Galatasaray, Avrupa arenasında kader maçına çıkıyor... Eken: Galatasaray'ı agresif göreceğiz

galatasaray.org
galatasaray.org
TT

Galatasaray, Avrupa arenasında kader maçına çıkıyor... Eken: Galatasaray'ı agresif göreceğiz

galatasaray.org
galatasaray.org

Galatasaray, Avrupa arenasında yoluna devam edebilmek için UEFA Avrupa Ligi'nde St. Johnstone karşısında kader maçına çıkacak.
Sarı-kırmızılılar, bu sezon Şampiyonlar Ligi'nde Hollanda'nın köklü kulüplerinden PSV Eindhoven'a elenmesinin ardından yoluna Avrupa Ligi'nde devam etme hakkı elde etmişti.
St. Johnstone ile oynanacak 3. ön eleme turu rövanş maçı İskoçya'nın Perth kentindeki oynanacak.
McDiarmid Park'ta yarın saat 21.00'de başlayacak müsabakayı Letonya Futbol Federasyonu'ndan Andris Treimanis yönetecek.
Treimanis'in yardımcılıklarını Haralds Gudermanis ve Aleksejs Spasjonnikovs üstlenecek.
Galatasaray, St. Johnstone karşısında Radamel Falcao, Fernando Muslera, Emre Taşdemir ve lisansı çıkarılmayan Oğulcan Çağlayan'dan yararlanamayacak.

Avrupa'da 3 maçta galibiyet gelmedi
Sarı-kırmızılı takım, ertelenen seçimler nedeniyle yeni sezona Selçuk İnan önderliğinde başlamış, Burak Elmas'ın görevi devralmasının ardından teknik direktör Fatih Terim'de teknik direktörlük görevine devam etmişti. 
Fatih Terim'in öğrencileri, PSV Eindhoven maçı öncesi iki hazırlık maçı oynadı.
İlk sınavında Dinamo Bükreş'i 2-1, ikinci hazırlık maçında da Kasımpaşa'yı 4-2 mağlup etmeyi başardı.
Sarı-kırmızılılar, iki hazırlık karşılaşmasının ardından sezonun en önemli maçına Şampiyonlar Ligi ikinci ön eleme turunda PSV Eindhoven ile karşı karşıya geldi.
21 Temmuz'da Phillips Stadı'nda rakibine konuk olan Galatasaray, sahadan 5-1'lik yenilgiyle ayrılarak tur şansını mucizelere bıraktı.
28 Temmuz'daki rövanş maçında da rakibine diş geçiremeyen Terim'in öğrencileri, sahadan 2-1'lik yenilgiyle ayrılarak Şampiyonlar Ligi'ne erken veda etti.

Yoluna UEFA Avrupa Ligi'nde devam eden İstanbul temsilcisi, 3. ön eleme turu ilk maçında İskoçya temsilcisi St. Johnstone ile karşılaştı.
Başakşehir Fatih Terim Stadı'nda oynanan müsabakada 10 kişi kalan sarı-kırmızılılar, sahadan 1-1'lik beraberlikle ayrıldı.
Galatasaray, İskoçya'daki rövanş karşılaşmasında rakibini mağlup etmesi halinde play-off'a yükselecek ve bu turda Danimarka ekibi Randers ile karşılaşacak.

St. Johnstone 7 maçta 1 galibiyet aldı
İskoçya'nın en üst ligi Premiership'te mücadele eden St. Johnstone, 4'ü hazırlık maçı olmak üzere 7 kez sahaya çıktı.
Hazırlık maçlarında Preston, Aberdeen ve Fleetwood Town ile berabere kalan İskoç ekibi,  Arbroath karşılaşmasını ise 4-1'lik galibiyetle tamamladı.
Premiership'teki ilk resmi maçını 31 Temmuz'da Ross County ile oynayan İskoç ekibi, deplasmandan 0-0'lık eşitlikle döndü.
UEFA Avrupa Ligi'nde Galatasaray deplasmanından da 1-1'lik eşitlikle ayrılan St. Johnstone, hafta sonu ligde karşılaştığı Motherwell ile de aynı skorla berabere kaldı.
Oynadığı 7 karşılaşmada rakiplerine 7 gol atan İskoç temsilcisi, kalesinde 4 gol gördü.

Galatasaray, Avrupa'da kayıp: Son 38 maçta 4 kez kazandı
Geçmiş yıllarda UEFA Kupası ile UEFA Süper Kupa kazanarak Avrupa'da adından söz ettiren Galatasaray, son yıllarda bu başarıların çok uzağında.
Şampiyonlar Ligi'nde 2012-2013 sezonunda çeyrek final, 2013-2014'te ise son 16 turu oynayan Galatasaray, Avrupa'da son 38 maçında sadece 4 galibiyet elde etti.
2013-14 sezonunda Şampiyonlar Ligi gruplarında İtalya ekibi Juventus'u 1-0 yenerek son 16 turuna kalan sarı-kırmızılılar, o müsabakanın ardından Avrupa'da oynadığı 38 maçta sadece 4 kez sahadan galibiyet ayrıldı. 
Galatasaray, söz konusu maçlarda 23 kez mağlup olurken, 11 kez sahadan beraberlikle ayrıldı. 
İstanbul temsilcisinin mağlup edebildiği takımlar ise Neftçi Bakü, Hajduk Split, Lokomotiv Moskova ve Benfica oldu.
Avrupa'daki son galibiyetini 24 Eylül 2020'de Hajduk Split karşısında yaşayan Galatasaray, deplasmandaki son galibiyetini ise 17 Eylül 2020'de Neftçi Bakü karşısında aldı.

Umut Eken / Fotoğraf: Independent Türkçe
Eken: Galatasaray ciddi bir dönüşüm içerisinde, gençleşiyor ve yerlileşiyor
Spor yazarı Umut Eken, Galatasaray'ın son durumunu ve İskoç temsilcisi karşısındaki şansını Independent Türkçe'ye değerlendirdi
Eken, Galatasaray'ın hazırlık sürecinden itibaren beş müsabakayı geride bıraktığını ve bu dönemde sarı-kırmızılı ekibi iyi bulmadığını söyledi. 
Bu durumun belli başlı sebepleri olduğunu aktaran Eken, "Galatasaray ciddi bir dönüşüm içerisinde. Yönetim tarafından bu dillendirilmediği için algılarımız o yönde değildi. Ancak gördük ki Galatasaray gençleşiyor ve yerlileşiyor. Değişen yabancı kuralı ve finansal durumlar nedeniyle bu değişime gidilmesi gerekti" dedi.  

"Türk takımlarının kronik rahatsızlığı, maalesef ön elemelere iyi hazırlanamıyoruz" 
PSV Eindhoven karşısında alınan yenilgi ve ilk St. Johnstone maçında alınan beraberliği de değerlendiren Eken, Türk ekiplerinin Avrupa arenasında ön elemelerde başarısız olduklarını belirterek, "Türk takımlarının kronik rahatsızlığı, maalesef ön elemelere iyi hazırlanamıyoruz. PSV ile Galatasaray arasında bir kıyas vardı. Galatasaray, çalışmalara PSV'den birkaç gün önce başlamıştı. Ancak gördük ki PSV hazırdı, Galatasaray hazır değildi. Özellikle Hollanda'daki maçta... Tabii orada Muslera faktörünü de unutmamak gerekiyor. Performansı Muslera standartlarına yakışmayacak çok ciddi hataları vardı. Bu dönemleri maalesef çok iyi oynayamıyoruz. Daha önce de benzer sonuçlar aldık. Fenerbahçe, Vardar'a, Galatasaray ise Ostersunds'a elenmişti. Normalde bu takımlar bütçe, bireysel yetenek anlamında bizim standartlarımızın çok çok altında. Bu kronik bir problem. Teknik direktör eski de yeni de olsa değişmiyor. Fatih Terim gibi tecrübeli de olsa Pereira gibi takımın başına yeni de gelse bizim takımlarımız bu dönemleri iyi geçiremiyor. En büyük problem bu görünüyor" diye konuştu. 

"Galatasaray bir revizyon içerisinde ve çok ciddi anlamda gençleşiyor"
Galatasaray'ın St. Johnstone ile oynadığı ilk maçta iki takım arasındaki farkın bariz olarak belli olduğunu ancak buna rağmen avantajlı takımın İskoç ekibi olduğunu kaydeden Eken, şöyle devam etti: 
"Avantajlı olan takım St. Johnstone. Geçmiş haftalardan bu yana çok da bir şeyin değiştiğini düşünmüyorum. Galatasaray bir revizyon içerisinde ve çok ciddi anlamda gençleşiyor. Takımdaki 30 yaş ve üzerindeki oyuncu sayısı çok fazlaydı. Şimdi sağ beki, sol beki, orta sahası değişti... Kerem'in oynaması, Taylan'ın oynaması bekleniyor ki kendisi takımın en tecrübelilerinden denilebilir. Mevcut durumda ilk santrafor Mustafa Muhammed tabi farklı bir durum olmazsa. Muslera'yı kenara koyarsak çok genç bir yapı var. Bu büyük bir problem. Eğer bu kadro uzun süre bir arada oynayıp PSV ve St. Johnstone sonuçlarını almış olsa başka şeyler konuşulabilirdi ama bu genç ve değişmiş bir takımın topyekün standartları yukarı çıkarmasını çok olası görmüyorum." 

"Umarım yanılırım ama Galatasaray'ın turu için çok da umutlu değilim"
"Umarım yanılırım ama Galatasaray'ın turu için çok da umutlu değilim" diyen Eken, St. Johnstone müsabakasıyla ilgili şu düşünceyi paylaştı:
"İlk maçta St. Johnstone'un belki planları arasında vardı ancak hiç hayal etmedikleri bir beraberlik aldılar. Çok avantajlı bir skorla döndüler ki pandemi sonrası bir anda seyircili statlar önünde oynayan bir Galatasaray'a karşı... Bu avantajlı durumu korumak isteyeceklerdir ancak bunun yeterli olmayacağını da biliyorlar. Galatasaray takımı her halükarda turu geçmeye mecbur. Galatasaray'ı agresif göreceğiz ancak birbirini tanımayan bu oyuncu grubunun ne derece bunda başarılı olabilecekler? Hatta Fatih Terim turu kaybetme pahasına her türlü saldıracak, agresif oynayacaktır ama Galatasaray'ın fiziksel anlamda bu gücü var mı ondan emin değiliz."

"Son üç maçtaki Muslera, gerçek anlamda önemli bir eksik değil"
Galatasaray'da St. Johnstone ile oynanan ilk maçta kırmızı kartla oyun dışı kalan Muslera ve takımdan gönderilmesi planlanan Falcao'nun durumunu da yorumlayan Eken, eksiklerin takıma yansımasıyla ilgili şunları aktardı:
"Falcao artık Galatasaray için yok hükmünde, onu eksikler kategorisine sokmamak lazım. Fatih Terim ve yönetimin de bakışı çok net. Galatasaray'ın programı en az hasarla onu talibine göndermekti ancak artık ağustosun ortasına geldik ve bu andan ayrılığı sonra çok da olası görmüyorum. Muslera çok önemli tabii ki ama hangi Muslera? PSV ve St. Johnstone maçlarındaki mi yoksa bildiğimiz Muslera'mı? Bildiğimiz Muslera olsaydı oynamaması çok büyük handikap olacaktı. Son üç maçtaki Muslera, gerçek anlamda önemli bir eksik değil. Belki de Galatasaray'ın hayrına oldu. Benim en çok merak ettiğim birbirini tanımayan oyuncu grubunun standardını ne kadar yükseltebileceği. Eğer bir iki basamak yukarı çıkarsa gerçekten St. Johnstone'a karşı ağır basabilir. Bu kadar kısa sürede çok şeyin değişeceğini düşünmüyorum ama öyle olmasını temenni ediyorum." 

"Avrupa Ligi'nden uzaklaşırsa oyuncuların vitrin olabileceği bir mecra kalmayacak"
Son dönemde Galataasaray'ın transfer stratejini değiştirmesinden de bahseden Eken, "Mali yapılarla ilgili büyük bir sıkıntı var. Türk kulüpleri sürekli strateji değiştirmeye başladılar. Galatasaray özelinden gidersek ciddi bonservis ödemeye başladılar. Cicaldau, Nelsson gibi oyunculara 6-7 milyon eurolar verdiler. Bu futbolcuları kullanıp, tekrar para kazanıp, bir de üzerine para koyabilmek için 10-12 milyon euro bantlarına çıkmanız lazım. Bu da futbol takımı ve oyuncunun bireysel başarısıyla alakalı. Galatasaray, Şampiyonlar Ligi'nden uzaklaştı, Avrupa Ligi'nden de uzaklaşırsa bu oyuncuların vitrin olabileceği çok bir mecra kalmayacak" sözleriyle Türk futbolunun içinde bulunduğu mali duruma dikkati çekti.

"Süper Lig'in de bir standardı var ama bu yatırımları risk olarak görüyorum" 
Günümüzde scoutinglerin çok geliştiğini ve dünyanın ücra köşelerinden oyuncuların izlenebildiğini belirten Eken, sözlerini şöyle noktaladı:
"Süper Lig'in de bir standardı var ama bu anlamda bu yatırımları risk olarak görüyorum. Aynı şey Trabzonspor için de geçerli. Maaş bütçesini küçültmüş bir takımdı, Avcı, 'Şampiyonluk, başarı tecrübeli oyuncularla gelir' dediği için hem takımın yaşını artırdılar hem de bütçeleri oranında büyük paralar harcamaya başladılar. İsimler kağıt üzerinde iyi fakat Trabzonspor'un, Galatasaray'ın, Beşiktaş'ın, Fenerbahçe'nin gerçekleri bunları kabul etmiyor. Maalesef bu mali disiplin işini umursamıyoruz. Kulüpler, borcun borcunu yapmaya devam ediyor. Bence en çok endişe veren durum bu. Milat yaşayamıyor Türk futbolu. Bu çok sıkıntılı ve endişe verici bir durum bence."
Independent Türkçe



Manchester City hezimetinden sonra Dominik Szoboszlai'den net mesaj

Szoboszlai, Liverpool'un Manchester City'ye 4-0 yenilerek FA Cup'tan elenmesine tanık oldu (Reuters)
Szoboszlai, Liverpool'un Manchester City'ye 4-0 yenilerek FA Cup'tan elenmesine tanık oldu (Reuters)
TT

Manchester City hezimetinden sonra Dominik Szoboszlai'den net mesaj

Szoboszlai, Liverpool'un Manchester City'ye 4-0 yenilerek FA Cup'tan elenmesine tanık oldu (Reuters)
Szoboszlai, Liverpool'un Manchester City'ye 4-0 yenilerek FA Cup'tan elenmesine tanık oldu (Reuters)

Manchester City karşısında 4-0'lık ağır bir yenilgi alan Liverpool'un FA Cup'tan elenmesinin ardından Dominik Szoboszlai, takımın mücadele ruhundan yoksun olduğunu söyledi.

Orta saha oyuncusu ayrıca, çarşamba günü Şampiyonlar Ligi'nde Paris Saint-Germain'le karşılaşacakları maçta yine yeterince iştahlı oynamazlarsa sezonlarının kötü bitebileceği konusunda uyardı.

Menajer Arne Slot, bu sonucun "inanılmaz bir hayal kırıklığı" olduğunu söyledi ve Etihad Stadyumu'nda devre arası öncesi ve sonrasında 18 dakikalık bir süre zarfında 4 gol yiyen Liverpool'un savunmasını eleştirdi. Erling Haaland hat-trick yaparken, Antoine Semenyo da City'nin diğer golünü kaydetti ve City 8. kez üst üste FA Cup yarı finaline ulaştı.

Szoboszlai, TNT Sports'a şöyle konuştu:

Mücadele ruhu eksikti. Zihniyet olması gerektiği gibi değildi. Dürüst olmak gerekirse, hiçbirimiz sahada elimizden gelenin en iyisini yapmadık. Zor bir dönemden geçiyoruz ama dağılmamalıyız. Çarşamba günü bir şansımız daha var ama bu sezonun böyle bitmesini istemediğimizi unutmamalıyız. Pozisyonlar bulduk ama değerlendiremedik, kolay bir penaltı yaptırdık. 4-0 kaybettik. Bu kadar gol yiyemeyiz. Dürüst olmak gerekirse söyleyecek söz bulmak zor. Bu maçı kazanmayı çok istiyorduk. City'de 4-0 kaybettik ve daha iyisi olabilirdi.

Slot ise şunları söyledi:

Bu inanılmaz bir hayal kırıklığı. 4 gol yediğimiz 20 dakika bizim standartlarımızın altındaydı. PSG veya Manchester City gibi bu seviyedeki takımlara karşı oynarken, 4 gol yediğimiz 20 dakikada yaptığımızdan daha iyi savunma yapmamız gerekiyor. İki kez taçtan gol yedik. İkinci gol, bu sezonun başlarında burada yediğimiz gole benziyordu. Ve Manchester City'yle oynarken ikinci kez devre arasından hemen önce gol yedik. İkinci yarının başındaki 10 dakika mücadele ruhu kesinlikle yoktu. Sonrasındaysa, her iki takımın da 4-0'ı kabullendiği bir maç oldu. Ama o 10-15 dakikada, mücadele ruhu, sadece ikili mücadeleyi kazanma isteği, ilk orada olma arzusu, pas, orta veya bitirici vuruşlarda zorluk çıkarma isteğimiz yoktu. Bunu çarşamba günü kesinlikle daha iyi yapmak zorundayız.

Independent Türkçe


UFC'de Dövüş Gecesi: Türkiye'yi temsil eden Abdul Rakhman Yakhyaev buraya nasıl geldi?

Yakhyaev aynı ivmeyle devam ederse, hafif ağırsıklette kısa sürede üst sıralara çıkması kimseyi şaşırtmaz (Zuffa LLC)
Yakhyaev aynı ivmeyle devam ederse, hafif ağırsıklette kısa sürede üst sıralara çıkması kimseyi şaşırtmaz (Zuffa LLC)
TT

UFC'de Dövüş Gecesi: Türkiye'yi temsil eden Abdul Rakhman Yakhyaev buraya nasıl geldi?

Yakhyaev aynı ivmeyle devam ederse, hafif ağırsıklette kısa sürede üst sıralara çıkması kimseyi şaşırtmaz (Zuffa LLC)
Yakhyaev aynı ivmeyle devam ederse, hafif ağırsıklette kısa sürede üst sıralara çıkması kimseyi şaşırtmaz (Zuffa LLC)

Adrenalin'den herkese merhaba. Bu hafta UFC'de Türkiye'yi temsil eden Abdul Rakhman Yakhyaev'i inceliyoruz.

UFC'de bazı dövüşçüler yavaş yavaş yükselir, bazılarıysa kapıyı tekmeyle açar. Abdul Rakhman Yakhyaev ikinci gruba giriyor. Hafif ağırsıklette alışılmışın dışında bir hızla zirveye yürüyen genç dövüşçü, daha kariyerinin başında olmasına rağmen şimdiden dikkatleri üzerine çekiyor.

Çeçenistan doğumlu, Türkiye adına dövüşen Yakhyaev'in hikayesi klasik bir "gelecek vaat eden dövüşçü" anlatısından farklı ilerliyor. Çünkü o sadece potansiyel göstermiyor, bunu çok kısa sürede sonuçlara çeviriyor.

8 maçlık yenilgisiz kariyeri, büyük sahnede gelen hızlı bitirişler ve UFC istatistiklerine giren performanslar, onu bir anda radarın merkezine taşıyor.

2001 doğumlu dövüşçü, 1.88 boyunda ve hafif ağırsıklette mücadele ediyor. "Avcı" lakabını taşıyor ve Almanya'daki MMA Nürnberg ekibiyle çalışıyor.

UFC'ye gelmeden önce hem Khan Fight hem de ARES FC organizasyonlarında kemer kazandı. Asıl sıçramayıysa Dana White's Contender Series'te yaptı. Alik Lorenz'i yaklaşık 30 saniyede nakavt etti ve tek gecede UFC kontratını kaptı.

UFC kariyeri de aynı hızla başladı. 22 Kasım 2025'te Rafael Cerqueira'yı sadece 33 saniyede pes ettirdi Bu performans, hafif ağırsıklet tarihinin en hızlı pes ettirmesi olarak kayıtlara geçti.

Toplam kariyerine bakıldığında 8 galibiyetin 7'si bitirişle geliyor ve bunların büyük kısmı ilk rauntta.

Yakhyaev'in asıl "ben geldim" dediği an Contender Series sahnesi oluyor.

UFC CEO'su Dana White, Yakhyaev'in performansı karşısında şaşkınlığını gizleyemiyor ve kontrat açıklamasında Yakhyaev için "Onu UFC'de görmek için sabırsızlanıyorum" sözlerini kullanıyor.

Bu an, onun kariyerinde bir kırılma noktası oluyor.

Bir dövüşçünün UFC kariyerine nasıl başladığı çok şey anlatır. Yakhyaev için bu süre sadece 33 saniye.

Rafael Cerqueira karşısında maça çok agresif giriyor. İlk saniyelerde dönen tekme deniyor, ardından kombinasyonlarla rakibini sarsıyor. Yüksek tekmeyle Cerqueira'yı yere düşürüyor.

Devamında yere alınan rakip bu kez pes ettirilme tehdidiyle karşılaşıyor. Boyun kilidi kapanıyor ve maç kısa sürede bitiyor.

Maçtan sonra Michael Bisping'e verdiği röportajda Yakhyaev, planının baştan beri bu olduğunu söyledi.

Contender Series'le birlikte düşünüldüğünde, UFC platformunda geçirdiği toplam süre sadece 63 saniye. Bu kadar kısa sürede bu kadar büyük etki bırakmak nadir görülen bir durum.

Yakhyaev'in kariyeri tek bir coğrafyaya bağlı kalmıyor. Çeçenistan, Türkiye ve Almanya arasında şekillenen bir gelişim süreci var. Avrupa'daki farklı organizasyonlarda dövüşerek hem deneyim kazanıyor hem de stilini oturtuyor.

Bu yüzden kafese çıktığında plansız değil, sistemli bir dövüş ortaya koyuyor.

"Avcı", rastgele seçilmiş bir lakap değil. Yakhyaev bunu basit bir şekilde açıklıyor: Kemerleri avlamak istiyor.

Bu bakış açısı dövüş stiline de yansıyor.

Ayakta baskıyla başlıyor, mesafeyi hızlı kapatıyor. İlk fırsatta rakibini yere indiriyor. Sonrası kontrol ve bitiriş.

İstatistikler de bunu doğruluyor. 8 galibiyetin 4'ü pes ettirme, 3'ü nakavt. 6 maç ilk rauntta bitiyor, üçüyse 1 dakikanın altında tamamlanıyor.

Yani rakiplerine adapte olma şansı tanımıyor.

Profesyonel kariyerine 2021'de başlayan Yakhyaev, ACA Young Eagles'ta iki galibiyet alıyor.

Khan Fight organizasyonunda Nikolay Kovalenko'yu 5 raunt sonunda yenerek kemeri kazanıyor. Bu maç, onun sadece hızlı bitiren değil, gerektiğinde uzun dövüşebilen bir isim olduğunu gösteriyor.

2024'te ARES FC sahnesinde Paulin Begai'yi pes ettirip kemeri alıyor, ardından Jacky Jeanne'i yine pes ettirerek kemerini koruyor.

Bu süreç, UFC'ye çağrılmasının temelini oluşturuyor.

Yakhyaev şimdi kariyerinin ilk ciddi sınavlarından birine çıkıyor.

4 Nisan 2026'da Las Vegas'taki UFC Apex'te Brendson Ribeiro'yla karşı karşıya geliyor.

Ribeiro, Contender Series'ten gelen bir başka isim ve UFC'de daha fazla maç tecrübesine sahip. Caio Machado ve Diyar Nurgozhay karşısında aldığı galibiyetlerle dikkat çekiyor.

Bu eşleşme, Yakhyaev'in gerçek seviyesini ölçmek için önemli bir test.

Artık soru şu: Hızlı bitirişler devam edecek mi, yoksa ilk kez uzun bir savaş mı izleyeceğiz?

S Sport'tan yayımlanan UFC Dövüş Gecesi'nde Yakhyaev'in de bulunduğu ana kart dövüşleri 5 Nisan sabahı 03.00'te başlayacak.

Kaynaklar, UFC, Fightomic, ESPN


Taraftarların yüzde 75'i VAR'ı istemiyor

Büyük futbol liglerinden üst düzey kaynaklar, VAR'ın kalıcı olduğunu söylüyor (AFP)
Büyük futbol liglerinden üst düzey kaynaklar, VAR'ın kalıcı olduğunu söylüyor (AFP)
TT

Taraftarların yüzde 75'i VAR'ı istemiyor

Büyük futbol liglerinden üst düzey kaynaklar, VAR'ın kalıcı olduğunu söylüyor (AFP)
Büyük futbol liglerinden üst düzey kaynaklar, VAR'ın kalıcı olduğunu söylüyor (AFP)

Futbol Taraftarları Derneği'nin (FSA) yeni anketine göre taraftarların yüzde 75'inden fazlası futbolda VAR kullanımına karşı ve yüzde 90'dan fazlası, Premier Lig'de 2019 - 2020 sezonunda kullanılmaya başlanmasından bu yana maç izleme deneyimini kötüleştirdiğini düşünüyor. Yetkililer için daha da önemlisi, taraftarlar sistemdeki çeşitli değişikliklerin aslında kayda değer bir iyileşme getirmediği görüşünde.

Ülkenin en büyük taraftar grubu olan FSA, 7 bin 981 taraftarla anket yaptı. Öne çıkan bulgulara ek olarak, katılımcıların yüzde 85'ten fazlası VAR'ın futbolu daha az keyifli hale getirdiğini ve yüzde 75'ten fazlası stadyumda kullanım nedenlerinin hâlâ net olmadığını düşünüyor.

FSA, bulguları Premier Lig ve Profesyonel Maç Hakemleri Limited Şirketi'yle (PGMO) görüşmeyi umuyor.

Taraftar grubunun Premier Lig ağ yöneticisi Thomas Concannon şunları söyledi:

Bu bulgular, taraftarların VAR'ın uygulamaya konmasına dair endişelerini dile getirdiği, FSA'nın 2021'deki önceki anketini destekliyor. Büyük çoğunluk 5 yıl sonra da aynı endişeleri dile getiriyor; gol kutlamalarındaki spontanlığın kaybı ve genel olarak maç izleme deneyiminin kötüleşmesi. Anket sonuçlarını Premier Lig ve PGMO'yla paylaştık ve bulguları onlarla görüşmeyi dört gözle bekliyoruz.

Taraftarlar arasında uzun süredir devam eden hayal kırıklığına rağmen neredeyse tüm büyük futbol kuruluşlarındaki üst düzey kaynaklar, VAR'ın kalıcı olacağında ısrar ediyor. Doğruluktaki iyileşme düşünüldüğünde, faydalarının olumsuzluklara ağır bastığına inanıyorlar ancak mevcut sorunları kademeli olarak ele almayı planlıyorlar.

Anketin diğer dikkat çekici sonuçları arasında, taraftarların yüzde 50'den fazlası golle sonuçlanan ofsayt kararlarının yeniden incelenmesinden vazgeçilmesini isterken, yüzde 60'tan fazlası gol öncesindeki faul veya elle oynama kararlarının yeniden incelenmesinin sonlandırılmasını tercih ediyor.

Taraftarların biraz daha büyük bir kısmı (yüzde 47'ye karşı yüzde 43), VAR'da değişiklik yapılacaksa bir tür itiraz sisteminin getirilmesini tercih ediyor.

Independent Türkçe