WHO: Dünya aşılamaya rağmen salgın karşısında güvende değil

Delta varyantıyla mücadele için daha yüksek seviyede antikor gerekiyor.

Delta varyantının ortaya çıktığı Hindistan’da aşılamanın önemine ilişkin yapılan bir duvar resmi. (DPA)
Delta varyantının ortaya çıktığı Hindistan’da aşılamanın önemine ilişkin yapılan bir duvar resmi. (DPA)
TT

WHO: Dünya aşılamaya rağmen salgın karşısında güvende değil

Delta varyantının ortaya çıktığı Hindistan’da aşılamanın önemine ilişkin yapılan bir duvar resmi. (DPA)
Delta varyantının ortaya çıktığı Hindistan’da aşılamanın önemine ilişkin yapılan bir duvar resmi. (DPA)

Dünya Sağlık Örgütü (WHO), Kovid-19’a neden olan SARS-CoV-2 virüsünün mutasyona uğramış Delta varyantının tehlikesine ve birçok ülkede geniş çapta yayılmasına yönelik uyarıda bulundu. WHO Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, söz konusu varyantın en az 98 ülkede gözlemlendiğini ve aşı düzeyi ne olursa olsun dünyanın henüz salgın karşısında güvende olmadığını vurguladı.
WHO Genel Direktörü, Delta varyantının yayılmasını önlemenin iki yolu olduğunun altını çizdi. Bunlardan ilkini izolasyon, sosyal mesafe ve maske takma kurallarına bağlılık, ikincisi de koruyucu ekipman, oksijen ve aşıların adil olarak paylaşılması olarak sıraladı..
WHO’nun sosyal medya hesaplarından yayınlanan Beş Dakikada Bilim adlı programda Delta varyantının antikorlara karşı direnebildiği ve bunun diğer varyantlara kıyasla daha yüksek oranda antikorun gerekli olduğu anlamına geldiği belirtildi.
Her ne kadar WHO tarafından onaylanan tüm aşılar Delta varyantına karşı koruma sağlamasa da enfeksiyona bağlı olarak hastaneye yatışa ve ölümlere yol açan ciddi komplikasyonlara karşı koruma sağlayabileceği belirtiliyor. WHO, Delta varyantına karşı tam bağışıklık ve korumanın sağlanması için iki doz aşı yapılmasını öneriyor.
Almanya’nın Thüringen eyaletinin yönetim başkanı olan Bodo Ramelow, sonbaharda salgının dördüncü dalgasıyla mücadeleye hazırlık için oluşturulan, Delta varyantının artan yayılımına karşı zamanında uyarı veren erken uyarı sistemlerine güvendiğini duyurdu.
Bodo Ramelow Erfurt şehrinde AFP’ye yaptığı açıklamada, Almanya’nın Jena şehrindeki bir şirket tarafından geliştirilen analitik ölçüm teknolojisi için şu an Thüringen’de bir üniversite ile iş birliği yapıldığını söyledi. Söz konusu teknolojinin gelecekte atık sulardaki virüs yoğunluğunu ölçeceğini belirten Ramelow, şu an Thüringen’de bu teknolojinin kullanılması için hazırlıkların yapıldığını aktardı.
Delta varyantı, onaylanan aşıların koronavirüse karşı sağlayabileceği korumaya yönelik endişeleri artırdı. Cevaplar, WHO’nun sosyal paylaşım sitelerindeki hesaplarında, koronavirüs ve virüse karşı aşılar ile ilgili olarak farkındalık ve bilgilendirme amacıyla yayınlanan Beş Dakikada Bilim videolarında geldi.
Vismita Gupta-Smith, programın 44’üncü bölümünde WHO baş bilim insanı Dr. Soumya Swaminathan’ı ağırladı. Swaminathan, WHO’nun öncekilerden daha bulaşıcı olarak nitelendirdiği Delta’nın endişe verici olarak nitelenen dördündü varyant olduğunu söyledi. WHO baş bilim insanı, Delta varyantının yaygın biçimde görüldüğü ülkelerde aşı olan kişilerin hastanelere yatırılma olasılığının daha az olup olmadığını gösteren çalışmalar olduğunu vurguladı.
WHO Delta varyantına karşı tam bağışıklık ve koruma sağlanması için herkese tam doz aşılanmayı tavsiye ediyor. Bu nedenle WHO onaylı bir aşıya ulaşma fırsatı olduğunda, gerek Delta gerekse diğer mutasyona uğramış koronavirüs varyantlarından korunmak için tam aşılamanın gerektiği vurgulanıyor.



Netanyahu, İran ile müzakereleri görüşmek üzere çarşamba günü Washington'da Trump ile bir araya gelecek

Trump ve Netanyahu'nun Washington'da gerçekleşen daha önceki bir görüşmeden (Reuters)
Trump ve Netanyahu'nun Washington'da gerçekleşen daha önceki bir görüşmeden (Reuters)
TT

Netanyahu, İran ile müzakereleri görüşmek üzere çarşamba günü Washington'da Trump ile bir araya gelecek

Trump ve Netanyahu'nun Washington'da gerçekleşen daha önceki bir görüşmeden (Reuters)
Trump ve Netanyahu'nun Washington'da gerçekleşen daha önceki bir görüşmeden (Reuters)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ofisinden dün yapılan açıklamada, Netanyahu'nun çarşamba günü Washington'da ABD Başkanı Donald Trump ile bir araya gelerek İran ile müzakereleri görüşeceği bildirildi.

Reuters'ın aktardığı açıklamada, Netanyahu'nun ‘(İran ile) yapılacak herhangi bir müzakerede balistik füzelerin sınırlandırılması ve İran'ın bölgedeki vekillerine verilen desteğin durdurulmasının yer alması gerektiğine inandığı’ belirtildi.

Reuters'a göre çarşamba gün  yapılacak görüşme, ABD Başkanı Trump’ın geçtiğimiz yıl ocak ayında göreve dönmesinden bu yana Netanyahu ile Trump arasında yapılacak yedinci görüşme olacak. Öt yandan İsrail basınına göre Netanyahu, Trump'a İsrail'in İran'ın nükleer programını tamamen yok etme kararlılığını vurgulayacak.

İran ile ABD arasında geçtiğimiz cuma günü Umman'da nükleer dosyasına ilişkin görüşmeler gerçekleştirdi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, bu önemli müzakerelerin başarısızlığının Ortadoğu'da yeni bir savaşı tetikleyebileceği yönündeki endişelerin artması üzerine, görüşmelerin iyi bir başlangıç olduğunu ve devam edeceğini söyledi. Ancak Umman'ın başkenti Maskat'ta yapılan görüşmelerin ardından, ‘tehditlerin ve baskının kaldırılması herhangi bir diyalogun başlaması için şart’ olduğunu vurgulayan Arakçi, “(Tahran) sadece nükleer meselesini görüşecek... ABD ile başka hiçbir konuyu görüşmeyeceğiz” dedi.

Öte yandan her iki taraf da Tahran ile Batı arasında uzun süredir devam eden nükleer anlaşmazlığı çözmek için diplomasiye yeni bir şans vermeyi kabul ettiklerini belirtti. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, geçtiğimiz çarşamba günü yaptığı açıklamada, Washington'ın müzakerelerin İran'ın nükleer programı, balistik füze programı ve bölgedeki silahlı gruplara verdiği desteğin yanı sıra ‘kendi halkına davranış biçimini’ de kapsaması istediğini söyledi.

İranlı yetkililer, bölgedeki en büyük füze programlarından biri olan İran'ın füze programını tartışmayacaklarını defalarca kez belirtmiş ve Tahran'ın uranyum zenginleştirme hakkının tanınmasını istediğini söylemişlerdi.

Diğer taraftan Washington’a göre nükleer bombaya giden potansiyel bir yol olan İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetleri kırmızı çizgiyi oluşturuyor. Tahran ise uzun süredir nükleer yakıtı silah amaçlı kullanma niyetinde olmadığını vurguluyor.


Netanyahu, Trump'a İran nükleer projesinin tamamen ortadan kaldırılmasının gerekliliğini vurgulayacak

ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida'da düzenledikleri basın toplantısında (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida'da düzenledikleri basın toplantısında (Reuters)
TT

Netanyahu, Trump'a İran nükleer projesinin tamamen ortadan kaldırılmasının gerekliliğini vurgulayacak

ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida'da düzenledikleri basın toplantısında (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida'da düzenledikleri basın toplantısında (Reuters)

İsrail haber sitesi Ynet dün, Başbakan Binyamin Netanyahu'nun ABD Başkanı Donald Trump'a İsrail'in İran nükleer projesini tamamen ortadan kaldırma kararlılığını teyit edeceğini bildirdi.

İnternet sitesi, iyi bilgilendirilmiş bir kaynağa atıfta bulunarak, "İsrail'in tutumu, İran nükleer programının tamamen ortadan kaldırılması, uranyum zenginleştirmenin durdurulması, zenginleştirme kapasitesinin durdurulması ve zenginleştirilmiş uranyumun İran topraklarından çıkarılması konusunda ısrar etmek olacaktır" dedi.

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre kaynak, "İsrail, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı müfettişlerinin İran'a geri dönmesini ve şüpheli bölgelere sürpriz ziyaretler yapılmasını talep ediyor" ifadelerini kullandı.

Ynet haber sitesi, kaynağın şu sözlerini aktardı: "İran ile yapılacak herhangi bir anlaşma, İsrail'i tehdit edemeyeceklerinden emin olmak için füze menziline 300 kilometrelik bir sınır getirmelidir."

Ofisi dün yaptığı açıklamada, Netanyahu'nun önümüzdeki çarşamba günü Washington'da Trump ile görüşeceğini duyurdu.


Maskat’taki müzakereler uranyum zenginleştirme meselesi nedeniyle belirsizliğini koruyor

Arap Denizi'nde Nimitz sınıfı bir uçak gemisinin güvertesinde bulunan bir ABD askeri uçağı (AFP)
Arap Denizi'nde Nimitz sınıfı bir uçak gemisinin güvertesinde bulunan bir ABD askeri uçağı (AFP)
TT

Maskat’taki müzakereler uranyum zenginleştirme meselesi nedeniyle belirsizliğini koruyor

Arap Denizi'nde Nimitz sınıfı bir uçak gemisinin güvertesinde bulunan bir ABD askeri uçağı (AFP)
Arap Denizi'nde Nimitz sınıfı bir uçak gemisinin güvertesinde bulunan bir ABD askeri uçağı (AFP)

Maskat'ta Washington ve Tahran arasında yapılan ilk dolaylı müzakerelerin ertesi günü, ikinci turun kaderi uranyum zenginleştirme meselesinin çözülmesine bağlı gibi görünüyordu. ABD Başkanı Donald Trump dün yaptığı açıklamada, yeni bir müzakere turunun ‘önümüzdeki hafta’ yeniden başlayacağını duyurdu.

ABD yönetimi ‘sıfır zenginleştirme’ talep ederken, Tahran uranyum zenginleştirmeyi ‘egemenlik hakkı’ olarak nitelendirerek buna karşı çıkarak bunun yerine ‘güven verici’ bir zenginleştirme seviyesi önerdi.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, müzakerelerde ele alınan konuların genişletilmesine karşı çıktı. Füze programının ‘şimdi ve gelecekte müzakere edilemez’ olduğunu vurgulayan Arakçi, programı ‘tamamen savunma amaçlı’ olarak nitelendirdi.

İran’ın saldırıya uğraması halinde bölgedeki ABD üslerine saldıracağı yönünde yeni bir uyarıda bulunan İranlı bakan, ülkesinin ‘savaşı önlemeye olduğu kadar savaşa da hazır’ olduğunu vurguladı.

Öte yandan ABD'nin özel temsilcileri Steve Witkoff ve Jared Kushner, Arap (Umman) Denizi'ndeki Abraham Lincoln uçak gemisini ziyaret etti.

Diğer taraftan İsrail'de müzakerelerin sonuçlarına şüpheyle yaklaşılıyor. İsrailli yetkililer ‘anlaşmaya varılamayacağını’ söylerken Tel Aviv dün akşam, Başbakan Binyamin Netanyahu'nun çarşamba günü Washington'da Trump ile İran meselesini görüşmek üzere bir araya geleceğini duyurdu.