Beşiktaş Avrupa kupalarında 225. maçına çıkıyor

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA
TT

Beşiktaş Avrupa kupalarında 225. maçına çıkıyor

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA

UEFA Şampiyonlar Ligi C Grubu'nda yarın Almanya temsilcisi Borussia Dortmund'u konuk edecek Beşiktaş, Avrupa kupalarındaki 225. mücadelesine çıkacak.
Beşiktaş, UEFA Şampiyonlar Ligi C Grubu ilk maçında yarın Almanya temsilcisi Borussia Dortmund'u konuk edecek.

Vodafone Park'ta 19:45'te başlayacak karşılaşmayı İspanyol hakem Antonio Mateu Lahoz yönetecek. Karşılaşma, Exxen dijital platformundan canlı yayınlanacak
3 yıllık aranın ardından yeniden Şampiyonlar Ligi'nde boy gösteren Beşiktaş'ta sakatlığı bulunan, Umut Meraş, Domagoj Vida ve Alex Teixeira yarınki mücadelede forma giyemeyecek.

Son 5 Avrupa maçında 1 galibiyeti var
Geçen sezon UEFA Şampiyonlar Ligi ve UEFA Avrupa Ligi ön eleme turlarında elenen siyah-beyazlı ekip, Avrupa Kupaları'nda oynadığı son 5 maçta 3 yenilgi, 1'er beraberlik ve galibiyet aldı.
UEFA Avrupa Ligi'nde Braga ve Wolves'a yenilen Beşiktaş, aynı organizasyonda Slovan Bratislava'yı yenmeyi başarmıştı. Siyah-beyazlı ekip PAOK ile oynadığı Şampiyonlar Ligi ön elemesinde rakibine yenilirken, normal süresi berabere biten maçta Rio Ave'ye ön eleme turunda penaltılarla yenildi.

Sergen Yalçın'ın ilk Şampiyonlar Ligi deneyimi
Yarınki mücadele teknik direktör Sergen Yalçın için de bir ilk olacak.
Futbolculuğu döneminde Şampiyonlar Ligi'nde forma giyen Yalçın, teknik direktörlük kariyerinde ilk kez bu arenada boy gösterecek.
Ersin Destanoğlu, Valentin Rosier, Rıdvan Yılmaz, Welinton Souza, Cyle Larin ve Kenan Karaman da forma giymeleri halinde Sergen Yalçın'la birlikte ilk kez Şampiyonlar Ligi atmosferi yaşayacak.

Gözler Pjanic ve Batshuayi'de olacak
Yarın oynanacak karşılaşmada gözler, Beşiktaş'ın bu sezon kadrosuna kattığı yıldız isimler Miralem Pjanic ve Michy Batshuayi'nin üzerinde olacak.
Öznur Kablo Yeni Malatyaspor maçında ilk gol sevincini yaşayan Batshuayi ve aynı maçta ilk kez forma giyen Pjanic, yarın oynanacak mücadelede siyah-beyazlı ekibin en önemli kozları arasında yer alıyor.

Avrupa kupalarında 225. maç
Beşiktaş, Avrupa kupalarındaki 225. mücadelesine çıkacak.
Siyah-beyazlılar, Avrupa kupalarında geride kalan 224 maçta rakiplerine 84 kez üstünlük kurdu. 93 karşılaşmayı mağlup tamamlayan Beşiktaş, 47 mücadeleden berabere ayrıldı.
Avrupa arenasında rakip fileleri 296 kez havalandıran siyah-beyazlılar, kalesinde ise 327 gol gördü.

Şampiyonlar Ligi'nde 45. maç
Beşiktaş, Borussia Dortmund karşılaşmasıyla Şampiyonlar Ligi'nde 45. mücadelesini yapacak.
Avrupa'nın en büyük futbol organizasyonunda 8. kez mücadele edecek siyah-beyazlı takım, yaptığı 44 karşılaşmada rakiplerine 13 kez üstünlük kurdu. 9 maçta berabere kalan Beşiktaş, 22 karşılaşmada ise sahadan mağlubiyetle ayrıldı.
Şampiyonlar Ligi'nde rakip filelere 43 gol bırakan siyah-beyazlı takım, kalesinde ise 83 gol gördü.

Gruplarda Türk futbol tarihine geçti
Katıldığı son Şampiyonlar Ligi organizasyonunda grup mücadelesini yenilgisiz tamamlayan Beşiktaş, bu performansıyla Türk futbol tarihine geçti.
Bu sonuçla Türk takımları arasında grubu yenilgisiz tamamlayan ilk takım unvanını alan siyah-beyazlı ekip, 14 puanla Avrupa'nın en büyük futbol organizasyonunda en fazla puana ulaşan Türkiye temsilcisi oldu.

Alman takımlarından sadece Leipzig'i yendi
Beşiktaş, Alman ekiplerine karşı Avrupa kupalarındaki tek galibiyetini Leipzig karşısında aldı.
Daha önce Almanya'dan Borussia Dortmund, Bayern Münih, Bayer Leverkusen, Wolfsburg ve Leipzig ile çeşitli UEFA organizasyonlarında karşılaşan siyah-beyazlı ekip, grubunu namağlup lider tamamladığı sezon Leipzig'i iki karşılaşmada da mağlup etti. İstanbul'da Alman rakibini 2-0 yenen Beşiktaş, deplasmandaki mücadeleyi ise 2-1 kazandı.
Böylece Beşiktaş, Alman ekipleriyle oynadığı 11 karşılaşmada rakiplerini 2 kez yendi. Bu ülke takımlarına karşı 1 maçı berabere bitiren siyah-beyazlı ekip, 8 mücadeleden mağlubiyetle ayrıldı.
Siyah-beyazlılar daha önce Borussia Dortmund'la 1989-1990 sezonunda Kupa Galipleri mücadelesinde karşı karşıya gelmiş, rakibine 1-0 ve 2-1'lik skorlarla mağlup olmuştu.

3 sezon sonra Şampiyonlar Ligi'nde
2017-2018 sezonunda katıldığı son Şampiyonlar Ligi macerasında son 16 turuna yükselen Beşiktaş, Alman ekibi Bayern Münih'e ilk maçta 5-0, İstanbul'daki rövanşta da 3-1 yenilerek Devler Ligi'nden elenmişti.
Beşiktaş daha sonraki 3 sezonda Şampiyonlar Ligi'nde yer alamadı.
Siyah-beyazlı ekip geçen sezon UEFA Şampiyonlar Ligi 2. Eleme Turu'nda Yunan ekibi PAOK'a 3-1 yenilerek turnuvaya ön eleme aşamasında veda etmişti.

3 kez çeyrek final oynadı
Beşiktaş, Avrupa kupalarında 3 kez çeyrek finale yükseldi.
Şampiyon Kulüpler Kupası'nda 1986-1987 sezonunda adını çeyrek finale yazdıran siyah-beyazlı ekip, 2002-2003 sezonunda ise bu kez UEFA Kupası'nda aynı başarıyı sergiledi.
Beşiktaş, 2016-2017 sezonunda da UEFA Avrupa Ligi'nde çeyrek finalde mücadele etti.

Farklı galibiyetler
Beşiktaş, Avrupa kupalarındaki en farklı galibiyetini 2018-2019 sezonunda aldı.
UEFA Avrupa Ligi 2. Eleme Turu rövanşında Faroe Adaları temsilcisi B36 Torshavn'ı Vodafone Park'ta 6-0 mağlup eden siyah-beyazlı ekip, Avrupa'daki en farklı skorlu galibiyetine imza attı.
Beşiktaş, 2002-2003 sezonunda da UEFA Kupası 1. Tur rövanş maçında Bosna Hersek temsilcisi Saraybosna'yı deplasmanda 5-0 mağlup etmişti.

Farklı mağlubiyetler
Beşiktaş, Avrupa kupalarındaki en farklı mağlubiyetini ise 2007-2008 sezonunda yaşadı.
Söz konusu sezonda Şampiyonlar Ligi'nde mücadele eden siyah-beyazlı ekip, Liverpool'a deplasmanda 8-0 kaybetti.
Siyah-beyazlılar ayrıca, 2000-2001 sezonunda İngiliz ekibi Leeds United ve 2016-2017'de Ukrayna temsilcisi Dinamo Kiev'e aynı organizasyonda rakip sahada 6-0 yenildi.
Siyah-beyazlılar, Avrupa kupalarında 113. iç saha maçını yarın yapacak.
Avrupa kupalarında rakiplerini 112 kez konuk eden Beşiktaş, bu müsabakalarda 57 galibiyet aldı. İç sahada rakipleriyle 26 kez berabere kalan siyah-beyazlı takım, 29 maçtan da yenik ayrıldı.
Evindeki maçlarda rakiplerine 170 gol atan Beşiktaş, kalesinde ise 114 gol gördü.
Siyah-beyazlı takımın Avrupa kupalarındaki en golcü oyuncusu sıralamasında Oktay Derelioğlu, 14 golle zirvede bulunuyor.
Beşiktaş'ta geçmiş sezonlarda forma giyen futbolculardan Bobo ve Ricardo Quaresma 12'şer, Cenk Tosun da 11 kez fileleri havalandırdı.



Floyd Mayweather-Mike Tyson maçı iptal mi oldu?

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Floyd Mayweather-Mike Tyson maçı iptal mi oldu?

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

Floyd Mayweather'ın Mike Tyson'la yapması planlanan maç, farklı bir "Demir Mike"ın Mayweather'ın bir sonraki rakibi olacağını iddia etmesiyle belirsizliğe girdi.

Eylülde Mayweather'ın 2026 baharında Tyson'la ringe çıkacağı ve iki Amerikalı boks efsanesinin gösteri maçında karşı karşıya geleceği duyurulmuştu.

O zamanlar tarih veya yer teyit edilmemiş olsa da 59 yaşındaki Tyson daha sonra maçın martta Afrika'da yapılacağını iddia etmişti.

Şimdiyse eski kickboks şampiyonu Mike Zambidis'in sosyal medyada Mayweather'la bir maçın tanıtımını yapmasıyla durum karıştı.

Zambidis, Instagram'da maçın tarihini 27 Haziran ve mekanını memleketi Yunanistan'ın başkenti Atina'daki Oaka Arena olarak belirten bir poster paylaştı.

Poster ayrıca etkinliğin "dünya çapında canlı yayımlanacağını" da ima ediyordu ancak yayıncı açıklanmadı. Organizatörler Mayweather Promotions, Zambidis Club ve Front Row Fight Series olarak listelendi.

Zambidis gönderide "Tarih yazılmak üzere" ifadesini kullanırken, Mayweather henüz posteri veya böyle bir dövüşle ilgili herhangi bir detayı paylaşmadı.

dvfgt
Mike Zambidis (sağda), sosyal medyada Floyd Mayweather'la dövüşünün tanıtımını yaptı (@ironmikezambidisofficial/Instagram)

48 yaşındaki boksör, en son Ağustos 2024'te John Gotti III'le bir gösteri maçında karşı karşıya gelmişti. Bu maç, 5 sıkletteki eski dünya şampiyonunun 2017'de profesyonel boks kariyerini sonlandırdıktan sonra çıktığı çok sayıda gösteri maçından biriydi.

Öte yandan 45 yaşındaki Zambidis kickboksta birden fazla şampiyonluğa sahip. Son kickboks maçı, Mayweather'la olası karşılaşmasından tam 11 yıl önce, 27 Haziran 2015'teydi.

Zambidis'in bu paylaşımının Mayweather-Tyson karşılaşması için ne anlama geldiği belirsiz. Bu maçın Tyson'ın YouTuber Jake Paul tarafından profesyonel müsabakada puanla yenilmesinden yaklaşık 18 ay sonra gerçekleşmesi planlanıyordu.

Mayweather'ın adı ayrıca 2015'te tüm zamanların en kazançlı boks maçında puanla yendiği rakibi Manny Pacquiao'yla rövanş maçı için de geçiyor.

Independent Türkçe


Buzda strateji ve hassasiyet: Curling hakkında her şey

Curling, 1998'den beri kış olimpiyatlarında yer alıyor (Reuters)
Curling, 1998'den beri kış olimpiyatlarında yer alıyor (Reuters)
TT

Buzda strateji ve hassasiyet: Curling hakkında her şey

Curling, 1998'den beri kış olimpiyatlarında yer alıyor (Reuters)
Curling, 1998'den beri kış olimpiyatlarında yer alıyor (Reuters)

Adrenalin'den herkese merhaba. Kış sporları serimizde bu hafta buz üstünde milimetrik hesaplarla yapılan bir mücadele olan Curling'i inceliyoruz.

Curling, buz üzerinde oynanan takım sporları arasında en farklılarından biri. Bu sporda karşı karşıya gelen iki takım, yaklaşık 20 kilogram ağırlığındaki taşları, buz yüzeyinde belli bir hedefe en yakın olacak biçimde yerleştirmeye çalışıyor.

Her takımda 4 oyuncu var ve her oyuncu belirli bir sırayla taşı kaydırıyor. Amaç, bu taşları "ev" adı verilen çemberin merkezine ulaştırmak.

Oyun boyunca en yakın taşların sayısı kadar puan alınıyor ve toplamda en çok puanı toplayan takım maçı kazanıyor.

Curling, özel olarak hazırlanmış bir buz pistinde oynanıyor. Pistler genellikle 45 metre uzunluğunda ve 5 metre genişliğinde.

Ev, içi boyalı dairelerden oluşuyor ve puanlar, taşların merkeze olan uzaklığına göre hesaplanıyor. Buz, üzerine su püskürtülerek pürüzlü hale getiriliyor. Bu taşın pist üzerinde daha kontrollü kaymasını sağlıyor.

Oyun, her iki takımın da taşlarını sırayla gönderdiği "end"ler üzerinden ilerliyor. Bir end, her takımın belirlenmiş sayıda taşı hedefe göndermesiyle tamamlanıyor.

Karşılaşmalar genellikle 10 end sürüyor. Ancak bazı kulüp ve turnuva formatlarında 8 endlik maçlar da var. Her end sonunda en yakın taşı olan takım puan alıyor.

Kökeni 16. yüzyıla uzanan Curling, İskoçya'nın donmuş göletlerinde oynanan bir oyun olarak doğdu.

İskoç göçmenlerin Kuzey Amerika'ya taşıdığı bu oyun, zaman içinde standartlaşarak uluslararası bir spor haline geldi.

Günümüzde kış olimpiyatlarında ve dünya şampiyonlarında düzenli olarak müsabakalar gerçekleştiriliyor. 

Curling eşsiz bir strateji oyunu çünkü taşları hedefe yaklaştırırken rakibin taşlarını da engellemek veya dışarı atmak gerek. Bu nedenle spor bazen "buz üzerinde satranç" diye anılıyor.

Her oyuncunun nişan alması, taşın hızını ve yönünü doğru hesaplaması gerek çünkü pist üzerinde minik eğimler ve buz yüzeyinin pürüzlü yapısı taşın rotasını etkiliyor.

Taşlar hafifçe döndürülerek, yani "curl" yapılarak atılıyor, sporun adı da buradan geliyor.

Takımların her oyuncusu genellikle iki taş atıyor ve takım sırasıyla lead, second, third ve skip pozisyonlarına göre atış yapıyor. Takımın kaptanı olan skip, hem stratejiyi belirliyor hem de genellikle son taşları atıyor. Bir takımın her taşla yaptığı hamle, o endin sonucunu doğrudan etkiliyor.

Curling stratejisinin önemli bir parçası da "süpürme" tekniği. Taş buz üzerinde kayarken diğer oyuncular pistin yüzeyini süpürüyor. Bu süpürme, buz yüzeyinin pürüzlü tabakasını geçici olarak ısıtarak taşın daha uzun mesafe gitmesini sağlıyor. Ayrıca süpürme işlemi, taşın rotasını daha düz tutmak veya istenen eğriliği azaltmak için de kullanılıyor.

Bu kontrollü buz ısıtma ve temizleme, takımların taşın hedefe daha doğru ve hızlı ulaşmasını sağlıyor.

Süpürme ekipmanları da dikkatle düzenleniyor. Modern süpürge başlıkları sentetik malzemelerden yapılırken, sadece onaylı modeller yarışlarda kullanılabiliyor. 2010'ların ortalarında bu konuda bir tartışma yaşanmış ve yeni başlık teknolojilerinin oyunu fazla etkilemesi sonucu kurallarda standardizasyon getirilmişti.

Bu da süpürmenin sadece taktiksel değil aynı zamanda kurallar çerçevesinde yapılması gerektiğini gösteriyor.

Curling maçlarında kullanılan taşlar, özel granit türünden üretilir ve her biri yaklaşık 20 kilogram ağırlığında. Bu taşlara sap takılır; takımlar genellikle kırmızı ya da sarı sap renkleriyle kendi taşlarını ayırt eder. Buz üzerinde taşın bırakılma anı, kullanılan teknik ve rakip süpürme performansı taşın son konumunu belirler.

Oyunun içinde pek çok özel terim de var. Mesela "hog line" adı verilen çizgiyi geçmeden taş pistte kabul edilmiyor.

Bunun gibi kurallar oyunun stratejik yönünü güçlendiriyor. Aynı zamanda "blank end" denen, end sonunda hiç puan kazanmayan durum da var; bu durumda avantaj bir sonraki enddeki son taşı atma hakkıyla devam ediyor.

Bugün curling Kanada, İskoçya, İsveç gibi ülkelerde güçlü oyuncularıyla dikkat çekiyor ve bunun yanısıra dünya genelinde yaygınlaşma çabaları da sürüyor.

Curling'in farklı versiyonları da var. 4 kişilik takımların yanı sıra, iki oyunculu karışık çiftler gibi formatlar da yarış programlarında yer alıyor. Ayrıca tekerlekli sandalye curling gibi engelli sporcular için uyarlanmış formatlar da bulunuyor; burada süpürme yapılmıyor ve taşlar farklı yöntemlerle atılıyor.

Bu spor izleyenlere hem fiziksel beceri hem de stratejik derinlik sunuyor. Taşları hedefe yaklaştırmak için yapılan hesaplamalar, süpürme taktikleri ve takım koordinasyonu, curling'i buzun üzerinde farklı bir savaş haline getiriyor. Curling izlenebilirliği yüksek, düşünce ve beceri birleşimini sunan özgün bir kış sporu olarak her sezon heyecan yaratıyor.

Kaynaklar: World Curling, NBC, Olympics


Buzda ne kadar hızlı kayılabilir: Sürat pateni hakkında her şey

Sürat pateni, 1924’te ilk Kış Olimpiyat Oyunları programına girerek dünya sahnesine çıktı (Reuters)
Sürat pateni, 1924’te ilk Kış Olimpiyat Oyunları programına girerek dünya sahnesine çıktı (Reuters)
TT

Buzda ne kadar hızlı kayılabilir: Sürat pateni hakkında her şey

Sürat pateni, 1924’te ilk Kış Olimpiyat Oyunları programına girerek dünya sahnesine çıktı (Reuters)
Sürat pateni, 1924’te ilk Kış Olimpiyat Oyunları programına girerek dünya sahnesine çıktı (Reuters)

Adrenalin'den herkese merhaba. Kış sporları serimizde bu haftaki konumuz sürat pateni. 

Sürat pateninde amaç, buz üzerindeki en hızlı sporcu veya takım olmak. Patenleriyle oval pistte kayan sporcular, rakiplerinden çok kronometreyle yarışıyor.

Dışarıdan bakıldığında basit görünen bu spor, işin içine girildiğinde ciddi bir teknik bilgi, güçlü bacaklar ve yüksek konsantrasyon gerektiriyor. Küçük bir denge kaybı ya da geç bir hamle, saniyenin onda biriyle ölçülen kritik farklara yol açıyor.

Yarışlar genellikle 400 metrelik standart bir buz pistinde yapılıyor. Oval pistte iki düzlük ve iki dönüş var. Sporcular pistte ikili gruplar halinde start alıyor. Aynı anda piste çıkan iki patenci birbirine rakip gibi görünse de asıl mücadele zamana karşı veriliyor. Günün sonunda en iyi süreyi yapan sporcu kazanıyor.

Sürat pateninin kökleri epey eskiye dayanıyor. Donmuş göller ve kanallar üzerinde kayarak yol alan Kuzey Avrupa halkları, bu hareketi zamanla yarışa dönüştürüyor.

Özellikle Hollanda, sürat pateninin gelişiminde önemli rol oynuyor. 19. yüzyılın sonlarında kurallar netleşiyor, uluslararası yarışlar düzenlenmeye başlıyor. 

Bu sporda kullanılanlar, günlük buz patenlerinden son derece farklı. Bıçaklar daha uzun ve neredeyse tamamen düz bir yapıya sahip.

Bu sayede patenci buzla daha uzun süre temas ediyor ve her itişte daha fazla hız üretiyor. Modern sürat patenlerinde kullanılan "clap skate" sistemiyse bıçağın topuktan ayrılmasına izin veriyor. Bu mekanizma, itiş sırasında gücün daha verimli aktarılmasını sağlıyor.

Sporcular yarış boyunca alçak bir pozisyonda kayıyor. Dizler kırık, gövde öne eğik, kollar çoğu zaman sırtın arkasında kilitli. Bu duruş, hava direncini azaltıyor ve hızın korunmasını sağlıyor.

Ancak bu pozisyonu dakikalar boyunca koruyabilmek için ciddi bir bacak gücü ve kondisyon gerek.

Sürat pateninde farklı mesafeler var ve her mesafe ayrı bir yaklaşım gerektiriyor.

500 ve 1000 metre gibi kısa yarışlarda patlayıcı çıkış ve ilk saniyeler büyük önem taşıyor. 5 bin ve 10 bin metre gibi uzun mesafelerdeyse tempo kontrolü, nefes düzeni ve doğru çizgi seçimi öne çıkıyor. Sporcular yarış boyunca hızlarını bilinçli şekilde ayarlıyor ve son turlara enerjilerini saklıyor.

Kısa pist patencileri genellikle saatte yaklaşık 48 km hıza ulaşırlarken, uzun pist sporcuları ortalama 56 km'de seyrediyor.

Takım takip yarışları, sürat pateninin en dikkat çekici formatlarından biri. Bu yarışlarda üç patenciden oluşan takımlar piste birlikte çıkıyor. Amaç, takımın üçüncü sporcusunun bitiş çizgisini geçtiği anda elde edilen süreyi en iyi seviyeye taşımak. Sporcular dönüşümlü olarak öne geçiyor, rüzgar direncini paylaşıyor ve birlikte bir ritim yakalamaya çalışıyor.

Bir diğer ilgi çekici formatsa toplu start. Bu yarışta sporcular aynı anda start alıyor ve doğrudan birbirleriyle mücadele ediyor. Sprint puanları, pozisyon savaşları ve son turdaki ataklar, bu disiplini izleyici açısından epey heyecanlı hale getiriyor. Klasik sürat pateninden farklı olarak burada taktik ve anlık kararlar çok daha belirleyici oluyor.

Yarışlar sıkı kurallarla yönetiliyor. Sporcuların pist değişim noktalarında çizgilere uyması gerekiyor. İç hattaki patenci her zaman öncelikli sayılıyor ve dış hattan gelen sporcu geçiş sırasında dikkatli davranmak zorunda kalıyor. Kurallara aykırı bir hamle, zaman cezası ya da diskalifiyeyle sonuçlanabiliyor. Bu da sporcuları hem hızlı hem kontrollü olmaya zorluyor.

Uluslararası sürat pateni organizasyonlarını Uluslararası Buz Pateni Federasyonu düzenliyor. Dünya Kupası etapları sezon boyunca farklı ülkelerde yapılıyor ve sporcular genel klasman puanları için mücadele ediyor. Sezonun zirvesiyse 5 ayaktan oluşan Dünya Şampiyonası ve Olimpiyat Oyunları oluyor. Milano–Cortina 2026 Kış Olimpiyatları’nda sürat pateni, yine en fazla madalya dağıtan branşlardan biri olarak öne çıkıyor.

Sürat pateni iki ana başlık altında ele alınıyor. Uzun pist sürat pateni, 400 metrelik pistte yapılan klasik disiplinleri kapsıyor. Kısa pist sürat pateniyse daha küçük bir pistte, çok sayıda sporcunun aynı anda yarıştığı, temasın ve taktik savaşlarının daha yoğun olduğu bir format sunuyor. İki disiplin aynı temele dayansa da izleme deneyimi epey farklı oluyor.

Tarih boyunca bu spor unutulmaz anlara sahne oldu. Olimpiyatlarda üst üste kazanılan altın madalyalar, kırılan dünya rekorları ve teknolojik gelişmeler sürat pateninin sürekli evrilmesini sağlıyor. Bugün sporcular, geçmişe kıyasla çok daha hızlı kayıyor ancak hata payı da aynı ölçüde azalıyor.

Sürat pateni, izleyiciye sessiz ama yoğun bir gerilim sunuyor. Tribünlerde alkışlar kısa sürüyor, asıl heyecan bitiş çizgisinde kronometre durduğunda yaşanıyor. Çünkü bu sporda fark çoğu zaman gözle değil, ekranda beliren rakamlarla anlaşılıyor. Buzun üzerinde geçen her saniye, emeğin ve tekniğin net bir karşılığına dönüşüyor.

Kaynaklar: Red Bull, Olympics, ISU, USOPM