WHO’dan yeniden kapanma kararı alma konusunda tereddüt etmeme çağrısı

Almanya'nın Berlin kentinde yaşlı bir vatandaşa aşı yapılıyor. (Reuters)
Almanya'nın Berlin kentinde yaşlı bir vatandaşa aşı yapılıyor. (Reuters)
TT

WHO’dan yeniden kapanma kararı alma konusunda tereddüt etmeme çağrısı

Almanya'nın Berlin kentinde yaşlı bir vatandaşa aşı yapılıyor. (Reuters)
Almanya'nın Berlin kentinde yaşlı bir vatandaşa aşı yapılıyor. (Reuters)

Avrupa'da kaydedilen günlük vakalarda üç aylık istikrarlı düşüşün ardından, geçen hafta kaydedilen vaka sayısı çoğu Avrupa ülkesinde önceki haftanın rakamlarıyla neredeyse aynı seviyede gerçekleşti.Ancak Rusya gibi bazı ülkelerde virüsün yayılma hızında pandeminin başlangıcından bu yana kaydedilen rekor seviyelere yakın bir artış yaşandı. 
Bu bilgi, Dünya Sağlık Örgütü Avrupa (WHO) Bölge Ofisi'nde Avrupa’daki epidemiyolojik durumu takip eden ekibe ulaşan periyodik verilerin özetini teşkil ediyor. Söz konusu veriler WHO uzmanlarını dün (Pazartesi) hükümetleri aşı kampanyalarını yoğunlaştırmaya ve hızlandırmaya teşvik etmeye sevk etti. Uzmanlar yaptıkları açıklamada, önümüzdeki haftalarda yeni vakalarda bir artış yaşandığının doğrulanması halinde sıkı izolasyon önlemlerine geri dönme konusunda tereddüt etmeme çağrısında bulundular.
WHO Avrupa Bölge Ofisi uzmanları, art arda yaşanan 12 haftalık düşüşün ardından yeni günlük vaka sayısının azalmasının durmasını, hızla yayılan Delta varyantının patlamasına, izolasyon önlemlerinin ve hareketlilik ile kalabalığa yönelik kısıtlamaların hafifletilmesine bağladı. Bununla birlikte, Avrupa'da aşı kampanyalarının “gevşek tarafı” olarak adlandırdıkları duruma karşı uyarıda bulunan uzmanlar, 20 yaşın altındaki gençler arasında aşı kapsamının düşük olması ve kampanyaların 60 ve 70 yaş arasındakiler ile kritik kategoride bulunanlar için yetersiz kalmasına dikkat çektiler. Ayrıca, tehlikeli salgın semptomlarına maruz kalanların yanı sıra, çeşitli nedenlerle hala aşı almayı reddedenlerin sayısının önemsenmeyecek kadar az olmadığını vurguladılar.
WHO, eğitim faaliyetlerinin yeniden başlama tarihi yaklaşırken, öğrenciler arasında aşı kapsamının hala düşük olması nedeniyle, öğrenciler ve tüm eğitim ve idari personel arasında aşılananların kapsamı yüzde 70'i aşana kadar okullarda koruyucu maske kullanımı ve sosyal mesafe önlemlerinin uygulanması çağrısında bulundu. 
WHO Avrupa Bölge Ofisi, üye devletlerden periyodik olarak alınan son verilerden, çoğu ülkenin aşıları çeşitli nedenlerle almaya isteksiz olanlar veya reddedenler ile ikinci dozu almayı ertelemeye karar verenler nedeniyle aşı kampanyasını toplumun tümünde uygulama konusunda zorluklarla karşılaştığının gözlemlendiğini belirtti.
Sağlık yetkililerinin WHO Avrupa Bölge Ofisi’ne sunduğu raporlarda belirtilen nedenler arasında aşı alma kararı konusunda özgür olunmasında ısrar edilmesi, ilaç firmalarının aşıların güvenilirliği ve etkinliğine ilişkin sunduğu verilere güven duyulmaması veya özellikle tek başına yaşayanların tehlikeli ikincil semptomlarından dolayı endişe etmesi gibi nedenler yer alıyor. Raporlarda, aşının etkinliği, güvenliği ve yeni mutasyonlara karşı korumasına ilişkin nihai veriler elde edilene kadar aşı olmayı erteleyenlere dikkat çekiliyor. Öte yandan, birçok ülkede temel hizmetleri sağlayan yüzlerce hemşire, doktor ve çalışan, kendilerini aşı yaptırmaya zorlayan hükümetlere karşı mahkemelerde davalar açtı. Ancak şu ana kadar bu davalardan herhangi bir karar çıkmadı. 
Avrupa Hastalıkların Önlenmesi ve Kontrol Merkezi (ECDC) ise, Delta varyantının hızla yayılması nedeniyle yeni günlük vakaların sayısı artışa geçtiği takdirde sağlık sistemlerinde yaşanacak aşırı kalabalıklaşma olasılığı konusunda uyardı. Tüm verilerde Delta varyantının, Avrupa'da yaz sezonunun bitiminden önce veya Mayıs ortasından bu yana vakaların ikiye veya üçe katlandığı ve bazı ülkelerde gelecek ayın başında hâkim olabileceği tahmin ediliyor. ECDC'nin aşı yaptırmaya çekinen veya aşıyı reddedenleri ikna etmek için yayınladığı tavsiyeler arasında, bu kategorideki bireylerin doğrudan kişisel bilgileri ve tavsiyelerine duydukları güven nedeniyle, aile hekimlerine güvenmelerini sağlamak yer alıyor.
WHO uzmanları, Avrupa’daki mevcut epidemiyolojik duruma ilişkin son gelişme ile son zamanlarda Delta varyantının ortaya çıkması ve yayılmasından sonra İngiltere’de yaşananlar arasında bir benzerlik görüyor. İngiltere’de aşı kampanyalarının ilerlemesiyle birlikte yeni günlük vaka sayısı iki binin altına düştü. Ancak daha sonra yükselişe geçerek önceki günlerde 30 bin eşiğini geçti. ECDC uzmanları, Avrupa'da üçüncü bir dalgadan bahsetmek için erken olduğunu, ancak dikkatli olunması ve epidemiyolojik durumun dikkatli bir şekilde takip edilmesi gerektiğini vurguluyorlar. Pandeminin ortaya çıkmasından bir buçuk yıl sonra virüsün bizden daha akıllı ve hayatta kalmak için adapte olma kabiliyetine sahip olduğunun anlaşıldığını belirten uzmanlar, virüsün yayılmasının devam etmesinin bizi, onun her zaman bir adım gerisinde bıraktığını belirtiyor.



İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
TT

İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, bugün (pazar) yaptığı açıklamada, ABD’nin müzakereleri “aldatma, hile ve zaman kazanma aracı” olarak kullanmayı hedeflemesi halinde bunun bir “yanılsama” olacağını söyledi. Ejei, “Müzakerelere dair hiçbir umut ve güven yoktur” dedi.

Washington ile Tahran arasında ilk tur görüşmeler cuma günü Umman’da yapılmış, taraflar görüşmeleri “olumlu” olarak nitelemiş ve yakın zamanda sürdürme niyetlerini açıklamıştı.

Söz konusu görüşmeler, İran’da rejim karşıtı geniş çaplı protesto dalgasının zirveye ulaşmasından yaklaşık bir ay sonra gerçekleşti. Protestolar sırasında yürütülen ve insan hakları örgütlerinin “benzeri görülmemiş” olarak nitelediği güvenlik operasyonlarında binlerce kişinin hayatını kaybettiği belirtiliyor.

ABD Başkanı Donald Trump, başlangıçta protestoların bastırılması nedeniyle Tahran’a karşı askeri seçenekleri gündeme getirmiş, hatta göstericilere “yardım yolda” mesajı vermişti. Ancak Trump’ın son günlerdeki söylemi, İran’ın nükleer programını dizginlemeye odaklandı. Bu çerçevede ABD, başını “USS Abraham Lincoln” uçak gemisinin çektiği bir deniz görev grubunu bölgeye sevk etti. İran yönetimi ise Trump’ın İran’a saldırı tehditlerini hayata geçirme ihtimalinden ciddi endişe duyuyor. Tahran, olası bir saldırı halinde bölgedeki ABD üslerini hedef alacağı ve Hürmüz Boğazı’nı kapatabileceği uyarısında bulundu.

Yargı Erki Başkanı, müzakere çağrısı yapan taraflara dair “ne umut ne de güven” olduğunu vurgulayarak, ABD’ye bu yolda güvenilemeyeceğini söyledi. Mevcut diyalog çağrılarının, “şiddeti kışkırtan ve sabotajcıları silahlandıran aynı taraflardan” geldiğini ifade etti.

dfwfde
Gösterici kalabalıkları, geçen 8 Ocak’ta başkent Tahran’ın batısındaki bazı yolları kapattı (AP)

Yargı erkinin resmi ajansı Mizan’ın aktardığına göre Ejei, pazar günü yaptığı konuşmada İran’ın hiçbir zaman savaş isteyen taraf olmadığını, ancak her türlü saldırgana karşı tüm gücüyle duracağını belirtti. Bazı ülkelerin geçmişte İran’ın yanında yer alırken, “İslam Cumhuriyeti’nin sonunun geldiğini düşündüklerini” de sözlerine ekledi.

Ejei, geçen yıl haziran ayında yaşanan ve 12 gün süren savaşa atıfta bulunarak, müzakereler sürerken savaşı başlatan tarafların, İran’ın “direncini” gördükten sonra ateşkes talep etmek zorunda kaldıklarını söyledi.

“İsyan eylemlerini kim başlattı? Provokatörleri kim silahlandırdı?” diye soran Ejei, “Onları silahlandıranlar bugün ‘gelin müzakere edelim’ diyenlerin ta kendileridir” ifadelerini kullandı.

Orta İran’daki Arak kentinde yargı yetkililerine hitap eden Ejei, “aldatılmış bireyler” ile “asıl unsurların” hesabının ayrı olduğunu belirterek, davaların “yargı usullerine uygun ve her vakanın niteliğine göre” ele alınacağını söyledi.

Son protestolardaki şiddetin benzeri görülmemiş boyutlara ulaştığını savunan Ejei, “sokaklarda ve geçiş noktalarında en vahşi suçları işleyenlerin sıradan vatandaşlar değil; ABD ve Siyonist rejim unsurları tarafından eğitilmiş, kalpsiz teröristler olduğunu” ileri sürdü.

Buna karşılık “aldatılmış unsurların” varlığını kabul eden Ejei, bunların “teröristler ve ayaklanmaların ana unsurlarından ayrı değerlendirileceğini” ve suçlamalarının “her birinin koşullarına göre” inceleneceğini söyledi.

ABD merkezli insan hakları örgütü Hrana, protestolar sırasında çoğu gösterici olmak üzere 6 bin 971 kişinin öldüğünü ve 51 binden fazla kişinin gözaltına alındığını belgelediğini açıkladı.

Ejei ayrıca, protestolar sırasında reform çağrısı yapan ve baskıların araştırılması için ulusal bir gerçekleri araştırma komisyonu kurulmasını isteyen bazı iç aktörleri ve kişileri de eleştirdi.

Velayet-i Fakih’in yanında durmamanın, savaş sırasında Saddam Hüseyin’e sığınanların ve bugün suçlu Siyonistlere yaslananların akıbetiyle sonuçlanacağını savunan Ejei, “Bir zamanlar devrimle birlikte olan, bugün ise bildiri yayımlayan bu kişiler acınacak ve sefil insanlardır” dedi.


İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Ynet haber sitesi bugün, İsrail kabinesinin Batı Şeria’daki arazi tescili ve mülkiyet prosedürlerinde temel değişiklikleri onayladığını bildirdi. Yeni düzenlemeler, Filistinlilere ait bazı evlerin yıkılmasına izin veriyor.

Yedioth Ahronoth’un internet sitesi Ynet, yeni kararların İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria’nın A Bölgesi’nde Filistinlilere ait binaları yıkmasına izin vereceğini ve Batı Şeria genelinde yerleşim faaliyetlerinin önemli ölçüde genişlemesine yol açacağını doğruladı.

zsdcfgt
Batı Şeria’daki İsrail askerleri (Reuters)

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre İsrail kabinesinin aldığı kararlar, Oslo Barış Anlaşmaları kapsamında ilk asker çekilme dalgasında İsrail ordusunun çekilmediği tek şehir olan El Halil’de İsrail-Filistin çatışmasını çözmeye yönelik geçici bir adım olması amaçlanan 1997 El Halil Protokolü’nün ilkelerine aykırı.


Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
TT

Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)

Rusya'nın Başkurdistan Cumhuriyeti'nde cumartesi günü bir üniversite yurdunda bir gencin bıçaklı saldırı dizisi sonucu en az 6 kişi yaralandı. Yaralananlar arasında öğrenciler de var.

Haberlere göre bıçak taşıdığı belirtilen 15 yaşındaki çocuk, cumartesi günü Ufa'daki Devlet Tıp Üniversitesi'nin yurduna girip öğrencilere saldırmaya başladı. Gencin milliyetçi sloganlar attığı ve Nazi sembolü çizdiği bildirildi.

Rusya İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Tümgeneral Irina Volk, RTVI haber sitesine yaptığı açıklamada, "Saldırgan gözaltına alınmaya direndi ve bu sırada iki polis memuru bıçaklandı. Ayrıca şüpheli kendine de zarar verdi" dedi. Şüpheli, ağır yaralı halde yerel bir çocuk hastanesine kaldırıldı.

Moskova'nın yaklaşık 1200 km doğusundaki Ufa'daki yetkililer, olayla ilgili üst düzey soruşturma başlattı. Saldırıda yaralanan en az 4 kişi hastaneye kaldırıldı ve birinin durumunun kritik olduğu düşünülüyor. Yaralananlar arasında Hintli öğrenciler de bulunuyor.

Moskova'daki Hindistan Büyükelçiliği, "Ufa'da talihsiz bir saldırı yaşandı. Aralarında 4 Hintli öğrencinin de bulunduğu birçok kişi yaralandı" açıklamasını yaptı.

Büyükelçilik, yetkililerle temas halinde olduğunu ve "Kazan'daki konsolosluktan yetkililerin yaralı öğrencilere yardım etmek üzere Ufa'ya hareket ettiğini" belirtti.

Görgü tanıkları, kaotik anları "her yer kan içindeydi" diyerek anlattı. Ren TV, yaralıların ambulanslarla hastaneye taşındığını gösteren görüntüleri yayımladı.

Yerel Baza kanalına göre, şüpheli yasaklı bir neo-Nazi örgütüne mensuptu. Economic Times'a göre Rusya'daki üniversitelerde 30 binden fazla Hintli öğrencinin eğitim gördüğü tahmin ediliyor.

Independent Türkçe