Kanada, Fas’a direkt uçuşları durdurdu

Fotoğraf (AA)
Fotoğraf (AA)
TT

Kanada, Fas’a direkt uçuşları durdurdu

Fotoğraf (AA)
Fotoğraf (AA)

Kanada makamlarının, koronavirüsünün hızla yayılmasının etkileri nedeniyle Fas ile doğrudan uçuşları askıya almasının ardından,  Kanada'da ikamet eden çok sayıda Fas vatandaşının dün (Pazar) gece yarısından itibaren Kanada'ya seyahat etmeleri yasaklandı.
Kanadalı yetkililer tarafından konuya ilişkin yapılan açıklamada, Fas'tan gelen yolcular arasında vaka sayısında görülen artışın ardından Fas ile doğrudan uçuşların askıya alınmasına karar verildiği belirtildi.
Dün saat 12.00'den itibaren yürürlüğe giren karar, 29 Eylül gece yarısına kadar devam edecek. Karar, lojistik sektörünü, tıbbi malzeme taşımacılığı ve askeri uçuşları kapsamıyor. Ancak, Kanada vatandaşlığı veya oturma iznine sahip olan Fas vatandaşları kendilerinin mağdur olduğunu ifade ettiler, bazıları ise işlerini kaybetme riskiyle karşı karşıya.
Karar, Fas makamlarının ülkeye giriş yapan veya ülkeden ayrılan tüm yolculara Kovid-19 testi uygulamasına rağmen alındı.
Kanada makamları, daha önce Fas'tan kalkan uçuşların Kanada topraklarına ulaşabileceğini, ancak yolcular için havaalanında tıbbi analizlerin yapılması şartını koymuştu.
Başka bir ülke üzerinden Kanada'ya gitmek isteyen yolcular ise dolaylı olarak yolculuklarına devam edebilmeleri için transit ülkede Kovid-19 testi yaptırmak zorunda kalacaklar.
Royal Air Maroc, Fas'tan Kanada'ya yapılacak tüm uçuşların askıya alınacağını ve yolculara para iadesi yapılacağını açıkladı.
Salgının dünyadaki durumunu ortaya koyan resmi veriler, Fas'ın ‘güvenli olmayan kırmızı alanlar’ arasında sınıflandırıldığını gösteriyor.
Fas’ta Cumartesi günü, 6 bin 175 yeni korona vakası ve virüs kaynaklı 93 vefat meydana geldi. Mart 2020'nin başında, salgının ortaya çıkmasından bu yana, toplam vefat sayısı 12 bin 361’e ulaştı. Aktif vaka sayısı 63 bin 552 vaka olarak gerçekleşti.
Ülkede ikinci doz aşı olan kişi sayısı 14 milyon 337 bine ulaşırken, ilk doz aşısı yapılan kişi sayısı 18 milyon 204 bini buldu. Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, ilk vakanın açıklandığı 2 Mart 2020'den bu yana toplam vaka sayısı 849 bin 532'ye yükseldi. İyileşen toplam vaka sayısı ise yüzde 1,91 iyileşme oranı ile 773 bin 619’a ulaştı.



Lübnan’a, Hizbullah’ın finansmanını engellemesi için baskı

Lübnan’ın güneyindeki Doğu Zutar beldesinde İsrail ordusuna ait bir askerî araç. (Reuters)
Lübnan’ın güneyindeki Doğu Zutar beldesinde İsrail ordusuna ait bir askerî araç. (Reuters)
TT

Lübnan’a, Hizbullah’ın finansmanını engellemesi için baskı

Lübnan’ın güneyindeki Doğu Zutar beldesinde İsrail ordusuna ait bir askerî araç. (Reuters)
Lübnan’ın güneyindeki Doğu Zutar beldesinde İsrail ordusuna ait bir askerî araç. (Reuters)

ABD ve Avrupa’nın, Hizbullah’ın ve kurumlarının finansmanını engellemesi için Lübnan üzerindeki baskısı giderek artıyor. Üst düzey yetkililere doğrudan ve dolaylı kanallardan iletilen mesajlarda, tanınan sürenin dolduğu ve ülkede iç sorunların ortaya çıkabileceği endişesinin gerekçe gösterilmesinin artık kabul edilmeyeceği vurgulanıyor.

Lübnanlı bir mali yetkili, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, uluslararası toplumun yerine getirilmesini şart koştuğu bir dizi temel başlık bulunduğunu belirtti. Bunların başında, Hizbullah’a bağlı Karz-ı Hasen Kurumu yerine kullanabileceği alternatif kurumlarla ilgili meselenin çözüme kavuşturulması geliyor.

Diğer öncelikler arasında nakit akışları üzerindeki denetimin sıkılaştırılması, sınır ötesi para hareketlerinin izlenmesine yönelik mekanizmaların güçlendirilmesi ve Lübnan Merkez Bankasının “şüpheli” para transferlerini incelemeye yönelik tedbirlerinin desteklenmesi yer alıyor. Ayrıca uluslararası yaptırım listelerinde bulunan kişi ve şirketlere yönelik yaptırımlara uyulması, bu kişi ve şirketlerin ticari veya gayrimenkul faaliyetleri aracılığıyla parayı yeniden dolaşıma sokmalarının önlenmesi isteniyor.

Öte yandan, Başbakan Nevvaf Selam başkanlığındaki Lübnan hükümeti, ülkedeki ekonomik sıkıntılar ve hayat pahalılığıyla mücadele etmek amacıyla olağanüstü mali tedbirler uyguluyor. Bu kapsamda, en yoksul ailelere ve kamu çalışanlarına yönelik sosyal yardımların ve desteklerin artırılması öngörülüyor.

Hükümet ayrıca, denetimlerin sıkılaştırılması, sürece dâhil olanların adli ve idari yollarla takip edilmesi ve zimmete geçirilen ya da usulsüz kullanılan kamu kaynaklarının geri alınması için çeşitli önlemler üzerinde çalışıyor.


Pentagon: Fort Hood saldırısının failinin idamı internet üzerinden canlı yayımlanacak

ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth (AFP)
ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth (AFP)
TT

Pentagon: Fort Hood saldırısının failinin idamı internet üzerinden canlı yayımlanacak

ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth (AFP)
ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth (AFP)

ABD Savunma Bakanlığından (Pentagon) bir yetkili, 2009 yılında Fort Hood askerî üssünde düzenlenen silahlı saldırıdan hüküm giyen Nidal Hasan’ın kurşuna dizilerek idam edilmesinin internet üzerinden canlı yayımlanacağını açıkladı.

İsminin açıklanmasını istemeyen yetkili dün yaptığı açıklamada, “İdam canlı olarak internet üzerinden yayımlanacak. Ayrıntılar daha sonra duyurulacak” ifadelerini kullandı.

ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth de dün Pentagon tarafından yayımlanan bir video aracılığıyla Hasan’ın idamının “halka açık” olacağını doğruladı.

Filistin kökenli ABD vatandaşı Nidal Hasan, 5 Kasım 2009’da Fort Hood askerî üssündeki bir sağlık merkezinde ateş açmıştı. Hasan’ın, askerlerin kendisinin “yasa dışı” olarak nitelendirdiği Afganistan ve Irak savaşlarına katılmasını engellemek amacıyla saldırıyı gerçekleştirdiği belirtilmişti.

El Kaide ile bağlantılı olduğu belirtilen ve “yalnız kurt” olarak tanımlanan saldırganın düzenlediği saldırıda, 12’si asker olmak üzere 13 kişi hayatını kaybetmiş, yaklaşık 30 kişi yaralanmıştı.

Hasan’ın idam edilmesi, ABD ordusunun 1961’den bu yana gerçekleştireceği ilk kurşuna dizme yoluyla infaz olacak.

Hegseth, Pentagon’un resmî hesapları tarafından da paylaşılan ve X platformunda yayımlanan videoda, sağcı sosyal medya fenomeni Jack Posobiec’e yaptığı açıklamada, “Bir askerî manga tarafından kurşuna dizilerek idam edilecek. Olması gereken de bu. İnsanların bunu izleyebilmesini sağlayacağız; infaz halka açık olacak” ifadelerini kullandı.

USS Abraham Lincoln uçak gemisini ziyaretinde konuşan Hegseth, “İnsanlar, bu tür eylemlerin çok ağır sonuçları olduğunu anlamalı” dedi.

Şarku’l Avsat’ın Uluslararası Af Örgütünden aktardığına göre geçen yıl dünya genelinde en az 17 halka açık infaz gerçekleştirildi. Bunların altısı Afganistan’da, 11’i ise İran’da kaydedildi.

Askerî mahkeme jürisi, El Kaide’den ilham alarak Fort Hood üssünde toplu silahlı saldırı düzenlediği gerekçesiyle Hasan’ı 2013 yılında idam cezasına çarptırdı.

Duruşma sırasında ortaya çıkan bilgiler, Hasan’ın internet üzerinden El Kaide bağlantılı olduğu düşünülen bir isimle iletişim kurduğunu gösterdi. Söz konusu kişi, 2011 yılında Yemen’de ABD’ye ait bir insansız hava aracının (İHA) düzenlediği saldırıda öldürülen radikal vaiz Enver el-Evlaki’ydi.


ABD, İran petrolünü ayakta tutan "gölge ekonomiye" müdahale edemiyor

ABD ve İran arasındaki Hürmüz krizi henüz çözülemedi (Reuters)
ABD ve İran arasındaki Hürmüz krizi henüz çözülemedi (Reuters)
TT

ABD, İran petrolünü ayakta tutan "gölge ekonomiye" müdahale edemiyor

ABD ve İran arasındaki Hürmüz krizi henüz çözülemedi (Reuters)
ABD ve İran arasındaki Hürmüz krizi henüz çözülemedi (Reuters)

ABD, İran'ın petrol satışlarını engellemek için Asya'daki hizmet sağlayıcılarını hedef alıyor.

New York Times'ın haberine göre Washington yönetimi, İran petrolünün yaptırımları aşarak dünya piyasalarına ulaşmasını engelleme çabasında odağını tankerlerden, bu gemilere hizmet sağlayan şirketlere kaydırıyor.

Donald Trump yönetimi özellikle Malezya ve Singapur gibi ülkelerde İran tankerlerine yakıt, onarım, gıda ve gemiden gemiye petrol transferi gibi hizmetler sunan şirketleri hedef alıyor.

Analize göre Tahran'ın petrol ticaretinin önemli merkezlerinden biri Malezya'nın Johor eyaletinin yaklaşık 72 kilometre açığındaki Doğu Dış Liman Sınırları (EOPL) bölgesi.

Malezya'nın karasuları dışında ancak ülkenin münhasır ekonomik bölgesi içinde yer alan EOPL bölgesinde İran tankerleri, yaptırımları atlatabilmek için petrolü başka gemilere aktarıyor. Bu ham petrolün neredeyse tamamı daha sonra Çin'deki küçük rafinerilere sevk ediliyor.

"Gölge filo" tankerleri, faaliyetlerini sürdürebilmek için yerel denizcilik sektörüne ihtiyaç duyuyor. Johor'da bazı şirketlerin bu gemilere yüksek ücret karşılığında malzeme, yakıt ve diğer hizmetler sağladığı aktarılıyor.

ABD'yle olduğu kadar Çin'le de önemli ticari ilişkileri bulunan Malezya, Washington'ın yaptırımlarını meşru kabul etmiyor. Dolayısıyla ülkede İran menşeli gemilerle çalışılması yasadışı değil. Kuala Lumpur'daki Malaya Üniversitesi'nden Nazeri Halid, ülkenin pozisyonuna dair şunları söylüyor:

Malezya'nın tutumu son derece net. Herkesin dostudur, kimsenin düşmanı değildir. Malezya, taraf seçmek zorunda kalacak bir duruma sokulmamalı.

ABD Hazine Bakanlığı, İran tankerlerinin yanı sıra bu gemilere hizmet veren yakıt ikmal şirketleri ve finansal aracılara yönelik kapsamlı yaptırımları ağustosta duyurmuştu.

Ancak Washington'ın baskısının İran petrolünün bu "gölge ekonomi" üzerinden tedarikini ne ölçüde durdurabileceği belirsiz. İran'ın petrol ticaretini takip eden analist Dalga Khatinoglu, şimdiye kadarki girişimlerin bu ağlar üzerinden gerçekleştirilen petrol ticaretinde önemli fark yaratmadığını söylüyor.

Gemiden gemiye yakıt ikmali hizmetleri sunan Contemporary Logistics firmasının yöneticisi Jeffrey Soh'a göre Washington, EOPL'deki faaliyetleri engellese bile İran tankerleri başka bölgelere yönelebilir.

Soh, Malezya'nın Penang ve Malakka eyaleti açıklarının yanı sıra Endonezya sularında da benzer transferler yapıldığını belirterek "İran tankerlerinin her yerde olduğunu" söylüyor.

Independent Türkçe, New York Times, Reuters