Uluslararası Koalisyon, DEAŞ Horasan örgütünü sorumlu tutmakta kararlı

Kabil Havalimanı’na roket fırlatan aracın önünde bir Taliban unsuru duruyor (Reuters)
Kabil Havalimanı’na roket fırlatan aracın önünde bir Taliban unsuru duruyor (Reuters)
TT

Uluslararası Koalisyon, DEAŞ Horasan örgütünü sorumlu tutmakta kararlı

Kabil Havalimanı’na roket fırlatan aracın önünde bir Taliban unsuru duruyor (Reuters)
Kabil Havalimanı’na roket fırlatan aracın önünde bir Taliban unsuru duruyor (Reuters)

ABD öncülüğündeki Uluslararası Koalisyon, terör örgütü DEAŞ’ın Afganistan’ın başkenti Kabil’de NATO bünyesindeki ABD güçleri ve onlarla işbirliği yapan Afgan ve yabancı vatandaşların tahliyelerini engellemek için düzenlediği saldırıları kınadı. Koalisyon, DEAŞ Horasan örgütü unsurlarını adalete teslim etmekte kararlı olduğunu vurguladı.
ABD Dışişleri Bakanlığı’nın yayınladığı açıklamaya göre, Uluslararası Koalisyon, 26 Ağustos’ta Kabil’de gerçekleşen saldırıları ‘şiddetle’ kınadı. Afgan ve İngiliz siviller ile Amerikan askerlerini DEAŞ teröristleri yüzünden kaybetmekten üzüntü duyduklarını belirten Koalisyon, ölen kişilerin tahliye için çabaladığı veya bu insani görevi yerine getirmek için çalıştığı gerçeğinin can kayıplarındaki trajik kaybı daha da derinleştirdiğini kaydetti. Koalisyon, açıklamanın devamında şunları kaydetti:
“Irak ve Suriye’de DEAŞ’ı yenilgiye uğratmak için savaşırken yaptığımız gibi ortaklarımızla yan yana durmaya devam ediyoruz. Örgüt kararlı bir düşman olmayı sürdürüyor. Örgütün daimi yenilgisini sağlamak için gerekli tedbirleri almaya devam edeceğiz. Bu amaçla Koalisyon’un tecrübesinden ve DEAŞ’ın dünyadaki şubeleriyle mücadelede eden Koalisyon’a bağlı çalışma gruplarının çabalarından faydalanmaya odaklanacağız. Bu ciddi tehdide etkin bir şekilde karşı koymak ve DEAŞ’ı yenilgiye uğratmak için Uluslararası Koalisyon'un gözetiminde yakın bir şekilde birlikte çalışmaya devam edeceğiz. Ulusal gücün tüm unsurları -askeri, istihbarat, diplomatik, ekonomik ve kolluk kuvvetleri- bu barbar terör örgütünü yenilgiye uğratmak için çalışıyor. Her nerede faaliyet gösterirse göstersin DEAŞ’a karşı terörle mücadeledeki güçlü baskı sürecek.”
Koalisyon’un bu açıklamasıyla eşzamanlı olarak, Taliban Hareketi Sözcüsü, AFP’ye verdiği demeçte, DEAŞ’ın Afganistan'da gerçekleştirdiği saldırıların, ABD güçlerinin ülkeden ayrılmasıyla sona ermesini beklediklerini aksi takdirde yeni hükümetin örgütü bastıracağını belirtti. Afganistan ve Pakistan’da son birkaç yıldır kanlı eylemler düzenleyen DEAŞ’ın Afganistan grubu DEAŞ Horasan örgütü, 15 Ağustos’ta Taliban’ın Afganistan’da yönetimi ele geçirmesinin ardından ülkeden kaçmak ümidiyle Kabil Havalimanı’nda toplanan binlerce kişinin arasında düzenlenen bombalı saldırıyı üstlenmişti. Saldırıda 13 ABD askerinin de aralarında bulunduğu 100’den fazla kişi hayatını kaybetmişti. Saldırı, ABD Başkanı Joe Biden’ın 20 yıldır savaşın devam ettiği Afganistan’dan tamamen çekilmek için belirlediği 31 Ağustos tarihinden birkaç gün önce meydana geldi. Taliban Sözcüsü Zebihullah Mücahid bu hafta sonu AFP’ye verdiği mülakatta, “Umarız DEAŞ örgütü etkisindeki Afganlar, yabancı güçlerin yokluğunda İslami bir hükümetin kurulduğunu gördüklerinde eylemlerinden vazgeçerler” dedi.
Afganistan’da 20 yıl sonra rejimi düşürerek yönetimi ele geçiren Hareketin Sözcüsü Mücahid, “(DEAŞ) Savaş durumu çıkarır ve eylemlerine devam ederlerse İslami hükümet icaplarına bakacaktır” dedi.
Afganistan’daki ABD güçleri hafta sonu DEAŞ hedeflerine bir dizi hava saldırısı düzenledi ve Kabil Havalimanı için potansiyel tehditleri ortadan kaldırma çerçevesinde bomba yüklü bir aracı imha etti. Ancak Taliban bu hava saldırılarını eleştiriyor. Zira Mücahid, “(ABD’liler) bu tür operasyonlar düzenleme iznine sahip değiller. Bağımsızlığımıza saygı gösterilmeli” dedi.
DEAŞ Horasan örgütü son yıllarda Afganistan ve Pakistan’da bir dizi kanlı eyleme imza attı. Örgüt, yaptığı saldırılarda cami, okul ve hastanelerdeki sivilleri hedef almakta tereddüt etmedi.
Ilımlı bir görüntü vermeye çalışan Taliban, ABD ve yabancı güçlerin ülkeden çekilmesinin ardından ‘kapsamlı’ bir hükümet kurma sözü verdi. Yeni yürütme otoritesinin oluşturulması için müzakereler sürüyor.
Açıklamasında hükümet meselesine de değinen Sözcü Mücahid, “Hükümetin duyurulması önemlidir. Fakat bu biraz sabır istiyor. Biz, sorumlu bir tavırla hükümeti kurma görüşmelerine başladık. Bazı teknik sorunlar var” dedi ancak bu sorunların detayları hakkında bilgi vermedi.
Afganistan’da bankalar, hükümet tesisleri ve kamu kurumlarının büyük bir kısmı kapalı kalmaya devam etmesi sebebiyle işler yavaş işliyor. AFP’ye konuşan birçok devlet memuru Taliban’ın işe dönmelerini engellediğini söyledi.
Taliban Afgan ekonomisini kalkındırma sözü verdi. Fakat Taliban’ın uluslararası destek alamaması ve ülkenin yurtdışındaki mal varlıklarını kullanamaması, dünyanın en fakir ülkeleri arasında yer alan Afganistan’ın geleceği tehlikede olduğu anlamına gelir.



İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Ynet haber sitesi bugün, İsrail kabinesinin Batı Şeria’daki arazi tescili ve mülkiyet prosedürlerinde temel değişiklikleri onayladığını bildirdi. Yeni düzenlemeler, Filistinlilere ait bazı evlerin yıkılmasına izin veriyor.

Yedioth Ahronoth’un internet sitesi Ynet, yeni kararların İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria’nın A Bölgesi’nde Filistinlilere ait binaları yıkmasına izin vereceğini ve Batı Şeria genelinde yerleşim faaliyetlerinin önemli ölçüde genişlemesine yol açacağını doğruladı.

zsdcfgt
Batı Şeria’daki İsrail askerleri (Reuters)

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre İsrail kabinesinin aldığı kararlar, Oslo Barış Anlaşmaları kapsamında ilk asker çekilme dalgasında İsrail ordusunun çekilmediği tek şehir olan El Halil’de İsrail-Filistin çatışmasını çözmeye yönelik geçici bir adım olması amaçlanan 1997 El Halil Protokolü’nün ilkelerine aykırı.


Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
TT

Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)

Rusya'nın Başkurdistan Cumhuriyeti'nde cumartesi günü bir üniversite yurdunda bir gencin bıçaklı saldırı dizisi sonucu en az 6 kişi yaralandı. Yaralananlar arasında öğrenciler de var.

Haberlere göre bıçak taşıdığı belirtilen 15 yaşındaki çocuk, cumartesi günü Ufa'daki Devlet Tıp Üniversitesi'nin yurduna girip öğrencilere saldırmaya başladı. Gencin milliyetçi sloganlar attığı ve Nazi sembolü çizdiği bildirildi.

Rusya İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Tümgeneral Irina Volk, RTVI haber sitesine yaptığı açıklamada, "Saldırgan gözaltına alınmaya direndi ve bu sırada iki polis memuru bıçaklandı. Ayrıca şüpheli kendine de zarar verdi" dedi. Şüpheli, ağır yaralı halde yerel bir çocuk hastanesine kaldırıldı.

Moskova'nın yaklaşık 1200 km doğusundaki Ufa'daki yetkililer, olayla ilgili üst düzey soruşturma başlattı. Saldırıda yaralanan en az 4 kişi hastaneye kaldırıldı ve birinin durumunun kritik olduğu düşünülüyor. Yaralananlar arasında Hintli öğrenciler de bulunuyor.

Moskova'daki Hindistan Büyükelçiliği, "Ufa'da talihsiz bir saldırı yaşandı. Aralarında 4 Hintli öğrencinin de bulunduğu birçok kişi yaralandı" açıklamasını yaptı.

Büyükelçilik, yetkililerle temas halinde olduğunu ve "Kazan'daki konsolosluktan yetkililerin yaralı öğrencilere yardım etmek üzere Ufa'ya hareket ettiğini" belirtti.

Görgü tanıkları, kaotik anları "her yer kan içindeydi" diyerek anlattı. Ren TV, yaralıların ambulanslarla hastaneye taşındığını gösteren görüntüleri yayımladı.

Yerel Baza kanalına göre, şüpheli yasaklı bir neo-Nazi örgütüne mensuptu. Economic Times'a göre Rusya'daki üniversitelerde 30 binden fazla Hintli öğrencinin eğitim gördüğü tahmin ediliyor.

Independent Türkçe


New START anlaşmasının sona ermesinin ardından büyük nükleer güçler arasındaki gerilim tırmanıyor

Pekin'de İkinci Dünya Savaşı'nın sona ermesini anmak için düzenlenen askeri geçit töreninden bir kare, 3 Eylül 2025 (Reuters)
Pekin'de İkinci Dünya Savaşı'nın sona ermesini anmak için düzenlenen askeri geçit töreninden bir kare, 3 Eylül 2025 (Reuters)
TT

New START anlaşmasının sona ermesinin ardından büyük nükleer güçler arasındaki gerilim tırmanıyor

Pekin'de İkinci Dünya Savaşı'nın sona ermesini anmak için düzenlenen askeri geçit töreninden bir kare, 3 Eylül 2025 (Reuters)
Pekin'de İkinci Dünya Savaşı'nın sona ermesini anmak için düzenlenen askeri geçit töreninden bir kare, 3 Eylül 2025 (Reuters)

Rusya ve ABD arasında her iki ülkedeki nükleer silahları sınırlandırmak için imzalanan New START anlaşmasının bu hafta sona ermesinden bu yana, dünyanın önde gelen nükleer güçleri arasındaki gerilim tırmanıyor. Washington, gelecekteki herhangi bir anlaşmaya Pekin'i de dahil etmek isterken, Moskova ise Paris ve Londra'nın nükleer silahlanma konusunda yapılacak çok taraflı müzakerelere katılmasını talep ediyor. İki nükleer güç New START anlaşmasının kısıtlamalarından kurtulduğundan, uzmanlar her iki tarafın da taviz vermeden kazanç elde etmeye çalışacağı yeni bir silahlanma yarışından endişe duyuyor.

Çin'in belirsiz tutumu

Çin, nükleer silahların yayılmasını sınırlamak için yeni bir antlaşma müzakerelerine katılma fikrini reddetti. Batılı bir diplomat, Pekin'in iki büyük nükleer güce yetişmenin ne kadar zor olacağı konusunda ‘kasıtlı olarak belirsiz’ kalmayı tercih ettiğini söyledi. Çin'in toplamda yaklaşık 600 nükleer savaş başlığı var. Bu sayı, ABD ve Rusya'nın şu anda sahip olduğu toplam bin 700 savaş başlığından çok daha az ve iki büyük nükleer gücün cephaneliklerindeki toplam nükleer savaş başlığı sayısından da çok daha az. Ancak çoğu gözlemci, Çin'in nükleer savaş başlığı üretimini artırdığı konusunda hemfikir. ABD'nin tahminlerine göre bu sayı 2030 yılına kadar bine, 2035 yılına kadar ise bin 500'e ulaşabilir.

Eski ABD Stratejik Komutanlığı (STRATCOM) Komutanı emekli Amiral Charles A. Richard, ABD Senatosu Silahlı Kuvvetler Komitesi'nde verdiği ifadesinde, Çin'in yeteneklerinin ‘istihbarat topluluğunun raporlarından’ daha yüksek tahmin edilmesini istedi. Emekli Amiral, bu rakamın gerçeklere daha yakın olması için ‘iki veya üç katına çıkarılması gerektiğini’ de sözlerine ekledi.

Öte yandan Singapur Ulusal Üniversitesi'nden Siyaset Bilimci Ja Ian Chong, Çin'in bu konudaki şeffaflık eksikliğinin birçok soruna yol açtığını savundu.

Fransız Haber Ajansı AFP’ye konuşan Ja Ian Chong, “Bu şeffaflık eksikliği ve gizlilik, yanlış hesaplama riskini artırıyor” dedi.

Siyaset Bilimci, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bazı analistler, Pekin'in gerçek kapasitesini gizlemeye çalıştığına inanıyor. Bu, nükleer silahlarını koruyabilir ve potansiyel düşmanlarının karşı önlemler geliştirmesini engellemede belirli bir avantaj sağlayabilir.”

Çin'in nükleer kapasitesini ulusal güvenlik için gerekli minimum düzeyde tuttuğunu ısrarla savunduğunu belirten Chong, “Ancak bu iddiayı bağımsız olarak doğrulamanın bir yolu yok” ifadelerini kullandı.

Sıcak hat... Ancak Çin'in durumu farklı

Rusya ile ABD arasında 1962 yılında neredeyse bir savaşın patlak vermesine yol açan Küba Füze Krizi'nden bir yıl sonra, iki ülkenin liderleri, olası benzer bir acil durumda hızlı bir şekilde iletişim kurabilmeleri için bir sıcak hat (kırmızı telefon) kurdular, ancak Çin'in durumu farklı.

ABD Senatosu komitesine “Rusya ve ABD'nin Soğuk Savaş sırasında öğrendiği şey, bu kadar büyük yıkıcı güce sahip sistemleri sorumlu bir şekilde yönetmekti” diyen emekli Amiral Richard, “Çin'in ise aynı dersleri alıp almadığını bilmiyoruz” diye ekledi.

Diğer taraftan Londra merkezli Chatham House'da araştırmacı olan Georgia Cole, “Çin'in nükleer silahları sınırlamayı amaçlayan görüşmelere katılmakta isteksiz olmasının nedenlerinden biri, diğer iki büyük gücün çok gerisinde kalmasıdır” yorumunda bulundu.

Trump'ın Pekin'in müzakere masasında olmasını istediğini söyleyen Georgia Cole, ancak ‘Çin, Washington ve Moskova ile eşit düzeye gelmedikçe resmi nükleer silah azaltma görüşmelerine katılmayacağını ısrarla vurguladığı için bunun şu anda olası olmadığını’ belirtti.

Rusya'nın manevrası

Rusya ise, ABD'nin Çin'in katılımında ısrarcı tutumuna karşılık olarak, BM Güvenlik Konseyi (BMGK) üyesi olan Avrupa’daki iki nükleer güç olan İngiltere ve Fransa'dan da aynı şeyi talep etti. Rusya'nın Cenevre'deki BM Ofisi Daimi Temsilcisi Gennady Gatilov geçtiğimiz cuma günü yaptığı açıklamada, ülkesinin katılım isteğinin ‘ABD'nin NATO'daki askeri müttefikleri’ olan İngiltere ve Fransa'nın katılımına bağlı olduğunu söyledi.

Bu arada Fransa Uluslararası İlişkiler Enstitüsü'nün güvenlik uzmanı Elouaz Fayeh'e göre iki Avrupa ülkesinin toplam nükleer savaş başlığı sayısı 500'den az, ancak Rusya, hepsini Batılı güçler olarak görerek, bunların ABD ile aynı ‘kefeye’ konulmasını istiyor.

Fayeh, bunun iki ülkeyi ‘iki süper gücün pazarlık kozu’ haline getireceğini ve Fransa'nın bunu sık sık reddettiğini belirtti. Nükleer tehditler

Washington'da, New START anlaşmasının eski ABD baş müzakerecisi Rose Gottemoeller, ABD Senato Komitesi’ne verdiği ifadede Pekin'in gelecekteki nükleer müzakerelere katılmasının gerekliliğini vurguladı. Gottemoeller, Pekin'in nükleer tehditler konusunda ABD ile diyalog başlatmanın yollarını bulmaya büyük ilgi gösterdiğini” düşündüğünü söyledi.

Dolayısıyla Pekin silah kontrolü ile ilgili görüşmelere katılmayı reddetse bile, bu tehlikeler ele alınmalı. Silah cephanelerinin ABD’ninkinden çok daha küçük olduğunu belirten Gottemoeller, buna karşın füzelerin ateşlenmeden önceden bildirilmesinin ve acil hat düzenlemeleri gibi hususların, nükleer silahları müzakere masasına getirme ve modernizasyon programlarında yapılanlara dair bu düzeyde bir belirsizliğin sürdürülmemesi konusunda bir diyalog başlatmak için önemli araçlar olduğunu açıkladı.

Gottemoeller, bunun ‘niyetlerini öğrenmek için onlarla konuşmak’ şeklindeki başlıca ve en önemli hedef olması gerektiğinin de altını çizdi.