Ölüm Komisyonu’ndan İran Cumhurbaşkanlığı'na Reisi

Hamaney, geçen yıl Haziran ayında yargı yetkililerin video konferans toplantısında Reisi’yi dinliyor. (Rehber Hamaney’in resmi web sitesi)
Hamaney, geçen yıl Haziran ayında yargı yetkililerin video konferans toplantısında Reisi’yi dinliyor. (Rehber Hamaney’in resmi web sitesi)
TT

Ölüm Komisyonu’ndan İran Cumhurbaşkanlığı'na Reisi

Hamaney, geçen yıl Haziran ayında yargı yetkililerin video konferans toplantısında Reisi’yi dinliyor. (Rehber Hamaney’in resmi web sitesi)
Hamaney, geçen yıl Haziran ayında yargı yetkililerin video konferans toplantısında Reisi’yi dinliyor. (Rehber Hamaney’in resmi web sitesi)

İran’da Cumhurbaşkanı seçilen İbrahim Reisi, sicili yargı ile sınırlı olduğu için 2015’ten önce iç siyasi arenada tanınmayan bir isimdi. Ancak rejimin bir numaralı ismi “Rehber” Ali Hamaney’in yetkisi altındaki en büyük ve en önemli pozisyona atanması gözlerin ona çevrilmesine neden oldu.
Hamaney’in, onu, Horasan eyaletinin başkenti Meşhed şehrinde bulunan Şiilerin sekizinci İmamı Ali bin Musa er-Rıza Türbesi’nin işlerinden sorumlu olan Astan Kuds Rızavi Vakfı başkanlığına atayan bir kararname yayınlamasıyla siyasi arenadaki büyümesi hızlanmadan önce Reisi, Yargı Başkan Yardımcısı Mahmud Haşimi Şahrudi ve daha sonra da on yıl boyunca Sadık Laricani’nin yardımcısı olarak görev yaptı. Reisi, İran’ın en eski yerleşim bölgesi ve muhafazakarların kalesi olan Nukan’da 1961’de dindar bir ailede dünyaya geldi. Küçük yaştan itibaren din dersleri aldı. Daha sonra Kum şehrinde bulunan ve şu anki Devrim Rehberi Hamaney gibi figürlerin yetiştiği katı din adamlarının karargahı olan Hakkaniye Okulu’ndan mezun oldu. Hakkaniye ekolü daha sonra İran derin devletinin omurgası olarak anıldı.
18 yaşında, 1979 Devriminin ilk aylarında Reisi, yirmi yaşından önce Devrim Mahkemesi’nde görev alan ilk kişilerden olmak için Hamaney ve Ayetullah Muhammed Beheşti’den (Hamaney’in yardımcısı) yoğun dersler aldı. O zamanki devrimci komitelerin başkanı, Meşhed’in Cuma İmamı ve muhafazakarların en önde gelen yüzü olan Ahmed Alam el-Hüda’ya damat oldu.
Seksenlerin başından itibaren Reisi’nin adı muhalefet gruplarının idam dosyalarıyla ilişkilendirildi ve Tahran’daki Cumhuriyet Savcılığı’nda muhalefet işlerinden sorumlu özel yardımcı oldu.
2016 yazında, seksenlerde rejimin kurucusu İmam Humeyni’nin yardımcısı olan Hüseyin Ali Muntazeri’nin Ofisi, Muntazeri ile “Ölüm Komitesi” olarak bilinen, 1988 yazındaki infazlara katkıda bulunan dört önde gelen yetkili arasında geçen ve 1988 Ağustos ortasına kadar uzanan görüşmelerden 40 dakikalık bir ses kaydı yayınladı.
Reisi, Şeriat Mahkemesi Hakimi Hüseyin Ali Niri, Tahran Savcısı Murteza İşraki ve dönemin İstihbarat Bakanı Mustafa Pürmuhammedi’nin yanı sıra o dört yetkiliden biriydi. Muntazeri, dört yetkiliyi “rejimin en büyük suçu” konusunda uyarıyor ve tarihin Humeyni’yi, çeşitli siyasi parti ve gruplara mensup siyasi mahkumların, özellikle de muhalefetteki Halkın Mücahitleri destekçilerini toplu şekilde idam ettirmesi sebebiyle “kanlı bir katil” olarak hatırlayacağını söylüyordu.
Bu ses kaydı, Hamaney’in Reisi’yi Astan Kuds Rizavi Vakfı’na atamasına ilişkin kararnamesinden birkaç ay sonra ortaya çıkmış, böylece Reisi’nin yükselişine büyük bir darbe vurmuş oldu. Ancak Reisi, 2017 yılında ilk kez cumhurbaşkanı adayı olarak seçim savaşına girdiğinde, Rehber Hamaney’in sağlığı bozulduğunda Rehber’in yerine geçebilecek adaylar arasında Reisi de vardı. Seçimlere girmeden önce ses kaydı tartışmaları ve Devrim Muhafızları liderlerinin, özellikle de Kudüs Gücü Eski Komutanı Kasım Süleymani’nin Reisi’yi sık sık ziyaret etmesi kamuoyunu meşgul eden konulardı.
2017 Seçimleri sırasında Ruhani, Reisi’ye yönelik bir eleştirisinde İranlıların geçmişinde infazlar olmayan insanları cumhurbaşkanı olarak görmek istediğini söylemiş ve Reisi’yi İran’daki kadınlar ile erkekler arasında ayrım duvarları örmeye çalışmakla itham etmişti.
Seçim yenilgisinden sonra birçok kişi, Reisi’nin gelecekte Rehber konumuna getirilmek için denklemden çıkarıldığını düşündü. Ancak Hamaney’in onu Mart 2019’da Yargı Erki Başkanlığı görevine atamasıyla siyasi hayatı tekrar canlandı. Reisi yargıyı yeniden yapılandırmak için kolları sıvadı ve eski baş yargıç Sadık Laricani’nin milletvekilleri ve yardımcılarının da dahil olduğu yolsuzluğa karşı bir operasyon başlattı.
Reisi’yi, insan hakları ihlalleri sebebiyle görevinden uzaklaştırma çağrıları tekrar dile getirilmeye başlandı. Son televizyon tartışmalarında, kendisiyle arasına mesafe koymaya çalıştığı Kasım 2019 protestolarının ardından eleştiriler iyice arttı.
Reisi, televizyondaki tartışmalarda sayısına işaret etmeden yetkililerin mahkumları serbest bıraktığını söyledi. Tartışılan konular arasında 2017 yılındaki protestolarda tutuklanan Mustafa Salihi, 2019 yılındaki protestolarda tutuklanan güreşçi Nevid Efkari ve geçen Aralık ayında tutuklanan gazeteci Ruhullah Zam’ın infaz dosyaları da vardı. 2020’de aktivistlerin Twitter’da 10 milyon tweete ulaşan kampanyasının ardından Yürütme organları üç protestocunun infazını durdurmak zorunda kaldı.
Reisi, geçen ay cumhurbaşkanlığı başvurularının başlamasına günler kalana kadar cumhurbaşkanlığına tekrar aday olacağına dair bir açıklama yapmadı. O adaylığını koyduktan sonra Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf aday olma fikrinden vazgeçerek adaylığını geri çekti. Reisi’nin aday olması, Mürşid Hamaney’in askeri danışmanı General Hüseyin Dehghan’ın istifasına yol açtı.
Reisi’nin cumhurbaşkanlığındaki zaferi, ilk Mürşid öldüğünde şimdiki Mürşidin o zaman cumhurbaşkanı olduğu düşünüldüğü zaman, Reisi’nin İran’ın en büyük makamı olan Mürşid makamına sıçramak için bir fırsatı olduğu anlamına geliyor. Cumhurbaşkanlığını kazanmasıyla Reisi, sicilinde kendisini Mürşid makamına taşıyacak önemli pozisyonları toplamış oldu.
Kurucu İmam Humeyni’nin torunu Hasan Humeyni’nin Hamaney’e muhalefet ederek söylediği sözlerden dolayı seçimlerden uzaklaştırılmasından, Dışişleri Bakanı Cevad Zarif’in, Devrim Muhafızları’nın faaliyetleri sebebiyle Dışişleri Bakanlığı’nın rolünün baltalandığına yönelik ses kaydının Nisan ayında sızdırılmasından ve eski meclis başkanı Ali Laricani ve İran Cumhurbaşkanı Yardımcısı İshak Cihangiri’nin adaylıklarının, adayların uygunluğuna karar verme sürecinde Anayasa Koruma Konseyi tarafından iptal edilmesinden sonra açıklanan aday listesinde Reisi’nin seçimin favorisi olduğu çok açık belliydi.



Trump, İran'a karşı sert senaryoların uygulanması için baskı yapıyor

ABD Donanması tarafından yayınlanan bir fotoğrafta, Arap Denizi'ndeki USS Abraham Lincoln uçak gemisinin güvertesinde bir teknisyenin savaş uçağı kullandığı görülüyor (ABD Donanması)
ABD Donanması tarafından yayınlanan bir fotoğrafta, Arap Denizi'ndeki USS Abraham Lincoln uçak gemisinin güvertesinde bir teknisyenin savaş uçağı kullandığı görülüyor (ABD Donanması)
TT

Trump, İran'a karşı sert senaryoların uygulanması için baskı yapıyor

ABD Donanması tarafından yayınlanan bir fotoğrafta, Arap Denizi'ndeki USS Abraham Lincoln uçak gemisinin güvertesinde bir teknisyenin savaş uçağı kullandığı görülüyor (ABD Donanması)
ABD Donanması tarafından yayınlanan bir fotoğrafta, Arap Denizi'ndeki USS Abraham Lincoln uçak gemisinin güvertesinde bir teknisyenin savaş uçağı kullandığı görülüyor (ABD Donanması)

ABD Başkanı Donald Trump, Washington'ın tehdit ettiği sert senaryolar ve artan baskı çerçevesinde İran'a karşı sınırlı bir askeri saldırıyı değerlendirdiğini söyledi. Bu açıklama, USS Gerald R. Ford uçak gemisinin bölgedeki ABD saldırı gücüne katılmak üzere Akdeniz'e girmesiyle eş zamanlı olarak geldi.

Trump, İran'ı nükleer programı konusunda bir anlaşmaya varmaya zorlamak için sınırlı bir saldırı düzenlemeyi düşünüp düşünmediği sorusuna Beyaz Saray'da gazetecilere şu yanıtı verdi: "Sanırım bunu düşündüğümü söyleyebilirim."

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre ABD'li yetkililer, operasyonun haftalarca sürebileceğini ve güvenlik tesislerinin ve nükleer altyapının bombalanmasını içerebileceğini, yönetimin sınırlı veya artan saldırılar için senaryoları değerlendirdiğini söyledi. Yetkililer, askeri planlamanın ileri bir aşamada olduğunu ve seçeneklerin belirli kişileri hedef almayı ve hatta Trump'ın emriyle rejim değişikliğini bile içerdiğini belirtti.

Buna karşılık İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, "askeri seçeneğin yalnızca meseleleri karmaşıklaştıracağını" ve "felaket sonuçlar doğuracağını" belirterek, Tahran'ın liderliğinin onayından sonra iki veya üç gün içinde "olası bir anlaşma taslağı" sunacağını duyurdu. Nükleer programın "askeri bir çözümü" olmadığını belirten Arakçi, Washington'ın "sıfır zenginleştirme" talep etmediğini vurguladı.


Amerika, Alaska yakınlarında 5 Rus uçağını önledi

 Bir F-16 savaş uçağı kalkış yapıyor (Arşiv- Reuters)
Bir F-16 savaş uçağı kalkış yapıyor (Arşiv- Reuters)
TT

Amerika, Alaska yakınlarında 5 Rus uçağını önledi

 Bir F-16 savaş uçağı kalkış yapıyor (Arşiv- Reuters)
Bir F-16 savaş uçağı kalkış yapıyor (Arşiv- Reuters)

ABD askeri uçakları, Alaska'nın batı kıyısı açıklarında uluslararası hava sahasında uçan beş Rus uçağını engellemek için havalandı, ancak askeri yetkililer dün Rus uçaklarının provokatif olarak değerlendirilmediğini söyledi.

Kuzey Amerika Hava Savunma Komutanlığı (NORAD), perşembe günü Bering Boğazı yakınlarında faaliyet gösteren iki Rus Tu-95 bombardıman uçağı, iki Su-35 savaş uçağı ve bir A-50 uçağını tespit edip izlediğini açıkladı.

Şarku'l Avsat'ın AP'den aktardığına göre buna karşılık ABD kuvvetleri, Rus uçaklarını bölgeden ayrılana kadar engellemek, tanımlamak ve eşlik etmek için iki F-16 savaş uçağı, iki F-35 savaş uçağı, bir E-3 bombardıman uçağı ve dört KC-135 yakıt ikmal uçağını havalandırdı. Bu bilgi, komutanlığın yayınladığı ve AP’nin aktardığı açıklamada yer aldı.

Komutanlık açıklamasında ayrıca, “Rus askeri uçaklarının uluslararası hava sahasında kaldığı ve ABD veya Kanada'nın egemen hava sahasına girmediği” belirtildi. Bu tür faaliyetlerin “düzenli olarak gerçekleştiği ve tehdit olarak değerlendirilmediği” kaydedildi.


ABD'li milletvekilleri, Trump'ın İran'a karşı askeri yetkilerini kısıtlamayı tartışıyor

ABD Başkanı Donald Trump, çarşamba günü İran'ın nükleer tesislerini vuran B-2 bombardıman uçaklarının maketinin önünde Oval Ofis'te konuşma yapıyor (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump, çarşamba günü İran'ın nükleer tesislerini vuran B-2 bombardıman uçaklarının maketinin önünde Oval Ofis'te konuşma yapıyor (AFP)
TT

ABD'li milletvekilleri, Trump'ın İran'a karşı askeri yetkilerini kısıtlamayı tartışıyor

ABD Başkanı Donald Trump, çarşamba günü İran'ın nükleer tesislerini vuran B-2 bombardıman uçaklarının maketinin önünde Oval Ofis'te konuşma yapıyor (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump, çarşamba günü İran'ın nükleer tesislerini vuran B-2 bombardıman uçaklarının maketinin önünde Oval Ofis'te konuşma yapıyor (AFP)

ABD Kongresi, diplomatik çabaların başarısız olması durumunda Tahran'la tehlikeli bir çatışma olasılığına karşı hazırlık yapan ABD ordusunun da katılımıyla, Başkan Donald Trump'ın milletvekillerinin onayı olmadan İran'a saldırı başlatmasını engelleyecek bir karar tasarısı üzerinde önümüzdeki hafta oylama yapabilir.

Kongre üyeleri, Trump'ın Cumhuriyetçi partili bazı üyeleri ve Demokratlar da dahil olmak üzere, başkanın Kongre onayı olmadan yabancı ülkelere karşı askeri harekât düzenlemesini engelleyen kararlar geçirmeye defalarca çalıştılar, ancak başarılı olamadılar.

Şarku'l Avsat'ın edindiği bilgiye göre ABD Anayasası, ulusal güvenlikle ilgili sınırlı durumlar dışında, savaş ilan etme ve askerleri savaşa gönderme yetkisini başkana değil, Kongreye vermektedir.

ABD ordusu,Trump'ın bir saldırı emri vermesi durumunda haftalarca sürebilecek operasyonlara hazırlanıyor.

Trump'ı destekleyen Cumhuriyetçiler hem Senato'da hem de Temsilciler Meclisi'nde az bir çoğunluğa sahip olsalar da Kongre'nin ulusal güvenlik konularında başkanın yetkisini kısıtlamaması gerektiğini savunarak bu kararlara karşı çıkıyorlar.

Geçtiğimiz ayın sonlarında, Virginia'dan Demokrat Senatör Tim Kaine ve Kentucky'den Cumhuriyetçi Senatör Rand Paul, Kongre tarafından açıkça savaş ilanıyla yetkilendirilmedikçe İran'a karşı düşmanca eylemleri yasaklayan bir karar tasarısını Senato'ya sundular.

Görsel kaldırıldı.Washington'daki Kongre binasında ABD bayrağı (Reuters)

ABD askeri unsurlarının İran'a doğru hareket ettiği bir dönemde Kaine dün yaptığı açıklamada, "Eğer bazı meslektaşlarım savaşı destekliyorsa, masalarının altına saklanmak yerine, cesurca oy verip seçmenlerine hesap vermeliler" ifadelerini kullandı.

Kaine'in bir yardımcısı, karar tasarısının Senato'da oylamaya sunulması için henüz bir zaman çizelgesi belirlenmediğini söyledi.

Temsilciler Meclisi'nde, Kentucky'den Cumhuriyetçi Temsilci Thomas Massie ve Kaliforniya'dan Demokrat Temsilci Ro Khanna, önümüzdeki hafta benzer bir karar tasarısı üzerinde oylama yapılması için girişimde bulunacaklarını açıkladılar.

Khanna, X platformunda yaptığı bir paylaşımda şunları yazdı: "Trump'ın yetkilileri, İran'a yönelik saldırı olasılığının yüzde 90 olduğunu söylüyor. Bunu Kongre onayı olmadan yapamaz."