ABD, 11 Eylül’ün acısını hatırlarken, ‘yeni tehditlere’ hazırlanıyor

New York'ta Dünya Ticaret Merkezi kulelerinin bulunduğu Ground Zero ve Freedom Tower (AFP)
New York'ta Dünya Ticaret Merkezi kulelerinin bulunduğu Ground Zero ve Freedom Tower (AFP)
TT

ABD, 11 Eylül’ün acısını hatırlarken, ‘yeni tehditlere’ hazırlanıyor

New York'ta Dünya Ticaret Merkezi kulelerinin bulunduğu Ground Zero ve Freedom Tower (AFP)
New York'ta Dünya Ticaret Merkezi kulelerinin bulunduğu Ground Zero ve Freedom Tower (AFP)

ABD’liler bugün Afganistan’da Taliban rejimini devirmeye başlayan tarihin en uzun savaşına yol açan 11 Eylül 2001 terör saldırılarının 20. yılını anıyor. ABD Başkanı Joe Biden'ın bu acı olaydan sadece birkaç gün önce ABD güçlerini Afganistan’dan tamamen geri çekme sözünü yerine getirmesine rağmen, aldığı kararlar hala derin bölünmeler yaratıyor.
Saldırıların olduğu dönemde senatör olan Başkan Biden'ın saldırıların 20. yıldönümünü, ABD’lilerin bu acı hatırayı aşması için bir girişim olarak kullanması bekleniyor. ABD, DEAŞ ve El Kaide’ye karşı uluslararası askeri harekete liderlik etmeye devam ederken, Afganistan’dan tamamen çekilmesiyle aralarında ABD’li 13 deniz piyadesinin de bulunduğu 100’den fazla kişinin hayatını kaybettiği saldırılara tanıklık eden başkent Kabil başta olmak üzere Afganistan’ın tamamı Taliban’ın kontrolüne geçti. Saldırıyı Birleşmiş Milletler (BM) tarafından terör örgütü olarak sınıflandırılan DEAŞ- Horasan üstlendi.
Bu saldırı ABD’lilere, iki sivil uçakla New York’ta Dünya Ticaret Merkezi kulelerini hedef alan saldırıları hatırlattı. Üçüncü uçak ise Virginia’daki ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) binasının batı kısmına çarparken, dördüncü bir uçak ise Washington’a ulaşmadan Pensilvanya’da düşürüldü. Bahsi geçen uçağın Kongre binasını hedef alacağı ifade edildi.
ABD Başkanı bu gününü 11 Eylül saldırılarında hayatlarını kaybeden 2 bin 977 kişiyi onurlandırmaya adarken, yetkililer hali hazırda bin 106 kişinin cesetlerini belirlemeye çalışıyor. Biden’ın bugün yapılacak törenlerde tehditlerin devam etmesi sebebiyle ABD’liler arasında birliğin sürekliliğinin önemini vurgulaması bekleniyor. Biden geçtiğimiz ay yaptığı açıklamada, “Bir Başkan’ın temel yükümlülüğü, bence, ABD’yi savunmak ve korumaktır. 2001 tehditlerine karşı değil, 2021 ve yarının tehditlerine karşı”  ifadelerini kullandı.
Biden’ın New York’ta “Sıfır Noktası” olarak anılan eski Dünya Ticaret Merkezi kuleleri için kurulan anıtı, başkent Washington’daki Savunma Bakanlığı binası Pentagon’u ve Pensilvanya’da yolcu uçağının düştüğü Shanksville’deki anıtı ziyaret etmesi bekleniyor. Ziyarete eski Başkanlar George W Bush ve Barack Obama’nın da katılması bekleniyor.  
Biden’ın bu ziyaretlerde ABD halkına hitaben konuşma yapması planlanmıyor. Bunun yerine kurbanların aileleri, ambulans personeli ve sivil savunma ekiplerinin yanında anıtlara çelenk bırakarak dua edeceği ifade edildi. Öte yandan bugün Beyaz Saray tarafından hazırlanan bir videoyla ABD’yi uzun bir savaşa sürükleyen saldırı anlatılacak.

Koronavirüs kurbanları
Biden için bir başka feci olay, 11 Eylül'de ölenlerin sayısının 200 katından fazla insanın hayatını kaybettiği ve ABD’lilerin hayatında yeni bir dönem açan koronavirüs pandemisi. ABD devasa ekonomik ve finansal enerjinin çoğunu tüketen Afganistan, Irak ve diğer ülkelerdeki askeri operasyonlar yerine pandemi ile savaşa odaklanıyor. Biden, iklim değişikliği ve siber tehditler konularına giderek daha fazla odaklanmak isterken, ülkeyi hedef almaya çalışan radikal teröristlerin tehditlerine ilişkin devam eden endişeleri de göz ardı etmiyor.
Afganistan’daki savaşı sona erdirme kararını bir kez daha savunan Biden, “Son yirmi yıldır ulusumuza yön veren dış politikanın sayfalarını açarken hatalarımızdan ders almalıyız” ifadelerini kullandı.
Tıpkı Biden gibi Obama da ABD’yi yeni bir çağa sokarken, “Gücümüz, bu yerlerde kalabilme yeteneğimizle ölçülmez. Aksine, bu toprakları egemen halkların ve devletlerin kurtuluşuna bırakma taahhüdümüz ve on yıllık bir savaştan barış geleceğine geçme arzumuzdur” dedi. Ancak Obama, ABD kuvvetlerini Afganistan'dan çekemedi ve DEAŞ ile mücadele için Irak'a daha fazla asker gönderdi.

 


İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
TT

İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, bugün (pazar) yaptığı açıklamada, ABD’nin müzakereleri “aldatma, hile ve zaman kazanma aracı” olarak kullanmayı hedeflemesi halinde bunun bir “yanılsama” olacağını söyledi. Ejei, “Müzakerelere dair hiçbir umut ve güven yoktur” dedi.

Washington ile Tahran arasında ilk tur görüşmeler cuma günü Umman’da yapılmış, taraflar görüşmeleri “olumlu” olarak nitelemiş ve yakın zamanda sürdürme niyetlerini açıklamıştı.

Söz konusu görüşmeler, İran’da rejim karşıtı geniş çaplı protesto dalgasının zirveye ulaşmasından yaklaşık bir ay sonra gerçekleşti. Protestolar sırasında yürütülen ve insan hakları örgütlerinin “benzeri görülmemiş” olarak nitelediği güvenlik operasyonlarında binlerce kişinin hayatını kaybettiği belirtiliyor.

ABD Başkanı Donald Trump, başlangıçta protestoların bastırılması nedeniyle Tahran’a karşı askeri seçenekleri gündeme getirmiş, hatta göstericilere “yardım yolda” mesajı vermişti. Ancak Trump’ın son günlerdeki söylemi, İran’ın nükleer programını dizginlemeye odaklandı. Bu çerçevede ABD, başını “USS Abraham Lincoln” uçak gemisinin çektiği bir deniz görev grubunu bölgeye sevk etti. İran yönetimi ise Trump’ın İran’a saldırı tehditlerini hayata geçirme ihtimalinden ciddi endişe duyuyor. Tahran, olası bir saldırı halinde bölgedeki ABD üslerini hedef alacağı ve Hürmüz Boğazı’nı kapatabileceği uyarısında bulundu.

Yargı Erki Başkanı, müzakere çağrısı yapan taraflara dair “ne umut ne de güven” olduğunu vurgulayarak, ABD’ye bu yolda güvenilemeyeceğini söyledi. Mevcut diyalog çağrılarının, “şiddeti kışkırtan ve sabotajcıları silahlandıran aynı taraflardan” geldiğini ifade etti.

dfwfde
Gösterici kalabalıkları, geçen 8 Ocak’ta başkent Tahran’ın batısındaki bazı yolları kapattı (AP)

Yargı erkinin resmi ajansı Mizan’ın aktardığına göre Ejei, pazar günü yaptığı konuşmada İran’ın hiçbir zaman savaş isteyen taraf olmadığını, ancak her türlü saldırgana karşı tüm gücüyle duracağını belirtti. Bazı ülkelerin geçmişte İran’ın yanında yer alırken, “İslam Cumhuriyeti’nin sonunun geldiğini düşündüklerini” de sözlerine ekledi.

Ejei, geçen yıl haziran ayında yaşanan ve 12 gün süren savaşa atıfta bulunarak, müzakereler sürerken savaşı başlatan tarafların, İran’ın “direncini” gördükten sonra ateşkes talep etmek zorunda kaldıklarını söyledi.

“İsyan eylemlerini kim başlattı? Provokatörleri kim silahlandırdı?” diye soran Ejei, “Onları silahlandıranlar bugün ‘gelin müzakere edelim’ diyenlerin ta kendileridir” ifadelerini kullandı.

Orta İran’daki Arak kentinde yargı yetkililerine hitap eden Ejei, “aldatılmış bireyler” ile “asıl unsurların” hesabının ayrı olduğunu belirterek, davaların “yargı usullerine uygun ve her vakanın niteliğine göre” ele alınacağını söyledi.

Son protestolardaki şiddetin benzeri görülmemiş boyutlara ulaştığını savunan Ejei, “sokaklarda ve geçiş noktalarında en vahşi suçları işleyenlerin sıradan vatandaşlar değil; ABD ve Siyonist rejim unsurları tarafından eğitilmiş, kalpsiz teröristler olduğunu” ileri sürdü.

Buna karşılık “aldatılmış unsurların” varlığını kabul eden Ejei, bunların “teröristler ve ayaklanmaların ana unsurlarından ayrı değerlendirileceğini” ve suçlamalarının “her birinin koşullarına göre” inceleneceğini söyledi.

ABD merkezli insan hakları örgütü Hrana, protestolar sırasında çoğu gösterici olmak üzere 6 bin 971 kişinin öldüğünü ve 51 binden fazla kişinin gözaltına alındığını belgelediğini açıkladı.

Ejei ayrıca, protestolar sırasında reform çağrısı yapan ve baskıların araştırılması için ulusal bir gerçekleri araştırma komisyonu kurulmasını isteyen bazı iç aktörleri ve kişileri de eleştirdi.

Velayet-i Fakih’in yanında durmamanın, savaş sırasında Saddam Hüseyin’e sığınanların ve bugün suçlu Siyonistlere yaslananların akıbetiyle sonuçlanacağını savunan Ejei, “Bir zamanlar devrimle birlikte olan, bugün ise bildiri yayımlayan bu kişiler acınacak ve sefil insanlardır” dedi.


İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Ynet haber sitesi bugün, İsrail kabinesinin Batı Şeria’daki arazi tescili ve mülkiyet prosedürlerinde temel değişiklikleri onayladığını bildirdi. Yeni düzenlemeler, Filistinlilere ait bazı evlerin yıkılmasına izin veriyor.

Yedioth Ahronoth’un internet sitesi Ynet, yeni kararların İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria’nın A Bölgesi’nde Filistinlilere ait binaları yıkmasına izin vereceğini ve Batı Şeria genelinde yerleşim faaliyetlerinin önemli ölçüde genişlemesine yol açacağını doğruladı.

zsdcfgt
Batı Şeria’daki İsrail askerleri (Reuters)

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre İsrail kabinesinin aldığı kararlar, Oslo Barış Anlaşmaları kapsamında ilk asker çekilme dalgasında İsrail ordusunun çekilmediği tek şehir olan El Halil’de İsrail-Filistin çatışmasını çözmeye yönelik geçici bir adım olması amaçlanan 1997 El Halil Protokolü’nün ilkelerine aykırı.


Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
TT

Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)

Rusya'nın Başkurdistan Cumhuriyeti'nde cumartesi günü bir üniversite yurdunda bir gencin bıçaklı saldırı dizisi sonucu en az 6 kişi yaralandı. Yaralananlar arasında öğrenciler de var.

Haberlere göre bıçak taşıdığı belirtilen 15 yaşındaki çocuk, cumartesi günü Ufa'daki Devlet Tıp Üniversitesi'nin yurduna girip öğrencilere saldırmaya başladı. Gencin milliyetçi sloganlar attığı ve Nazi sembolü çizdiği bildirildi.

Rusya İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Tümgeneral Irina Volk, RTVI haber sitesine yaptığı açıklamada, "Saldırgan gözaltına alınmaya direndi ve bu sırada iki polis memuru bıçaklandı. Ayrıca şüpheli kendine de zarar verdi" dedi. Şüpheli, ağır yaralı halde yerel bir çocuk hastanesine kaldırıldı.

Moskova'nın yaklaşık 1200 km doğusundaki Ufa'daki yetkililer, olayla ilgili üst düzey soruşturma başlattı. Saldırıda yaralanan en az 4 kişi hastaneye kaldırıldı ve birinin durumunun kritik olduğu düşünülüyor. Yaralananlar arasında Hintli öğrenciler de bulunuyor.

Moskova'daki Hindistan Büyükelçiliği, "Ufa'da talihsiz bir saldırı yaşandı. Aralarında 4 Hintli öğrencinin de bulunduğu birçok kişi yaralandı" açıklamasını yaptı.

Büyükelçilik, yetkililerle temas halinde olduğunu ve "Kazan'daki konsolosluktan yetkililerin yaralı öğrencilere yardım etmek üzere Ufa'ya hareket ettiğini" belirtti.

Görgü tanıkları, kaotik anları "her yer kan içindeydi" diyerek anlattı. Ren TV, yaralıların ambulanslarla hastaneye taşındığını gösteren görüntüleri yayımladı.

Yerel Baza kanalına göre, şüpheli yasaklı bir neo-Nazi örgütüne mensuptu. Economic Times'a göre Rusya'daki üniversitelerde 30 binden fazla Hintli öğrencinin eğitim gördüğü tahmin ediliyor.

Independent Türkçe