Hafızalarda yer eden 11 Eylül fotoğraflarında yer alanlar 20 yıl sonra konuştu

Saldırılar yaşandığında kulelerden birinde çalışan mühendis Srinath Jinadasa, "Ardımdaki herkes enkazın altında bulundu" dedi (Phil Penman/WSJ)
Saldırılar yaşandığında kulelerden birinde çalışan mühendis Srinath Jinadasa, "Ardımdaki herkes enkazın altında bulundu" dedi (Phil Penman/WSJ)
TT

Hafızalarda yer eden 11 Eylül fotoğraflarında yer alanlar 20 yıl sonra konuştu

Saldırılar yaşandığında kulelerden birinde çalışan mühendis Srinath Jinadasa, "Ardımdaki herkes enkazın altında bulundu" dedi (Phil Penman/WSJ)
Saldırılar yaşandığında kulelerden birinde çalışan mühendis Srinath Jinadasa, "Ardımdaki herkes enkazın altında bulundu" dedi (Phil Penman/WSJ)

ABD'de 11 Eylül 2001'de yaşanan saldırılar, modern tarihin en sarsıcı olaylarından biri olarak kayıtlara geçmişti.
11 Eylül Salı sabahı gerçekleşen 4 koordineli saldırı, en az 3 bin kişinin ölümüne, 25 binden fazla kişinin yaralanmasına ve 10 milyar dolarlık (yaklaşık 85 milyar TL) zarara yol açmıştı.
El Kaide tarafından düzenlenen saldırılarda, teröristler kaçırdıkları iki uçakla New York şehrindeki Dünya Ticaret Merkezi'nin ikiz kulelerine çarpmışlardı.
Bir üçüncü uçak da ABD Savunma Bakanlığı'nın Virginia eyaletindeki genel merkez binası Pentagon'a çarpmış, binanın batı cephesinin bir kısmı yıkılmıştı.
Dördüncü uçaksa Washington DC'ye yönelmiş fakat Pensilvanya eyaletindeki Shanksville bölgesi yakınlarına düşmüştü. Bu uçağın da ABD Kongre Binası ya da Beyaz Saray'a saldırmayı hedeflediği açıklanmıştı.
Dönemin El Kaide lideri Osama bin Ladin, başta saldırıları düzenlediğine ilişkin suçlamaları reddetmesine rağmen, 2004'te saldırıları resmi olarak üstlenmişti.
11 Eylül saldırıları sonrasında dönemin ABD Başkanı George W. Bush, El Kaide ve Taliban'a karşı "Terörizmle Savaş" olarak da bilinen geniş çaplı askeri operasyonu başlatmıştı. Bu kapsamda başta örgütlerin çoğunlukla aktif olduğu Afganistan olmak üzere Ortadoğu'daki farklı bölgelerde onlarca yıl süren ve etkileri hala süren savaşlar başlamıştı.
ABD'nin önde gelen gazetelerinden Wall Street Journal (WSJ) 20. yılında anma törenleri düzenlenen 11 Eylül saldırılarında yaşanan korku ve dehşetin yanı sıra dayanışma anlarını da yakalayan bazı karelerin öncesini ve sonrasını anlattı.
Uçaklar Dünya Ticaret Merkezi'ne çarptığı sırada buradaki kulelerden birinde çalışan 66 yaşındaki Jonathan Markowitz, dehşet dolu anlar yaşadığını söyledi.

Soldan ikinci sırada, gömleğiyle ağzını örten Markowitz kulelere bir uçağın çarptığını arkadaşından öğrendiğini söyledi (Gulnara Samoilova/WSJ)
Saldırıların yaşandığı dönemde 46 yaşında olan Markowitz, hızlıca binadan çıktığını ve aşağı indiğinde ikinci kulenin de çökmesiyle bir yerde saklanarak hayatta kalmaya çalıştığını anlattı.
Yaşadıklarının hayatını değiştirdiğini söyleyen Markowitz, "Artık ailemle ve arkadaşlarımla daha fazla tatil yapıyorum. Önceliğim çocuklarımla vakit geçirmek" dedi.
İkiz kulelere çarpan uçakların yarattığı devasa enkazdaki arama çalışmalarına gönüllü olarak katılan 54 yaşındaki Michael B. Sauer ise "Bu anı düşünmediğim bir gün yok" ifadelerini kullandı.

Toz ve dumanın içinde bulabildiği tek kaynaktan su içmeye çalışan Sauer, gönüllü olarak itfaiye ekipleriyle birlikte enkazdaki arama kurtarma çalışmalarına katılmıştı (Yoni Brook WSJ)
Korkunç saldırı yaşandığında 34 yaşında olan Sauer, tüm gün enkazda dolaştığını ve paramparça olmuş cansız bedenlerle karşılaştığını anlattı.
Kulelerden birinde, tam uçağın çarptığı noktadan 6 kat aşağıdaki bir ofiste çalışan 59 yaşındaki Joanne Capestro, "Olaylar yaşandığında Dünya Ticaret Merkezi'ndeydim dediğimde bana 'Karşı sokakta mıydın?' diye soruyorlar. Neler yaşadığımı, neler gördüğümü anlamıyorlar" dedi.

Capestro (soldaki) binadan son anda kurtulan bir arkadaşıyla birlikte enkaz haline gelen sokaklarda şok içinde yürüdüğünü anlattı (Phil Penman/WSJ)
Saldırılar yaşandığında 39 yaşında olan Capestro, korkunç anıların üzerinde bıraktığı etkiden yıllarca çıkamadığını söyledi.
ABD Kolluk Kuvveti Hizmeti'nde (United States Marshals Service –USMS) çalışan 52 yaşındaki Dominic Guadagnoli ise "Uzun süre boyunca beni tetikleyen üç şey oldu; uçaklar, itfaiye sirenleri ve gürültülü sesler. Bunları duyunca ödüm kopuyor, olduğum yerde titremeye başlıyordum" dedi.

Guadagnoli, yıkıntıların altında yaşam mücadelesi veren bir kadını cesurca kurtarmıştı (Gulnara Samoilova/WSJ)
32 yaşındayken yıkıntıların arasına girip Donna Spera adlı bir kadını kurtaran Guadagnoli, uzun süre terapi görerek iyileştiğini ve kurtardığı kadına her yıl 11 Eylül'de çiçek gönderdiğini söyledi.
Kulelerden birinde mühendis olarak çalışan 79 yaşındaki Srinath Jinadasa da "Etraftaki toz ve duman dağıldığında, 'Ah, hala buradayım' dedim. Çünkü arkamdaki insanların hepsi enkazın altında bulundu" ifadelerini kullandı.

Jinadasa, bir müddet hiçbir şey göremediklerini, etrafı tamamen toz ve dumanın kapladığını anlattı (Phil Penman/WSJ)
Olaylar yaşandığında 59 yaşında olan Jinadasa, saldırıdan sonra tek bir yerde uzun süre oturamadığını ve sürekli huzursuz hissettiğini söyledi.
Independent Türkçe, WSJ



İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
TT

İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, bugün (pazar) yaptığı açıklamada, ABD’nin müzakereleri “aldatma, hile ve zaman kazanma aracı” olarak kullanmayı hedeflemesi halinde bunun bir “yanılsama” olacağını söyledi. Ejei, “Müzakerelere dair hiçbir umut ve güven yoktur” dedi.

Washington ile Tahran arasında ilk tur görüşmeler cuma günü Umman’da yapılmış, taraflar görüşmeleri “olumlu” olarak nitelemiş ve yakın zamanda sürdürme niyetlerini açıklamıştı.

Söz konusu görüşmeler, İran’da rejim karşıtı geniş çaplı protesto dalgasının zirveye ulaşmasından yaklaşık bir ay sonra gerçekleşti. Protestolar sırasında yürütülen ve insan hakları örgütlerinin “benzeri görülmemiş” olarak nitelediği güvenlik operasyonlarında binlerce kişinin hayatını kaybettiği belirtiliyor.

ABD Başkanı Donald Trump, başlangıçta protestoların bastırılması nedeniyle Tahran’a karşı askeri seçenekleri gündeme getirmiş, hatta göstericilere “yardım yolda” mesajı vermişti. Ancak Trump’ın son günlerdeki söylemi, İran’ın nükleer programını dizginlemeye odaklandı. Bu çerçevede ABD, başını “USS Abraham Lincoln” uçak gemisinin çektiği bir deniz görev grubunu bölgeye sevk etti. İran yönetimi ise Trump’ın İran’a saldırı tehditlerini hayata geçirme ihtimalinden ciddi endişe duyuyor. Tahran, olası bir saldırı halinde bölgedeki ABD üslerini hedef alacağı ve Hürmüz Boğazı’nı kapatabileceği uyarısında bulundu.

Yargı Erki Başkanı, müzakere çağrısı yapan taraflara dair “ne umut ne de güven” olduğunu vurgulayarak, ABD’ye bu yolda güvenilemeyeceğini söyledi. Mevcut diyalog çağrılarının, “şiddeti kışkırtan ve sabotajcıları silahlandıran aynı taraflardan” geldiğini ifade etti.

dfwfde
Gösterici kalabalıkları, geçen 8 Ocak’ta başkent Tahran’ın batısındaki bazı yolları kapattı (AP)

Yargı erkinin resmi ajansı Mizan’ın aktardığına göre Ejei, pazar günü yaptığı konuşmada İran’ın hiçbir zaman savaş isteyen taraf olmadığını, ancak her türlü saldırgana karşı tüm gücüyle duracağını belirtti. Bazı ülkelerin geçmişte İran’ın yanında yer alırken, “İslam Cumhuriyeti’nin sonunun geldiğini düşündüklerini” de sözlerine ekledi.

Ejei, geçen yıl haziran ayında yaşanan ve 12 gün süren savaşa atıfta bulunarak, müzakereler sürerken savaşı başlatan tarafların, İran’ın “direncini” gördükten sonra ateşkes talep etmek zorunda kaldıklarını söyledi.

“İsyan eylemlerini kim başlattı? Provokatörleri kim silahlandırdı?” diye soran Ejei, “Onları silahlandıranlar bugün ‘gelin müzakere edelim’ diyenlerin ta kendileridir” ifadelerini kullandı.

Orta İran’daki Arak kentinde yargı yetkililerine hitap eden Ejei, “aldatılmış bireyler” ile “asıl unsurların” hesabının ayrı olduğunu belirterek, davaların “yargı usullerine uygun ve her vakanın niteliğine göre” ele alınacağını söyledi.

Son protestolardaki şiddetin benzeri görülmemiş boyutlara ulaştığını savunan Ejei, “sokaklarda ve geçiş noktalarında en vahşi suçları işleyenlerin sıradan vatandaşlar değil; ABD ve Siyonist rejim unsurları tarafından eğitilmiş, kalpsiz teröristler olduğunu” ileri sürdü.

Buna karşılık “aldatılmış unsurların” varlığını kabul eden Ejei, bunların “teröristler ve ayaklanmaların ana unsurlarından ayrı değerlendirileceğini” ve suçlamalarının “her birinin koşullarına göre” inceleneceğini söyledi.

ABD merkezli insan hakları örgütü Hrana, protestolar sırasında çoğu gösterici olmak üzere 6 bin 971 kişinin öldüğünü ve 51 binden fazla kişinin gözaltına alındığını belgelediğini açıkladı.

Ejei ayrıca, protestolar sırasında reform çağrısı yapan ve baskıların araştırılması için ulusal bir gerçekleri araştırma komisyonu kurulmasını isteyen bazı iç aktörleri ve kişileri de eleştirdi.

Velayet-i Fakih’in yanında durmamanın, savaş sırasında Saddam Hüseyin’e sığınanların ve bugün suçlu Siyonistlere yaslananların akıbetiyle sonuçlanacağını savunan Ejei, “Bir zamanlar devrimle birlikte olan, bugün ise bildiri yayımlayan bu kişiler acınacak ve sefil insanlardır” dedi.


İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Ynet haber sitesi bugün, İsrail kabinesinin Batı Şeria’daki arazi tescili ve mülkiyet prosedürlerinde temel değişiklikleri onayladığını bildirdi. Yeni düzenlemeler, Filistinlilere ait bazı evlerin yıkılmasına izin veriyor.

Yedioth Ahronoth’un internet sitesi Ynet, yeni kararların İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria’nın A Bölgesi’nde Filistinlilere ait binaları yıkmasına izin vereceğini ve Batı Şeria genelinde yerleşim faaliyetlerinin önemli ölçüde genişlemesine yol açacağını doğruladı.

zsdcfgt
Batı Şeria’daki İsrail askerleri (Reuters)

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre İsrail kabinesinin aldığı kararlar, Oslo Barış Anlaşmaları kapsamında ilk asker çekilme dalgasında İsrail ordusunun çekilmediği tek şehir olan El Halil’de İsrail-Filistin çatışmasını çözmeye yönelik geçici bir adım olması amaçlanan 1997 El Halil Protokolü’nün ilkelerine aykırı.


Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
TT

Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)

Rusya'nın Başkurdistan Cumhuriyeti'nde cumartesi günü bir üniversite yurdunda bir gencin bıçaklı saldırı dizisi sonucu en az 6 kişi yaralandı. Yaralananlar arasında öğrenciler de var.

Haberlere göre bıçak taşıdığı belirtilen 15 yaşındaki çocuk, cumartesi günü Ufa'daki Devlet Tıp Üniversitesi'nin yurduna girip öğrencilere saldırmaya başladı. Gencin milliyetçi sloganlar attığı ve Nazi sembolü çizdiği bildirildi.

Rusya İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Tümgeneral Irina Volk, RTVI haber sitesine yaptığı açıklamada, "Saldırgan gözaltına alınmaya direndi ve bu sırada iki polis memuru bıçaklandı. Ayrıca şüpheli kendine de zarar verdi" dedi. Şüpheli, ağır yaralı halde yerel bir çocuk hastanesine kaldırıldı.

Moskova'nın yaklaşık 1200 km doğusundaki Ufa'daki yetkililer, olayla ilgili üst düzey soruşturma başlattı. Saldırıda yaralanan en az 4 kişi hastaneye kaldırıldı ve birinin durumunun kritik olduğu düşünülüyor. Yaralananlar arasında Hintli öğrenciler de bulunuyor.

Moskova'daki Hindistan Büyükelçiliği, "Ufa'da talihsiz bir saldırı yaşandı. Aralarında 4 Hintli öğrencinin de bulunduğu birçok kişi yaralandı" açıklamasını yaptı.

Büyükelçilik, yetkililerle temas halinde olduğunu ve "Kazan'daki konsolosluktan yetkililerin yaralı öğrencilere yardım etmek üzere Ufa'ya hareket ettiğini" belirtti.

Görgü tanıkları, kaotik anları "her yer kan içindeydi" diyerek anlattı. Ren TV, yaralıların ambulanslarla hastaneye taşındığını gösteren görüntüleri yayımladı.

Yerel Baza kanalına göre, şüpheli yasaklı bir neo-Nazi örgütüne mensuptu. Economic Times'a göre Rusya'daki üniversitelerde 30 binden fazla Hintli öğrencinin eğitim gördüğü tahmin ediliyor.

Independent Türkçe