Dera anlaşmasının garantörü Rusya

Rus askeri polisi, Dera anlaşmasının uygulanıp uygulanmadığı yerinde denetliyor

Dün silahlarını teslim eden Deralı muhalifler (EPA)
Dün silahlarını teslim eden Deralı muhalifler (EPA)
TT

Dera anlaşmasının garantörü Rusya

Dün silahlarını teslim eden Deralı muhalifler (EPA)
Dün silahlarını teslim eden Deralı muhalifler (EPA)

Rus askeri polisi ve Uzlaşı Komitesi, dün, uzlaşmak isteyenlerle anlaşmaya varılması ve silahların teslim edilmesinin yanı sıra mevcut durumu ve ateşkes anlaşmasının uygulanıp uygulanmadığını yerinde denetlemek için Dera el-Beled’deki el-Erbain mahallesine girdi.
Dera el-Beled’den yerel kaynaklara göre çok sayıda Dera el-Beled sakini, el-Erbain mahallesindeki yerleşim merkezinde Rus askeri polisinin denetiminde Suriye rejiminin komitesiyle uzlaşarak silahlarını teslim ettiler. Muhalifler, rejim tarafından aranan kişiler, ordudan atılan veya iltica eden kişilerin de aralarında bulunduğu 300'den fazla kişi silahlarını teslim etti. Teslim edilen silahlar arasında çeşitli hafif, ağır ve orta menzilli silahlar yer aldı. Uzlaşı ve silahların teslim edilmesi ikinci gününde de devam ederken Rus askeri polisi ve rejime bağlı bir güvenlik gücünün, bölgede Suriye ordusuna ve Askeri Güvenlik Teşkilatı’na ait 9 askeri noktanın durumunu denetledikleri belirtildi.
Kaynaklardan biri, bölgede askeri noktaların kurulacağını ve Dera el-Beled, Sed Yolu ve Dera Kampı mahallelerinde Rus askeri polisi, Suriye rejimine bağlı bir güvenlik gücü, Dera’nın ileri gelenleri ve Merkez Komitesi’nin gözetiminde aramalar yapılacağını belirtti. Kaynak aramaların özellikle, Suriye rejimine bağlı güvenlik komitesinin, müzakereler sırasında Rus tarafına ve Dera el-Beled’deki Merkezi Müzakere Komitesi’ne Dera’nın dışından gelenlerin olduğuna dair bir rapor sunduğu el-Bihar, el-Kaziye ve Dera el-Beled’in güney bölgeleri gibi son zamanlarda Suriye ordusuyla çatışmaların yaşandığı bölgelerde yapılacağını vurguladı. Rapora göre Dera’nın dışından gelen Suriyeliler, Dera el-Beled’in güneyindeki eş-Şeyyah, ez-Zemil ve en-Nahle bölgelerinde yoğunlaştılar.
Söz konusu kişiler, geçtiğimiz yıl 4. Tümen ve 5. Kolordu güçleri tarafından bu bölgelerin silahlı saldırıyı rağmen, 2018 yılında imzalanan uzlaşı anlaşmasından bu yana uzlaşmayı reddediyorlar ve bölgede saklanıyorlar. Bahsi geçen bölgeler şuan 4. Tümen tarafından kuşatma altında tutuluyor. Yapılan son anlaşma, söz konusu bölgelere girilmesini ve taranmalarını öngörüyor.
Kaynak, anlaşmanın tüm aşamalar tamamlanana ve diğer maddelere geçiş başlayana kadar kademeli olarak uygulandığını, orta ve hafif silahların teslimi için çalışmalara başlandığını ve silahını saklayan her kim olursa olsun sorumlu tutulacağını ve hakkında rejimin yetkili makamları tarafından soruşturma başlatılacağını açıkladı. Kaynağın açıklamalarına göre anlaşma çerçevesinde zorunlu askerlik hizmetini yapmayanlar, 15 gün içinde istihdam edilmesiyle zorunlu askerlik hizmetini bir yıl tecil ettirebilecekler. Ayrıca, Dera’da askeri anlaşma yapıldıktan sonra Rusya’nın güvencesiyle birliğine katılan muhaliflerin, Dera’da devlet kurumlarının yeniden hizmete girmesinden sonra askeri mahkemede yargılanmayacağı da belirtildi.
Tecemmu Ahrar Havran (Horan Free) haber sitesi, Deralı gençlerin Salı günü şafak vakti Dera'nın kuzeyindeki Muhacce ve el-Muceydil beldeleri arasında Devlet Güvenlik Şubesi'ne bağlı bir kontrol noktasını hedef aldıklarını ve saldırı sonucunda rejim güçlerinden bazı unsurların öldüğünü, bazılarının da yaralandığını aktardı. Haberde ayrıca, 4. Tümen güçlerinin Dera'nın batısındaki Harrab eş-Şahim beldesi yakınlarında 4 askeri nokta kurdukları, bölgeye 50 kişilik yeni askeri takviyeler getirdikleri, yıkım çalışmaları yaptıkları ve toprak setleri kaldırdıkları belirtildi.
Öte yandan Rus basınında yer alan haberlere göre Rusya Devlet Başkanı'nın Ortadoğu ve Afrika Özel Temsilcisi ve Dışişleri Bakan Yardımcısı Mihail Bogdanov, Moskova Platformu Başkanı Kadri Cemil ile görüştü. Görüşmede, Suriye'nin güneyindeki Dera ilindeki son gelişmeler ele alınırken askeri gerilimin daha fazla artmasını önlemek için atılabilecek tüm adımların atılmasına odaklanılması gerektiği vurgulandı. Dera'daki muhalif grupların silahlarını teslim etmelerini ve 2018'de imzalanan uzlaşı anlaşmasının şartlarına uymalarını içeren Deralı Merkez Komitesi ile yapılan anlaşmaya ilişkin müzakerelerde Rusya'nın rolüne değinilen görüşmede, diğer teknik konuların yanı sıra bölgede yeniden güvenlik ve istikrarın sağlanması meselesi konuldu.



Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
TT

Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)

Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım, örgütün idari kurumları üzerindeki kontrolünü sıkılaştırmaya çalışıyor. Bu yüzden söz konusu kurumlara, eski Genel Sekreter Hasan Nasrallah'ın liderliği döneminde marjinalleştirilen yakın arkadaşları ve din adamı olmayan politikacıları getirdi.

Şarku’l Avsat’a konuşan kaynaklara göre yapılan en önemli değişiklikler arasında, eski bakan ve milletvekili Muhammed Fneyş’in Hizbullah’ın ‘hükümeti’ olarak kabul edilen yürütme organının başına geçmesi, milletvekili ve parlamento grubu başkanı Muhammed Raad'ın ise genel sekreter yardımcılığına atanmasının bekleniyor.

Kaynaklar, Kasım'ın, daha önce partinin yürütme organının sorumluluğunda olan ayrıntılara girmeden liderliği elinde tutan genel sekreterlik ile örgütün tüm kurumlarını birbirine bağlayarak Hizbullah’ı kontrol etmeye çalıştığına işaret etti.

Öte yandan, Başbakan Nevaf Selam, çok sayıda kişinin İsrail'in tekrarlanan saldırılarının ardından halen yeniden inşa edilmesini beklediği güney bölgesine tarihi bir ziyaret başlattı. Başbakan Selam'ın, Hizbullah tarafından kendisine karşı başlatılan ihanet kampanyasına rağmen tüm köylerde sıcak bir şekilde karşılanması dikkati çekti.


Mısır, bölgesel istikrar için İran ve ABD arasında Umman'da yapılan müzakerelerin önemini vurguladı

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
TT

Mısır, bölgesel istikrar için İran ve ABD arasında Umman'da yapılan müzakerelerin önemini vurguladı

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Mısır, Umman Sultanlığı’nın ABD ile İran arasındaki müzakerelere ev sahipliği yaparken oynadığı önemli ve yapıcı rolü takdir ettiğini ifade ederken ‘gerilimi azaltmak ve bölgesel ve uluslararası güvenlik ve istikrarı güçlendiren anlaşmaların sağlanmasını desteklemek için yorulmak bilmez çabalarını sürdüreceğini’ vurguladı.

Mısır, dün Dışişleri Bakanı Bedir Abdulati ile Umman Dışişleri Bakanı Bedir el-Busaidi ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Genel Direktörü Rafael Grossi arasında yapılan iki telefon görüşmesi sırasında güvence veren açıklamasını yaptı.

ABD ile İran arasında Umman'ın başkenti Maskat'ta yapılan, nükleer konulu dolaylı görüşmeler sona erdi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, görüşmelerin ‘çok olumlu’ geçtiğini söyledi. İranlı bakan, iki tarafın ‘müzakerelere devam etme konusunda anlaştığını’ da sözlerine ekledi.

Öte yandan Umman Dışişleri Bakanı Busaidi dün, Mısırlı mevkidaşına Umman'da ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerin ilerleyişi hakkında bilgi verdi. Mısır'ın son haftalarda ilgili taraflar arasında yürüttüğü yorulmak bilmeyen çabaları ve yoğun iletişim faaliyetlerini öven bakan, bu çabaların tarafların görüşlerini yakınlaştırmaya ve müzakerelerin önünü açmaya yardımcı olduğunu belirtti. Bakan, ‘Mısır'ın bölgedeki krizleri yatıştırmaya yönelik diplomatik adımlarına’ övgüde bulundu.

Abdulati, Busaidi ile yaptığı görüşmede, Mısır'ın gerilimin azaltılması ve İran'ın nükleer meselesinde tüm tarafların endişelerini dikkate alan uzlaşmacı bir çözüme ulaşılmasına yönelik tüm çabaları desteklemeye devam edeceğini söyledi. Mısırlı bakan, bölgesel güvenlik ve istikrarı sağlamak ve bölgenin yeni bir istikrarsızlık dalgasına sürüklenmesini önlemek için bu müzakerelerde elde edilen kazanımların üzerine inşa edilmesinin önemini vurguladı.

rthy
Geçtiğimiz eylül ayında Kahire'de Grossi ile yapılan toplantı sırasında Mısır ve İran dışişleri bakanları (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Mısır tarafından geçtiğimiz cuma günü yapılan açıklamada, “Umman Sultanlığı'ndaki kardeşlerimizin arabuluculuğunda ABD ile İran arasında müzakerelerin yeniden başlamasına tam destek veriyoruz” denildi. Açıklamada, ‘bu soruna askeri bir çözüm bulunmadığı ve ilgili tüm tarafların çıkarlarını göz önünde bulundurarak diyalog ve müzakere yoluyla çözülmesi gerektiği’ vurgulandı.

Ayrıca Suudi Arabistan, Katar, Türkiye, Umman ve Pakistan'ın bu konuda gösterdiği yapıcı çabaları överek, ‘bu samimi çabaların, bölgede istikrar ve barış fırsatlarının artırılmasına katkıda bulunacak olumlu bir atılımla sonuçlanacağını’ umduğunu ifade etti.

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, cumartesi günü Grossi ile yaptığı telefon görüşmesinde, bölgedeki gerilimi azaltmak için Mısır'ın sürdürdüğü çabalara da değindi. Mısırlı bakan, ‘bölgedeki gerilimi ve tırmanışı azaltmak ve diplomatik çözümleri teşvik etmek için bölgesel ve uluslararası çabaların sürdürülmesinin önemini’ vurguladı.

Mısır, geçtiğimiz yıl İran ile UAEA arasında arabuluculuk yaptı. Bu arabuluculuk sonucunda 9 Eylül'de Kahire'de İran Dışişleri Bakanı Arakçi ile UAEA Genel Direktörü Grossi arasında imzalanan ve ‘İran'ın nükleer tesislerine yönelik denetimlerin yeniden başlatılması da dahil olmak üzere iki taraf arasında iş birliğinin yeniden başlatılmasını’ öngören bir anlaşma ile sonuçlandı. Ancak Tahran, geçtiğimiz kasım ayında anlaşmanın askıya alındığını duyurdu.

Abdulati, cuma akşamı Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panelde, ‘bölgedeki gerilimin azaltılması, çatışmanın yayılmasının önlenmesi ve tartışmalı konuların çözümü için diplomatik çözümler ve diyaloga öncelik verilmesi, böylece bölgedeki güvenlik ve istikrarın korunmasına ve daha geniş çaplı çatışmalara sürüklenmesinin önlenmesine katkıda bulunulmasının önemini’ vurguladı.


DEAŞ mahkumları Irak'ın güvenliğini tehdit ediyor

7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
TT

DEAŞ mahkumları Irak'ın güvenliğini tehdit ediyor

7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)

Güvenlik kaynakları, DEAŞ mahkumlarının Suriye'den Irak'a nakledilirken Iraklı gardiyanları tehdit ettiklerini ve hapishanelerden kaçtıktan sonra onları öldüreceklerine dair yemin ettiklerini açıkladı.

Bu durum, Irak'ın hükümetin ulusal güvenliği korumak için önleyici hamle olarak nitelendirdiği yeni bir grup tutukluyu kabul etmesiyle eş zamanlı olarak ortaya çıktı.

Güvenlik kaynakları Şarku’l Avsat'a, "tutukluların çoğunun Bağdat ve Hilla'daki hapishanelerde ve gözaltı merkezlerinde tutulduğunu" belirtti; bu iki bölge de ağır güvenlik önlemleriyle korunan gözaltı tesislerine sahip.

"Terörle Mücadele Servisi'nin nakil ve dağıtımı denetlediğini" belirten kaynak, "mahkumların ellerinin ve ayaklarının kelepçelendiğini ve yüzlerinin örtüldüğünü", "bazılarının kaçmayı başarmaları halinde gardiyanları ölümle tehdit ettiğini" açıkladı.

Kaynaklar, "mahkumlarla konuşmayı veya onlarla etkileşim kurmayı kesin olarak yasaklayan emirler olduğunu" ve "gardiyanların çoğunun mahkumların hangi milletlerden geldiğinden habersiz olduğunu" ifade etti.