Delta dalgası… Hızlı yayılma ve yeni kısıtlamalar

Sidney tam karantinaya geri döndü… İngiltere ve Portekiz’de virüs geniş çapta yayılıyor

Dün Sidney’deki kapanmanın ilk gününde polis devriyesi (Reuters)
Dün Sidney’deki kapanmanın ilk gününde polis devriyesi (Reuters)
TT

Delta dalgası… Hızlı yayılma ve yeni kısıtlamalar

Dün Sidney’deki kapanmanın ilk gününde polis devriyesi (Reuters)
Dün Sidney’deki kapanmanın ilk gününde polis devriyesi (Reuters)

Kovid-19 hastalığına neden olan SARS-CoV-2 virüsünün en bulaşıcı varyantı olan Delta, zengin ülkelerde gerçekleştirilen başarılı aşı kampanyalarına rağmen büyük çapta kısıtlamaları yeniden uygulama tehdidi oluşturuyor. Dünya Sağlık Örgütü’ne (WHO) göre, dünya çapında Şubat ayından bu yana en düşük yeni vaka sayılarının kaydedilmesi ile nispeten iyi bir epidemiyolojik sahneye tanık olunmuşken, uzmanlar ve sağlık yetkilileri, mutasyona uğramış Delta varyantını kontrol altına almak için erken önlemler alınmadığı takdirde yaz aylarında vaka sayılarında yeni bir artışın görülebileceği uyarısında bulunuyorlar.

Rekor sayılarda can kayıpları
Avrupa Futbol Şampiyonası’nda (EURO 2020) bazı maçlara ev sahipliği yapacak olan St. Petersburg, dün (Cumartesi) salgının başlangıcından bu yana Rusya’da Kovid-19’a bağlı en yüksek günlük can kaybını kaydetti. Tüm dünyayı endişeye sevk eden Delta varyantı nedeniyle vaka sayılarında artışla karşı karşıya kalan Sidney’de ise yeniden kapsamlı bir sokağa çıkma yasağı getirildi.
Fransız haber ajansı AFP’nin aktardığına göre, Rusya dün Delta varyantının özellikle başkent St. Petersburg, Moskova ve bölgesinde geniş çapta yayılmasıyla birlikte 21 bin 665 vaka ile Ocak ayından bu yana kaydedilen en yüksek vaka sayısını kaydetti. Resmi verilere göre, Rusya’nın ikinci büyük şehri olan St. Petersburg’da son 24 saatte 107 can kaybı kaydedildi. Rus haber ajansları, bu sayının salgının başlangıcından bu yana ülkenin tüm şehirlerinde Kovid-19 kaynaklı olarak kaydedilen en yüksek can kaybı olduğunu belirtti.
Resmi verilere göre dün (Cuma) Rusya genelinde 619 ölüm kaydedilirken, Aralık ayında pandeminin başlamasından sonra tespit edilen en yüksek sayı olan132 bin 683 vaka kaydedildi.

Kapsamlı karantinaya geri dönüş
Avustralya yetkilileri cuma günü Sidney’in merkezindeki 4 mahallede sokağa çıkma yasağı getirilmesinin ardından, bu önlemin kapsamını ülkenin en büyük şehrinin tamamına genişletmeye ve karantinanın iki hafta sürmesine karar verdi. 5 milyondan fazla insana ev sahipliği yapan Sidney’in sokakları dün neredeyse boş görünüyordu.
Şimdiye kadar bu sağlık krizini iyi bir şekilde kontrol altına alan Avustralya, bu hafta havayolu ekiplerini Sidney Havalimanı’ndan alıp karantina sürelerini geçirecekleri otellere götüren bir sürücü ile bağlantılı olarak 80 kişinin enfekte olduğunu açıkladı.
Yeni Güney Galler eyaletinin başbakanı Gladys Berejiklian, “Delta gibi son derece bulaşıcı bir varyant ile karşılaştığımızda, üç günlük bir karantina işe yaramaz. Önümüzdeki günlerde çok sayıda vaka için hazırlanmamız gerekiyor” ifadelerini kullandı. Diğer yandan Yeni Zelanda dün, Avustralya ile karantinadan muaf olan uçuşları üç günlüğüne askıya aldı.
Yeni Zelanda’nın Kovid-19 ile Mücadeleden Sorumlu Bakanı Chris Hipkins, bu kararın yetkililere iki ülke arasında tüm uçuşlar için kalkış öncesi kontroller gibi uçuşları daha güvenli hale getiren önlemler almaları konusunda zaman kazandıracağını duyurdu.
Avustralya’da olduğu gibi, birkaç ülke, vakaların en azından bir kısmının ilk kez Hindistan’da ortaya çıkan Delta varyantından kaynaklanan vaka sayılarında artışa tanık oluyor. Delta varyantı birkaç hafta önce İngiltere’de salgının ortaya çıkmasından da sorumluydu.
Bangladeş de Delta varyantının neden olduğu vaka sayılarındaki ciddi ve endişe verici artış sebebiyle, pazartesi gününden itibaren yeni bir karantina uygulamaya karar verdi. Hükümet, tüm kamu kurumları ve özel sektördeki şirketlerin bir hafta boyunca kapalı olacağını ve yalnızca tıbbi nedenlerle dışarı çıkılmasına izin verileceğini açıkladı.

Yeni kısıtlamalar
Güney Afrika’da hükümet dün, daha katı kısıtlamalar uygulama konusunu ele alırken, vaka sayılarındaki artışın arkasındaki nedenin Delta varyantı olduğunu açıkladı. Kovid-19 salgınında Afrika kıtasında en çok etkilenen ülke olan Güney Afrika’da cumartesi günü 18 bin 762 yeni vaka kaydedildi. Bu vaka sayısı Ocak ayından bu yana kaydedilen en yüksek vaka sayısı oldu. Son verilerle birlikte toplam vaka sayısı bir milyon 895 bin 905’e yükselirken, Kovid-19’a bağlı olarak hayatını kaybeden kişi sayısı ise 59 bin 621 kişiye ulaştı.
Reuters’ın haberine göre, doğrulanan vaka ve can kaybı sayısı bakımından Afrika kıtasında salgından en çok etkilenen ülke olan Güney Afrika, salgının üçüncü dalgası ile karşı karşıya kalıyor. Sağlık Bakanı Vekili Mmamoloko Kubayi-Ngubane bir konferans sırasında üçüncü dalganın zirvesinin, muhtemelen Ocak ayında tanık olunan ikinci dalganın zirvesini aşacağını söyledi.
Diğer yandan İsrail de cuma günü, vaka sayılarındaki artış sebebiyle yeni kısıtlamalar uygulanacağını açıkladı. Büyük çaplı bir aşı kampanyasıyla ile dünya genelinde sağlık krizinden çıkan ilk ülke olarak kabul edilen İsrail, kamu ve şirketlerin kapalı alanlarında maske takılmasını yeniden zorunlu hale getirdi.

Avrupa’da farklılıklar
Avrupa’daki epidemiyolojik sahne, bazı ülkelerde kısıtlamaların hafifletilmesi, bazı ülkelerde ise yeni bir dalga uyarısı yapılması ile karışık görünüyor.

Fransa
Fransa, yerel sağlık yetkilileri, ülkenin güneybatısındaki Gers’de Delta varyantı ile enfekte olan iki hastanın hayatını kaybettiğini duyurdu. Occitanie bölgesindeki bölgesel sağlık kurumu yetkilileri AFP’ye, yaşları 42 ve 60 olan bu iki kişinin aşı olmadığını, sağlık durumlarının risk faktörleri içerdiğini ve Oş Hastanesinde hayatlarını kaybettiklerini belirtti. Gers’de muhtemelen Delta varyantı ile enfekte olan 7 vaka daha kaydedildi. Sağlık kurumu yetkilileri şu anda birçok şüpheli vakanın incelendiğini ve onlarla temas kuran kişilerin de takip edildiğini belirtti. Yetkililer, Gers bölgesinin yakınındaki Land’de bu varyant ile enfekte olan kişi sayısında önemli bir artış olduğunu belirterek virüsün bölge sınırları içinde kalmadığını açıkladı.
Bu bağlamda, halkı testlere ve aşı kampanyalarına yoğun bir şekilde katılmaya çağıran kurum, tüm kaynakların virüs ile mücadele araçlarını güçlendirmek ve salgının yeniden ortaya çıkmasını önlemek için kullanıldığını belirtti. Fransa Hükümet Sözcüsü Gabriel Attal çarşamba günü yaptığı açıklamada, oldukça bulaşıcı olan Delta varyantının Fransa’daki yeni vakaların yüzde 9 ila 10’unu oluşturduğunu ve geçen haftaya göre önemli bir artış olduğunu söyledi.
Dün itibari ile maske kullanma zorunluluğunu kaldıran İspanya’da, Balear Adaları’na gerçekleştirilen bir öğrenci gezisi yüzlerce vakaya neden olarak salgın için sıcak nokta oluşturdu. Ülkenin 7 bölgesinde binlerce genç karantinaya alındı.

Portekiz
Reuters’ın haberine göre, Portekiz’de ise yetkililer vaka sayısında endişe verici bir artışı önlemek için ellerinden geleni yaparken, ülkede yayınlanan bir raporda, Lizbon bölgesinde kaydedilen koronavirüs vakalarının yüzde 70’inden fazlasının, ülkenin diğer bölgelerine hızla yayılan Delta varyantından kaynaklandığı belirtildi.
Dr. Ricardo Jorge Ulusal Sağlık Enstitüsü, cuma günü geç saatlerde yayınlanan raporda, Delta varyantının Portekiz anakarasındaki vakaların yüzde 51’ini oluşturduğunu ve İngiltere’de olduğu gibi hızla yayıldığını bildirdi.
Ülkede cuma günü bin 604 vaka kaydedilmesi ile 10 milyonluk nüfusa sahip ülkenin genel karantina önlemleri uyguladığı 19 Şubat’tan bu yana en büyük sıçrama kaydedildi. Portekiz, salgının başlangıcından bu yana toplamda 871 bin 483 vaka ve 17 bin 81 ölüm kaydetti.
Raporda, yeni vakaların çoğunun, yoğun bir nüfusa sahip olan Lizbon bölgesi ile sınırlı olmasına rağmen, plajları ve golf sahalarıyla ünlü olan Güney Batı bölgesinin Kovid-19’un en yüksek artış oranını kaydettiği açıklandı. Vaka sayılarındaki sıçrama, turizme bağlı olan Portekiz’in Mayıs ayı ortasında Avrupa Birliği (AB) ve İngiltere’den gelen ziyaretçilere izin verilmesinin yanı sıra çoğu işletmenin açılması ve yaz sezonunun başlaması ile plajların kalabalıklaşmasının ardından geldi.

İngiltere
Öte yandan İngiltere, dün 18 bin 270 yeni vaka kaydederek, 5 Şubat’tan bu yana gözlemlenen en yüksek günlük vaka sayısını kaydetti. Ülkede dün pandemi kaynaklı 23 ölüm gerçekleşti. İngiltere’de günlük vaka sayıları bir aydır artıyor, ancak günlük can kayıplarının 20 veya daha az olan bir aralıkta kalmasıyla, hızlı aşılama programı vaka ve can kaybı arasındaki bağlantıyı büyük ölçüde kırmış gibi görünüyor.

İsviçre
Öte yandan İsviçre, cumartesi günü itibariyle, dışarıda maske zorunluluğunun kaldırılması ve topraklarına girişi kolaylaştırması ile kısıtlamaların büyük bir bölümünü kaldırma kararı aldı.
İzlanda cuma günü, aşı kampanyasının ilerlemesi sayesinde salgınla ilgili tüm ulusal kısıtlamaları kaldıran ilk Avrupa ülkesi oldu. İtalya da Pazartesi gününden itibaren dışarıda maske kullanımı zorunluluğu kaldırılacak aynı zamanda Aosta Vadisi’nde hala yürürlükte olan sokağa çıkma yasağına da son verilecek.



Amerikan ordusu için üretilen mermiler, Meksika’daki kartellerin eline geçiyor

Meksika hükümeti, Amerikan malı silahların ülkeye kaçak yollardan girişini engellemek isityor (Reuters)
Meksika hükümeti, Amerikan malı silahların ülkeye kaçak yollardan girişini engellemek isityor (Reuters)
TT

Amerikan ordusu için üretilen mermiler, Meksika’daki kartellerin eline geçiyor

Meksika hükümeti, Amerikan malı silahların ülkeye kaçak yollardan girişini engellemek isityor (Reuters)
Meksika hükümeti, Amerikan malı silahların ülkeye kaçak yollardan girişini engellemek isityor (Reuters)

Meksika'da kartellerin kullandığı mermilerin neredeyse yarısının, ABD ordusuna mühimmat üreten fabrikada yapıldığı tespit edildi.

Meksika Savunma Bakanı General Ricardo Trevilla Trejo, salı günkü açıklamasında, 2012'den bu yana yaklaşık 137 bin adet .50 kalibrelik merminin ele geçirildiğini söyledi. 

Uyuşturucu çeteleri tarafından kullanılan bu mermilerin yüzde 47'sinin, ABD'nin Missouri eyaletinde yer alan Lake City Ordu Mühimmat Fabrikası'nda üretildiğini bildirdi.

New York Times'ın haberine göre sözkonusu tesis, Amerikan ordusunda kullanılan tüfekler için mermi üreten en büyük fabrika.

Ayrıca General Trejo, Devlet Başkanı Claudia Sheinbaum'un göreve başladığı Ekim 2024'ten bu yana polislerin ülkede ele geçirdiği 18 bin ateşli silahtan yaklaşık yüzde 80'inin de ABD menşeli olduğunu söyledi. 

Baskınlarda el konan silahlar arasında .50 kalibrelik Barrett tüfekleri, el bombası fırlatıcıları, roketatarlar ve çeşitli kalibredeki makineli tüfekler var.

Meksika'da silah ruhsatları sıkı denetimlere tabi. Silahlar yasal olarak yalnızca Meksika ordusunun işlettiği iki mağazadan satın alınabiliyor. Belirli kalibre ve özelliklere sahip tabancalar ise sadece ordu ve kolluk kuvvetleri tarafından kullanılabiliyor.

Bu önlemlere rağmen Meksika hükümetinin verilerine göre her yıl 200 bin ila 500 bin adet ateşli silah, ABD'den ülkeye kaçak olarak sokuluyor. 

ABD Yüksek Mahkemesi, Meksika hükümetinin Amerikan silah üreticilerine karşı açtığı davayı geçen yıl oybirliğiyle reddetmişti. Kararda, üreticilerin bağımsız perakendecilerin yasadışı satışlarını durdurmamalarının yardım ve yataklık koşullarını karşılamadığı bildirilmişti. 

Diğer yandan mahkemenin açıklamasında, Meksika devletinin şikayetinde savunduğu gibi "silah satışlarının gerçekleştiğine ve üreticilerin bunun farkında olduğuna dair hiçbir şüphe yok" denmişti. 

Meksika hükümeti, Arizona'daki mahkemeye ABD'li 5 silah şirketi hakkında 2022'de bir dava daha açmıştı. Hukuki süreç devam ediyor. 

Cenevre merkezli sivil toplum kuruluşu Uluslararası Organize Suçla Mücadele Küresel Girişimi (GI-TOC) Direktörü Cecilia Farfan Mendez, şunları söylüyor:  

İronik olan, Meksika ve ABD hükümetlerinin aynı şeyi istemesi: Kartellerin yol açtığı ölümleri azaltmak. Ancak suç örgütleri bu kalibredeki tabancalara kolayca erişebildiği sürece ABD, sanki bu şiddetin ortaya çıkmasını destekliyormuş gibi görünüyor.

 Independent Türkçe, New York Times, BBC


İsrail’de Hamas istihbaratı skandalı: Netanyahu hiçbir şey yapmadı

Netanyahu, iki devletli çözüme giden süreci tıkayarak ateşkes görüşmelerini de çıkmaza sokmuştu (Reuters)
Netanyahu, iki devletli çözüme giden süreci tıkayarak ateşkes görüşmelerini de çıkmaza sokmuştu (Reuters)
TT

İsrail’de Hamas istihbaratı skandalı: Netanyahu hiçbir şey yapmadı

Netanyahu, iki devletli çözüme giden süreci tıkayarak ateşkes görüşmelerini de çıkmaza sokmuştu (Reuters)
Netanyahu, iki devletli çözüme giden süreci tıkayarak ateşkes görüşmelerini de çıkmaza sokmuştu (Reuters)

İsrail istihbaratı, Hamas'ın büyük bir saldırı düzenleyeceğine dair bilgileri Başbakan Binyamin Netanyahu'ya 2018'de doğrudan iletmiş.

İsrailli medya kuruluşları Ynet ve Yedioth Ahronoth'un aktardığına göre Hamas, 2018-2022'de İsrail'in güneyindeki askeri üsler ve sivil yerleşimlere karşı koordineli bir saldırı planlamış. 

İstihbarat yetkililerinin "Eriha Duvarı" adını verdiği kapsamlı harekat planının, Hamas'ın 7 Ekim 2023'te düzenlediği Aksa Tufanı saldırısını özetler nitelikte olduğu aktarılıyor. 

New York Times, "Eriha Duvarı" kod adlı 40 sayfalık belgenin, İsrailli yetkililerle paylaşıldığını 2023'teki haberinde bildirmişti. Askeri ve istihbarat yetkililerinin, 2022'de haberdar olduğu planı "hayal ürünü" diye niteleyip gerçekleşmesini çok zor bularak dikkate almadığı öne sürülmüştü. 

Ancak İsrail medyasındaki yeni haberlerde, Başbakan Netanyahu'nun 2018'de planla ilgili birden fazla kez doğrudan bilgilendirildiği ortaya kondu. 

Adlarının paylaşılmaması koşuluyla konuşan yetkililer, "Hamas'ın askeri kanadı, topraklarımızın derinliklerine yönelik geniş çaplı bir saldırı için güç mü topluyor?" alt başlıklı istihbarat raporunun, doğrudan Netanyahu'nun masasına bırakıldığını söylüyor. 

Diğer yandan İsrail Başbakanlık Ofisi, ordunun 7 Ekim'deki başarısızlığına ilişkin devam eden soruşturmada, Hamas'ın saldırı planladığına dair önceden bilgi sahibi olunmadığını iddia etmişti. Ofisin, İsrail Kamu Denetçisi Matanyahu Englman'a gönderdiği açıklamada, "Eriha Duvarı" belgesinin Netanyahu'ya hiç sunulmadığı öne sürülmüştü. 

İsrail İstihbarat Kolordusu'na bağlı Birim 8200'den bazı analistlerin de Hamas'ın saldırı hazırlıklarına dair bilgileri 2018'de orduyla paylaştığı 2023'te ortaya çıkmıştı.  

Kaynaklar, bu planların iç güvenlik teşkilatı Şin Bet tarafından incelendikten sonra doğrudan Netanyahu'ya iletildiğini de savunuyor. 

2022 ve 2023'te "Eriha Duvarı" dosyasının yeni istihbarat bilgileriyle güncellendiği fakat bunların doğrudan Netanyahu'ya ulaşmadığı belirtiliyor. İsrail ordusu ve istihbarat kurumları, Gazze Savaşı'nın fitilini ateşleyen 7 Ekim saldırılarına tüm uyarılara rağmen hazırlıksız yakalandığı gerekçesiyle eleştirilmişti.

Başbakan Netanyahu'ya sunulan istihbaratlarla ilgili bilgi sahibi kaynaklardan biri şunları söylüyor: 

Ordu komutanları parçaları birleştirmekte başarısız olsa bile başbakanın görevi, Hamas'ın hedefleri hakkında yanıt talep etmektir. Netanyahu ise hiçbir şey yapmadı.

Independent Türkçe, Haaretz, Times of Israel, Ynet 


Trump, Netanyahu’ya İran’la müzakereleri sürdürme mesajı verdi

 İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ofisi tarafından yayımlanan, bugün Beyaz Saray’da ABD Başkanı Donald Trump ile gerçekleştirdiği görüşmeye ait fotoğraf.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ofisi tarafından yayımlanan, bugün Beyaz Saray’da ABD Başkanı Donald Trump ile gerçekleştirdiği görüşmeye ait fotoğraf.
TT

Trump, Netanyahu’ya İran’la müzakereleri sürdürme mesajı verdi

 İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ofisi tarafından yayımlanan, bugün Beyaz Saray’da ABD Başkanı Donald Trump ile gerçekleştirdiği görüşmeye ait fotoğraf.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ofisi tarafından yayımlanan, bugün Beyaz Saray’da ABD Başkanı Donald Trump ile gerçekleştirdiği görüşmeye ait fotoğraf.

ABD Başkanı Donald Trump, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile gerçekleştirdiği görüşmede nihai bir anlaşmaya varılmadığını, ancak İran’la müzakerelerin sürdürülmesi konusunda ısrarcı olduğunu belirtti.

Trump, Beyaz Saray’da üç saati aşk süren görüşmeyi “son derece verimli” olarak nitelendirerek, ABD ile İsrail arasındaki mükemmel ilişkilerin devam ettiğini vurguladı.

Toplantıda, İran’la yeni bir nükleer anlaşmaya varma ihtimali ele alındı. Trump, müzakerelerin başarıya ulaşmasının tercih ettiği seçenek olduğunu ve bu tutumunu Netanyahu’ya ilettiğini söyledi. Anlaşma sağlanamaması halinde ise “işlerin nereye varacağını göreceğiz” dedi. Trump, İran’ın geçmişte bir anlaşmayı reddettiğini ve bunun “gece yarısı çekici” olarak nitelendirdiği bir darbeyle sonuçlandığını hatırlatarak, Tahran’ın bu kez “daha rasyonel ve sorumlu” davranmasını umduğunu ifade etti.

cd
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun resmi internet sitesinde yayımlanan, bugün Beyaz Saray’da ABD Başkanı Donald Trump ile gerçekleştirdiği görüşmeden bir fotoğraf.

Trump ayrıca Gazze ve genel olarak bölgede “büyük ilerleme” kaydedildiğini savunarak, “Ortadoğu’da barışın fiilen hüküm sürdüğünü” dile getirdi.

Görüşmeye ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Savunma Bakanı Pete Hegseth ile özel temsilciler Steve Witkoff ve Jared Kushner katıldı.

Netanyahu’nun Washington ziyareti, İsrail basını tarafından İran’a karşı stratejik koordinasyon açısından kritik olarak değerlendirildi. Görüşmelerde İran’ın nükleer programının geleceği ve diplomatik sürecin başarısızlığa uğraması halinde İsrail’in askeri hareket serbestisine ilişkin güvenceler öne çıktı.

Netanyahu’nun, müzakerelerin yalnızca nükleer programla sınırlı kalmaması; İran’ın balistik füze programı ve bölgedeki vekil güçlere verdiği desteğin de kapsama alınması için Trump yönetimine baskı yaptığı aktarıldı. ABD’nin diplomatik sürece şans tanıma konusundaki ısrarına karşın Netanyahu’nun, olası bir anlaşma durumunda dahi İsrail’in İran’a karşı “hareket özgürlüğünü” koruması gerektiğini savunduğu belirtildi.

ghyju
Tahran’da devrimin 47. yıl dönümü kutlamaları kapsamında sergilenen bir füzenin yanında konuşan iki din adamı (New York Times)

Görüşmede Gazze dosyası da ele alındı. Taraflar, İsrail’in resmen katıldığı “Barış Konseyi” çerçevesinde Gazze’nin yeniden imarına yönelik planın ikinci aşamasındaki ilerlemeyi değerlendirdi.

Beyaz Saray yetkilileri, görüşmenin Trump ile Netanyahu arasında yakın bir uyum sergilediğini ve İran’ın nükleer silah edinmesinin engellenmesi konusunda ortak vizyon bulunduğunu belirtti. Ancak analistler, iki liderin önceliklerinde farklılıklar olabileceğine dikkat çekti. Trump’ın siyasi kazanım olarak sunabileceği hızlı bir diplomatik anlaşmaya eğilimli olduğu; Netanyahu’nun ise İran’a kısmi tavizler içeren bir mutabakata karşı daha katı şartlar talep ettiği ve askeri seçeneğin masada kalmasında ısrar ettiği ifade edildi.

Netanyahu, görüşmenin ardından Beyaz Saray’dan ayrıldı. Sabah saatlerinde Dışişleri Bakanı Rubio ve ABD’nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee ile Blair House’ta bir araya gelen Netanyahu, ayrıca Trump’ın özel temsilcisi Steve Witkoff ve Jared Kushner ile de temaslarda bulundu. İsrail’in Washington Büyükelçisi Michael Leiter, görüşmelerde “önemli jeostratejik gelişmelerin” ele alındığını açıkladı.

ABD Dışişleri Bakanlığı, söz konusu temasların siyasi ve güvenlik koordinasyonu çerçevesinde gerçekleştirildiğini bildirdi.

Trump, salı günü yaptığı açıklamada anlaşma sağlanmaması halinde İran’a karşı sert adımlar atılabileceğini söylemişti. Axios’a konuşan Trump, Tahran’ın “bir anlaşma yapmak için güçlü istek duyduğunu” savunarak, İran’ın nükleer silah ya da füze sahibi olmasına izin verilmeyeceğini ifade etti. İsrail’in müzakere sürecini sekteye uğratacak adımlar atmasını istemediğini de sözlerine ekledi.

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance de anlaşma sağlanamaması halinde “başka bir seçeneğin” masada olduğunu belirterek, Trump’ın tüm seçenekleri açık tuttuğunu söyledi. Vance, Washington’un önceliğinin İran’ın nükleer silah edinmesini engellemek olduğunu, rejim değişikliğinin ise İran halkının vereceği bir karar olduğunu kaydetti.

New York Times, ABD’nin İran’la yürüttüğü dolaylı müzakerelerde ilerleme sağlanmasının zor olduğuna işaret ederken; İsrail’in taleplerinin Washington’da yankı bulduğunu, ancak Tahran’ın balistik füze programı ve bölgesel vekil unsurlar konusunu müzakere kapsamına almaya yanaşmadığını yazdı.

Şarku’l Avsat’ın Wall Street Journal’den aktardığı analize göre ABD yönetiminin İran’a baskıyı artırmak amacıyla İran petrolü taşıyan tankerlerin müsaderesini değerlendiriyor. Ancak böyle bir adımın Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer güvenliğini tehdit edebileceği ve küresel enerji piyasalarında dalgalanmaya yol açabileceği uyarıları yapılıyor.

Gazete, ABD Hazine Bakanlığı’nın bu yıl 20’den fazla İran petrol tankerine yaptırım uyguladığını ve Beyaz Saray’ın olası müsadereler için hukuki zemin hazırlığı yaptığını aktardı. ABD’li bir yetkili, Trump’ın diplomatik yolu tercih ettiğini ancak görüşmelerin çökmesi halinde alternatif seçeneklerin hazır tutulduğunu söyledi.

ABD Ulaştırma Bakanlığı ise Hürmüz Boğazı ve Umman Körfezi’nde ticari gemilere yönelik potansiyel tehditlere karşı uyarıda bulundu.