal Sedat Dayıoğlu, Murat Atay, Selim Demir, Banu Kavak, Ali Fatinoğlu, Tamer Koldaş.
Yedek: Tunç Üner, Reyhan Çelik, Emre Eti, Cenk Gönenç, Deniz İsmail Aras.

Eşref Hamamcıoğlu, "Columbus" projesiyle 2 buçuk milyar lira gelir hedefliyor
Galatasaray'da seçimlerin önemli isimlerinden biri de Divan Kurulu Eski Başkanı Eşref Hamamcıoğlu.
Görevi devralması halinde öncelikle Fatih Terim ile görüşme sağlayacaklarını duyuran Hamamcıoğlu'nun en önemli vaatlerinden birisi, borcu 2 milyar 162 milyon liraya ulaşan Galatasaray'ın kurtuluşu olması beklenen "Columbus" projesi.
Hamamcıoğlu, yeni mali kalkınma projeleri "Columbus"u tanıttığı basın toplantısında, Galatasaray'ın mevcut mali yapısını kalkındıracaklarını belirtmiş, bu projeyle birlikte Sportif A.Ş bünyesindeki Mağazacılık Pazarlama, Gayrimenkul Yatırım ve Geliştirme A.Ş ve Dijital A.Ş departmanlarını Ali Sami Yen Yatırım A.Ş adı altında ayağa kaldıracaklarını ifade etmişlerdi.
Galatasaray'ın mevcutta 2 milyar 162 lira borcu olduğu hatırlatılarak, "Columbus" projesinin hedeflendiğini gibi ilerlemesi durumunda 2024 yılında 2 milyar 500 milyon lira gibi bir değer yaratacağı öne sürülmüştü.

Hamamcıoğlu'nun listesi şöyle:
Asil: 
Osman Kocaman, Tuncer Hunca, Hayri Gürkan Eliçin, Ahmet Arif Bağlıca, Levent Yaz, Ahmet Cemal Özgörkey, Cenk Nuri Soyer, Cevat Genç, Ahmet Yavuz, Ecem Tezel Aldanmaz.
Yedek: Mehmet Emre Mısırlı, Emin Tan Bilge, Murat Karaman, Şükran Pelin Öztekin, Yusuf Mutlu Yıldız.

Yiğit Şardan, finansal projeler, tesisler ve gayrimenkulleri işaret etti
Adnan Polat yönetiminde görev alan ve söz konusu dönemdeki 30 milyon dolar civarındaki sponsorlukları 230 milyon dolara yükselten yönetici olarak öne çıkan Yiğit Şardan, seçimlerin en dikkat çeken isimlerinden.
Mustafa Cengiz yönetiminden Abdurrahim Albayrak ve Doruk Acar ile birlikte seçim çalışmalarını yürüten Şardan, Smart Spor'da katıldığı canlı yayında teknik direktörlük konusunda Fatih Terim'in sık sık gündeme getirilmesini eleştirdi:
"Şu anda bir seçime gidiyorum ama bu bir teknik direktör seçimi değil. Biz Fatih Terim ile çalışacağımız vaadiyle başkanlığa mı yürüyelim? Galatasaray başkanının kim olduğunu hangi hoca ile çalışacağı mı belirleyecek? Ben bunu kabul edemem. Fatih Terim teknik direktör olduğu sürece bizim sözleşmeli bir çalışanımızdır. Ben başkan olacaksam beni değerlendirsinler. Eğer bir hoca ile yönetime gelirseniz bilin ki o hocayı siz de bir daha yönetemezsiniz. O hoca sizi yönetir. Bu Fatih terim ile alakalı değil hangi hoca olursa olsun aynı şey geçerlidir."
Şardan'ın en önemli vaatleri ise finansal projeler, tesisler ve gayrimenkuller:
"Galatasaray’ın dijital ekonomisini büyütmek istiyorum. Yönetime Doruk ve Serkan arkadaşlarımızı aldık. Doruk 2018’de sıfır olan dijital gelirleri 170 milyon liraya çıkardı. Serkan daha önce 2 kez start-up kurup satmış şu anda 22 ülkede etkinliği var. Ben ise Youtube’un en çok gelir getiren ilk beş içerik üreticisinden biriyim. İlk aşamada 450 milyon liraya çıkarabiliriz daha agresif bir planla 1,2 milyar lirayı bile yakalayabiliriz. En büyük ticari projem budur. 
Kemerburgaz projesi bütün takımlara yetmeyecek gibi duruyor. Oraya A takımı taşıyıp, Büyükçekmece'ye de alt yapıyı taşımayı düşünüyoruz. 
Florya’da Emlak Konut arazinin bir kısmına sahip bir kısmı da bize ait. Bir de 19 dönümlük bir arazi var. Oraya da içinde güzel bir spor tesisi olan bir gayrimenkul geliştirme projesi yapabilirsek çok ciddi bir rant elde edebiliriz."

Şardan'ın listesi şöyle:
Asil: Özcan Çetin Soy, Abdurrahim Albayrak, Murat Yalçındağ, Ahmet Aslan, Mete Serkan Sevim, Ömer Mafa, Dorukhan Acar, Begüm Özkan, Murat Özkaya, Murat Erkul.
Yedek: Esen Sirel Ongun, Levent Karadeniz, Abdullah Günhan Aksoy, Kerim Polat, Hamit Karasu. 
Independent Türkçe



Floyd Mayweather-Mike Tyson maçı iptal mi oldu?

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Floyd Mayweather-Mike Tyson maçı iptal mi oldu?

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

Floyd Mayweather'ın Mike Tyson'la yapması planlanan maç, farklı bir "Demir Mike"ın Mayweather'ın bir sonraki rakibi olacağını iddia etmesiyle belirsizliğe girdi.

Eylülde Mayweather'ın 2026 baharında Tyson'la ringe çıkacağı ve iki Amerikalı boks efsanesinin gösteri maçında karşı karşıya geleceği duyurulmuştu.

O zamanlar tarih veya yer teyit edilmemiş olsa da 59 yaşındaki Tyson daha sonra maçın martta Afrika'da yapılacağını iddia etmişti.

Şimdiyse eski kickboks şampiyonu Mike Zambidis'in sosyal medyada Mayweather'la bir maçın tanıtımını yapmasıyla durum karıştı.

Zambidis, Instagram'da maçın tarihini 27 Haziran ve mekanını memleketi Yunanistan'ın başkenti Atina'daki Oaka Arena olarak belirten bir poster paylaştı.

Poster ayrıca etkinliğin "dünya çapında canlı yayımlanacağını" da ima ediyordu ancak yayıncı açıklanmadı. Organizatörler Mayweather Promotions, Zambidis Club ve Front Row Fight Series olarak listelendi.

Zambidis gönderide "Tarih yazılmak üzere" ifadesini kullanırken, Mayweather henüz posteri veya böyle bir dövüşle ilgili herhangi bir detayı paylaşmadı.

dvfgt
Mike Zambidis (sağda), sosyal medyada Floyd Mayweather'la dövüşünün tanıtımını yaptı (@ironmikezambidisofficial/Instagram)

48 yaşındaki boksör, en son Ağustos 2024'te John Gotti III'le bir gösteri maçında karşı karşıya gelmişti. Bu maç, 5 sıkletteki eski dünya şampiyonunun 2017'de profesyonel boks kariyerini sonlandırdıktan sonra çıktığı çok sayıda gösteri maçından biriydi.

Öte yandan 45 yaşındaki Zambidis kickboksta birden fazla şampiyonluğa sahip. Son kickboks maçı, Mayweather'la olası karşılaşmasından tam 11 yıl önce, 27 Haziran 2015'teydi.

Zambidis'in bu paylaşımının Mayweather-Tyson karşılaşması için ne anlama geldiği belirsiz. Bu maçın Tyson'ın YouTuber Jake Paul tarafından profesyonel müsabakada puanla yenilmesinden yaklaşık 18 ay sonra gerçekleşmesi planlanıyordu.

Mayweather'ın adı ayrıca 2015'te tüm zamanların en kazançlı boks maçında puanla yendiği rakibi Manny Pacquiao'yla rövanş maçı için de geçiyor.

Independent Türkçe


Buzda strateji ve hassasiyet: Curling hakkında her şey

Curling, 1998'den beri kış olimpiyatlarında yer alıyor (Reuters)
Curling, 1998'den beri kış olimpiyatlarında yer alıyor (Reuters)
TT

Buzda strateji ve hassasiyet: Curling hakkında her şey

Curling, 1998'den beri kış olimpiyatlarında yer alıyor (Reuters)
Curling, 1998'den beri kış olimpiyatlarında yer alıyor (Reuters)

Adrenalin'den herkese merhaba. Kış sporları serimizde bu hafta buz üstünde milimetrik hesaplarla yapılan bir mücadele olan Curling'i inceliyoruz.

Curling, buz üzerinde oynanan takım sporları arasında en farklılarından biri. Bu sporda karşı karşıya gelen iki takım, yaklaşık 20 kilogram ağırlığındaki taşları, buz yüzeyinde belli bir hedefe en yakın olacak biçimde yerleştirmeye çalışıyor.

Her takımda 4 oyuncu var ve her oyuncu belirli bir sırayla taşı kaydırıyor. Amaç, bu taşları "ev" adı verilen çemberin merkezine ulaştırmak.

Oyun boyunca en yakın taşların sayısı kadar puan alınıyor ve toplamda en çok puanı toplayan takım maçı kazanıyor.

Curling, özel olarak hazırlanmış bir buz pistinde oynanıyor. Pistler genellikle 45 metre uzunluğunda ve 5 metre genişliğinde.

Ev, içi boyalı dairelerden oluşuyor ve puanlar, taşların merkeze olan uzaklığına göre hesaplanıyor. Buz, üzerine su püskürtülerek pürüzlü hale getiriliyor. Bu taşın pist üzerinde daha kontrollü kaymasını sağlıyor.

Oyun, her iki takımın da taşlarını sırayla gönderdiği "end"ler üzerinden ilerliyor. Bir end, her takımın belirlenmiş sayıda taşı hedefe göndermesiyle tamamlanıyor.

Karşılaşmalar genellikle 10 end sürüyor. Ancak bazı kulüp ve turnuva formatlarında 8 endlik maçlar da var. Her end sonunda en yakın taşı olan takım puan alıyor.

Kökeni 16. yüzyıla uzanan Curling, İskoçya'nın donmuş göletlerinde oynanan bir oyun olarak doğdu.

İskoç göçmenlerin Kuzey Amerika'ya taşıdığı bu oyun, zaman içinde standartlaşarak uluslararası bir spor haline geldi.

Günümüzde kış olimpiyatlarında ve dünya şampiyonlarında düzenli olarak müsabakalar gerçekleştiriliyor. 

Curling eşsiz bir strateji oyunu çünkü taşları hedefe yaklaştırırken rakibin taşlarını da engellemek veya dışarı atmak gerek. Bu nedenle spor bazen "buz üzerinde satranç" diye anılıyor.

Her oyuncunun nişan alması, taşın hızını ve yönünü doğru hesaplaması gerek çünkü pist üzerinde minik eğimler ve buz yüzeyinin pürüzlü yapısı taşın rotasını etkiliyor.

Taşlar hafifçe döndürülerek, yani "curl" yapılarak atılıyor, sporun adı da buradan geliyor.

Takımların her oyuncusu genellikle iki taş atıyor ve takım sırasıyla lead, second, third ve skip pozisyonlarına göre atış yapıyor. Takımın kaptanı olan skip, hem stratejiyi belirliyor hem de genellikle son taşları atıyor. Bir takımın her taşla yaptığı hamle, o endin sonucunu doğrudan etkiliyor.

Curling stratejisinin önemli bir parçası da "süpürme" tekniği. Taş buz üzerinde kayarken diğer oyuncular pistin yüzeyini süpürüyor. Bu süpürme, buz yüzeyinin pürüzlü tabakasını geçici olarak ısıtarak taşın daha uzun mesafe gitmesini sağlıyor. Ayrıca süpürme işlemi, taşın rotasını daha düz tutmak veya istenen eğriliği azaltmak için de kullanılıyor.

Bu kontrollü buz ısıtma ve temizleme, takımların taşın hedefe daha doğru ve hızlı ulaşmasını sağlıyor.

Süpürme ekipmanları da dikkatle düzenleniyor. Modern süpürge başlıkları sentetik malzemelerden yapılırken, sadece onaylı modeller yarışlarda kullanılabiliyor. 2010'ların ortalarında bu konuda bir tartışma yaşanmış ve yeni başlık teknolojilerinin oyunu fazla etkilemesi sonucu kurallarda standardizasyon getirilmişti.

Bu da süpürmenin sadece taktiksel değil aynı zamanda kurallar çerçevesinde yapılması gerektiğini gösteriyor.

Curling maçlarında kullanılan taşlar, özel granit türünden üretilir ve her biri yaklaşık 20 kilogram ağırlığında. Bu taşlara sap takılır; takımlar genellikle kırmızı ya da sarı sap renkleriyle kendi taşlarını ayırt eder. Buz üzerinde taşın bırakılma anı, kullanılan teknik ve rakip süpürme performansı taşın son konumunu belirler.

Oyunun içinde pek çok özel terim de var. Mesela "hog line" adı verilen çizgiyi geçmeden taş pistte kabul edilmiyor.

Bunun gibi kurallar oyunun stratejik yönünü güçlendiriyor. Aynı zamanda "blank end" denen, end sonunda hiç puan kazanmayan durum da var; bu durumda avantaj bir sonraki enddeki son taşı atma hakkıyla devam ediyor.

Bugün curling Kanada, İskoçya, İsveç gibi ülkelerde güçlü oyuncularıyla dikkat çekiyor ve bunun yanısıra dünya genelinde yaygınlaşma çabaları da sürüyor.

Curling'in farklı versiyonları da var. 4 kişilik takımların yanı sıra, iki oyunculu karışık çiftler gibi formatlar da yarış programlarında yer alıyor. Ayrıca tekerlekli sandalye curling gibi engelli sporcular için uyarlanmış formatlar da bulunuyor; burada süpürme yapılmıyor ve taşlar farklı yöntemlerle atılıyor.

Bu spor izleyenlere hem fiziksel beceri hem de stratejik derinlik sunuyor. Taşları hedefe yaklaştırmak için yapılan hesaplamalar, süpürme taktikleri ve takım koordinasyonu, curling'i buzun üzerinde farklı bir savaş haline getiriyor. Curling izlenebilirliği yüksek, düşünce ve beceri birleşimini sunan özgün bir kış sporu olarak her sezon heyecan yaratıyor.

Kaynaklar: World Curling, NBC, Olympics


Buzda ne kadar hızlı kayılabilir: Sürat pateni hakkında her şey

Sürat pateni, 1924’te ilk Kış Olimpiyat Oyunları programına girerek dünya sahnesine çıktı (Reuters)
Sürat pateni, 1924’te ilk Kış Olimpiyat Oyunları programına girerek dünya sahnesine çıktı (Reuters)
TT

Buzda ne kadar hızlı kayılabilir: Sürat pateni hakkında her şey

Sürat pateni, 1924’te ilk Kış Olimpiyat Oyunları programına girerek dünya sahnesine çıktı (Reuters)
Sürat pateni, 1924’te ilk Kış Olimpiyat Oyunları programına girerek dünya sahnesine çıktı (Reuters)

Adrenalin'den herkese merhaba. Kış sporları serimizde bu haftaki konumuz sürat pateni. 

Sürat pateninde amaç, buz üzerindeki en hızlı sporcu veya takım olmak. Patenleriyle oval pistte kayan sporcular, rakiplerinden çok kronometreyle yarışıyor.

Dışarıdan bakıldığında basit görünen bu spor, işin içine girildiğinde ciddi bir teknik bilgi, güçlü bacaklar ve yüksek konsantrasyon gerektiriyor. Küçük bir denge kaybı ya da geç bir hamle, saniyenin onda biriyle ölçülen kritik farklara yol açıyor.

Yarışlar genellikle 400 metrelik standart bir buz pistinde yapılıyor. Oval pistte iki düzlük ve iki dönüş var. Sporcular pistte ikili gruplar halinde start alıyor. Aynı anda piste çıkan iki patenci birbirine rakip gibi görünse de asıl mücadele zamana karşı veriliyor. Günün sonunda en iyi süreyi yapan sporcu kazanıyor.

Sürat pateninin kökleri epey eskiye dayanıyor. Donmuş göller ve kanallar üzerinde kayarak yol alan Kuzey Avrupa halkları, bu hareketi zamanla yarışa dönüştürüyor.

Özellikle Hollanda, sürat pateninin gelişiminde önemli rol oynuyor. 19. yüzyılın sonlarında kurallar netleşiyor, uluslararası yarışlar düzenlenmeye başlıyor. 

Bu sporda kullanılanlar, günlük buz patenlerinden son derece farklı. Bıçaklar daha uzun ve neredeyse tamamen düz bir yapıya sahip.

Bu sayede patenci buzla daha uzun süre temas ediyor ve her itişte daha fazla hız üretiyor. Modern sürat patenlerinde kullanılan "clap skate" sistemiyse bıçağın topuktan ayrılmasına izin veriyor. Bu mekanizma, itiş sırasında gücün daha verimli aktarılmasını sağlıyor.

Sporcular yarış boyunca alçak bir pozisyonda kayıyor. Dizler kırık, gövde öne eğik, kollar çoğu zaman sırtın arkasında kilitli. Bu duruş, hava direncini azaltıyor ve hızın korunmasını sağlıyor.

Ancak bu pozisyonu dakikalar boyunca koruyabilmek için ciddi bir bacak gücü ve kondisyon gerek.

Sürat pateninde farklı mesafeler var ve her mesafe ayrı bir yaklaşım gerektiriyor.

500 ve 1000 metre gibi kısa yarışlarda patlayıcı çıkış ve ilk saniyeler büyük önem taşıyor. 5 bin ve 10 bin metre gibi uzun mesafelerdeyse tempo kontrolü, nefes düzeni ve doğru çizgi seçimi öne çıkıyor. Sporcular yarış boyunca hızlarını bilinçli şekilde ayarlıyor ve son turlara enerjilerini saklıyor.

Kısa pist patencileri genellikle saatte yaklaşık 48 km hıza ulaşırlarken, uzun pist sporcuları ortalama 56 km'de seyrediyor.

Takım takip yarışları, sürat pateninin en dikkat çekici formatlarından biri. Bu yarışlarda üç patenciden oluşan takımlar piste birlikte çıkıyor. Amaç, takımın üçüncü sporcusunun bitiş çizgisini geçtiği anda elde edilen süreyi en iyi seviyeye taşımak. Sporcular dönüşümlü olarak öne geçiyor, rüzgar direncini paylaşıyor ve birlikte bir ritim yakalamaya çalışıyor.

Bir diğer ilgi çekici formatsa toplu start. Bu yarışta sporcular aynı anda start alıyor ve doğrudan birbirleriyle mücadele ediyor. Sprint puanları, pozisyon savaşları ve son turdaki ataklar, bu disiplini izleyici açısından epey heyecanlı hale getiriyor. Klasik sürat pateninden farklı olarak burada taktik ve anlık kararlar çok daha belirleyici oluyor.

Yarışlar sıkı kurallarla yönetiliyor. Sporcuların pist değişim noktalarında çizgilere uyması gerekiyor. İç hattaki patenci her zaman öncelikli sayılıyor ve dış hattan gelen sporcu geçiş sırasında dikkatli davranmak zorunda kalıyor. Kurallara aykırı bir hamle, zaman cezası ya da diskalifiyeyle sonuçlanabiliyor. Bu da sporcuları hem hızlı hem kontrollü olmaya zorluyor.

Uluslararası sürat pateni organizasyonlarını Uluslararası Buz Pateni Federasyonu düzenliyor. Dünya Kupası etapları sezon boyunca farklı ülkelerde yapılıyor ve sporcular genel klasman puanları için mücadele ediyor. Sezonun zirvesiyse 5 ayaktan oluşan Dünya Şampiyonası ve Olimpiyat Oyunları oluyor. Milano–Cortina 2026 Kış Olimpiyatları’nda sürat pateni, yine en fazla madalya dağıtan branşlardan biri olarak öne çıkıyor.

Sürat pateni iki ana başlık altında ele alınıyor. Uzun pist sürat pateni, 400 metrelik pistte yapılan klasik disiplinleri kapsıyor. Kısa pist sürat pateniyse daha küçük bir pistte, çok sayıda sporcunun aynı anda yarıştığı, temasın ve taktik savaşlarının daha yoğun olduğu bir format sunuyor. İki disiplin aynı temele dayansa da izleme deneyimi epey farklı oluyor.

Tarih boyunca bu spor unutulmaz anlara sahne oldu. Olimpiyatlarda üst üste kazanılan altın madalyalar, kırılan dünya rekorları ve teknolojik gelişmeler sürat pateninin sürekli evrilmesini sağlıyor. Bugün sporcular, geçmişe kıyasla çok daha hızlı kayıyor ancak hata payı da aynı ölçüde azalıyor.

Sürat pateni, izleyiciye sessiz ama yoğun bir gerilim sunuyor. Tribünlerde alkışlar kısa sürüyor, asıl heyecan bitiş çizgisinde kronometre durduğunda yaşanıyor. Çünkü bu sporda fark çoğu zaman gözle değil, ekranda beliren rakamlarla anlaşılıyor. Buzun üzerinde geçen her saniye, emeğin ve tekniğin net bir karşılığına dönüşüyor.

Kaynaklar: Red Bull, Olympics, ISU, USOPM