Yemen: İnsani yardım çalışmaları ile halk desteklenmeye çalışılıyor

Yemen Planlama ve Uluslararası İşbirliği Bakanı Vaid Bazib: Bağış paralarının üçte biri kuruluşların idari giderleri için harcanıyor

Yemen Planlama ve Uluslararası İşbirliği Bakanı Vaid Bazib (Saba)
Yemen Planlama ve Uluslararası İşbirliği Bakanı Vaid Bazib (Saba)
TT

Yemen: İnsani yardım çalışmaları ile halk desteklenmeye çalışılıyor

Yemen Planlama ve Uluslararası İşbirliği Bakanı Vaid Bazib (Saba)
Yemen Planlama ve Uluslararası İşbirliği Bakanı Vaid Bazib (Saba)

Yemen Planlama ve Uluslararası İşbirliği Bakanı Vaid Bazib, hükümetin, hesap beyanı sunmayı reddeden Yemen'deki kuruluşlar için alternatifleri tartıştığını açıkladı. Bazib, dürüstlüklerini ve bağımsızlıklarını kanıtlayan yerel ve ulusal örgütlerin mevcut olduğunu ifade etti.
Yemenli Bakan, Şarku’l Avsat’a verdiği demeçte, bakanlığının son altı ay içinde ülkede uluslararası kuruluşlar aracılığıyla uygulanan kalkınma programları için 500 milyon doları seferber ettiğini açıkladı.
Suudi Arabistan tarafından başlatılan Yemen Kalkınma ve Yeniden Yapılandırma Programı (SDRPY) aracılığıyla sağlanan benzersiz kalkınma desteğine övgülerde bulunan Bazib, “Kalkınmayı gerçekleştirmek, insani, ekonomik ve hizmet alanlarında entegre bir kapsamlı destek sistemini uygulamak, para birimi istikrarını desteklemek ve Yemen’e yakıt sağlamak için planlama ve seferberlik programı çerçevesinde çalışmalar devam etmektedir.” dedi. Yemenli Bakan, bunların yanı sıra birçok önemli dosyaya da değindi.

Gerçekleştirilen öncelikler
Bazib, “Bakanlık, ilk günden itibaren hükümet programının genel çerçevesinin ve rotasının hazırlanmasına ve çeşitli sektörlerdeki mevcut durumun belirlenmesine yönelik çalışmalar yaparak aktif katkıda bulundu. Bakanlık ayrıca, sektörel politikaların geliştirilmesi ve entegre edilmesi için diğer bakanlıklarla işbirliği içinde ulusal vizyon ve politikaların hazırlanması için çalışmalar yürütüyor. Bakanlık, bu yıl için hükümetin ihtiyaç ve önceliklerinin uyumunu sağlayan esaslara göre yatırım programını hazırlamış. Yemen'in ortakları ile kalkınma işbirliği ilişkilerini genişletmek, devam eden projelerin uygulanmasını hızlandırmak, durdurulan ve askıya alınan projeleri yeniden başlatmak, Yemen'in ülkeler ve bölgesel ve uluslararası kuruluşlardan ortakları ile iletişim ve koordinasyon mekanizmalarını harekete geçirmek ve kapsamlı yeniden yapılanma ve ekonomik toparlanma programı ve stratejik vizyon çerçevesinin hazırlanması için çalıştık.”
Bakanlığın sosyal koruma programlar, küçük ve orta ölçekli işletmelere destek sağlanması, tarım ve balıkçılık sektörlerinin kalkınması ve temel hizmetlerin karşılanması için gerekli fonları sağlayabildiğini söyleyen Yemenli Bakan, “Bakanlık, son altı ay içinde ülkede uluslararası kuruluşlar aracılığıyla uygulanan kalkınma programları için 500 milyon doları seferber etti. Yemen'deki insani yardım çalışmalarının kapsamlı bir şekilde düzeltilmesi, bu alanda faaliyet gösteren uluslararası örgütlerin denetlenmesi ve hayat kurtaran yardımların dağıtımında ortaklık, şeffaflık, bağımsızlık ve yardımların sadece belli bir merkeze ulaştırılmayıp birçok bölgeye aktarılması için çalışıyoruz. Tek bir pencere programı oluşturarak kuruluşların çalışmalarını otomatikleştirmeye başladık. Bu sayede kuruluşlar kayıt altına alınacak, tüm yan sözleşmeler onaylanacak ve muafiyetler ve izin hizmetleri “tam şeffaflık ve bağımsızlık içinde” kolaylaştırılacak. Bu, iş akışını kolaylaştırır ve kuruluşların performansı üzerinde denetim ve kontrol kolaylığı sağlar.”

Ülkedeki gıda durumu
Bazib, Yemen'deki gıda güvenliği durumunun “devam eden saldırılar ve Husi grubunun ateşkese uymaması ve müzakere masasına oturmaması nedeniyle daha da kötüleştiği” konusunda uyarılarda bulundu. Pandeminin etkilerinin yanı sıra sel, çöl çekirgesi salgınları, ekonomik çöküş ve insani yardımlarda azalma konularına da dikkat çeken Bakan Bazib, “Savunmasız nüfuslar giderek krize daha da uyum sağlayamamaya başladı. 2021 İnsani Müdahale Planı ve Entegre Gıda Güvenliği Aşama Sınıflandırılması (IPC) raporu 16,2 milyon Yemenlinin açlık sorunu yaşadığını ortaya koyuyor. Rapora göre bunlardan yaklaşık 5 milyon Yemenli kıtlığın eşiğinde 50 bin Yemenli ise halihazırda kıtlık benzeri koşullarla karşı karşıya.”
Bakanlığın, Yemen limanlarını yüksek riskli olarak sınıflandıran gemilerin sigorta masraflarını karşılayan bir kredi garanti fonu kurmak için çaba sarf ettiğini söyleyen Bazib, “Bu, malların maliyetini, değerini ve fiyatlarını düşürecektir. Ayrıca Suudi Arabistan ve Arap Ekonomik ve Sosyal Kalkınma Fonu'ndaki kardeşlerimizle birlikte Aden, Hadramut ve El-Mahra'da hastaneler ve eğitim şehirleri kurmak için yeni projeler geliştirmek ve toplum fakülteleri kurmak için çalışıyoruz. Bu bağlamda Kuveyt Kalkınma Fonu ile on bir fakülte için hazırlık yapıyoruz.”

Mevcut zorluklar
Yemen Planlama ve Uluslararası İşbirliği Bakanı Vaid Bazib, “Mevcut en önemli zorluklardan biri, uluslararası toplum ve büyük bağışçılar ile ortaklığı güçlendirmek ve geçici başkent Aden'den doğrudan faaliyetlerine yeniden başlamaları için onlara uygun ortamı sağlamaktır. Mevcut en önemli zorluklardan bir tanesi de ekonomik ve kalkınma durumunu ilerletmek için özel sektör ve sivil toplum kuruluşları ile yatırım fırsatları ve etkin ortaklıklar kurmak için çalışmaktır. Hükümetin Aden’e dönüşü ve siyasi istikrarın sağlanması, bağış yapan kuruluşların ve fonların Aden'e dönüşü için cezbedici bir ortamın yaratılmasını sağlayacak. Bağışçı kuruluşlar ve ülkeler, şartlarını azaltmalılar ve siyasi partilerin ülkeyi çalışmaya ve toparlanmaya hazırlamak için Riyad Anlaşmasının ruhuna geri dönmelerine yardımcı olmalılar. Çatışmayı gidermek ve taraflar arasındaki görüşleri yakınlaştırmak için şahsen çaba ve girişimlerde bulunuyorum.”

Bağışçıların parası
Hükümetin bağış fonlarından hiçbirini almadığını, bu fonların Birleşmiş Milletler ve yerel ve sivil toplum kuruluşları aracılığıyla dağıtıldığını belirten Bakan, “Bakanlığımız, bir yandan sahada uygulama yapan uluslararası kuruluşların çalışmalarını takip etmeye ve kolaylaştırmaya çalışırken, bir yandan da uygulayıcı kuruluşlarla bu sektörlerden bazılarının ihtiyaçlarına yönelik araştırmalar yapıyor.” dedi.
Bazib, “Bildiğiniz gibi, Birleşmiş Milletler ile İsveç ve İsviçre hükümetlerinin Mart 2021'in başında düzenlediği bağış konferansında, bağış yapan ülkeler bu yıl için 1,67 milyar dolar taahhütte bulundular. Bu fonun gıda güvenliği, tarım, beslenme, sağlık, su, çevre temizliği, yerinden edilmiş kişiler ve mülteci kampları için koruma ve destek konularında acil müdahalelerle ilgili sektörlere yönelik insani müdahale planının gerekliliklerine göre dağıtılması planlanmaktadır. Çatışma durumu nedeniyle üçüncü taraflar yerine doğrudan bağışçılar veya uluslararası kuruluşlarla iletişim kurabilmek için hükümete olan güveni yeniden sağlamaya çalışıyoruz. En azından ulusal kurumlarımızla ortaklık kurarak, kurum personelinin ve idari giderlerin masraflarını azaltmak için uygulama mekanizmalarını desteklemeye çalışıyoruz. Söz konusu masraflar bağışların üçte birinden fazla.”
Yemen'de faaliyet gösteren uluslararası örgütlerin birçoğuna yönelik eleştirilerde bulunan Bakan Bazib, "Biz onlara defalarca çağrıda bulunmamıza rağmen faaliyetlerine ilişkin raporları bize göndermiyorlar. Ayrıca yardım ve hibelerle ilgili nakit transferleri ve bankacılık işlemlerinin Merkez Bankası kanalıyla yapılması için defalarca çağrıda bulunduk. Bunu söyleye söyleye dilimizde tüy bitti. Diğer yandan, Merkez Bankası'na denetim raporlarının sunulması ve bağışçılar tarafından belirlenen diğer işlemler gibi kuruluşlardan bazı taleplerin istenmesini takdirle karşılıyoruz, ancak finansman ve transfer adımları, Yemen hükümeti tarafından garanti edilen bir şeffaflık ile başlayabilir. Planlama ve Uluslararası İşbirliği Bakanlığı'nda 20'den fazla ülkeye ait 90'dan fazla kayıtlı uluslararası STK bulunuyor. Bunun yanı sıra Dışişleri Bakanlığı ile yer anlaşması imzalayan 17'den fazla uluslararası kuruluş bulunuyor.

Kuruluşların performans raporları
Yemen dışındaki bağışçıların doğrudan gözetim ve değerlendirme mekanizmalarının zayıf olduğunu kaydeden Bakan, “Yemen'de faaliyet gösteren uluslararası kuruluşlar tarafından temsil edilen program ve projelerini uygulamak için üçüncü şahıslara yetki verilmesi yararlanıcılara sağlanan programların etkinliğinin zayıflığına, yolsuzluk vakalarının ortaya çıkmasına ve idari ücretlerin yüksek yüzdede gelmesine yol açtı. Geçtiğimiz yıllarda yolsuzluk olaylarının birçok BM kuruluşu tarafından açığa çıkarılmasına ve bu konuda BM kuruluşlarıyla sürekli yazışmalarımıza rağmen, çoğu proje için denetim raporu sunulmamakta ve proje üzerindeki incelemeler hükümetle paylaşılmamaktadır. Gerekçe olarak ise bu projelerin güncelliğini yitirmiş olduğu ve yenilenmesi gerektiği öne sürülmektedir. Bahsettiğim durumlar, yüksek idari ücretler ve bağışçı ile Yemen hükümeti arasında önceden koordinasyon sağlanamaması nedeniyle en önemlileri yerel ve ulusal kurumlar olan ve dürüstlüğü ve bağımsızlığı ile herkes tarafından bilinen alternatifler bulmak için birçok bağışçı ile koordinasyon kurmaya başladık.” açıklamalarında bulundu.
İnsani müdahale planı ile ilgili çabalara değinen Bakan, “Söz konusu planın etkinliği Yemenlilere temel ihtiyaçların ve hizmetlerin sağlanma yeteneğiyle ilgilidir. Bu plan istihdam yaratmayı destekleyen kapsayıcı bir ekonomik büyüme modeline sahiptir. Ortaklıkların genişlemesi ile yerel kurumları ve özel sektörü, özellikle gıda güvenliğini artırmaya yönelik önlemlere dahil etmek ve Yemen'in tüm bölgelerinde vatandaşlara makul fiyatlarla temel gıda ürünleri sağlamak mümkün olacak. Şu anda Aden'deki Merkez Bankası'nın gözetiminde uluslararası kuruluşların hesaplarındaki dolarlar ve Yemen riyalleri kaynak olarak kullanılmaya başlandı. Böylece bu kuruluşlar piyasadaki en iyi fiyatları alabilecek.” açıklamalarında bulundu.

Suudi programı ile iş birliği
Suudi Arabistan tarafından başlatılan Yemen Kalkınma ve Yeniden Yapılandırma Programı (SDRPY) aracılığıyla sağlanan kalkınma desteğine övgülerde bulunan Bazib, “Yemen'in kalkınması ve yeniden inşası için entegre bir kapsamlı destek sistemini hayata geçirmek üzere SDRPY ile birlikte çalışıyoruz. Suudi Arabistan, Yemen’de kalkınmayı gerçekleştirmek, insani, ekonomik ve hizmet alanlarında entegre bir kapsamlı destek sistemini uygulamak, para birimi istikrarını desteklemek ve ülkeye yakıt sağlamak için çalışıyor” diye konuştu.

Liman desteği
Yardım malzemeleri ile gıda ve ilacın gelişini kolaylaştırmak ve savaş nedeniyle limanların hareketi üzerindeki baskıların üstesinden gelmek için uluslararası toplumu karayolu ve liman sektörünü desteklemeye çağıran Bakan, “Aden limanı ve Mukalla limanı için acil ve istisnai destek talep ediyoruz” dedi.

Koronavirüs aşıları
Koronavirüs aşılarının yaygınlaştırılması ve dağıtılması için kapsamlı bir ulusal plan hazırlığının yapıldığından ve aşılanacak öncelikli grupların ve gerekli aşı dozlarının belirlenmesi için çalışma yürütüldüğünden bahseden Yemenli bakan, “Covax girişimi, nüfusun yaklaşık yüzde 20'sine (yaklaşık 7 milyon doz) aşı sağlamaya başladı ve 360 bin aşılık ilk parti geçen Mart ayında geldi. Aşılama işlemleri Nisan ayının başında başladı. Dünya Bankası 2 milyon aşı için 6 milyon dolarlık idari masrafları karşıladı. ABD, yakında Covax girişimi yoluyla gelecek olan 504 bin doz aşı sağladı. Halihazırda nüfusun geri kalan yüzde 80'i için aşıya ihtiyaç var.”



Irak: Cumhurbaşkanlığı seçim oturumu için tarih belirleme konusunda yine karar veremedi

Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
TT

Irak: Cumhurbaşkanlığı seçim oturumu için tarih belirleme konusunda yine karar veremedi

Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)

Irak parlamentosu, bugün gündemine yeni bir cumhurbaşkanı seçimini dahil etmeyi başaramadı; bu, parlamento seçimlerinin üzerinden iki aydan fazla zaman geçmesine rağmen yaşanan üçüncü başarısızlık oldu.

Bu geri adım, Şii ve Kürt güçleri arasında devam eden siyasi anlaşmazlıkların ortasında geldi; bu anlaşmazlıklar, cumhurbaşkanı adayı konusunda uzlaşmaya varmalarını engelledi ve ülkedeki siyasi çıkmazın devam etmesine neden oldu.

Mevcut Başbakan Muhammed Şiya es-Sudani, yeni bir hükümet kurma ve cumhurbaşkanı seçme için anayasal sürelerin aşılmasının ardından geçici hükümete liderlik ediyor; bu durum Irak siyasi sahnesini daha da karmaşıklaştırarak, anayasal kurumların etkinliğini zayıflatmaktadır.

Gözlemciler, bu durumun devam etmesinin, siyasi güçler arasındaki gerilim ve bölünme ortamında, devlet çalışmalarında daha fazla olumsuzluğa yol açabileceğine ve diğer anayasal hakların tamamlanmasını geciktirebileceğine dikkat çekiyor.


Meşal: Hamas, silah bırakmayı ve yabancı yönetimi reddediyor

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)
TT

Meşal: Hamas, silah bırakmayı ve yabancı yönetimi reddediyor

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)

Hamas'ın yurt dışı siyasi bürosunun başkanı Halid Meşal, hareketin silahlarından vazgeçmeyi ve Gazze Şeridi'nde "yabancı yönetimi" kabul etmeyi reddettiğini teyit etti.

Meşal, dün 17. Doha Forumu'nda yaptığı konuşmada, "direnişi, direniş silahlarını ve direnişi gerçekleştirenleri suçlu ilan etmenin" kabul edilemez bir şey olduğunu ifade etti. Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Meşal konuşmasına şöyle devam etti: "İşgal olduğu sürece direniş de vardır. Direniş, işgal altındaki halkların hakkıdır ve uluslararası hukukun, ilahi yasaların, ulusların hafızasının bir parçasıdır ve uluslar bununla gurur duyarlar."

Meşal, ABD Başkanı Donald Trump başkanlığındaki “Barış Konseyi”ne, Gazze Şeridi'nin yeniden inşasına ve yaklaşık 2,2 milyon sakinine yardım ulaştırılmasına olanak sağlayacak “dengeli bir yaklaşım” benimsemesi çağrısında bulundu.

Fetih ise İsrail'i, Gazze'yi yönetmekle görevli ulusal komitenin Şeride girişini engellemeye devam etmekle suçladı ve bunu, İsrail'in ateşkes anlaşmasının bir sonraki aşamasını uygulamaya geçmeyi reddetmesi olarak değerlendirdi.


Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, devletin ülkenin güneyine geri döneceğine söz verdi

Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, ülkenin güneyindeki Keferşuba sakinleri tarafından çiçek ve pirinç yağmuru eşliğinde böyle karşılandı (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, ülkenin güneyindeki Keferşuba sakinleri tarafından çiçek ve pirinç yağmuru eşliğinde böyle karşılandı (Şarku’l Avsat)
TT

Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, devletin ülkenin güneyine geri döneceğine söz verdi

Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, ülkenin güneyindeki Keferşuba sakinleri tarafından çiçek ve pirinç yağmuru eşliğinde böyle karşılandı (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, ülkenin güneyindeki Keferşuba sakinleri tarafından çiçek ve pirinç yağmuru eşliğinde böyle karşılandı (Şarku’l Avsat)

Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, halk ve siyasi partiler tarafından sıcak bir şekilde karşılanan iki günlük bölge gezisi sırasında, İsrail sınırındaki köylerdeki altyapının ‘birkaç hafta içinde’ yeniden inşa edilmesi ve güneydeki devlet otoritesinin yeniden tesis edilmesi için çalışacağına söz verdi.

Başbakan Selam şunları söyledi:

“Bu bölgenin devlete geri dönmesini istiyoruz ve ordunun güneyde sorumluluklarını yerine getirmeye devam etmesinden memnunuz. Ancak egemenlik sadece orduyla değil, aynı zamanda hukuk ve kurumlarla, halka sosyal koruma ve hizmetlerin sağlanmasıyla da tesis edilir.”

Bu ziyaret, Hizbullah ile Başbakan arasındaki siyasi farklılıkların önemli ölçüde aşıldığını gösterdi, zira Başbakan, birden fazla durakta Hizbullah, Emel Hareketi, Değişim bloğundan diğer milletvekilleri ve hatta etkinliklere katılan Hizbullah muhalifleri tarafından karşılandı.

Öte yandan Kuveyt Dışişleri Bakanlığı'nın Güvenlik Konseyi'nin VII. Bölüm Kapsamındaki Kararlarının Uygulanması Komitesi, terör listesine Lübnan’daki sekiz hastaneyi ekledi. Bu hastanelerin en az dördü Hizbullah tarafından işletiliyor.

Lübnan Sağlık Bakanlığı, ‘bu konuda Kuveytli yetkililerden herhangi bir inceleme veya bildirim almadığını’ açıklarken ‘konuyu açıklığa kavuşturmak, karışıklığı önlemek için doğru bilgileri sunmak ve Lübnan sağlık sistemini korumak için gerekli temasları kuracağını’ bildirdi.