WHO: Henüz hiçbir ülke koronavirüse karşı güvende değil

Dün Düsseldorf Uluslararası Havalimanı’nda kuyruğa giren yolcular (EPA)
Dün Düsseldorf Uluslararası Havalimanı’nda kuyruğa giren yolcular (EPA)
TT

WHO: Henüz hiçbir ülke koronavirüse karşı güvende değil

Dün Düsseldorf Uluslararası Havalimanı’nda kuyruğa giren yolcular (EPA)
Dün Düsseldorf Uluslararası Havalimanı’nda kuyruğa giren yolcular (EPA)

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) dün, yeni tip koronavirüsün Delta varyantının tehlikeli olduğu, mutasyona uğramaya ve dünya çapında yayılmaya devam ettiğini belirterek toplum sağlığı tepkisinin sürekli değerlendirilmesi ve dikkatli bir şekilde ayarlanması gerektiği uyarısında bulundu. WHO Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, Delta varyantının en az 98 ülkede gözlemlendiğini, aşı kapsamının düşük ve yüksek olduğu ülkelerde hızla yayıldığına dikkati çekerek hiçbir ülkenin virüse karşı güvende olmadığı uyarısında bulundu.
WHO Genel Direktörü, Delta varyantının yayılmasını önlemenin iki yolu olduğunu açıkladı. Bunlardan ilki takip, test, vakaların erken tespiti, karantina ve klinik tedaviyi kapsayan toplum ve sosyal sağlık önlemlerini içeriyor. Ayrıca maske kullanımı, sosyal mesafe, kalabalık yerlerden kaçınma ve kapalı alanlarda iyi havalandırmanın sağlanmasını da içeriyor. BM yetkilisine göre, ikinci yol, koruyucu ekipman, oksijen, Kovid-19 testleri, ilaçları ve aşılarının adil bir şekilde paylaşılması. Zira salgın dünya genelinde hızla yayılmaya devam ediyor.

Rusya karantinaya dönmeyi reddediyor
Rusya dün yaptığı açıklamada, art arda dördüncü günde virüse bağlı olarak rekor sayıda ölüm kaydetmesine rağmen yeni karantina önlemleri uygulamayacağını duyurdu.
Fransız haber ajansı AFP’nin resmi kaynaklara istinaden hazırladığı bilançoya göre, Rusya’da yetkililer üst üste dördüncü günde de rekor bir ölüm sayısı kaydederek, son 24 saat içerisinde 679 ölüm kaydetti. Dünya genelinde virüsten en çok etkilenen beşinci ülke olan Rusya’da aşı kampanyasının yavaşlığı nedeniyle epidemiyolojik durum kötüleşirken, ülke, son derece bulaşıcı Delta varyantı nedeniyle salgının geniş çapta yayılması riski ile karşı karşıya. Vaka sayılarında artış, Devlet Başkanı Vladimir Putin’in bu hafta yeniden vatandaşlarını aşı olmaya çağırmasına yol açtı.
Kremlin dün yeni karantina önlemlerinin uygulanmasının tartışmaya açık olmadığını duyurdu. Kremlin Sözcüsü Dimitri Peskov, gazetecilere verdiği demeçte “Kimse kapanma önlemlerini istemiyor ve evet, konu tartışmaya açık değil. Konu tartışılmıyor ve bu nedenle hepimizin en yakın zamanda aşı olması gerekiyor” dedi. Moskova Belediye Başkanı, virüsün yayılmasını engellemek amacıyla, işletmelerde aşısız çalışanların yüzde 30’unun evden çalışmasına yönelik direktif verdi ve restoranlardan yalnızca son 6 ay içerisinde virüs ile enfekte olup atlatmış kişilerin ve aşı olanların girişine izin vermelerini istedi. Moskova ayrıca, Ağustos ortasına kadar hizmet sektörü çalışanlarının en az yüzde 60’ının tam aşı olmasını zorunlu tutarak sakinlerin aşılanmasını zorunlu tutan ilk şehir oldu. Ardından 10’dan fazla şehir aynı kararı uyguladı.

Yeni kısıtlamalar
Avustralya’da ise dün, yetkililerin ülkedeki belli başlı şehirleri karantinaya alarak salgının yayılmasını kontrol altına almaya çalışması sebebiyle, ülkeye girmesine izin verilen kişi sayısında önemli bir düşüş olacağı duyuruldu. Kıta nüfusunun yarısı karantina önlemlerine tabi tutulurken, Başbakan Scott Morrison, ülkeye giriş yapabilecek yolcu sayısının yarıya indirileceğini açıkladı.
Askeri darbeye karşı çıkanlar ile ordu arasında aylardır süren kanlı çatışmalara tanık olan Myanmar’da ise yetkililer, 1,7 milyonluk nüfusuyla ikinci büyük şehir olan Mandalay’da karantina uyguladı. Sağlık çalışanlarının iktidardaki askeri konseyi protesto etmek üzere düzenlediği grev devam ederken, Kovid-19 salgını ülke genelinde yayılmaya devam ediyor.

Almanya'da endişe
Almanya Başbakanı Angela Merkel dün Londra’da verdiği demeçte, oldukça bulaşıcı olan Delta varyantı nedeniyle vaka sayıları önemli bir şekilde artarken, İngiltere’deki EURO 2020 finallerine katılmasına izin verilen seyirci sayısıyla ilgili endişelerini dile getirdi.
İngiltere hükümeti, turnuva için, 90 bin kişilik kapasiteye sahip olan Wembley Stadyumu’nun tribünlerinde önceden karar verildiği gibi 40 bin kişi değil 60 binden fazla seyirciye izin verileceğini açıkladı.
Merkel, İngiltere Başbakanı Boris Johnson’ın Chequers yazlık evinde gerçekleştirdikleri görüşmenin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında, “Bunun abartı olup olmadığını gerçekten merak ediyorum” dedi. Merkel Almanya Başbakanı olarak İngiltere’ye yaptığı son ziyarette, “Almanya'da Münih stadyumunda seyirci sayısını azaltmaya karar verdik ancak elbette İngiltere hükümeti kendi kararları veriyor” açıklamasında bulundu. Merkel Eylül ayındaki genel seçimlerin ardından görevinden ayrılacak.
Johnson ise, yetişkinlerin yüzde 63’ünün iki doz ile aşılandığı aşılama programı sayesinde İngiltere’nin oluşturduğu ‘bağışıklık duvarı’ndan bahsetti. Almanya Başbakanı ise bu konudaki endişelerini dile getirerek, İtalya Başbakanı Mario Draghi ve Avrupa Komisyonu Başkan Yardımcısı Margaritis Schinas’a katılmış oldu.
İngiltere’nin Almanya’ya karşı zaferi hak ettiğini belirten Merkel, turnuvada İngiltere Milli Takımına başarılar diledi.
Delta varyantının geniş çapta yayıldığı İngiltere’den gelen yolcuları karantinaya almaya yönelik bir AB anlaşmasını destekleyen Merkel, ilk kez tutumunu yumuşatmış gibi görünüyor. Merkel bu konu ile ilgili olarak “Aşının iki dozunun verilmesi ile yakında yeniden karantinaya ihtiyaç duyulmadan seyahat edebileceğini umuyoruz” dedi.

 


İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
TT

İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, bugün (pazar) yaptığı açıklamada, ABD’nin müzakereleri “aldatma, hile ve zaman kazanma aracı” olarak kullanmayı hedeflemesi halinde bunun bir “yanılsama” olacağını söyledi. Ejei, “Müzakerelere dair hiçbir umut ve güven yoktur” dedi.

Washington ile Tahran arasında ilk tur görüşmeler cuma günü Umman’da yapılmış, taraflar görüşmeleri “olumlu” olarak nitelemiş ve yakın zamanda sürdürme niyetlerini açıklamıştı.

Söz konusu görüşmeler, İran’da rejim karşıtı geniş çaplı protesto dalgasının zirveye ulaşmasından yaklaşık bir ay sonra gerçekleşti. Protestolar sırasında yürütülen ve insan hakları örgütlerinin “benzeri görülmemiş” olarak nitelediği güvenlik operasyonlarında binlerce kişinin hayatını kaybettiği belirtiliyor.

ABD Başkanı Donald Trump, başlangıçta protestoların bastırılması nedeniyle Tahran’a karşı askeri seçenekleri gündeme getirmiş, hatta göstericilere “yardım yolda” mesajı vermişti. Ancak Trump’ın son günlerdeki söylemi, İran’ın nükleer programını dizginlemeye odaklandı. Bu çerçevede ABD, başını “USS Abraham Lincoln” uçak gemisinin çektiği bir deniz görev grubunu bölgeye sevk etti. İran yönetimi ise Trump’ın İran’a saldırı tehditlerini hayata geçirme ihtimalinden ciddi endişe duyuyor. Tahran, olası bir saldırı halinde bölgedeki ABD üslerini hedef alacağı ve Hürmüz Boğazı’nı kapatabileceği uyarısında bulundu.

Yargı Erki Başkanı, müzakere çağrısı yapan taraflara dair “ne umut ne de güven” olduğunu vurgulayarak, ABD’ye bu yolda güvenilemeyeceğini söyledi. Mevcut diyalog çağrılarının, “şiddeti kışkırtan ve sabotajcıları silahlandıran aynı taraflardan” geldiğini ifade etti.

dfwfde
Gösterici kalabalıkları, geçen 8 Ocak’ta başkent Tahran’ın batısındaki bazı yolları kapattı (AP)

Yargı erkinin resmi ajansı Mizan’ın aktardığına göre Ejei, pazar günü yaptığı konuşmada İran’ın hiçbir zaman savaş isteyen taraf olmadığını, ancak her türlü saldırgana karşı tüm gücüyle duracağını belirtti. Bazı ülkelerin geçmişte İran’ın yanında yer alırken, “İslam Cumhuriyeti’nin sonunun geldiğini düşündüklerini” de sözlerine ekledi.

Ejei, geçen yıl haziran ayında yaşanan ve 12 gün süren savaşa atıfta bulunarak, müzakereler sürerken savaşı başlatan tarafların, İran’ın “direncini” gördükten sonra ateşkes talep etmek zorunda kaldıklarını söyledi.

“İsyan eylemlerini kim başlattı? Provokatörleri kim silahlandırdı?” diye soran Ejei, “Onları silahlandıranlar bugün ‘gelin müzakere edelim’ diyenlerin ta kendileridir” ifadelerini kullandı.

Orta İran’daki Arak kentinde yargı yetkililerine hitap eden Ejei, “aldatılmış bireyler” ile “asıl unsurların” hesabının ayrı olduğunu belirterek, davaların “yargı usullerine uygun ve her vakanın niteliğine göre” ele alınacağını söyledi.

Son protestolardaki şiddetin benzeri görülmemiş boyutlara ulaştığını savunan Ejei, “sokaklarda ve geçiş noktalarında en vahşi suçları işleyenlerin sıradan vatandaşlar değil; ABD ve Siyonist rejim unsurları tarafından eğitilmiş, kalpsiz teröristler olduğunu” ileri sürdü.

Buna karşılık “aldatılmış unsurların” varlığını kabul eden Ejei, bunların “teröristler ve ayaklanmaların ana unsurlarından ayrı değerlendirileceğini” ve suçlamalarının “her birinin koşullarına göre” inceleneceğini söyledi.

ABD merkezli insan hakları örgütü Hrana, protestolar sırasında çoğu gösterici olmak üzere 6 bin 971 kişinin öldüğünü ve 51 binden fazla kişinin gözaltına alındığını belgelediğini açıkladı.

Ejei ayrıca, protestolar sırasında reform çağrısı yapan ve baskıların araştırılması için ulusal bir gerçekleri araştırma komisyonu kurulmasını isteyen bazı iç aktörleri ve kişileri de eleştirdi.

Velayet-i Fakih’in yanında durmamanın, savaş sırasında Saddam Hüseyin’e sığınanların ve bugün suçlu Siyonistlere yaslananların akıbetiyle sonuçlanacağını savunan Ejei, “Bir zamanlar devrimle birlikte olan, bugün ise bildiri yayımlayan bu kişiler acınacak ve sefil insanlardır” dedi.


İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Ynet haber sitesi bugün, İsrail kabinesinin Batı Şeria’daki arazi tescili ve mülkiyet prosedürlerinde temel değişiklikleri onayladığını bildirdi. Yeni düzenlemeler, Filistinlilere ait bazı evlerin yıkılmasına izin veriyor.

Yedioth Ahronoth’un internet sitesi Ynet, yeni kararların İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria’nın A Bölgesi’nde Filistinlilere ait binaları yıkmasına izin vereceğini ve Batı Şeria genelinde yerleşim faaliyetlerinin önemli ölçüde genişlemesine yol açacağını doğruladı.

zsdcfgt
Batı Şeria’daki İsrail askerleri (Reuters)

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre İsrail kabinesinin aldığı kararlar, Oslo Barış Anlaşmaları kapsamında ilk asker çekilme dalgasında İsrail ordusunun çekilmediği tek şehir olan El Halil’de İsrail-Filistin çatışmasını çözmeye yönelik geçici bir adım olması amaçlanan 1997 El Halil Protokolü’nün ilkelerine aykırı.


Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
TT

Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)

Rusya'nın Başkurdistan Cumhuriyeti'nde cumartesi günü bir üniversite yurdunda bir gencin bıçaklı saldırı dizisi sonucu en az 6 kişi yaralandı. Yaralananlar arasında öğrenciler de var.

Haberlere göre bıçak taşıdığı belirtilen 15 yaşındaki çocuk, cumartesi günü Ufa'daki Devlet Tıp Üniversitesi'nin yurduna girip öğrencilere saldırmaya başladı. Gencin milliyetçi sloganlar attığı ve Nazi sembolü çizdiği bildirildi.

Rusya İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Tümgeneral Irina Volk, RTVI haber sitesine yaptığı açıklamada, "Saldırgan gözaltına alınmaya direndi ve bu sırada iki polis memuru bıçaklandı. Ayrıca şüpheli kendine de zarar verdi" dedi. Şüpheli, ağır yaralı halde yerel bir çocuk hastanesine kaldırıldı.

Moskova'nın yaklaşık 1200 km doğusundaki Ufa'daki yetkililer, olayla ilgili üst düzey soruşturma başlattı. Saldırıda yaralanan en az 4 kişi hastaneye kaldırıldı ve birinin durumunun kritik olduğu düşünülüyor. Yaralananlar arasında Hintli öğrenciler de bulunuyor.

Moskova'daki Hindistan Büyükelçiliği, "Ufa'da talihsiz bir saldırı yaşandı. Aralarında 4 Hintli öğrencinin de bulunduğu birçok kişi yaralandı" açıklamasını yaptı.

Büyükelçilik, yetkililerle temas halinde olduğunu ve "Kazan'daki konsolosluktan yetkililerin yaralı öğrencilere yardım etmek üzere Ufa'ya hareket ettiğini" belirtti.

Görgü tanıkları, kaotik anları "her yer kan içindeydi" diyerek anlattı. Ren TV, yaralıların ambulanslarla hastaneye taşındığını gösteren görüntüleri yayımladı.

Yerel Baza kanalına göre, şüpheli yasaklı bir neo-Nazi örgütüne mensuptu. Economic Times'a göre Rusya'daki üniversitelerde 30 binden fazla Hintli öğrencinin eğitim gördüğü tahmin ediliyor.

Independent Türkçe