BAE ve İsrail’den İbrahim Anlaşması’na övgü

Lapid, ülkesinin İran ile yürütülen nükleer sürece ilişkin endişelerini dile getirdi.

İsrail Dışişleri Bakanı dün ülkesinin Dubai'deki konsolosluğunun açılışına katıldı. (Reuters)
İsrail Dışişleri Bakanı dün ülkesinin Dubai'deki konsolosluğunun açılışına katıldı. (Reuters)
TT

BAE ve İsrail’den İbrahim Anlaşması’na övgü

İsrail Dışişleri Bakanı dün ülkesinin Dubai'deki konsolosluğunun açılışına katıldı. (Reuters)
İsrail Dışişleri Bakanı dün ülkesinin Dubai'deki konsolosluğunun açılışına katıldı. (Reuters)

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve İsrail dün, iki ülke liderlerinin geçen yıl bölgede tarihi bir değişikliğin yolunu açacak ve gençliğe daha iyi bir gelecek sağlayacak İbrahim Anlaşması'nı imzalayarak ilişkileri güçlendirme ve bölgede barışı ilerletme konusunda anlaşmışlardı. 
 BAE Dışişleri Bakanı Abdullah bin Zayid Al Nahyan ve İsrail Dışişleri Bakanı Yair Lapid dün Abu Dabi'de bir araya geldiler. Görüşmede iki ülke ve halkları arasında barışçıl ve dostane ilişkiler kurmanın önemini vurgulanarak İbrahim Anlaşması'nın diğer ülkelerin bölge için istikrar ve refahı artıran barış çemberine katılmaları konusunda barışın önünü açan bir fener olduğunu belirttiler. 
Eylül 2020'de barış anlaşmasının imzalanmasından bu yana kaydedilen önemli ilerlemeye işaret eden taraflar, ikili ilişkilerin yakın gelecekte her iki ülkenin ve tüm bölgenin yararına olacak şekilde derinleştirileceğine, genişletileceğine ve güçlendirileceğine olan inançlarını dile getirdiler. Görüşmede ekonomik ve ticari iş birliği anlaşması imzalayan iki bakan, engelleri kaldırmak ve ikili ticareti teşvik etmek amacıyla anlaşmayı uygulamakla görevlendirmek üzere iki ülkenin ekonomi bakanlarının başkanlığında ortak bir ekonomik komite kurmaya karar verdiler.
Serbest ticaret anlaşması imzalama yönündeki isteklerini dile getiren bakanlar, iki ülkenin ekonomilerine, altyapısına, bilim ve teknolojisine yatırımları desteklemenin yollarını araştırmaya devam etme konusunun önemini vurguladılar. Ayrıca bölgesel zorluklarla mücadele etmek ve fırsatları değerlendirmek için iki ülke arasındaki stratejik diyalogun ve iş birliğini derinleştirmenin önemini ele alarak, yakın stratejik diyalogun bölgede barışın pozitif gücünü artırmak için etkili bir mekanizma sağlayacağı konusunda anlaştılar. İki bakan, teknoloji, temiz enerji, iklim değişikliği, tarım, su teknolojileri, çölleşmeyle mücadele, ulaşım ve sağlık alanlarında da bölgesel iş birliğinin önemine dikkat çektiler.
İsrail Dışişleri Bakanı Yair Lapid, ülkesinin Dubai'deki konsolosluğunun açılışında yaptığı açıklamada İsrail’in BAE ile daha fazla ekonomik anlaşma imzalamaya çalıştığını söyledi. Yair Lapid, salı günü  iki ülke arasındaki ilişkilerin normalleşmesinden kısa bir süre sonra, Körfez'deki ilk İsrail elçiliğini Abu Dabi'de açtı.
 Bakan Lapid, Dubai'deki bir finans merkezinde, İsrail Konsolosluğu’nun bulunduğu binada düzenlediği basın toplantısında, "Burada bulunmamın nedeni anlaşmaları genişletmektir. Daha fazla anlaşma imzalamak istiyoruz. Temmuz ayında İsrail'de daha fazla anlaşma imzalayacağız" dedi.
Lapid, BAE'ye yaptığı ziyaretin, ilişkilerin normalleşmesi konusunda halen endişe duyan Arap ülkeleriyle dostluk kurmak için Ortadoğu'daki diğer ülkelerle barış yolunda sadece bir başlangıç ​​olduğunu söyledi. Lapid gazetecilere şu açıklamada bulundu:
“Bu ziyaret barışa giden yolun sonu değildir. Elimizi uzattığımız bir başlangıçtır. Umarım bu ziyaret birçoğunun ilki olur ve yeni dostlarımızla birlikte tüm bölgede tarih yazmaya devam ederiz.”
BAE geçen yıl İsrail ile ilişkileri normalleştirmek için anlaşma imzalayan ilk Körfez ülkesi oldu. Ardından Bahreyn, Fas ve Sudan’ın takip ettiği BAE, Orta Doğu'daki en çeşitli iki ekonomi arasında ticari iş birliği için ufuk açtı.
Lapid, konsolosluğun açılış kurdelesini keserken konsolosluğun sembolik olmadığını, yaşam, turizm, ticaret ve refaha katkıda bulunmak isteyen iki halk arasındaki diyalog için bir mekan görevi göreceğini ifade etti. Lapid ayrıca “Burası bir iş birliği merkezi ve birlikte düşünme, birlikte gelişme yeteneğimizi simgeleyen bir yerdir” dedi. Lapid, konsolosluğun açılışından önce, önümüzdeki ekim ayından itibaren altı aylık bir süre boyunca BAE’nin ev sahipliği yapacağı Expo 2020 Dubai'deki bir İsrail standını ziyaret etti.
Lapid, Abu Dabi'deki İsrail Büyükelçiliği’nin ve Dubai’deki İsrail Başkonsolosluğu’nun açılışını yaptığı iki günlük resmi ziyaret için salı günü Abu Dabi'ye geldi.
Lapid, ülkesinin yeniden canlandırılmak üzere Viyana'da müzakerelerin sürdüğü İran ile nükleer anlaşma konusundaki endişelerini yineledi. Lapid şu açıklamada bulundu:
"İsrail, Kapsamlı Ortak Eylem Planı (İran nükleer anlaşmasının resmi adı) konusunda endişeli. Üç seçenek var. Bunlardan en iyisi İran'ın nükleer silah edinmesini engellememizi gerektiren iyi bir anlaşma. İkincisi yaptırımlar ve azami baskı, üçüncüsü de kötü bir anlaşma imzalamak.”
Tel Aviv'de ise İsrail merkezli Walla internet sitesi, BAE Dışişleri Bakanı Şeyh Abdullah bin Zayid Al Nahyan’ın İsraillileri Filistin sorununu çözmeye çağırdığı özel bir röportajını yayınladı. Nahyan röportajda şu ifadeleri kullandı:
“İsrail ile Arap ülkeleri arasındaki normalleşme yolunun önündeki en büyük zorluk, Filistinlilerin sahaya nasıl getirileceğidir. Bu ikilem er ya da geç çözülmelidir. Çözülmemesi sadece İsrail'in itibarını zedelemekle kalmıyor, aynı zamanda geleceğini de tehdit ediyor. Bu sizin için e büyük bir meydan okuma.”
İsrail'i Gazze Şeridi'ndeki insani durumu ele almaya ve Kudüs'te tek taraflı tedbirlerden ve gerginliğin artmasından kaçınmaya çağıran Nahyan, Filistin Yönetimi’nin güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Şeyh Abdullah bin Zayid açıklamasında yeni İsrail hükümetinin iki ülke arasındaki ilişkileri güçlendirmeye istekli olduğuna duyduğu güveni dile getirdi ve eski Dışişleri Bakanı Gabi Aşkenazi'yi dürüstlüğü ve ciddiyeti nedeniyle överek "Sözü sözdü” ifadesini kullandı. Bakan Lapid'e de övgüde bulunan Nahyan sözlerini şöyle sürürdü:
“İsrail'in iç işleriyle meşgul olacağından ve ilişkilerimizdeki dinamizmi kaybedeceğimizden endişelendim. Ancak Lapid'in başlattığı ilk görüşmede hükümetin süreci devam ettireceği izlenimini edindim. Aramızdaki ilişkilerin ilk etkisi aynı ölçüde devam ediyor.”
Lapid de İsrailli gazetecilere verdiği özel bir röportajda, eski ABD Başkanı Donald Trump’ın Filistinlilerle siyasi bir çatışmadan kaçınmak amacıyla İbrahim Anlaşması’nı öne sürdüğünü belirtmişti. Lapid açıklamasında şu ifadeleri kullanmıştı:
“Bir önceki yönetimde dünyaya, Filistin düzeyinde ilerlemeye gerek olmadığının kanıtlanması için anlaşmaların gösterildiği hissi vardı. Bu politikayı eleştirmiyorum, yaşanan  durumu anlatıyorum.”



İtalya Savunma Bakanı Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan ile ilişkilerimiz stratejik açıdan benzeri görülmemiş bir güç seviyesine ulaştı

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)
İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)
TT

İtalya Savunma Bakanı Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan ile ilişkilerimiz stratejik açıdan benzeri görülmemiş bir güç seviyesine ulaştı

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)
İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ile Riyad arasındaki ilişkilerin bugün benzeri görülmemiş bir stratejik güç aşamasında olduğunu belirterek, iki ülkenin tedarik zincirlerinin entegrasyonu, beceri transferi ve yerel kapasite geliştirmeye dayalı gerçek ortaklıklar inşa etmek için çalıştığını söyledi.

Crosetto, Şarku’l Avsat’a verdiği demeçte, İtalya ile Suudi Arabistan arasındaki iş birliğinin Ortadoğu’da barış ve istikrarın güçlendirilmesi açısından temel bir unsur haline geldiğini ifade etti. İki ülkenin, bölgesel gerilimin tırmanmasını önlemek amacıyla ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerin başarıya ulaşması için birlikte çalıştığını kaydetti.

Crosetto, Riyad’da düzenlenen Dünya Savunma Fuarı’na (WDS 2026) katılımı kapsamında yaptığı değerlendirmede, Suudi Arabistan’ın ekonomik ortamını ‘son derece cazip’ olarak nitelendirdi. Crosetto, söz konusu etkinliğin, Krallığın teknolojik ve endüstriyel inovasyondaki giderek artan merkezi rolünü yansıttığını ve geleceğe yönelik senaryolar ile yeni teknolojilerin ele alınmasına olanak sağlayan bir platform sunduğunu ifade etti.

Stratejik güç

Crosetto, Suudi Arabistan ile İtalya arasındaki ilişkilerin son derece iyi olduğunu ve ‘benzeri görülmemiş bir stratejik güç aşamasında’ bulunduğunu söyledi. Crosetto, “Liderlerimiz arasındaki siyasi anlayış, savunma alanında askerî ve sanayi boyutlarını kapsayan, somut ve kurumsal iş birliğine dönüşen bir güven çerçevesi oluşturdu. Ülkelerimiz; güvenilir ortaklıklar, verilen sözlere bağlılık, diplomasinin önemi ve uluslararası hukuka saygı gibi temel ilkeleri paylaşıyor. Bu da iş birliğimizi istikrarlı, öngörülebilir ve uzun vadeye yönelik kılıyor” ifadelerini kullandı.

Silahlı kuvvetler arasında diyalog

Crosetto, iki ülkenin silahlı kuvvetleri arasındaki diyaloğun sürdüğünü belirterek, bu kapsamda operasyonel tecrübe, askerî doktrinler, stratejik analizler ve bölgesel senaryo değerlendirmelerinin karşılıklı olarak paylaşıldığını söyledi. Crosetto, söz konusu temasların ‘birlikte çalışabilirliği ve karşılıklı anlayışı artırdığını’ ifade etti.

Crosetto, Kızıldeniz ile Arap Körfezi’nin birbirleriyle yakından bağlantılı iki stratejik bölge olduğunu belirterek, bu bölgelerin güvenliğinin İtalya ve Suudi Arabistan için ortak bir çıkar teşkil ettiğini kaydetti. Bu çerçevede Roma ile Riyad arasındaki iş birliğinin Ortadoğu’da barış ve istikrarın güçlendirilmesi açısından temel öneme sahip olduğunu vurgulayan Crosetto, Lübnan, Gazze Şeridi ve Suriye’de siyasi çözümlerin desteklenmesine özel önem verildiğini, ayrıca ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerin başarıya ulaşmasının bölgesel gerilimin önlenmesi açısından kritik olduğunu dile getirdi.

vfgb
Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Ocak 2025'te El-Ula’daki kış çadırında İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’yi ağırladı. (SPA)

Bu siyasi taahhüdün pratik bir boyutunun da bulunduğunu belirten Crosetto, İtalya’nın tıbbi tahliyeler ve insani yardım sevkiyatları yoluyla Filistinli sivillere sağlık hizmeti sunan en aktif Batılı ülkeler arasında yer aldığını söyledi. Crosetto, bunun askerî imkânların istikrarı destekleyici hedefler doğrultusunda kullanılmasına somut bir örnek teşkil ettiğini ifade etti.

Veliaht Prens – Meloni görüşmesi

Crosetto, İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’nin Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile gerçekleştirdiği görüşmenin, ikili ilişkilere güçlü bir ivme kazandırdığını söyledi. Crosetto, askerî alanda iş birliğinin eğitim, lojistik, askerî doktrin, teknolojik inovasyon, deniz güvenliği ve kritik altyapıların korunması gibi alanlarda güçlendiğini belirterek, siber alan, uzay ve gelişmiş sistemler başta olmak üzere yeni ortaya çıkan alanlara yönelik ilginin de giderek arttığını ifade etti.

Crosetto, sanayi alanında ise iki ülkenin geleneksel müşteri-tedarikçi ilişkisi anlayışını aştığını belirterek, tedarik zincirlerinin entegrasyonu, beceri transferi ve yerel kapasitenin güçlendirilmesine dayalı gerçek ortaklıklar kurmayı hedeflediklerini söyledi.

Suudi Arabistan, İtalya’nın enerji güvenliği için önemli bir ortak

Crosetto, İtalyan şirketleri ile Suudi muadilleri arasındaki savunma kapasitesi, teknoloji transferi, havacılık ve gemi inşa projelerindeki iş birliğinin, Suudi Arabistan’ın sanayi, teknoloji ve insan sermayesini güçlendirmeyi hedefleyen Vizyon 2030 planıyla tamamen uyumlu olduğunu vurguladı.

Crosetto, “İtalyan şirketlerinin katkıları yalnızca platform sağlamakla sınırlı değil; aynı zamanda uzmanlık, eğitim ve mühendislik desteğini de kapsıyor. Bu yaklaşım, savunma sektörünün ötesine geçerek altyapı, teknoloji ve turizm alanlarını da kapsıyor. NEOM gibi büyük projeler, ekonomilerimiz arasındaki entegrasyonu gözler önüne seriyor” ifadelerini kullandı.

İş birliğinin enerji ve enerji dönüşümü sektörlerini de içerdiğini belirten Crosetto, Suudi Arabistan’ın İtalya’nın enerji güvenliği açısından kilit bir ortak olduğunu söyledi. Crosetto, hidrojen ve yenilenebilir enerji alanındaki iş birliğinin büyüdüğünü, ayrıca stratejik ve kritik hammaddelere yönelik Suudi yatırımlarının sanayi ve teknoloji alanındaki iş birliğinde önemli gelişmelere yol açabileceğini kaydetti.

Suudi Arabistan’ın ekonomik ortamı cazip

Crosetto, İtalya ve Suudi Arabistan savunma bakanlıklarının iş birliğiyle Riyad’da düzenlenen Suudi Arabistan-İtalya Yatırım Forumu’nun iki taraf arasındaki iş birliğini güçlendirme açısından çok güçlü bir mesaj verdiğini belirtti. Crosetto, forumun küçük ve orta ölçekli şirketler ile büyük grupları bir araya getirerek somut ve pratik bağlantılar kurulmasını sağladığını söyledi.

Crosetto, Suudi Arabistan’ın ekonomik ortamının yüksek cazibeye sahip olduğunu vurgulayarak, ülkenin büyük kamu yatırımları, avantajlı vergi sistemi, malzeme ve ekipman teşvikleri ile çifte vergilendirmeyi önleyen anlaşmalarla stratejik bir sanayi ortağı olduğunu ifade etti.

sdbfrb
Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman, Ekim 2024'te Roma'da İtalyan sanayi şirketleriyle yaptığı toplantıda (SPA)

Ticaretin yalnızca savunma sektörüyle sınırlı olmadığını belirten Crosetto, makineler, moda, tasarım ve ilaç sanayi gibi alanlarda da İtalyan ürünlerine yüksek talep olduğunu aktardı. Crosetto, ikili anlaşmaların değeri 10 milyar euroyu aştığını ve bunların Leonardo ile Fincantieri gibi büyük şirketleri kapsadığını kaydetti.

Prens Halid bin Selman’ın ziyareti

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Suudi mevkidaşı Prens Halid bin Selman’ın Roma ziyareti ile iki ülke arasındaki diyaloğun güçlendiğini belirtti. Crosetto, görüşmelerin uzaydan denizciliğe, havacılıktan helikopter projelerine kadar çeşitli sektörleri kapsadığını ve esas olarak askerî iş birliği, eğitim ve ortak stratejik analizlerin paylaşılmasına odaklandığını söyledi.

Riyad’da düzenlenen Dünya Savunma Fuarı

Crosetto, Suudi Arabistan’ın üçüncü kez düzenlediği Dünya Savunma Fuarı’nın, Krallığın teknolojik ve endüstriyel inovasyondaki artan merkezi rolünü yansıttığını ve geleceğe yönelik senaryolar, yeni teknolojiler ile iş birliği modellerinin tartışılabileceği bir platform sunduğunu belirtti.

Crosetto, “Yatırım açısından büyük potansiyele sahip bir ülkenin, sürekli büyüyen bir sektörde dünyanın en iyi şirketleriyle doğrudan diyaloğa imkân veren uluslararası bir etkinliğe ev sahipliği yapmasının önemli olduğunu düşünüyorum” dedi.

tryjyuj
İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto (İtalya Savunma Bakanlığı)

Crosetto sözlerini şu ifadelerle noktaladı: “Bu bağlamda, İtalya ile Suudi Arabistan arasındaki iş birliği modelinin, diyalog, karşılıklı güven ve uzun vadeli vizyona dayalı olarak stratejik çıkarların, inovasyonun ve sorumluluğun birlikte nasıl sağlanabileceğine örnek teşkil ettiğine inanıyorum. Bu ilke doğrultusunda, mevcutun ötesine geçen, bölgesel istikrara katkı sağlayan ve hem iki ülkeye hem de uluslararası topluma somut fırsatlar sunan bir ortaklığı güçlendirmek için birlikte çalışmayı sürdüreceğiz.”


Kuveyt, terörist örgütler listesine sekiz Lübnan hastanesini ekledi

Kuveyt, Lübnan'daki sekiz hastaneyi terör listesine aldı. (KUNA)
Kuveyt, Lübnan'daki sekiz hastaneyi terör listesine aldı. (KUNA)
TT

Kuveyt, terörist örgütler listesine sekiz Lübnan hastanesini ekledi

Kuveyt, Lübnan'daki sekiz hastaneyi terör listesine aldı. (KUNA)
Kuveyt, Lübnan'daki sekiz hastaneyi terör listesine aldı. (KUNA)

Kuveyt’te terörle mücadele ve kitle imha silahlarının yayılmasının önlenmesi ile ilgili Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nin Yedinci Bölümü Kapsamındaki Kararların Uygulanması Komitesi, sekiz Lübnan hastanesini terör listesine ekledi.

Şarku’l Avsat’ın Kuveyt basınından aktardığına göre, Dışişleri Bakanlığı’na bağlı komite, söz konusu hastaneleri terörle bağlantılı kuruluşlar listesine dahil etti.

Komite, kendi inisiyatifiyle veya yabancı yetkili bir makam ya da yerel bir talep doğrultusunda, makul gerekçelerle terör eylemi gerçekleştirdiği, gerçekleştirmeye çalıştığı veya bu eylemleri kolaylaştırdığı şüphesi olan kişileri veya kurumları listeye alabiliyor.

Listeye eklenen hastaneler şunlar: Nebatiye’deki eş-Şeyh Ragıb Harb el-Camii Hastanesi, Bint Cubeyl’deki Salah Gandur Hastanesi, Baalbek’teki el-Emel Hastanesi, Hadath’taki Saint George Hastanesi, Baalbek’teki Daru’l Hikme Hastanesi, Hermel’deki el-Betul Hastanesi, Khalde’deki eş-Şifa Hastanesi ve Beyrut Havalimanı yolu üzerindeki er-Resulü’l Azam Hastanesi.

Komite, listeye ekleme kararının uygulanmasını, kendi yürütme yönetmeliğinin 21, 22 ve 23. maddelerine uygun olarak istedi.

Madde 21’e göre, herkesin söz konusu kişilere ait tüm mal ve ekonomik kaynakları, doğrudan veya dolaylı olarak, tamamen veya kısmen, gecikmeksizin ve önceden bildirim yapmaksızın dondurması gerekiyor.

Madde 23 ise Kuveyt sınırları içinde veya yurt dışında herhangi bir Kuveyt vatandaşının, listeye alınan kişi veya kuruluşlara para, ekonomik kaynak veya finansal hizmet sağlamasını yasaklıyor. Bu yasak, doğrudan veya dolaylı, kısmen veya tamamen sağlanan hizmetleri ve listeye alınan kişi tarafından kontrol edilen ya da yönlendirilen varlıkları kapsıyor. Ancak dondurulan hesaplara faiz eklenmesi bu yasak kapsamına girmiyor.


Suudi Arabistan, HDK'nin Kordofan'daki saldırılarını şiddetle kınadı

 Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)
Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)
TT

Suudi Arabistan, HDK'nin Kordofan'daki saldırılarını şiddetle kınadı

 Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)
Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)

Suudi Arabistan, Hızlı Destek Kuvvetleri'nin (HDK) el-Kuvek Askeri Hastanesi'ne, Dünya Gıda Programı'na (WFP) ait bir yardım konvoyuna ve yerinden edilmiş sivilleri taşıyan bir otobüse yönelik gerçekleştirdiği suç teşkil eden saldırıları şiddetle kınadı. Bu saldırılar, aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu onlarca silahsız sivilin ölümüne ve Sudan'ın Kuzey ve Güney Kordofan eyaletlerindeki yardım tesislerine ve konvoylarına zarar verilmesine yol açtı.

Suudi Arabistan, Dışişleri Bakanlığı tarafından dün yayınlanan açıklamada, bu eylemlerin tamamen haksız ve tüm insani normların ve ilgili uluslararası anlaşmaların açık bir ihlali olduğunu teyit etti. Krallık, HDK'nin bu ihlallere derhal son vermesini ve uluslararası insani hukuk ve 11 Mayıs 2023'te imzalanan Cidde Deklarasyonu (Sudan'daki Sivillerin Korunmasına İlişkin Taahhüt) uyarınca, ihtiyaç sahiplerine yardım ulaştırılmasını sağlama konusundaki ahlaki ve insani yükümlülüğüne uymasını talep etti.

Suudi Arabistan, Sudan'ın birliğini, güvenliğini ve istikrarını, meşru kurumlarının korunmasını ve yabancı müdahaleyi reddettiğini yineledi. Ayrıca, siyasi bir çözümü desteklediklerini iddia etmelerine rağmen, bazı tarafların yasadışı silah, paralı asker ve yabancı savaşçıların sürekli akışını kınadı. Bu davranış, çatışmayı uzatmanın ve Sudan halkının acılarını artırmanın önemli bir faktörüdür.

Sudan Doktorlar Ağı'na göre, HDK'nin Dubeyker bölgesinden Kuzey Kordofan Eyaleti'ndeki el-Rahad şehrine yerinden edilmiş insanları taşıyan bir araca saldırması sonucu, aralarında sekiz çocuk ve birkaç kadının da bulunduğu 24 kişi öldü.