Türkiye'nin startup ekosistemi pandemiye rağmen yükselişte: 2021'in ilk üç ayındaki yatırım, 2020'nin tamamını üçe katladı

Fotoğraf: Unsplash.com/@medbadrc
Fotoğraf: Unsplash.com/@medbadrc
TT

Türkiye'nin startup ekosistemi pandemiye rağmen yükselişte: 2021'in ilk üç ayındaki yatırım, 2020'nin tamamını üçe katladı

Fotoğraf: Unsplash.com/@medbadrc
Fotoğraf: Unsplash.com/@medbadrc

Küresel startup ekosistem araştırmaları merkezi Startup Blink tarafından "Küresel Startup Ekosistemi Endeksi 2021" raporu yayımladı.
Rapora göre Türkiye, en iyi startup ekosistemine sahip 100 ülke arasında 44'üncü oldu. 
Startup sayısı, kalitesi, çalışma koşulları, çalışan sayısı, internet özgürlüğü, İngilizce seviyesi, iş yapma kolaylığı, teknoloji servislerine ulaşım gibi kriterlerin göz önünde tutulduğu sıralamada Türkiye, bir önceki yıla göre beş basamak yükseldi. 
100 ülkede 1000 şehir üzerinde yapılan araştırma, ilk kez 2017'de yayınlanmış ve Türkiye o yıl 34'üncü sırada yer almıştı ve 2020'de 49'a gerilemişti. 
Türkiye'de en iyi startup ekosistemi sağlayan şehirler sırasıyla: İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya, Bursa, Gaziantep, Trabzon, Kayseri ve Eskişehir. 

İstanbul 11 basamak yükseldi, Ankara 21 basamak geriledi
Dünya geneline bakıldığında İstanbul, bir önceki seneye göre 11 basamak yükselerek 69'uncu oldu. İstanbul merkezli startup'ların en fazla yoğunlaştığı sektörler ise ulaşım teknolojisi, e-ticaret ve perakende teknolojisi, eğitim teknolojisi ve finansal teknoloji. 
Doğu Avrupa'da da dördüncü sırada yer alan İstanbul'da kurulu toplam 96 ulaşım-girişimcisi şirket var. 

2015'te kurulan Getir, Londra'nın ardından Amsterdam'da da hizmet vermeye başladı/ Fotoğraf: Getir
Startup Blink, İstanbul merkezli ve en fazla müşteriye sahip ilk üç girişimi ise şöyle sıraldı: BluTV, İyisahne ve Getir
Başkent Ankara ise bir önceki yıla göre 21 basamak gerileyerek 1000 şehir arasında 210'uncu oldu.
Antalya da 38 basamak kaybederek 649'uncu sıraya geriledi. 
Ankara merkezli, en fazla öne çıkan ilk üç startup ise Evreka, Netvent, Thundra

Listeye Türkiye'den giren iki yeni şehir
En fazla sıçramayı yapan şehir İzmir. 2021'de kendini 61 basamak geliştiren İzmir, 384'üncü sırada yer aldı.
Gaziantep (816) ve Eskişehir (948), 1000 şehirlik listeye ilk kez giren iki Türk kenti oldu. 
Gaziantep merkezli oyun yazılımcısı Rotatelab ve TCMB'nin 16 Nisan'da açıkladığı kripto paraların ödemelerde kullanılmasını yasaklayan kararı sonrası faaliyetlerini durdurmak zorunda kalan Eskişehir merkezli ödeme sistemi DigiliraPay de Startup Blink listesine girdi. 
Listeye 2020'de 10 şehir sokan Türkiye için bu sayı, 2021'de 9 oldu.  

"Diğer ülkelerde nadiren görülen topluluk bilinci..." 
Startup Blink'in raporundaki değerlendirmede "Jeopolitik ve ekonomik zorluklar nedeniyle gelişimi yıllardır durmuş olan Türkiye'nin startup ekosistemi 2021'de büyüme periyoduna girdi" dedi. 
Karşı karşıya olunan zorluklar nedeniyle yabancı ve yerel yatırımcıların söz konusu ekosisteme giriş yapmadığını söyleyen Startup Blink, "Bu çok talihsiz bir durum çünkü Türk girişimciler çok yüksek seviyede yetenekli, proaktif bir yaklaşımı tercih ediyorlar, diğer ülkelerde nadiren görülen bir topluluk bilinci ve yerel ekosistemin gelişmesine yardım etme isteği sergiliyorlar" ifadelerine yer verdi. 
Türkiye'nin startup sisteminin, Avrupa, Asya ve Orta Doğu'daki girişimcilere de dayanak sağladığını belirten rapora göre kamunun teknoloji ekosisteminin ihtiyaçlarını karşılaması ve istikrar kazandırmasıyla Türkiye, "negatif momentumunu tersine çevirebilir ve muazzam potansiyelini karşılamaya daha da yaklaşabilir". 

Peak Games, "oyunun" seyrini değiştirdi 
Türkiye'de konu "startup" olunca her hemen her seminerin öncelikli davetlisi, hemen her haberin görüşüne yer verdiği markalar, Getir, Yemeksepeti gibi yıllardır bu piyasada yer alan firmalardı. 
Ancak, dünyaca ünlü oyun geliştiricisi Zynga'nın Türk oyun firması Peak Games'i Haziran 2020'de 1,8 milyar dolara, iki ay sonra Rollic'i de 168 milyon dolara satın alması, bu kalıbı kırarak, gözleri Türkiye'nin diğer girişimcilerine çevirdi. 

Öyle ki 2010'da kurulan Peak Games, Türkiye'nin ilk "unicorn"u, yani milyar dolarlık değerlemeyi geçen teknoloji startup'ı oldu. 
İhtiyaç duyulan binlerce ürünü kullanıcıların kapısına kadat getiren "Getir" ise 2021 başında başında 428 milyon dolar yatırım alarak değerlemesini 2,6 milyar dolara çıkardı ve Peak Games'ten sonra Türkiye'nin ikinci unicorn'u oldu. 
Startup Blink'in raporunda olduğu gibi sektör araştırması yapan pek çok kurum, Türkiye'nin gerçekten bir "girişimci potansiyeli" olduğunu söylüyor. 
Peki bu potansiyele yapılan yatırımlar ne durumda? 

2020'nin tüm yatırımı, üç ayda üçe katlandı 
Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi'nin verilerine göre 2020'de 179 startup melek yatırımcılar ve risk sermayedarlarından toplam 137 milyon dolarlık yatırım aldı. 
2021'in ilk çeyreğinde ise yeni bir rekor kırıldı. Üç ayda 61 Türk girişimin aldığı yatırım 509 milyon dolar. En fazla yatırım alan 10 şirketin dördü oyun sektöründen.
Startups Watch'ın 2020 raporuna göre yüksek fiyatlara satılan oyun şirketlerinin de etkisiyle 2019 ve 2020'de en fazla tercih edilen girişimcilik alanı yine oyun oldu. 
2020'de en fazla yatırım alan şirketler şöyle: 
- Getir: 428 milyon dolar
- Dream Games: 50 milyon dolar
- Ödeme sistemi Dgpays
- Brew Games: 4 milyon dolar
- Fomo Games: 2,3 milyon dolar 
- Segmentify: 2,3 milyon dolar 
- Cerebrum Tech: 1,7 milyon dolar
- Hey Games: 1,2 milyon dolar 
- Midas: 1 milyon dolar 

Yatırımlar 2018'de düşmüştü
Startup yatırımlarının bir önceki rekoru ise 180 şirkete 111 milyon dolar ile 2017'de kırılmıştı.
Kur şokunun yaşandığı sonraki senede ise bu miktar 76 milyon dolara düşmüş, 2019'da (119 şirkete) 103 milyon dolara çıkmıştı. 

Son 10 yılda Türkiye'nin start-up ekosistemindeki en büyük anlaşmalar/ Grafik: Yatırım Ofisi
103 milyon dolar, dünyanın en büyük online eğitim girişimlerinden Coursera'nın, yani Kaliforniya merkezli tek bir startup'ın, 2019 başında aldığı yatırımla aynı miktar. 
İngilizcede "Venture Capital" (VC) olarak geçen risk sermayedarları ya da girişim sermayeleri, melek yatırımcılara göre daha büyük miktarda yatırım desteği sunuyor. Melek yatırımcıların ayırdıkları para genellikle kendi birikimleri üzerinden sağlanırken, risk sermayedarları yönettikleri fon üzerinden yatırım yapıyor. 

AB'de kişi başına yatırım 65 dolar; Türkiye'de 1,3
Startup'lar ile yatırımcıları bir araya getiren StartupMarket'in CEO'su Serkan Bağçe, ocak ayında Anadolu Ajansı'na yaptığı açıklamada "Satın almalar, birleşmeler, hisse alımları, iş birlikleri gibi unsurlara bakıldığında Türkiye'de startup ekosistemi 3 milyar doları aştı" demişti. 
Bağçe'nin açıklamasına göre kişi başına yatırım ortalaması, Avrupa Birliği ülkelerinde yaklaşık 65 dolarken, Türkiye'de bu miktar, 1,3 dolar. Yani daha katedilecek çok yol var. 

Toplam yatırım miktarı bir yılda 5,5 kat arttı
KPGM'in Türkiye'nin Girişim Ekosistemi Yatırımları Değerlendirmesi Raporu'na göre 2021'in ilk çeyreğinde Türk startup'lar, yapılan 60 anlaşma ile toplamda 508,5 milyon dolar yatırım aldı. Bunda aslan payı, 428 milyon dolar ile Getir'in. 

Ancak burada önemli bir detay var: Getir'in aldığı yatırım olmasaydı 58 startup 81 milyon dolarlık yatırım alacaktı. 2020'nin son çeyreğinin tamamında 48 anlaşmadan 20,9 milyon dolar birikmişti. 
Rapora göre 2021'in ilk üç ayında yapılan yatırımlar, 2020'nin aynı dönemine göre 5,5 kat daha fazla. 

BluTV ve diğerleri... En büyük 10 anlaşmanın dördü şirket satın alımı
"Startup'lar pandemi sonrası yeni hayat tarzının gelişmesinde kilit rol oynayacak" diyen KPGM analistleri, "Türkiye ekonomisindeki, pandemiyle birilikte daha da büyüyen volatilite ve istikrarsızlığa rağmen, startup yatırımları 2021'nin ilk çeyreğinde rekor kırdı" ifadelerine yer verdi. 
Rapora göre en büyük 10 anlaşmanın dördü şirket satın alımı yoluyla gerçekleşti. 
Getir'in aldığı iki yatırımın ardından gelen BluTV'nin yüzde 35,09'u ocak ayında 20 milyon dolara Discovery Communications Europe'a satılmıştı.
Netaş'ın Ar-Ge şirketi NetRD, ABD'li Orion Innovation'a 9,2 milyon dolara satıldı. Mikro ödeme şirketi Wirecard Turkey'nin yüzde 70'i ise Hollandalı yatırım şirketi Finch Capital'e 5 milyon dolar değerle satıldı. 

Startup ekosisteminin başkenti İstanbul
KPGM raporunda göre Türkiye, anlaşma büyüklüğü açısından bakıldığında Avrupa'da 10'uncu, İstanbul yedinci sırada yer aldı. 
Startups Watch'ın verilerine göre yatırım anlaşmalarının sayılarına bakıldığında, anlaşmaların yüzde 80'i İstanbul merkezli girişimlerle yapıldı. 
Bugün girişimcilik sektöründe büyük bir potansiyeli içinde barındıran İstanbul'un ismi, startup ekosisteminde ilk kez, 1 Mayıs 2015'te yemek sipariş platformu Yemeksepeti'nin 589 milyon dolara Alman rakibi Delivery Hero'ya satılmasıyla duyuldu. 

Yine yüzde 93'ü 2011'de kalan yüzde 7'si 2016'da eBay tarafından satın alınan Gittigidiyor, 2011 yılında Güney Afrikalı Naspers tarafından 270 milyon dolara satın alınan e-ticaret şirketi Markafoni, Peak Games'i satın alan Zynga'nın 2018'deki 250 milyon dolarlık yatırımı Gram Games, 2013'te kurulan ve 2019'da 165 milyon dolara Hollandalı PayU tarafından satın alınan iyzico ve Çinli e-ticaret devi Alibaba'nın yüzde 86'sının sahibi olduğu Trendyol, İstanbul'dan çıkan önemli startup'lar. 
Dünya çapında etkin girişimcileri destekleyen ve kâr amacı gütmeyen kuruluş Endeavor Insight'ın İstanbul Kalkınma Ajansı ile birlikte Ekim 2019'da yayımladığı rapora göre 2018 yılına gelindiğinde Avrupa'nın en büyük birleşme ve devralma işlemlerinin üçü İstanbul'dan çıkmıştı.
Ancak 2018 ortasında başlayan kur krizi ve jeopolitik istikrarsızlıkların ardından Türk Lirası'nın ABD doları karşısında yüzde 40'a varan oranda bir düşüş yaşamasıyla teknoloji şirketlerinin değerleri düştü, yatırım faaliyetleri yavaşladı. 
Değerlemelerle birlikte işletme maliyetleri de düştüğünden bazıları için bu yeni durum beraberinde birtakım fırsatlar dahi doğurdu ancak yeni girişimciler, önceki dönem girişimcileriyle aynı oranda ölçeklenemedi. 
İstanbul'da 50 veya üzeri çalışanı olan 107 teknoloji şirketinden yalnızca 13'ü 2015-2019 arası kurulmuştu. Ancak yüzde 13 gibi bir orana sahip bu şirketler, şehirdeki istihdamın da yüzde 68'ini karşılıyordu. 

10 yıl önce devletin üstlendiğini bugün bağımsız şirketler üstleniyor
Endeavor Insight'ın raporunda da altını çizdiği gibi girişimcilik desteğinin ilk paydaşları, TÜBİTAK ve KOSGEB gibi devlet kurumları ve sonrasında Yıldız Teknik Üniversitesi, Sabancı Üniversitesi, İstanbul Teknik Üniversitesi ve Koç Üniversitesi gibi üniversitelerin programlarıydı.

Son on yılda kurumsal destek programları (Fincube, Garanti Partners ve Albaraka Garaj gibi) ve bağımsız programlar (Etohum, 500 Startups, SDG Impact Accelerator gibi) yaygınlaşarak, 2010'lu yılların başlarında devlet ve üniversite programlarının üstlenmiş olduğu destek mekanizmasının çoğunu üstlenmeye başladı.
En aktif yatırımcıların (212, Revo Capital, Galata Business Angels ve Aslanoba Capital vb.) yerel olduğunu söyleyen Endeavor Insight'a göre İstanbul'da güçlü ve dinamik ilerleme kaydeden bir destek sistemi mevcut. 

TÜBİTAK yatırımları 3 milyon dolar arttı
Cumhurbaşkanlığı yatırım ofisinin verilerine göre TÜBİTAK 2019 yılında, Türkiye'deki 568 fikir aşamasındaki startup'ın her biri için 200 bin lira ayırdı. O yıl yaklaşık 4 milyon dolar olan bu yatırım, 2020'de 531 şirket için 7 milyon dolar oldu. 
 823 erken dönem ve ölçeklenme aşamasında  girişimlere ise toplam 123 milyon lira ayrıldı. Aynı dönemde KOSGEB, 417 fikir aşaması, 160 erken dönemdeki startup'a destek verdi. 
Independent Türkçe



Suudi Arabistan, hayati öneme sahip sektörleri geliştirmek için Suriye ile stratejik anlaşmalar imzaladı

Suudi Arabistan Yatırım Bakanı Halid el-Falih, Şam'da Suriye ile stratejik anlaşmaların imzalandığını duyururken (X)
Suudi Arabistan Yatırım Bakanı Halid el-Falih, Şam'da Suriye ile stratejik anlaşmaların imzalandığını duyururken (X)
TT

Suudi Arabistan, hayati öneme sahip sektörleri geliştirmek için Suriye ile stratejik anlaşmalar imzaladı

Suudi Arabistan Yatırım Bakanı Halid el-Falih, Şam'da Suriye ile stratejik anlaşmaların imzalandığını duyururken (X)
Suudi Arabistan Yatırım Bakanı Halid el-Falih, Şam'da Suriye ile stratejik anlaşmaların imzalandığını duyururken (X)

Suudi Arabistan Yatırım Bakanı Halid el-Falih bugün yaptığı açıklamada, krallığın Suriye'nin Halep kentindeki iki havaalanının geliştirilmesi için çeşitli aşamalarda 7,5 milyar riyal (2 milyar dolar) yatırım yapacağını söyledi.

Yatırım Bakanı Halid bin Abdulaziz el-Falih başkanlığındaki üst düzey Suudi heyeti, Suudi Arabistan Krallığı ile Suriye Arap Cumhuriyeti arasındaki ekonomik ve yatırım iş birliğini güçlendirmeyi ve ortak projelerin pratik uygulamasına yönelik ikili ortaklıkları ilerletmeyi amaçlayan resmi bir ziyaretin başlangıcı olarak bu sabah Suriye'nin başkenti Şam'a geldi.

El-Falih, "Nas" şirketinin ülke dışındaki ilk yatırımı olan "Nas Syria" adlı bir havayolu şirketinin kurulduğunu duyurdu.

El-Falih ayrıca, Suriye'deki büyük projelere yatırım yapmaya adanacak olan Elaf Yatırım Fonu'nu da başlattı.

Suriye Yatırım Otoritesi Başkanı Talal el-Hilali ise ülkesinin telekomünikasyon altyapısını geliştirmek, iletişim ağlarını ve internet kalitesini modernize etmek için Suudi Arabistan ile bir anlaşma imzalayacağını duyurdu.

Açıklamada, Suudi Arabistan ile vatandaşların yaşamlarını doğrudan etkileyen hayati sektörleri hedefleyen bir dizi stratejik anlaşmanın imzalanacağı da belirtildi.

Suudi Arabistan Yatırım Bakanlığı tarafından yayınlanan basın açıklamasında, Suudi heyetinin ziyaretinin "iki kardeş ülke arasındaki stratejik ortaklığı destekleme, kalkınma projelerini desteklemede özel sektörün rolünü güçlendirme ve ortak çıkarlara hizmet eden ve gelecek dönemdeki kalkınma eğilimlerine ayak uyduran sürdürülebilir bir ekonomik entegrasyon yolu oluşturma çerçevesinde gerçekleştiği" ifade edildi.

Açıklamada, bu ziyaretin "Krallık ile Suriye arasındaki ekonomik ortaklıkta ileri bir aşamayı temsil ettiği, geçen yıl düzenlenen bir dizi toplantı ve forumun devamı niteliğinde olduğu ve bu toplantılar ve forumlar sonucunda karşılıklı yatırımı teşvik etmek ve bir dizi hayati sektörde ortak çalışma mekanizmalarını etkinleştirmek amacıyla bir dizi anlaşmanın imzalandığı" belirtildi. Açıklamada ayrıca, "Bu sürekli çabalar, iki ülke arasındaki stratejik uyumu teyit ederek hem Suudi hem de Suriye özel sektörleri için ekonomik kalkınmayı destekleme ve yatırım fırsatlarını genişletme konusunda büyük bir hedef çerçevesinde ortak ekonomik entegrasyonu derinleştirme amacını ortaya koymaktadır." ifadelerine yer verildi.


Altın ve gümüş fiyatları niçin çok değişiyor?

Altın ve gümüş, ekonomik ve jeopolitik krizlere karşı yatırımcılar tarafından güvenli liman olarak görülüyor (Reuters)
Altın ve gümüş, ekonomik ve jeopolitik krizlere karşı yatırımcılar tarafından güvenli liman olarak görülüyor (Reuters)
TT

Altın ve gümüş fiyatları niçin çok değişiyor?

Altın ve gümüş, ekonomik ve jeopolitik krizlere karşı yatırımcılar tarafından güvenli liman olarak görülüyor (Reuters)
Altın ve gümüş, ekonomik ve jeopolitik krizlere karşı yatırımcılar tarafından güvenli liman olarak görülüyor (Reuters)

Altın ve gümüşte üst üste kırılan rekorların ardından gelen düşüş mercek altına alındı. 

Wall Street Journal'ın (WSJ) analizinde, ABD Başkanı Donald Trump'ın ABD Merkez Bankası (Fed) Başkanlığı'na Kevin Warsh'u aday göstermesinin ardından değerli metallerde sert düşüş yaşandığına dikkat çekiliyor. 

Analize göre yatırımcılar, Warsh'un enflasyona karşı "şahin bir politika" izleyeceğini ve Fed'in başına atanmasının doların güçlenmesini sağlayacağını düşünüyor. Financial Times'ın analizinde de benzer bir noktaya işaret ediliyor. 

Fed'in bağımsızlığıyla ilgili endişeler, mayıstan bu yana doların değerinin düşmesinde önemli rol oynadı. 

Trump ise doların seyrinde olumsuz bir durum olmadığını savunarak "Bence harika gidiyor" demişti. 

Analizde, Warsh'un adaylığının duyurulmasıyla altın ve gümüşte hızlı satışlar başladığı vurgulanıyor. Diğer yandan değerli metallerdeki düşüşün, "piyasa temellerinin öngördüğünün çok ötesine çıkan çılgın alımların sonucu olduğuna" da dikkat çekiliyor. 

Trump'ın cuma günkü açıklamasında "çok zeki, çok iyi ve güçlü" diye nitelediği Warsh'un adaylığını duyurmasıyla dolarda da toparlanma görüldü. 

Değerli metallerin değişken seyrinde spekülasyonların da önemli rol oynadığına işaret ediliyor. 

En uç spekülasyonların, "vatandaşların külçe gümüş almak için sıraya girdiği" Çin'den geldiği belirtiliyor. Çin sınır polisinin, Hong Kong'dan ülkeye yaklaşık 227 kilogram gümüş kaçırmaya çalışan iki kişiyi geçen hafta yakalaması da gündem olmuştu. 

Çin yönetimi, yatırım çılgınlığının risklerini azaltmak için UBS gümüş vadeli işlem fonu da dahil 5 emtia fonunun ticaretini cuma günü askıya almıştı. 

Öte yandan sert satışlara rağmen WSJ analistleri, özellikle altın ve bakırda yükselişin sürebileceği tahminini paylaşıyor. 

Fed-Beyaz Saray çekişmesi

Fed Başkanı Jerome Powell'la Trump arasındaki çekişme, ABD Merkez Bankası'nın bağımsızlığıyla ilgili endişeleri artırıyor. 

Tartışma Fed ofis binalarının yenilenmesini kapsayan çok yıllı projeyle ilgili. Beyaz Saray'ın proje için öngördüğü bütçe 1,9 milyar dolardı. Ancak işçilik ve malzeme fiyatlarındaki artış, tasarım değişiklikleri ve asbestle kurşun kirliliği gibi öngörülemeyen sorunlar nedeniyle maliyet 2,5 milyar dolara çıkmıştı.

ABD Başkanı, Powell'ın dolandırıcılık yaptığını ima ederek süreci kötü yönettiğini öne sürmüştü. Fed başkanı ise hakkındaki iddiaları reddederek, binaların renovasyon masraflarının uzun vadede kendini amorti edeceğini belirtmişti.

Independent Türkçe, Wall Street Journal, Financial Times


Altın, 2008’den bu yana en büyük günlük kazancını kaydetti: Tarihi kayıpların ardından dengelendi

Hong Kong’da bir altın mağazasının önünden geçen bir kadın (AFP)
Hong Kong’da bir altın mağazasının önünden geçen bir kadın (AFP)
TT

Altın, 2008’den bu yana en büyük günlük kazancını kaydetti: Tarihi kayıpların ardından dengelendi

Hong Kong’da bir altın mağazasının önünden geçen bir kadın (AFP)
Hong Kong’da bir altın mağazasının önünden geçen bir kadın (AFP)

Altın fiyatları, salı günü işlemlerinde yüzde 5’i aşan sert bir yükseliş kaydederek, Kasım 2008’den bu yana en büyük günlük kazancına yöneldi. Gümüşte de güçlü bir toparlanma görülürken, kıymetli metaller son on yılların en sert iki günlük düşüşünün ardından yeniden denge kazandı. Analistler, mevcut yükseliş eğiliminin sürebileceğini ve yılın ilerleyen dönemlerinde yeni rekor seviyelerin görülebileceğini belirtiyor.

Spot piyasada altının ons fiyatı yüzde 5,8 artışla 4.935,56 dolara yükseldi. Altın, pazartesi günü, yalnızca iki seans önce ulaştığı 5.594,82 dolarlık tarihi zirvenin ardından 4.403,24 dolara kadar gerilemişti. ABD vadeli altın kontratları ise yüzde 6,6 artarak 4.958,50 dolara çıktı.

Gümüş piyasasında da güçlü bir toparlanma yaşandı. Ons gümüş yüzde 10 yükselerek 87,40 dolara ulaştı. Gümüş, geçen cuma günü yüzde 27 ile tarihindeki en büyük günlük düşüşü yaşamış, bunu pazartesi günü yüzde 6’lık bir gerileme izlemişti.

Sert dalgalanmaların nedenleri

Capital.com Kıdemli Piyasa Analisti Kyle Rodda, mevcut fiyatların altın ve gümüşü Ocak ayının ikinci yarısının başındaki seviyelere geri taşıdığını belirterek, son haftalardaki piyasa davranışını “irrasyonel” olarak nitelendirdi.

Kıymetli metaller, ABD Başkanı Donald Trump’ın Kevin Warsh’ı ABD Merkez Bankası (Fed) başkanlığına aday göstermesinin ardından yoğun satış baskısıyla karşı karşıya kalmıştı. Piyasaların bu adaylığı yüksek olasılıklı görmesi, doların güçlenmesine ve kıymetli metallerdeki “balonun” geçici olarak patlamasına yol açtı. Ayrıca CME Group’un metal vadeli işlemlerinde teminat gerekliliklerini artırma kararı da geçen hafta düşüşü hızlandıran etkenler arasında yer aldı.

ABD verilerinde belirsizlik

Öte yandan ABD Çalışma İstatistikleri Bürosu, pazartesi günü yaptığı açıklamada, federal hükümetteki kısmi kapanma nedeniyle ocak ayına ilişkin istihdam raporunun cuma günü planlanan tarihte yayımlanmayacağını duyurdu. Bu durum, makroekonomik görünümdeki belirsizliği artırdı.

Diğer metallerin performansı

Diğer kıymetli metaller de yükselişe eşlik etti. Platin yüzde 5,7 artışla ons başına 2.242,55 dolara yükseldi. Platin, ocak ayının sonlarında 2.918,80 dolar ile rekor seviyeye ulaşmıştı. Paladyum da yükseldi…