Yemen: İnsani yardım çalışmaları ile halk desteklenmeye çalışılıyor

Yemen Planlama ve Uluslararası İşbirliği Bakanı Vaid Bazib: Bağış paralarının üçte biri kuruluşların idari giderleri için harcanıyor

Yemen Planlama ve Uluslararası İşbirliği Bakanı Vaid Bazib (Saba)
Yemen Planlama ve Uluslararası İşbirliği Bakanı Vaid Bazib (Saba)
TT

Yemen: İnsani yardım çalışmaları ile halk desteklenmeye çalışılıyor

Yemen Planlama ve Uluslararası İşbirliği Bakanı Vaid Bazib (Saba)
Yemen Planlama ve Uluslararası İşbirliği Bakanı Vaid Bazib (Saba)

Yemen Planlama ve Uluslararası İşbirliği Bakanı Vaid Bazib, hükümetin, hesap beyanı sunmayı reddeden Yemen'deki kuruluşlar için alternatifleri tartıştığını açıkladı. Bazib, dürüstlüklerini ve bağımsızlıklarını kanıtlayan yerel ve ulusal örgütlerin mevcut olduğunu ifade etti.
Yemenli Bakan, Şarku’l Avsat’a verdiği demeçte, bakanlığının son altı ay içinde ülkede uluslararası kuruluşlar aracılığıyla uygulanan kalkınma programları için 500 milyon doları seferber ettiğini açıkladı.
Suudi Arabistan tarafından başlatılan Yemen Kalkınma ve Yeniden Yapılandırma Programı (SDRPY) aracılığıyla sağlanan benzersiz kalkınma desteğine övgülerde bulunan Bazib, “Kalkınmayı gerçekleştirmek, insani, ekonomik ve hizmet alanlarında entegre bir kapsamlı destek sistemini uygulamak, para birimi istikrarını desteklemek ve Yemen’e yakıt sağlamak için planlama ve seferberlik programı çerçevesinde çalışmalar devam etmektedir.” dedi. Yemenli Bakan, bunların yanı sıra birçok önemli dosyaya da değindi.

Gerçekleştirilen öncelikler
Bazib, “Bakanlık, ilk günden itibaren hükümet programının genel çerçevesinin ve rotasının hazırlanmasına ve çeşitli sektörlerdeki mevcut durumun belirlenmesine yönelik çalışmalar yaparak aktif katkıda bulundu. Bakanlık ayrıca, sektörel politikaların geliştirilmesi ve entegre edilmesi için diğer bakanlıklarla işbirliği içinde ulusal vizyon ve politikaların hazırlanması için çalışmalar yürütüyor. Bakanlık, bu yıl için hükümetin ihtiyaç ve önceliklerinin uyumunu sağlayan esaslara göre yatırım programını hazırlamış. Yemen'in ortakları ile kalkınma işbirliği ilişkilerini genişletmek, devam eden projelerin uygulanmasını hızlandırmak, durdurulan ve askıya alınan projeleri yeniden başlatmak, Yemen'in ülkeler ve bölgesel ve uluslararası kuruluşlardan ortakları ile iletişim ve koordinasyon mekanizmalarını harekete geçirmek ve kapsamlı yeniden yapılanma ve ekonomik toparlanma programı ve stratejik vizyon çerçevesinin hazırlanması için çalıştık.”
Bakanlığın sosyal koruma programlar, küçük ve orta ölçekli işletmelere destek sağlanması, tarım ve balıkçılık sektörlerinin kalkınması ve temel hizmetlerin karşılanması için gerekli fonları sağlayabildiğini söyleyen Yemenli Bakan, “Bakanlık, son altı ay içinde ülkede uluslararası kuruluşlar aracılığıyla uygulanan kalkınma programları için 500 milyon doları seferber etti. Yemen'deki insani yardım çalışmalarının kapsamlı bir şekilde düzeltilmesi, bu alanda faaliyet gösteren uluslararası örgütlerin denetlenmesi ve hayat kurtaran yardımların dağıtımında ortaklık, şeffaflık, bağımsızlık ve yardımların sadece belli bir merkeze ulaştırılmayıp birçok bölgeye aktarılması için çalışıyoruz. Tek bir pencere programı oluşturarak kuruluşların çalışmalarını otomatikleştirmeye başladık. Bu sayede kuruluşlar kayıt altına alınacak, tüm yan sözleşmeler onaylanacak ve muafiyetler ve izin hizmetleri “tam şeffaflık ve bağımsızlık içinde” kolaylaştırılacak. Bu, iş akışını kolaylaştırır ve kuruluşların performansı üzerinde denetim ve kontrol kolaylığı sağlar.”

Ülkedeki gıda durumu
Bazib, Yemen'deki gıda güvenliği durumunun “devam eden saldırılar ve Husi grubunun ateşkese uymaması ve müzakere masasına oturmaması nedeniyle daha da kötüleştiği” konusunda uyarılarda bulundu. Pandeminin etkilerinin yanı sıra sel, çöl çekirgesi salgınları, ekonomik çöküş ve insani yardımlarda azalma konularına da dikkat çeken Bakan Bazib, “Savunmasız nüfuslar giderek krize daha da uyum sağlayamamaya başladı. 2021 İnsani Müdahale Planı ve Entegre Gıda Güvenliği Aşama Sınıflandırılması (IPC) raporu 16,2 milyon Yemenlinin açlık sorunu yaşadığını ortaya koyuyor. Rapora göre bunlardan yaklaşık 5 milyon Yemenli kıtlığın eşiğinde 50 bin Yemenli ise halihazırda kıtlık benzeri koşullarla karşı karşıya.”
Bakanlığın, Yemen limanlarını yüksek riskli olarak sınıflandıran gemilerin sigorta masraflarını karşılayan bir kredi garanti fonu kurmak için çaba sarf ettiğini söyleyen Bazib, “Bu, malların maliyetini, değerini ve fiyatlarını düşürecektir. Ayrıca Suudi Arabistan ve Arap Ekonomik ve Sosyal Kalkınma Fonu'ndaki kardeşlerimizle birlikte Aden, Hadramut ve El-Mahra'da hastaneler ve eğitim şehirleri kurmak için yeni projeler geliştirmek ve toplum fakülteleri kurmak için çalışıyoruz. Bu bağlamda Kuveyt Kalkınma Fonu ile on bir fakülte için hazırlık yapıyoruz.”

Mevcut zorluklar
Yemen Planlama ve Uluslararası İşbirliği Bakanı Vaid Bazib, “Mevcut en önemli zorluklardan biri, uluslararası toplum ve büyük bağışçılar ile ortaklığı güçlendirmek ve geçici başkent Aden'den doğrudan faaliyetlerine yeniden başlamaları için onlara uygun ortamı sağlamaktır. Mevcut en önemli zorluklardan bir tanesi de ekonomik ve kalkınma durumunu ilerletmek için özel sektör ve sivil toplum kuruluşları ile yatırım fırsatları ve etkin ortaklıklar kurmak için çalışmaktır. Hükümetin Aden’e dönüşü ve siyasi istikrarın sağlanması, bağış yapan kuruluşların ve fonların Aden'e dönüşü için cezbedici bir ortamın yaratılmasını sağlayacak. Bağışçı kuruluşlar ve ülkeler, şartlarını azaltmalılar ve siyasi partilerin ülkeyi çalışmaya ve toparlanmaya hazırlamak için Riyad Anlaşmasının ruhuna geri dönmelerine yardımcı olmalılar. Çatışmayı gidermek ve taraflar arasındaki görüşleri yakınlaştırmak için şahsen çaba ve girişimlerde bulunuyorum.”

Bağışçıların parası
Hükümetin bağış fonlarından hiçbirini almadığını, bu fonların Birleşmiş Milletler ve yerel ve sivil toplum kuruluşları aracılığıyla dağıtıldığını belirten Bakan, “Bakanlığımız, bir yandan sahada uygulama yapan uluslararası kuruluşların çalışmalarını takip etmeye ve kolaylaştırmaya çalışırken, bir yandan da uygulayıcı kuruluşlarla bu sektörlerden bazılarının ihtiyaçlarına yönelik araştırmalar yapıyor.” dedi.
Bazib, “Bildiğiniz gibi, Birleşmiş Milletler ile İsveç ve İsviçre hükümetlerinin Mart 2021'in başında düzenlediği bağış konferansında, bağış yapan ülkeler bu yıl için 1,67 milyar dolar taahhütte bulundular. Bu fonun gıda güvenliği, tarım, beslenme, sağlık, su, çevre temizliği, yerinden edilmiş kişiler ve mülteci kampları için koruma ve destek konularında acil müdahalelerle ilgili sektörlere yönelik insani müdahale planının gerekliliklerine göre dağıtılması planlanmaktadır. Çatışma durumu nedeniyle üçüncü taraflar yerine doğrudan bağışçılar veya uluslararası kuruluşlarla iletişim kurabilmek için hükümete olan güveni yeniden sağlamaya çalışıyoruz. En azından ulusal kurumlarımızla ortaklık kurarak, kurum personelinin ve idari giderlerin masraflarını azaltmak için uygulama mekanizmalarını desteklemeye çalışıyoruz. Söz konusu masraflar bağışların üçte birinden fazla.”
Yemen'de faaliyet gösteren uluslararası örgütlerin birçoğuna yönelik eleştirilerde bulunan Bakan Bazib, "Biz onlara defalarca çağrıda bulunmamıza rağmen faaliyetlerine ilişkin raporları bize göndermiyorlar. Ayrıca yardım ve hibelerle ilgili nakit transferleri ve bankacılık işlemlerinin Merkez Bankası kanalıyla yapılması için defalarca çağrıda bulunduk. Bunu söyleye söyleye dilimizde tüy bitti. Diğer yandan, Merkez Bankası'na denetim raporlarının sunulması ve bağışçılar tarafından belirlenen diğer işlemler gibi kuruluşlardan bazı taleplerin istenmesini takdirle karşılıyoruz, ancak finansman ve transfer adımları, Yemen hükümeti tarafından garanti edilen bir şeffaflık ile başlayabilir. Planlama ve Uluslararası İşbirliği Bakanlığı'nda 20'den fazla ülkeye ait 90'dan fazla kayıtlı uluslararası STK bulunuyor. Bunun yanı sıra Dışişleri Bakanlığı ile yer anlaşması imzalayan 17'den fazla uluslararası kuruluş bulunuyor.

Kuruluşların performans raporları
Yemen dışındaki bağışçıların doğrudan gözetim ve değerlendirme mekanizmalarının zayıf olduğunu kaydeden Bakan, “Yemen'de faaliyet gösteren uluslararası kuruluşlar tarafından temsil edilen program ve projelerini uygulamak için üçüncü şahıslara yetki verilmesi yararlanıcılara sağlanan programların etkinliğinin zayıflığına, yolsuzluk vakalarının ortaya çıkmasına ve idari ücretlerin yüksek yüzdede gelmesine yol açtı. Geçtiğimiz yıllarda yolsuzluk olaylarının birçok BM kuruluşu tarafından açığa çıkarılmasına ve bu konuda BM kuruluşlarıyla sürekli yazışmalarımıza rağmen, çoğu proje için denetim raporu sunulmamakta ve proje üzerindeki incelemeler hükümetle paylaşılmamaktadır. Gerekçe olarak ise bu projelerin güncelliğini yitirmiş olduğu ve yenilenmesi gerektiği öne sürülmektedir. Bahsettiğim durumlar, yüksek idari ücretler ve bağışçı ile Yemen hükümeti arasında önceden koordinasyon sağlanamaması nedeniyle en önemlileri yerel ve ulusal kurumlar olan ve dürüstlüğü ve bağımsızlığı ile herkes tarafından bilinen alternatifler bulmak için birçok bağışçı ile koordinasyon kurmaya başladık.” açıklamalarında bulundu.
İnsani müdahale planı ile ilgili çabalara değinen Bakan, “Söz konusu planın etkinliği Yemenlilere temel ihtiyaçların ve hizmetlerin sağlanma yeteneğiyle ilgilidir. Bu plan istihdam yaratmayı destekleyen kapsayıcı bir ekonomik büyüme modeline sahiptir. Ortaklıkların genişlemesi ile yerel kurumları ve özel sektörü, özellikle gıda güvenliğini artırmaya yönelik önlemlere dahil etmek ve Yemen'in tüm bölgelerinde vatandaşlara makul fiyatlarla temel gıda ürünleri sağlamak mümkün olacak. Şu anda Aden'deki Merkez Bankası'nın gözetiminde uluslararası kuruluşların hesaplarındaki dolarlar ve Yemen riyalleri kaynak olarak kullanılmaya başlandı. Böylece bu kuruluşlar piyasadaki en iyi fiyatları alabilecek.” açıklamalarında bulundu.

Suudi programı ile iş birliği
Suudi Arabistan tarafından başlatılan Yemen Kalkınma ve Yeniden Yapılandırma Programı (SDRPY) aracılığıyla sağlanan kalkınma desteğine övgülerde bulunan Bazib, “Yemen'in kalkınması ve yeniden inşası için entegre bir kapsamlı destek sistemini hayata geçirmek üzere SDRPY ile birlikte çalışıyoruz. Suudi Arabistan, Yemen’de kalkınmayı gerçekleştirmek, insani, ekonomik ve hizmet alanlarında entegre bir kapsamlı destek sistemini uygulamak, para birimi istikrarını desteklemek ve ülkeye yakıt sağlamak için çalışıyor” diye konuştu.

Liman desteği
Yardım malzemeleri ile gıda ve ilacın gelişini kolaylaştırmak ve savaş nedeniyle limanların hareketi üzerindeki baskıların üstesinden gelmek için uluslararası toplumu karayolu ve liman sektörünü desteklemeye çağıran Bakan, “Aden limanı ve Mukalla limanı için acil ve istisnai destek talep ediyoruz” dedi.

Koronavirüs aşıları
Koronavirüs aşılarının yaygınlaştırılması ve dağıtılması için kapsamlı bir ulusal plan hazırlığının yapıldığından ve aşılanacak öncelikli grupların ve gerekli aşı dozlarının belirlenmesi için çalışma yürütüldüğünden bahseden Yemenli bakan, “Covax girişimi, nüfusun yaklaşık yüzde 20'sine (yaklaşık 7 milyon doz) aşı sağlamaya başladı ve 360 bin aşılık ilk parti geçen Mart ayında geldi. Aşılama işlemleri Nisan ayının başında başladı. Dünya Bankası 2 milyon aşı için 6 milyon dolarlık idari masrafları karşıladı. ABD, yakında Covax girişimi yoluyla gelecek olan 504 bin doz aşı sağladı. Halihazırda nüfusun geri kalan yüzde 80'i için aşıya ihtiyaç var.”



Meşal: Hamas silahlarını bırakmayacak ve Gazze’de yabancı yönetimi kabul etmeyecek

Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)
Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)
TT

Meşal: Hamas silahlarını bırakmayacak ve Gazze’de yabancı yönetimi kabul etmeyecek

Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)
Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)

Hamas liderlerinden Halid Meşal bugün yaptığı açıklamada, Hamas’ın silahlarını bırakmayacağını ve Gazze Şeridi’nde ‘yabancı bir yönetimi’ kabul etmeyeceğini söyledi. Açıklama, ateşkes anlaşmasının, Hamas’ın silahsızlandırılmasını ve Gazze Şeridi’nin yönetimi için uluslararası bir komite kurulmasını öngören ikinci aşamasının başlamasının ardından geldi.

Hamas’ın yurt dışı sorumlusu ve eski Siyasi Büro Başkanı Meşal, 17. El Cezire Forumu’nda yaptığı konuşmada, “Direnişi, direnişin silahını ve direnişi gerçekleştirenleri suç saymak kabul edilemez” dedi.

Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığına göre Meşal, “İşgal olduğu sürece direniş vardır. Direniş, işgal altındaki halkların bir hakkıdır; uluslararası hukukun, semavi dinlerin ve milletlerin hafızasının bir parçasıdır ve onunla gurur duyulur” ifadelerini kullandı.

İsrail ile Hamas arasında varılan ateşkes anlaşması, yıkıcı bir savaşın ardından, 10 Ekim’de yürürlüğe girdi. Anlaşma, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi tarafından da desteklenen bir ABD planına dayanıyor.

Anlaşmanın ilk aşaması, 7 Ekim 2023’ten bu yana Gazze Şeridi’nde tutulan rehineler ile İsrail hapishanelerindeki Filistinli mahkûmların takasını, çatışmaların durdurulmasını, İsrail’in Filistin topraklarındaki yerleşim alanlarından çekilmesini ve Gazze Şeridi’ne insani yardımların girişini öngörüyordu.

İkinci aşama ise 26 Ocak’ta Gazze Şeridi’nde son İsrailli rehinenin cansız bedeninin bulunmasının ardından başladı. Bu aşama, Hamas’ın silahsızlandırılmasını, Gazze Şeridi’nin yaklaşık yarısını kontrol eden İsrail ordusunun kademeli olarak çekilmesini ve Gazze’nin güvenliğinin sağlanmasına ve Filistinli polis birimlerinin eğitilmesine yardımcı olmayı amaçlayan uluslararası bir istikrar gücünün konuşlandırılmasını içeriyor.

Plan kapsamında, Gazze Şeridi’nin yönetimini denetlemek üzere ABD Başkanı Donald Trump’ın başkanlığında, çeşitli ülkelerden isimlerin yer aldığı Barış Konseyi oluşturuldu. Ayrıca, Gazze Şeridi’nin günlük işlerini yürütmek üzere Filistinli teknokratlardan oluşan bir komitenin kurulması öngörüldü.

Meşal, Barış Konseyi’ne Gazze Şeridi’nin yeniden inşasını ve yaklaşık 2 milyon 200 bin nüfuslu bölgeye insani yardımların akışını mümkün kılacak ‘dengeli bir yaklaşım’ benimseme çağrısında bulundu. Meşal, aynı zamanda Hamas’ın Filistin topraklarında herhangi bir yabancı yönetimi kabul etmeyeceğini yineledi.

Meşal sözlerini şöyle sürdürdü: “Ulusal sabitelerimize bağlıyız; vesayet mantığını, dış müdahaleyi ve manda yönetimini kabul etmiyoruz… Filistinlileri Filistinliler yönetir. Gazze, Gazze halkınındır; Filistin, Filistinlilerindir. Yabancı bir yönetimi kabul etmeyeceğiz.”

Meşal’e göre bu sorumluluk yalnızca Hamas’a değil, ‘tüm canlı unsurlarıyla Filistin halkının liderliğine’ aittir.

İsrail ve ABD, Hamas’ın silahsızlandırılması ve Gazze Şeridi’nin askerden arındırılmış bir bölge haline getirilmesi talebini sürdürüyor. Hamas ise silahlarını gelecekte kurulabilecek bir Filistin yönetimine devretme ihtimalinden söz ediyor.

İsrailli yetkililer, Hamas’ın Gazze Şeridi’nde yaklaşık 20 bin savaşçıya sahip olduğunu ve hareketin elinde yaklaşık 60 bin kalaşnikof tüfek bulunduğunu öne sürüyor.

Ateşkes anlaşmasında öngörülen uluslararası gücü hangi ülkelerin oluşturacağı ise henüz netlik kazanmış değil.


Libya’da Yüksek Yargı Konseyi, Anayasa Mahkemesi kararlarına karşı muhalefetini artırıyor

BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)
BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)
TT

Libya’da Yüksek Yargı Konseyi, Anayasa Mahkemesi kararlarına karşı muhalefetini artırıyor

BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)
BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)

Libya Yüksek Yargı Konseyi, Trablus'taki Yüksek Mahkeme Anayasa Dairesi'nin kararlarına karşı tavrını katılaştırarak, ‘yargıyı siyasallaştırma girişimlerine’ karşı sert bir uyarıda bulundu. Konsey, ‘bu hassas aşamada yargıya müdahale etme’ konusunda sert bir uyarıda bulundu. Ülke, yargıya da neredeyse ulaşan kronik siyasi ve askeri bölünmelerden mustarip durumda.

Yüksek Yargı Konseyi’nin bu tutumu, Anayasa Mahkemesi'nin Temsilciler Meclisi tarafından çıkarılan ve Yargı Sistemi Kanunu'nda değişiklikler içeren iki kanunu geçersiz kılma kararının ardından daha da belirginleşti. Bu durum, mevcut Yargı Yüksek Konseyi’nin kurulduğu anayasal dayanağın ortadan kalktığı ve bu kanundan kaynaklanan statüsünü kaybettiği anlamına geliyor. Dolayısıyla, önceki hükümlere uygun olarak yeniden oluşturulması gerekiyor.

Yüksek Yargı Konseyi tarafından cuma akşamı yapılan açıklamada ‘anayasal çevreden’ doğrudan bahsedilmeden yargı alanında yaşananlara, özellikle de bazılarının, kurumu zararlı bir kurum ile değiştirmek için anayasal olarak ilgili olduğunu düşündükleri araçları kullanarak yargının birliğini ve bağımsızlığını zayıflatma girişimlerine ilişkin duyulan üzüntü ifade edildi.

Konsey, bu kişilerin amacının, diğer tüm yetkileri elinden almak suretiyle, yalnızca siyasi ve dar bir kişisel çıkar olarak nitelendirilebilecek hedefleri gerçekleştirmek olduğunu değerlendirdi.

Yargının birliğini korumak, sorumlu davranmak ve ülkenin yararına hizmet etmek için, sonuçsuz kalacak bir fiili durum dayatmaya çalışanların devam eden uzlaşmaz tavırları karşısında bir süre en yüksek disiplin seviyesini uyguladığını da ekleyen Konsey, ülkenin tarihinde hassas ve tehlikeli bir dönemde, birliğin her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyulduğu bir zamanda yargıya müdahale etme girişimlerine işaret etti.

fdbfb
Libya Temsilciler Meclisi'nin önceki bir oturumundan bir kare (Libya Temsilciler Meclisi)

Bu gerginlik, Temsilciler Meclisi ile (yargı otoritesini oluşturan üç sütundan biri olan) Devlet Konseyi arasındaki hukuki ve siyasi çatışmanın bir parçası olarak görülüyor. Bu çatışma, siyaset koridorlarından yargının kalbine taşınırken Temsilciler Meclisi, bazı yasal değişikliklerle Yüksek Yargı Konseyi'ni yeniden yapılandırarak yargı üzerinde daha fazla etki sahibi olmaya çalışıyor. Devlet Konseyi bu hamleyi yargının ‘siyasileştirilmesi’ olarak değerlendirdi.

Bu turda, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri'nin Libya Özel Temsilcisi ve Libya'daki BM Destek Misyonu (UNSMIL) Başkanı Hanna Serwaa Tetteh, bu diyaloğun yeni bir hükümet seçmek için bir organ olmaktan ziyade, Libyalıların kendi ülkelerinin geleceği için kendileri tarafından formüle edilen pratik çözümler geliştirmek amacıyla yürütülen bir ‘Libyalılar arası’ süreç olduğunu teyit etti.

Seçim çerçevesine ilişkin görüşmeler de “6+6” komitesinin kuralları ve danışma komitesinin tavsiyeleri temelinde, mevcut farklılıkların altında yatan garantileri ve siyasi endişeleri anlamaya odaklanarak yürütüldü.

Katılımcı üyeler ise, görüşmelerin genel ilkelerden usul ayrıntılarına doğru ilerlediğini belirttiler. Komisyon Yönetim Kurulu'ndaki boş koltuk krizinin çözülmesinin, gelecekteki seçimlere olan güveni güçlendirmek ve seçimlerin itiraz edilmesini veya kesintiye uğramasını önlemek için temel bir unsur olduğunu vurguladılar.

ert6y
Önceki belediye seçim kampanyasından (Komisyon Yönetim Kurulu)

Turun sonunda üyeler, Berlin Süreci Siyasi Çalışma Grubu'nun büyükelçilerine ve temsilcilerine ana önerilerini sundular. Büyükelçiler ve temsilciler, sürecin mart ayında yeniden başlaması ve uzun vadeli istikrarı sağlayacak ulusal bir vizyon etrafında uzlaşma sağlanmaya devam edilmesi koşuluyla, UNSMIL tarafından kolaylaştırılan yol haritasına destek verdiklerini teyit ettiler.

Yapılandırılmış diyalogun yeni hükümetin seçimi konusunda kararlar alan bir organ olmadığını yineleyen USNMIL, devlet kurumlarını güçlendirmek amacıyla, seçimlere elverişli bir ortam yaratmak ve yönetişim, ekonomi ve güvenlik alanlarındaki en acil sorunları ele almak için pratik önerileri incelemekle ilgilendiğini belirtti. UNSMIL, bunun uzun vadeli çatışmanın nedenlerini ele almak için politika ve yasama önerilerini inceleyerek ve geliştirerek başarılacağının altını çizdi. Ayrıca, yapılandırılmış diyalogun istikrarın önünü açacak ulusal bir vizyon üzerinde uzlaşma sağlamayı amaçlayacağına da dikkati çekti.

Bu gelişme, cumartesi günü Tacura, Sayad ve el-Hashan belediyelerinde ve Tobruk'taki bir oy verme merkezinde, düzenli ve sakin bir atmosferde belediye meclisi seçimleri için oy kullanma işleminin başlamasıyla eş zamanlı gerçekleşti. Komisyon Yönetim Kurulu’nun ana operasyon odası, oy verme sürecinin disiplinli ve organize bir ortamda, önemli bir engel olmadan plana göre ilerlediğini belirtti.

Komisyon, 93 sandık merkezinden oluşan 43 merkezin tamamının açık olduğunu doğruladı. Bu tur, şeffaflığı artırmak ve her türlü sahtekarlık girişimini önlemek amacıyla Tacura belediyesinde elektronik doğrulama teknolojisi (parmak izi) kullanıldı.

u78ı9o
Huri, cumartesi günü belediye seçimlerinde bir oy verme merkezini ziyaret ederken (UNSMIL)

Öte yandan UNSMIL, sorumlu yerel yönetimin kurulmasına katkıda bulunmak için tüm kayıtlı seçmenleri oy kullanmaya çağırırken, misyonun başkan yardımcısı Stephanie Huri, Tacura'daki oy verme merkezlerini ziyaret ederek oy verme sürecini ve elektronik seçmen doğrulama sisteminin kullanımını yerinde gözlemledi.

Bu seçimler, oy vermeyi geciktiren bazı teknik ve hukuki engellerin aşılmasının ardından, Komisyonun ülke çapında belediye meclislerini seçme planını çerçevesinde gerçekleşirken söz konusu plan, son iki yılda uygulanan ve nihai sonuçların kabul edilmesi ve seçilmiş meclislerin oluşturulmasıyla sonuçlanan önceki aşamaların başarısının bir uzantısı olarak değerlendiriliyor.


Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
TT

Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)

Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım, örgütün idari kurumları üzerindeki kontrolünü sıkılaştırmaya çalışıyor. Bu yüzden söz konusu kurumlara, eski Genel Sekreter Hasan Nasrallah'ın liderliği döneminde marjinalleştirilen yakın arkadaşları ve din adamı olmayan politikacıları getirdi.

Şarku’l Avsat’a konuşan kaynaklara göre yapılan en önemli değişiklikler arasında, eski bakan ve milletvekili Muhammed Fneyş’in Hizbullah’ın ‘hükümeti’ olarak kabul edilen yürütme organının başına geçmesi, milletvekili ve parlamento grubu başkanı Muhammed Raad'ın ise genel sekreter yardımcılığına atanmasının bekleniyor.

Kaynaklar, Kasım'ın, daha önce partinin yürütme organının sorumluluğunda olan ayrıntılara girmeden liderliği elinde tutan genel sekreterlik ile örgütün tüm kurumlarını birbirine bağlayarak Hizbullah’ı kontrol etmeye çalıştığına işaret etti.

Öte yandan, Başbakan Nevaf Selam, çok sayıda kişinin İsrail'in tekrarlanan saldırılarının ardından halen yeniden inşa edilmesini beklediği güney bölgesine tarihi bir ziyaret başlattı. Başbakan Selam'ın, Hizbullah tarafından kendisine karşı başlatılan ihanet kampanyasına rağmen tüm köylerde sıcak bir şekilde karşılanması dikkati çekti.