İsrail yönetimi, işgal ve abluka altındaki Filistin topraklarında yaşayan Filistinlilerin, yurtdışında ikamet eden Filistinlilerle veya diğer ülke vatandaşlarıyla yaptıkları evlilikleri, ‘aile birleşimi’ni kabul etmesi büyük sevinçle karşılandı. İsrail'in aile birleşimi engeli Filistinli çiftler için büyük sorun teşkil ediyor.
Filistin içinde ve dışında aile birleşiminden mahrum kalan ve kimliklerini kaybeden binlerce Filistinli, yıllardır çektikleri acıların biteceğine pek inanamıyorlardı. Filistin Sivil İşler Genel Kurulu Başkanı Hüseyin eş-Şeyh’in “İsrail’in 5 bin yeni “birlik” verilmesi konusunda anlaştığını” duyurmasından sonra Ramallah’taki Sivil İşler Kurumu binasının önünde gerekli belgeleri tamamlamak ve verileri güncellemek için karargaha girmeye çalışan Filistinli bir anne, “Neredeyse bakanı öpmek için üzerine atlayacaktım” diyerek yaşadığı mutluluğunu tarif etti.
İsrail’in bu onayı, 12 yıl içinde bir ilki temsil ediyor. Karar Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas ile İsrail Savunma Bakanı Benny Gantz’ın görüşmesinden bir gün sonra geldi.
Şeyh, kendine ait sosyal paylaşım sitelerinde, aile birleşimi için talepte bulunanların devasa kalabalığını gösteren bir resim yayınlayarak şunları yazdı: “Verilerini sivil işler ofislerinde güncellemek için aile birleşimini talep eden büyük kalabalık. Hangisi daha doğrudur? Ne kadar küçük olursa olsun hakkını arayan ve başarıyı yakalayan bu halk mı? Yoksa slogan ve kelime satıcıları mı?”
Filistin deklarasyonu, mahrumlar için büyük bir başarı ve birçok iç çatışmanın ışığında otorite için hesaplanan bir iç hedefti.
Bu dosyayı ele alan Şeyh, İsraillilerle söz konusu gruba ilişkin yapılan anlaşmanın, “bu dosyanın mutabık kalınan bir takvim çerçevesinde tamamlanması” temelinde yapıldığını açıkladı.
Yaptığı açıklamada “12 yıldan fazla bir süredir ve İsrail’in siyasi kapatma nedeniyle aile birleştirme dosyalarının askıya alınmasından bu yana ister evde ister diasporada ikamet ediyor olsun hakkı olan binlerce Filistinli ailenin acılarına son vermek gerekli hale geldi. Bu dosyayı her gün ve her saat takip ettik. İsrail hükümetiyle çalışmanın öncelikleri arasına koyduk.” ifadelerini kullanan Şeyh; İsrail hükümetiyle varılan mutabakata göre, “Bugün, aile birleşimi dosyası ile ilgili çalışmaların yeniden başladığını duyuruyoruz. İlk aşama olarak, anavatanına ziyaretçi izni veya vize ile giren vatandaşların statüsü belirlenecek. Bu, Filistin vatandaşlığı ve pasaportu elde etmek içindir. Yurt dışında ikamet eden vatandaşların dosyalarının açılması için çalışmalarımızı ve takibimizi sürdürüyoruz” dedi.
Geçtiğimiz birkaç yıl içinde binlerce Filistinli, Batı Şeria’daki eşleri, çocukları ve aileleriyle yeniden bir araya gelmeleri veya Batı Şeria’ya ziyaretçi olarak girdikten sonra mahrum bırakıldıkları kimliklerini elde etmeleri için Filistin Sivil İşler Kurumu’na talepte bulunmuştu. Ancak İsrail, yaklaşık 12 yıl önce 50 bin kadar vatandaşa talep edilen bu hakkı verdikten sonraki hiçbir talebe yanıt vermemişti.
Uzun bir mücadelenin ardından, birkaç ay önce, dosyaları tamamlaması için ilgili makamlara “Aile Birliği Benim Hakkım” başlıklı büyük bir baskı kampanyası başlattılar.
Yetkili makam bu konuyu İsraillilere her gündeme getirdiğinde, engelin bir güvenlik nedeniyle olduğu yanıtını verdiler. Ancak Ramallah’takiler bunun siyasi ve Filistin Yönetimine yönelik bir tür yaptırımla bağlantılı olduğuna inanıyordu.
Ramallah ve diğer şehirlerdeki karargahların önünde, yeni karardan yararlananlar ayrıntılardan daha çok sonuçla ilgilendi. Tiya el-Vahidi, “Verilerimi ve açıklamalarımı güncelledim, Ya Rabbim,Ya Rabbim… Herkesin aklına mukayyed ol!” sözlerini kullanırken Yusuf Şaban, “Filistin kimliğine sahip olmak insani haklarımızın en temel özelliğidir.” yorumunu yaptı. Danya da mutluluğunu şu sözlerle paylaştı: “Bu mutluluk kesinlikle tarif edilemez, duygularımızın tarif edilebilecek bir tarafı yok... Biz bu an için yaşlandık.”
İsrail'in aile birleşimi engeli Filistin'de çiftler için büyük sorun teşkil ediyor
İsrail, 1994'te Filistin özerk yönetiminin kurulmasının ardından binlerce Filistinli aileyi birleştirmeyi kabul etse de Başbakan Binyamin Netanyahu'nun 2009'da göreve başlamasının ardından bu yöndeki kararlar durduruldu.
Böylece Batı Şeria veya Gazze Şeridi’nde yaşayan bir Filistinli, Filistin asıllı olsa bile diğer ülkelerde ikamet eden herhangi bir kimseyle evlenmesi halinde çiftlerin Filistin topraklarında bir arada yaşamaları neredeyse imkansız hale geldi.
Filistin Yönetimi, Batı Şeria'da ve Gazze Şeridi'nde doğum ve ölümleri kaydetme ve hasarlı kimlik kartlarını değiştirme dışında, Filistin nüfus kayıtlarında herhangi bir değişiklik yapma yetkisine sahip değil.
İsrail, 1967 savaşı sırasında Batı Şeria ile Gazze Şeridi’nde yaşayan Filistinlilerin hukuki varlığını tanıyor. Bu bağlamda, işgal altındaki Filistin topraklarında yaşayan Filistinliler ister Filistin asıllı olsun ister başka bir uyruktan olsun, herhangi biriyle evlendiklerinde hukuki olarak aile birleşimleri İsrail engeline takılıyor.
İsrail’in söz konusu politikasının bazı mağdurları son zamanlarda sosyal medyada başlattıkları "Aile Birleşimi Hakkımdır" kampanyasıyla harekete geçti ve Batı Şeria’nın Ramallah kenti ile Gazze Şeridi'nde oturma eylemleri düzenledi.



