Gazze’deki çocuklar savaşlar yüzünden psikolojik sorunlar yaşıyor

Her 10 çocuktan dokuzu son yaşanan savaş nedeniyle travma geçiriyor.

Gazzeli çocuklar ambargo nedeniyle dileklerini dış dünyaya deniz yoluyla, mektuplar ile ilettiler. (Independent Arabia-Meryem Ebu Dekka)
Gazzeli çocuklar ambargo nedeniyle dileklerini dış dünyaya deniz yoluyla, mektuplar ile ilettiler. (Independent Arabia-Meryem Ebu Dekka)
TT

Gazze’deki çocuklar savaşlar yüzünden psikolojik sorunlar yaşıyor

Gazzeli çocuklar ambargo nedeniyle dileklerini dış dünyaya deniz yoluyla, mektuplar ile ilettiler. (Independent Arabia-Meryem Ebu Dekka)
Gazzeli çocuklar ambargo nedeniyle dileklerini dış dünyaya deniz yoluyla, mektuplar ile ilettiler. (Independent Arabia-Meryem Ebu Dekka)

İzzeddin Ebu Ayşe
“İsrail savaş uçakları yaşadığım bölgenin semalarında uçtuğu sürece savaş anılarını geri getireceği ve travmadan çıkmak için aldığım psikolojik tedavi seanslarının hepsinin etkisini azaltacağı nedeniyle rahatlama seanslarının hafızamdan silemeyeceği psikolojik sıkıntılar yaşıyorum.”
Bunlar, Gazze şehrinin doğusunda, İsrail sınırına yakın bir bölgede yaşayan Rami adlı çocuğun sözleri.
Rami, İsrail savaş uçakları tarafından yıkılan evinin enkazını gördüğünden bu yana sınıra yakın bölgelerde yaşamaktan ciddi anlamda korkar oldu. Zira Rami uzman psikologların değerlendirmelerine göre travma sonrası stres bozukluğu (TSSB) yaşıyor.

Gazze'deki çocukların yüzde 91'i sorunlarla mücadele ediyor
Bu durumda olan sadece Rami değil. Onun gibi birçok çocuk var. Uluslararası bir kuruluş olan Avrupa-Akdeniz İnsan Hakları İzleme Örgütü’nün verilerine göre Gazze'deki çocukların yüzde 91'i geçtiğimiz mayıs ayındaki son askeri çatışmadan sonra TSSB ve psikolojik sıkıntılar yaşıyor. Son savaştan önce de çocukların yüzde 33'ünün daha önceki saldırılardan kaynaklanan travma sonucu psikolojik desteğe ihtiyacı vardı.
Avrupa-Akdeniz İnsan Hakları İzleme Örgütü'nün Filistin ofisinin direktörü Enes el-Cercevi'ye göre İsrail'in Gazze Şeridi’ne düzenlediği saldırının üzerinden bir aydan fazla bir zaman geçmesine rağmen bölgedeki 10 çocuktan dokuzu çatışmayla bağlantılı bir tür ruhsal travma geçiriyor.
Ruh sağlığı ve psikolojik destek alanında çalışan kurumlar pek çok psikolojik rahatlama semineri düzenlemiş olsa da Rami’nin bu girişimlere tepkisi çok zayıf. Çünkü Rami, kendi deyimiyle her gün hala askeri çatışma havasını hissediyor.

Psikoterapi işe yaramayabilir
Aslında çatışma süreci sona erdi. Ancak İsrail’in keşif uçakları halen Gazze semalarında dolaşıyor. Aynı zamanda Gazze Şeridi’nin hemen yanındaki İsrail yerleşim yerlerine doğru yanıcı ve patlayıcı balonlar gönderilmesine karşılık olarak İsrail ordusu Filistinli grupların askeri kanatlarına bağlı eğitim kamplarına hava saldırıları gerçekleştirmeye devam ediyor.
Filistin Kadınlar Komitesi Birliği’nden (UPWC) psikolojik danışman Rola eş-Şerif konuya ilişkin yaptığı açıklamada şunları söyledi.
“Gazze çocuklarının maruz kaldığı travma iki türe ayrılıyor: Doğrudan ve dolaylı. Doğrudan travma bir yakının ölümü veya evini kaybetme sonucu oluşuyor. Dolaylı travma ise toplumda ve savaşta yaşananlara şahit olma, hava saldırılarının sesini duyma ve kan görme sonucunda meydana geliyor.”
Şer,f, Rami’nin ve aynı durumda olanların durumuna ilişkin de şu değerlendirmede bulundu:
“Psikoterapi seansları, özellikle halen savaşın devam ettiğini hisseden çocuklarda işe yaramayabilir. Genelde bu durum her gün bomba sesleri duyulan sınır bölgelerinde yaşayanlarda görülüyor. Bu yüzden bunun psikolojileri üzerindeki etkilerinden kurtulmaları zor. Akıl sağlığı destek ekibi, savaşın çocuklar üzerindeki psikolojik etkilerini gözlemledi. Etkiler korku, gerginlik, endişe, kalp atışlarının hızlanması, titreme, düzensiz uyku ve nokturnal terör (çocuklarda karabasan) şeklinde ortaya çıkıyor. 2014 yılında gerçekleştirilen askeri operasyon sonrası psikoterapi gören çocukların rahatsızlıkları nüksetti ve durumları daha da zor bir hal aldı. Çocukların çoğunluğunun bir kısmındaki psikolojik etkiler, travmalara ve rahatsızlıklara dönüştü. Bunlar aylarca kendilerini takip edebilir. Hepsinin psikolojik rahatlama seanslarına ve zihin sağlıklarını yeniden inşa edip rehabilite edilmeye ihtiyacı var. Çoğu çocuğun ruh halinde (gülme, ağlama ve sinirlenme hallerinde) abartılı bir değişim meydana geldi. Yaşadıkları psikolojik travmalar, zihinsel gezinti (mind-wandering) ve işlev bozukluğu durumuna girmelerine neden oldu. Bazılarında enürezis nokturna (idrarını tutamama) gibi sağlık sorunları oluştu. Bu, askeri operasyon sırasında küçük kardeşlerini kaybeden çocuklarda görüldü.”

“Ceninler bile psikolojik olarak etkilenmiş durumda”
Şerif değerlendirmesinin devamında çocukların yardım alması gerektiğini vurguladı:
“Bu çocukların hepsinin uygun bir psikoterapiye ihtiyacı var. Doğrudan psikolojik bir hasara veya fiziksel bir yaralanmaya maruz kalmamış çocuklar için yaklaşık 25 psikoterapi seansı gerekiyor. Ayrıca düşüncelerin duyguların ve toplumla iletişim mekanizmasının rehabilite edilmesi ve psikolojik bağışıklığın yeniden inşa edilmesinin yanı sıra psikolojik durum ve kişinin kendisi için rehberlik yapılması lazım. Aslına bakarsanız mesele sadece çocuklarla sınırlı değil. Anne adaylarının karnındaki ceninler bile psikolojik açıdan etkilenmiş durumda. Anne adayının psikolojik açıdan etkilenmesi ceninin de psikolojik bir travmaya girmesine yol açar ve bu çocuğun ilk yaşlarında gün yüzüne çıkar.”
Gazze'de askeri saldırıyı takip eden üç ay içerisinde yaklaşık 2 bin 500 hamile kadın doğum yapacak. Bu kadınların çoğu yerinden edilmiş, psikolojik açıdan etkilenmiş ve ruhsal bozukluklardan ve travmalardan musdarip bir durumdalar.
Filistin İstatistik Kurumu’nun verilerine göre Gazze nüfusunun yüzde 50’si (2 milyona tekabül ediyor) çocuklardan oluşuyor. Avrupa-Akdeniz İnsan Hakları İzleme Örgütü'nden araştırmacılar, İsrail ordusunun askeri operasyon sırasında, yüzde 75’inin çocuklardan ve kadınlardan oluştuğu kalabalık yerleşim yerlerine orantısız saldırılar yapıldığına işaret ediyorlar.
Filistin Sağlık Bakanlığı'nın verilerine göre İsrail yaptığı askeri operasyon sırasında, 11 gün içerisinde yaklaşık 66 çocuğu öldürdü. Gazze’ye başlattığı hava saldırılarında da 470’den fazla çocuk yaralandı. Aralarında hayatları boyunca veya uzun bir süre kendilerini engelli bırakacak yaralar alanlar var. Yaklaşık 241 çocuk ise ebeveynlerinden birini veya ikisini birden kaybetti. Buna ilaveten Avrupa-Akdeniz İnsan Hakları İzleme Örgütü’nün elindeki bilgiler, askeri operasyon sırasında yaklaşık 72 bin çocuğun Birleşmiş Milletler Filistinli Mültecilere Yardım Ajansı’nın (UNRWA) okullarına veya akrabalarının evlerine sığındığını gösteriyor.



İsrail, Washington ve Paris’e Lübnan ordusunu desteklemeye itirazı olmadığını bildirdi

İki İsrail askeri bir insansız hava aracı fırlatıyor. (Arşiv – İsrail ordusu)
İki İsrail askeri bir insansız hava aracı fırlatıyor. (Arşiv – İsrail ordusu)
TT

İsrail, Washington ve Paris’e Lübnan ordusunu desteklemeye itirazı olmadığını bildirdi

İki İsrail askeri bir insansız hava aracı fırlatıyor. (Arşiv – İsrail ordusu)
İki İsrail askeri bir insansız hava aracı fırlatıyor. (Arşiv – İsrail ordusu)

İsrail ordusunun, Kasım 2024’te imzalanan ateşkes anlaşmasına rağmen Lübnan’a yönelik hava saldırılarını sürdürdüğü bir dönemde, ateşkesin uygulanmasını denetlemekle görevli Mekanizma Komitesi’nin rolü tartışma konusu oldu. Söz konusu gelişmeler, Paris’in 5 Mart’ta Lübnan ordusuna destek amacıyla bir konferansa ev sahipliği yapmaya hazırlandığı süreçte yaşanıyor.

Tel Aviv’deki askeri kaynaklara göre, Lübnan ordusunun ülkenin güneyindeki faaliyetlerine ilişkin genel olarak olumlu bir değerlendirme bulunuyor. Ancak aynı kaynaklar, ordunun Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nin 1701 sayılı kararını tek başına uygulayamayacağı görüşünü de dile getiriyor. Bu çerçevede, ordunun hem kapasite eksikliği yaşadığı hem de siyasi çekişmelerin ortasında hareket etmek zorunda kaldığı, ayrıca bünyesinde Hizbullah’a sempati duyan unsurlar bulunduğu ve bu nedenle örgüte karşı yeterince kararlı davranmadığı iddia ediliyor.

Buna karşın İsrail hükümetinin, Lübnan ordusunun mali, lojistik ve askerî açıdan güçlendirilmesine yönelik Amerikan ve Avrupa girişimlerini desteklediği belirtiliyor. Konuya vakıf bir siyasi yetkili, Binyamin Netanyahu hükümetinin Washington ve Paris’e, Fransa’nın başkentinde yakında düzenlenecek olan Lübnan ordusuna destek konferansını desteklediğini bildirdiğini aktardı.

Mekanizma Komitesi ve güvenlik gelişmeleri

Bu gelişmeler, ABD’nin öncülük ettiği ve Fransa ile Birleşmiş Milletler Lübnan Geçici Görev Gücü’nün (UNIFIL) de yer aldığı Mekanizma Komitesi’nin son toplantısından iki gün sonra yaşandı. Komite, tarafların ateşkese ve buna eşlik eden düzenlemelere bağlı kalmasını sağlamakla görevli bulunuyor.

Aralık 2025’te Lübnan, komitede askeri temsilcilerin yanı sıra sivil Lübnanlı üyelerin de yer almasını kabul ederek İsrail ile müzakerelere katılımın önünü açtı. Başbakan Nevvaf Selam da komitenin, Hizbullah’ın Güney Lübnan’daki silahsızlandırma sürecini denetlemesine açık olduklarını ifade etti. 3 Aralık 2025’te Lübnan ile İsrail arasında doğrudan bir toplantı gerçekleştirildi. Görüşmeye, Lübnan’ın Washington eski Büyükelçisi Simon Karam, İsrail Ulusal Güvenlik Konseyi Dış Politika Direktörü Yuri Resnik ve ABD’li temsilci Morgan Ortagus katıldı.

Tel Aviv’deki kaynaklara göre, toplantıda ele alınan en önemli başlıklardan biri sınır bölgesinde ekonomik iş birliği oldu. Ancak bu hedeflerin, İsrail’in günlük bombardımanlarıyla nasıl bağdaştırılacağı sorusu gündemdeki yerini koruyor. Hizbullah’ın ise bir yıl üç aydır İsrail saldırılarına yanıt vermekten özellikle kaçındığı, böylece savaşın yeniden başlamasına gerekçe sunmamayı amaçladığı belirtiliyor. Buna karşılık İsrail tarafı, örgütün olası bir İran savaşı durumunda kullanmak üzere askeri kapasitesini güçlendirmeye çalıştığını öne sürerek saldırılarını sürdürmekte kararlı görünüyor.

 İsrail Hava Kuvvetleri, Mavi Bayrak tatbikatları sırasında (Arşiv – İsrail ordusu)İsrail Hava Kuvvetleri, Mavi Bayrak tatbikatları sırasında (Arşiv – İsrail ordusu)

Saldırıların sürmesiyle birlikte, operasyonların sahadaki Hizbullah mensuplarını ve saha komutanlarını fiilen hedef aldığı görülüyor. Nitekim örgüt, hayatını kaybeden isimler için taziye ilanları ve cenaze törenlerine katılım çağrıları yayımlayarak İsrail’in iddialarını dolaylı biçimde doğruluyor. Öte yandan, ABD’nin de bu saldırılara onay verdiği değerlendiriliyor. Washington’dan ne kamuoyu önünde ne de diplomatik kanallarda ciddi bir itiraz gelmiş değil.

Hizbullah’ın atılımları

Anlaşmaya göre, ateşkes ihlali teşkil eden her durumun izleme komitesi tarafından ele alınması gerekiyor. İsrail ise söz konusu saldırıların ihlal olmadığını, Lübnan ordusunun yapması gereken müdahaleleri yerine getirmemesi üzerine bu adımları kendisinin attığını savunuyor. Buna karşılık Lübnan, her bombardımanı anlaşmanın ihlali olarak değerlendirerek şikâyette bulunuyor. Ateşkesin ilk döneminde ABD’nin, yapılan şikâyetleri görüşmek üzere komiteyi toplantıya çağırdığı belirtiliyor. Ancak bugün komitenin daha seyrek toplandığı ve başvuruların yalnızca bir kısmının gündeme alındığı ifade ediliyor. Washington’un İsrail ile görüş ayrılığı yaşadığı durumlarda dahi, bunun çoğu zaman kınama ya da yaptırım içermeyen kısa notlarla geçiştirildiği kaydediliyor.

İsrail basınına yansıyan bilgilere göre ise ülkenin güvenlik birimleri, Hizbullah’a yönelik istihbarat sızmalarını sürdürerek örgüt mensuplarına ulaşmayı ve suikastlar düzenlemeyi başarıyor. Bu stratejiyle Hizbullah üzerindeki baskının artırılması, örgütün ateşkese bağlı kalmaya devam etmesi ve askeri kapasitesini yeniden inşa edememesi hedefleniyor. Beyrut’ta Güney Lübnan’ın Hizbullah’a ait mevzilerden, üslerden ve silahlardan arındırılması tartışılırken, İsrail tarafı örgütün askeri faaliyetlerinin Bekaa Vadisi’nde, Litani Nehri’nin kuzeyinde ve Suriye sınırı boyunca da tasfiye edilmesi gerektiğini savunuyor.


İran füzelerinin Suveyda’ya düşmesi sonucu beş kişi öldü, çok sayıda kişi yaralandı

Kuneytra kırsalındaki el-Hiran köyünde İran’a ait bir füzenin kalıntıları (SANA)
Kuneytra kırsalındaki el-Hiran köyünde İran’a ait bir füzenin kalıntıları (SANA)
TT

İran füzelerinin Suveyda’ya düşmesi sonucu beş kişi öldü, çok sayıda kişi yaralandı

Kuneytra kırsalındaki el-Hiran köyünde İran’a ait bir füzenin kalıntıları (SANA)
Kuneytra kırsalındaki el-Hiran köyünde İran’a ait bir füzenin kalıntıları (SANA)

Suriye’nin Suveyda vilayetinde, İsrail tarafından engellenen bir İran füzesinin sanayi bölgesindeki bir binaya düşmesi sonucu 5 kişi hayatını kaybetti, çok sayıda kişi de yaralandı. Daha önce bir başka İran füzesinin Kuneytra vilayetinde tarım arazisine düştüğü, olayda can kaybı yaşanmadığı bildirildi.

Suriye Acil Durum ve Afet Yönetimi Bakanlığı, vatandaşları azami dikkat göstermeye çağırdı. Öte yandan Sivil Havacılık ve Hava Taşımacılığı Genel Kurumu, Suriye hava sahasındaki güney hava koridorlarının uçuş trafiğine geçici olarak kapatıldığını açıkladı.

Suveyda vilayetindeki sağlık kaynakları, kentin kuzeyindeki sanayi bölgesinde bir füzenin patlaması sonucu 5 kişinin hayatını kaybettiğini ve cenazelerin Suveyda Devlet Hastanesi’ne ulaştırıldığını bildirdi. Şarku’l Avsat’ın yerel basından aktardığına göre olayda 3 kişi de yaralandı. Aynı kaynaklar, Suveyda’nın doğusundaki Radime köyünün doğusunda bir başka füzenin daha düştüğünü duyurdu.

Suriye devlet televizyonu el-İhbariyye ise İsrail işgal güçlerinin Kuneytra kırsalındaki Hiran köyüne düşen bir İran füzesini etkisiz hale getirdiğini, olayda can kaybı yaşanmadığını bildirdi. Ayrıca Dera’nın kuzeyindeki İnhel’e düşen bir füzenin de herhangi bir can kaybına yol açmadığı belirtildi.

Gelişmelerin hız kazanması üzerine Suriye Sivil Savunma Müdürlüğü bugün acil uyarı yayımlayarak, devam eden bölgesel ve uluslararası askeri gerilimler nedeniyle vatandaşları genel güvenlik talimatlarına tam olarak uymaya çağırdı.

Resmi hesaplardan yapılan açıklamada, patlama sesleri duyulduğunda binaların içine girilmesi, pencerelerden ve açık alanlardan uzak durulması, düşen yabancı cisimlere kesinlikle yaklaşılmaması ve bunların derhal yetkililere bildirilmesi istendi. Ayrıca, enkazın düştüğü alanlarda toplanılmaması ve olay yerlerine gidilmemesi çağrısı yapılarak acil müdahale ekiplerinin çalışmalarının kolaylaştırılması gerektiği vurgulandı. Savaş kaynaklı cisimlerin düşmesi sonucu çıkabilecek yangınların da derhal ilgili birimlere bildirilmesi istendi.

Kuneytra bölgesine düşen İran füzesinin enkazı (SANA)Kuneytra bölgesine düşen İran füzesinin enkazı (SANA)

Suriye Sivil Havacılık ve Hava Taşımacılığı Genel Kurumu bugün yaptığı açıklamada, ülke hava sahasındaki güney hava koridorlarının 12 saat süreyle uçuş trafiğine geçici olarak kapatıldığını duyurdu.

Kurum, resmi hesaplarından yayımladığı açıklamada söz konusu kararın ‘en yüksek hava güvenliği standartlarını sağlama’ amacıyla alındığını belirtti. Kapatma süresince hava trafiğinin onaylı alternatif güzergâhlar üzerinden yönetileceği, böylece uçuş akışının ve operasyonel faaliyetlerin, yürürlükteki hava trafik yönetimi sistemleri çerçevesinde kesintisiz sürdürüleceği ifade edildi.

Açıklamada ayrıca, gelişmelerin 24 saat esasına göre takip edildiği ve yeni durumlara ilişkin bilgilendirmenin zamanında yapılacağı kaydedildi. Kurum, sivil havacılığın güvenliği ile hava trafiğinin uluslararası düzenleme ve anlaşmalar doğrultusunda sürekliliğini sağlama konusundaki taahhüdünü yineledi.


Babil'de Ketaib Hizbullah'a ait bir yere düzenlenen saldırılarda iki kişi öldü

 Bağdat'ta bir gözetleme kulesinde duran güvenlik görevlisi (DPA)
Bağdat'ta bir gözetleme kulesinde duran güvenlik görevlisi (DPA)
TT

Babil'de Ketaib Hizbullah'a ait bir yere düzenlenen saldırılarda iki kişi öldü

 Bağdat'ta bir gözetleme kulesinde duran güvenlik görevlisi (DPA)
Bağdat'ta bir gözetleme kulesinde duran güvenlik görevlisi (DPA)

Babil vilayetinin kuzeyindeki Curf el-Nasr bölgesi, bugün Bağdat'ın güneyinde bulunan Ketaib Hizbullah'a ait bir yeri hedef alan çeşitli hava saldırılarına maruz kaldı. Şarku’l Avsat’a konuşan bir güvenlik kaynaklarına göre saldırılar sonucunda 2 kişi hayatını kaybetti, 3 kişi de yaralandı.

Kaynaklar, hedef alınan bölgede insansız hava araçları (İHA) ve füzeler için depolar bulunduğunu belirterek, kayıpların ve hasarın boyutunu doğru bir şekilde belirlemek için soruşturmaların devam ettiğini ve ilave ayrıntıların daha sonra açıklanacağını kaydetti.