Suriye-Irak sınırında Kürt-Kürt gerilimi

Dün Suriye'nin kuzeydoğusundaki Rumeylan'da görüntülenen ABD askerleri (AFP)
Dün Suriye'nin kuzeydoğusundaki Rumeylan'da görüntülenen ABD askerleri (AFP)
TT

Suriye-Irak sınırında Kürt-Kürt gerilimi

Dün Suriye'nin kuzeydoğusundaki Rumeylan'da görüntülenen ABD askerleri (AFP)
Dün Suriye'nin kuzeydoğusundaki Rumeylan'da görüntülenen ABD askerleri (AFP)

Suriye ile Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) arasındaki Simalka-Fişhabur Sınır Kapısı’nın Suriye tarafındaki sınır kapısı yönetimi, Türkiye’nin terör örgütü olarak sınıflandırdığı PKK üyeleri ile IKBY’de Kürdistan Demokrat Partisi’ne (KDP) bağlı Peşmerge güçleri arasında yaşanan askeri bir gerilimin ardından Pazartesi günü geç saatlerde, sınırın, Suriye'ye gelip IKBY’ye giden yolcuların geçişine tamamen kapatıldığını duyurdu. Bu duyurunun ardından Simalka Sınır Kapısı Halkla İlişkiler Sorumlusu Baz Ahmed, Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi’nin, IKBY ile olan sınırı kapatma kararını, IKBY’nin alınması ‘imkansız’ olarak nitelendirdiği önlemleri uygulaması sonrası geri çektiğini açıkladı.
Öte yandan Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi Dış İlişkiler Dairesi, uluslararası kuruluşlara, IKBY’nin başkenti Erbil'deki temsilcisi ve iki PYD üyesine ne olduğunun ortaya çıkması için baskı yapmaları çağrısında bulundu.
Dün, Simalka-Fişhabur Sınır Kapısı’nın yönetimleri, sınırın kapatılmasına neden olan konuların ve sorunların ele alındığı bir toplantı gerçekleştirdiler. Baz Ahmed toplantıya ilişkin olarak, “Görüşme tamamlandıktan sonra, Semalka Sınır Kapısı yönetimi, Fişhabur Sınır Kapısı yönetimi tarafından alınan yeni önlemlere yanıt olarak daha önce aldığı kararı tamamen değiştirdi” ifadelerini kullandı.
Simalka Sınır Kapısı yönetimi dün resmi sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Fişhabur Sınır Kapısı yönetiminden sınır kapısından geçiş yapacak kişiler hakkında istihbarat olarak kabul edilen bilgilerin yer aldığı bir doküman göndermesinin istendiği ve ayrıca hasta ve evlenecek olan kişilerin onay için 48 saat beklemesi gerektiği belirtildi. IKBY tarafının giriş onayının 4 günden fazla sürdüğünü vurgulayan Baz Ahmed, özellikle bölgede tedavi gören kanser hastaları ve yabancı elçilik ve konsolosluklarda görüşmesi olan evlenecek kişiler başta olmak üzere birçok yolcunun hızla geçiş yapması gereken özel durumları olduğunu söyledi. Ahmed, Ayn el-Arab (Kobani) ve Halep kırsalındaki eş-Şehba bölgesinde yer alan beldeler ile Rakka ve Deyrizor gibi uzak bölgelerden gelen yolcuların IKBY’ye geçmek için Kamışlı'da kalarak onay beklemek zorunda kaldıklarını kaydetti.
Bu arada Fırat'ın doğusundaki Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi Dış İlişkiler Dairesi, 10 Haziran’da Erbil'de kaybolan PYD liderlerinin ve Erbil'deki temsilcisinin akıbetinin öğrenilmesi için IKBY’ye iş birliği çağrısında bulundu. Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi Dış İlişkiler Dairesi Eş Başkanı Dr. Abdulkerim Ömer, söz konusu kişilerin akıbetine ilişkin endişelerin arttığını belirterek, “Bugüne kadar nerede oldukları açıklanmadı. Tutuklanmaları için herhangi bir yasal dayanak olup olmadığı konusunda bize hiç bir şekilde resmi yanıt da gönderilmedi” dedi. IKBY ile ilgili olarak ise Dr. Ömer, “Diplomatik değerlere ve normlara uymuyor, Kürt davası için ulusal birlik ve ortak mücadele değerlerini hiç dikkate almıyor” ifadelerini kullandı.
Bölgedeki resmi makamlara ve uluslararası kuruluşlara seslenen Dr. Ömer, IKBY’nin söz konusu kişilerin nerede olduklarını açıklaması ve ailelerinin kendilerini ziyaret etmelerine ve durumlarını öğrenmelerine izin vermesi, herhangi bir yasal gerekçe olmadan hukuka aykırı tutuklanmaları nedeniyle derhal serbest bırakmaları amacıyla iş birliği yapması için baskı yapılması çağrısında bulundu.



Mısır, bölgesel istikrar için İran ve ABD arasında Umman'da yapılan müzakerelerin önemini vurguladı

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
TT

Mısır, bölgesel istikrar için İran ve ABD arasında Umman'da yapılan müzakerelerin önemini vurguladı

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Mısır, Umman Sultanlığı’nın ABD ile İran arasındaki müzakerelere ev sahipliği yaparken oynadığı önemli ve yapıcı rolü takdir ettiğini ifade ederken ‘gerilimi azaltmak ve bölgesel ve uluslararası güvenlik ve istikrarı güçlendiren anlaşmaların sağlanmasını desteklemek için yorulmak bilmez çabalarını sürdüreceğini’ vurguladı.

Mısır, dün Dışişleri Bakanı Bedir Abdulati ile Umman Dışişleri Bakanı Bedir el-Busaidi ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Genel Direktörü Rafael Grossi arasında yapılan iki telefon görüşmesi sırasında güvence veren açıklamasını yaptı.

ABD ile İran arasında Umman'ın başkenti Maskat'ta yapılan, nükleer konulu dolaylı görüşmeler sona erdi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, görüşmelerin ‘çok olumlu’ geçtiğini söyledi. İranlı bakan, iki tarafın ‘müzakerelere devam etme konusunda anlaştığını’ da sözlerine ekledi.

Öte yandan Umman Dışişleri Bakanı Busaidi dün, Mısırlı mevkidaşına Umman'da ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerin ilerleyişi hakkında bilgi verdi. Mısır'ın son haftalarda ilgili taraflar arasında yürüttüğü yorulmak bilmeyen çabaları ve yoğun iletişim faaliyetlerini öven bakan, bu çabaların tarafların görüşlerini yakınlaştırmaya ve müzakerelerin önünü açmaya yardımcı olduğunu belirtti. Bakan, ‘Mısır'ın bölgedeki krizleri yatıştırmaya yönelik diplomatik adımlarına’ övgüde bulundu.

Abdulati, Busaidi ile yaptığı görüşmede, Mısır'ın gerilimin azaltılması ve İran'ın nükleer meselesinde tüm tarafların endişelerini dikkate alan uzlaşmacı bir çözüme ulaşılmasına yönelik tüm çabaları desteklemeye devam edeceğini söyledi. Mısırlı bakan, bölgesel güvenlik ve istikrarı sağlamak ve bölgenin yeni bir istikrarsızlık dalgasına sürüklenmesini önlemek için bu müzakerelerde elde edilen kazanımların üzerine inşa edilmesinin önemini vurguladı.

rthy
Geçtiğimiz eylül ayında Kahire'de Grossi ile yapılan toplantı sırasında Mısır ve İran dışişleri bakanları (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Mısır tarafından geçtiğimiz cuma günü yapılan açıklamada, “Umman Sultanlığı'ndaki kardeşlerimizin arabuluculuğunda ABD ile İran arasında müzakerelerin yeniden başlamasına tam destek veriyoruz” denildi. Açıklamada, ‘bu soruna askeri bir çözüm bulunmadığı ve ilgili tüm tarafların çıkarlarını göz önünde bulundurarak diyalog ve müzakere yoluyla çözülmesi gerektiği’ vurgulandı.

Ayrıca Suudi Arabistan, Katar, Türkiye, Umman ve Pakistan'ın bu konuda gösterdiği yapıcı çabaları överek, ‘bu samimi çabaların, bölgede istikrar ve barış fırsatlarının artırılmasına katkıda bulunacak olumlu bir atılımla sonuçlanacağını’ umduğunu ifade etti.

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, cumartesi günü Grossi ile yaptığı telefon görüşmesinde, bölgedeki gerilimi azaltmak için Mısır'ın sürdürdüğü çabalara da değindi. Mısırlı bakan, ‘bölgedeki gerilimi ve tırmanışı azaltmak ve diplomatik çözümleri teşvik etmek için bölgesel ve uluslararası çabaların sürdürülmesinin önemini’ vurguladı.

Mısır, geçtiğimiz yıl İran ile UAEA arasında arabuluculuk yaptı. Bu arabuluculuk sonucunda 9 Eylül'de Kahire'de İran Dışişleri Bakanı Arakçi ile UAEA Genel Direktörü Grossi arasında imzalanan ve ‘İran'ın nükleer tesislerine yönelik denetimlerin yeniden başlatılması da dahil olmak üzere iki taraf arasında iş birliğinin yeniden başlatılmasını’ öngören bir anlaşma ile sonuçlandı. Ancak Tahran, geçtiğimiz kasım ayında anlaşmanın askıya alındığını duyurdu.

Abdulati, cuma akşamı Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panelde, ‘bölgedeki gerilimin azaltılması, çatışmanın yayılmasının önlenmesi ve tartışmalı konuların çözümü için diplomatik çözümler ve diyaloga öncelik verilmesi, böylece bölgedeki güvenlik ve istikrarın korunmasına ve daha geniş çaplı çatışmalara sürüklenmesinin önlenmesine katkıda bulunulmasının önemini’ vurguladı.


DEAŞ mahkumları Irak'ın güvenliğini tehdit ediyor

7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
TT

DEAŞ mahkumları Irak'ın güvenliğini tehdit ediyor

7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)

Güvenlik kaynakları, DEAŞ mahkumlarının Suriye'den Irak'a nakledilirken Iraklı gardiyanları tehdit ettiklerini ve hapishanelerden kaçtıktan sonra onları öldüreceklerine dair yemin ettiklerini açıkladı.

Bu durum, Irak'ın hükümetin ulusal güvenliği korumak için önleyici hamle olarak nitelendirdiği yeni bir grup tutukluyu kabul etmesiyle eş zamanlı olarak ortaya çıktı.

Güvenlik kaynakları Şarku’l Avsat'a, "tutukluların çoğunun Bağdat ve Hilla'daki hapishanelerde ve gözaltı merkezlerinde tutulduğunu" belirtti; bu iki bölge de ağır güvenlik önlemleriyle korunan gözaltı tesislerine sahip.

"Terörle Mücadele Servisi'nin nakil ve dağıtımı denetlediğini" belirten kaynak, "mahkumların ellerinin ve ayaklarının kelepçelendiğini ve yüzlerinin örtüldüğünü", "bazılarının kaçmayı başarmaları halinde gardiyanları ölümle tehdit ettiğini" açıkladı.

Kaynaklar, "mahkumlarla konuşmayı veya onlarla etkileşim kurmayı kesin olarak yasaklayan emirler olduğunu" ve "gardiyanların çoğunun mahkumların hangi milletlerden geldiğinden habersiz olduğunu" ifade etti.


Suriye'nin güneyinde bir güvenlik görevlisi dört kişiyi öldürdü

Süveyda'da Suriye İç Güvenlik Güçlerine ait bir kontrol noktası (Arşiv-Reuters)
Süveyda'da Suriye İç Güvenlik Güçlerine ait bir kontrol noktası (Arşiv-Reuters)
TT

Suriye'nin güneyinde bir güvenlik görevlisi dört kişiyi öldürdü

Süveyda'da Suriye İç Güvenlik Güçlerine ait bir kontrol noktası (Arşiv-Reuters)
Süveyda'da Suriye İç Güvenlik Güçlerine ait bir kontrol noktası (Arşiv-Reuters)

Suriye yetkilileri, ağırlıklı olarak Dürzi nüfusun yaşadığı Süveyda vilayetinde dört sivilin ölümüne ve bir kişinin de ağır yaralanmasına neden olan silahlı saldırıyla ilgili şüpheyle bir İç Güvenlik Kuvvetleri mensubunu gözaltına aldı.

Resmi haber ajansı SANA, Süveyda İç Güvenlik Şefi Hüseyin el-Tahhan'ın şu sözlerini aktardı: "Süveyda kırsalındaki el-Matouna köyünde korkunç bir suç işlendi ve dört vatandaş öldü, bir kişi de ağır yaralandı."

El-Tahhan, “bir mağdurla iş birliği içinde yapılan ilk soruşturmalar, şüphelilerden birinin bölgedeki İç Güvenlik Müdürlüğü personeli olduğunu ortaya koydu” açıklamasını yaptı ve “memur derhal gözaltına alındı ve yasal işlemlerin tamamlanması için soruşturmaya sevk edildi” ifadelerini kullandı.

Güney Suriye'deki Dürzi azınlığın kalesi olan Süveyda Valiliği, 13 Temmuz'dan itibaren bir hafta boyunca Dürzi silahlı gruplar ile Bedevi savaşçılar arasında çatışmalara sahne oldu, hükümet güçlerinin ve ardından Bedevilerin yanında yer alan silahlı aşiret mensuplarının müdahalesiyle kanlı çatışmalar yaşandı.

20 Temmuz'da ateşkes sağlandı, ancak durum gerginliğini korudu ve Süveyda'ya erişim zorlaştı.

Bölge sakinleri, hükümeti eyaleti kuşatma altına almakla suçlarken, on binlerce insan yerinden edildi; Şam ise bu suçlamayı reddediyor. O zamandan beri birkaç yardım konvoyu bölgeye girdi.

Süveyda valiliğindeki iç güvenlik başkanı, "kurbanların ailelerine en içten taziyelerini" ileterek, "vatandaşlara karşı yapılan her türlü ihlalin kesinlikle kabul edilemez olduğunu ve halkın güvenliğini ve emniyetini tehdit eden hiçbir eyleme müsamaha gösterilmeyeceğini" vurguladı.