Biden yönetiminden Esed rejiminin yetkililerine yaptırım kararı

ABD’nin yaptırım kararları Saydnaya Cezaevi’ni, 5 üst düzey güvenlik görevlisini ve iki silahlı örgütü içeriyor.

Beşşar Esed (EPA)
Beşşar Esed (EPA)
TT

Biden yönetiminden Esed rejiminin yetkililerine yaptırım kararı

Beşşar Esed (EPA)
Beşşar Esed (EPA)

ABD Başkanı Joe Biden yönetimi, Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esed rejiminin istihbarat birimi tarafından yönetilen 8 hapishaneye ve bu hapishaneleri kontrol eden 5 üst düzey güvenlik görevlisine yaptırım uygulanacağını açıkladı.
Bu hapishanelerde, en az 14 bin kişinin işkenceyle öldürüldüğü, en az 130 binden fazla kişinin ise kayıp ya da keyfi olarak gözaltında tutulduğuna dikkati çekilen açıklamada, bunların büyük çoğunluğunun ya öldüğünün düşünüldüğü ya da aileleri veya yasal temsilcileri ile iletişim kurulmadan gözaltında tutulduğu ifade edildi. Ayrıca açıklamada, iki milis grubunun ve iki liderinin de yaptırım listesine alındığı belirtildi.
Bu yaptırımların amacının Suriye halkının acılarının devam etmesine katkıda bulunan kuruluşların ve kişilerin hesap verebilirliğini artırmak olduğunu belirten ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, “Tüm dünya, Suriyelilerin onurunu ve insan haklarını geliştirmek için ortak kararlılığını yenilemeli. Uluslararası toplumu ülke çapında ateşkes, keyfi olarak gözaltına alınanların derhal serbest bırakılması ve kayıpların akıbeti hakkında bilgi verilmesi çağrılarımıza katılmaya çağırıyoruz. Esed rejimi, bu adımların Suriye'de kalıcı bir barış veya ekonomik refah için kritik olduğunu bilmelidir” dedi.
Yeni yaptırımlar, eski ABD Başkanı Donald Trump'ın 14 Ekim 2019 ve 28 Eylül 2010 tarihlerinde Suriye'deki ağır insan hakları ihlallerinden sorumlu, suç ortaklığı yapan veya bu ihlallere bulaşan kişilere yaptırım uygulamak üzere yayınladığı iki yürütme kararına uygun olarak alındı. Biden yönetiminin dün (Çarşamba) aldığı karar, Esed rejimini hapishanelerinde tutuklulara karşı vahşet işlemekten sorumlu tutmayı amaçlayan 2019 tarihli Sezar Suriye Sivil Koruma Yasası’nda belirtilen hedefleri pekiştiriyor.
OFAC olarak bilinen ABD Hazine Bakanlığı’na bağlı Yabancı Varlıkları Kontrol Ofisi, Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esed rejimine bağlı istihbarat birimleri tarafından yönetilen ve siyasi mahkumlar ile diğer tutuklulara yönelik insan hakları ihlallerinin yapıldığı Suriye'deki 8 hapishaneye yaptırım uygulanacağını belirtti. Ayrıca Bu hapishaneleri kontrol eden rejim birimlerinin 5 üst düzey güvenlik görevlisinin de yaptırım listesine eklendiği ifade edildi. OFAC tarafından yapılan açıklamada, Esed rejiminin Suriye halkına karşı amansız bir savaş yürüttüğü, reform ve değişim çağrısında bulunan yüz binlerce Suriyeliyi hapse attığı ve bunlardan en az 14 bininin işkenceyle öldürüldüğü aktarıldı. Aynı zamanda, bugüne kadar 130 binden fazla kişinin kayıp ya da keyfi olarak gözaltında tutulduğunun bildirildiğine işaret edilerek, bunların büyük çoğunluğunun ya öldüğünün düşünüldüğü ya da aileleri veya yasal temsilcileri ile iletişim kurulmadan gözaltında tutulduğu ifade edildi.

Ahraru’ş Şarkiye örgütü de yaptırım listesinde
OFAC ayrıca, Suriye'nin kuzeyinde faaliyet gösteren Ahrar’uş Şarkiye isimli silahlı grubu da sivillere yönelik ihlalleri nedeniyle yaptırım listesine aldığını bildirdi. Bununla birlikte, özellikle Suriye Kürtleri başta olmak üzere sivillere yönelik işlenen yasadışı öldürme, adam kaçırma, işkence ve özel mülke el koyma gibi suçlarından dolayı DEAŞ’ın eski üyelerini içeren grubun iki liderine de yaptırım uygulama kararı alındığı belirtildi. Söz konusu iki liderin Ebu Hatim Şakra olarak da bilinen Ahmed Ahsan Feyyad el-Hayis ve amcasının oğlu Ebu Cafer Şakra olarak bilinen Raid Casim el-Hayis olduğu bildirildi.

Rejim yetkilileri yaptırıma uğruyor
Söz konusu yaptırım kararıyla eş zamanlı olarak ABD Dışişleri Bakanlığı, Esed güçlerine bağlı Saraya el-Arin grubuna yaptırım uyguladı.
OFAC Ofisi Direktörü Andrea Gacki yaptığı açıklamada, "Yaptırımlar, Suriye halkına karşı işlenen ihlaller için hesap verebilirliği artırıyor ve haydut aktörlerin uluslararası finans sistemine erişimini engelliyor" dedi.
ABD Hazine Bakanlığı, 18 Mayıs 2011'de, Suriye güvenlik güçlerinin dört şubesinden biri olan Suriye Askeri İstihbaratı’nı Suriye'deki iç karışıklıklara katılan protestoculara karşı güç kullanmak ve tutuklamakla suçladı. Bakanlık, 29 Nisan 2011'de Suriye Genel İstihbarat Müdürlüğü'ne yaptırım uyguladı.
ABD’nin yaptırımları, özellikle Askeri İstihbarat Birimi tarafından yönetilen Saydnaya Hapishanesi’ni içeriyor. ABD Hazine Bakanlığı, sadece bu hapishanedeki iki binanın 10 bin ila 20 bin tutukluyu barındırabileceğini belirterek, birçok mahkumun uzun süre aç ve susuz kaldığını ve ciddi şekilde dövüldüğünü ifade etti. Bakanlık ayrıca, Suriye rejimine karşı binlerce muhalifin cezaevlerinde toplu idamlarda yargısız infaz edildiğini ve toplu mezarlara gömüldüğünü vurguladı.
Aynı zamanda, Esed rejimi tarafından işlenen ihlallerin yerleri olan Suriye Askeri İstihbarat şubelerinin (215, 216, 227, 235, 248 ve 290 şubeleri) yetkilileri de yaptırım kapsamında.
Bakanlık’tan yapılan açıklamada, Suriye Askeri İstihbarat Başkanı Kifah Milhim'in insan hakları ihlallerinin gerçekleştiği gözaltı tesislerini denetlediği ve Milhim'in şu anki görevine atanmadan önce 248. Şube’nin liderliğini üstlendiğini ve burada çok sayıda tutuklunun işkencesine ve öldürülmesine neden olduğu bildirildi. Şube 290'ın lideri Vefik Nasırr'n adı ise birçok adam kaçırma, cinayet ve suikastla ilişkilendirildi.
Öte yandan, Ahmed ed-Dib'in denetiminde bulunan Suriye Genel İstihbarat Müdürlüğü'nün 251. Şubesine de yaptırım uygulandı.



ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
TT

ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)

Suriye kaynakları Şarku’l Avsat'a, ABD arabuluculuğuyla Suriye'nin güneyindeki Süveyda vilayetinde bir esir takası konusunda görüşmelerin devam ettiğini doğruladı.

İl yönetiminin medya ilişkileri direktörü Kuteyba Azzam, Suriye hükümeti ile Şeyh el-Akl ve Hikmet el-Hicri'ye bağlı "Ulusal Muhafız Kuvvetleri" arasında, esir takası anlaşmasına varılması amacıyla görüşmelerin yapıldığını belirtti.

Medyada yer alan haberlere göre ABD elçisi Tom Barrack'ın ofisi, 2025 yazındaki olaylardan bu yana Şam kırsalında gözaltında tutulan Süveyda'dan 61 sivilin serbest bırakılması karşılığında, Savunma ve İçişleri Bakanlıklarından "Ulusal Muhafızlar" tarafından Süveyda'da tutulan 30 mahkumun teslim edilmesini içeren anlaşmanın sonuçlandırılması için her iki taraftan da onay aldı.

Süveyda Valisi Mustafa Bakur, geçen ay Suriye hükümetinin bu sivilleri aşiret güçlerinden teslim aldığını ve takas ayarlamak üzere gözaltına aldığını duyurdu.

Geçtiğimiz temmuz ayındaki olaylardan dolayı gözaltına alınanların serbest bırakılması, geçen eylül ayında Şam'dan Amerikan ve Ürdün'ün desteğiyle açıklanan "yol haritasının" maddelerinden biridir.


Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.