Tunus’ta Nahda Hareketi, “siyasi olan her konuyu bir kenara bırakarak” tüm çabalarını yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınıyla mücadelede Hişam el-Maşişi hükümetini desteklemeye harcayacağını duyurdu. Nahda Hareketi, daha önce devlet kurumlarının yaşadığı krizi sona erdirmek için Başbakan Hişam el-Meşişi'nin hükümet ekibini oluşturmak üzere yola çıktığı "bağımsız uzmanlar hükümetine” karşılık "siyasi hükümet” kurulmasını önermiş ve bu adım birçok tartışmayı da beraberinde getirmişti. Ancak Nahda’dan yapılan son açıklama hareketin “siyasi hükümet” girişiminden çekilmek için bu adımı atmış olma ihtimaline dair pek çok soru işaretine yol açtı.
Nahda Hareketi yöneticilerinden Münzir el-Vüneysi, "Korona'ya karşı savaş, farklılığa ve bölünmeye izin vermiyor. Partimiz, bugün herhangi bir siyasi tartışmaya aldırış etmeyecek" açıklamasında bulundu.
Ancak bu açıklamaları siyasi bir manevra olarak değerlendiren bazı muhalefet partileri, hareketin içinde bulunduğu güven krizinden çıkmak ve sağlık dosyasıyla meşgul olduğu dönemi Meşişi'yi kızdıran "siyasi hükümet" fikrini ortadan kaldırmak için kullanmak istediğini ileri sürüyorlar.
Gözlemciler, "siyasi hükümet" girişiminin muhalefet tarafından sert tepkilerle karşılanmasının ardından Nahda’nın geri adım attığı görüşündeler. Nahda’yı Meşişi hükümetine şantaj yapmakla suçlayan muhalefet ayrıca hareketin liderlerini, Tunus Emek Sendikası (UGTT) Başkanı Nureddin Tabubi tarafından ortaya atılan ulusal diyalog fikrini baltalamaya çalışmakla da itham ettiler.
Tunus'un Kalbi Partisi, Ulusal Reform ve Yaşasın Tunus partilerinin bazı üyeleri Nahda’nın “siyasi hükümet” teklifi ile ilgili çekincelerini dile getirdiler. Bu durum Nahda’nın hesaplarını alt üst etti. Bu nedenle Nahda Hareketi tarafından, geçen cuma günü başkent Tunus’ta düzenlenen basın toplantısında konuya değinilmedi.
Nahda, parlamento içindeki ve dışındaki diğer siyasi partileri “siyasi hükümet” kurmanın fizibilitesine ve Tunus'taki çok boyutlu krizlerin üstesinden gelme kabiliyetinin boyutuna ikna etmekte büyük zorluklar yaşadı. Hareketin liderleri ortaya attıkları girişimle ilgili de cumhurbaşkanından herhangi bir destek alamadı.
Tunuslu siyasi analist Cemal el-Arfavi, Şarku'l Avsat'a verdiği demeçte şu değerlendirmelerde bulundu:
“Siyasi hükümet kurma fikri büyük zorluklarla karşılaştı ve başından itibaren Meşişi hükümetini destekleyen koalisyonun bileşenleri arasında da bir çatlak oluşturdu. Bu durum, Nahda Hareketi’nin siyasi ve parlamenter sahnedeki liderliğini tehdit etti. Bazı parlamento bloklarının liderleri birçok bakanlık portföyünü yeniden yapılandıracağı ve hükümet pozisyonlarını değiştireceği için bu girişime karşı olduklarını ifade ettiler. Meşişi hükümeti bu girişimden memnun değil. Fikir ortaya atıldıktan kısa bir süre sonra Nahda destekçilerinin alacağı büyük mali tazminat dosyası hakkında da bir bilgi sızdırıldı. Bu sızıntı, ülke çıkarları pahasına destekçileri için ganimet arayan fırsatçı bir parti şeklinde görülen hareketin hanesine siyasi açıdan birçok kayıp ekledi.”
Suikast davası sürüyor
2013 yılında suikasta uğrayan Tunuslu politikacılar Şükrü Belıyd ve Muhammed el-Berahimi’nin savunma heyeti, Cenevre'deki İnsan Hakları Konseyi'ne şikayette bulunduklarını ve devletin suikast ve terör dosyasına karıştığı gerçeğini öğrenmeleri için Tunus'a özel bir saha ziyareti gerçekleştirilmesini talep ettiklerini açıkladılar. Heyet, daha önce Nahda Hareketi'ne yakın yargıçları ‘terör suçlarını örtbas etmekle’ suçlayan bir hükümet raporunu yayınlamıştı.



