Halde Arapları olarak bilinen Güney Lübnan aşiretleri 10 gün önce Hizbullah’a yönelik intikam eylemi düzenlemiş ve Ali Şibli isimli Hizbullah üyesi bu saldırıda öldürülmüştü. Şibli’nin Beyrut’un güneyindeki Halde kasabasındaki cenaze töreni hedef alındı ve 4’ü Hizbullah’tan olmak üzere 7 kişi öldü, birçok kişi de yaralandı.
Bunun üzerine Hizbullah Genel Sekreteri Hasan Nasrallah geçen hafta cenaze töreninde gerçekleşen kurşunlama olayından Halde'deki Arap aşiretleri sorumlu tuttu. Söz konusu aşiretler Nasrallah’ın açıklamasını reddettiklerini ve olaydan sorumlu olmadıklarını bildirdiler. Aşiretler ayrıca bir grup Haldeli Arap gencin daha önce sahil yolunu kapattığına dair iddiaları da reddettiklerini söylediler.
Halde bölgesi (Lübnan'ın güneyinde) geçen hafta Hizbullah üyeleri ile Halde Arapları olarak bilinen Arap aşiretlerine mensup bölge sakinleri arasında çatışmalara tanık oldu. Bu çatışmalar Hizbullah üyesi Ali Şibli'nin cenaze töreninin hedef alınmasından sonra gerçekleşti.
Ahmed Ghosn isimli kabile üyesi 10 gün önce, yaklaşık bir yıl önce Hizbullah ile çıkan çatışmalarda öldürülen kardeşi Hasan'ın intikamını almak üzere Ali Şibli’yi öldürdü.
Halde Arapları Nasrallah'ın son televizyon programında yaptığı açıklamaların gerçeği yansıtmadığını ve Hizbullah liderinin Arap aşiretlerinin üyelerine saldırmadan önce bilgi kaynaklarının gerçekliğini doğrulamasını istediler. Aşiretler özellikle Nasrallah'la ve Şii topluluğuyla iyi ilişkiler kurmaya hevesli olduklarını bildirdiler.
Halde Arapları olarak bilinen Güney Lübnan aşiretlerinin açıklamasında şu ifadelere yer verildi: “Sorunun kökü, genç Hasan Ghosn'un, Halde’de Ali Şibli’nin ve onun Direniş Tugayları saflarındaki silahlı arkadaşlarının kurşunlarıyla öldürülmesidir. O dönemde Ghosn ailesinin ve tüm Arap aşiretlerinin nasıl yaralarını sardığını ve sivil barışı korumak için cezai yargıya başvurduğunu herkes biliyor. Ancak bu olayın üzerinden tam bir yıl geçti ve sanık Şibli, hakkında çıkarılan tutuklama emrine rağmen adaletten kaçtı.”
Nasrallah, birkaç gün önce katıldığı televizyon programında Halde’de yaşananların öldürme amaçlı olduğunu ve bu katliamın failinin bir çete olduğunu ileri sürmüş ve isimleri ve görüntüleriyle bu katliama karışan herkesin hesap vermesi çağrısında bulunmuştu.
Nasrallah, zaman zaman kullanılan sahil yolunun (Beyrut'un güneyinde) güvenliğine radikal bir çözüm bulunması çağrısında bulunarak, yolun güvenliğini sağlamaktan orduyu sorumlu tuttu.
Aşiretler, Lübnan Demokrat Partisi Milletvekili Talal Arslan liderliğindeki hayırseverlerin girişimiyle yürütülen müzakerelerde Ghosn ailesinin ve Arap aşiretlerinin tüm barış çabalarını kabul ettiklerini ve rıza gösterdiklerini hatırlattı. Ancak Hizbullah'ın sanık Ali Şibli'yi iade etmeyi reddetmesi ve saklamayı sürdürmesi konusunda ısrar etmesi nedeniyle tüm bu girişimler sonuçsuz kaldı. Ordu liderliğinin inisiyatifiyle, çatışmayı dostane bir şekilde çözmek için Şibli isimli katilin teslim edilmesi amacıyla çok sayıda görüşme yapıldı. Bu çabaların hepsi sadece Hizbullah'ın sanık Şibli'yi yargıya teslim etme sözü vermesiyle sona erdi.
Aşiretlerin açıklamasının devamında şu ifadeler yer aldı: “Hizbullah’ın bu sözü, Ali Şibli'nin aşiretlerin rızası ve bilgisi olmadan öldürülene kadar kağıt üzerinde kaldı. Ardından Hizbullah liderliğindeki hesapsız bir çılgınlığa imza atıldı. Hizbullah, güvenlik güçlerinin uyarılarına rağmen, Direniş Tugayları üyelerine Şibli’nin cenazesinin bulunduğu konvoyu Halde’deki evine yönlendirmeleri konusunda ısrar etti ve talimat verdi. O vahim günde Hizbullah’a bağlı silahlı gruplar güç gösterisinde bulunmaya ve katillerine açık bir şekilde karşılık vermeye hazır bir şekilde Şibli’nin villasına yöneldiler. Fotoğraf ve videolarla belgelenen olaylar, Halde olayının bir katliam ya da Arap aşiretlerinden bir çete tarafından önceden hazırlanmış bir pusu olmadığını gösteriyor. Bu olay daha ziyade, Şibli'nin öldürülmesinin intikamını almak için önceden hazırlık yapan Hizbullah üyeleriyle bazı kabile üyeleri arasında aniden gelişen bir silahlı çatışmaydı.”
İster Halde'de ister En-Naime'de sahil yolunun kapatılmasının Arap aşiretlerinin kötü alışkanlıklarından ve politikalarından biri olmadığı ve olmayacağı belirtilen açıklamada, “Ülkenin ve insanların içinde bulunduğu durumun bir sonucu olarak bu, yoksul vatandaşların bireysel, kişisel ve kendiliğinden gerçekleştirdikleri bir eylemdir. Arap aşiretlerini sahil yolunu trafiğe kapatmada ısrarcı olmak ile suçlamak asla doğru değildir ve tarih boyunca bu yolu korumaya ve muhafaza etmeye hevesli olan aşiretler cinayet ve çete kurmakla itham edilmemelidir. Tüm güvenlik servisleri Halde olayının soruşturmasında doğru, tarafsız ve şeffaf olmalı ve olaya karışmamış Arap kabilelerini soruşturmaya dahil etmemeli. İki taraf arasında adalet ve eşitlik esas alınmalı, tutuklamalarda çifte standart yapılmamalı. Tutuklamalar cenaze alayının hedef alınması olayında silahlı çatışmaya katılan tüm kişilere uzanmalı” ifadelerine yer verildi.
Halde Araplarından Nasrallah'a yanıt verdi: Saldırıları Hizbullah yönetti
Halde’de 10 gün önce gerçekleşen çatışmadan kaçan bir aile (AP)
Halde Araplarından Nasrallah'a yanıt verdi: Saldırıları Hizbullah yönetti
Halde’de 10 gün önce gerçekleşen çatışmadan kaçan bir aile (AP)
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة

