Dünyanın en mutlu ülkesi göçmen arıyor

Finlandiya nüfusun gittikçe yaşlanması tehdidiyle karşı karşıya.

Birleşmiş Milletler'in dört yıllık değerlendirmesine göre Finlandiya dünyanın en mutlu ülkesi. (AFP)
Birleşmiş Milletler'in dört yıllık değerlendirmesine göre Finlandiya dünyanın en mutlu ülkesi. (AFP)
TT

Dünyanın en mutlu ülkesi göçmen arıyor

Birleşmiş Milletler'in dört yıllık değerlendirmesine göre Finlandiya dünyanın en mutlu ülkesi. (AFP)
Birleşmiş Milletler'in dört yıllık değerlendirmesine göre Finlandiya dünyanın en mutlu ülkesi. (AFP)

Sahip olduğu yüksek yaşam standartları ile defalarca dünyanın en mutlu ülkesi olarak gösterilen Finlandiya, yapılan göçmenlik başvurularından adete bunalmış durumda. Gerçekte ise ciddi derecede insan kaynağı sıkıntısı ile karşı karşıya.
Talented Solutions'dan işe alım uzmanı Sako Tihverainen, AFP'ye verdiği demeçte "Ülkeye gelmek isteyen olağanüstü sayıda insana ihtiyacımız olduğu artık yaygın olarak kabul ediliyor” dedi. Uzman yeni işçilere, yaşlı nüfusun ihtiyaçlarının karşılanması için ihtiyaç duyulduğunun altını çizdi.
Tihverainen işgücü eksikliğinin çok sayıda şirketin Fin kökenli insanları işe alma konusundaki ısrarından geri adım atmasına neden olduğunu söyledi. "Ancak, birçok şirket ve kuruluş halen Fincenin kullanımı konusunda ısrar ediyor ve bunun gerekli olduğunu savunuyor” ifadesini verdi.

Göçmen karşıtlığı
Batılı birçok ülke, düşük nüfus artışıyla mücadele ederken çok azı bunun etkilerini Finlandiya kadar keskin hissediyor. Finlandiya’da desteksiz yaşayamayanların oranının 47,5' e yükselmesinin beklendiği Birleşmiş Milletler verilerine göre her 100 kişiden 39,2'sinin yaşı 65'in üzerinde. Ülke yaşlı nüfus oranı açısından Japonya'dan sonra ikinci sırada yer alıyor.
Hükümet, 5,5 milyon nüfuslu ülkede kamu hizmetlerini sürdürmek ve yaklaşan emekli maaşı açığını kapatmak için göç seviyelerini pratik olarak yılda 20 bin ila 30 bin arasında ikiye katlanması gerektiği konusunda uyarıda bulundu.
Finlandiya kağıt üstünde düşük seviyedeki yolsuzluk, suç ve kirlilik oranı ile yaşam kalitesi, özgürlük ve cinsiyet eşitliği açısından uluslararası karşılaştırmalarda yüksek puan alan çekici bir ülke konumunda. Ancak göçmen karşıtı duygular ve yabancıları istihdam etme konusundaki isteksizlik Batı Avrupa'nın en homojen toplumunda dahi yaygın durumda. Bu durum muhalefetteki aşırı sağ Fin Partisi’ne desteği de artırıyor.

Yetenek programı
Finlandiya Akademisi'nden araştırma görevlisi Charles Mathies, “Yıllarca süren ataletten sonra iş dünyası ve hükümet, toplumun yaşlanmasının neden olduğunun ve sorunun şu an kritik noktaya ulaştığının farkında” dedi.
Mathis şu anda dördüncü yılında olan ve yerel istihdam programları aracılığıyla İskandinav ülkesini uluslararası alanda daha çekici hale getirmeyi amaçlayan yetenek artışı programı için danışılan bir dizi uzman arasındaydı.
Hedef gruplar arasında İspanya'dan sağlık personeli, Slovakya'dan metal işçileri ve Rusya, Hindistan ve Güneydoğu Asya'dan BT (Bilgi Teknolojileri) personeli ve deniz uzmanları yer alıyor.
Ancak bu tür çabalar geçmişte başarısız oldular. 2013 yılında, batıdaki Vaasa kasabasında işe alınan sekiz İspanyol hemşireden yedisi, Finlandiya'nın hayat pahalılığını, soğuk havasını ve karmaşık dilini gerekçe göstererek çalışmaya başladıktan sadece birkaç ay sonra işlerinden ayrıldı.

Yetenekleri çekme girişimleri
Buna rağmen son on yılda Finlandiya'ya önemli ölçüde göçmen geldi. Finlandiya’ya 2019'da gelenlerin sayısı ülkeden ayrılanlardan 15 bin daha fazlaydı.
Ancak resmi istatistikler, ülkeyi terk eden çok sayıda kişinin yüksek eğitim düzeyine sahip olduğunu gösteriyor.
OECD ülkeleri arasında en büyük kalifiye işçi sıkıntısıyla karşı karşıya kalan Finlandiyalı bazı yeni girişimlerle yurt dışındaki yetenekleri çekmek için ortak kariyer siteleri kurmaya başladılar.
Gıda dağıtım firması Wolt'tan Shaun Rudden konuyla ilgili yaptığı açıklamada “Tahmin edebileceğiniz gibi, yavaş yavaş daha iyiye gidiyor. Geçişi olabildiğince kolay hale getirmeye çalışıyoruz” dedi.

Önyargılar
Birçok yabancı, denizaşırı deneyim veya nitelikleri tanıma konusundaki yaygın isteksizliğin yanı sıra Finlandiyalı olmayan adaylara karşı önyargıdan şikayet ediyor.
Örneğin profesyonel nedenlerle adının değiştirilmesini talep eden Ahmet, çok uluslu, ünlü şirketler için dijital ürünler oluşturma konusunda uzun yıllara dayanan deneyime sahip 42 yaşında bir İngiliz. Ancak ailevi nedenlerle taşınmaya çalıştığı Helsinki'de altı aydır yürüttüğü temaslar ve iş başvuruları sonuç vermedi.
AFP'ye konuşan Ahmet "Bir işe alım görevlisi elimi sıkmayı bile reddetti. Bu çok tuhaf bir andı" dedi.
Finlandiya'da iş aradığı sırada Norveç, Katar, Birleşik Krallık ve Almanya'daki büyük şirketlerden teklifler alan ve sonunda Helsinki'den Düsseldorf'a haftalık olarak gidip gelmeye başlayan Ahmet, "Asla iş sıkıntısı yoktu. Daha çok zihniyet eksikliği vardı" ifadesini kullandı.

Salgın sonrası iyimser tablo
Başkent Helsinki’nin Belediye Başkanı Jan Vapaavuori de bekar oldukları sürece dünyada çalışmaya yeni başlayan herkesin Helsinki'de iş bulmasını sağlayabileceklerini söyledi. Ancak evli olanların eşlerinin halen düzgün bir iş bulma konusunda büyük sorunları olduğuna dikkat çekti.
Helsinki Belediye Başkanı’na göre Finlandiya’nın BM sıralamasında dünyanın en mutlu ülkesi seçilmesi kendilerine umdukları kadar yardımcı olmadı.
Vapaavuori açıklamasında "Paris, Londra, Roma veya New York sokaklarında biriyle konuşmak için dursanız, çoğu insanın bizim hakkımızda halen fazla bir şey bilmediğini göreceğinizi düşünüyorum" dedi.
Dört yıllık görev süresi bu yaz sona erecek olan Belediye Başkanı Vapaavuori, şehrin profilini yükseltmeye yardımcı olmak için giderek artan bir şekilde uluslararası PR şirketlerine yöneldi.
Finlandiya'nın gelecekte Asya'dan yetenekleri çekme konusunda iyimser olan Vapaavuori koronavirüs sonrasında uluslararası hareketlilik yeniden hız kazandığında insanların önceliklerinin değişeceğine inanıyor.
Helsinki Belediye Başkanı Jan Vapaavuori, ülkenin güvenlik, pratiklik, saygınlık ve öngörülebilirlik gibi önemli değerleri olduğunu belirterek "Pandemiden sonraki durumumuzun gerçekten eskisinden daha iyi olduğunu düşünüyorum” dedi.



Manchester United taraftarı saçını yine kesemedi

Manchester United taraftarı Frank Ilett, meydan okumasına başlamadan önce ve 500 güne yaklaşırken (@TheUnitedStand/Instagram)
Manchester United taraftarı Frank Ilett, meydan okumasına başlamadan önce ve 500 güne yaklaşırken (@TheUnitedStand/Instagram)
TT

Manchester United taraftarı saçını yine kesemedi

Manchester United taraftarı Frank Ilett, meydan okumasına başlamadan önce ve 500 güne yaklaşırken (@TheUnitedStand/Instagram)
Manchester United taraftarı Frank Ilett, meydan okumasına başlamadan önce ve 500 güne yaklaşırken (@TheUnitedStand/Instagram)

Bir Manchester United taraftarı, takımı üst üste 5. galibiyetini alma şansını değerlendiremeyince 500 gün sonra saçını ilk defa kestirme fırsatını kaçırdı.

29 yaşındaki Frank Ilett, Ekim 2024'te kulüp üst üste 5 maç kazanana kadar saçını kestirmeyeceğine yemin etmişti. Ancak United'ın geçen sezon yaşadığı zorluklar, beklediğinden daha uzun bir bekleme süresine yol açtı ve artık saçları komik derecede fazla uzamış durumda.

The United Strand adlı Instagram hesabındaki günlük video güncellemeleri milyonlarca görüntülenme alan Ilett, saçını, tedavi sonucu saçları dökülen genç kanser hastalarına peruk sağlayan hayır kurumu The Princess Trust'a bağışlamayı planlıyordu.

Ilett yemin ettiğinde United'ın teknik direktörü Erik ten Hag'dı ve Hollandalı çalıştırıcının görevden alınmasının ardından halefi Ruben Amorim geçen yılki sıkıntılı sezonda sadece üç kez üst üste kazanabildi.

Amorim'in ayrılmasının ardından Michael Carrick, Manchester City, Arsenal, Fulham ve Tottenham Hotspur'a karşı üst üste 4 galibiyet elde ederek, salı günü West Ham United deplasmanında 5. galibiyeti alma şansını yakaladı.

Ancak formdaki Çekiçler'e karşı United, Londra Stadyumu'nda sadece 1-1'lik bir beraberlik elde edebildi; Casemiro'nun golü iptal edildikten sonra Tomas Soucek'in perdeyi açan golünü Benjamin Sesko'nun 96. dakikada attığı golle eşitledi.

Ilett içinse, sosyal medyada milyonlarca takipçisiyle paylaşmayı planladığı, sonunda devasa saçlarından kurtulma fırsatı da suya düştü.

Ocak ayı başında görevden alınan Amorim'in yerine geçen eski United orta sahası Carrick, çocuklarının West Ham'ı yenmenin ek önemini kendisine anlattığını ve Ilett'in meydan okumasının onu gülümsettiğini söyledi.

Carrick, "Çocuklarım bu durumdan haberdar olmamı sağladı ama bu kesinlikle profesyonel düzeyde takım konuşmalarına girmeyecek" dedi.

Olan biteni anlayabiliyorum ve bu beni gülümsetiyor ama sonuçta bir etkisi olmayacak.

Independent Türkçe


İzlanda, Washington'da neden lobici tuttu?

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

İzlanda, Washington'da neden lobici tuttu?

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

Yeni bir habere göre ABD Başkanı Donald Trump, Grönland ve İzlanda'yı o kadar çok birbirine karıştırdı ki Reykjavík tavsiye almak için Washington D.C.'de bir lobici tuttu.

Trump, ocak ayında Davos'taki Dünya Ekonomik Forumu'nda yaptığı konuşmasında Grönland ve İzlanda'yı defalarca karıştırdı.

Başkan, Beyaz Saray'a dönmeden önce bile, Danimarka'nın yarı özerk bölgesi Grönland'ın ABD tarafından satın alınması için baskı yapıyordu. Trump, ülkenin "ulusal güvenlik" amacıyla Grönland'a ihtiyacı olduğunu öne sürerek, Rusya ve Çin gibi hasım ülkeler tarafından tehdit edildiği uyarısında bulunuyor.

Davos konuşmasında Trump, Avrupa ülkelerine atıfta bulunarak, "İzlanda konusunda bizim yanımızda değiller, bunu size söyleyebilirim" dedi. Ancak Avrupa liderleri Trump'ı Grönland konusunda eleştirmiş ve bir açıklamada, mineral bakımından zengin Arktik adasının "halkına ait olduğunu" yazmıştı.

Beyaz Saray Basın Sözcüsü Karoline Leavitt, Trump'ın konuşmasında Grönland'a yanlışlıkla İzlanda demediğini asılsız bir şekilde iddia etti.

The Bulwark'ın salı günü yayımladığı bülten, İzlanda'nın ABD Büyükelçisi Svanhildur Hólm Valsdóttir'in, "Birleşik Devletler yönetimiyle ilişkilerde stratejik danışmanlık sağlaması" için Brownstein Hyatt Farber Schreck adlı lobi şirketini görevlendirdiğini ortaya koydu.

The Bulwark, Adalet Bakanlığı'nın geçen çarşamba tarihli dosyasında yer alan ve lobi şirketinin avukatlarından Jason Buckner'ın büyükelçiye yazdığı, anlaşmayı detaylandıran mektubu kaynak gösterdi. Anlaşma, gelecek 6 ay için aylık 25 bin dolarlık danışmanlık ücretini içeriyordu.

Dosyada Brownstein'in İzlanda hükümetine yardımcı olmak için yapacakları, yetkilileri ABD yönetimi paydaşlarıyla tanıştırmak ve İzlanda için "ortaya çıkan öncelikler konusunda yapıcı geri bildirim" vermek de dahil ayrıntılı olarak ele alınmıştı.

cfvgbhy
Trump, geçen ay Davos'taki konuşmasında ABD'nin Danimarka topraklarını satın alması için baskı yaparken Grönland ve İzlanda'yı defalarca karıştırmış gibi görünüyordu (Jonathan Nackstrand/AFP)​​​​​

Bu yeni ilişkinin Trump'ın son yorumlarıyla doğrudan ilgisi açık olmasa da The Bulwark, zamanlamasının ilginçliğine dikkat çekti.

Bültende şöyle dendi:

[Anlaşma] sadece Trump'ın kavgacı Davos konuşmasında Grönland yerine tekrar tekrar İzlanda demesinden bir hafta sonra gerçekleşmekle kalmadı, aynı zamanda ocak ayında Trump'ın İzlanda büyükelçisi adayı Billy Long, Temsilciler Meclisi'nden eski çalışma arkadaşlarına ülkenin kendisinin vali olarak atanmasıyla Amerika'nın 52. eyaleti olacağı konusunda şaka yapmıştı.

Long daha sonra yaptığı yorumlar için özür dileyerek, kâr amacı gütmeyen haber sitesi Arctic Today'e şunları söylemişti:

Ciddi bir şey yoktu, üç yıldır görüşmediğim bazı kişilerle birlikteydim ve [Louisiana Valisi'yle Grönland Özel Elçisi] Jeff Landry'nin Grönland valisi olmasıyla ilgili şakalaşıyorlardı ve benimle ilgili de şaka yapmaya başladılar. Eğer birileri bundan rahatsız olduysa özür dilerim.

Independent, yorum için Washington'daki İzlanda Büyükelçiliği'yle iletişime geçti.

Independent Türkçe


Muhteşem Marty, masa tenisi turizmini patlattı

1950'lerde geçen Muhteşem Marty'de Timothée Chalamet, Marty Mauser rolünde. Film, masa tenisi turizmine yeni bir ilgi uyandırdı (A24)
1950'lerde geçen Muhteşem Marty'de Timothée Chalamet, Marty Mauser rolünde. Film, masa tenisi turizmine yeni bir ilgi uyandırdı (A24)
TT

Muhteşem Marty, masa tenisi turizmini patlattı

1950'lerde geçen Muhteşem Marty'de Timothée Chalamet, Marty Mauser rolünde. Film, masa tenisi turizmine yeni bir ilgi uyandırdı (A24)
1950'lerde geçen Muhteşem Marty'de Timothée Chalamet, Marty Mauser rolünde. Film, masa tenisi turizmine yeni bir ilgi uyandırdı (A24)

Muhteşem Marty (Marty Supreme) gösterime girdiği günden bu yana 147 milyon doların üzerinde hasılat elde ederek muazzam bir başarı yakaladı ve şimdi de yeni bir turizm ilgisine yol açıyor.

New York'ta geçen ve Marty Mauser'ın (Timothée Chalamet) para kazanmak için masa tenisi becerilerini kullandığı film, artık insanların seyahat etme biçimlerinde de kendini gösteriyor. Seyahat rezervasyon platformu Bokun'a göre, "masa tenisi şampiyonaları" ve "yakınımdaki masa tenisi maçları" için yapılan Google aramaları son bir ayda yüzde 5000 arttı. Filmin setlerinden birine benzeyen masa tenisi barı "Space Ping Pong NYC" için yapılan aramalarsa yüzde 2600 arttı.

1950'lerde geçen film, Bokun'a göre masa tenisi turizmi üzerinde de küresel bir etki yarattı.

Bokun'a göre, mayısta Londra'da OVO Arena Wembley ve Copper Box Arena'da düzenlenecek "2026 Dünya Takım Masa Tenisi Şampiyonası" aramaları, Google'da son 30 günde yüzde 5000 artarak fırladı.

Öte yandan "Amsterdam'da masa tenisi barı" aramaları yüzde 250, "Danimarka'da masa tenisi barları" aramalarıysa yüzde 79 arttı.

Bokun ayrıca, "masa tenisi brunch deneyimleri" aramalarının da yüzde 250 arttığını keşfetti.

Bokun'da Kıdemli Büyüme Pazarlama Müdürü Samuel Jefferies, verilerin seyahat sektörü için bir fırsata işaret etmesinin nedenini açıkladı.

Muhteşem Marty'nin vizyona girmesinin ardından canlı etkinlikler ve ilgili deneyimlere yönelik aramaların hızla artmasıyla birlikte, film ve televizyonun kültürel hızlandırıcılar işlevi görmeye devam ettiği açık. Niş ilgi alanlarını ana akıma taşıyor ve turistik mekanlara, etkinliklere ve deneyimlere yeni bir soluk getiriyor. Filmin vizyona girmesinden bu yana 'Dünya takımlar masa tenisi şampiyonası 2026' aramalarının yüzde 5000'den fazla artmasıyla, film canlı etkinlik turizmi üzerinde doğrudan bir etkiye sahip. Londra'da düzenlenen bu etkinlik, güçlü kültürel anların küresel turizmi nasıl artırabileceğini yansıtıyor. Daha da ilginci, Muhteşem Marty'nin yükselen sosyal spor deneyimleri trendi üzerindeki etkisi. Google arama trafiğinde küresel olarak masa tenisi barları ve masa tenisi mekanlarına yönelik aramalarda artış görülmesiyle, filmin 2026'daki seyahat deneyimleri ve seçimleri üzerinde önemli bir etkiye sahip olacağını tahmin ediyoruz.

Independent Türkçe