Libya'dan Avrupa kıyılarına göç edenlerin sayısı yeniden artıyor

Uluslararası Göç Örgütü, bu yılın başından Ağustos ayına kadar 20 binden fazla göçmenin kurtarıldığını açıkladı

Libya sınırındaki bir grup Afrikalı göçmen (AFP)
Libya sınırındaki bir grup Afrikalı göçmen (AFP)
TT

Libya'dan Avrupa kıyılarına göç edenlerin sayısı yeniden artıyor

Libya sınırındaki bir grup Afrikalı göçmen (AFP)
Libya sınırındaki bir grup Afrikalı göçmen (AFP)

Başta Libya'da bir yıldır yaşanan nispi sakinlik olmak üzere çeşitli nedenlerle Libya kıyılarından Avrupa kıyılarına doğru yola çıkan göçmen gruparının sayısı yıllardır kaydedilmeyen bir artışa tanık oluyor.
Uluslararası Göç Örgütü, bu yılın başından Ağustos ayına kadarki sürede 20 bin 257 göçmenin denizde yakalandığını veya kurtarıldığını, bunun yaklaşık olarak geçen yıl kurtarılan veya yakalanan ve Libya'ya geri dönen toplam göçmen sayısına eşit olduğunu açıkladı.
Adını vermeyi reddeden Libya deniz kuvvetlerinden bir yetkili, AFP'ye yaptığı açıklamada, Libya'dan ayrılan düzensiz göçmenlerde geçen yılın aynı dönemine göre Ocak ve Temmuz ayları arasında yüzde 100'lük bir artış olduğunu doğruladı.
Göçmen hukuku uzmanı ve araştırmacı Enver el-Verfali, düzensiz göçmen sayısındaki bu artışın çeşitli nedenlerden kaynaklandığına söylüyor. Bunlardan birinin özellikle de Libya'nın yaklaşık bir yıldır yaşadığı göreceli sakinlik olduğunu düşünüyor.
El-Verfali şöyle açıklıyor: "Libya’daki kayıtlar, çeşitli göstergelerle birlikte göçmen sayısında eşi görülmemiş bir artış olduğunu gösteriyor. Bunlardan en önemlisi, ülkenin batısında son dönemde yaşanan ve göreceli de olsa bir güvenlik istikrarı halinin yolunu açan savaşın sona ermesidir. Bu durum, kaçakçıları, göçmenlerin Akdeniz'i geçmek için ideal bir fırsat olduğu konusunda ikna etmeye teşvik etti.”
Libyalı insan hakları savunucusu, "Geçen yılki küresel kapanma, Libya topraklarında yeniden göç gemilerine binme fırsatını bekleyen göçmenlerin sayısında artışa neden olduğu için, devasa büyüklükteki göçler bir ölçüde mantıklı. Aynı zamanda bu nedenle bu yıl kaydedilen rakamlar büyük ölçüde bekleniyordu."
Muammer Kaddafi rejiminin devrilmesinden sonra Libya, özellikle Batı ve Doğu'daki iki rakip güç arasında güç mücadelelerinin yaşandığı bir kaosa sürüklendi.
2020 yazında taraflar arasında ateşkes konusunda anlaşmaya varıldı. Ardından bu yılın başında geçiş hükümeti kuruldu.
Siyasi analist, profesör Milud el-Hac, Libya'nın bugün sahip olduğu göreceli istikrarın, Akdeniz kıyılarındaki göçmen akışının artmasının ana nedeni olduğuna inanıyor, ki bu büyük ölçüde doğru.
Güvenlik hizmetlerinin zayıflamasına katkıda bulunan silahlı çatışmaların kaçak göçmenlerin geçişini kolaylaştırdığını gösteriyor. Ancak aynı zamanda, hayatlarından endişe etmek ya da silahlı adamlar tarafından fidye için kaçırılmak göçmenleri korkutuyor ve denizi geçme macerasına atılmadan önce onları düşündürüyor.
Ülke, her yıl Libya kıyılarının yaklaşık 300 kilometre açıktaki İtalya kıyıları üzerinden Avrupa'ya ulaşmaya çalışan on binlerce göçmen için önemli bir geçiş noktası.
Uluslararası Göç Örgütü'ne göre, geçen ayın sonunda Akdeniz'de Libya açıklarında yaklaşık 60 göçmen öldü.
Örgüt Temmuz ayı ortasında yaptığı açıklamada, Akdeniz'de Avrupa'ya ulaşmaya çalışırken ölen göçmen sayısının bu yıl iki kattan fazla artarak 900'e ulaştığını söyledi.
Libya Sahil Güvenlik ekipleri, bazıları harap olan sınırlı sayıda gemiyle göçmenlere yönelik arama veya kurtarma operasyonlarını yürütmekte büyük zorluklarla karşı karşıya kalıyor. Ayrıca bu operasyonlar genellikle riskli ve zahmetli.
Deniz kuvvetleri eski subayı Abdurrahman el-Mahmudi, Libya'nın karşı karşıya olduğu yüklerin ağır olduğunu ve ülkenin sınırsız göçmen akışına karşın büyük uluslararası yardıma ihtiyacı olduğunu söylüyor.
El-Mahmudi konuya dair şu değerlendirmeyi yaptı:
“Örneğin Libya'ya komşu olan İtalya, Malta, Yunanistan gibi ülkeleri ele alalım. Geniş ve gelişmiş denizcilik kabiliyetleri ile bu ülkeler çeşitli uluslararası vesilelerle göçmen akınından mustarip olduklarını duyuruyorlar? Sınırlı imkanlarıyla Libya üzerindeki baskının boyutu nedir?”
Ayrıca sahil güvenliğin denizdeki tehlike durumlarına müdahale ederken ve değişken hava koşullarında kurtarma operasyonlarını yürütürken bazen ölüm riskiyle karşı karşıya kaldığını da sözlerine ekledi
Eski ordu, Libya'nın göçmenlerin yelken açtığı güney Avrupa'daki hedef ülkelerle daha büyük ve daha kapsamlı bir işbirliğine ihtiyacı olduğunu, çünkü düzensiz göçün büyümesi olgusunun Avrupa'dan önce Libya'yı ağırlaştırdığını ve bu nedenle gerçek işbirliğinin yapılması gerektiğini ve Libya'nın bunu yapması gerektiğini belirtiyor.
Libya Donanması, ülkenin kıyılarında kurtarma operasyonlarının gerçekleştirildiği mütevazı sayıda gemi ve tekneye sahip.
Yıllardır İtalya ve Avrupa Birliği, bu göçmenlerin Avrupa'ya ulaşmasını önlemek için Libya sahil güvenliği için bakım, ekipman ve eğitim faaliyetlerini finanse etti. Ancak Libya, deniz yeteneklerini daha büyük ölçekte geliştirme ihtiyacı olduğunu vurguluyor.
Sivil toplum kuruluşları ve BM kuruluşları, denizde yakalanan göçmenlerin barınaklarındaki kötü koşullar nedeniyle Libya'ya geri dönmelerini ve maruz kaldıkları kötü muameleyi eleştiriyor.
Uluslararası deniz hukuku uyarınca, denizde kurtarılan göçmenlerin güvenli bir limana götürülmesi gerekiyor. Birleşmiş Milletler Libya'yı güvenli bir yer olarak görmüyor, ancak Libya makamları onları başka bir yere nakletmek için yeterli kapasiteye sahip olmadıklarını söylüyor.



Selam’dan Guterres’e: UNIFIL misyonunun sona ermesinin ardından Lübnan’ın uluslararası bir güce ihtiyacı var

Lübnan’ın güneyindeki el-Mansuri kasabasında bulunan UNIFIL güçleri (Reuters)
Lübnan’ın güneyindeki el-Mansuri kasabasında bulunan UNIFIL güçleri (Reuters)
TT

Selam’dan Guterres’e: UNIFIL misyonunun sona ermesinin ardından Lübnan’ın uluslararası bir güce ihtiyacı var

Lübnan’ın güneyindeki el-Mansuri kasabasında bulunan UNIFIL güçleri (Reuters)
Lübnan’ın güneyindeki el-Mansuri kasabasında bulunan UNIFIL güçleri (Reuters)

Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam dün Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres ile yaptığı görüşmede, Birleşmiş Milletler Lübnan Geçici Görev Gücü’nün (UNIFIL) görev süresinin sona ermesinin ardından ülkenin güneyinde BM himayesinde uluslararası bir gücün varlığının sürdürülmesi gerektiğini söyledi.

New York’ta BM Genel Kurulu çalışmalarının başlamasından bir gün önce gerçekleşen görüşmede Selam, ‘UNIFIL sonrası dönemde güneyde BM çatısı altında uluslararası varlığın sürdürülmesinin önemine’ vurgu yaptı. Selam, ‘izleme, raporlama ve iletişim görevlerinin sürdürülmesini güvence altına alması, istikrarın korunmasına katkı sağlaması ve Lübnan devletinin ülkenin tamamında otoritesini tesis etme sürecini desteklemesi’ gerektiğini belirtti.

1978’den bu yana Lübnan’ın güneyinde görev yapan UNIFIL bünyesinde 46 ülkeden yaklaşık 7 bin 500 personel bulunuyor. Ancak BM Güvenlik Konseyi, geçen yıl ağustos ayında ABD’nin baskısıyla UNIFIL’in görev süresinin 31 Aralık 2026’da sona erdirilmesine karar vermişti.

UNIFIL misyonunun sona ermesinin yaklaşması, İsrail’in Lübnan’ın güneyindeki geniş bölgelerde işgalini sürdürdüğü bir döneme denk geliyor.

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn geçen hafta AFP’ye verdiği röportajda, ülkesinin Güney Lübnan’da görev yapan UNIFIL’in yerine geçecek herhangi bir güce açık olduğunu belirtmiş ve UNIFIL’in çekilmesinin ardından herhangi bir ‘boşluk’ oluşmaması gerektiğini vurgulamıştı. Avn, “En önemli husus bir boşluk oluşmaması. Hangi ad altında olursa olsun gelecek herhangi bir gücün yasal bir çerçeveye sahip olması gerekir. Bu yasal çerçevenin temel ilkesi devletin egemenliğidir” demişti. Avn ayrıca, Güney Lübnan’da bir gücün bulunmasının amacının ‘devletin yerini almak değil, orduya yardım etmek ve devleti güçlendirmek’ olduğunu ifade etmişti.

Avn, bu konuyu geçen hafta Paris’te Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Ürdün Kralı 2. Abdullah ile gerçekleştirdiği toplantıda da ele aldı. Fransa ve İtalya daha önce BM’nin Lübnan’daki barış gücünün yerine geçecek çok uluslu bir güç oluşturulmasını istediklerini açıklamıştı.

Guterres de UNIFIL’in görev süresinin sona ermesinin ve güçlerin ülkeden ayrılmasının ardından Lübnan’ın barış gücüne ihtiyaç duymaya devam edeceğini belirtmişti. Öte yandan Selam, BM Genel Sekreteri’ne yaklaşık 329 bin kişinin halen yerinden edilmiş durumda olduğunu bildirerek insani müdahale için finansman sağlama çabalarının sürdürülmesinin ve BM kuruluşlarının yerinden edilenlere yardım etmesine destek verilmesinin önemini vurguladı.


Guterres: Lübnan’ın UNIFIL görevinin sona ermesinin ardından uluslararası bir güce ihtiyacı var

Lübnan’ın güneyindeki Mansuri kasabasında UNIFIL güçleri (Reuters)
Lübnan’ın güneyindeki Mansuri kasabasında UNIFIL güçleri (Reuters)
TT

Guterres: Lübnan’ın UNIFIL görevinin sona ermesinin ardından uluslararası bir güce ihtiyacı var

Lübnan’ın güneyindeki Mansuri kasabasında UNIFIL güçleri (Reuters)
Lübnan’ın güneyindeki Mansuri kasabasında UNIFIL güçleri (Reuters)

Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, dün Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres ile görüşmesinde, Birleşmiş Milletler Lübnan Geçici Barış Gücü’nün (UNIFIL) görev süresinin sona ermesinin ardından ülkenin güneyinde BM himayesinde bir uluslararası gücün varlığını sürdürmesinin gerekli olduğunu söyledi.

New York’ta BM Genel Kurulu çalışmalarının başlamasından bir gün önce gerçekleşen görüşmede Selam, “UNIFIL sonrası dönemde güneyde BM çatısı altında uluslararası bir varlığın devam etmesinin önemini” vurguladı. Selam’ın ofisinden yapılan açıklamaya göre bu varlık, “gözlem, raporlama ve iletişim görevlerinin sürdürülmesini güvence altına almalı, istikrarın korunmasına katkı sağlamalı ve Lübnan devletinin bütün toprakları üzerindeki otoritesini tesis etme sürecini desteklemeli.”

1978’den bu yana Lübnan’ın güneyinde konuşlu bulunan UNIFIL, 46 ülkeden yaklaşık 7 bin 500 personelden oluşuyor. Ancak BM Güvenlik Konseyi, ABD’nin baskısıyla geçen yıl ağustos ayında UNIFIL’in görev süresinin 31 Aralık 2026’da sona erdirilmesine karar verdi.

UNIFIL misyonunun sona ermesine yaklaşılması, İsrail’in Lübnan’ın güneyindeki geniş bölgelerde işgalini sürdürdüğü bir dönemde gerçekleşiyor.

Şarku’l Avsat'ın AFP’den aktardığına göre Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn  geçen hafta ajansa verdiği röportajda, güney Lübnan’da görev yapan BM Geçici Gücü’nün yerini alacak herhangi bir güce açık olduklarını belirtti ve UNIFIL’in çekilmesinin ardından herhangi bir “boşluk” oluşmaması gerektiğini vurguladı. Avn, “En önemli husus bir boşluk oluşmamasıdır. Hangi ad altında gelirse gelsin, herhangi bir güç için hukuki çerçeve oluşturulmalıdır. Bu hukuki çerçevenin temel ilkesi devletin egemenliğidir” ifadelerini kullandı. Avn ayrıca güney Lübnan’da bulunacak bir gücün amacının “orduyu desteklemek ve devleti güçlendirmek, devletin yerini almak olmaması gerektiğini” kaydetti.

Avn, bu konuyu geçen hafta Paris’te Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Ürdün Kralı II. Abdullah ile gerçekleştirdiği görüşmede de ele aldı. Fransa ve İtalya daha önce, Lübnan’daki BM barış gücünün yerini alacak çok uluslu bir güç oluşturmak istediklerini açıklamıştı.

Guterres de UNIFIL’in görev süresinin sona ermesi ve güçlerin ülkeden ayrılmasının ardından Lübnan’ın bir barış gücüne ihtiyaç duymaya devam edeceğini belirtmişti.

Öte yandan Selam, BM Genel Sekreteri’ne yaklaşık 329 bin kişinin hâlâ yerinden edilmiş durumda olduğunu bildirdi. Selam, insani yardım çalışmalarına yönelik finansmanın seferber edilmeye devam etmesinin ve BM kuruluşlarının yerinden edilmiş kişilere yardım sağlamasının önemini vurguladı.


Irak Kürdistanı, Peşmerge güçlerinin birleştirildiğini açıkladı

Kürdistan Bölgesi Başkanı Neçirvan Barzani, Peşmerge güçlerinin birleştirilmesi töreninde konuşurken (Bölge Başkanlığı)
Kürdistan Bölgesi Başkanı Neçirvan Barzani, Peşmerge güçlerinin birleştirilmesi töreninde konuşurken (Bölge Başkanlığı)
TT

Irak Kürdistanı, Peşmerge güçlerinin birleştirildiğini açıkladı

Kürdistan Bölgesi Başkanı Neçirvan Barzani, Peşmerge güçlerinin birleştirilmesi töreninde konuşurken (Bölge Başkanlığı)
Kürdistan Bölgesi Başkanı Neçirvan Barzani, Peşmerge güçlerinin birleştirilmesi töreninde konuşurken (Bölge Başkanlığı)

Kürdistan Demokratik Partisi (KDP) ile Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB) arasındaki “Kardeşler Savaşı” sırasında bölünmelerinin üzerinden 30 yılı aşkın bir süre geçtikten sonra, Irak’ın kuzeyindeki Kürdistan Bölgesi yönetimi dün, Peşmerge güçlerinin birleştirildiğini açıkladı. Bu adımın, güvenlik ve siyasi açıdan bölünmüş Kürt cephesinin birliğine katkı sağlaması bekleniyor.

Peşmerge güçlerinin birleştirilmesi töreni, bölge başkanı ve aynı zamanda Peşmerge güçlerinin başkomutanı olan Neçirvan Barzani’nin gözetiminde Erbil’de düzenlendi. Törene Başbakan Mesrur Barzani de katıldı. Irak Silahlı Kuvvetler Başkomutanı Ofisi Direktörü Abdülemir eş-Şemri de törende hazır bulundu.

Irak Başbakanı Ali Falih ez-Zeydi, güçlerin Peşmerge Bakanlığı çatısı altında birleştirilmesinin tamamlanmasını memnuniyetle karşıladığını belirtti.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Peşmerge saflarındaki bölünmenin kökeni, güçlerin iki ayrı yapıya ayrıldığı 1990’ların ortalarına dayanıyor. Bu yapılardan biri Kürdistan Demokratik Partisi’ne, diğeri ise Kürdistan Yurtseverler Birliği’ne bağlıydı.