Libya Siyasi Diyalog Forumu ‘Seçim sistemi’nde tıkandı

Libya Siyasi Diyalog Forumu üyeleri üç gruba ayrıldı. Forumun  feshedilmesine yönelik sesler yükseliyor. ABD ise durumdan memnun değil.

Müzakere turunun başarısız olması, Libyalıların önümüzdeki aralık ayında genel seçimlere gitme umutlarına ağır bir darbe indirmiş oldu (UNSMIL)
Müzakere turunun başarısız olması, Libyalıların önümüzdeki aralık ayında genel seçimlere gitme umutlarına ağır bir darbe indirmiş oldu (UNSMIL)
TT

Libya Siyasi Diyalog Forumu ‘Seçim sistemi’nde tıkandı

Müzakere turunun başarısız olması, Libyalıların önümüzdeki aralık ayında genel seçimlere gitme umutlarına ağır bir darbe indirmiş oldu (UNSMIL)
Müzakere turunun başarısız olması, Libyalıların önümüzdeki aralık ayında genel seçimlere gitme umutlarına ağır bir darbe indirmiş oldu (UNSMIL)

Zayed Hediyye
Siyasi çözüme giden yolda engel teşkil eden sorunları çözmek üzere Cenevre Forumu sonucunda oluşturulan Libya Siyasi Diyalog Forumu’nu (LSDF) kendisi başlı başına bir krize dönüştü. Libya seçimlerinin anayasal temeli, seçimleri düzenleyen kanunlar ve bunların esas alındığı özel bir sistem üzerinde uzlaşmak için yapılan yeni müzakere turlarının başarısız olmasına yol açan LSDF üyelerinin görüş ayrılıklarına çözüm bulunmaya çalışılıyor.
Anayasal süreçteki tüm zorlu problemlerin üstesinden gelmek için yapılan müzakere turu, seçimler ile ilgili anlaşmazlık dairesinin genişlemesinin ardından başarısız oldu. Devlet başkanının doğrudan halk tarafından mı yoksa parlamento tarafından mı seçileceğine, seçimlerin anayasal temele göre mi yoksa referandum yapıldıktan sonra anayasa taslağına göre mi yapılacağına ve adaylık şartlarına ilişkin anlaşmazlıklar devam etti. Bu oturumda tartışmanın ana gündemini belirleyen noktaların birinde bile uzlaşma sağlanamadı.
Analistlere göre bu müzakere turunun başarısız olması, Libyalıların önümüzdeki aralık ayında genel seçimlere gitme umutlarına ağır bir darbe indirmiş oldu. Bu, bu yılın başlarında umut verici bir atılım gerçekleşmişken geçtiğimiz haftalarda bir gerilimden kaosa dönüşen ve bunun sonucunda siyasi ufuğun tamamen kapandığı Libya krizinin bir bütün olarak kaderi hakkında ciddi bir uyarı zili çalıyor.
Çıkmaza girilmesi
Birleşmiş Milletler (BM) Libya Destek Misyonu (UNSMIL), dört gün boyunca devam eden LSDF oturumlarının genel seçimleri düzenleyen yasal çerçeveyi oluşturan anayasal temel hakkında herhangi bir uzlaşma sağlanamadan sona erdiğini duyurdu.
BM Genel Sekreter Yardımcısı ve UNSMIL Koordinatörü Raisedon Zenenga Cenevre’de LSDF’nin kapanış oturumunda yaptığı konuşmada “Anayasal temel üzerinde bir anlaşmaya varamadık. Bu hayra alamet değil. Anayasal temel hakkında üç öneri sunuldu. Katılımcılar seçimlerin yapılma mekanizması konusunda ortak bir zeminde buluşamadı” ifadelerini kullandı.
Zenenga “Tüm taraflar arasında bir uzlaşma sağlamak için aranızdaki diyaloğu sürdürmeniz çağrısında bulunarak bugünlük perdeyi kapatıyoruz. Ortak bir zemin oluşturmak için LSDF'nin sonraki turlarda tartışacağı bazı seçenekler oluşturmak için Danışma Komitesi ile çalışmaya devam edeceğiz. Tüm taraflar bu dosya üzerinde çalışmaya devam etmek için Libya'ya dönecek” dedi.

LSDF üyeleri BM Misyonu’nu eleştiriyor
Öte yandan LSDF’nin 24 üyesi bir açıklama yaparak Cenevre toplantılarının gidişatını ve UNSMIL’nin üyeler arasındaki anlaşmazlık noktasını çözmede başarısızlığa yol açan yönetim şeklini protesto ettiler. Ayrıca üyeler “seçimlerin gecikme veya erteleme olmadan aralık ayında yapılması” çağrısında bulundular.
Üyeler söz konusu açıklamalarında “UNSMIL’nin ve başkanının LSDF’yi yönetme biçimi ve oturumları yürütme şekli karşısında şaşkına döndüklerini ve UNSMIL’nin oybirliğiyle kabul edilen yol haritasından geri çekilip iptal etmeyi ve Tunus ve Cenevre'de mutabık kalınan her şeyden vazgeçmeyi kabul ediyormuş gibi davrandığını” söylediler.
Üyeler açıklamada “UNSMIL’nin, tarafsız ve saygın kuruluşlar tarafından bağımsız bir şekilde yapılan çok sayıda ankete göre devlet başkanlığı ve parlamento seçimlerinin yapılmasının hayalini kuran ve seçimlerin ertelenmesini kabul etmeyen Libyalıların arzularına karşı olan belli çıkarlara sahip kişilere meydan bırakmasını” kınadılar. Üyeler UNSMIL’nin seçimleri engellemeye çalışan kişilere “zaman kazanma, LSDF’de karışıklık çıkarma, Libya kamuoyunun kafasını karıştırma ve UNSMIL ile LSDF’ye dolambaçlı yollarla kendi görüşlerini empoze etme fırsatı” vermesini kınadılar.
Üyeler “UNSMIL’den oturumları, Hukuk Komitesi’nin sıkı bir şekilde çalışmasının ardından üzerinde uzlaşılmış anayasal bir temele ulaşma ve paydaşların Libya'da statükonun korunmasını sürdürmelerine izin verilmesi hususunda LSDF’nin rolünü azaltacak şekilde ele alma ve yönetme nedenini açıklamasını” talep ettiler.

Üyelerin üç gruba ayrılması
İsviçre’deki LSDF müzakere turunun gidişatı hakkında bilgisi olan kaynaklar, LSDF üyelerinin ulusal seçimlere giden son geçiş aşaması hakkında görüşlerin birbirinden keskin bir şekilde farklı olduğu üç gruba ayrıldıklarını belirttiler.
Kaynaklar şu bilgileri verdiler:
“Üç grup arasından 22 üyeden oluşan ilk grup oturum sırasında Abdulhamid Dibeybe başkanlığındaki Ulusal Birlik Hükümeti’nin görev süresinin uzatılmasını ve böylece anayasa referandumu yapılarak seçimlerin buna göre düzenlenmesini talep etti. 24 üyeden oluşan ikinci grup ise seçimlerin siyasi yol haritasında belirtildiği gibi bu yılın sonunda yapılmasına bağlı kaldı. 29 üyeden oluşan üçüncü grup da seçimlerin belirlenen tarihte yapılması taraftarıydı ancak şu iki talebe vurgu yaptı: Devlet başkanının doğrudan halk tarafından seçilmesi ve seçimlerin tartışmalı anayasa taslağına göre değil de anayasal temele göre yapılması. Bu da seçimlerin zamanında yapılmasında ısrar eden ancak seçimlerin yasal ve anayasal sistemine ilişkin seçeneklerin masaya yatırılmasına açık olan ikinci grupla arasındaki görüş ayrılığının sebebini oluşturuyor.”

LSDF’nin feshedilmesine yönelik talepler
LSDF’nin tekrar başarısız olması ile birlikte bazı taraflardan LSDF’nin feshedilmesine ve uluslararası bir gözetim altında belirlenen tarihte genel seçimlere gidilmesine yönelik talepler gelmeye başladı.
İşin ilginç tarafı LSDF’nin feshedilmesine yönelik çağrılar LSDF’nin kendi içerisinde geldi. LSDF üyesi Muhammed el-Acili el-Hasnavi “LSDF’nin anayasal temel üzerinde uzlaşmakta başarısız olmasının ardından çözüm LSDF’nin feshedilmesinde yatıyor” dedi.
LSDF üyesi Belkasım en-Nemr meslektaşı Hasnavi’den önce davranarak bu talepte bulundu ve “engelleyiciler ve mevcut durumdan faydalananlar” olarak adlandırdıkları kişileri “Cenevre’deki LSDF’yi başarısızlığa uğratmakla” suçladı.
Nemr sosyal medya hesaplarından yaptığı paylaşımda “Bu kişiler, yol haritasında seçimlerin zamanında yapılması konusundaki mutabakatı baltalayan ağır ihlalleri öne sürerek seçimleri uzaklaştırmakta başarılı oldular” ifadelerini kullandı. Nemr Libya halkına hitaben “Sokağa dökülüp başta LSDF olmak üzere bu birimleri devirmekten başka seçeceğiniz kalmadı” dedi.

ABD hoşnutsuzluk bildirdi
ABD Libya Özel Temsilcisi Büyükelçi Richard Norland’den dikkat çekici sert bir açıklama geldi. Norland Cenevre'deki LSDF’nin genel seçimlerin yapılacağı anayasal temelde uzlaşamaması karşısında hoşnutsuzluğunu dile getirdi. Norland ABD’nin Libya Büyükelçiliği tarafından yayınlanan açıklamasında “2020 yılının Kasım ayında LSDF bir araya gelerek Libya’nın geleceği hakkında mühim kararlar aldı. Hem Libyalılar hem de uluslararası toplum LSDF’nin kapsamlı bir çözüme yönelik hazırlık aşamasına ilişkin yol haritasını memnuniyetle karşıladı. Yol haritası, genel seçimler için 24 Aralık tarihini belirledi. BM Güvenlik Konseyi tarafından teyit edildi ve bu, daha geçen hafta düzenlenen Berlin bakanlar toplantısının sonuçları da dahil olmak üzere Berlin sürecinde merkezi bir konuma yerleştirildi” ifadelerini kullandı.
LSDF'nin bazı üyelerini LSDF'yi bozmaya ve siyasi yol haritasını baltalamaya çalışmakla suçlayan Norland “Bu hafta Cenevre'de gerçekleştirilen LSDF toplantılarını yakından takip ettik. Bu toplantılarda anayasal süreci uzatarak ya da seçimlerin yapılması için yerine getirilmesi gereken yeni koşullar yaratarak seçimlerin yapılmasını engelleyecek 'zehirli haplar’ yerleştirmeye çalışıyor gibi görünen bazı üyeler de bulunuyordu. Bu kişilerden bazıları, ABD'ye 24 Aralık'taki seçimleri destekleyeceklerine dair net güvenceler vermiş olan siyasi liderler adına çalışıyorlar” dedi.



İsrail, Washington ve Paris’e Lübnan ordusunu desteklemeye itirazı olmadığını bildirdi

İki İsrail askeri bir insansız hava aracı fırlatıyor. (Arşiv – İsrail ordusu)
İki İsrail askeri bir insansız hava aracı fırlatıyor. (Arşiv – İsrail ordusu)
TT

İsrail, Washington ve Paris’e Lübnan ordusunu desteklemeye itirazı olmadığını bildirdi

İki İsrail askeri bir insansız hava aracı fırlatıyor. (Arşiv – İsrail ordusu)
İki İsrail askeri bir insansız hava aracı fırlatıyor. (Arşiv – İsrail ordusu)

İsrail ordusunun, Kasım 2024’te imzalanan ateşkes anlaşmasına rağmen Lübnan’a yönelik hava saldırılarını sürdürdüğü bir dönemde, ateşkesin uygulanmasını denetlemekle görevli Mekanizma Komitesi’nin rolü tartışma konusu oldu. Söz konusu gelişmeler, Paris’in 5 Mart’ta Lübnan ordusuna destek amacıyla bir konferansa ev sahipliği yapmaya hazırlandığı süreçte yaşanıyor.

Tel Aviv’deki askeri kaynaklara göre, Lübnan ordusunun ülkenin güneyindeki faaliyetlerine ilişkin genel olarak olumlu bir değerlendirme bulunuyor. Ancak aynı kaynaklar, ordunun Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nin 1701 sayılı kararını tek başına uygulayamayacağı görüşünü de dile getiriyor. Bu çerçevede, ordunun hem kapasite eksikliği yaşadığı hem de siyasi çekişmelerin ortasında hareket etmek zorunda kaldığı, ayrıca bünyesinde Hizbullah’a sempati duyan unsurlar bulunduğu ve bu nedenle örgüte karşı yeterince kararlı davranmadığı iddia ediliyor.

Buna karşın İsrail hükümetinin, Lübnan ordusunun mali, lojistik ve askerî açıdan güçlendirilmesine yönelik Amerikan ve Avrupa girişimlerini desteklediği belirtiliyor. Konuya vakıf bir siyasi yetkili, Binyamin Netanyahu hükümetinin Washington ve Paris’e, Fransa’nın başkentinde yakında düzenlenecek olan Lübnan ordusuna destek konferansını desteklediğini bildirdiğini aktardı.

Mekanizma Komitesi ve güvenlik gelişmeleri

Bu gelişmeler, ABD’nin öncülük ettiği ve Fransa ile Birleşmiş Milletler Lübnan Geçici Görev Gücü’nün (UNIFIL) de yer aldığı Mekanizma Komitesi’nin son toplantısından iki gün sonra yaşandı. Komite, tarafların ateşkese ve buna eşlik eden düzenlemelere bağlı kalmasını sağlamakla görevli bulunuyor.

Aralık 2025’te Lübnan, komitede askeri temsilcilerin yanı sıra sivil Lübnanlı üyelerin de yer almasını kabul ederek İsrail ile müzakerelere katılımın önünü açtı. Başbakan Nevvaf Selam da komitenin, Hizbullah’ın Güney Lübnan’daki silahsızlandırma sürecini denetlemesine açık olduklarını ifade etti. 3 Aralık 2025’te Lübnan ile İsrail arasında doğrudan bir toplantı gerçekleştirildi. Görüşmeye, Lübnan’ın Washington eski Büyükelçisi Simon Karam, İsrail Ulusal Güvenlik Konseyi Dış Politika Direktörü Yuri Resnik ve ABD’li temsilci Morgan Ortagus katıldı.

Tel Aviv’deki kaynaklara göre, toplantıda ele alınan en önemli başlıklardan biri sınır bölgesinde ekonomik iş birliği oldu. Ancak bu hedeflerin, İsrail’in günlük bombardımanlarıyla nasıl bağdaştırılacağı sorusu gündemdeki yerini koruyor. Hizbullah’ın ise bir yıl üç aydır İsrail saldırılarına yanıt vermekten özellikle kaçındığı, böylece savaşın yeniden başlamasına gerekçe sunmamayı amaçladığı belirtiliyor. Buna karşılık İsrail tarafı, örgütün olası bir İran savaşı durumunda kullanmak üzere askeri kapasitesini güçlendirmeye çalıştığını öne sürerek saldırılarını sürdürmekte kararlı görünüyor.

 İsrail Hava Kuvvetleri, Mavi Bayrak tatbikatları sırasında (Arşiv – İsrail ordusu)İsrail Hava Kuvvetleri, Mavi Bayrak tatbikatları sırasında (Arşiv – İsrail ordusu)

Saldırıların sürmesiyle birlikte, operasyonların sahadaki Hizbullah mensuplarını ve saha komutanlarını fiilen hedef aldığı görülüyor. Nitekim örgüt, hayatını kaybeden isimler için taziye ilanları ve cenaze törenlerine katılım çağrıları yayımlayarak İsrail’in iddialarını dolaylı biçimde doğruluyor. Öte yandan, ABD’nin de bu saldırılara onay verdiği değerlendiriliyor. Washington’dan ne kamuoyu önünde ne de diplomatik kanallarda ciddi bir itiraz gelmiş değil.

Hizbullah’ın atılımları

Anlaşmaya göre, ateşkes ihlali teşkil eden her durumun izleme komitesi tarafından ele alınması gerekiyor. İsrail ise söz konusu saldırıların ihlal olmadığını, Lübnan ordusunun yapması gereken müdahaleleri yerine getirmemesi üzerine bu adımları kendisinin attığını savunuyor. Buna karşılık Lübnan, her bombardımanı anlaşmanın ihlali olarak değerlendirerek şikâyette bulunuyor. Ateşkesin ilk döneminde ABD’nin, yapılan şikâyetleri görüşmek üzere komiteyi toplantıya çağırdığı belirtiliyor. Ancak bugün komitenin daha seyrek toplandığı ve başvuruların yalnızca bir kısmının gündeme alındığı ifade ediliyor. Washington’un İsrail ile görüş ayrılığı yaşadığı durumlarda dahi, bunun çoğu zaman kınama ya da yaptırım içermeyen kısa notlarla geçiştirildiği kaydediliyor.

İsrail basınına yansıyan bilgilere göre ise ülkenin güvenlik birimleri, Hizbullah’a yönelik istihbarat sızmalarını sürdürerek örgüt mensuplarına ulaşmayı ve suikastlar düzenlemeyi başarıyor. Bu stratejiyle Hizbullah üzerindeki baskının artırılması, örgütün ateşkese bağlı kalmaya devam etmesi ve askeri kapasitesini yeniden inşa edememesi hedefleniyor. Beyrut’ta Güney Lübnan’ın Hizbullah’a ait mevzilerden, üslerden ve silahlardan arındırılması tartışılırken, İsrail tarafı örgütün askeri faaliyetlerinin Bekaa Vadisi’nde, Litani Nehri’nin kuzeyinde ve Suriye sınırı boyunca da tasfiye edilmesi gerektiğini savunuyor.


İran füzelerinin Suveyda’ya düşmesi sonucu beş kişi öldü, çok sayıda kişi yaralandı

Kuneytra kırsalındaki el-Hiran köyünde İran’a ait bir füzenin kalıntıları (SANA)
Kuneytra kırsalındaki el-Hiran köyünde İran’a ait bir füzenin kalıntıları (SANA)
TT

İran füzelerinin Suveyda’ya düşmesi sonucu beş kişi öldü, çok sayıda kişi yaralandı

Kuneytra kırsalındaki el-Hiran köyünde İran’a ait bir füzenin kalıntıları (SANA)
Kuneytra kırsalındaki el-Hiran köyünde İran’a ait bir füzenin kalıntıları (SANA)

Suriye’nin Suveyda vilayetinde, İsrail tarafından engellenen bir İran füzesinin sanayi bölgesindeki bir binaya düşmesi sonucu 5 kişi hayatını kaybetti, çok sayıda kişi de yaralandı. Daha önce bir başka İran füzesinin Kuneytra vilayetinde tarım arazisine düştüğü, olayda can kaybı yaşanmadığı bildirildi.

Suriye Acil Durum ve Afet Yönetimi Bakanlığı, vatandaşları azami dikkat göstermeye çağırdı. Öte yandan Sivil Havacılık ve Hava Taşımacılığı Genel Kurumu, Suriye hava sahasındaki güney hava koridorlarının uçuş trafiğine geçici olarak kapatıldığını açıkladı.

Suveyda vilayetindeki sağlık kaynakları, kentin kuzeyindeki sanayi bölgesinde bir füzenin patlaması sonucu 5 kişinin hayatını kaybettiğini ve cenazelerin Suveyda Devlet Hastanesi’ne ulaştırıldığını bildirdi. Şarku’l Avsat’ın yerel basından aktardığına göre olayda 3 kişi de yaralandı. Aynı kaynaklar, Suveyda’nın doğusundaki Radime köyünün doğusunda bir başka füzenin daha düştüğünü duyurdu.

Suriye devlet televizyonu el-İhbariyye ise İsrail işgal güçlerinin Kuneytra kırsalındaki Hiran köyüne düşen bir İran füzesini etkisiz hale getirdiğini, olayda can kaybı yaşanmadığını bildirdi. Ayrıca Dera’nın kuzeyindeki İnhel’e düşen bir füzenin de herhangi bir can kaybına yol açmadığı belirtildi.

Gelişmelerin hız kazanması üzerine Suriye Sivil Savunma Müdürlüğü bugün acil uyarı yayımlayarak, devam eden bölgesel ve uluslararası askeri gerilimler nedeniyle vatandaşları genel güvenlik talimatlarına tam olarak uymaya çağırdı.

Resmi hesaplardan yapılan açıklamada, patlama sesleri duyulduğunda binaların içine girilmesi, pencerelerden ve açık alanlardan uzak durulması, düşen yabancı cisimlere kesinlikle yaklaşılmaması ve bunların derhal yetkililere bildirilmesi istendi. Ayrıca, enkazın düştüğü alanlarda toplanılmaması ve olay yerlerine gidilmemesi çağrısı yapılarak acil müdahale ekiplerinin çalışmalarının kolaylaştırılması gerektiği vurgulandı. Savaş kaynaklı cisimlerin düşmesi sonucu çıkabilecek yangınların da derhal ilgili birimlere bildirilmesi istendi.

Kuneytra bölgesine düşen İran füzesinin enkazı (SANA)Kuneytra bölgesine düşen İran füzesinin enkazı (SANA)

Suriye Sivil Havacılık ve Hava Taşımacılığı Genel Kurumu bugün yaptığı açıklamada, ülke hava sahasındaki güney hava koridorlarının 12 saat süreyle uçuş trafiğine geçici olarak kapatıldığını duyurdu.

Kurum, resmi hesaplarından yayımladığı açıklamada söz konusu kararın ‘en yüksek hava güvenliği standartlarını sağlama’ amacıyla alındığını belirtti. Kapatma süresince hava trafiğinin onaylı alternatif güzergâhlar üzerinden yönetileceği, böylece uçuş akışının ve operasyonel faaliyetlerin, yürürlükteki hava trafik yönetimi sistemleri çerçevesinde kesintisiz sürdürüleceği ifade edildi.

Açıklamada ayrıca, gelişmelerin 24 saat esasına göre takip edildiği ve yeni durumlara ilişkin bilgilendirmenin zamanında yapılacağı kaydedildi. Kurum, sivil havacılığın güvenliği ile hava trafiğinin uluslararası düzenleme ve anlaşmalar doğrultusunda sürekliliğini sağlama konusundaki taahhüdünü yineledi.


Babil'de Ketaib Hizbullah'a ait bir yere düzenlenen saldırılarda iki kişi öldü

 Bağdat'ta bir gözetleme kulesinde duran güvenlik görevlisi (DPA)
Bağdat'ta bir gözetleme kulesinde duran güvenlik görevlisi (DPA)
TT

Babil'de Ketaib Hizbullah'a ait bir yere düzenlenen saldırılarda iki kişi öldü

 Bağdat'ta bir gözetleme kulesinde duran güvenlik görevlisi (DPA)
Bağdat'ta bir gözetleme kulesinde duran güvenlik görevlisi (DPA)

Babil vilayetinin kuzeyindeki Curf el-Nasr bölgesi, bugün Bağdat'ın güneyinde bulunan Ketaib Hizbullah'a ait bir yeri hedef alan çeşitli hava saldırılarına maruz kaldı. Şarku’l Avsat’a konuşan bir güvenlik kaynaklarına göre saldırılar sonucunda 2 kişi hayatını kaybetti, 3 kişi de yaralandı.

Kaynaklar, hedef alınan bölgede insansız hava araçları (İHA) ve füzeler için depolar bulunduğunu belirterek, kayıpların ve hasarın boyutunu doğru bir şekilde belirlemek için soruşturmaların devam ettiğini ve ilave ayrıntıların daha sonra açıklanacağını kaydetti.