Hac mevsiminde yapay zeka ve ileri seviye teknolojik çözümler kullanılıyor

Hizmet verimliliğini artırmak ve hacıların yolculuklarını kolaylaştırmak amaçlanıyor.

Hacılara hizmet veren robotlar sterilizasyon işlemlerinden su dağıtımına kadar birçok alanda kullanılıyor. (Şarku’l Avsat)
Hacılara hizmet veren robotlar sterilizasyon işlemlerinden su dağıtımına kadar birçok alanda kullanılıyor. (Şarku’l Avsat)
TT

Hac mevsiminde yapay zeka ve ileri seviye teknolojik çözümler kullanılıyor

Hacılara hizmet veren robotlar sterilizasyon işlemlerinden su dağıtımına kadar birçok alanda kullanılıyor. (Şarku’l Avsat)
Hacılara hizmet veren robotlar sterilizasyon işlemlerinden su dağıtımına kadar birçok alanda kullanılıyor. (Şarku’l Avsat)

Bu yıl Hac mevsiminde başta robotlar olmak üzere entegrasyonu tamamlanan çeşitli teknolojik çözümlerle ileri düzeyde hizmet verilmesi planlanıyor. Bu adım, Suudi Arabistan’ın hacıların manevi yolculuğunu kolaylaştırmaya ve ibadetlerini huşu dolu manevi bir atmosferde kolaylıkla gerçekleştirmelerini sağlamaya yönelik yürütülen çalışmalar çerçevesinde atıldı. Hacılara sağlanan hizmetin verimliliğini artırmak için yapay zeka, teknoloji, yenilikler ve verilere yönelik yatırımlar yapıldı.
Bugün Hac ibadetlerini yerine getirmek için Mekke şehrine akın eden hacılar, teknoloji ile bir arada yaşamanın faydalarından yararlanacaklar. Söz konusu teknolojiler arasında şehrin batı girişinde yer alan eş-Şemisi’de gruplandırma ve teftiş konusunda akıllı sistemlerle desteklenen güvenlik kontrol merkezinin yanı sıra Hac mevsimlerinde ve yoğun saatlerde gelenler için bekleme süresini 6 dakikaya indiren, 16 şerit üzerinden trafiği kolaylaştıran dijital kapıdaki sistemleri kapsıyor.
Yapay zeka ile çalışan robotlar, Mescid’i Haram’da da hacıları karşılamaya hazırlanıyor. Zemzem sularının dağıtımı, sterilizasyon ve salgınla mücadele kapsamında hizmet verecek olan robotlar salgın kontrolü için termal kameraların yanı sıra sterilizasyon için cihaz ve ekipmanlarla donatılmış durumda. Birçok bakanlık, devlet kurumu ve özel kuruluşlar, hacılara verilen hizmetin kalitesini yükseltmek ve kolay, güvenli ve sağlıklı bir Hac mevsimi geçirmelerini sağlamak için birçok uygulama ve program başlattılar.
Suudi Arabistan Din İşleri, İrşad ve Davet Bakanı Dr. Abdullatif bin Abdulaziz bin Abdurrahman Al Şeyh, 31 milyon riyalden (8,2 milyon dolar) fazlaya mal olan bakım ve yatırım projeleri başlattı. Bakanlığın Vizyon 2030 planlarıyla uyumlu  elektronik servislerin sağlanmasına ilişkin hedefleri çerçevesinde başlatılan girişimler arasında, hacıları bilgilendirmek ve yönlendirmek üzere akıllı telefon uygulamaları, Nimra Cami’de internet hizmeti, uluslararası dillerde eğitim ve bilinçlendirme içeriklerinin yayınladığı televizyon (62 tane) kurulumu da dahil olmak üzere kutsal mekanlarda interaktif ekranlar bulunuyor. İslami elektronik kütüphane için etkileşimli ekranlar (30 tane) ve uzaktan fetva veren “Fetva robot” hizmeti de yer alıyor.
Hacılar için dijital hizmetlerin geliştirilmesine yönelik Akıllı Hac Kartı, kamplara giriş, ulaşım araçlarının kullanımı, satış noktalarında ve ATM’lerden ödeme yapılması, toplanma noktalarının, hacıların gruplanma ve seyahat tarihlerinin öğrenilmesi gibi tüm hizmetlerde kullanılıyor. Kart aynı zamanda hacıların kişisel, konaklama ve sağlık bilgilerini taşıyan dijital bir kimlik olarak da kullanılıyor. Böylece kaybolanların yolu bulmasını sağlıyor. Kart Yakın Alan İletişim (NFC) teknolojisi ile çalışıyor ve self servis cihazlarda da kullanılabiliyor.
Hac ve Umre Bakanlığı Müsteşarı Dr. Amr el-Meddah, Şarku’l Avsat’a verdiği demeçte akıllı kartın, kayıt dışı hacıların girişini engelleme ve kişilerin izin verilen yerler dışında bulunmasını önleme konusunda katkı sağladığını belirtti.
Meddah kartın tüm dünyanın koronavirüs pandemisiyle mücadele ettiği bir dönemde, istisnai şartlar altında düzenlenen Hac mevsiminde hacıların güvenliğini ve sağlığını korumak için alınan ihtiyati tedbirlere uygun olarak, şeytan taşlanırken veya Kabe’yi tavaf ederken yoğunluk yaşanmasını önlemeye yardımcı olacağını söyledi. Hacıların doğru şekilde ilerlemelerinin sağlanmasına katkıda bulunacağına dikkat çekti.
Meddah, Hacıların söz konusu kart sayesinde kutsal mekanlardaki konaklama yerlerine gidiş ve dönüş zamanlarını ve toplanma noktalarını öğrenmelerinin yanı sıra günlük yemeklerini seçmelerini sağlayacağını bildirdi. Ayrıca kontrol merkezinden uyarılar almalarını, açıklanan kriterlere göre hizmet sağlanmasını, Hac yolculuğunu ve hizmetlerini değerlendirmesini ve bir ihmal söz konusu olması durumunda hizmet sağlayıcıya yönelik karar alınmasını sağladığını da sözlerine ekledi. Dr. Meddah kartın yoğunluk yaşanmadan bilgi edinilmesine olanak sağladığını, ayrıca hacıların deneyimlerinin iyileştirilmesinin kolaylaştırıldığını vurguladı.
Hac ve Umre Bakanlığı Müsteşarı her kartın yeşil, kırmızı, sarı ve mavi olmak üzere dört renge sahip olduğunu belirtti. Söz konusu renkler kart sahibinin kutsal alanda ikamet ettiği yer ile bağlantı sağlanan, kampların girişlerindeki akıllı kapılardan giriş yapmak için kullanılıyor. Kart ayrıca hacının sağlık bilgilerini kaydetmesine, grup programlarını gözden geçirmesine ve Hac programını öğrenmesine de yardımcı oluyor.
Meddah akıllı bunun sadece üzerinde kişinin bilgilerinin yazılı olduğu bir kart olmadığını vuurguladı. Hizmet kalitesini artırmak, hacıların hareketini kolaylaştırmak ve verilen hizmetleri yönetmek konusu7nda aktif olarak kullanıldığını belirtti. Ayrıca evrak işlerinin ve hacıların bilgilerinin, binecekleri otobüslerin ve gruplanmalarının öğrenilmesine yönelik bekleme süresinin kısaltılması için çalışan entegre bir dijital hizmet platformu olması itibariyle sadece bir karttan daha fazlası olduğunu kaydetti.
Mescid-i Haram ve Mescid-i Nebevi İşleri Genel Başkanlığı’na bağlı İdari İşlerden Sorumlu Teknik ve Hizmet İşleri Genel Müdür Yardımcısı Mansur el-Mansuri da, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada robotların, zemzem dağıtımı ve sterilizasyon için kullanılmasının yanı sıra Mescid’i Haram’daki hizmet sisteminin iyileştirilmesine katkıda bulunduğunu vurguladı. Söz konusu adımın teknolojik gelişmelerin her alanda kullanması ve ihtiyati tedbirlerin uygulanması yönündeki kararlılık kapsamında atıldığını bildirdi.
Mansuri zemzem suyu dağıtan robotların soğutulmuş ve sterilize edilmiş 30 şişeyi bir turda, 10 dakikadan daha kısa sürede dağıttığı bilgisini verdi. Bir robotun kesintisiz 8 saat çalıştığına, hacıların rahat bir şekilde su şişelerine ulaşabilmesi için 20 saniye durma gibi özelliklerinin olduğuna, ayrıca insanların hareketlerini engellemediğine dikkat çekti.
Mansuri, sterilizasyon robotunun da önceden ayarlanan bir harita üzerinde, 6 seviyede çalıştığını bildirdi. Şarj edebilme kabiliyetine sahip olan robotun insan müdahalesi olmadan 5 ila 8 saat arası çalışabildiğini ve 600 metrekarelik bir alandaki bakterileri yok etmek için saatte iki litreden toplam 23,8 litre su tükettiğini açıkladı.
Hacıların kutsal alanlar arasındaki geçiş aşamalarına, hacılara hizmet verecek çalışan kadroları hazırlanması ve güvenliğin sağlanması için koruyucu tedbirleri içeren bir paket eşlik edecek.
Suudi Arabistan Vizyon 2030 hedeflerine ulaşmak için yürütülen teknik gelişmeler ve yüksek kalitede hizmet vermek amacıyla sunulan akıllı hizmetler ile hacılara gerekli olanakları sağlayacak.
Akıllı Hac platformunun yanı sıra yakın zamanda başlatılan Hacılar İçin Akıllı Bileklik (NESC) uygulaması da sunulan hizmetler arasında yer alıyor. Sunulan diğer hizmetler arasında  konaklamaya yönelik “Hizmetler kontrolü” girişimi ve kalabalığın yönetilmesine ilişkin “el-Tefvic” programı da bulunuyor.
Hac ve Umre Bakanlığı söz konusu teknolojik sistemi pandemi nedeniyle istisnai şartlar altında düzenlenen Hac mevsiminde, hazırlanan stratejik plan doğrultusunda yerine getirilmesi için kullanıyor. Bakanlık bu adımı koronavirüsün sosyal mesafenin korunmasının zor olduğu büyük kalabalıklar arasında yayılmasını önlemek amacıyla atıyor. Çalışmalarını İslam hukukunun insan canını korumaya yönelik kuralları doğrultusunda gerçekleştiriyor.
Suudi Arabistan’dan yapılan açıklamalar tüm dünyanın koronavirüs pandemisiyle mücadele ettiği bir dönemde hacıların sağlığını ve güvenliğini korumaya yönelik önleyici tedbirler üzerinde sıkı kontroller gerçekleştirileceği yönünde. Açıklamalarda ayrıca kalite seviyesini yükselten ve hizmette çeşitli seviyelerde teknik gelişme sağlayan yenilikçi, akıllı çözümler ile hacıların Hac ve Umre yapmalarını sağlama konusundaki kararlılık da vurgulandı.



Arap-Sloven görüşmelerinde barış planının başarısını sağlamaya yönelik çabalar ele alındı

Slovenya'nın Ljubljana kentinde dün düzenlenen genişletilmiş görüşmelere katılan bakanların toplu fotoğrafı (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
Slovenya'nın Ljubljana kentinde dün düzenlenen genişletilmiş görüşmelere katılan bakanların toplu fotoğrafı (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
TT

Arap-Sloven görüşmelerinde barış planının başarısını sağlamaya yönelik çabalar ele alındı

Slovenya'nın Ljubljana kentinde dün düzenlenen genişletilmiş görüşmelere katılan bakanların toplu fotoğrafı (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
Slovenya'nın Ljubljana kentinde dün düzenlenen genişletilmiş görüşmelere katılan bakanların toplu fotoğrafı (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)

Ljubljana'da dün yapılan Arap-Sloven görüşmelerinde, ABD Başkanı Donald Trump tarafından başlatılan barış planının ilerletilmesi ve 1967 sınırları içinde, Doğu Kudüs'ün başkenti olduğu, iki devletli çözüme dayalı bağımsız ve egemen Filistin devletini içeren net bir siyasi ufka doğru ilerleme çabaları ele alındı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Mısırlı mevkidaşı Bedr Abdulati, Bahreynli mevkidaşı Abdullatif el-Zayani, Ürdün Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Ayman Safadi ve Katar Dışişlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Sultan Al-Muraikhi ile birlikte Slovenya Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri ve Avrupa İşleri Bakanı Tanja Fajon ile kapsamlı görüşmeler gerçekleştirdi.

Slovenya'nın Ljubljana kentinde dün yapılan genişletilmiş görüşmelerden (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)Slovenya'nın Ljubljana kentinde dün yapılan genişletilmiş görüşmelerden (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)

Bakanlar, bölgesel ve uluslararası güvenlik ve istikrarı, özellikle de Gazze'deki durumu iyileştirmenin yollarını görüştüler. Ateşkes anlaşmasına uyulması ve hükümlerinin tam olarak uygulanmasının yanı sıra Gazze Şeridi'ne yeterli ve sürekli insani yardımın ulaştırılmasının sağlanmasının gerekliliğini vurguladılar.

Bakanlar ayrıca işgal altında bulunan Batı Şeridi'ndeki durumu da ele aldılar; İsrail'in oradaki yasadışı tek taraflı önlemlerinin ve işgal altındaki Kudüs'te İslami ve Hristiyan kutsal yerlerine yönelik ihlallerinin durdurulmasının gerekliliğini vurguladılar; bu ihlaller gerilimi artırdığını ve gerilimi azaltma çabalarını baltaladığını belirttiler.

Prens Faysal bin Ferhan, dün Slovenya'nın başkenti Ljubljana'da düzenlenen genişletilmiş görüşmeler oturumunda (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)Prens Faysal bin Ferhan, dün Slovenya'nın başkenti Ljubljana'da düzenlenen genişletilmiş görüşmeler oturumunda (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)

Bakanlar ayrıca Slovenya'nın Filistin halkının meşru haklarına verdiği desteği ve iki devletli çözüm temelinde Filistin Devleti'ni tanımasını da takdir ettiler.

Görüşmelerde bölgedeki gelişmeler, müzakere ve diyalog yoluyla gerilimlerin azaltılması yolları ve Rusya-Ukrayna krizinin çözümüne yönelik çabalar da ele alındı.


Erdoğan’ın ziyareti sonrası Ankara-Riyad hattında ekonomik sıçrama

3 Şubat’ta Riyad’da Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında yapılan görüşmeden bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
3 Şubat’ta Riyad’da Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında yapılan görüşmeden bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
TT

Erdoğan’ın ziyareti sonrası Ankara-Riyad hattında ekonomik sıçrama

3 Şubat’ta Riyad’da Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında yapılan görüşmeden bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
3 Şubat’ta Riyad’da Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında yapılan görüşmeden bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Suudi Arabistan’a gerçekleştirdiği ziyaret, iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerde yeni bir ivme sağladı ve ticaret, enerji ile ortak yatırımlar alanlarında yeni iş birliği ufukları açtı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çarşamba günü Riyad’a yaptığı ziyaretin ardından yayımlanan ortak bildiride, iki ülkenin siyasi ve ekonomik ortaklıklarını ileriye taşıma konusundaki kararlılığı vurgulandı.

Bildiride, Riyad’ın Suudi Arabistan 2030 Vizyonu ile Ankara’nın Türkiye Yüzyılı Vizyonu’nun sunduğu fırsatlardan yararlanarak ekonomik ve yatırım ortaklığını derinleştirme konusunda mutabık kaldığı belirtildi. Bu çerçevede, petrol dışı ticaretin geliştirilmesi, özel sektörün rolünün güçlendirilmesi ve Suudi-Türk İş Konseyi’nin etkinleştirilmesi öncelikler arasında yer aldı.

Enerji alanında iş birliği

Enerji alanı, iki tarafın da özel önem verdiği başlıklar arasında öne çıktı. Ortak bildiride; petrol, petrokimya ve yenilenebilir enerji alanlarında iş birliğinin yanı sıra elektrik enterkoneksiyonu, temiz hidrojen ve enerji tedarik zincirleri konularının ele alındığı, bunun enerji güvenliği ve sürdürülebilirliğini güçlendireceği vurgulandı.

xdfvgthy
Erdoğan’ın ziyareti kapsamında Riyad’da yenilenebilir enerji alanında iş birliği anlaşmasının imzalanması sırasında Suudi Arabistan ve Türkiye enerji bakanları (Türkiye Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı’nın X hesabından)

Taraflar ayrıca, küresel enerji dönüşümünü desteklemek amacıyla madencilik ve kritik mineraller alanında iş birliğini teyit etti. Ziyaret kapsamında toplanan Suudi-Türk Koordinasyon Konseyi toplantısında enerji, adalet, uzay ile araştırma-geliştirme alanlarını kapsayan çok sayıda anlaşma ve mutabakat zaptı imzalandı.

Bu çerçevede, enerji alanındaki stratejik iş birliğini somutlaştırmak amacıyla Suudi Arabistan Enerji Bakanı Prens Abdülaziz bin Selman ile Türkiye Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar arasında, 2 milyar dolarlık yenilenebilir enerji yatırımlarını kapsayan bir anlaşma imzalandı. Anlaşma, yenilenebilir enerji santrali projelerinde iş birliğini öngörüyor.

Anlaşmanın; yenilenebilir enerji, yeşil teknolojiler alanlarında iş birliğini güçlendirmeyi, yüksek kaliteli projelerin geliştirilmesi ve hayata geçirilmesini desteklemeyi, enerji arz güvenliğini artırmayı ve düşük karbonlu ekonomiye geçişi hızlandırmayı hedeflediği belirtildi.

dfgthy
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Riyad’da Suudi ve Türk heyetlerinin katılımıyla gerçekleştirilen geniş kapsamlı toplantıda (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Bu kapsamda, Türkiye’de toplam 5 bin megavat kurulu güce sahip güneş enerjisi santrali projelerinin iki aşamada geliştirilmesi planlanıyor. İlk aşamada Sivas ve Karaman illerinde toplam 2 bin megavat kapasiteli iki güneş enerjisi santrali kurulacak. İkinci aşamada ise taraflar arasında belirlenecek çerçeve doğrultusunda 3 bin megavat ilave kapasite hayata geçirilecek.

İlk aşama projelerinin, Türkiye’deki diğer yenilenebilir enerji santrallerine kıyasla son derece rekabetçi elektrik satış fiyatları sunacağı belirtilirken, yaklaşık 2 milyar dolarlık yatırımla hayata geçirilecek bu santrallerin 2 milyondan fazla Türk hanesine elektrik sağlayacağı ifade edildi. Üretilen elektriğin, devlete ait bir Türk şirketi tarafından 30 yıl süreyle satın alınacağı, projelerin uygulanması sırasında yerli ekipman ve hizmetlerden azami ölçüde yararlanılacağı kaydedildi.

Türkiye’ye doğrudan yatırımlar ivme kazandı

Türkiye Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, anlaşmanın imzalanmasına ilişkin değerlendirmesinde, bunun Türkiye’ye yönelik doğrudan yabancı yatırım akışına önemli bir katkı olduğunu söyledi.

Şimşek, çarşamba günü X platformundaki paylaşımında, Türkiye’ye yönelik doğrudan yabancı yatırımların hızlandığını ve bunun uygulanan ekonomik programa duyulan güveni yansıttığını belirtti. Suudi Arabistan ile imzalanan anlaşma kapsamında yenilenebilir enerji projelerine yönlendirilecek 2 milyar dolarlık yatırımın, yeşil dönüşümü hızlandıracağını, enerji güvenliğini güçlendireceğini ve enerji ithalatına olan yapısal bağımlılığı azaltacağını vurguladı.

Şimşek, 2025 yılının ilk 11 ayında Türkiye’ye gelen doğrudan yabancı yatırımların 12,4 milyar dolara ulaştığını, bunun 2024’ün aynı dönemine göre yüzde 28 artış anlamına geldiğini kaydetti.

Son iki yılda Suudi Arabistan-Türkiye ekonomik ilişkilerinde kaydedilen hızlı gelişme, ticaret hacmine de yansıdı. Türkiye’nin bu ilişkilere verdiği önemin bir göstergesi olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan, Riyad ziyaretine, Suudi Arabistan ile ticari ve ekonomik ilişkileri geliştirmekle ilgilenen yaklaşık 200 şirket temsilcisinden oluşan geniş bir iş heyetiyle katıldı.

Özel sektörün iki ülke arasındaki ortaklıkta kilit rol oynadığı vurgulanırken, Erdoğan’ın ziyareti kapsamında toplanan Suudi-Türk Ekonomi Forumu Konseyi’nde, ortak projelerin uygulanmasında yeni bir aşamaya geçilmesi hedefi dile getirildi.

Ticarette hızlanan büyüme

Türk şirketlerinin Suudi Arabistan’daki doğrudan yatırımları 2 milyar doları aşmış durumda. Bu yatırımlar; imalat, gayrimenkul, inşaat, tarım ve ticaret gibi çeşitli sektörlere yayılıyor.

Türkiye Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Başkanı Nail Olpak, Suudi Arabistan ile ticaretin hızla büyüdüğünü belirterek, yurt dışında Türk müteahhitlik şirketlerinin faaliyetlerinde bir miktar yavaşlama görülmesine rağmen, Suudi Arabistan’da hâlen çok önemli projeler yürütüldüğünü söyledi.

Şarku'l Avsat'ın Suudi Arabistan’ın resmi kurumlarından aktardığı verilere göre, iki ülke arasındaki ticaret hacmi 2025 yılında yaklaşık 8 milyar dolara ulaştı ve bir yıl içinde yüzde 14 büyüme kaydetti. Geçen yılın sonuna kadar Suudi Arabistan’da faaliyet gösteren Türk şirketleri için 1473 yatırım kaydı düzenlendi.

fgt
3 Şubat’ta Riyad’da gerçekleştirilen Suudi-Türk Yatırım İş Birliği Forumu’ndan bir kare (Türkiye Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın X hesabından)

Suudi Arabistan, Türkiye’ye ham petrol ve petrokimya ürünleri ihraç ederken; Türkiye’den halı, inşaat amaçlı işlenmiş taşlar, tütün ürünleri, gıda ve mobilya gibi çeşitli ürünler ithal ediyor.

Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, iki ülke arasındaki ticaret hacmi 2015’te 5,59 milyar dolar, 2016’da 5,007 milyar dolar, 2017’de 4,845 milyar dolar, 2018’de 4,954 milyar dolar ve 2019’da 5,107 milyar dolar oldu.

Kovid-19 salgını nedeniyle 2020 ve 2021’de yaşanan düşüşün ardından ticaret yeniden yükselişe geçti; 2022’de 6,493 milyar dolar, 2023’te 6,825 milyar dolar olan ticaret hacmi, 2024’te 7 milyar doların üzerine çıktı.

2025’te Türkiye’nin Suudi Arabistan’a ihracatı 3 milyar 149,6 milyon dolara ulaştı; toplam ticaret hacmi ise yaklaşık 8 milyar dolar olarak kaydedildi.


Suudi Arabistan-Almanya görüşmelerinde ilişkiler ve son gelişmeler ele alındı

Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman dün Riyad’da Almanya Şansölyesi Friedrich Merz ile resmi bir görüşme gerçekleştirdi. (SPA)
Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman dün Riyad’da Almanya Şansölyesi Friedrich Merz ile resmi bir görüşme gerçekleştirdi. (SPA)
TT

Suudi Arabistan-Almanya görüşmelerinde ilişkiler ve son gelişmeler ele alındı

Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman dün Riyad’da Almanya Şansölyesi Friedrich Merz ile resmi bir görüşme gerçekleştirdi. (SPA)
Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman dün Riyad’da Almanya Şansölyesi Friedrich Merz ile resmi bir görüşme gerçekleştirdi. (SPA)

Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman dün akşam Riyad’da Almanya Şansölyesi Friedrich Merz ile bölgesel ve uluslararası gelişmeleri ve bu konularda yürütülen çabaları ele aldı.

Görüşme, Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın Merz’i el-Yemame Sarayı’nda kabul etmesinin ardından gerçekleşti. Resmi karşılama töreninin düzenlendiği ziyarette, iki taraf ayrıca ikili ilişkilerin genel durumu ile farklı sektörlerde iş birliği ve geliştirme fırsatlarını değerlendirdi.

drfgt
Riyad’daki el-Yemame Sarayı’nda Almanya Şansölyesi Friedrich Merz için düzenlenen resmi karşılama töreninden, 4 Şubat 2026 (SPA)

Görüşmeye Suudi tarafından; Enerji Bakanı Prens Abdulaziz bin Selman, Devlet Bakanı Prens Turki bin Muhammed bin Fahd, Riyad Bölgesi Vali Yardımcısı Prens Muhammed bin Abdurrahman, Ulusal Muhafızlar Bakanı Prens Abdullah bin Bender, Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Kültür Bakanı Prens Bedr bin Abdullah bin Ferhan, Ulusal Güvenlik Danışmanı Dr. Musaid el-Ayban, Ticaret Bakanı Dr. Macid el-Kasabi, Maliye Bakanı Muhammed el-Cedan, Yatırım Bakanı Mühendis Halid el-Falih ve Almanya Büyükelçisi Fahd el-Hazal katıldı.

sfrg
Riyad’daki el-Yemame Sarayı’nda gerçekleşen resmi görüşmeden, 4 Şubat 2026 (SPA)

Alman tarafından ise görüşmeye; Hükümet Sözcüsü Stefan Cornelius, Suudi Arabistan Büyükelçisi Michael Kindsgrab, Başbakan’ın dışişleri ve güvenlik politikası danışmanı Dr. Günter Sautter, Başbakan’ın ekonomi-finans politikaları danışmanı Dr. Levin Holle ile çok sayıda üst düzey yetkili katıldı.

Merz dün Suudi Arabistan’a resmi ziyarette bulunmak üzere Riyad’a geldi. Bu, Merz’in Suudi Arabistan’a gerçekleştirdiği ilk resmi ziyaret oldu. Ziyareti sırasında kendisine eşlik eden geniş bir Alman iş insanları heyeti yer aldı. Merz, Kral Halid Uluslararası Havalimanı’nda Riyad Bölgesi Vali Yardımcısı Prens Muhammed bin Abdurrahman, Maliye Bakanı Muhammed el-Cedan, her iki ülkenin büyükelçileri ve çok sayıda yetkili tarafından karşılandı.

fgt
Riyad Bölgesi Vali Yardımcısı Prens Muhammed bin Abdurrahman dün Kral Halid Uluslararası Havalimanı’nda Almanya Şansölyesi Friedrich Merz’i karşıladı. (Riyad Bölgesi Valiliği)

Almanya, Ortadoğu’da etkili bir ülke olarak gördüğü Suudi Arabistan ile stratejik ortaklığı güçlendirmeyi hedefliyor. Hükümet Sözcüsü Stefan Cornelius, Riyad’ın ‘bölgenin istikrarı ve güvenliğinde kilit bir aktör’ olduğunu belirterek, bunun, Berlin’in bölgesel politika alanında Suudi Arabistan ile iş birliğine yönelmesine neden olduğunu vurguladı.

Alman hükümeti kaynaklarına göre Riyad’daki görüşmelerde İran meselesi, bölgedeki gerilimi azaltmaya yönelik iş birliği ve savunma alanındaki ortak çalışmalar ele alınacak.

Kaynaklar, Almanya’nın Suudi Arabistan ile ‘ikili stratejik ilişkileri ve stratejik diyaloğu genişletmeyi’ amaçladığını ve özellikle enerji sektöründe olmak üzere bir dizi ekonomik anlaşmaya varmayı hedeflediğini ifade etti.

vgthy
Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman dün Riyad’daki el-Yemame Sarayı’nda Almanya Şansölyesi Friedrich Merz'i kabul etti. (SPA)

Almanya’dan son günlerde Suudi Arabistan’ı ziyaret eden yetkililer arasında Ekonomi ve Enerji Bakanı Katarina Reiche de yer aldı. Reiche, Riyad’da Suudi Arabistan Enerji Bakanı Prens Abdulaziz bin Selman ile enerji alanında iş birliğini artırmayı hedefleyen anlaşmalar imzaladı.

Reiche, Riyad’dan yaptığı açıklamada, “Anlaşmalar enerji, yapay zekâ, hidrojen, sanayi değer zincirleri ve inovasyon gibi geleceğe dönük çok kritik alanları kapsıyor” dedi. Anlaşmalar kapsamında, Suudi Arabistan’ın Kızıldeniz’e kıyısı olan Yanbu Limanı’ndan Almanya’daki Rostock Limanı’na amonyak sevkiyatı gerçekleştirilecek.

frgthy
Suudi Arabistan Enerji Bakanı Prens Abdulaziz bin Selman ve Almanya Ekonomi ve Enerji Bakanı Katarina Reiche, geçtiğimiz pazar günü mutabakat zaptını imzaladıktan sonra (Suudi Arabistan Enerji Bakanlığı)

Alman hükümeti, hidrojen alanında somut sonuçlar elde etmeyi hedefliyor; bu konu hükümet stratejisinin önemli bir parçası olsa da henüz hedeflerine ulaşabilmiş değil. Almanya, Suudi Arabistan’ın yeşil hidrojen üretimi için elverişli ortamı sayesinde bu alanda merkezi bir rol oynayabileceğini değerlendiriyor.

Reiche, Suudi Arabistan-Almanya Ortak Ekonomik ve Teknik İşbirliği Komitesi’nin 21. toplantısına da katıldı. Toplantıda, enerji, sanayi ve yatırım alanlarında iş birliğinin güçlendirilmesi, yenilenebilir enerji, hidrojen, teknoloji ve sağlık sektörlerindeki fırsatlar ele alındı.

Geçtiğimiz pazartesi günü düzenlenen Suudi Arabistan-Almanya İş Konseyi toplantısında ise enerji alanında genel bir iş birliği çerçevesi oluşturmayı amaçlayan bir niyet mektubu imzalandı. Ayrıca, iki ülkenin kamu ve özel sektör kurumları arasında çeşitli anlaşmalar yapılmasıyla ikili ekonomik ilişkilerin sağlam temelleri bir kez daha ortaya kondu.