Libya: İkinci Berlin Konferansı’nda, paralı askerlerin geri çekilmesi konusunda uzlaşıldı

BM, Libya’daki seçim sürecini desteklemeye hazır olduğunu açıkladı. BM Genel Sekreteri Guterres, sürece dair ‘tehlikelere’ karşı uyardı

Almanya'nın başkentinde düzenlenen İkinci Berlin Konferansı’ndan bir kare (AP)
Almanya'nın başkentinde düzenlenen İkinci Berlin Konferansı’ndan bir kare (AP)
TT

Libya: İkinci Berlin Konferansı’nda, paralı askerlerin geri çekilmesi konusunda uzlaşıldı

Almanya'nın başkentinde düzenlenen İkinci Berlin Konferansı’ndan bir kare (AP)
Almanya'nın başkentinde düzenlenen İkinci Berlin Konferansı’ndan bir kare (AP)

Almanya’nın başkenti Berlin’de uluslararası toplumun büyük seferberliği ve ABD’nin baskısı ile Libya konulu İkinci Berlin Konferansı düzenlendi. Konferansta, Libya’ya götürülen paralı askerlerin önümüzdeki birkaç gün içinde ülkeden çekilmesine başlanması konusunda anlaşmaya varıldığı duyuruldu. Aynı durum, Türkiye'nin ve Rusya'nın paralı askerleri için de geçerli olacak.
Konferansın ev sahibi Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Maas, Türkiye ve Rusya ile paralı askerlerin kademeli olarak çekilmeye başlanması konusunda anlaşmaya varıldığını duyurdu. Maas, Libyalı mevkidaşı ve Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreter Yardımcısı ile düzenlediği ortak basın toplantısında, “Paralı askerlerin geri çekilmesi süreci bir anda tamamlanmayacak. Kademeli olarak gerçekleşecek. Çekilmenin iki taraf arasında paralel ve dengeli bir şekilde gerçekleşmesi önemli” ifadelerini kullandı.
Maas, Türkiye’nin konferansta Libya'da eğitim amaçlı faaliyet gösteren düzenli askeri personeli ile paralı askerler arasında fark olduğunu vurguladığını belirterek, bunun ‘önce paralı askerlerin, ardından diğer güçlerin geri çekilmesinin kararlaştırıldığı anlamına geldiğine’ dikkati çekti.
Libya Dışişleri Bakanı Necla el-Menguş ise Libya Ulusal Birlik Hükümeti’nin (UBH) Berlin’e gelişinin iki amacı olduğunu söyledi. Menguş, bunlardan birincisinin, Birinci Berlin Konferansı’nda alınan tüm kararların uygulanması, ikincisinin ise Başbakan Abdulhamid ed-Dibeybe’nin konferansın açılışında sunduğu, Libya’da bu yılın sonunda seçimlerin yapılması, ülkedeki güvenlik kurumlarının birleştirilmesi ve paralı askerlerin geri çekilmesi çağrısına yönelik girişiminin uygulanması olduğunu söyledi. Menguş, Libya halkının İkinci Berlin Konferansı’ndan büyük beklentileri olduğunu ve konferansın çıktılarının sahaya yansımasını beklediğini sözlerine ekledi. Öte yandan BM Genel Sekreteri Antonio Guterres yaklaşan seçimlerinin ‘tehlikede’ olduğu uyarısında bulundu. BM Genel Sekreteri Guterres’i temsilen konferansa katılan BM Genel Sekreter Yardımcısı Rosemary DiCarlo da Libya krizinin tüm bölge için tehdit oluşturduğunu söyledi. DiCarlo, BM’nin siyasi süreci ve seçimlerin düzenlenmesini desteklemeye hazır olduğunu ifade ederek, ateşkesin izlenmesi için Libya’ya uluslararası gözlemciler gönderileceğini duyurdu.
Konferansın sonunda 58 maddelik bir bildiri yayınlandı. Birinci Berlin Konferansı kararları bir kez daha teyit edilirken UBH’nin desteklendiği ve tıpkı Türkiye’nin bu noktada bir ayrım yapılmasını istediği gibi paralı askerlerin ve yabancı savaşçıların ülkeden geri çekilmesi gerektiği vurgulandı. Ayrıca, tüm taraflar seçimlerin zamanında yapılması için gerekli kararların alınması amacıyla süreci kolaylaştırmaya ve bu doğrultuda çalışmaya çağırıldı.
Başbakan Dibeybe, konferansın açılış oturumunda yaptığı konuşmada, birinci başlığı ‘Libya'nın istikrarı’ olan bir girişimden bahsetti. Girişiminin ilk hedefinin ‘güvenlik kurumlarını birleştirmek’ olduğunu belirten Dibeybe, ayrıca bu yılın sonunda yapılması planlanan cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimlerin zamanında yapılmasının hedeflendiğini söyledi.
Seçimlerin belirlenen tarihte yapılmasını garantilemek için kapsamlı bir güvenlik planı hazırlıklarını açıklayan Dibeybe, bu planı uygulamak için seçim yasasının çıkmasını beklediğini söyledi. Konferans katılımcılarını paralı askerlerin ve yabancı güçlerin Libya'dan çekilmesine yardım etmeye çağıran Dibeybe, ancak çağrısı sırasında Türkiye'nin ve Türkiye’ye bağlı güçlerin adını anmaktan kaçındı.
Dibeybe’nin girişiminde, ‘seçimlerin üzerine inşa edildiği anayasal temeli’ oluşturan hukuki süreçle ilgili bir başlık da yer aldı. “Ne yazık ki yasama organlarının bu konuda ilerleme kaydetmek için gerekli ciddiyeti gösterdikleri henüz görmedik” diyen Dibeybe, ilgili herkesi ‘seçim yasasının çıkarılması için görevlerini yerine getirmeye’ çağırdı.
Girişimin üçüncü başlığında ise Dibeybe, ulusal uzlaşıdan bahsetti. Yerinden edilenlerin memleketlerine dönüşünün hızlandırılması ve herkesin seçimlere etkin bir şekilde katılmasının sağlanması çağrısında bulunan Dibeybe, ayrıca hizmetlerden ve ekonomik istikrardan, ithalatın adil dağılımından, üretimin artırılmasından ve ülkenin tüm bölgelerine hizmet sunulmasından bahsetti.

Dibeybe ve Çavuşoğlu biraraya geldi
UBH Başbakanı Abdulhamid ed-Dibeybe, İkinci Berlin Konferansı’nın oturum aralarında, Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile bir araya geldi. Görüşmeye Libya Dışişleri Bakanı Necla el-Menguş da katıldı. Dibeybe’nin ofisinden yapılan açıklamada, toplantı sırasında iki ülke arasındaki siyasi ilişkilerin ele alındığı ve konferans sırasında sergilenen tutumların koordine edildiği belirtildi.
Dibeybe Twitter hesabından yaptığı açıklamada, Berlin’e ‘Libyalıların birleşik ve istikrarlı bir devlet için umutları ve özlemleri’ ile gittiğini, çatışmaların yeniden başlamasını ve devletin imkanlarıyla oynanmasını ise reddettiğini söyledi. Ülkeyi istikrara kavuşturmak ve refahı sağlamak için her türlü çabayı göstereceğine söz veren Dibeybe, “Birinci Berlin Konferansı'nda verilen sözleri teyit etmenin yanı sıra Libya’nın istikrarı, toprak bütünlüğü, halkının birliği ve ulusal egemenliğinin korunması için en iyi çözümler konusunda Libya'nın dostlarıyla anlaşmaya varmak için buradayız” dedi.
Dibeybe, birçok zorluğun olduğunu vurgulasa da, bunun ‘demokrasiyi elde etmek ve Libya halkının kendisini temsil edecek kişiyi özgür ve adil seçimler yoluyla seçme konusunda güvenini yeniden tesis etmek için büyük bir fırsat’ olduğunun altını çizdi.
Dibeybe, Berlin'de düzenlenen ‘Libyalı-Alman İşadamları Forumu’nun açılışında yaptığı konuşmada, hükümetinin Libya ve Almanya arasındaki ticari ve ekonomik ilişkilerinin gidişatını daha da iyi hale getirme konusunda çabaladığını belirterek, Almanya'nın Libya'da istikrarın sağlanması için verdiği desteğe övgüde bulundu. Dibeybe, Libya’nın istikrarının, bir bütün olarak bölgenin istikrarı üzerinde siyasi, ekonomik ve güvenlik açısından önemli bir etkisi olacağını vurguladı.
Öte yandan resmi ziyaret için İtalya’da bulunan Libya Başkanlık Konseyi Başkanı Muhammed el-Menfi, İtalya Dışişleri Bakanı Luigi Di Maio ile yaptığı görüşmede, bu konferansta yol haritasının uygulanması ve siyasi sürecin devam etmesini sağlamanın yanı sıra seçimlerin zamanında yapılması ve Libya'nın vizyonunu desteklemek için bölgesel koordinasyonun ve çabaları birleştirmenin önemli olduğunun altını çizdi.
Buna karşın Libya Ulusal Ordusu (LUO) komutanı Halife Hafter, ‘Seçimler çözümdür’ diyerek İkinci Berlin Konferansı'na yakın bir tutum sergilemeye çalıştı.
Hafter, Salı akşamı yaptığı resmi sözcüsü Tümgeneral Ahmed el-Mismari tarafından okunan açıklamasında, Libya'da barışı tesis etmek ve istikrarı sağlamak için gösterilen tüm çabaların, özellikle seçimlerin yaklaştığı bir dönemde desteklediğini belirtti. “Libya halkı, hiçbir tarafın seçimleri ertelenmesini veya seçim tarihini değiştirmesini kabul etmez” diyen Hafter, ayrıca BM Libya Destek Misyonu’nu (UNSMIL) tüm önlemleri almaya ve seçimleri kararlaştırılan tarihte düzenleme sorumluluğunu üstlenmeye çağırdı. Hafter, UNSMIL tarafından başlatılan Libya Siyasi Diyalog Forumu'nun (LSDF) kaydettiği başarıyla Libya'da istikrarı yeniden sağlama ve seçimlere herkesin ön koşulsuz olarak girmesine izin veren rızaya dayalı bir anayasal temelin oluşturulması çabalarını desteklediğini bir kez daha yineledi.
Mevcut siyasi diyalogun herkes için tarihi bir fırsat olduğunu söyleyen Hafter, “Bu fırsat, ülkemizi içinde bulunduğu karmaşık ve iç içe geçmiş iç ve dış krizlerden çıkarmak ve bir anayasa taslağı şekillendirmek için kullanılmalı. Libyalıların hak ettiği istikrarlı ve güven içinde bir hayatı güvence altına almak için bir ışık olarak görülmeli” ifadelerini kullandı. 5+5 Ortak Askeri Komite'nin, Birinci Berlin Konferansı’nın sonuçlarını uygulamak için büyük çaba sarf ettiğine dikkati çeken Hafter, bu çabaların, güvenlik düzenlemelerinin uygulanmasını ve yasadışı grupların silahsızlandırılmasını sağlayacak şekilde desteklenmesi ve Ortak Askeri Komite’nin görevleri yerine getirmelerinin kolaylaştırılması gerektiğini vurguladı.
Diğer yandan konferansa katılanlardan biri olan Mısır Dışişleri Bakanı Samih Şukri, uluslararası toplumun, seçimlere giden yolda Libya’ya yardımcı olmasını umduğunu ifade etti.
Mısır Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre Şukri, konferansta yaptığı konuşmada, “Uluslararası toplumun, Libya geçici yönetiminin çalışma programının birinci önceliği olan ve uzun zamandır beklenen seçimlerin düzenlenmesi için Başkanlık Konseyi ve UBH ile birlikte çalışmasını umuyoruz. Seçimlerin zamanında yapılması için tüm çabalar koordine edilmeli. Seçimlerin ertelenmesinin, Libya'da geçtiğimiz aylarda kaydedilen ilerleme üzerinde olumsuz yansımaları olacağından, seçimlerin gerçekleşmesi önündeki her türlü engel aşılmalı. Aksi takdirde ülkede gerginlik ve çatışma hali yeniden canlandırabilir” dedi.



İsrail, Gazze’deki aktivistlere ya tek başlarına ya da aileleriyle birlikte öldürülmek arasında bir seçim mi sunuyor?

Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki el-Meğazi Mülteci Kampı’na düzenlenen İsrail hava saldırısında tahrip edilen bir aracın enkazını inceleyen Filistinliler, 29 Ekim 2026 (AP)
Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki el-Meğazi Mülteci Kampı’na düzenlenen İsrail hava saldırısında tahrip edilen bir aracın enkazını inceleyen Filistinliler, 29 Ekim 2026 (AP)
TT

İsrail, Gazze’deki aktivistlere ya tek başlarına ya da aileleriyle birlikte öldürülmek arasında bir seçim mi sunuyor?

Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki el-Meğazi Mülteci Kampı’na düzenlenen İsrail hava saldırısında tahrip edilen bir aracın enkazını inceleyen Filistinliler, 29 Ekim 2026 (AP)
Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki el-Meğazi Mülteci Kampı’na düzenlenen İsrail hava saldırısında tahrip edilen bir aracın enkazını inceleyen Filistinliler, 29 Ekim 2026 (AP)

“İşgal güçlerinden telefon aldı ve kendisine ailesiyle birlikte bombalanmak ya da tek başına öldürülmek arasında seçim yapması söylendi.” Son dönemde Gazze Şeridi’nde, İsrail’in doğrudan hedef alarak öldürdüğü bazı Filistinli grupların mensuplarının aileleri tarafından dile getirilen benzer anlatımlar sıkça gündeme geliyor. Söz konusu kişiler, küçük sokaklarda veya ana caddelerde yürürken, konutların ve apartmanların çatılarında ya da aileleriyle birlikte yaşadıkları sığınma merkezlerinde İsrail’in doğrudan saldırılarına maruz kaldı.

Bu anlatımların son örneği, İsrail’e ait bir insansız hava aracının (İHA) çarşamba günü öğle saatlerinde, Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus’un merkezinde bulunan yerinden edilmiş kişilere yönelik bir sığınma merkezindeki odanın çatısında bulunan Muhammed el-Beyuk’u hedef almasıyla yaşandı. El-Beyuk’un, Şin-Bet bünyesinde görevli bir subaydan telefon aldığı ve subayın kendisine ailesiyle birlikte bombalanmak ya da tek başına öldürülmek üzere çatıya çıkmak arasında seçim yapmasını söylediği belirtildi. El-Beyuk’un ikinci seçeneği tercih etmesinin ardından küçük bir füzeyle hedef alındığı aktarıldı.

Şarku’l Avsat’ın iletişime geçmeye çalıştığı el-Beyuk ailesinin bazı üyeleri konu hakkında yorum yapmayı reddederken, diğerleri anlatılanların doğru olduğunu teyit etti. Bunlar arasında, olay sırasında bölgede bulunan ve hedef alınan kişinin teyzelerinden birinin oğlu da yer aldı. Söz konusu kişi, el-Beyuk’un telefon görüşmesinin ardından tek başına dışarı çıkmasını engellemek amacıyla peşinden giden diğer teyzesinin ağır yaralandığını doğruladı.

Uymak zorunda kalmak

Şarku’l Avsat’a konuşan sahadaki kaynaklara göre, bu tür olaylar son birkaç ay içinde birçok kez tekrarlandı. Kaynaklar, son dönemde yaklaşık beş kişinin benzer durumlarla karşı karşıya kaldığını belirtti.

Gazze Şeridi’nin orta kesiminde bulunan Deyr el-Balah’taki el-Aksa Hastanesi’nin morgunda, yakınlarının cenazesi başında göz yaşı döken Filistinliler, 29 Ekim 2026 (AP)
Gazze Şeridi’nin orta kesiminde bulunan Deyr el-Balah’taki el-Aksa Hastanesi’nin morgunda, yakınlarının cenazesi başında göz yaşı döken Filistinliler, 29 Ekim 2026 (AP)

Kaynaklardan biri, bazı söylentilerde bu tür olayların çok sık yaşandığının öne sürüldüğünü, ancak güvenlik incelemelerinin ardından bu iddiaların doğru olmadığının anlaşıldığını ifade etti. Bununla birlikte, son üç ay içinde bu türden en az beş olayın yaşandığını kaydetti.

Kaynak, İsrail istihbarat subaylarından bu tür telefonlar alan kişilerin, aile üyelerini ölümden korumak amacıyla ailelerinden uzaklaşmak ve söyleneni yerine getirmek zorunda kaldıklarını belirtti. Bunun İsrail’in doğrudan infaz uyguladığının ve aktivistleri ailelerinin başına gelebileceklerle korkutmaya çalıştığının bir göstergesi olduğunu söyledi. Kaynak, İsrail’in sorgulamalar sırasında güvenlik bilgisi vermeyi reddetmeleri halinde yakınlarını öldürmekle tehdit ettiği çok sayıda tutukluya da benzer yöntemler uyguladığını, bazı tutuklulara ise psikolojik baskı kurmak amacıyla öldürülen çocuklarının ve yakınlarının fotoğraflarını gösterdiğini hatırlattı.

Kaynak, tespit edilen tüm vakalardaki kişilerin askeri faaliyetlerle bağlantılı aktivistler olduğunu belirtti. Üst düzey yöneticiler ve sahada öne çıkan komutanların ise çok sayıda sivilin hayatını kaybetmesi pahasına dahi olsa ağır saldırılar, füzeler ve çok sayıda kamikaze İHA kullanılarak düzenlenen operasyonlarla suikasta uğradığını ifade etti.

İmajını aklama

Kaynaklar, bu yöntemin “işgal güçlerinin Filistinlilere karşı merhametli olduğu ya da dünya kamuoyu nezdinde imajını aklamaya çalıştığı anlamına gelmediği” konusunda görüş birliğine vardı. Kaynaklar, çok sayıda hava saldırısının kadın ve çocuklar da dahil olmak üzere sivillerin ölümüne yol açmaya devam ettiğini vurguladı.

 Gazze şehrinde yıkılmış binaların enkazı arasında yürüyen Filistinliler, 28 Ekim 2026 (Reuters)
Gazze şehrinde yıkılmış binaların enkazı arasında yürüyen Filistinliler, 28 Ekim 2026 (Reuters)

Bununla birlikte İsrail’in, kendisine yönelik uluslararası eleştirilerin devam etmesi ve bu konuda ABD ile varılan mutabakat çerçevesinde, kendi ifadesiyle ‘ikincil kayıpları’ azaltmaya çalıştığı görülüyor. İbranice yayımlanan Haaretz gazetesi, geçen eylül ayının başında bu yönde bir haber yayımlamıştı.

Gazeteye göre ABD ve İsrail, Gazze Şeridi’nde güç kullanımı konusunda bir mutabakata vardı. Haberde, ABD yönetiminin istisnai durumlar dışında İsrail’in operasyonlarına müdahale etmediği ve ABD Başkanı Donald Trump’ın İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’dan Gazze’deki güçlerini dizginlemesini istemediği belirtildi.

Haaretz, ABD’nin özellikle sivil kayıpların yaşandığı olaylara odaklandığını, Hamas mensubu aktivistleri küçük bomba ve füzelerle hedef alan İHA’ların kullanılması sonucunda sivil kayıpların nispeten azaldığını kaydetti.

Sahadaki kaynaklardan biri ise söz konusu haberleri değerlendirerek bunların gerçeği yansıtmadığını söyledi. Kaynak, son dönemde bir aktiviste yönelik suikast girişimi sırasında veya gelişigüzel bombardımanın devam etmesi nedeniyle düzenlenen hava saldırılarında sivillerin hayatını kaybettiğini belirtti. Bu çerçevede çarşamba günü, Han Yunus’un güneyindeki el-Mevasi bölgesinde, Gazze Şeridi’ne giren malların hareketliliğini takip etmekle görevli hükümet bakanlıklarına bağlı bir noktaya düzenlenen saldırıya dikkat çekti. Söz konusu saldırıda sivillerin yanı sıra çalışanlar ve tüccar temsilcilerinin de hayatını kaybettiğini ifade etti.

Hava saldırıları ve hedef almalar

Sahadaki gerilimin tırmanması kapsamında, İsrail’in Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki el-Meğazi Mülteci Kampı’nda bir aracın içindeki iki Filistinliyi hedef alan hava saldırısında iki kişi hayatını kaybetti. Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki Cibaliye Mülteci Kampı’nın batısında bulunan es-Saftavi bölgesine düzenlenen hava saldırısında ise bir kişi yaralandı.

Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki el-Meğazi Mülteci Kampı’na düzenlenen İsrail hava saldırısında tahrip edilen bir aracın enkazını inceleyen Filistinliler, 29 Ekim 2026 (AP)
Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki el-Meğazi Mülteci Kampı’na düzenlenen İsrail hava saldırısında tahrip edilen bir aracın enkazını inceleyen Filistinliler, 29 Ekim 2026 (AP)

Şihab Haber Ajansı, “Saldırıda hayatını kaybeden iki kişinin naaşı ve çok sayıda yaralı Aksa Şehitleri Hastanesi’ne ulaştırıldı. Söz konusu saldırı, Gazze Şeridi’nin farklı bölgelerinde ateşkes anlaşmasının sürekli ihlal edildiği bir dizi olayın parçası olarak gerçekleşti” açıklamasında bulundu.

Gazze Şeridi’nin çeşitli bölgelerine yönelik ateş açılması ve topçu bombardımanı sonucunda da çok sayıda Filistinli yaralandı. Öte yandan bir helikopter, sabaha karşı Gazze kentinin doğusundaki Yafa Caddesi’nde bulunan ve daha önce de bombalanmış olan boş bir daireye füze saldırısı düzenledi. Saldırıda yaralanan olmadı.

Şihab Haber Ajansı, “İsrail güçleri Gazze Şeridi’nin farklı bölgelerinde bir dizi saldırı gerçekleştirdi. Bu saldırılar arasında yerinden edilmiş kişilerin kaldığı çadırlara ateş açılması, topçu bombardımanı, İHA’yla bir konutun hedef alınması, yıkım faaliyetleri ve savaş gemilerinden ateş açılması yer aldı” ifadelerini kullandı.


Suriye: Tartus yakınlarında gümrük muhafaza personeline kurulan pusuda bir görevli hayatını kaybetti

Suriye’nin sahil kenti Banyas’tan havadan çekilmiş bir görüntü, 8 Nisan (Reuters)
Suriye’nin sahil kenti Banyas’tan havadan çekilmiş bir görüntü, 8 Nisan (Reuters)
TT

Suriye: Tartus yakınlarında gümrük muhafaza personeline kurulan pusuda bir görevli hayatını kaybetti

Suriye’nin sahil kenti Banyas’tan havadan çekilmiş bir görüntü, 8 Nisan (Reuters)
Suriye’nin sahil kenti Banyas’tan havadan çekilmiş bir görüntü, 8 Nisan (Reuters)

Suriye Genel Gümrük ve Sınır Kapıları İdaresi, bugün sabaha karşı yaptığı açıklamada, Banyas ile Tartus kentlerini birbirine bağlayan yolda gümrük muhafaza devriyelerinden birinin silahlı saldırıya uğradığını bildirdi.

Açıklamada, saldırının “devrik rejimin kalıntıları tarafından gerçekleştirilen hain bir silahlı pusu” olduğu belirtilirken, olayda bir gümrük muhafaza görevlisinin hayatını kaybettiği, bazı görevlilerin ise yaralandığı ifade edildi.


İsrail’den Lübnan’ın güneyindeki çok sayıda bölgeye hava saldırısı

Bir tankın desteğindeki İsrail askerleri, 25 Ekim 2026’da Lübnan’ın güneyindeki Doğu Zutar beldesinde operasyon düzenliyor. (AFP)
Bir tankın desteğindeki İsrail askerleri, 25 Ekim 2026’da Lübnan’ın güneyindeki Doğu Zutar beldesinde operasyon düzenliyor. (AFP)
TT

İsrail’den Lübnan’ın güneyindeki çok sayıda bölgeye hava saldırısı

Bir tankın desteğindeki İsrail askerleri, 25 Ekim 2026’da Lübnan’ın güneyindeki Doğu Zutar beldesinde operasyon düzenliyor. (AFP)
Bir tankın desteğindeki İsrail askerleri, 25 Ekim 2026’da Lübnan’ın güneyindeki Doğu Zutar beldesinde operasyon düzenliyor. (AFP)

İsrail topçuları dün akşam Lübnan’ın güneyindeki Zibkin Vadisi’ni bombaladı. İsrail güçleri ayrıca öğleden sonra güneydeki Yahmur eş-Şakif beldesinin ana yolunu ve Meyfedun beldesinin çevresini topçu ateşine tuttu. İsrail askerleri, öğleden sonra sınırdaki Meys el-Cebel beldesinin batı kesimlerinde de patlatma gerçekleştirdi.

Şarku’l Avsat’ın Ulusal Haber Ajansı’nın aktardığına göre, İsrail saldırılarından kalan bir mühimmat Meyfedun beldesinin çevresinde patladı. Olayda yaralanan olmadığı bildirildi.

İsrail topçuları dün sabah da Meyfedun ile Doğu Zutar beldeleri arasındaki bölgeyi hedef almıştı.

Öte yandan İsrail, Hizbullah’ın ülkenin kuzeyine roket atmasının ardından 2 Mart 2026’da Lübnan’a yönelik savaş başlatmış ve ülkenin güneyindeki çok sayıda beldeyi işgal etmişti.