ABD’den Haşdi Şabi’ye Irak-Suriye sınırında hava saldırısı

ABD, Irak Başbakanı Kazımi’nin Washington’a yapacağı ziyaretten günler önce Haşdi Şabi’ye Irak-Suriye sınırında hava saldırısı düzenledi

El-Kaim'de Haşdi Şabi noktasına yapılan hava saldırısından sonra çekilen ve sosyal medyada dolaşan bir fotoğraf
El-Kaim'de Haşdi Şabi noktasına yapılan hava saldırısından sonra çekilen ve sosyal medyada dolaşan bir fotoğraf
TT

ABD’den Haşdi Şabi’ye Irak-Suriye sınırında hava saldırısı

El-Kaim'de Haşdi Şabi noktasına yapılan hava saldırısından sonra çekilen ve sosyal medyada dolaşan bir fotoğraf
El-Kaim'de Haşdi Şabi noktasına yapılan hava saldırısından sonra çekilen ve sosyal medyada dolaşan bir fotoğraf

Güvenlik kaynakları, ABD savaş uçaklarının Irak’ın Suriye sınırındaki bir kasabada gıda taşıyan bir kamyonu insansız hava aracıyla (İHA) hedef aldığını duyurdu. Ancak Haşdi Şabi’nin önde gelen liderlerinden biri bu haberleri yalanladı. Irak'taki yerel haber ajansları, bir güvenlik kaynağından ve Suriye sınırındaki (Enbar vilayetinin batısındaki) El-Kaim İlçesi Kaymakamı Ahmed Cudeyan’dan bugün (Pazar günü) öğleden önce kimliği belirsiz bir İHA’nin Suriye topraklarında Haşdi Şabi güçlerine ait bir aracın hedef alındığı bir hava saldırısı düzenlediği bilgisini aktardılar. Haber ajansları, saldırıda can ve mal kaybının boyutuna ilişkin herhangi bir bilgi bulunmadığını eklediler.
Haşdi Şabi’nin Doğu Enbar Operasyonlar Komutan Yardımcısı Ali el-Muzaffer yaptığı açıklamada, İHA’lı hava saldırısının, sınırın Irak tarafında değil, Suriye tarafında Elbukemal bölgesinde gerçekleştiğini söyledi. Muzaffer, “ABD kuvvetleri tarafından gerçekleştirilen saldırı, yardım yüklü Hino model bir kamyoneti hedef aldı” dedi. Saldırının Haşdi Şabi’nin Doğu Enbar Operasyonlar Komutanlığı sınırlarının dışında gerçekleştiğini belirten Muzaffer, saldırıya ilişkin henüz ayrıntılı bilgiye sahip olmadıklarını açıkladı.
Haşdi Şabi'nin Batı Enbar Operasyonlar Komutanı Kasım Muslih ise ABD kuvvetlerinin Enbar’da Haşdi Şabi’yi hedef aldığı yönündeki haberleri yalanladı. Muslih yaptığı açıklamada, “Haşdi Şabi’nin Enbar birimi, tamamen güvende. Irak-Suriye sınırlarında ve Irak çölünün içlerinde konuşlu güçlerimizde duyurulanın aksine herhangi bir kaza veya hasar yok” ifadelerini kullandı.
Öte yandan Suriye rejimi, Suriye'nin doğusunda konuşlu ABD güçlerini Deyrizor’un batı kırsalında gıda maddeleri taşıyan bir kamyonu hedef almakla suçladı. Suriye'nin resmi haber ajansı SANA, ABD’ye ait bir İHA’nın Deyrizor kırsalındaki es-Suveyiye kasabasında gıda maddesi taşıyan bir kamyona bombalı saldırı düzenlediğini, olayda can kaybı yaşanmadığını bildirdi.
Muhalif kanada yakınlığıyla bilinen Ayn el-Furat haber sitesi ise İran Devrim Muhafızları Ordusu’na (DMO) ait mühimmat ve silahlarla dolu bir kamyonun Deyrizor’un doğusunda yer alan Elbukemal - el-Heri yolu üzerindeki buz fabrikasının yakınlarında kimliği belirsiz bir İHA tarafından hedef alındığı ilk anların fotoğraflarını yayınladı. Site,  ilk bilgilerde İran yanlısı Haşdi Şabi gruplarından unsurlar arasında can kaybı olduğuna işaret etti.
Diğer yandan ABD Savunma Bakanlığı’nın daha önce Irak ve Suriye topraklarında İran destekli silahlı gruplara karşı hava saldırıları düzenleyeceğini duyurması dikkat çekerken Haşdi Şabi’ye yakın kaynaklar, hava saldırılarının can kaybı ve yaralanmalara neden olduğunu vurguladılar.
Saldırı, Irak Başbakanı Mustafa el-Kazımi'nin Washington'a yapmayı planladığı ziyaretten yaklaşık bir hafta önce gerçekleşti. Beyaz Saray, Başkan Joe Biden'ın 26 Temmuz'da Kazımi ile görüşeceğini duyururken Irak Başbakanlığı’ndan ziyaret ile ilgili herhangi bir açıklama yapılmadı. Biden ve Kazımi, Bağdat ve Washington arasındaki ortak dosyaları görüşmek üzere bir araya gelecekler. Ele alınacak önemli dosyaların başında ise iki ülke arasındaki stratejik diyalogun dördüncü turu yer alıyor. Diyalog, diğer dosyaların yanı sıra iki ülke arasındaki ilişkilerin geleceği için büyük önem taşıyor.
Beyaz Saray sözcüsü Jen Psaki’nin açıklamasına göre Biden, Kazımi ile iki ülke arasındaki iş birliğini geliştirmenin yollarını görüşecek. Kazımi'nin ziyaretinin ABD ile Irak arasındaki stratejik ortaklığın bir teyidi olacağını söyleyen Psaki, ayrıca Irak ve ABD arasında imzalanan Stratejik Çerçeve Anlaşması'nın iş birliğini geliştireceğini de sözlerine ekledi. Psaki, Kazımi’nin ziyareti sırasında, eğitim, sağlık, kültür, enerji ve iklim girişimleri dahil çeşitli ortak ilgi alanlarına odaklanılacağını kaydetti. Beyaz Saray sözcüsü, Biden’ın, DEAŞ'ın kalıcı olarak yenilgiye uğratılmasına yönelik ortak çabalar dahil olmak üzere Irak ile siyasi, ekonomik ve güvenlik konularında iş birliğini güçlendirmeyi sabırsızlıkla beklediğini söyledi.
Bu arada ABD Ulusal Güvenlik Konseyi Orta Doğu ve Kuzey Afrika Direktörü Brett McGurk, Kazımi'nin Washington ziyareti öncesi, Kazımi ve Irak Cumhurbaşkanı Berhem Salih ile Bağdat'ta bir araya geldi. Şarku’l Avsat’a konuşan bir kaynağa göre McGurk, Bağdat’ın özellikle DEAŞ ile mücadele alanında, ABD’nin Irak’taki varlığı konusundaki resmi tutumu hakkında Washington’da kafa karıştıran sorulara yanıt arıyor gibiydi.
Kaynak, McGurk'ün Bağdat'ın ABD ile en iyi ilişkilerin kurulması ve özellikle DEAŞ ile mücadelede iş birliğinin artırılmasını talep eden tutumu ile ABD Büyükelçiliğinin ya da Amerikalıların Irak'ta bulunduğu bazı yerlerin füze veya İHA’larla hedef alınması konusunda net bir tavır almaması arasında bir çelişki bulduğuna inandığını belirtti. Kaynak ayrıca, McGurk’ün, Washington'ın bu saldırıları gerçekleştirmekle suçladığı gruplara karşılık verirse, onların da karşılık vereceğini düşündüğünü belirterek, Irak tarafının ABD'nin verdiği karşılığı resmi olarak kınadığını, dolayısıyla Irak’ın, Amerikalıları hedef alan saldırılardan korumadığının ve verilen karşılığı kınadığının altını çizdi.
Ancak buna karşın güvenilir bir kaynağa göre Başbakan Kazımi, ülkesinin Washington ile Tahran arasında bir hesaplaşma sahası olmasını istemediğinden, Washington'da karşılaşabileceği tüm soruların cevaplarına sahip.
Başbakan Kazımi, iktidarı boyunca İran ve ABD ile iletişim kurmaya çalıştı. İran-Suudi Arabistan diyaloguna da katkıda bulunan Kazımi, Arap ülkeleriyle iyi ilişkiler kurdu. Kazımi'nin ölüm mangaları tarafından gazetecilere ya da aktivistlere karşı art arda işlenen cinayetlerin peşine düşeceğini vurgulamıştı. Ölüm mangalarından biri aylar önce tutuklandı. Aynı şekilde Iraklı ünlü güvenlik uzmanı Hişam el-Haşimi'nin katili de tutuklandı. Irak, özellikle gergin bir atmosferde erken parlamento seçimlerine yaklaştığı bir dönemde karşı karşıya olduğu iç baskılarla yüzleşmek için dostlarının desteğine ihtiyaç duyuyor.
Kazimi'nin danışmanı Dr. Hüseyin Allavi, Şarku'l Avsat'a yaptığı açıklamada, ziyaretin Irak ile ABD arasındaki üç başarılı stratejik diyalog turundan sonra geldiğini ve Uluslararası Koalisyon’da görevli ABD askerleri sayısının 5 bin 200'den 2 bin 500'e düşürüldüğünü vurguladı. Dr. Allavi Bağdat'ta gerçekleştirilen teknik askeri diyalog toplantısının ardından açıklanan takvimin, Kazımi'nin önümüzdeki günlerde Washington'a yapacağı ziyarette iki tarafın anlaşacağı tarihlere göre Uluslararası Koalisyon’da kalan 2 bin 500 Amerikan askerinin geri çekilmesi konusunun Ortak Operasyonlar Komutanlığı'nda Iraklı ve ABD’li askeri yetkililer tarafından görüşüleceğini belirtti.
Allavi, Kazımi döneminde Irak ve ABD ilişkilerinde özellikle güvenlik alanında, DEAŞ’ın Irak’taki kalıntılarının yeniden faaliyete geçmesine karşı koymanın, terörle mücadele görevini tamamlamanın yanı sıra DEAŞ’tan kurtarılan bölgelerin yeniden inşası için destek yollarını tartışılmasında ilerleme kaydedildiğini açıkladı. Allavi aynı dönemde, Irak Silahlı Kuvvetleri’nin eğitimi ve geliştirilmesi alanında iş birliğinin devam ettiğini vurguladı.
Kazımi’nin Washington ziyaretinin Irak-ABD Stratejik Diyalogu’nun yeni bir turunun başlangıcı olacağını düşünen Allavi, ziyarette, ABD ile Irak ilişkilerinin iki ülke arasında imzalanan Stratejik Çerçeve Anlaşması uyarınca Musul'un düşmesinden önceki aşamaya dönmesi, siyasi, ekonomik, kültürel ilişkilerin etkinleştirilmesi, Irak ekonomisinin karşı karşıya olduğu zorlukların gölgesinde eğitim, sağlık, çevre, iklim ve enerji sorunlarının çözülmesi gibi dosyaların ele alınacağını söyledi. Allavi, Kazımi’nin ziyareti sırasında özellikle uluslararası toplum, uluslararası gözlemciler ve uluslararası seçim gözlem misyonları aracılığıyla seçimlerin izlenmesine katkıda bulunacak olan Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin (BMGK) Irak’ta 10 Ekim 2021 tarihinde yapılması planlanan parlamento seçimlerini destekleme kararından sonra Irak hükümetinin önemli dosyalardan biri olan ve seçimlerin özgür ve adil bir şekilde yapılması için Bağımsız Yüksek Seçim Komisyonu’na destek verilmesini içeren seçim dosyasına ilişkin çalışmalarını ve bakış açısını sunacağını kaydetti.



Şam, Haseke vilayetinin güvenliğini sağlamaya yönelik kapsamlı bir planı duyurdu

Nureddin el-Baba, el-Hol kampı hakkında düzenlediği basın toplantısında (İçişleri Bakanlığı)
Nureddin el-Baba, el-Hol kampı hakkında düzenlediği basın toplantısında (İçişleri Bakanlığı)
TT

Şam, Haseke vilayetinin güvenliğini sağlamaya yönelik kapsamlı bir planı duyurdu

Nureddin el-Baba, el-Hol kampı hakkında düzenlediği basın toplantısında (İçişleri Bakanlığı)
Nureddin el-Baba, el-Hol kampı hakkında düzenlediği basın toplantısında (İçişleri Bakanlığı)

Suriye İçişleri Bakanlığı dün yaptığı açıklamada, hükümet ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasında imzalanan anlaşmaya uygun olarak, Suriye ordu birliklerinin Haseke vilayetine girişiyle eş zamanlı olarak vilayetin güvenliğini sağlamak için bir güvenlik konuşlandırma planı hazırladığını duyurdu.

Bakanlık sözcüsü Nureddin el-Baba, düzenlediği basın toplantısında, bakanlığın ilk andan itibaren "el-Hol kampı"nın güvenliğini yeniden sağlamak, duvardaki açıklıkları kapatmak ve çevresini güvence altına almak için çalışmalara başladığını, ayrıca tutukluların verilerini ve kimlik belgelerini incelediğini ve Suriye'nin tamamını kapsayan birleşik bir veri tabanı oluşturmak için çalışmaların devam ettiğini açıkladı.

Bakanlık sözcüsü, el-Hol kampındaki insani durumu "her açıdan şok edici" olarak nitelendirdi ve binlerce insanın altyapıdan yoksun yarı çöl bir bölgede yıllarca zorlu koşullar altında tutulduğunu belirtti. Sözcü, kamp hakkında daha önce bildirilen her şeyin "abartmalar" nedeniyle daha yakından incelenmesi gerektiğini ifade etti.


Lübnan: Ajanların itirafları, Hizbullah'a nüfuzun ne kadar derin olduğunu ortaya koyuyor

Hizbullah destekçileri, komutan Hüseyin Yaghi'nin cenaze töreninde (AFP)
Hizbullah destekçileri, komutan Hüseyin Yaghi'nin cenaze töreninde (AFP)
TT

Lübnan: Ajanların itirafları, Hizbullah'a nüfuzun ne kadar derin olduğunu ortaya koyuyor

Hizbullah destekçileri, komutan Hüseyin Yaghi'nin cenaze töreninde (AFP)
Hizbullah destekçileri, komutan Hüseyin Yaghi'nin cenaze töreninde (AFP)

Lübnan'daki ajanların itirafları, Hizbullah'ın maruz kaldığı sızmanın boyutunu ortaya koydu.

Geçtiğimiz hafta İsrail ile iş birliği suçlamasıyla tutuklanan güneydeki Ensar kasabasında yaşayan "A.M." ile yapılan soruşturmalar, kendisinin Mossad'a imha edilen yerlerin kesin konumları hakkında proaktif bir şekilde bilgi verdiğini ve hatta bazıları Hizbullah'ın füze depolarına ve insansız hava aracı fabrikalarına ait olan askeri tesislerin koordinatlarını verdiğini ortaya koydu.

2020 yılında örgüte katılan ve en son tutuklanan şahsın durumu, gerçekleştirdiği görevler göz önüne alındığında belki de en ciddi olanıdır. Bu şahıs, Mossad'a Hizbullah üyeleri ve telefon numaraları hakkında bilgi vermiş, ayrıca partinin Güney Lübnan'da kullandığı buldozerlerin ve ağır makinelerin türlerini ve sahiplerini belirlemiştir. Tutuklanan şahıs, İsrail'i ziyaret ettiğini de itiraf etmiştir.

Bu arada, Hizbullah dün, saldırının İran Yüksek Lideri Ali Hamaney'i hedef alması veya İran rejimini devirmeyi amaçlaması durumunda İran'a karşı olası bir savaşta askeri müdahale tehdidinde bulundu. Bir Hizbullah yetkilisi, Washington'un "sınırlı" saldırılar başlatması durumunda grubun askeri müdahalede bulunmayı düşünmediğini, ancak Hamaney'i hedef almanın "kırmızı çizgi" teşkil ettiğini ifade etti.


Suriye hükümeti, Suveyda vilayetindeki Dürzi gruplarla tutukluları takas etti

Suveyda’nın dış mahallelerinde Suriyeli yetkililer ile Dürzi savaşçılar arasında düzenlenen esir takasında, otobüslerin önünde tutuklu ve esirler takas edilirken, 26 Şubat 2026 (AFP)
Suveyda’nın dış mahallelerinde Suriyeli yetkililer ile Dürzi savaşçılar arasında düzenlenen esir takasında, otobüslerin önünde tutuklu ve esirler takas edilirken, 26 Şubat 2026 (AFP)
TT

Suriye hükümeti, Suveyda vilayetindeki Dürzi gruplarla tutukluları takas etti

Suveyda’nın dış mahallelerinde Suriyeli yetkililer ile Dürzi savaşçılar arasında düzenlenen esir takasında, otobüslerin önünde tutuklu ve esirler takas edilirken, 26 Şubat 2026 (AFP)
Suveyda’nın dış mahallelerinde Suriyeli yetkililer ile Dürzi savaşçılar arasında düzenlenen esir takasında, otobüslerin önünde tutuklu ve esirler takas edilirken, 26 Şubat 2026 (AFP)

Suriye’nin güneyindeki Suveyda vilayetinin Medya İlişkileri Birimi Müdürlüğü, hükümet ile kentin kontrolünü elinde bulunduran Dürzi gruplar arasında ‘tutuklu ve esir değişimi’ operasyonu gerçekleştirildiğini açıkladı. Bu, taraflar arasında geçen yaz kentte yaşanan ve ölümlere yol açan çatışmalardan bu yana yapılan ilk kapsamlı değişim operasyonu oldu.

Şarku’l Avsat’ın Reuters’tan aktardığına göre, değişim kapsamında Şam, Adra Cezaevi’nde tutulan 61 Dürzi grup mensubunu serbest bırakırken; karşılığında Şeyh Hikmet el-Hicri’ye bağlı Ulusal Muhafızlar tarafından 25 Suriye hükümeti unsurunun serbest bırakılması sağlandı. Operasyon, Uluslararası Kızılhaç Komitesi (ICRC) gözetiminde gerçekleştirildi.

VFEDV
Havadan çekilen bir fotoğrafta, ağırlıklı olarak Dürzi nüfusun yaşadığı Suveyda vilayetinde Dürzi savaşçılar ile Bedevi kabileleri arasında yaşanan ölümcül çatışmaların ardından tahrip olmuş bir tankın kalıntıları görülüyor, 25 Temmuz 2025. (Arşiv – Reuters)

Geçtiğimiz temmuz ayında Suveyda’da mezhep temelli çatışmalar yaşandı; olaylar Dürzi savaşçılar ile Bedevi aşiretleri arasında patlak verdi. Çatışmalar, hükümetin kenti kontrol altına almak amacıyla birliklerini göndermesiyle daha da şiddetlendi.

Mücadeleler sırasında, Dürzileri destekleyen İsrail, Şam yönetimine karşı hava saldırıları düzenledi. Günler süren şiddetin ardından aynı ay, çatışmaları sona erdirmek amacıyla kapsamlı bir ateşkes ilan edildi; olaylar sırasında yüzlerce kişi hayatını kaybetti.

FR5TGHT5
Suriye'nin Suveyda kentinde Suriyeli yetkililer ile Dürzi savaşçılar arasında düzenlenen esir takası töreni sırasında güvenlik görevlileri ve yetkililer, esirleri taşıyan otobüslerin yanında toplandı. (AFP)

AFP ekibi, Suveyda’nın kuzey kırsalındaki el-Metune beldesinde iki büyük otobüsün Şam yakınlarındaki Dera Cezaevi’nden tutukluları indirdiğini gözlemledi. Otobüsler, hükümet güçleri ve ICRC ekipleri eşliğinde kente hareket etti, ardından bir ambulans ve ICRC aracı eşliğinde Suveyda’ya doğru yol aldı.

Kısa bir süre sonra aynı noktaya, hükümet kontrolü dışında kalan bölgelerde faaliyet gösteren Ulusal Muhafızlar’ın elinde bulunan güvenlik ve ordu mensubu esirleri taşıyan bir otobüs ulaştı.

Suriye devlet televizyonu, tutuklu değişim operasyonunun güvenliğini sağlamak için İç Güvenlik Güçleri’nin Şam-Suveyda yolunda yoğun güvenlik önlemleri aldığını bildirdi.

GRB
Suveyda’da Suriyeli yetkililer ile Dürzi savaşçılar arasında gerçekleştirilen esir takasında esirleri taşıyan bir otobüs, 26 Şubat 2026 (AFP)

Suriye İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Nureddin el-Baba, özellikle Suveyda’daki İç Güvenlik Güçleri’nin devlet ile yasadışı gruplar arasında gerçekleştirilen tutuklu değişimi operasyonunda yoğun çaba sarf ettiğini açıkladı.

El-Baba, Suriye el-İhbariyye televizyonuna yaptığı açıklamada, “Bugün 86 aileye sevinç getiren bir değişim operasyonunu başarıyla gerçekleştirdik. Yasadışı grupların elinde rehin tutulan 25 Suriye vatandaşının serbest bırakılmasını sağladık” dedi.

El-Baba ayrıca, “Devletin elindeki 61 tutuklu serbest bırakıldı” bilgisini vererek, bunun ‘Suveyda’da durumu yatıştırma ve Suriye ulusal birliği çerçevesinde barışçıl ve siyasi çözüm adımlarını öngören Amman Anlaşması’ kapsamında gerçekleştiğini belirtti.

El-Baba, yasadışı grupların hâlâ kayıpların durumu hakkında bilgi vermeyi reddettiğini ifade ederek, kayıpların akıbetinin ortaya çıkarılması için uluslararası çabaların sürdüğünü vurguladı.

BFFRGB
Uluslararası Kızılhaç Komitesi’nden (ICRC) bir yetkili, Suriye’nin güneyindeki Suveyda’nın dış mahallelerinde Bedevi kabileleri ile Dürzi gruplar arasında yapılan takası denetliyor. (SANA)

Diğer yandan ICRC Suriye Delegasyonu Başkanı Stephan Sakalian yaptığı açıklamada, ‘aylarca yakınlarını beklerken endişe içinde kalan ailelerin yeniden bir araya gelmesinde rol oynayan tüm taraflara’ teşekkür etti.

Sakalian, “Bu operasyonun, diğer olası serbest bırakma girişimlerine ve tüm taraflar arasında insani konulara ilişkin diyaloğa zemin hazırlamasını umuyoruz. Bu kapsamda, Temmuz 2025’ten bu yana güney Suriye’deki düşmanlıklar nedeniyle kaybolan kişilerin akıbetinin ve yerlerinin belirlenmesi de gündeme gelebilir” dedi.

20 Temmuz’dan itibaren ateşkes sağlanmış olsa da durum halen gerginliğini koruyor ve Suveyda’ya ulaşım güçlüklerle devam ediyor. Dürzi sakinler, hükümetin kontrolü dışında kalan bölgeleri abluka altına aldığını ve buralarda on binlerce yerinden edilmiş kişinin bulunduğunu iddia ediyor; Şam ise bunu reddediyor.