Hamas: BM Temsilcisi ile görüşmemiz olumsuz sonuçlandı

İsrail, Gazze’ye ve Gazze’den sınırlı mal hareketine izin veriyor

Filistinli bir polis, 21 Haziran’da Kerem Ebu Salim sınır kapısında ihracat yapan malzeme yüklü bir kamyonu yönlendiriyor (AFP)
Filistinli bir polis, 21 Haziran’da Kerem Ebu Salim sınır kapısında ihracat yapan malzeme yüklü bir kamyonu yönlendiriyor (AFP)
TT

Hamas: BM Temsilcisi ile görüşmemiz olumsuz sonuçlandı

Filistinli bir polis, 21 Haziran’da Kerem Ebu Salim sınır kapısında ihracat yapan malzeme yüklü bir kamyonu yönlendiriyor (AFP)
Filistinli bir polis, 21 Haziran’da Kerem Ebu Salim sınır kapısında ihracat yapan malzeme yüklü bir kamyonu yönlendiriyor (AFP)

Hamas’ın Gazze Sorumlusu Yahya Sinvar, Gazze Şeridi’ndeki durumun, İsrail’i Gazze’deki krizi hafifletmeye zorlamak için halk direnişi uygulanması gerektirdiğini açıkladı.
Birleşmiş Milletler (BM) Ortadoğu Barış Süreci Özel Koordinatörü Tor Wennesland başkanlığındaki bir heyetle yaptığı gergin görüşmenin ardından Sinvar, “Genel olarak kötü bir görüşme oldu. Gazze Şeridi’ndeki krizin çözümüne yönelik olumlu değildi ve buradaki insani krizin çözümüne ilişkin hiçbir işaret yoktu” dedi. Yetkili, “İsrail, Gazze'deki ablukayı hafifletme konusunda direniş güçlerine şantaj uyguluyor” ifadelerini kullandı.
Wennesland, ateşkes görüşmelerini takip etmek için 21 Haziran’da Gazze’ye ziyarette bulunmuştu. Ama Hamas, BM İsrail’e yeterince baskı yapmadığı sürece bu yolla arabuluculuk rolünü kabul etmeyeceğini bildirdi. Sinvar, Hamas’ın ‘İsrail’e baskı uygulama yollarını tartışmak için’ Filistinli gruplarla toplantılar düzenlemeyi planladığı konusunda Wennesland’ın resmi olarak bilgilendirildiğini doğruladı. Mevcut durumun, halk direnişinin uygulanmasını gerektirdiğini söyleyen Yahya Sinvar, “Görünen o ki İsrail halkımızın verdiği mesajı anlamamış. Bu nedenle İsrail'e yeniden baskı yapmak için direnişin net bir şekilde uygulanması gerekiyor” dedi. Sinvar, İsrail’i Gazze’deki Filistinli gruplara şantaj yapmaya çalışmakla suçlarken, İsrail’in balıkçılık alanını ve elektrik santraline yakıt sağlanmasını kısıtlamasının yanı sıra, Gazze’deki yoksullara geçim kaynağı sağlayan Katar hibesini engellemeye devam ettiklerini söyledi. Sinvar, “Gazze’deki her Filistin vatandaşını evlere ulaşan elektrikle ve geçim lokmalarıyla cezalandırıyor” dedi.
Sinvar’ın BM heyeti ile yaptığı görüşmenin olumsuz olduğunu belirtmesi ve açık tehditleri, İsrail’e ve diğer taraflara baskı yapma girişimi olarak yorumlandı. Öyle ki Sinvar, yanan balonları yeniden ateşleme, sınır gösterileri yapma ve gece karışıklık çıkaran birimleri yeniden hareket geçirme hususlarında örtülü tehditlerle bulundu. Son iki gündür Hamas, ateşkes anlaşmasına ilerleme fırsatı tanımak için Gazze Şeridi’nden yakın İsrail yerleşimlerine yanan balon ateşlemeyi durdurdu. Hamas’ın bu adımı, Mısır, BM ve Katar’ın koşulları geçen ay patlak veren 11 günlük savaş öncesine dönüştürme taleplerine yanıt olarak geldi.
Hamas, sınır kapılarını yeniden açılmasını, yakıt ve mal akışına ve Katar’ın bağış fonlarının girişine izin verilmesini, balıkçılık alanının genişletilmesini ve daha sonra Gazze Şeridi’nin imarına başlanmasını istiyor. Ancak İsrail, tüm bunlar için bir takas anlaşmasını şart koşarken, Hamas ise bu şartı reddediyor.
Sinvar’ın tehditleri, geçen ayki son çatışmadan bu yana devam eden katı yasağın ardından İsrailli yetkililerin ‘İsrail hükümetinin Gazze Şeridi’ne mal ve posta giriş ve çıkışlarındaki bazı kısıtlamaları hafifleteceğini’ açıklamasından birkaç saat sonra geldi. Ordu yetkilileri, pazar günü yapılan bir güvenlik toplantısından sonra, Gazze’den siyasi liderlerin tarım ve tekstil ihracatına izin verme kararı aldıklarını söyledi. Tarım ürünlerinin, Batı Şeria içinde ve dışında Filistin yönetimine ihraç edilmesine izin verilecek, ancak bunlar İsrail’e ihraç edilmeyecek. Gazze’deki tedarikçilerle çalışan İsrailli bir tekstil şirketinin özel talebi üzerine tekstillerin İsrail’e girmesine izin verilecek ve tüm bunlar, Kerem Ebu Salim sınır kapısı üzerinden gerçekleşecek.
Filistinliler, kendilerine ek kısıtlamaların kaldırıldığı bilgisi verildiğini doğruladı. Filistin Yönetimi Sivil İşler Genel Otoritesi üst düzey yetkilisi ve Gazze’de ikamet eden Salih ez-Zak, “Kısa bir süre önce İsrail tarafı, Sivil İşler Genel Otoritesine bir buçuk aydan fazla süren bir yasağın ardından postaların Gazze Şeridi’ne giriş ve çıkışlarına izin verileceğini bildirdi” dedi. İsrail medya organlarına göre Zak, İsrail’in elindeki pasaportları da teslim edeceğini söyledi. Geçen hafta Haaretz gazetesi, Ramallah’ta sahiplerine gönderilmeyi bekleyen yaklaşık 5 bin seyahat belgesinin tutulduğunu bildirdi. Gazete, 10 Mayıs’tan bu yana yurtdışında mahsur kalan Gazzelilerin, artık İsrail’den Erez (Beyt Hanun) sınır kapısı üzerinden Şerid’e girmelerine izin verileceğini açıklarken, İsrail ve Batı Şeria’ya giysi ve yiyecek ihracatının da devam edeceğini söyledi.
Ancak bu, Gazze için yeterli değil. Gazze Şeridi Ekonomi Bakanlığı Ticaret ve Geçişler Genel Müdürü Rami Ebu er-Riş, sınır kapısının yalnızca kısmen açıldığını belirtti. Ebu er-Riş, sınır kapısının kısmen açık kalmasını sürdürmenin, ekonomik durumda tam bir felce yol açacağını ve bunun da büyük sorunlara yol açacağını vurguladı. Yetkili, uluslararası toplumu İsrail’e baskı yapmaya, küçük sektördeki sanayilerin can damarını oluşturan mal ve hammaddelere herhangi bir kısıtlama veya yasaklama olmaksızın sınır kapılarını tamamen açmaya çağırdı.



Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
TT

Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)

Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım, örgütün idari kurumları üzerindeki kontrolünü sıkılaştırmaya çalışıyor. Bu yüzden söz konusu kurumlara, eski Genel Sekreter Hasan Nasrallah'ın liderliği döneminde marjinalleştirilen yakın arkadaşları ve din adamı olmayan politikacıları getirdi.

Şarku’l Avsat’a konuşan kaynaklara göre yapılan en önemli değişiklikler arasında, eski bakan ve milletvekili Muhammed Fneyş’in Hizbullah’ın ‘hükümeti’ olarak kabul edilen yürütme organının başına geçmesi, milletvekili ve parlamento grubu başkanı Muhammed Raad'ın ise genel sekreter yardımcılığına atanmasının bekleniyor.

Kaynaklar, Kasım'ın, daha önce partinin yürütme organının sorumluluğunda olan ayrıntılara girmeden liderliği elinde tutan genel sekreterlik ile örgütün tüm kurumlarını birbirine bağlayarak Hizbullah’ı kontrol etmeye çalıştığına işaret etti.

Öte yandan, Başbakan Nevaf Selam, çok sayıda kişinin İsrail'in tekrarlanan saldırılarının ardından halen yeniden inşa edilmesini beklediği güney bölgesine tarihi bir ziyaret başlattı. Başbakan Selam'ın, Hizbullah tarafından kendisine karşı başlatılan ihanet kampanyasına rağmen tüm köylerde sıcak bir şekilde karşılanması dikkati çekti.


Mısır, bölgesel istikrar için İran ve ABD arasında Umman'da yapılan müzakerelerin önemini vurguladı

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
TT

Mısır, bölgesel istikrar için İran ve ABD arasında Umman'da yapılan müzakerelerin önemini vurguladı

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Mısır, Umman Sultanlığı’nın ABD ile İran arasındaki müzakerelere ev sahipliği yaparken oynadığı önemli ve yapıcı rolü takdir ettiğini ifade ederken ‘gerilimi azaltmak ve bölgesel ve uluslararası güvenlik ve istikrarı güçlendiren anlaşmaların sağlanmasını desteklemek için yorulmak bilmez çabalarını sürdüreceğini’ vurguladı.

Mısır, dün Dışişleri Bakanı Bedir Abdulati ile Umman Dışişleri Bakanı Bedir el-Busaidi ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Genel Direktörü Rafael Grossi arasında yapılan iki telefon görüşmesi sırasında güvence veren açıklamasını yaptı.

ABD ile İran arasında Umman'ın başkenti Maskat'ta yapılan, nükleer konulu dolaylı görüşmeler sona erdi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, görüşmelerin ‘çok olumlu’ geçtiğini söyledi. İranlı bakan, iki tarafın ‘müzakerelere devam etme konusunda anlaştığını’ da sözlerine ekledi.

Öte yandan Umman Dışişleri Bakanı Busaidi dün, Mısırlı mevkidaşına Umman'da ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerin ilerleyişi hakkında bilgi verdi. Mısır'ın son haftalarda ilgili taraflar arasında yürüttüğü yorulmak bilmeyen çabaları ve yoğun iletişim faaliyetlerini öven bakan, bu çabaların tarafların görüşlerini yakınlaştırmaya ve müzakerelerin önünü açmaya yardımcı olduğunu belirtti. Bakan, ‘Mısır'ın bölgedeki krizleri yatıştırmaya yönelik diplomatik adımlarına’ övgüde bulundu.

Abdulati, Busaidi ile yaptığı görüşmede, Mısır'ın gerilimin azaltılması ve İran'ın nükleer meselesinde tüm tarafların endişelerini dikkate alan uzlaşmacı bir çözüme ulaşılmasına yönelik tüm çabaları desteklemeye devam edeceğini söyledi. Mısırlı bakan, bölgesel güvenlik ve istikrarı sağlamak ve bölgenin yeni bir istikrarsızlık dalgasına sürüklenmesini önlemek için bu müzakerelerde elde edilen kazanımların üzerine inşa edilmesinin önemini vurguladı.

rthy
Geçtiğimiz eylül ayında Kahire'de Grossi ile yapılan toplantı sırasında Mısır ve İran dışişleri bakanları (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Mısır tarafından geçtiğimiz cuma günü yapılan açıklamada, “Umman Sultanlığı'ndaki kardeşlerimizin arabuluculuğunda ABD ile İran arasında müzakerelerin yeniden başlamasına tam destek veriyoruz” denildi. Açıklamada, ‘bu soruna askeri bir çözüm bulunmadığı ve ilgili tüm tarafların çıkarlarını göz önünde bulundurarak diyalog ve müzakere yoluyla çözülmesi gerektiği’ vurgulandı.

Ayrıca Suudi Arabistan, Katar, Türkiye, Umman ve Pakistan'ın bu konuda gösterdiği yapıcı çabaları överek, ‘bu samimi çabaların, bölgede istikrar ve barış fırsatlarının artırılmasına katkıda bulunacak olumlu bir atılımla sonuçlanacağını’ umduğunu ifade etti.

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, cumartesi günü Grossi ile yaptığı telefon görüşmesinde, bölgedeki gerilimi azaltmak için Mısır'ın sürdürdüğü çabalara da değindi. Mısırlı bakan, ‘bölgedeki gerilimi ve tırmanışı azaltmak ve diplomatik çözümleri teşvik etmek için bölgesel ve uluslararası çabaların sürdürülmesinin önemini’ vurguladı.

Mısır, geçtiğimiz yıl İran ile UAEA arasında arabuluculuk yaptı. Bu arabuluculuk sonucunda 9 Eylül'de Kahire'de İran Dışişleri Bakanı Arakçi ile UAEA Genel Direktörü Grossi arasında imzalanan ve ‘İran'ın nükleer tesislerine yönelik denetimlerin yeniden başlatılması da dahil olmak üzere iki taraf arasında iş birliğinin yeniden başlatılmasını’ öngören bir anlaşma ile sonuçlandı. Ancak Tahran, geçtiğimiz kasım ayında anlaşmanın askıya alındığını duyurdu.

Abdulati, cuma akşamı Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panelde, ‘bölgedeki gerilimin azaltılması, çatışmanın yayılmasının önlenmesi ve tartışmalı konuların çözümü için diplomatik çözümler ve diyaloga öncelik verilmesi, böylece bölgedeki güvenlik ve istikrarın korunmasına ve daha geniş çaplı çatışmalara sürüklenmesinin önlenmesine katkıda bulunulmasının önemini’ vurguladı.


DEAŞ mahkumları Irak'ın güvenliğini tehdit ediyor

7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
TT

DEAŞ mahkumları Irak'ın güvenliğini tehdit ediyor

7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)

Güvenlik kaynakları, DEAŞ mahkumlarının Suriye'den Irak'a nakledilirken Iraklı gardiyanları tehdit ettiklerini ve hapishanelerden kaçtıktan sonra onları öldüreceklerine dair yemin ettiklerini açıkladı.

Bu durum, Irak'ın hükümetin ulusal güvenliği korumak için önleyici hamle olarak nitelendirdiği yeni bir grup tutukluyu kabul etmesiyle eş zamanlı olarak ortaya çıktı.

Güvenlik kaynakları Şarku’l Avsat'a, "tutukluların çoğunun Bağdat ve Hilla'daki hapishanelerde ve gözaltı merkezlerinde tutulduğunu" belirtti; bu iki bölge de ağır güvenlik önlemleriyle korunan gözaltı tesislerine sahip.

"Terörle Mücadele Servisi'nin nakil ve dağıtımı denetlediğini" belirten kaynak, "mahkumların ellerinin ve ayaklarının kelepçelendiğini ve yüzlerinin örtüldüğünü", "bazılarının kaçmayı başarmaları halinde gardiyanları ölümle tehdit ettiğini" açıkladı.

Kaynaklar, "mahkumlarla konuşmayı veya onlarla etkileşim kurmayı kesin olarak yasaklayan emirler olduğunu" ve "gardiyanların çoğunun mahkumların hangi milletlerden geldiğinden habersiz olduğunu" ifade etti.