Suriye’nin güneyinde Rus yol haritasına dair anlaşmazlık yaşanıyor

Suveyda’daki el-Kurayya halkı, Hmeymim Hava Üssü’nden gelen devriyeyi protesto etti.

Geçtiğimiz ayın sonunda Dera el-Beled’e gelen bir Rus heyeti. (npa)
Geçtiğimiz ayın sonunda Dera el-Beled’e gelen bir Rus heyeti. (npa)
TT

Suriye’nin güneyinde Rus yol haritasına dair anlaşmazlık yaşanıyor

Geçtiğimiz ayın sonunda Dera el-Beled’e gelen bir Rus heyeti. (npa)
Geçtiğimiz ayın sonunda Dera el-Beled’e gelen bir Rus heyeti. (npa)

Dera el-Beled kentinin ve etrafının akıbeti henüz meçhul. 4. Zırhlı Tümen güçleri kenti bombalamaya devam ediyor. Aynı zamanda Suriye’nin güneyinde Rusya’nın ‘yol haritası’ konusunda da anlaşmazlıklar yaşanıyor. Dera el-Beled’deki mahallelerde zaman zaman çatışmalar meydana geliyor. Söz konusu çatışmaların en sonuncusu salı sabahı yaşandı. Çatışma el-Kaziye Askeri Noktası, el-Kubbe ve Sed Yolu mahallesinin eteklerinde yoğunlaştı. Bu, Dera el-Beled’deki savaşçıların, bazılarının “teslimiyet” olarak gördüğü Rusya’nın ‘çözüm haritasına’ karş olduğunu gösteriyor. Dürzilerin Rusya’nın Hmeymim Hava Üssü’nden gelen bir devriyeyi protesto etmesi de dikkat çekti.
Bununla birlikte savaşçılar Dera'nın doğu kırsalındaki Sayda beldesinde, bir hastanenin yakınlarındaki bir rejim kontrol noktasına saldırdılar. Söz konusu saldırı, rejim güçlerinin Sayda beldesi ve Dera'nın batı kırsalındaki Tafas kentinin eteklerini hedef alan havan topu atışlarıyla eş zamanlı olarak pazartesi günü Sayda’ya yeni askeri takviyeler yapmasının ardından meydana geldi.
Dera el-Beled’deki Merkezi Müzakere Komitesi Sözcüsü Adnan el-Musaleme pazartesi günü yaptığı açıklamada şunları söyledi:
“Dera el-Beled Merkezi Müzakere Komitesi, Rusya’nın yol haritasında belirtilen bazı noktaları netleştirmek için bu yol haritası çerçevesinde oluşturulan Koordinasyon Komitesi ile görüşmelerini sürdürüyor. Görüşmeler, Rus kuvvetleri komutanının katılımıyla yapıldı. Ancak şu ana kadar herhangi bir madde üzerinde anlaşmaya varılamadı.”
Dera’daki aktivistler ise şunları aktardı:
“Rus tarafının Dera'daki uzlaşma bölgelerine (rejime muhalif olmamayı taahhüt eden komutanların bulunduğu bölgeler) sunduğu yol haritası ve çözüm, özellikle yerel savaşçılar, liderler ve eski muhalif grupların üyeleri tarafından büyük bir tepkiyle karşılandı.”
Rus tarafının pazar günü sunduğu yol haritası, Dera'daki tüm uzlaşma bölgelerini kapsıyor. Aktivistler konu hakkında:
“Dera el-Beled kentinde güvenlik ve askeri kuşatma, hafif ve orta silahları teslim etme talebi, uzlaşmaya karşı olanların gönderilmesi ve silahların teslim edilmesine ilişkin yaşananlar, eyaletin genelinde uzlaşma bölgelerinde de görülecek. Bu yüzden Suriye rejim güçleri Dera'nın batı kırsalındaki Tafas ve Casim gibi bölgelerinin çevresini güçlendiriyor.” şeklinde konuştılar.
Tafas kentinden aktivist Cevad Abdullah dün Şarku’l Avsat’a verdiği demeçte:
“Suriye rejim güçleri 15. Tümen'den askeri takviyeleri salı sabahı Dera'nın batı kırsalındaki Tafas kentinin eteklerine sevk etti. Kente açılan bazı yolları kapatarak çevresindeki bazı çiftliklerin kontrolünü ele geçirdiler ve bulduklarını çaldılar. Ayrıca çiftçilerin kentin kuzey ve kuzeydoğu bölgesindeki arazilerine gitmelerine de izin vermediler. Tapline Hattı olarak bilinen yolu tamamen kapattılar ve yeni mevzilerinde tahkimatlar oluşturmaya çalıştılar.” ifadelerini kullandı.
Suriye rejim güçleri pazartesi günü Dera'nın kuzey kırsalındaki Casim kentinin etekleri, Dera'nın batısındaki Tafas kenti yakınlarındaki alanlar, Sayda beldesindeki hastane kontrol noktası, en-Nuayme kasabası ve Dera'nın doğu kırsalındaki Nasib Sınır Kapısı yakınlarında olmak üzere Dera kırsalındaki uzlaşma bölgelerini güçlendirdiler. Sözü geçen noktalar 2021 yılının temmuz ayı sonlarında yerel savaşçılar tarafından saldırıya uğramıştı. Saldırılar sonucunda rejime bağlı 70 unsur esir alınmış ve Dera’daki müzakere komiteleri ile rejim arasındaki görüşmelerin akabinde serbest bırakılmışlardı.
Rus askeri emniyet güçleri geçtiğimiz pazar günü Suriye rejiminin uzlaşma bölgelerindeki mevzilerinde ve kontrol noktalarında yaşananları yerinde incelemek için bir devriye düzenlediler. Bunun ardından Dera'nın doğu kırsalındaki uzlaşma bölgelerinde rejim güçleri birliklerinin bulunduğu bazı noktalar pazartesi günü geri çekilirken, Şam'dan gelen ve aralarında askerlerin de bulunduğu 10 araç Dera kentine girdi. Bu hamle Dera el-Beled’de tansiyonun daha da yükselmesi ve Merkezi Müzakere Komitesi’nin Rusya’nın çözüm yolunu kabul etmeyeceklerini açıklamasının ardından geldi.
Dera el-Beled kentinden aktivist Osman el-Musaleme, Şarku’l Avsat’a şu açıklamalarda bulundu:
“Rus yol haritasındaki maddeler, birçok siyasi ve sivil gücün yanı sıra Dera'daki müzakere komiteleri ve kent sakinleri tarafından da kabul edilmedi. Uzlaşma yapmak veya silahlarını teslim etmek için belirlenen merkezlere gelen olmadı. Müzakere komiteleri halen haritada geçen birçok maddeyi değiştirmeye çalışıyor. Bu maddelerin başında da 2018 yılında bölge için yapılan uzlaşma anlaşmasına uyulması geliyor. Söz konusu anlaşma Suriye rejim güçlerinin Dera el-Beled'e girmemesini, sivil polisin içeri girip kendilerine müdahale edilmemesini, bölgedeki çalışmalarının kolaylaştırılmasını, İranlı milislerin Suriye’nin güneyinden çıkarılmasını, hafif silahların kalmasını ancak varsa ağır silahların Rus tarafının belirlediği Koordinasyon Komitesi gözetiminde teslim edilmesini kapsıyor. Ayrıca tutukluların serbest bırakılması konusunda çalışılmasını, yerel ve belediye hizmetlerinin ve kentteki yaşam koşullarının iyileştirilmesini, insani yardımların kente girmesine izin verilmesini, Dera el-Beled kentini, Sed Yolu’nu ve Dera Kampı’nı abluka altına alan askeri güçlerin geri çekilmesini ve sivillere yolların açılmasını öngörüyor.”
Suveyda’da da gerilim sürüyor. Suveyda 24 Haber Ağı Genel Yayın Yönetmeni Şarku’l Avsat’a şunları aktardı:
“Suveyda'nın güneyindeki el-Kurayya beldesi sakinleri pazartesi günü, Dera'nın doğu kırsalındaki Busra eş-Şam kentindeki ziyaretini tamamladıktan sonra el-Kurayya'daki belediye binasına gelen General Mihail başkanlığındaki bir Rus heyetine karşı çıktı. Belediye avlusuna devriye unsurları geldi. Bu olay oldukça dikkat çekti ve beldedeki bazı gençler toplanıp devriyeleri bölgeden çıkarma çağrısında bulundu. Gençler belde sakinlerinin Rus devriyesini kabul etmeme sebebini, çiftçilerin sürekli saldırılara maruz kaldığı el-Kurayya beldesinin batısındaki tarım arazileri ile ilgili olarak Dera’daki Busra eş-Şam kentinde Rusya tarafından desteklenen 5. Kolordu güçleri ile yapılan anlaşma maddelerine Moskova’nın uymamasına bağladılar.
Bununla beraber Rus devriyesinin çıkarılma talebinin Rusya’nın Suriye topraklarını işgal etmiş bir devlet olması ve ülkedeki varlığının yasa dışı olduğunu savunanlar da var. Rusların belde halkının kanını dökmek için bir kalkan olarak kullanıldığı öne sürülüyor.
El-Kurayya'nın sosyal medyadaki sayfasında şu açıklama yer aldı:
“Beldenin gençleri Rus generale, el-Kurayya’nın topraklarından Busra kentine doğru herhangi bir yabancı, hizipçi veya askeri proje için bir koridor olmayacağını ve el-Kurayya’nın batı topraklarındaki sorununun artık Busra ve Havran sakinlerinden değil, el-Kurayya’nın batısında ikamet eden silahlı milislerden kaynaklandığını net bir şekilde ilettiler.”
El-Kurayya beldesi 2020 yılından sonra Busra eş-Şam’daki 5. Kolordu güçleri ile belde sakinleri arasında çatışmalara sahne oldu. Çatışmalar iki taraf arasındaki karşılıklı suçlamalardan sonra patlak verdi. Söz konusu dönemde anlaşmazlıklar çözüldü. Ancak bu yılın başında beldedeki çiftçiler ve çobanlar arasında yeni anlaşmazlıklar baş gösterdi. Bu anlaşmazlıklar belde halkının arazilerine ulaşmasını engelledi.



Selam’dan Guterres’e: UNIFIL misyonunun sona ermesinin ardından Lübnan’ın uluslararası bir güce ihtiyacı var

Lübnan’ın güneyindeki el-Mansuri kasabasında bulunan UNIFIL güçleri (Reuters)
Lübnan’ın güneyindeki el-Mansuri kasabasında bulunan UNIFIL güçleri (Reuters)
TT

Selam’dan Guterres’e: UNIFIL misyonunun sona ermesinin ardından Lübnan’ın uluslararası bir güce ihtiyacı var

Lübnan’ın güneyindeki el-Mansuri kasabasında bulunan UNIFIL güçleri (Reuters)
Lübnan’ın güneyindeki el-Mansuri kasabasında bulunan UNIFIL güçleri (Reuters)

Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam dün Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres ile yaptığı görüşmede, Birleşmiş Milletler Lübnan Geçici Görev Gücü’nün (UNIFIL) görev süresinin sona ermesinin ardından ülkenin güneyinde BM himayesinde uluslararası bir gücün varlığının sürdürülmesi gerektiğini söyledi.

New York’ta BM Genel Kurulu çalışmalarının başlamasından bir gün önce gerçekleşen görüşmede Selam, ‘UNIFIL sonrası dönemde güneyde BM çatısı altında uluslararası varlığın sürdürülmesinin önemine’ vurgu yaptı. Selam, ‘izleme, raporlama ve iletişim görevlerinin sürdürülmesini güvence altına alması, istikrarın korunmasına katkı sağlaması ve Lübnan devletinin ülkenin tamamında otoritesini tesis etme sürecini desteklemesi’ gerektiğini belirtti.

1978’den bu yana Lübnan’ın güneyinde görev yapan UNIFIL bünyesinde 46 ülkeden yaklaşık 7 bin 500 personel bulunuyor. Ancak BM Güvenlik Konseyi, geçen yıl ağustos ayında ABD’nin baskısıyla UNIFIL’in görev süresinin 31 Aralık 2026’da sona erdirilmesine karar vermişti.

UNIFIL misyonunun sona ermesinin yaklaşması, İsrail’in Lübnan’ın güneyindeki geniş bölgelerde işgalini sürdürdüğü bir döneme denk geliyor.

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn geçen hafta AFP’ye verdiği röportajda, ülkesinin Güney Lübnan’da görev yapan UNIFIL’in yerine geçecek herhangi bir güce açık olduğunu belirtmiş ve UNIFIL’in çekilmesinin ardından herhangi bir ‘boşluk’ oluşmaması gerektiğini vurgulamıştı. Avn, “En önemli husus bir boşluk oluşmaması. Hangi ad altında olursa olsun gelecek herhangi bir gücün yasal bir çerçeveye sahip olması gerekir. Bu yasal çerçevenin temel ilkesi devletin egemenliğidir” demişti. Avn ayrıca, Güney Lübnan’da bir gücün bulunmasının amacının ‘devletin yerini almak değil, orduya yardım etmek ve devleti güçlendirmek’ olduğunu ifade etmişti.

Avn, bu konuyu geçen hafta Paris’te Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Ürdün Kralı 2. Abdullah ile gerçekleştirdiği toplantıda da ele aldı. Fransa ve İtalya daha önce BM’nin Lübnan’daki barış gücünün yerine geçecek çok uluslu bir güç oluşturulmasını istediklerini açıklamıştı.

Guterres de UNIFIL’in görev süresinin sona ermesinin ve güçlerin ülkeden ayrılmasının ardından Lübnan’ın barış gücüne ihtiyaç duymaya devam edeceğini belirtmişti. Öte yandan Selam, BM Genel Sekreteri’ne yaklaşık 329 bin kişinin halen yerinden edilmiş durumda olduğunu bildirerek insani müdahale için finansman sağlama çabalarının sürdürülmesinin ve BM kuruluşlarının yerinden edilenlere yardım etmesine destek verilmesinin önemini vurguladı.


Guterres: Lübnan’ın UNIFIL görevinin sona ermesinin ardından uluslararası bir güce ihtiyacı var

Lübnan’ın güneyindeki Mansuri kasabasında UNIFIL güçleri (Reuters)
Lübnan’ın güneyindeki Mansuri kasabasında UNIFIL güçleri (Reuters)
TT

Guterres: Lübnan’ın UNIFIL görevinin sona ermesinin ardından uluslararası bir güce ihtiyacı var

Lübnan’ın güneyindeki Mansuri kasabasında UNIFIL güçleri (Reuters)
Lübnan’ın güneyindeki Mansuri kasabasında UNIFIL güçleri (Reuters)

Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, dün Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres ile görüşmesinde, Birleşmiş Milletler Lübnan Geçici Barış Gücü’nün (UNIFIL) görev süresinin sona ermesinin ardından ülkenin güneyinde BM himayesinde bir uluslararası gücün varlığını sürdürmesinin gerekli olduğunu söyledi.

New York’ta BM Genel Kurulu çalışmalarının başlamasından bir gün önce gerçekleşen görüşmede Selam, “UNIFIL sonrası dönemde güneyde BM çatısı altında uluslararası bir varlığın devam etmesinin önemini” vurguladı. Selam’ın ofisinden yapılan açıklamaya göre bu varlık, “gözlem, raporlama ve iletişim görevlerinin sürdürülmesini güvence altına almalı, istikrarın korunmasına katkı sağlamalı ve Lübnan devletinin bütün toprakları üzerindeki otoritesini tesis etme sürecini desteklemeli.”

1978’den bu yana Lübnan’ın güneyinde konuşlu bulunan UNIFIL, 46 ülkeden yaklaşık 7 bin 500 personelden oluşuyor. Ancak BM Güvenlik Konseyi, ABD’nin baskısıyla geçen yıl ağustos ayında UNIFIL’in görev süresinin 31 Aralık 2026’da sona erdirilmesine karar verdi.

UNIFIL misyonunun sona ermesine yaklaşılması, İsrail’in Lübnan’ın güneyindeki geniş bölgelerde işgalini sürdürdüğü bir dönemde gerçekleşiyor.

Şarku’l Avsat'ın AFP’den aktardığına göre Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn  geçen hafta ajansa verdiği röportajda, güney Lübnan’da görev yapan BM Geçici Gücü’nün yerini alacak herhangi bir güce açık olduklarını belirtti ve UNIFIL’in çekilmesinin ardından herhangi bir “boşluk” oluşmaması gerektiğini vurguladı. Avn, “En önemli husus bir boşluk oluşmamasıdır. Hangi ad altında gelirse gelsin, herhangi bir güç için hukuki çerçeve oluşturulmalıdır. Bu hukuki çerçevenin temel ilkesi devletin egemenliğidir” ifadelerini kullandı. Avn ayrıca güney Lübnan’da bulunacak bir gücün amacının “orduyu desteklemek ve devleti güçlendirmek, devletin yerini almak olmaması gerektiğini” kaydetti.

Avn, bu konuyu geçen hafta Paris’te Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Ürdün Kralı II. Abdullah ile gerçekleştirdiği görüşmede de ele aldı. Fransa ve İtalya daha önce, Lübnan’daki BM barış gücünün yerini alacak çok uluslu bir güç oluşturmak istediklerini açıklamıştı.

Guterres de UNIFIL’in görev süresinin sona ermesi ve güçlerin ülkeden ayrılmasının ardından Lübnan’ın bir barış gücüne ihtiyaç duymaya devam edeceğini belirtmişti.

Öte yandan Selam, BM Genel Sekreteri’ne yaklaşık 329 bin kişinin hâlâ yerinden edilmiş durumda olduğunu bildirdi. Selam, insani yardım çalışmalarına yönelik finansmanın seferber edilmeye devam etmesinin ve BM kuruluşlarının yerinden edilmiş kişilere yardım sağlamasının önemini vurguladı.


Irak Kürdistanı, Peşmerge güçlerinin birleştirildiğini açıkladı

Kürdistan Bölgesi Başkanı Neçirvan Barzani, Peşmerge güçlerinin birleştirilmesi töreninde konuşurken (Bölge Başkanlığı)
Kürdistan Bölgesi Başkanı Neçirvan Barzani, Peşmerge güçlerinin birleştirilmesi töreninde konuşurken (Bölge Başkanlığı)
TT

Irak Kürdistanı, Peşmerge güçlerinin birleştirildiğini açıkladı

Kürdistan Bölgesi Başkanı Neçirvan Barzani, Peşmerge güçlerinin birleştirilmesi töreninde konuşurken (Bölge Başkanlığı)
Kürdistan Bölgesi Başkanı Neçirvan Barzani, Peşmerge güçlerinin birleştirilmesi töreninde konuşurken (Bölge Başkanlığı)

Kürdistan Demokratik Partisi (KDP) ile Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB) arasındaki “Kardeşler Savaşı” sırasında bölünmelerinin üzerinden 30 yılı aşkın bir süre geçtikten sonra, Irak’ın kuzeyindeki Kürdistan Bölgesi yönetimi dün, Peşmerge güçlerinin birleştirildiğini açıkladı. Bu adımın, güvenlik ve siyasi açıdan bölünmüş Kürt cephesinin birliğine katkı sağlaması bekleniyor.

Peşmerge güçlerinin birleştirilmesi töreni, bölge başkanı ve aynı zamanda Peşmerge güçlerinin başkomutanı olan Neçirvan Barzani’nin gözetiminde Erbil’de düzenlendi. Törene Başbakan Mesrur Barzani de katıldı. Irak Silahlı Kuvvetler Başkomutanı Ofisi Direktörü Abdülemir eş-Şemri de törende hazır bulundu.

Irak Başbakanı Ali Falih ez-Zeydi, güçlerin Peşmerge Bakanlığı çatısı altında birleştirilmesinin tamamlanmasını memnuniyetle karşıladığını belirtti.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Peşmerge saflarındaki bölünmenin kökeni, güçlerin iki ayrı yapıya ayrıldığı 1990’ların ortalarına dayanıyor. Bu yapılardan biri Kürdistan Demokratik Partisi’ne, diğeri ise Kürdistan Yurtseverler Birliği’ne bağlıydı.