WHO: Güney Amerika, salgının dünyaya yayılmasında ana odak nokta

WHO: Güney Amerika, salgının dünyaya yayılmasında ana odak nokta
TT

WHO: Güney Amerika, salgının dünyaya yayılmasında ana odak nokta

WHO: Güney Amerika, salgının dünyaya yayılmasında ana odak nokta

Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, üye ülkelere Latin Amerika ülkeleri için daha fazla Kovid-19 aşısı ve tıbbi malzeme sağlama çağrısında bulundu. Borrell Çin’in, söz konusu ülkelere en çok yardım sağlayan ülkelerden biri olduğunu, Avrupa için birden fazla açıdan önemli olan bu bölgeye daha fazla müdahale edilmesinin, Avrupa’nın çıkarına olduğunu belirtti.
Borrell’in açıklamasından birkaç saat sonra ABD, WHO tarafından denetlenen ve önümüzdeki Eylül ayına kadar bölgedeki nüfusun yüzde 10’unun aşılanması için 20 milyon aşı dozuna ihtiyacı olduğunu belirleyen COVAX programı aracılığıyla Latin Amerika ve Karayipler’e 14 milyon doz bağışlayacağını duyurdu.
Bu sırada, WHO Güney Amerika bölgesinin salgının dünya genelinde yayılmasının ana odak noktası haline geldiğini, zira söz konusu bölgede bulunan 7 ülkenin şu anda Kovid-19’a bağlı can kayıpları açısından dünya genelinde ilk 10 ülke arasında yer aldığını duyurdu. WHO’nun güncel son verileri, Brezilya ve Meksika hariç olmak üzere bölgedeki 12 ülkedeki toplam can kaybı sayısının 970 binden fazla yani küresel olarak kaydedilen can kayıplarının dörtte birinden fazlasını kaydederken, doğrulanan vaka sayısı 32 milyonu aştığını gösteriyor.  WHO’nun Latin Amerika’daki bölge ofisi dün (Salı) bölgede Kovid-19 kaynaklı günlük ölüm oranının şu anda küresel olarak kaydedilen oranın 8 katı olduğunu ifade etmişti.
WHO Kovid-19 kurbanlarının sayısının dün yüz bin sınırını aştığı Kolombiya’da son haftalarda epidemiyolojik sahnenin hızla kötüye gittiği konusunda uyarıda bulunurken Küba, La Havana’da bulunan Genetik Mühendisliği ve Biyoteknoloji Merkezi (CIGB) tarafından geliştirilen Abdala aşısının klinik denemelerinin üçüncü faz sonuçlarının yüzde 92 oranında etkinlik gösterdiğini, aşının kullanımına yönelik onay talebinde bulunmaya hazır olduğunu açıkladı. Küba Devlet Başkanı Miguel Diaz-Canel Twitter hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda “Maruz kaldığımız iki faciaya (Kovid-19 ve ABD ablukası) rağmen Genetik Mühendisliği ve Biyoteknoloji Merkezi’ndeki (CIGB) bilim adamlarımız tüm engelleri aştılar ve bu seviyede etkili olan bir aşı geliştirebildiler” ifadelerini kullandı.

Küba, “Soberana 02” isimli aşıyı geliştiriyor
Küba ayrıca klinik denemelerde yüzde 62 oranında etkinlik gösteren Soberana 02 isimli başka bir aşı daha geliştiriyor. Aşıları geliştiren söz konusu merkez, şu anda tedavülde olan aşılar arasında hala etkili olan Hepatit aşısını geliştiren ilk merkez olmuştu.
Bunun yanı sıra, WHO Güney Afrika’nın AB, Fransa ve WHO uzmanlarının desteğiyle, orta vadede Kovid-19’a karşı aşı üretmek ve uzun vadede ise başka aşılar geliştirme hedefiyle mesajcı RNA (mRNA) teknolojisinin kullanılmasına uygun olan kıtadaki ilk merkeze ev sahipliği yapacağını açıkladı. WHO Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, salgının yeterli finansal kaynağa sahip olmayan ülkelerin aşı ve tıbbi malzeme ihtiyaçlarının karşılanmasının ilaç şirketlerinin insafına bırakılamayacağı ve bu konuda sadece bir avuç şirkete güvenilmesinin söz konusu ülkelerde halk sağlığı tehlikesi ve küresel bir sağlık tehdidi oluşturduğunu belirtti. Ghebreyesus zengin ülkelerin epidemiyolojik durumda istikrarlı bir iyileşmeye tanık olarak izolasyon ve ihtiyati tedbir kısıtlamalarını hafifletmeye başlarken, Afrika, Asya ve Latin Amerika felaketin habercisi olan yeni salgın dalgalara maruz kaldığını belirtti.
WHO’nun Yeni Ortaya Çıkan Hastalıklar ve Zoonoz Hastalıklar Bölümü Direktörü Maria Van Kerkhove, önceden Hindistan varyantı olarak bilinen Delta varyantının, birçoğunun düşük aşılama oranlarına sahip olan 92 ülkede yayıldığının doğrulanmasının ardından WHO açısından büyük bir endişe kaynağı haline geldi. Kerkhove “Delta varyantı şu ana kadar ortaya çıkarak tüm dünyaya yayılan en hızlı varyant. Bununla birlikte, bazı ülkelerin yeterli aşılama seviyelerine ulaşmaksızın, sağlık ve sosyal koruma kısıtlamalarını kaldırmak veya hafifletmek için acele ettiğini fark ediyoruz. Kerkhove mevcut verilerin bu varyantın ölüme veya şiddetli enfeksiyonlara neden olma kabiliyetinin belirlenmesine izin vermediğini ancak tek dozun varyanta karşı yeterli olmaması sebebiyle tam doz uygulanması şartı ile aşıların hala söz konusu varyanta karşı güçlü olduğunu belirtti.
WHO Acil Durumlar Programı Direktörü Mike Ryan, Delta varyantının önceki varyantlardan daha etkili olduğu için zayıf olanları öldüreceğini açıkladı. Ryan bu bölgelerdeki ülkelere yeterli aşının ulaştırılması için hızlı adımlar atılmazsa, Latin Amerika, Afrika ve Asya’daki vaka ve ölüm sayısında büyük bir artış olabileceğine yönelik uyarıda bulundu.
WHO’nun Tokyo Yaz Olimpiyatları öncesinde Japonya’daki epidemiyolojik sahneyi yakından izlediğini ve yeni vaka oranının bir milyon vatandaş başına 80 vakayı geçmediğini ve sayıların giderek iyileştiğini belirten Ryan, kurumun olimpiyatlar sırasında alınacak önlemleri belirlemek için olimpiyat komitesi ve organizatör komitedeki yetkililerle görüşmeler yaptığını duyurdu.



İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
TT

İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, bugün (pazar) yaptığı açıklamada, ABD’nin müzakereleri “aldatma, hile ve zaman kazanma aracı” olarak kullanmayı hedeflemesi halinde bunun bir “yanılsama” olacağını söyledi. Ejei, “Müzakerelere dair hiçbir umut ve güven yoktur” dedi.

Washington ile Tahran arasında ilk tur görüşmeler cuma günü Umman’da yapılmış, taraflar görüşmeleri “olumlu” olarak nitelemiş ve yakın zamanda sürdürme niyetlerini açıklamıştı.

Söz konusu görüşmeler, İran’da rejim karşıtı geniş çaplı protesto dalgasının zirveye ulaşmasından yaklaşık bir ay sonra gerçekleşti. Protestolar sırasında yürütülen ve insan hakları örgütlerinin “benzeri görülmemiş” olarak nitelediği güvenlik operasyonlarında binlerce kişinin hayatını kaybettiği belirtiliyor.

ABD Başkanı Donald Trump, başlangıçta protestoların bastırılması nedeniyle Tahran’a karşı askeri seçenekleri gündeme getirmiş, hatta göstericilere “yardım yolda” mesajı vermişti. Ancak Trump’ın son günlerdeki söylemi, İran’ın nükleer programını dizginlemeye odaklandı. Bu çerçevede ABD, başını “USS Abraham Lincoln” uçak gemisinin çektiği bir deniz görev grubunu bölgeye sevk etti. İran yönetimi ise Trump’ın İran’a saldırı tehditlerini hayata geçirme ihtimalinden ciddi endişe duyuyor. Tahran, olası bir saldırı halinde bölgedeki ABD üslerini hedef alacağı ve Hürmüz Boğazı’nı kapatabileceği uyarısında bulundu.

Yargı Erki Başkanı, müzakere çağrısı yapan taraflara dair “ne umut ne de güven” olduğunu vurgulayarak, ABD’ye bu yolda güvenilemeyeceğini söyledi. Mevcut diyalog çağrılarının, “şiddeti kışkırtan ve sabotajcıları silahlandıran aynı taraflardan” geldiğini ifade etti.

dfwfde
Gösterici kalabalıkları, geçen 8 Ocak’ta başkent Tahran’ın batısındaki bazı yolları kapattı (AP)

Yargı erkinin resmi ajansı Mizan’ın aktardığına göre Ejei, pazar günü yaptığı konuşmada İran’ın hiçbir zaman savaş isteyen taraf olmadığını, ancak her türlü saldırgana karşı tüm gücüyle duracağını belirtti. Bazı ülkelerin geçmişte İran’ın yanında yer alırken, “İslam Cumhuriyeti’nin sonunun geldiğini düşündüklerini” de sözlerine ekledi.

Ejei, geçen yıl haziran ayında yaşanan ve 12 gün süren savaşa atıfta bulunarak, müzakereler sürerken savaşı başlatan tarafların, İran’ın “direncini” gördükten sonra ateşkes talep etmek zorunda kaldıklarını söyledi.

“İsyan eylemlerini kim başlattı? Provokatörleri kim silahlandırdı?” diye soran Ejei, “Onları silahlandıranlar bugün ‘gelin müzakere edelim’ diyenlerin ta kendileridir” ifadelerini kullandı.

Orta İran’daki Arak kentinde yargı yetkililerine hitap eden Ejei, “aldatılmış bireyler” ile “asıl unsurların” hesabının ayrı olduğunu belirterek, davaların “yargı usullerine uygun ve her vakanın niteliğine göre” ele alınacağını söyledi.

Son protestolardaki şiddetin benzeri görülmemiş boyutlara ulaştığını savunan Ejei, “sokaklarda ve geçiş noktalarında en vahşi suçları işleyenlerin sıradan vatandaşlar değil; ABD ve Siyonist rejim unsurları tarafından eğitilmiş, kalpsiz teröristler olduğunu” ileri sürdü.

Buna karşılık “aldatılmış unsurların” varlığını kabul eden Ejei, bunların “teröristler ve ayaklanmaların ana unsurlarından ayrı değerlendirileceğini” ve suçlamalarının “her birinin koşullarına göre” inceleneceğini söyledi.

ABD merkezli insan hakları örgütü Hrana, protestolar sırasında çoğu gösterici olmak üzere 6 bin 971 kişinin öldüğünü ve 51 binden fazla kişinin gözaltına alındığını belgelediğini açıkladı.

Ejei ayrıca, protestolar sırasında reform çağrısı yapan ve baskıların araştırılması için ulusal bir gerçekleri araştırma komisyonu kurulmasını isteyen bazı iç aktörleri ve kişileri de eleştirdi.

Velayet-i Fakih’in yanında durmamanın, savaş sırasında Saddam Hüseyin’e sığınanların ve bugün suçlu Siyonistlere yaslananların akıbetiyle sonuçlanacağını savunan Ejei, “Bir zamanlar devrimle birlikte olan, bugün ise bildiri yayımlayan bu kişiler acınacak ve sefil insanlardır” dedi.


İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Ynet haber sitesi bugün, İsrail kabinesinin Batı Şeria’daki arazi tescili ve mülkiyet prosedürlerinde temel değişiklikleri onayladığını bildirdi. Yeni düzenlemeler, Filistinlilere ait bazı evlerin yıkılmasına izin veriyor.

Yedioth Ahronoth’un internet sitesi Ynet, yeni kararların İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria’nın A Bölgesi’nde Filistinlilere ait binaları yıkmasına izin vereceğini ve Batı Şeria genelinde yerleşim faaliyetlerinin önemli ölçüde genişlemesine yol açacağını doğruladı.

zsdcfgt
Batı Şeria’daki İsrail askerleri (Reuters)

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre İsrail kabinesinin aldığı kararlar, Oslo Barış Anlaşmaları kapsamında ilk asker çekilme dalgasında İsrail ordusunun çekilmediği tek şehir olan El Halil’de İsrail-Filistin çatışmasını çözmeye yönelik geçici bir adım olması amaçlanan 1997 El Halil Protokolü’nün ilkelerine aykırı.


Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
TT

Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)

Rusya'nın Başkurdistan Cumhuriyeti'nde cumartesi günü bir üniversite yurdunda bir gencin bıçaklı saldırı dizisi sonucu en az 6 kişi yaralandı. Yaralananlar arasında öğrenciler de var.

Haberlere göre bıçak taşıdığı belirtilen 15 yaşındaki çocuk, cumartesi günü Ufa'daki Devlet Tıp Üniversitesi'nin yurduna girip öğrencilere saldırmaya başladı. Gencin milliyetçi sloganlar attığı ve Nazi sembolü çizdiği bildirildi.

Rusya İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Tümgeneral Irina Volk, RTVI haber sitesine yaptığı açıklamada, "Saldırgan gözaltına alınmaya direndi ve bu sırada iki polis memuru bıçaklandı. Ayrıca şüpheli kendine de zarar verdi" dedi. Şüpheli, ağır yaralı halde yerel bir çocuk hastanesine kaldırıldı.

Moskova'nın yaklaşık 1200 km doğusundaki Ufa'daki yetkililer, olayla ilgili üst düzey soruşturma başlattı. Saldırıda yaralanan en az 4 kişi hastaneye kaldırıldı ve birinin durumunun kritik olduğu düşünülüyor. Yaralananlar arasında Hintli öğrenciler de bulunuyor.

Moskova'daki Hindistan Büyükelçiliği, "Ufa'da talihsiz bir saldırı yaşandı. Aralarında 4 Hintli öğrencinin de bulunduğu birçok kişi yaralandı" açıklamasını yaptı.

Büyükelçilik, yetkililerle temas halinde olduğunu ve "Kazan'daki konsolosluktan yetkililerin yaralı öğrencilere yardım etmek üzere Ufa'ya hareket ettiğini" belirtti.

Görgü tanıkları, kaotik anları "her yer kan içindeydi" diyerek anlattı. Ren TV, yaralıların ambulanslarla hastaneye taşındığını gösteren görüntüleri yayımladı.

Yerel Baza kanalına göre, şüpheli yasaklı bir neo-Nazi örgütüne mensuptu. Economic Times'a göre Rusya'daki üniversitelerde 30 binden fazla Hintli öğrencinin eğitim gördüğü tahmin ediliyor.

Independent Türkçe