ABD çekilirken Taliban, Afganistan'da birçok bölgeyi ele geçirdi

Kunduz şehrinde Afgan ordusu devriyesi (AP)
Kunduz şehrinde Afgan ordusu devriyesi (AP)
TT

ABD çekilirken Taliban, Afganistan'da birçok bölgeyi ele geçirdi

Kunduz şehrinde Afgan ordusu devriyesi (AP)
Kunduz şehrinde Afgan ordusu devriyesi (AP)

ABD'nin asker çekmeye devam ettiği Afganistan'da son haftalarda saldırıları artıran Taliban, ülkenin kuzeyindeki iki önemli kente girdi.
Örgütün 2015-2016 yıllarında da ABD ve Afgan güçleri tarafından geri püskürtülmeden önce ele geçirdiği Kunduz vilayetinin aynı ismi taşıyan başkentindeki giriş bölgelerinde kontrolü ele aldığı ve iç mahallelere ilerlediği bildirildi. Kunduz'daki vilayet konseyi üyesi Amruddin Vali, “Şu anda silah seslerini duyuyorum. Taliban Kunduz'un ara ve arka sokaklarında, kentte panik hakim” dedi.
Kunduz'un batısındaki Faryab vilayetinin başkenti Meymene'de de Taliban son günlerde kentin girişi ve çevresini ele geçirerek kent merkezine doğru ilerliyor. Bölgede Taliban ve Afgan güçleri arasındaki çatışmalar dün gece de devam etti, 20'den fazla Afgan askeri hayatını kaybetti.
Tahar vilayetinin başkenti Talukan çevresinde de şiddetli çatışmalar yaşanıyor.

ABD'nin hava desteği önemli ölçüde azaldı
Taliban, ABD askerlerinin ülkeden ayrılmaya başladığı 1 Mayıs'tan bu yana onlarca kırsal bölgede saldırıları artırmış, 50'den fazla bölgeyi ele geçirmiş ve yüzlerce Afgan askerini teslim olmaya zorlamıştı. Hükümet güçleri şu ana dek az sayıda bölgeyi geri almayı başardı.
Afganistan hükümeti daha önce ABD ve NATO'ya bağlı uluslararası güçlerin desteğiyle Taliban saldırılarını durdurabilmişti ancak çoğunlukla başkent Kabil ve Bagram hava üssünde konuşlu yabancı güçler 11 Eylül'e kadar ülkeden çekilecek.
Yabancı güçlerin çekilmesiyle ülkede önemli bir güvenlik boşluğu oluşabileceği ve Taliban'ın hızla ilerleyebileceği endişesi var. ABD'nin Afgan güçlerine yönelik hava desteğinin son dönemde önemli ölçüde azaldığı belirtiliyor.
Faryab Vilayet Konseyi Başkan Yardımcısı Sebgatullah Selab, "Kabil'den destek güç ve hava desteği gelse Taliban kente giremez" dedi.
Hükümet güçleri arasında artan saldırılar ve mühimmat eksikliği nedeniyle morallerin düşük olduğu, ülkenin hava gücünün saldırıları önlemekte yetersiz kaldığı belirtiliyor. Güvenlik koşullarındaki kötüye gidişin önüne geçmek isteyen hükümet, cumartesi günü savunma bakanlığı, içişleri bakanlığı ve genelkurmay başkanlığına yeni isimler atamıştı.

Afganistan Cumhurbaşkanı ABD'ye gidiyor
Afganistan Cumhurbaşkanı Eşref Gani ve Milli Uzlaşı Yüksek Konseyi Başkanı Abdullah Abdullah, 25 Haziran'da ABD'yi ziyaret edecek ve geri çekilme sürecini görüşecek.
Beyaz Saray Sözcüsü Jen Psaki, ABD Başkanı Joe Biden'ın Gani ve Abdullah'ı Beyaz Saray'da kabul edeceğini belirtti. Açıklamada, ABD'nin Afgan halkına siyasi, ekonomik ve insani yardımlar konusunda destek verme taahhüdünde bulunduğu, ülkenin yeniden terör gruplarının sığınağı haline gelmemesi için Afganistan hükümetiyle yakın işbirliği içinde olacağı kaydedildi.
Biden, "ABD'nin en uzun savaşına" sahne olan Afganistan'daki askerlerini 11 Eylül saldırılarının 20.yıldönümüne dek geri çekeceklerini açıklamıştı. Afganistan hükümeti ve Taliban arasındaki barış görüşmeleriyse uzun süredir kesintiye uğramış durumda.



Netanyahu, İran ile müzakereleri görüşmek üzere çarşamba günü Washington'da Trump ile bir araya gelecek

Trump ve Netanyahu'nun Washington'da gerçekleşen daha önceki bir görüşmeden (Reuters)
Trump ve Netanyahu'nun Washington'da gerçekleşen daha önceki bir görüşmeden (Reuters)
TT

Netanyahu, İran ile müzakereleri görüşmek üzere çarşamba günü Washington'da Trump ile bir araya gelecek

Trump ve Netanyahu'nun Washington'da gerçekleşen daha önceki bir görüşmeden (Reuters)
Trump ve Netanyahu'nun Washington'da gerçekleşen daha önceki bir görüşmeden (Reuters)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ofisinden dün yapılan açıklamada, Netanyahu'nun çarşamba günü Washington'da ABD Başkanı Donald Trump ile bir araya gelerek İran ile müzakereleri görüşeceği bildirildi.

Reuters'ın aktardığı açıklamada, Netanyahu'nun ‘(İran ile) yapılacak herhangi bir müzakerede balistik füzelerin sınırlandırılması ve İran'ın bölgedeki vekillerine verilen desteğin durdurulmasının yer alması gerektiğine inandığı’ belirtildi.

Reuters'a göre çarşamba gün  yapılacak görüşme, ABD Başkanı Trump’ın geçtiğimiz yıl ocak ayında göreve dönmesinden bu yana Netanyahu ile Trump arasında yapılacak yedinci görüşme olacak. Öt yandan İsrail basınına göre Netanyahu, Trump'a İsrail'in İran'ın nükleer programını tamamen yok etme kararlılığını vurgulayacak.

İran ile ABD arasında geçtiğimiz cuma günü Umman'da nükleer dosyasına ilişkin görüşmeler gerçekleştirdi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, bu önemli müzakerelerin başarısızlığının Ortadoğu'da yeni bir savaşı tetikleyebileceği yönündeki endişelerin artması üzerine, görüşmelerin iyi bir başlangıç olduğunu ve devam edeceğini söyledi. Ancak Umman'ın başkenti Maskat'ta yapılan görüşmelerin ardından, ‘tehditlerin ve baskının kaldırılması herhangi bir diyalogun başlaması için şart’ olduğunu vurgulayan Arakçi, “(Tahran) sadece nükleer meselesini görüşecek... ABD ile başka hiçbir konuyu görüşmeyeceğiz” dedi.

Öte yandan her iki taraf da Tahran ile Batı arasında uzun süredir devam eden nükleer anlaşmazlığı çözmek için diplomasiye yeni bir şans vermeyi kabul ettiklerini belirtti. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, geçtiğimiz çarşamba günü yaptığı açıklamada, Washington'ın müzakerelerin İran'ın nükleer programı, balistik füze programı ve bölgedeki silahlı gruplara verdiği desteğin yanı sıra ‘kendi halkına davranış biçimini’ de kapsaması istediğini söyledi.

İranlı yetkililer, bölgedeki en büyük füze programlarından biri olan İran'ın füze programını tartışmayacaklarını defalarca kez belirtmiş ve Tahran'ın uranyum zenginleştirme hakkının tanınmasını istediğini söylemişlerdi.

Diğer taraftan Washington’a göre nükleer bombaya giden potansiyel bir yol olan İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetleri kırmızı çizgiyi oluşturuyor. Tahran ise uzun süredir nükleer yakıtı silah amaçlı kullanma niyetinde olmadığını vurguluyor.


Netanyahu, Trump'a İran nükleer projesinin tamamen ortadan kaldırılmasının gerekliliğini vurgulayacak

ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida'da düzenledikleri basın toplantısında (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida'da düzenledikleri basın toplantısında (Reuters)
TT

Netanyahu, Trump'a İran nükleer projesinin tamamen ortadan kaldırılmasının gerekliliğini vurgulayacak

ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida'da düzenledikleri basın toplantısında (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida'da düzenledikleri basın toplantısında (Reuters)

İsrail haber sitesi Ynet dün, Başbakan Binyamin Netanyahu'nun ABD Başkanı Donald Trump'a İsrail'in İran nükleer projesini tamamen ortadan kaldırma kararlılığını teyit edeceğini bildirdi.

İnternet sitesi, iyi bilgilendirilmiş bir kaynağa atıfta bulunarak, "İsrail'in tutumu, İran nükleer programının tamamen ortadan kaldırılması, uranyum zenginleştirmenin durdurulması, zenginleştirme kapasitesinin durdurulması ve zenginleştirilmiş uranyumun İran topraklarından çıkarılması konusunda ısrar etmek olacaktır" dedi.

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre kaynak, "İsrail, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı müfettişlerinin İran'a geri dönmesini ve şüpheli bölgelere sürpriz ziyaretler yapılmasını talep ediyor" ifadelerini kullandı.

Ynet haber sitesi, kaynağın şu sözlerini aktardı: "İran ile yapılacak herhangi bir anlaşma, İsrail'i tehdit edemeyeceklerinden emin olmak için füze menziline 300 kilometrelik bir sınır getirmelidir."

Ofisi dün yaptığı açıklamada, Netanyahu'nun önümüzdeki çarşamba günü Washington'da Trump ile görüşeceğini duyurdu.


Maskat’taki müzakereler uranyum zenginleştirme meselesi nedeniyle belirsizliğini koruyor

Arap Denizi'nde Nimitz sınıfı bir uçak gemisinin güvertesinde bulunan bir ABD askeri uçağı (AFP)
Arap Denizi'nde Nimitz sınıfı bir uçak gemisinin güvertesinde bulunan bir ABD askeri uçağı (AFP)
TT

Maskat’taki müzakereler uranyum zenginleştirme meselesi nedeniyle belirsizliğini koruyor

Arap Denizi'nde Nimitz sınıfı bir uçak gemisinin güvertesinde bulunan bir ABD askeri uçağı (AFP)
Arap Denizi'nde Nimitz sınıfı bir uçak gemisinin güvertesinde bulunan bir ABD askeri uçağı (AFP)

Maskat'ta Washington ve Tahran arasında yapılan ilk dolaylı müzakerelerin ertesi günü, ikinci turun kaderi uranyum zenginleştirme meselesinin çözülmesine bağlı gibi görünüyordu. ABD Başkanı Donald Trump dün yaptığı açıklamada, yeni bir müzakere turunun ‘önümüzdeki hafta’ yeniden başlayacağını duyurdu.

ABD yönetimi ‘sıfır zenginleştirme’ talep ederken, Tahran uranyum zenginleştirmeyi ‘egemenlik hakkı’ olarak nitelendirerek buna karşı çıkarak bunun yerine ‘güven verici’ bir zenginleştirme seviyesi önerdi.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, müzakerelerde ele alınan konuların genişletilmesine karşı çıktı. Füze programının ‘şimdi ve gelecekte müzakere edilemez’ olduğunu vurgulayan Arakçi, programı ‘tamamen savunma amaçlı’ olarak nitelendirdi.

İran’ın saldırıya uğraması halinde bölgedeki ABD üslerine saldıracağı yönünde yeni bir uyarıda bulunan İranlı bakan, ülkesinin ‘savaşı önlemeye olduğu kadar savaşa da hazır’ olduğunu vurguladı.

Öte yandan ABD'nin özel temsilcileri Steve Witkoff ve Jared Kushner, Arap (Umman) Denizi'ndeki Abraham Lincoln uçak gemisini ziyaret etti.

Diğer taraftan İsrail'de müzakerelerin sonuçlarına şüpheyle yaklaşılıyor. İsrailli yetkililer ‘anlaşmaya varılamayacağını’ söylerken Tel Aviv dün akşam, Başbakan Binyamin Netanyahu'nun çarşamba günü Washington'da Trump ile İran meselesini görüşmek üzere bir araya geleceğini duyurdu.