Taliban'ın Afganistan'ın merkezinde de kontrolü ele almasından sonra Kabil sakinlerinin korkusu uluslararası medyaya en çok servis edilen konu. Ancak Fransız haber ajansı AFP’nin Afganistan’ın başkentinde yaptığı soruşturmanın neticeleri, ülkenin diğer şehirlerinde ve kırsalında kırk yıllık savaşın ardından nihayet barışın geri döndüğüne dair sevinç havası ile endişenin birbirine karıştığını gözler önüne seriyor.
Şarku’l Avsat’ın ajanstan aktardığı habere göre AFP, dünyanın Taliban’ın Kabil’i ele geçirme sahnelerini dehşet içinde izledi. Şimdi ise kamuoyu, Taliban’ın 1996-2001 iktidar dönemindeki dayatmaları yeniden uygulamasından endişe duyuyor.
Ancak Kabil atmosferinden uzakta, birçok Afgan, kendilerini eskisinden daha ılımlı bir imajla sunmaya çalışan Taliban'ın zaferini, yirmi yıllık yıkıcı bir savaşın sonu olarak görüyor.
Halk mutlu çünkü savaş yok
Leşkergah’tan bir gazeteci AFP'ye şunları söyledi: “İnsanlar çok mutlu çünkü artık savaş yok. Afganistan'da yolsuzluk, bomba ve mayın olmadan güvenli bir şekilde işe dönebileceklerini ve seyahat edebileceklerini söylüyorlar.”
Ancak ajansın adını güvenlik gerekçesiyle açıklamadığı bu genç gazeteci, diğer tüm kaynaklar gibi hayatının da kaçınılmaz olarak değişeceğinin farkında.
Bu genç gazeteci ne zaman bir haber hazırlamak istese, bir Taliban sözcüsü, yazının içeriğini açıklığa kavuşturmak ve yayınlanmasına izin vermek için onu ofisine çağırıyor.
Ayrıca bir Taliban yetkilisi, gelecek dönem için yapılan hazırlıklar ve öğretilecek program hakkında bilgi vermek için Leşkergah Üniversitesi'ndeki bir çalışanı yanına çağırdı ve ona şunları söyledi: “Bunları bilmediklerini fark ettim, onlar için tamamen yeni bir durum. Onlar medyadan kulaktan dolma şeyler dışında duyduklarının dışında bir malumatları olmayan sıradan köylüler. Dolayısıyla sağlıklı şekilde bilgilendirilmeliler.”
Üniversitenin profesörü, "İnsanlar herhangi bir askeri gruba katılmak istemiyorlar. Onlar sadece ailelerini geçindirmek için çalışmak istiyorlar" dedi ve şehrin savaşlardan harap olduğunu, kadınların ve hatta kızların tekrar burka giymeye başladığını ifade etti.
Aslında burka, bir Taliban icadı değil, Afganistan'ın muhafazakar güneyinde, şehirler de dahil olmak üzere onlarca yıldır benimsenen geleneksel bir kıyafet.
Uluslararası bir sivil toplum kuruluşunda (STK) çalışan Leşkergahlı bir ebe, işe dönmek istediğini ancak patronunun temkinli davranmak adına buna izin vermediğini aktardı. Ebe, “rahat değilim çünkü paraya ihtiyacım var” dedi.
Taliban henüz bir hükümet kurmadığından ve tüm Afgan toprakları için geçerli olan yasalar çıkarmadığından, uygulanan kurallar yeni yetkililerin iradesine bağlı olarak bir bölgeden diğerine farklılık gösteriyor.
Taliban’ın uygulamaları bölgeye göre değişiyor
Ülkenin kuzey doğusundaki Kunduz'da, geleneksel olarak fazla nüfuz sahibi olmadıkları bir bölgede, Taliban, yerel liderlerin inisiyatifi mi yoksa üst düzey liderliğin talimatları mı olduğunu bilinmeyen bir doktrin geliştirmeye başladı. Taliban bu bölgede müzik çalınmasını ve kadınların erkeklerle çalışmasını yasakladı. Ancak bir okul müdürünün aktardığına göre, Taliban pratik davranarak kadın doktorların erkekleri görmesine izin vermek gibi bazı istisnalara izin veriyor. Okul müdürü, "Kızlar ve genç kadınlar okula devam edebiliyorlar. Ancak öğretmenleri de kadın olmalı. Öte yandan, burka henüz zorunlu değil. Kadınlar alışveriş yapmak için şehre, pazara ya da tedavi için hastaneye yanlarında bir erkek olmadan gidebiliyorlar” dedi.
Bir STK çalışanı, "Taliban ile STK'lar arasında bir toplantı yapıldı, kadınların liderlerinden talimat almadıkları sürece çalışmasına izin verilmeyeceğini söylediler" dedi. "Kadınlar sağlık ve eğitim sektörlerinde çalışabilir, ancak işyerlerinin erkeklerin işyerinden ayrı olması ve dışarı çıktıklarında mahremlerinin olması gerektiğini" aktardı.
Batı Afganistan'ın İran sınırına yakın en büyük şehri, çeşitliliğe sahip ve İran etkisinde bir şehir olan Herat'ta, erkekler ve kadınlar artık eskisi gibi akşamları parklarda yan yana dolaşırken görülmüyor.
Yerel bir üniversitede çalışan bir kadın görevli, kariyerinin geleceği için endişelendiğini, bundan böyle “erkekler olmadan” çalışmak zorunda kalacağını ifade etti.
Herat'ta bir kadın sporcu, "Şu anda hiçbir şey bilmiyoruz. İki haftadır spor yapmıyorum ve işe gitmiyorum. Sadece eve kapanmış bekliyorum" diyor.
Afganistan'ın güneyindeki en büyük şehir olan Kandahar'da bir kafe sahibi dükkânını hala açık tutuyor. Kafe sahibi, “Taliban şu ana kadar bize bir sorun çıkarmadı. Taliban mensupları kafeyi teftişe gelmediler ama onların korkusundan müşteriler de gelmiyor” dedi.
1919’da Emanullah Han tarafından İngilizlere karşı bağımsızlığı ilan edilen Afganistan 1973’e kadar monarşi ile yönetildi. Muhammed Davud Han döneminde Afganistan Cumhuriyeti kuruldu. 1978’de Sovyet yanlılarının darbesi sonucu ülkenin rejimi değiştirildi. Ülkede patlak veren iç karışıklık sonucu Sovyetler Birliği Aralık 1979’da Afganistan’ı işgal etti. İslamcı grupların direnişi sonucu Sovyet ordusu 1989’da ülkeden çekilmek zorunda kaldı. Bundan sonra iktidar mücadelesine girişen İslamcı gruplar 1992-1996 yılları arasında iç savaşa tutuştular. Taliban hareketi iç savaşa 1994’te müdahil oldu ve tüm grupları bastırarak 1996’da iktidara geldi. 2001 Aralık ayında NATO’nun askeri müdahalesiyle merkezi yönetimden uzaklaştırılan Taliban 20 yıldır Afganistan’ın kırsal kesimlerini kontrolü altında tutuyordu. Son 20 yıllık süreçte Kabil Hükümeti güçleriyle iç savaş halinde olan Taliban ile ABD'nin 29 Şubat 2020'de barış anlaşmasına varmasının ardından Eylül 2020'de Katar'ın başkenti Doha'da Afganlar arası barış müzakereleri başlamıştı.
2021 Ağustos itibariyle merkezi hükümet güçlerinin teslim olması üzerine kent merkezlerini de ele geçiren Taliban hareketi barışçıl bir geçiş süreciyle ülkeye kendi ideolojisi çerçevesinde rejim değişikliği ve istikrar vaat ediyor ve ilk dönemindeki baskı politikalarını tekrarlamayacağını belirtiyor.
Ölüme yürüyen direnişçilerin marş söylediği görülüyor (Ebay/Greece at WW2 archives)
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, 14 Şubat 2026 tarihinde Münih Güvenlik Konferansı’nda konuşma yapıyor. (AFP)
Ukrayna’nın doğusundaki Donetsk cephesinde top ateşleyen Ukraynalı bir asker (AFP)
Danimarka Kutup Komutanlığı tarafından Grönland’da düzenlenen bir eğitim tatbikatına katılan askerler (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ve Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in birleştirilmiş görüntüsü (Reuters)