Nijer halkı gıda krizi ve terör korkusuyla karşı karşıya

Fotoğraf (AFP_Arşiv)
Fotoğraf (AFP_Arşiv)
TT

Nijer halkı gıda krizi ve terör korkusuyla karşı karşıya

Fotoğraf (AFP_Arşiv)
Fotoğraf (AFP_Arşiv)

Batı Nijer’in batısındaki Anzoro bölgesinin birçok sakini gibi Mimouna Mukaila da “teröristler kocalarımızı öldürdü, erzaklarımızı yaktı ve hayvanlarımızı yağmaladı” diyor. Mukaila'nın günlük hayatı da kanlı terör saldırıları sebebiyle alt üst oldu. Başına beyaz eşarp takan Mukaila, ‘hayatımız mahvoldu’ diyor.
50 köyden oluşan Anzoro bölgesi Tillaberi ilinde bulunuyor. Bölgenin önemi ise Nijer, Burkina Faso ve Mali arasındaki sınır üçgeninde yer almasından kaynaklanıyor. Bölge uzun yıllar el Kaide ve DEAŞ gibi radikal grupların kanlı saldırılarına tanıklık ediyor.
Son aylarda ormanlık vadilerin yoğun olduğu bu bölgede çoğunlukla motosikletli saldırganların sivillere yönelik gerçekleştirdiği saldırılar arttı. Hedef haline gelen Gadabo köyünden Abdu Umaro AFP’ye yaptığı açıklamada, “Korkudan titreyerek uyuyoruz ve bir motor sesi duyduğumuzda titriyoruz” dedi. Mukaila ise, hemşire ve öğretmenlerin hayatlarından duyduğu endişe için geri dönmediklerini belirterek, birçok kadının sağlık yardımı alamadığı için bebeklerini kaybettiğini söyledi.
Anzoro Belediye Başkanı Halido Zeno, hırsızlık, yağma, tahıl ambarlarında yangınlar ve suikastların devam ettiğini belirterek, teröristlerin çocuklar dahil hareket eden her şeyi vurduğunu belirtti.
Geçtiğimiz Mart ayında yetkililerin açıklamalarına göre, terörist grupların bir dizi saldırısının ardından Tillaberi, kaçan 12 bin kişiye yeniden ev sahipliği yapıyor. Ancak o dönemde bu yana her ne kadar halkı korumak için ağır silahlı askerler görevlendirilmiş olsa da hayat normale dönmüş değil.
Anzoro’daki son sivil katliamı 21 Ağustos’ta silahlı kişilerin camideki 19 kişiyi öldürmesiyle gerçekleşti. Yetkililere göre, saldırganların bölgeyi tahliye etmeleri için bir uyarı niteliğinde gerçekleştirdiği saldırının ordunun kontrolü dışındaki birkaç köyden yaklaşık 2 bin kişinin Sara Koira'ya sığınmasına neden oldu.
Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığı habere göre Anzoro Kadın Derneği Başkanı Hatice Sebti, “Tarlaya girmeye cesaret edenler öldürüldü. Saldırganlar kulübe ve camilerde bizi takip ediyor” dedi. Geleneksel sarı elbise giyen kısa beyaz sakallı Mamoudou Sabu ise, “Tarlalarımız uzak, korkudan ekemedik ve hep birlikte ordunun koruduğu köylere gittik” dedi.
Sabu, yoksul köylülere darı, mısır ve fasulye yetiştirmeleri için araziler sağlayan Sara Kuira halkının dayanışmasını memnuniyetle karşılarken geldiği yoksulluk durumuna üzülerek, “10 hektarlık araziyi işliyordum. Söyle bana o bir çocuğumu nasıl besleyeceğim” ifadelerini kullandı.
Belediye Başkanı  gıda krizinin yaklaşmakta olduğu konusunda uyarıda bulunarak,  Tillaberi bölgesinin milletvekillerinden güvenlik önlemleri arttırma talebinde bulundu.
Nijer Cumhurbaşkanı Muhamed Bazoum, geçtiğimiz Şubat ayında göreve gelmesinden bu yana önceki gün bölgeye gerçekleştirdiği ziyaretle sıkı güvenlik kurma ve gıda yardımını sürdürme sözü verdi.
Bazoum, Sara Kuira sakinlerinin önünde, "teröristlerin geldiği" Mali'ye en yakın kasaba olan Bab Inates'i kapatarak "sorunu kökünden" bitirme niyetinde olduğunu duyurdu.
Aralık 2019’da radikaller tarafından Inates kasabasını hedef alındığı saldırıda 71 Nijeryalı asker öldü. Geçtiğimiz Ocak ayında ise Tchombangou’da Mali’ye kaçmadan önce silahlı kişilere 100 sivil öldürüldü. Aynı bölgede 2017 yılında DEAŞ’ın kurduğu pusuda 4 ABD özel kuvvet askeri ve 5 Nijeryalı asker hayatını kaybetti.
Bazoum,  o dönemden beri teröristlerin masum ve savunmasız nüfusa saldırmasına ve uzak bölgelerde "büyük çaplı katliamlar gerçekleştirmesine" neden olduğunu söylediği terörist gruplara karşı ordu lehine "güç dengesinin önemli ölçüde değiştiğini" iddia etti.



İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
TT

İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, bugün (pazar) yaptığı açıklamada, ABD’nin müzakereleri “aldatma, hile ve zaman kazanma aracı” olarak kullanmayı hedeflemesi halinde bunun bir “yanılsama” olacağını söyledi. Ejei, “Müzakerelere dair hiçbir umut ve güven yoktur” dedi.

Washington ile Tahran arasında ilk tur görüşmeler cuma günü Umman’da yapılmış, taraflar görüşmeleri “olumlu” olarak nitelemiş ve yakın zamanda sürdürme niyetlerini açıklamıştı.

Söz konusu görüşmeler, İran’da rejim karşıtı geniş çaplı protesto dalgasının zirveye ulaşmasından yaklaşık bir ay sonra gerçekleşti. Protestolar sırasında yürütülen ve insan hakları örgütlerinin “benzeri görülmemiş” olarak nitelediği güvenlik operasyonlarında binlerce kişinin hayatını kaybettiği belirtiliyor.

ABD Başkanı Donald Trump, başlangıçta protestoların bastırılması nedeniyle Tahran’a karşı askeri seçenekleri gündeme getirmiş, hatta göstericilere “yardım yolda” mesajı vermişti. Ancak Trump’ın son günlerdeki söylemi, İran’ın nükleer programını dizginlemeye odaklandı. Bu çerçevede ABD, başını “USS Abraham Lincoln” uçak gemisinin çektiği bir deniz görev grubunu bölgeye sevk etti. İran yönetimi ise Trump’ın İran’a saldırı tehditlerini hayata geçirme ihtimalinden ciddi endişe duyuyor. Tahran, olası bir saldırı halinde bölgedeki ABD üslerini hedef alacağı ve Hürmüz Boğazı’nı kapatabileceği uyarısında bulundu.

Yargı Erki Başkanı, müzakere çağrısı yapan taraflara dair “ne umut ne de güven” olduğunu vurgulayarak, ABD’ye bu yolda güvenilemeyeceğini söyledi. Mevcut diyalog çağrılarının, “şiddeti kışkırtan ve sabotajcıları silahlandıran aynı taraflardan” geldiğini ifade etti.

dfwfde
Gösterici kalabalıkları, geçen 8 Ocak’ta başkent Tahran’ın batısındaki bazı yolları kapattı (AP)

Yargı erkinin resmi ajansı Mizan’ın aktardığına göre Ejei, pazar günü yaptığı konuşmada İran’ın hiçbir zaman savaş isteyen taraf olmadığını, ancak her türlü saldırgana karşı tüm gücüyle duracağını belirtti. Bazı ülkelerin geçmişte İran’ın yanında yer alırken, “İslam Cumhuriyeti’nin sonunun geldiğini düşündüklerini” de sözlerine ekledi.

Ejei, geçen yıl haziran ayında yaşanan ve 12 gün süren savaşa atıfta bulunarak, müzakereler sürerken savaşı başlatan tarafların, İran’ın “direncini” gördükten sonra ateşkes talep etmek zorunda kaldıklarını söyledi.

“İsyan eylemlerini kim başlattı? Provokatörleri kim silahlandırdı?” diye soran Ejei, “Onları silahlandıranlar bugün ‘gelin müzakere edelim’ diyenlerin ta kendileridir” ifadelerini kullandı.

Orta İran’daki Arak kentinde yargı yetkililerine hitap eden Ejei, “aldatılmış bireyler” ile “asıl unsurların” hesabının ayrı olduğunu belirterek, davaların “yargı usullerine uygun ve her vakanın niteliğine göre” ele alınacağını söyledi.

Son protestolardaki şiddetin benzeri görülmemiş boyutlara ulaştığını savunan Ejei, “sokaklarda ve geçiş noktalarında en vahşi suçları işleyenlerin sıradan vatandaşlar değil; ABD ve Siyonist rejim unsurları tarafından eğitilmiş, kalpsiz teröristler olduğunu” ileri sürdü.

Buna karşılık “aldatılmış unsurların” varlığını kabul eden Ejei, bunların “teröristler ve ayaklanmaların ana unsurlarından ayrı değerlendirileceğini” ve suçlamalarının “her birinin koşullarına göre” inceleneceğini söyledi.

ABD merkezli insan hakları örgütü Hrana, protestolar sırasında çoğu gösterici olmak üzere 6 bin 971 kişinin öldüğünü ve 51 binden fazla kişinin gözaltına alındığını belgelediğini açıkladı.

Ejei ayrıca, protestolar sırasında reform çağrısı yapan ve baskıların araştırılması için ulusal bir gerçekleri araştırma komisyonu kurulmasını isteyen bazı iç aktörleri ve kişileri de eleştirdi.

Velayet-i Fakih’in yanında durmamanın, savaş sırasında Saddam Hüseyin’e sığınanların ve bugün suçlu Siyonistlere yaslananların akıbetiyle sonuçlanacağını savunan Ejei, “Bir zamanlar devrimle birlikte olan, bugün ise bildiri yayımlayan bu kişiler acınacak ve sefil insanlardır” dedi.


İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Ynet haber sitesi bugün, İsrail kabinesinin Batı Şeria’daki arazi tescili ve mülkiyet prosedürlerinde temel değişiklikleri onayladığını bildirdi. Yeni düzenlemeler, Filistinlilere ait bazı evlerin yıkılmasına izin veriyor.

Yedioth Ahronoth’un internet sitesi Ynet, yeni kararların İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria’nın A Bölgesi’nde Filistinlilere ait binaları yıkmasına izin vereceğini ve Batı Şeria genelinde yerleşim faaliyetlerinin önemli ölçüde genişlemesine yol açacağını doğruladı.

zsdcfgt
Batı Şeria’daki İsrail askerleri (Reuters)

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre İsrail kabinesinin aldığı kararlar, Oslo Barış Anlaşmaları kapsamında ilk asker çekilme dalgasında İsrail ordusunun çekilmediği tek şehir olan El Halil’de İsrail-Filistin çatışmasını çözmeye yönelik geçici bir adım olması amaçlanan 1997 El Halil Protokolü’nün ilkelerine aykırı.


Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
TT

Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)

Rusya'nın Başkurdistan Cumhuriyeti'nde cumartesi günü bir üniversite yurdunda bir gencin bıçaklı saldırı dizisi sonucu en az 6 kişi yaralandı. Yaralananlar arasında öğrenciler de var.

Haberlere göre bıçak taşıdığı belirtilen 15 yaşındaki çocuk, cumartesi günü Ufa'daki Devlet Tıp Üniversitesi'nin yurduna girip öğrencilere saldırmaya başladı. Gencin milliyetçi sloganlar attığı ve Nazi sembolü çizdiği bildirildi.

Rusya İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Tümgeneral Irina Volk, RTVI haber sitesine yaptığı açıklamada, "Saldırgan gözaltına alınmaya direndi ve bu sırada iki polis memuru bıçaklandı. Ayrıca şüpheli kendine de zarar verdi" dedi. Şüpheli, ağır yaralı halde yerel bir çocuk hastanesine kaldırıldı.

Moskova'nın yaklaşık 1200 km doğusundaki Ufa'daki yetkililer, olayla ilgili üst düzey soruşturma başlattı. Saldırıda yaralanan en az 4 kişi hastaneye kaldırıldı ve birinin durumunun kritik olduğu düşünülüyor. Yaralananlar arasında Hintli öğrenciler de bulunuyor.

Moskova'daki Hindistan Büyükelçiliği, "Ufa'da talihsiz bir saldırı yaşandı. Aralarında 4 Hintli öğrencinin de bulunduğu birçok kişi yaralandı" açıklamasını yaptı.

Büyükelçilik, yetkililerle temas halinde olduğunu ve "Kazan'daki konsolosluktan yetkililerin yaralı öğrencilere yardım etmek üzere Ufa'ya hareket ettiğini" belirtti.

Görgü tanıkları, kaotik anları "her yer kan içindeydi" diyerek anlattı. Ren TV, yaralıların ambulanslarla hastaneye taşındığını gösteren görüntüleri yayımladı.

Yerel Baza kanalına göre, şüpheli yasaklı bir neo-Nazi örgütüne mensuptu. Economic Times'a göre Rusya'daki üniversitelerde 30 binden fazla Hintli öğrencinin eğitim gördüğü tahmin ediliyor.

Independent Türkçe