Hac mevsiminde yapay zeka ve ileri seviye teknolojik çözümler kullanılıyor

Hizmet verimliliğini artırmak ve hacıların yolculuklarını kolaylaştırmak amaçlanıyor.

Hacılara hizmet veren robotlar sterilizasyon işlemlerinden su dağıtımına kadar birçok alanda kullanılıyor. (Şarku’l Avsat)
Hacılara hizmet veren robotlar sterilizasyon işlemlerinden su dağıtımına kadar birçok alanda kullanılıyor. (Şarku’l Avsat)
TT

Hac mevsiminde yapay zeka ve ileri seviye teknolojik çözümler kullanılıyor

Hacılara hizmet veren robotlar sterilizasyon işlemlerinden su dağıtımına kadar birçok alanda kullanılıyor. (Şarku’l Avsat)
Hacılara hizmet veren robotlar sterilizasyon işlemlerinden su dağıtımına kadar birçok alanda kullanılıyor. (Şarku’l Avsat)

Bu yıl Hac mevsiminde başta robotlar olmak üzere entegrasyonu tamamlanan çeşitli teknolojik çözümlerle ileri düzeyde hizmet verilmesi planlanıyor. Bu adım, Suudi Arabistan’ın hacıların manevi yolculuğunu kolaylaştırmaya ve ibadetlerini huşu dolu manevi bir atmosferde kolaylıkla gerçekleştirmelerini sağlamaya yönelik yürütülen çalışmalar çerçevesinde atıldı. Hacılara sağlanan hizmetin verimliliğini artırmak için yapay zeka, teknoloji, yenilikler ve verilere yönelik yatırımlar yapıldı.
Bugün Hac ibadetlerini yerine getirmek için Mekke şehrine akın eden hacılar, teknoloji ile bir arada yaşamanın faydalarından yararlanacaklar. Söz konusu teknolojiler arasında şehrin batı girişinde yer alan eş-Şemisi’de gruplandırma ve teftiş konusunda akıllı sistemlerle desteklenen güvenlik kontrol merkezinin yanı sıra Hac mevsimlerinde ve yoğun saatlerde gelenler için bekleme süresini 6 dakikaya indiren, 16 şerit üzerinden trafiği kolaylaştıran dijital kapıdaki sistemleri kapsıyor.
Yapay zeka ile çalışan robotlar, Mescid’i Haram’da da hacıları karşılamaya hazırlanıyor. Zemzem sularının dağıtımı, sterilizasyon ve salgınla mücadele kapsamında hizmet verecek olan robotlar salgın kontrolü için termal kameraların yanı sıra sterilizasyon için cihaz ve ekipmanlarla donatılmış durumda. Birçok bakanlık, devlet kurumu ve özel kuruluşlar, hacılara verilen hizmetin kalitesini yükseltmek ve kolay, güvenli ve sağlıklı bir Hac mevsimi geçirmelerini sağlamak için birçok uygulama ve program başlattılar.
Suudi Arabistan Din İşleri, İrşad ve Davet Bakanı Dr. Abdullatif bin Abdulaziz bin Abdurrahman Al Şeyh, 31 milyon riyalden (8,2 milyon dolar) fazlaya mal olan bakım ve yatırım projeleri başlattı. Bakanlığın Vizyon 2030 planlarıyla uyumlu  elektronik servislerin sağlanmasına ilişkin hedefleri çerçevesinde başlatılan girişimler arasında, hacıları bilgilendirmek ve yönlendirmek üzere akıllı telefon uygulamaları, Nimra Cami’de internet hizmeti, uluslararası dillerde eğitim ve bilinçlendirme içeriklerinin yayınladığı televizyon (62 tane) kurulumu da dahil olmak üzere kutsal mekanlarda interaktif ekranlar bulunuyor. İslami elektronik kütüphane için etkileşimli ekranlar (30 tane) ve uzaktan fetva veren “Fetva robot” hizmeti de yer alıyor.
Hacılar için dijital hizmetlerin geliştirilmesine yönelik Akıllı Hac Kartı, kamplara giriş, ulaşım araçlarının kullanımı, satış noktalarında ve ATM’lerden ödeme yapılması, toplanma noktalarının, hacıların gruplanma ve seyahat tarihlerinin öğrenilmesi gibi tüm hizmetlerde kullanılıyor. Kart aynı zamanda hacıların kişisel, konaklama ve sağlık bilgilerini taşıyan dijital bir kimlik olarak da kullanılıyor. Böylece kaybolanların yolu bulmasını sağlıyor. Kart Yakın Alan İletişim (NFC) teknolojisi ile çalışıyor ve self servis cihazlarda da kullanılabiliyor.
Hac ve Umre Bakanlığı Müsteşarı Dr. Amr el-Meddah, Şarku’l Avsat’a verdiği demeçte akıllı kartın, kayıt dışı hacıların girişini engelleme ve kişilerin izin verilen yerler dışında bulunmasını önleme konusunda katkı sağladığını belirtti.
Meddah kartın tüm dünyanın koronavirüs pandemisiyle mücadele ettiği bir dönemde, istisnai şartlar altında düzenlenen Hac mevsiminde hacıların güvenliğini ve sağlığını korumak için alınan ihtiyati tedbirlere uygun olarak, şeytan taşlanırken veya Kabe’yi tavaf ederken yoğunluk yaşanmasını önlemeye yardımcı olacağını söyledi. Hacıların doğru şekilde ilerlemelerinin sağlanmasına katkıda bulunacağına dikkat çekti.
Meddah, Hacıların söz konusu kart sayesinde kutsal mekanlardaki konaklama yerlerine gidiş ve dönüş zamanlarını ve toplanma noktalarını öğrenmelerinin yanı sıra günlük yemeklerini seçmelerini sağlayacağını bildirdi. Ayrıca kontrol merkezinden uyarılar almalarını, açıklanan kriterlere göre hizmet sağlanmasını, Hac yolculuğunu ve hizmetlerini değerlendirmesini ve bir ihmal söz konusu olması durumunda hizmet sağlayıcıya yönelik karar alınmasını sağladığını da sözlerine ekledi. Dr. Meddah kartın yoğunluk yaşanmadan bilgi edinilmesine olanak sağladığını, ayrıca hacıların deneyimlerinin iyileştirilmesinin kolaylaştırıldığını vurguladı.
Hac ve Umre Bakanlığı Müsteşarı her kartın yeşil, kırmızı, sarı ve mavi olmak üzere dört renge sahip olduğunu belirtti. Söz konusu renkler kart sahibinin kutsal alanda ikamet ettiği yer ile bağlantı sağlanan, kampların girişlerindeki akıllı kapılardan giriş yapmak için kullanılıyor. Kart ayrıca hacının sağlık bilgilerini kaydetmesine, grup programlarını gözden geçirmesine ve Hac programını öğrenmesine de yardımcı oluyor.
Meddah akıllı bunun sadece üzerinde kişinin bilgilerinin yazılı olduğu bir kart olmadığını vuurguladı. Hizmet kalitesini artırmak, hacıların hareketini kolaylaştırmak ve verilen hizmetleri yönetmek konusu7nda aktif olarak kullanıldığını belirtti. Ayrıca evrak işlerinin ve hacıların bilgilerinin, binecekleri otobüslerin ve gruplanmalarının öğrenilmesine yönelik bekleme süresinin kısaltılması için çalışan entegre bir dijital hizmet platformu olması itibariyle sadece bir karttan daha fazlası olduğunu kaydetti.
Mescid-i Haram ve Mescid-i Nebevi İşleri Genel Başkanlığı’na bağlı İdari İşlerden Sorumlu Teknik ve Hizmet İşleri Genel Müdür Yardımcısı Mansur el-Mansuri da, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada robotların, zemzem dağıtımı ve sterilizasyon için kullanılmasının yanı sıra Mescid’i Haram’daki hizmet sisteminin iyileştirilmesine katkıda bulunduğunu vurguladı. Söz konusu adımın teknolojik gelişmelerin her alanda kullanması ve ihtiyati tedbirlerin uygulanması yönündeki kararlılık kapsamında atıldığını bildirdi.
Mansuri zemzem suyu dağıtan robotların soğutulmuş ve sterilize edilmiş 30 şişeyi bir turda, 10 dakikadan daha kısa sürede dağıttığı bilgisini verdi. Bir robotun kesintisiz 8 saat çalıştığına, hacıların rahat bir şekilde su şişelerine ulaşabilmesi için 20 saniye durma gibi özelliklerinin olduğuna, ayrıca insanların hareketlerini engellemediğine dikkat çekti.
Mansuri, sterilizasyon robotunun da önceden ayarlanan bir harita üzerinde, 6 seviyede çalıştığını bildirdi. Şarj edebilme kabiliyetine sahip olan robotun insan müdahalesi olmadan 5 ila 8 saat arası çalışabildiğini ve 600 metrekarelik bir alandaki bakterileri yok etmek için saatte iki litreden toplam 23,8 litre su tükettiğini açıkladı.
Hacıların kutsal alanlar arasındaki geçiş aşamalarına, hacılara hizmet verecek çalışan kadroları hazırlanması ve güvenliğin sağlanması için koruyucu tedbirleri içeren bir paket eşlik edecek.
Suudi Arabistan Vizyon 2030 hedeflerine ulaşmak için yürütülen teknik gelişmeler ve yüksek kalitede hizmet vermek amacıyla sunulan akıllı hizmetler ile hacılara gerekli olanakları sağlayacak.
Akıllı Hac platformunun yanı sıra yakın zamanda başlatılan Hacılar İçin Akıllı Bileklik (NESC) uygulaması da sunulan hizmetler arasında yer alıyor. Sunulan diğer hizmetler arasında  konaklamaya yönelik “Hizmetler kontrolü” girişimi ve kalabalığın yönetilmesine ilişkin “el-Tefvic” programı da bulunuyor.
Hac ve Umre Bakanlığı söz konusu teknolojik sistemi pandemi nedeniyle istisnai şartlar altında düzenlenen Hac mevsiminde, hazırlanan stratejik plan doğrultusunda yerine getirilmesi için kullanıyor. Bakanlık bu adımı koronavirüsün sosyal mesafenin korunmasının zor olduğu büyük kalabalıklar arasında yayılmasını önlemek amacıyla atıyor. Çalışmalarını İslam hukukunun insan canını korumaya yönelik kuralları doğrultusunda gerçekleştiriyor.
Suudi Arabistan’dan yapılan açıklamalar tüm dünyanın koronavirüs pandemisiyle mücadele ettiği bir dönemde hacıların sağlığını ve güvenliğini korumaya yönelik önleyici tedbirler üzerinde sıkı kontroller gerçekleştirileceği yönünde. Açıklamalarda ayrıca kalite seviyesini yükselten ve hizmette çeşitli seviyelerde teknik gelişme sağlayan yenilikçi, akıllı çözümler ile hacıların Hac ve Umre yapmalarını sağlama konusundaki kararlılık da vurgulandı.



Birleşik Arap Emirlikleri vatandaşlarının İran, Lübnan ve Irak'a seyahat etmesini yasakladı

Birleşik Arap Emirlikleri bayrağı (Şarku’l Avsat)
Birleşik Arap Emirlikleri bayrağı (Şarku’l Avsat)
TT

Birleşik Arap Emirlikleri vatandaşlarının İran, Lübnan ve Irak'a seyahat etmesini yasakladı

Birleşik Arap Emirlikleri bayrağı (Şarku’l Avsat)
Birleşik Arap Emirlikleri bayrağı (Şarku’l Avsat)

Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanlığı, bölgede yaşanan güvenlik ve siyasi gelişmeler nedeniyle BAE vatandaşlarının İran, Lübnan ve Irak’a seyahatini yasakladığını duyurdu.

Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, söz konusu üç ülkede hâlihazırda bulunan BAE vatandaşlarına en kısa sürede ülkeden ayrılarak Birleşik Arap Emirlikleri’ne dönmeleri çağrısı yapıldı. Bu adımın, devletin yurt dışındaki vatandaşlarının güvenliğini sağlamak amacıyla aldığı ihtiyati tedbirler kapsamında olduğu belirtildi.

Dışişleri Bakanlığı, vatandaşların yayımlanan talimat ve uyarılara uymasının önemine dikkat çekerek, İran, Lübnan ve Irak’ta bulunanların durumlarının takip edilmesi ve ihtiyaç hâlinde gerekli desteğin sağlanabilmesi için bakanlıkla iletişime geçmeleri gerektiğini vurguladı.

Kararın, son dönemde bölgede artan gerilim ve güvenlik gelişmeleri çerçevesinde alındığı, birçok ülkenin de vatandaşlarını korumak ve güvenliklerini sağlamak amacıyla benzer önlemler aldığı ifade edildi.


Bahreyn Kralı: İran iç işlerimize karışmayı bırakmalı

Bahreyn Kralı Hamad bin İsa (BNA)
Bahreyn Kralı Hamad bin İsa (BNA)
TT

Bahreyn Kralı: İran iç işlerimize karışmayı bırakmalı

Bahreyn Kralı Hamad bin İsa (BNA)
Bahreyn Kralı Hamad bin İsa (BNA)

Bahreyn Kralı Hamed bin İsa’dan İran’a sert uyarı: Vatan her şeyin üzerindedir

Bahreyn Kralı Hamed bin İsa, İran’a ülkesinin ve Körfez ülkelerinin iç işlerine müdahale etmeyi durdurma çağrısında bulunarak, "Vatan her şeyin üzerindedir ve tüm evlatlarının omuzlarında bir emanettir" mesajını verdi.

Dün basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Kral Hamed bin İsa, "Zorlukların vatanların üzerine çullandığı ve insanların karakterinin sınandığı anlarda, gerçekler tüm çıplaklığıyla ortaya çıkar," dedi. Bahreyn’in güvenliğini, istikrarını ve halkının selametini hedef alan menfur İran saldırganlığının, vicdanını düşmana satanların sahteliğini ifşa ettiğini vurgulayan Kral Hamed, vatanın geçtiği bu sınavın bütün maskeleri düşürdüğünü belirtti.

İhanetin telafisi yoktur

Kral Hamed, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

Kahraman silahlı kuvvetlerimiz her türlü kalleş saldırıyı püskürtmek için sınırlarda teyakkuzda beklerken; vicdanını düşmana satmış az sayıda kişi, vatanın egemenliğini hiçe sayanlarla iş birliği içine girmiştir. Bu, ihanetlerin en büyüğü ve halkın vicdanında asla affedilmeyecek bir suçtur.

Yaşananlara karşı duyduğu büyük öfkenin tüm Bahreyn halkının öfkesinin bir yansıması olduğunu ifade eden Kral, "Vatanın kaderinin emanet edildiği kişilerin vatanı sırtından bıçaklaması ve halkın kendisini temsil etmesi için seçtiği isimlerin, kamuoyu tarafından dışlanmış hainlerin yanında durması kabul edilemez" ifadelerini kullandı.

Vatandaşlık bir ahittir

"Kamuoyunun bugün tek yürek olduğunu ve saldırganlarla iş birliği yapanların uzaklaştırılmasını talep ettiğini belirten Hamed bin İsa, "Vatanına ihanet edenler, bu topraklarda yaşama onurunu hak etmiyor. Vatandaşlık sadece bir kâğıt parçası değil, bir ahit ve sözleşmedir. Bu sözleşmeyi bozan, hakkını kendi eliyle kaybetmiştir" şeklinde konuştu.

Bazı milletvekillerinin, vatanın kalkanı olmak yerine hainlerin safında yer almasından duyduğu derin üzüntüyü dile getiren Kral Hamed, "Vatana saldıranların yanında durmayı tercih edenler, gidip onlara katılsınlar. Düşmanlarımıza sadakat gösterenlerin aramızda yeri yoktur" dedi.

Caydırıcı tedbirler ve ordu mesajı

Bütün Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) halklarının; hainler hakkında verilen hapis, vatandaşlıktan çıkarma ve pasaport iptali kararlarını güçlü bir şekilde desteklediğini, hatta daha fazlasını talep ettiğini savunan Kral, bu caydırıcı önlemlerin bir "intikam" değil, sadık vatandaşları korumak için bir "emniyet supabı" olduğunu söyledi. Kral, bu adımların atılmaması durumunda, silahlı kuvvetlerin savunma zarureti gereği askeri kurallar çerçevesinde yönetime el koymak zorunda kalabileceği uyarısında bulundu.

Milletvekillerine iki yol: Ya özür ya sürgün

Söz konusu milletvekilleri önünde iki yol olduğunu vurgulayan Kral Hamed bin İsa şunları kaydetti: "Önlerinde üçüncü bir yol yok; ya Bahreyn halkından açıkça özür dileyip güven köprülerini yeniden kuracaklar ya da ihanetleri nedeniyle yargı kararıyla ülkeden sürülenlerin yanına gidecekler. Meclis bir emanettir ve temsil yetkisi, eli vatan ihanetine bulaşmış kişilerin taşıyabileceği bir şeref değildir."

Hürriyet kaos değildir

Ülkenin bugün her zamankinden daha fazla özgür ve sorumlu görüşlere ihtiyaç duyduğunu belirten Kral Hamed, Şarku'l Avsat'ın edindiği bilgiye göre konuşmasını şu sözlerle tamamladı: "Özgürlük kaos demek değildir, değerlere dil uzatmak veya vatana ihanet etmek hiç değildir. Vatan her şeyin üzerindedir ve Bahreyn’in bir karış toprağından dahi vazgeçmeyeceğiz. Herkes vatan sevgisini öğrenmelidir; gerçek vatandaş, vatanını dilinde değil, kalbinde taşıyan ve gerekirse onun için canını feda edendir."


Acentelerden Nusuk’a… Suudi Arabistan hac şirketlerinin haritasını nasıl yeniden çizdi?

Mataf alanı (Nusuk)
Mataf alanı (Nusuk)
TT

Acentelerden Nusuk’a… Suudi Arabistan hac şirketlerinin haritasını nasıl yeniden çizdi?

Mataf alanı (Nusuk)
Mataf alanı (Nusuk)

Birkaç yıl öncesine kadar hac yolculuğu, başkentlerden birinde küçük bir ofisten başlar ve uzun bir acente ve aracı ağı üzerinden tamamlanırdı. Bugün ise bu yolculuk, merkezi bir sistemde, dünya çapında hac pazarını tamamen yeniden şekillendiren bir platforma indirgenmiş durumda.

Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanlığı’nın öncülük ettiği bu dönüşüm, sektörü çok taraflı açık bir modelden, dijital platformlar ve hassas operasyonel düzenlemelerle yönetilen bir sisteme taşıdı. Bu değişiklik, hac hizmetleri tarihindeki en geniş yeniden yapılandırma operasyonlarından biri olarak kayda geçti.

Bu reformlardan önce, hac organizasyonu büyük ölçüde farklı ülkelerdeki yerel acentelere dayanıyordu. Bu acenteler, Suudi Arabistan içindeki hizmet sağlayıcılarıyla koordinasyonu sağlarken, bu durum hizmet kalitesinde farklılıklara, fiyat dengesizliklerine ve denetim zorluklarına yol açıyordu.

Ancak, yurt dışı hacı hizmet sağlayıcıları sistemi devreye alındığında, sektör yeni bir aşamaya geçti. Bu aşama, pazarı düzenlemeyi ve lisanslama, işletme ve değerlendirme için net bir çerçeve belirlemeyi amaçlıyor. Bu sayede hizmet kalitesinin artırılması hedefleniyor; bu adımlar, Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanlığı tarafından yayımlanan düzenleyici belgelerle destekleniyor.

2022... Kademeli dönüşümün başlangıcı

2022 yılı, düzenleyici yönetmeliğin uygulanması ve dijital platformların kullanımının artırılmasıyla gerçek bir dönüm noktası oldu. Aynı dönemde, Nusuk platformu üzerinden doğrudan rezervasyon modelinin hayata geçirilmesi, geleneksel acentelerin rolünü azaltarak karar alma merkezini Suudi Arabistan’a taşıdı.

Bu dönüşüm anlık bir değişim değil, aşamalı bir süreçti. Süreç, pazarı yeniden yapılandırma ile başladı ve sonraki yıllarda dijital çözümler üzerine daha fazla odaklanarak lisanslı şirketler modelinin güçlendirilmesine kadar genişledi. Sonraki hac sezonlarında ise daha olgun bir aşamaya geçildi ve bu aşama, hacı adaylarının deneyimlerini iyileştirmeye ve hizmet kalitesini artırmaya odaklandı.

Bu dönüşümün en önemli sonuçlarından biri, pazarda faaliyet gösteren kuruluş sayısının azaltılması oldu. Artık yalnızca belirli lisanslı şirketler faaliyet gösterebiliyor ve bu şirketler, Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanlığı tarafından yayımlanan operasyonel ve denetimsel standartlara tabi.

Eski Hac ve Umre Komitesi Danışmanı Saad el-Kurşi, bu dönüşümün ‘nitelikli bir sıçrama’ olduğunu belirterek, acente modelinden organize şirketlere geçişin hizmet seviyelerinin artmasında önemli rol oynadığını vurguladı.

El-Kurşi, “Hac ile ilgili tüm hizmetler, konaklama, yönlendirme ve karşılama gibi, öncekine kıyasla çok daha düzenli ve kaliteli hale geldi” dedi.

Hizmeti yeniden tanımlayan bir operasyonel kılavuz

Bu dönüşüm, hizmet kalitesini, kalite standartlarını ve değerlendirme mekanizmalarını net bir şekilde belirleyen ayrıntılı operasyonel kılavuzların yayımlanmasıyla pekiştirildi. Bu sayede, hacı adaylarının deneyimi, genel bir şekilde sunulmak yerine, ölçülebilir ve hesaplanabilir birimlere dönüştürüldü.

Ancak bu dönüşüm, bazı zorluklardan muaf değildi. Bunların başında, yeni modeller doğrultusunda çalışacak insan kaynağının eğitilmesi yer alıyordu.

El-Kurşi, bu zorlukların ‘büyük ölçüde aşıldığını’ belirterek, çalışanların hazırlık seviyesinin arttığını ve işletme verimliliğinin iyileştiğini vurguladı. El-Kurşi, mevcut sistemin ‘bugün daha yüksek bir verimlilikle ve daha iyi bir organizasyonla çalıştığını’ ifade etti.

Artan talep... Düzenleyici sınırlar

Artan talebe rağmen, hacı sayıları belirli düzenleyici çerçevelere tabi ve bu da sayılara bir sınırlama getiriyor.

El-Kurşi, “Her ülkeye tahsis edilen kontenjanların sınırlı olması, sayılarda bir üst sınır oluşturuyor, ancak organize şirketlere olan talep artıyor” diyerek, sektörün gelecekteki kapasite artışıyla daha fazla genişleme yaşayacağı öngörüsünde bulundu.

Ayrıca, düzenleme sayesinde fiyatlar daha kontrollü hale geldi. Önceden acentelerin inisiyatifine bırakılan fiyatlandırmalar, bu düzenlemelerle farklılıkları azaltarak maliyetlerde daha yüksek bir şeffaflık sağladı.

Temsilciden platforma

Dijital dönüşüm, bu sistemin temel direğini oluşturdu; çünkü sözleşme süreçleri ve hizmet seçimi artık Nusuk gibi dijital platformlarla bağlantılı hale geldi.

Bu dönüşüm sadece zaman ve çabayı kısaltmakla kalmadı, aynı zamanda pazardaki rollerin yeniden dağıtılmasını sağladı. Böylece hac yolculuğunun yönetimi daha merkezi ve düzenli hale geldi.

Sarah şirketi Yönetim Kurulu Üyesi ve İcra Komitesi Üyesi Mühendis İmad Sami Kari, bu dönüşümün geleneksel işletme modellerinden entegre bir dijital sisteme geçişi kapsadığını belirtti.

Kari, bu dönüşümün ‘havayolu şirketleri, Hac ve Umre Bakanlığı, Nusuk platformu ve hizmet sağlayıcı şirketler arasındaki elektronik bağlantıya dayandığını’ ve bunun hac yolculuğu yönetiminin verimliliğini artırdığını vurguladı.

Ayrıca, ‘QR kodu’ gibi teknolojilerin ve Nusuk kartlarının kullanımının, hacı adaylarının deneyimine doğrudan olumlu etkiler sağladığını, özellikle kaygıları azalttığını ve işlemleri hızlandırdığını ifade etti.

Kari, artık sadece kalabalıkların yönetimi değil, aynı zamanda entegre bir deneyim sunmaya odaklanıldığını belirterek, ‘Bagajsız Hac’ gibi yeni girişimlere dikkat çekti. Bu girişim, hacı adaylarının hareketliliğini kolaylaştırmayı ve yolculuklarını iyileştirmeyi amaçlıyor.

Son yıllarda hac sektöründe yaşananlar, yalnızca şirket sayısının azaltılmasından ibaret olmayıp, tamamen küresel bir pazarın yeniden şekillendirilmesine kadar uzanıyor.

Bugün hac, geleneksel ağlara dayalı bir yapıdan ziyade, yönetimsel düzenlemelerle ve teknolojiyle desteklenen bir sektöre dönüşmüş durumda. Bu dönüşüm, dünyanın en büyük insan topluluklarından birinin daha verimli yönetilmesine yönelik daha geniş bir yaklaşımın yansıması olarak görülüyor.