Koltuğunu kaybetmekten korkan Bennet, Biden ile görüşmesini Knesset tatilinde yapmayı hedefliyor

İsrail Başbakanı Naftali Bennett (Reuters)
İsrail Başbakanı Naftali Bennett (Reuters)
TT

Koltuğunu kaybetmekten korkan Bennet, Biden ile görüşmesini Knesset tatilinde yapmayı hedefliyor

İsrail Başbakanı Naftali Bennett (Reuters)
İsrail Başbakanı Naftali Bennett (Reuters)

İsrail Başbakanı Naftali Bennett, ofisinin Beyaz Saray ile yürüttüğü görüşmeler çerçevesinde ABD'ye yapacağı ziyareti ayarlama konusunda olağan dışı bir talepte bulundu. Başkan Biden ve diğer ABD’li yetkililerle toplantıların hafta sonu tatiline sıkıştırılmasını talep eden Bennett, Knesset’teki önemli oylamaları kaçırmak istemiyor. Binyamin Netanyahu liderliğindeki muhalefetin yokluğunu hükümeti devirmek için aleyhine kullanmasından endişe duyuyor.
Bennett, ziyareti önümüzdeki ağustos ayının ortalarında gerçekleştirmek istiyor. İsrail Başbakanı ziyaretin cuma günü başlayıp pazar günü sona ermesini talep ediyor. Zira pazartesi günleri Knesset’te hükümetten güvenoyunu geri çekme projeleri gündeme getiriliyor.
Hükümet koalisyonu 120 milletvekilinin 61’i’nin desteğine sahip.Koalisyonda, muhalefete dahil olmalarından endişe duyulan iki milletvekili bulunuyor. Bennett ve müttefikleri, tüm milletvekillerinin Knesset genel kurul toplantılarına tam katılımını sağlamaya önem veriyor.
Biden, iki hafta önce eski İsrail Cumhurbaşkanı Reuven Rivlin'i Beyaz Saray’da kabul ederek kendisine Bennett’i en kısa sürede Washington’a ziyarete davet eden bir mektup teslim etmişti. Söz konusu dönemden bu yana yardımcıları, Washington'a ilk resmi ziyareti için uygun bir tarih belirlemeye çalışıyorlar. Bennett, özellikle Netanyahu'nun kendisini hafife alması, kasıtlı olarak hakaret etmesi ve hükümetinin kısa ömürlü olması için çabalamaya yemin etmesi nedeniyle, iyi dış ilişkilere sahip bir başkan ve bölgesel bir lider olarak konumunu güçlendirmek için yurt dışına ziyaretlerde bulunmayı hedefliyor. İsrail'de de çok sayıda üst düzey konuk ağırlamaya çalışıyor. Bennett, Ürdün’e birkaç saat süren gizli bir ziyarette bulunmuştu. Washington'ı ziyaret etmenin yanı sıra BAE, Fas ve bazı Avrupa ülkelerine de gitmeyi hedefliyor. Söz konusu ziyaretler, özellikle de İran'daki gelişmelerden ve radikal İbrahim Reisi'nin cumhurbaşkanı seçilmesinden sonra hayati önem taşıyor. Bennett ayrıca genel olarak yüm dünya, özel olarak da Arap ülkeleri ile yakın ilişkiler kurma konusunda Netanyahu'dan daha az yetenekli olmadığını kanıtlamaya çalışıyor. İsrail Başbakanı’nın önümüzdeki ayın sonunda Almanya Başbakanı Angela Merkel'i kabul etmesi bekleniyor. Geçtiğimiz perşembe günü de İsrail ve Fas arasında elektronik siber alanda iş birliği anlaşması imzalanmıştı.
Bennett, geçen hafta Knesset'in araştırması sırasında Netanyahu'ya karşı eşi görülmemiş sertlikte bir saldırıda bulundu. Netanyau’yu sadece yeni hükümetle savaşmak ve devirmek amacıyla İsrail-ABD ilişkilerine ve stratejik çıkarlarına zarar vermeye çalışmakla suçladı. Bennett, 15 dakika içinde selefine 23 kez kasıtlı olarak ‘Knesset Üyesi Netanyahu’ diye hitap etti. Netanyahu’ya yönelik şu ifadeleri kullandı:
“Artık başbakan olmadığınızı anlamak ve başka birinin başbakan olduğu bir duruma alışmak istemiyorsunuz. Sayın Knesset üyesi Netanyahu, buna alışmanızı öneriyorum. Siz yalnızca bir Knesset üyesisiniz.”
Netanyahu'nun bu günlerde Knesset'te çoğu temsilciden daha fazla bulunması dikkat çekiyor. ‘Likud’ ve sağ bloktaki yoldaşlarıyla ilişkilerini güçlendirmekten vazgeçmeyen Netanyahu, koalisyondan milletvekilleri ve bakanlarla görüşme fırsatını da kaçırmıyor. Koalisyonu hükümete karşı saflarına katıyor. Oysa onları bir ay öncesine kadar ‘İsrail'e karşı terörizmi destekleyen partiler’ olarak nitelendiriyordu. Koalisyona yakın kaynaklar, Netanyahu'nun Benny Gantz başkanlığındaki ‘Mavi-Beyaz’ İttifakı’nı Naftali Bennett'i devirme ve sağın Gantz başkanlığında bir hükümet kurma planına dahil etmeye çalıştığını aktardılar.
Söz konusu kaynaklar, kamuoyu yoklamalarının, hükümetin devrilmesi ve yeni seçimlere gidilmesi halinde Netanyahu'nun hükümet kurma fırsatını kazanamayacağını gösterdiğini bildirdiler. Aksine Bennett’in yükseleceğine ve konumunu güçlendireceğine dikkat çektiler. Bu nedenle Netanyahu şu an seçim seçeneği dışında bir hamleyle hükümeti değiştirmeye çalışıyor.
Netanyahu'nun sözcüsü konumundaki ‘Israel Hayom’ gazetesi tarafından geçtiğimiz cuma günü yayınlanan bir anketin sonuçları, Knesset seçimleri şu an yapıldığı takdirde mevcut İsrail hükümetini oluşturan partiler,  önceki seçimlere göre bir sandalye daha elde edecekler. Yani 61 yerine 62 sandalyeye sahip olacaklar. Ayrıca anket sonuçlarına göre Netanyahu liderliğindeki ‘Likud’ partisi ise bir sandalye kaybedecek ve sandalye sayısı 29'a düşecek.



İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
TT

İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, bugün (pazar) yaptığı açıklamada, ABD’nin müzakereleri “aldatma, hile ve zaman kazanma aracı” olarak kullanmayı hedeflemesi halinde bunun bir “yanılsama” olacağını söyledi. Ejei, “Müzakerelere dair hiçbir umut ve güven yoktur” dedi.

Washington ile Tahran arasında ilk tur görüşmeler cuma günü Umman’da yapılmış, taraflar görüşmeleri “olumlu” olarak nitelemiş ve yakın zamanda sürdürme niyetlerini açıklamıştı.

Söz konusu görüşmeler, İran’da rejim karşıtı geniş çaplı protesto dalgasının zirveye ulaşmasından yaklaşık bir ay sonra gerçekleşti. Protestolar sırasında yürütülen ve insan hakları örgütlerinin “benzeri görülmemiş” olarak nitelediği güvenlik operasyonlarında binlerce kişinin hayatını kaybettiği belirtiliyor.

ABD Başkanı Donald Trump, başlangıçta protestoların bastırılması nedeniyle Tahran’a karşı askeri seçenekleri gündeme getirmiş, hatta göstericilere “yardım yolda” mesajı vermişti. Ancak Trump’ın son günlerdeki söylemi, İran’ın nükleer programını dizginlemeye odaklandı. Bu çerçevede ABD, başını “USS Abraham Lincoln” uçak gemisinin çektiği bir deniz görev grubunu bölgeye sevk etti. İran yönetimi ise Trump’ın İran’a saldırı tehditlerini hayata geçirme ihtimalinden ciddi endişe duyuyor. Tahran, olası bir saldırı halinde bölgedeki ABD üslerini hedef alacağı ve Hürmüz Boğazı’nı kapatabileceği uyarısında bulundu.

Yargı Erki Başkanı, müzakere çağrısı yapan taraflara dair “ne umut ne de güven” olduğunu vurgulayarak, ABD’ye bu yolda güvenilemeyeceğini söyledi. Mevcut diyalog çağrılarının, “şiddeti kışkırtan ve sabotajcıları silahlandıran aynı taraflardan” geldiğini ifade etti.

dfwfde
Gösterici kalabalıkları, geçen 8 Ocak’ta başkent Tahran’ın batısındaki bazı yolları kapattı (AP)

Yargı erkinin resmi ajansı Mizan’ın aktardığına göre Ejei, pazar günü yaptığı konuşmada İran’ın hiçbir zaman savaş isteyen taraf olmadığını, ancak her türlü saldırgana karşı tüm gücüyle duracağını belirtti. Bazı ülkelerin geçmişte İran’ın yanında yer alırken, “İslam Cumhuriyeti’nin sonunun geldiğini düşündüklerini” de sözlerine ekledi.

Ejei, geçen yıl haziran ayında yaşanan ve 12 gün süren savaşa atıfta bulunarak, müzakereler sürerken savaşı başlatan tarafların, İran’ın “direncini” gördükten sonra ateşkes talep etmek zorunda kaldıklarını söyledi.

“İsyan eylemlerini kim başlattı? Provokatörleri kim silahlandırdı?” diye soran Ejei, “Onları silahlandıranlar bugün ‘gelin müzakere edelim’ diyenlerin ta kendileridir” ifadelerini kullandı.

Orta İran’daki Arak kentinde yargı yetkililerine hitap eden Ejei, “aldatılmış bireyler” ile “asıl unsurların” hesabının ayrı olduğunu belirterek, davaların “yargı usullerine uygun ve her vakanın niteliğine göre” ele alınacağını söyledi.

Son protestolardaki şiddetin benzeri görülmemiş boyutlara ulaştığını savunan Ejei, “sokaklarda ve geçiş noktalarında en vahşi suçları işleyenlerin sıradan vatandaşlar değil; ABD ve Siyonist rejim unsurları tarafından eğitilmiş, kalpsiz teröristler olduğunu” ileri sürdü.

Buna karşılık “aldatılmış unsurların” varlığını kabul eden Ejei, bunların “teröristler ve ayaklanmaların ana unsurlarından ayrı değerlendirileceğini” ve suçlamalarının “her birinin koşullarına göre” inceleneceğini söyledi.

ABD merkezli insan hakları örgütü Hrana, protestolar sırasında çoğu gösterici olmak üzere 6 bin 971 kişinin öldüğünü ve 51 binden fazla kişinin gözaltına alındığını belgelediğini açıkladı.

Ejei ayrıca, protestolar sırasında reform çağrısı yapan ve baskıların araştırılması için ulusal bir gerçekleri araştırma komisyonu kurulmasını isteyen bazı iç aktörleri ve kişileri de eleştirdi.

Velayet-i Fakih’in yanında durmamanın, savaş sırasında Saddam Hüseyin’e sığınanların ve bugün suçlu Siyonistlere yaslananların akıbetiyle sonuçlanacağını savunan Ejei, “Bir zamanlar devrimle birlikte olan, bugün ise bildiri yayımlayan bu kişiler acınacak ve sefil insanlardır” dedi.


İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Ynet haber sitesi bugün, İsrail kabinesinin Batı Şeria’daki arazi tescili ve mülkiyet prosedürlerinde temel değişiklikleri onayladığını bildirdi. Yeni düzenlemeler, Filistinlilere ait bazı evlerin yıkılmasına izin veriyor.

Yedioth Ahronoth’un internet sitesi Ynet, yeni kararların İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria’nın A Bölgesi’nde Filistinlilere ait binaları yıkmasına izin vereceğini ve Batı Şeria genelinde yerleşim faaliyetlerinin önemli ölçüde genişlemesine yol açacağını doğruladı.

zsdcfgt
Batı Şeria’daki İsrail askerleri (Reuters)

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre İsrail kabinesinin aldığı kararlar, Oslo Barış Anlaşmaları kapsamında ilk asker çekilme dalgasında İsrail ordusunun çekilmediği tek şehir olan El Halil’de İsrail-Filistin çatışmasını çözmeye yönelik geçici bir adım olması amaçlanan 1997 El Halil Protokolü’nün ilkelerine aykırı.


Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
TT

Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)

Rusya'nın Başkurdistan Cumhuriyeti'nde cumartesi günü bir üniversite yurdunda bir gencin bıçaklı saldırı dizisi sonucu en az 6 kişi yaralandı. Yaralananlar arasında öğrenciler de var.

Haberlere göre bıçak taşıdığı belirtilen 15 yaşındaki çocuk, cumartesi günü Ufa'daki Devlet Tıp Üniversitesi'nin yurduna girip öğrencilere saldırmaya başladı. Gencin milliyetçi sloganlar attığı ve Nazi sembolü çizdiği bildirildi.

Rusya İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Tümgeneral Irina Volk, RTVI haber sitesine yaptığı açıklamada, "Saldırgan gözaltına alınmaya direndi ve bu sırada iki polis memuru bıçaklandı. Ayrıca şüpheli kendine de zarar verdi" dedi. Şüpheli, ağır yaralı halde yerel bir çocuk hastanesine kaldırıldı.

Moskova'nın yaklaşık 1200 km doğusundaki Ufa'daki yetkililer, olayla ilgili üst düzey soruşturma başlattı. Saldırıda yaralanan en az 4 kişi hastaneye kaldırıldı ve birinin durumunun kritik olduğu düşünülüyor. Yaralananlar arasında Hintli öğrenciler de bulunuyor.

Moskova'daki Hindistan Büyükelçiliği, "Ufa'da talihsiz bir saldırı yaşandı. Aralarında 4 Hintli öğrencinin de bulunduğu birçok kişi yaralandı" açıklamasını yaptı.

Büyükelçilik, yetkililerle temas halinde olduğunu ve "Kazan'daki konsolosluktan yetkililerin yaralı öğrencilere yardım etmek üzere Ufa'ya hareket ettiğini" belirtti.

Görgü tanıkları, kaotik anları "her yer kan içindeydi" diyerek anlattı. Ren TV, yaralıların ambulanslarla hastaneye taşındığını gösteren görüntüleri yayımladı.

Yerel Baza kanalına göre, şüpheli yasaklı bir neo-Nazi örgütüne mensuptu. Economic Times'a göre Rusya'daki üniversitelerde 30 binden fazla Hintli öğrencinin eğitim gördüğü tahmin ediliyor.

Independent Türkçe